Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

ozcanturkmen‘Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey, durum, kimse…’, sebep demek...

‘Bir şeyin yapılmasını gerektiren şey, gerekçe’, sebep demek...

‘Bir amaca ulaşmak için kullanılan, bir amaca ulaştıran şey’, sebep demek…

Faydanın da zararın da sebebi var elbet. Faydanın sebepleri hepimizce malûm. Genelde gözden kaçırdığımız zararın sebebini şöyle sıralamış Doç. Dr. Murat Demirkol hoca: ‘Zarara yol açan dört sebep var: Sapmaya yol açan şehvet, zulme yol açan kötülük, üzüntüye sebep olan hata, kedere yol açan bahtsızlık….”

Arapça ‘sebep’, Arapça ‘saik’, Farsça ‘bahane’, Arapça ‘vesile’nin hepsini bir yana bırakıp ısrarla bunların tamamının yerine ve ısrarla niçin ‘neden’ kelimesini kullanma durumunu şimdilik saklı tutup dilimizde, gündelik hayatımızda ‘sebep’ nasıl kullanılıyor; sebep, nelere sebep oluyor bakıverelim şöyle bir:



Kâinatta her şeyin bir varlık sebebi var. Dünyamız, sebepler âlemiyle şekilleniyor. Tabiattaki her şey, bazı olayların kaynağı olan bir sebebe/sebepler zincirine dayanıyor.

Allah, kulu kula sebep yaratmış; atasözümüz, bunu şöyle anlatır: Kul, kula sebeptir.

Kul, her şeyin sebebini sorar, sebebini arar, sebebini bulur/bulmalıdır.

‘Sebepsiz kuş bile uçmaz.’ ve “Yarasız yere kurt düşmez.” atasözlerimizde de belirtildiği üzere devran, bir şey sebebiyle döner.

Bir şeyin olmasına veya yapılmasına yol açmak, olmasını yapılmasını gerektirmek yani sebep olmakla başlar her şeyimiz bence.

Yaşadığımız sürece herhangi bir şeyden ufak da olsa bir pay alırız, ondan faydalanırız. Bu sebeplenmelerimize göre de maddi manevi hayatımız şekillenir.

Boş yere, belli bir mesnede dayanmadan sebepsiz olarak ortada kalıveririz bazen de.

Sebepli sebepsiz yaptıklarımız, sonunu hesap ettiklerimiz/edemediklerimiz gündelik hayatımızın vazgeçilmezi olur çoğu kere.

Sebebe sarılmak gerekiyor elbette. Hayatta ayakta kalmak zorlaşıyor böyle yapmayınca.

Alacağımız tedbirlere karşı, önüne geçilmesi imkânsız, engelleyici, irademiz dışında beklenmedik durularla mücbir sebeplerle de karşılaşabiliyoruz.

İyiye sebep olmak da kötüye sebep olmak da bizler için. Bilerek ya da bilmeyerek kötüye sebep olduğumuz zamanlar vardır. Kötüye sebep olduğumuzda muhatabın en hafif şekliyle cevabı hazır: Sebep olan sebepsiz kalsın!

İyiye sebep olduğumuzda dua çok güzel: Sebep olandan Allah razı olsun.

Hiç duymasak, hatta tamamen unutmuş olsak daha iyi ama ‘sebep olanın gözü kör olsun’ bedduasına muhatap olmak da var hayatta.

Karamsar olduğumuzda Müslüm Gürses imdada yetişiyor sanki:

‘İçiyorsam sebebi var

Yarınımdan ümit mi var

Muharrem Ertaş usta da sebebe nasıl sesleniyor bakın bir:

Evin yıkılsın sebep

Belin bükülsün sebep

Dalında baykuş ötsün

Gülün dökülsün sebep


Nere gitsem geldin girdin arama

Derman bulunmasın gizli yarana

Hep senin uçu da döndüm Kerem'e

Bana ettiğini bulasın sebep

Sebep hep bizimle... Sebep hep yanı başımızda… Sebeple hep iç içe yaşarız. Yaşarız yaşamasına da gerçek sebepleri her zaman göremeyebiliriz, anlayamayabiliriz. Herkes ölüme bir sebep bulur da Azrail’e can alan sensin, demez.

Kötülüklerden uzak kalalım, kötü şey(ler)e sebep olmayalım inşallah.

‘Sebep olandan Allah razı olsun.’ duasının hep hepimizden yana olması temennisiyle…

Muhabbetle…


Özcan TÜRKMEN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Türk kozmogenisinde güneş, hilal ve yıldızın önemli bir yeri vardır.Bu yüzden güneş, hilal ve yıldız, proto- Türklerden başlayarak Göktürk, Selçuklu,...
Okumuşumuz olsun, cahilimiz olsun, Doğu illeri hal­kına hemen “Kürt” der, çıkar. Hiç hatırına getirmez ve hattâ bilmez ki, Doğu illerinde...
‘’Evvel ahir dünya Türk'ün olacak.’’Zelimhan Yakup Kaos ve kozmos kelimeleri daha çok fen bilimlerinde kullanılan iki terim iken sosyal bilimciler...
Her yazı bir mektuptur,zamana yenilmediği sürece sahibini arar. İç dünyasıyla örtüşen yüzlerle karşılaşıncayeniden canlanır, yeniden yazılırher mektup. Dosttan dosta gitmezsadece,...
Yerlilik, Değişim ve Küreselleşme BağlamındaSaatleri Ayarlama Enstitüsü Ahmet Hamdi Tanpınar’ın...
1973 yılında Adana Feke’de doğdu. Köy ilkokulundan sonraki eğitim hayatını parasız yatılı, Fen Lisesi, Tıp ve Tıp’ta uzmanlık olarak sürdürdü.
Vatan sevgisinin ideolojik boyutuna bakıldığı zaman, Arif Nihat'ın samimi bir Turancı olduğu rahatça görülür. Ölümünden üç yıl önce kendisine sorulan...
İhtiyaç listenizde kitap kaçıncı sırada, hiç düşündünüz mü? Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte gençlerde kitap okuma alışkanlığının yerini evlerde bilgisayarda/cep telefonlarında… oyun...
… İşimize geldiğinde sözü çeviriveriyoruz hemen. Sözümüz neden kesiyorlar, biz başkasının sözünü niçin kesiyoruz? Sözümüzü esirgememekle nereye varacağımızı sanıyoruz? Sözü neden...
İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu rutin ve sıradan bir düzendir. Sosyal bilimlerin dolaylı olarak...
Abdürreşid İbrahim'in fikir ve aksiyon çerçevesini Eşref Edip şöyle belirlemektedir: "Takip ettiği siyaset, Türk müslümanların Türkiye namı altında ve bir...
Dede Korkut hikâyeleri evreninde Aruz Koca adında bir bey vardır. Aruz Koca’nın iki oğlu vardır. Bu iki oğuldan biri Aruz...
Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın...
Mart 2016 tarihinde yayın hayatına başlamış olan Ayarsız dergisi “hâlet-i ruhiyemiz ayarsız” esprisiyle yola çıkmış “aylık fikir, kültür, sanat ve...