Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  
yoruklukGöçerlik bir hayat tarzıdır, zordur, meşakkatlidir. 
Yörüklüğün ruh yapısını bilmeden çözülemez bu göç tutkusu, tabiat özlemi, yükseklere çıkma arzusu… 
Yörükler sürdürüyorlar şimdi atalar kültürünün mirasını. 
Bir kartal gibi yükseklerde hür, Bir kurt gibi cesur ve gözü kara. Sonsuzluğa yönelmek, zoru başarmak, bilinmeyeni öğrenmek, görmek, bir karasevdadır  gönlünde yörüğün.
Sen Yörük olduğun sürece; Yağız yerin üstünde, 
Mavi göğün altında dolaşıp durmaktır hevesin, dileğin… 
Mekana bağlı değilsin, sınırı yoktur meskeninin.
Bütün bir yeryüzüdür sana vadedilen topraklar… 
Sonsuz ufuklardadır özencin; yükseklere, daha yükseklere çıkmak isteğinin amacıdır bu. 
Hangi engel durdurabilir senin meddini. Kızgın çöller, yalçın surlar mı?... 
Çünkü sen bütün yeryüzünü evin bildin, 
            güneşi de bayrak.
Senin lügatında gök sonsuzluk,             
           yeşil ölümlülüktür.
Sonsuz ufuklar, sonsuz sema peşindedir ruhun.            
“nizam-ı alem”i sağladığın gün, 
“kızıl elma”nın ardına düşmen bu yüzdendir.
"Ruh ufuksuz yaşamaz             
Dağlar ufkunda mehabet             
Ova ufkunda huzur             
Deniz ufkunda teselli duyulur             
Yalnız onlarda bulup ruh ezeli lezzetini" (*)             
Ne deniz,                         
ne dağ,                         
ne ova…
Dindiremez içindeki göç sızısını.
Gah çıkarsın gök yüzüne seyredersin alemi (**)
Sonsuz ufuklardan gelen muhteşem coşkunluğa dalarsın.  
“Biz göğü” büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.” (***)
Yüce müjdesi ile kanatlanırsın yeni fetihlere… 
Adını akça kocalar vermiş senin, 
Ulu bilgeler okumuş ezanını. 
Yörük, yüvrük, yüğrük; 
Kahramanlığın, 
Güçlü ve atılgan olmanın, 
Hızlı ve çok yürümenin, 
Çevik ve eline-ayağına tezliğin yürekliliğin ve göçebeliğin boncuğudur omzuna nazarlık diye takılan.             
Alpliğini erenlikle birleştirdiği kutlu günde, gaza ve cihat ülküsü ile donandığın gayret kuşağıdır, kentlerden önce gönülleri kazanmak. 
Duasıdır ak yaşmaklı, ak pürçekli anaların askere giden oğullarına;             
‘Ay batarken gün, gün batarken ay doğsun üzerinize’ demesi… 
Senden her doğan askerdir, kızıyla kızanıyla… 
Doğduğu gün adarsın, evladını kutsal değerlere,
göğe tutarak…                        
Sen Yörük; dağlarla konuşur,                         
Irmaklarla söyleşir,                         
Rüzgarlarla halleşirsin.                        
Tabiatı bilmek zorundasın,                         
Hayvanların ve neslin için. 
Bu yüzden gözünde kutsaldır, tabiattaki her şey.                         
Yaratılanı hoş görürsün                         
Canlısı, cansızıyla…
Dün konduğun yerleri terk etmen, seni ızdıraplara sürüklese de, yeni mekanlar kurman seni heyecanlandırır.                         
Senin yeryüzü yatağın,                         
Gökyüzü yorganındır. 
Hatıralar gözünü yaşartırken, geleciğin ümidi ile avunursun. 
Atın kosmasını, devenin yürüyüşünü, tekenin sekişini, koyunun otlmasını oyun yaparsın şölenlerinde. 
Göçtür, senin hayatın.             
“Yörüğün göçü yolda düzülür.” deyip düşersin yollara.
Sözün doğrusuna,             
İyisine,             
Güzeline yaslanırsın.             
“Söz bir, Allah bir” andı senin son sözündür.            
Senin güzel sözünle savaş biter,             
ağulu aş bal olur… 
Ve bir sözle perçinlenir erdemli duruşun.             
“Gidip Toros dağlarına bakınız, eğer orada dumanı tüten bir tek Yörük çadırı görürseniz, biliniz ki dünyada hiçbir  güç Türk’ü yenemez” (****)
Dipnotları
* Yahya Kemal ** Nesimi *** Zariyat 47 **** Atütürk

Yazar Hakkında

Ahmet URFALI

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Ahmet Arvâsî Kendini Arayan İnsan adlı eserinde akıl-zekâ-vahiy konusunu işlerken şöyle der: “İnsan zihni, oluşu parçalayarak ve tasnif ederek gözlemektedir.”[1]...
Düşündük mü hiç? Neyi, niçin, nasıl, ne kadar anlayabiliyoruz? Günde kim bilir kaç kere iletişim kazası yaşıyoruz? Kaç kere kim bilir bilmeden biri(leri)nin...
Sayın Fatma Adile Başer, akademik düzeyde ve ama bir sanatçı duygu ve duyarlılığı ile bizim müziğimiz, Türkçemiz, kültürümüz ve medeniyetimiz...
(d. 12 Aralık 1928, SSCB - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Türk Dünyası'nın ünlü yazarlarından.[1]. Dünya edebiyatında tartışılmaz bir yere...
Son yüzyıl edebiyyatımız onunla var; fakat hayât ve düşüncemizde, tedrîsimizde o olmadığı için varlıkla bağımız ne var ne yok hükmünde.
Söyleyişi kolay ama yaşanması çok zor olanların başında yalnızlık geliyor bana göre.Yalnızlığın Allah’a mahsus olduğunu biliyoruz.İnsanın dayanamadığı şeylerin başında yalnızlık...
Tanzimat döneminin topluma ve dünyaya en açık kalemlerinden biri Namık Kemal’dir (1840-1888). Onun hayatı bazen melodrama kaçan bir romana bazen...
Şevket Adnan Şenel’in Mostar Tarih Romanı Yarışmasında birincilik ödülünü alan “Selanik İçinde Salâ Okunur” adlı romanı beş asırlık Osmanlı toprağı...
Şiirin temel ögelerinden biri olan imge, şairin duygularını kendi sosyal şartları, mizacı ve dehâsı doğrultusunda daha güçlü, zengin ve...
Ben Türkçenin ezelî bir âşıkıyım. Hepimiz öyle değil miyiz? Türkçeyi muhtelif devirlerinde, muhtelif libaslarla, muhtelif şekillerde gördüm ve sevgilimi o...
Saadettin Yıldız[1] 1.1.2.2.Yeşilköy Hayâli Esirlik sonrasında sakin, yeşil ve huzurlu bir...
Kolaylaştırıcı, önleyici, geliştirici olmak yerine çoğu kere hepimiz şikâyetçi oluruz. Durumdan memnun olmayıp yakınır veya başımıza gelen bir dertten dolayı...
Her millet, bugününü kendi iradesi doğrultusunda yaşamak, geleceğini de aynı iradeyle kurmak ister. Eğer bir toplum bu iradeyi kullanma bilincine...
Nasrettin Hoca bir yolculuk sırasında havanın aniden kötüleşmesi yüzünden, köhne bir handa konaklamak zorunda kalır. Gece büyük bir fırtına çıkar...
  Onüçüncü yüzyıl Anadolusu, tasavvuf ve düşünce tarihimizde önemli bir aşama, bir kaynak çağıdır. Selçuklu Devletindeki taht kavgaları, savaşlar, Moğol akınları,...