Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

seyh galip1. Ey Nihâl-i işve bir nevres fidânımsın benim
Gördüğüm günden beri hâtır-nişânımsın benim
Ben ne hacet kim diyem rûh-i Revânımsın benim
Gizlesem de âşıkâr etsem de cânımsın benim


2. Der-i aşkın ben senin bihûde izhâr eylemem
Lâf edip âh u enini kendime kâr eylemem
Hâsılı âlem bilir bu sırrı pinhân eylemem
Gizlesem de âşıkâr etsem de cânımsın benim


3. Ey gül-i bâğ-ı vefâ mâlûmun olsun bu senin
Hâr çevriyle sakın terk eylemem pirâhenin
Ölme var ayrılma yoktur öyle tuttum dâmenin
Gizlesem de âşıkâr etsem de cânımsın benim


4. Gâhi ikrâr eyleyip gâhi dönüp inkârdan
Aksini seyr eylerim âyinede dîvârdan
Gerçi bu sûretle pinhân eylerim ağyârdan
Gizlesem de âşıkâr etsem de cânımsın benim


5. Beste kıldım sâz-ı efkârı o zülf-i sümbüle
Oldu Gâlib perde-i âhım muhayyer sümbüle
Her-çi bâd âbâd bağlandım hevâ-yı kâküle
Gizlesem de âşıkâr etsem de cânımsın benim

  1. Ey işve fidanı sevgilim! Sen benim yeni yetişmiş taze
    fidanımsın. Gördüğüm günden beri gönlümde

yerleşip kaldın. Benim akıcı ruhumsun dememe gerek var
mı? Gizlesem de, açıkça söylesem de benim cânımsın.

  1. Ben senin aşkının derdini boş yere mi açıklıyorum?

Ah çekip inlemeyi ben laf olsun diye kendime iş edin
medim. Kısacası bu sırrı inkar etmiyorum, herkes biliyor:
Gizlesem de, açıkça söylesem de benim cânımsın.

  1. Ey vefâ bahçesinin gülü! Şunu iyi bil: Dikenin cefası
    yüzünden gömleğini bırakmam. Ben senin eteğini ölmek
    var ayrılmak yoktur, diye tuttum. Gizlersem de benim
    cânımsın.
  2. Bazen saklanmaz söylerim, bazen de saklanmaktan
    vazgeçerek hayalini duvardaki aynadan seyrederim.

Gerçi düşmanlardan böylece gizlerim, ama gizlesem de,
açıkça söylesem de benim cânımsın.

  1. Düşüncelerimin sazını o sümbül saça bağladım.

Gâlip âhımın perdesi muhayyer sünbüle oldu.

Ne olursa olsun saçının arzusuna bağlandım.

Gizlesem de açıkça söylesem de benim cânımsın.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Bu yazıyı kaleme almamın sebebi açıktan açığa bir zaruretin beni sıkıştırıp durmasıdır. Zaruret hâsıl olmuştur çünkü Türk toplumu roman dediğimiz...
Türkçedeki "yanmak" ve "uyanmak" kelimeleri arasındaki kök birliği, kavram planında anlama ve görme ile de ilişkilendirilmelidir. Çünkü anlamanın uyanma ile...
Hafif bir rüzgâr alnımı, gözlerimi yanaklarımı yalayıp geçiyor. Rüzgârın hafif tınısı Alta Gracia melodisi gibi kulaklarımda… Seviyorum rüzgârlı havaları. Sonbaharın...
1973 yılında Adana Feke’de doğdu. Köy ilkokulundan sonraki eğitim hayatını parasız yatılı, Fen Lisesi, Tıp ve Tıp’ta uzmanlık olarak sürdürdü.
Fıkraları sevmeyen var mıdır, sanmam. Çünkü fıkralarda her insana hitap eden bir taraf mutlaka bulunur. Kimini güldürür fıkralar, neşelendirir; kimini...
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu TÜRK EDEBİYATI VAKFI Tarihimizi ve tarihî şahsiyetlerimizi en ustalıklı ve destana yakışır bir dille anlatan döne döne...
1.Giriş: 1.1.Millî Mücadele’nin Ana Karakteri...
Kitabın birinci kısmında Ahiliğin oluşumu, kapsamı ve etkileri, Ahiliğin kökeni, Bacıyan-ı Rum teşkilatı bölümleri yer almaktadır. Kitabın ikinci kısmında pazarlamada...
a) Unvan kullanmaya pek itibar etmeyin. Özelikle 'eğitimci yazar', 'yazar / şair' ibarelerinden titizlikle kaçınınız... Hele, 'yedi dağın çiçeği', 'Torosların...
Ondördüncü yüzyılın başlarında Yunus; coşan, köpüren bir aşk çağlayanıdır. Sebil sebil Anadolu’ya dökülür. Yunus’un sesi, renk olur gönülleri süsler, ışık...
Amerikalı teolog ve psikolog Rollo May “Yaratma Cesareti” adlı eserinde şöyle bir saptamayı okurlarına hatırlatır: “Ressam resmini, suçlunun suç işlerken...
Mahan durağından kalktı göçleri Dua içre yedileri üçleri İslam’ın özünden gelir güçleri Bulunmaz yürekte niza ay ana Türk milleti, devletinin devlet-i ebed-müddet olduğuna inanır...
Özet Otuz yıldan beri terörle mücadele eden Türkiye, bu kez özellikle güney komşularında konuşlanan ve savaşan terör örgütlerinin açık tehdidi altındadır.
Bir cümleden veya metinden yeni ve değişik bir anlam(lar) çıkarırdık. Bir işin özelliklerini, işleyişini, en ince ayrıntılarına kadar iyice öğrenenlere,...
Türk aydınının Paris sevdasının kökleri çok derinlere iner. Genelde Yirmisekiz Çelebi Mehmet Efendi ile başlatılan bu sevda hemen her dönemde...