Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

senaryoamerikan1Senaryo  Anglosaksonların 'spec script' , Fransızların 'continuite dialoguee' adını verdiği, sayfası 45 saniye ile 1 dakika arası bir zamana denk gelen teknik bir metindir. Senaryo dramatik bir yapının olmazsa olmazıdır. Televizyon ve sinemalarda izlemiş olduğumuz tüm yapımların bel kemiğidir.

Senaryo yazmak zorlu bir süreçtir ve  yazımında anlam konusunda sıkıntı yaşanmaması için bazı belli kalıplar üretilmiştir. Birçok senaryo yazım tekniği bulunmaktır. Türkiye’de kullanılan en yaygın senaryo tipi “Fransız tipi senaryo” adı verilen türdür. Diğer senaryo tiplerine göre anlaşılması ve yazması daha kolaydır. Bu tip senaryoda sayfa ortadan ikiye ayrılır. Konuşmalar sağ tarafa, mizansen ise sol tarafa yazılır. Fransız tipi senaryoyu bir sonraki yazımıza bırakmak kaydıyla bu yazımızda Amerikan tipi senaryo tarzından kısaca bahsedeceğiz.

Mizansenler (mekân tanıtımları vs.) sayfanın 15 cm’lik bölümüne yazılır. Konuşmalar ise sayfanın tam ortasına 7,5 cm genişliğinde olmak üzere yerleştirilir. İtalik veya renkli yazı kullanılmaz. Sahne başlıkları büyük harfle yazılır ve yazı puntosu 11 olarak belirlenir. Yazı tipi ise “Courier” ya da “Courier New” olmak zorundadır.

Amerikan tipi senaryoda bir sayfanın bir dakika olma kuralı vardır. Bir film 120 dakika olarak planladı ise senaryonun sayfa sayısı 120 olmalıdır. Genel olarak senaryolar da serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur. Belli bir kuralı olmamakla birlikte genel olarak giriş kısmı 30 dakika ve iki sekanstan, düğüm kısmı  60 dakika 2 sekanstan ve çözüm kısmı 30 dakika olarak üçe ayrılır.

senaryoamerikan1

Senaryonun giriş kısmında ana karakterin içinde bulunduğu hayattan kesitler, nasıl bir işle meşgul olduğu anlatılır. Sıradan bir hayat süren karakter serim kısmının ikinci sekansında zorluklar ve problemlerle karşılaşır. Karakter alışmış olduğu hayat düzeninden ayrılmak istemez, hayatındaki değişikliklere serim sekansının sonuna kadar direnir.

Düğüm bölümüne geçildiği zaman karakter, olayların içine dahil olmaya başlar. Karakterin hayatında önem verdiği bir şey veya bir kişi zarar görmüş yahut görmek üzeredir ve karakter olayların aleyhine gelişmemesi için çabalamaya başlar. Düğüm bölümünün ilk iki sekansında gerilim ve aksiyon en üst boyuta ulaşır. Sonraki iki sekansta ise karakter, engelleri aşmaya çalışır.

Çözüm bölümünde ise karakter, ulaşmak istediği hedef için çabalar. Bunu geri alıp almayacağı ise senaristin görüşüne kalmıştır. Bu görüş de mutlu son veya acıklı son olarak tanımlanır.

Klasik olarak bu türde yazılmış birçok film bulunmaktadır.  Bu filmlerin çoğu gişelerde önemli başarılar elde etmişlerdir. Titanik, Terminatör, Görevimiz Tehlike gibi filmlerin senaryoları Amerikan tipi senaryo olarak yazılmıştır.

M.Enes KADAH 

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Sevinç Çokum, 25 Ağustos 1943’ te İstanbul’da doğdu. Beşiktaş Kız Lisesi’ni, İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı...
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı, Bir dakika araba yerinde durakladı. Neden sonra sarsıldı...
Ali Alper ÇETİN Anadolu Selçuklu Devleti’nin son devirlerinde, Sultan Veled, Yunus Emre, Âşık Paşa gibi Türkçe yazıp Türkçe söyleyen şairlerimiz arasında...
"Ankara’nın taşına bak Gözlerimin yaşına bak Düşman bizi esir etmiş Şu feleğin işine bak" Mustafa Kemal puslu bir Ankara günü gözlerini hafif kısmış alabildiğine...
Ev… Evler… Dört duvar, dışarıya açılan bir kapı ya da içeriye açılan bir kapı, bu biraz da nasıl baktığınızla ilgili...
Prof.Dr. Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ Türk tarihi ve Türk Edebiyatı tarihi yanında Türkiye’de modern hukuk ve iktisat tarihinin kurucusu olan araştırmacı, bilim...
Sayın Prof.Dr. Milay Köktürk hocamızla, bugünlerde önemli bir tartışma zeminini oluşturan, bazı aydınlarımız tarafından bir medeniyet tasavvurunun ön şartı...
“Askıya almak” bir deyim. Birkaç anlamı var. Geciktirmek, belirsiz olarak ertelemek, işi zamanında yapmamak savsaklamak. Ya da bir yapıyı dikmelerle...
Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah...
Yeni Sabah Gazetesinin 2 Ocak 1946 tarihli nüshasından kestiğim ve çok sevdiğim “Gürcü Tarih Bilginlerine” isimli bir şiiri, o günden...
Cengiz DAĞCI

Cengiz DAĞCI

11.07.2017
Cengiz DAĞCI Kırım'ın Gurzuf kasabasında 9 Mart 1919’da dünyaya geldi. Çocukluğu kıtlık, yoksulluk, deprem gibi tabii âfetler yanında Rus emperyalizminin...
RIZA ÜMİT

RIZA ÜMİT

09.02.2019
Değerli Edebiyat Tarihçisi Nihad Sami Banarlı’nın. 1949’larda “San’at Sayfası'nı yönettiği YEDİGÜN dergisinde şiirlerini zevkle okuduğumuz şairler arasında, özellikle tasavvuf! şiirler...
10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu kaybettiğimiz gündür. Bugün okullar, resmi kurumlar başta olmak üzere bütün Türkiye, yeni Türk devletinin önderini...
‘Aslında hiçbir şey, iyi veya kötü değildir. Her şey, bizim onlar hakkında neler düşündüğümüze bağlıdır.’ Öncelikle buna inanmalı; işe öyle...
Konuşamaz, anlaşamaz, tartışamaz insan(lar) olduk. Birbirimizle iki çift söz edemiyoruz. İki sözü bir araya getiremez olduk neredeyse. Tatlı söz, bize...