Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

canakkaleveataturkDönmeyi düşün(e)emediler. Gidenlerin çoğu dön(e)medi, dönenlerin pek azı da geride bıraktığını göremedi elinde, obasında, yurdunda…

Vatanımızın menfaatini kendi menfaatlerinden kat kat üstün tuttular. Başlarını eğmemek için nefislerini feda ettiler. İstiklal uğrunda, namus yolunda gözlerini kırpmadan can verdiler. Ne bir şey sordular ne bir haber verdiler. Sadece ‘Vatan’ dediler, ‘Vatan sağ olsun.

Yedi düveli alt ettiler. Kısacık ömürlerine koskoca ve vazgeçilmez bir ‘vatan’ yazdılar, yazdırdılar. Eser adam oldu hepsi. Her birinin hayatı bir şiir, bir hikâye, bir roman, bir ağıt…

Bir harbin sonunda bütün milletin hürriyet zevkini tattığı yer’de medfunlar şimdi.

Bir 18 Mart’ta daha şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum… İnşallah onlara, onların hatıralarına lâyık bir vatan evladı oluruz.

Çanakkale şehitlerinden, köyümüzden, Afyon’un Aziziye Kazası’nın Suvermez Köyü’nden Köse Mehmetlerden Süleyman oğlu Abdullah’ın ağıdı aşağıdaki metin. Ömer Faruk Köse’nin derlemesi, Şükrü Türkmen’in Suvermez Köyü kitabında yayımlanan ağıtta Tüvel Köse, önce eşinin sonra oğlunun şehadet haberini alır ve şöyle der:

 

Abdes(t) alamadım üşüdü elim

Öldü diyemedim çürüsün dilim

Arıburnu’nda bulmuş eceli zalim

 

Gurbannar olurum yeşil Abdulla(hı)m

Maşlahın altında üşür Abdulla(hı)m

 

Dolandım da vardım guyu başına

Hayran oldum üsdündeki daşına

Hoca o(ğ)luma da gürbüz eşime

 

Gurbannar olurum yeşil Abdulla(hı)m

Maşlahın altında üşür Abdulla(hı)m

 

Pilavı bişirdim sede yağıyınan

Mektebe götürdüm üstü buğuyunan

Ben guzumu yetiştirdim çağıyınan

 

Gurbannar olurum yeşil Abdulla(hı)m

Maşlahın altında üşür Abdulla(hı)m

 

Yavan yedirmezdim böyüsün deyin

Erken galdırmazdım uyusun deyin

Elde okutmadım dayı'sın deyin

 

Gurbannar olurum yeşil Abdulla(hı)m

Maşlahın altında üşür Abdulla(hı)m

 

Duvarın dibinde garip garıyım

Hem o(ğ)lana hemi gıza zarıyım

Ben onmadık bir Allah’ın guluyum

 

Gurbannar olurum yeşil Abdulla(hı)m

Maşlahın altında üşür Abdulla(hı)m

 

Caminin önünde mezer daşı var

Her mezer daşında gözüm yaşı var

Şu fele(ğ)in bazı yannış işi var

 

Gurbannar olurum yeşil Abdulla(hı)m

Maşlahın altında üşür Abdulla(hı)m

 

Omuş o(ğ)lu der ki senin neyin var

Altı gat örtülü böyük evim var

Goltu(ğ)u mushaflı hoca beyim var

 

Gurbannar olurum yeşil Abdulla(hı)m

Maşlahın altında üşür Abdulla(hı)m

 

Sö(ğ)üt dalı gibi yere e(ğ)ildim

Hakdan ne gelirse ona gayıldım

Senin gibi beş o(ğ)lanlı de(ğ)ildim

 

Gurbannar olurum hoca dayısı

Guzum şehit oldu gece yarısı.

(Tüvel Köse)

(Derleme: Ö. Faruk Köse)

Özcan TÜRKMEN

 

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

(*)Maşlah : Yünden yapılmış sırta alınan atkı, aba. (Osmanlı Dönemi’nde askerin giyeceğinin belli bir bölümü)

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
12 Ocak 1905 İstanbul’da dünyaya gelen Hüseyin Nihal Gümüşhane’nin Çiftçioğlu ailesine mensuptur. Babası, deniz makine önyüzbaşısı Hüseyin efendi oğlu deniz...
Adil Hafızanın Işığında, Birinci Dünya Savaşı’na Giden Yol ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu Altay Cengizer Doğan Kitap, 2. Baskı, 2014, ISBN: 978-605-09-2289-9. Tanıtım: Hasip...
Her sanat eseri bir rüyadır. Britanyalı edebiyat eleştirmeni ve düşünür Terry Eagleton ‘bilinçdışına giden başlıca anayol rüyalardır’ diyor. Sigmund Freud’a göreyse,...
HECE DERGİSİ

HECE DERGİSİ

03.12.2017
Hece Dergisinin Aralık-252. sayısı çıktı.Şiir, çeviri , öykü, günlük, söyleşi vb. yazıları içeren dergi bu ayda dopdolu, okuyucusuyla buluştu ÖNYAZI Rasim Özdenören/Savaş...
"Ankara’nın taşına bak Gözlerimin yaşına bak Düşman bizi esir etmiş Şu feleğin işine bak" Mustafa Kemal puslu bir Ankara günü gözlerini hafif kısmış alabildiğine...
Gürbüz Azak BOĞAZİÇİ YAYINLARI Alemler, İşleme, Çini, Taş İşçiliği, Damgalar, Cilt­Kitap, Osmanlı Kumaş,Hüsn­i Hat, Para,Süsleme, Kilim ve Dokuma, Çorap, Örgü,...
Yaşar Nabi Nayır’ın bir anketine verdiği cevapta Ahmet Hamdi Tanpınar şöyle demektedir: “Hiçbir milletin münevveri bizim kadar içtimaî olamaz. Eğer...
Türkiye’nin m i l l î l i s a n ı «İstanbul Türkçesi» dir; buna şüphe yok! Fakat İstanbul’da...
Ondördüncü yüzyılın başlarında Yunus; coşan, köpüren bir aşk çağlayanıdır. Sebil sebil Anadolu’ya dökülür. Yunus’un sesi, renk olur gönülleri süsler, ışık...
Dünya denen çukur kaç kere doldu boşaldı. Dini kaynaklar Nuh tufanından hareketle bu çukurun suyla dolmasından bahsederler. Hadisenin en çarpıcı yönlerinden...
  Unesco.United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü.İsmi kadar onu sembolize eden amblemi de oldukça...
“… Ne babaannem, ne de ondan sonraki kuşaktan amcalarım, yengelerim, babam, annem, bir gün bile oruç tutmazlardı ama Ramazanlarda iftar...
Ferîdüddin Attâr veya tam adıyla Ebu Hamid Ferîdüddin Muhammed bin Ebu Bekr İbrahim Nişaburî, İranlı mutasavvıf, şair. Hekim ve eczacı...
İnsanî ve ahlakî erdemlerle düzenlenmiş hayata ömür diyoruz. Ömrümüz, inşallah, iyilik ve güzelliklerle geçer. Ömrümüzü yaratılış ve varlığımızın gayesine uygun olarak...
2.3.TürkiyeUluçamgil, Kıbrıs’ı ve özellikle Lefkoşa’yı çok sever. İstanbul’un kalabalığından bunaldığı zamanlarda sakin Kıbrıs’a özlemi artmıştır da. Fakat o, şairane duygularla...