Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kartal, yayımlanan 17 kitabı ve sayısız makalesiyle Türk kültür hayatına büyük katkılar sağlamıştır. Ahmet Kartal, Eski Türk Edebiyatı alanında bir bilim adamı olarak pek önemli toplantının düzenleyicisi olmuş, bildiriler sunmuş, ansiklopedilere maddeler yazmış, yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştirmiştir.

Değerli hocamız Ahmet Kartal, Doğu Kütüphanesi Yayınları arasında çıkan, ‘’ Türk-Fars Edebi İlişkileri Hakikate Düşen Gölge’’ adlı eseriyle Türk Edebiyatında bir boşluğu doldurmayı başarmıştır. Türk Edebiyatı üzerine yabancı ve Fars kaynaklı yanlış bilgi ve yargılar, söz konusu eserle açıklığa kavuşturularak doğru ve bilimsel araştırmalar belgelere dayalı olarak izah edilmiştir.

Kartal, kitabının önsözünde: ‘’ Türkistan’ın münbit topraklarında yetişen bu âlim, bilge, sanatkâr ve şairler, oluşturulmaya çalışılan Türk kültür ve medeniyet hamlesinin teşekkülünde, ilmek ilmek işlemesinde ve gelişip tekâmüle ermesinde hayatları, görüşleri, düşünceleri ve ortaya koydukları eserlerle önemli katkılar sağlamışlardır. Böylece, Irâk-ı Arap’ın yanında Türkistan coğrafyası, ikinci kültür merkezi olarak İslâm dünyasındaki yerini almıştır.’’ tespitinde bulunmuştur. Bu tespit, Türk milletinin İslâm medeniyetinin yükselmesindeki yerine de vurgu yapmaktadır.

Tarihi süreç içerisinde, ‘’Arapça’yı bilim dili, Farsça’yı edebiyat dili’’ olarak kabul edilmesi Türk bilgelerini harekete geçirmiştir. Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan Divan-ı Lugati't-Türk, Araplara Türkçe’yi öğretmek amacıyla yazılmıştır. Keza Ali Şir Nevai tarafından yazılan Muhakemetü’l Lûgateyn kitabı da Türkçe’nin Farsça’dan üstün bir dil olduğunu belirtmektedir.

Ahmet Kartal; ‘’ Türk-Fars Edebi İlişkileri Hakikate Düşen Gölge’’ adlı eserinin önsözünde de belirttiği gibi; ‘’Türkler Anadolu’yu vatan edindikten sonra, burada hâkim unsur hâline gelmişler, şiirlerini Türkçe olarak söylemeye başlamışlar; neticede Türk dilinin, özellikle Oğuz Türkçesinin son derece zarif, ince, parlak, vakur ve muhteşem bir edebiyat dili olarak gelişmesini ve klâsik hâle gelmesini sağlamışlardır.’’ Diyerek bugünkü Türkçe’ye ulaşmamızı özetlemiştir.

"Türk-Fars Edebi İlişkileri Hakikate Düşen Gölge" eseri, Farsça karşısında Türk dilinin, Türk kültür ve medeniyetinin belge ve tanıklara dayalı olarak yapılmış gerçek bir savunmasıdır.

Ahmet Kartal’ın önsözüyle başlayan eser, sekiz ana başlıktan oluşmaktadır. Bunlar; 1- Bir Bakış Açısı Oluşturabilmek: Fars Dilinin Doğuşuna Kısa Bir Bakış ve Yeni Farsça, 2-Bir İnşa Süreci: Farsça Şiirin Oluşumu, 3-Türk-İran İlişkilerinin Temel Alanları: Dil ve Edebiyat, 4- Bir Nüfuz Meselesi: Fars Şiiri Üzerinde Türk Nüfuzu, 5- Farsça Şiir Söyleyen Türk Asıllı Şairler, 6-Anadolu’da Kültür ve Edebiyat, 7- Fars Edebiyatında Türk Olmak: Fars Şiirinde “Türk” Kavramı ve Türk Kültürü İle İlgili Unsurlar, 8- Fars Kültürü Karşısında Türk Şiiri: Klasik Türk Şiiri Üzerinde “Fars Kültürü Gölgesi” biçiminde sıralanmıştır. Her ana başlık alt başlıklarla muhteva bakımından zenginleştirilerek okuyucuya sunulmuştur.

Ali Şir Nevai (1441-1501) Muhakemetü’l Lûgateyn adlı eserinde Farsça ile Türkçe’yi karşılaştırarak Türkçe’nin güzelliklerini dillendirir:

"Türk’ün bilgisiz ve zavallı gençleri, güzel sanarak, Farsça şiir söylemeye özeniyorlar. Bir insan etraflı ve iyi düşününce, Türkçede bu kadar genişlikler, incelikler, derinlikler ve zenginlikler durup dururken bu dille şiir söylemenin ve sanat göstermenin daha kolay, daha beğenilir olacağını anlar. Türk dilinin olgunluğu ve yüksekliği bu kadar tanıklarla meydana çıkarıldı. Gerek ki bu halk arasında yetişen sanat sahipleri, sanatlarını öz dilleri dururken, özge ile meydana koyamadılar.’’

Ali Şir Nevai’den altı yüz sene sonra bilim adamı olarak Prof. Dr. Ahmet Kartal, Türkçe’nin yine Farsça’ya karşı üstünlük ve güzelliklerini ‘’Türk-Fars Edebi İlişkileri Hakikate Düşen Gölge’’ adlı muhteşem eserinde estetik-bedii ifadelerle gün yüzüne çıkarır: ‘’… Klasik Türk edebiyatı, hem şekil hem muhteva hem de işleniş yönünden, Türk milletinin, sanat istidadı ve kabiliyetini; zekâ gücü, kudreti ve kıvraklığını; şiirlerine yansıttığı mana derinliği ve yoğunluğunu; dili kullanmaktaki üstün yeteneği, becerisi ve başarısını; aşk, his, ruh, vecd, coşku, heyecan, zevk, tefekkür, hayat görüşü ve yaşantısı, örf ve âdeti ile zevk ve şevkini imbikten geçirmişçesine zarafetle mezc ve tahmir ederek gerçekleştirdiği eşsiz zaferi ve ortaya koyduğu sanat mahsülüdür.’’ (s.294)

18. yüzyıl Divan Edebiyatı şairimiz Nedim’in beyitinde geçen;

‘’Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır’’ 

sözleri Türk’ün ve Türkçe’nin Fars’a karşı güzelliğini göz önüne sermektedir..

Değerli hocamız Prof. Dr. Ahmet Kartal’ı Türk milleti, Türk kültürü, Türk edebiyatı açısından çok önemli olan böyle bir eser vücuda getirdiği için kutlar, başarılanın devamını dilerim.

Ahmet URFALI

Yazar Hakkında

Ahmet URFALI

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Türk milliyetçiliğinin en önemli beslenme kaynaklarından birisi, hiç şüphesiz, edebiyattır. Sözlü gelenekten günümüze kadar süregelen şiire yatkınlığımız, şiiri diğer türlerden...
“Çocuklarımız ithal kahramanlarla yetişmemelidir” FERİDE TURAN ÖZGEÇMİŞİ Eskişehirli edebiyatçı-yazar. İstanbul Üniversitesi Türkoloji 1995 mezunu. Öğretmenlikte 23. yılını çalışıyor. Su Kasidesi-Övülmüş’e Övgü, Girdim...
Metin SAVAŞ

Metin SAVAŞ

03.07.2017
"Türkiye'de şeytan giderek güçleniyor Size Türkiye'nin en iyi romancılarından birinin lise mezunu bile olmadığını söylesem... İstanbul, Ankara ya da İzmir'de değil,...
Hünkar Hacı Bektaş; din adamı, mütefekkir, mutasavvıf ve bir Türk Milliyetçisi idi. Bu özellikleriyle insanların gönüllerini feth etti.Hacı Bektaş, Suluca...
Türkçe, kö– sesinden türetilmiş sözcükler açısından çok zengin bir içeriğe sahiptir. Çalışmamızda kadim Türk varlık anlayışının temel ipuçlarının dilimizdeki kö–...
Yirmi birinci yüzyılın çetrefilli yaşam şartlarına ayak uydurma çabasındaki roman sanatı şimdi artık estetik ve didaktik yapısını değiştirmiş ve hatta...
Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o...
Bu ülke, 1914 Ağustosu’nda bir mukadderat anına varmış olarak, kaçınamayacağı bir ölüm kalım mücadelesine çağrılmıştı. Türkiye, Avrupa tarihindeki bu en...
Orhan Şaik Gökyay. ‘’Bu Vatan Kimin? ‘’ adlı şiirinde; "Tarihin dilinden düşmez bu destan:Nehirler gazidir, dağlar kahraman,Her taşı bir yakut olan...
Oryantalist birikim ve mantığıyla kendisine kim olduğunu öğretmeye çalışan sosyal bilimlere, Batılı üstadlarına daimî zebun sosyal bilimcilere kezâ, bu toplum...
Dr. Hayati BİCE Türk yurtlarının ruh dünyasını aydınlatan kutlu kaynaktan birkaç rengi yansıtmak niyetimle yola çıkıyorum. Bu yol boyunca konaklayacağımız her bir...
Egemenlik, TDK sözlüğünde; ‘’Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet.’’ anlamında kullanılmaktadır. Başka sözlüklere de bakıldığında...
Bakiye Ruhan Adamoğlu Hanımefendi de Uçmağa Vardı! “Her rind bu bezmin nedir encâmı bilir, Dünyamızı nâgâh zalâm örtebilir, Bir bitmeyecek şevk verirken beste, Bir...
(Geçen sayıdan devam)   c) Aile Bağlarının Zayıflaması, Maziye Saygısızlık, Ahlakî Zaaf:  Düşünce yapısı gereği Mehmet Akif, aileyi, cemiyetin çekirdiği olarak kabul eder.
Ecel tutmuş elinde bir ulu câmKi ol câmın içi dolu ser-encâm Kime ayak sunar kime içürmişKimi esrük yatur toprakta mûdam...