Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  
hilmiozden

Büyük Türk şâirlerinden biri olan Mehmed b. Süleyman Fuzûlî (ölümü 1556), et­kisinin sürekliliği bakımından olduğu kadar, şiirlerinin önemi bakımından da Türk edebiyatının en büyük şâiri sayılabilecek eşine az rastlanır kişilerdendir. Edebî lehçesinin özelliği, onu Azerbaycan  edebiyatı çerçevesi için­de incelemeyi zorunlu kılsa bile, Osmanlı şiirinin gelişimi üzerindeki büyük etkisi ve XVI. yüzyıldan başlayarak, Osmanlı İmparatorluğu'nun siyaset ve kültür toplumu içine de  girmiştir. Ça­ğatay Türk edebiyatından Osmanlı Türk edebiyatına kadar bir çok alanlarda güçlü et­kileri olmakla birlikte, onu, Osmanlı-Türk ve Azerbaycan edebiyatlarının or­tak bir şâiri saymak, edebiyat tarihi bakımından zorunludur.

Şâirin adının Mehmed, babasının adının ise Süleyman olduğu bi­linmekle birlikte, hangi yılda ve nerede doğduğu kesin olarak bilinme­mektedir. Ancak, başta Bağdad olmak üzere Kerbelâ, Necef, Hılle, Ker­kük, Menzil ve Hît gibi yerleşim merkezlerinden birinde doğmuştur, de­nebilir.

Fuzûlî'nin, Büyük Selçuklular zamanından beri Irak'ta yerleşen ve büyük bir Oğuz aşireti olan Bayat aşiretinden olduğu bilinmektedir. Kay­naklarda Türk olduğu belirtildiği gibi, şâir, «Hadîkatü's-Sü'edâ»nın ön­sözünde şu kıt'asıyla Türk olduğunu açıkça yazar:

Ey feyz - resân -ı Arab ü Türk ü Acem

 Kıldın Arab'ı efsah -ı ehl - i âlem

Etdin fusahâ-yı Acem'i îsî-dem

Ben Türk - zebandan iltifâtın eyleme kem

Bugünkü Anlamı:

Arab'a, Türk'e ve Acem'e feyz veren ulu Tanrım! Arab'ı bütün in­sanların en iyi edebiyatçısı yaptın; Acem şâirlerini İsa soluklu ettin de hastaları iyileştirdiler; anadili Türkçe olan benden de  iltifatını esirgeme!(1)

Eserleri arasında Türkçe Divânı, Leylâ ile Mecnun'u, "Şikâyetname " adıyla tanınan mektubu, Hasan ile Hüseyin'in çektikleri ızdırabı anlatan Hadîkat-üs Suadâ çok tanınmıştır.

Hadîkat-üs Suadâ isimli eserinin bir diğer özelliği var ki; bu eserin de "Türk Fuzûlî" gönlünün bütün samimiyetiyle haykırır... Bu kitabın girişinde, yukarıda ifade edilen dizelerde görüldüğü gibi "TÜRKÇE'yi" en güzel şekilde kullanmak istediğini, dile getirir ve bu konuda Allah'tan yardım ister:

Fuzuli  o çağda Hadikat-üs Suadâ'nın girişinde "Dünyanın en büyük ve erdemli halk zümresini teşkil eden Türkler " için övgüler söyler.  

Fuzûlî, Türk şiirinde bir çığırdır. Hayatta iken bile ünü Ana­dolu ve Azerbaycan Türkleri arasında yayılmıştır. Devrinin pek çok şairi kendisine "nazire" yazmıştı. Baki, Bağdatlı Ruhî, Celâl Çelebi, Caferî, Şâhî gibi... Nedim ve Şeyh Galip de Fuzûlî'ye nazire yazanlar arasındadır.(2)

Fuzuli’den başka; 16. yüzyılda yetişen ve tezkiresi ile ünlü olan Ahdî (öl. 1598), Bağdatlı Ruhî (öl. 1605), Nevres-i Kadim (öl. 1762), Nevrûzî (öl. 1795), Bedrî (öl. 1743-1821), Erbilli Garibî (1756-1817), Esad (öl. 1833), Halis (1797-1858/9), Hakî (öl. 1859), halk şairleri ola­rak Haydaroğlu, Şeyhoğlu ve Nevres-i Salis Irak Türk edebiyatı­nın tanınmış temsilcileridir. 19. yüzyılda daha güçlü bir edebî ku­şağın yetiştiğini görüyoruz. Bunların arasında düz yazı ile ilgi çe­ken Safî (1809-1897), hiciv alanında ün yapan Şeyh Rıza (1832-1909), Urfî'(1832-1891), bu kuşağın en güçlü şairi Şeyh Faiz (1834-1897), Kabil (1834-1909) ve Tabiboğlu (1836-1906) ilk ak­la gelen isimlerdir.

Servet-i Fünûn ekolünün yaygınlaşmasından sonra, ortaya çıkan yeni tarz şiir anlayışının, 20. yüzyılın başlarından itibaren Irak Türk edebiyatım etkilemeye başladığını görüyoruz. Bu anlayışla eser veren edebiyatçılar arasında Zeynelabidin (1863-1913 ?), Ba­ha (1866-1948) ve Rauf Görkem (1885-1972) ilgi çeker.

1908 Meşrutiyet'inden sonra Bağdat, Musul, Basra ve Kerkük'te gazete ve dergilerin yayımlanmasından sonra, edebiyat dünyası da canlılık kazanmıştır. Özellikle Kerkük'te çıkan Havadis gazetesi ile Maarif dergisi, edebiyatçılar için yeni ufuklar açmıştır. Böyle­ce şiir yanında, dil ve düşünce dünyasının zenginleşmesini sağla­yan nesir alanında da gelişmeler olmuştur. Bu alanda ilgi çeken yazarlar arasında değerli bir gazeteci olan Kudsizâde Ahmed Me­denî Efendi (1889-1940), ressam ve heykeltraş Fethi Safvet Kırdar (1896-1966), Cevad Neciboğlu (1893-1959) ve Ali Kemal Kâhyaoglu başta gelen isimlerdir.(3)

Türkçe’nin harikalar meydana getirdiği mahzun Irak Türk topraklarına Fuzuli’ye ait olduğu söylenen hoyratlarından biri ile seslenelim:

“Güle naz

Bülbül eyler güle naz

Girdim dost bahçesine

Ağlayan çok gülen az”

Evet Vatan Kerkük’de “ağlayan çok gülen az”. Yoksa Fuzuli bugünlerimi gördü de; Musul, Erbil, Telafer, Kerkük ve nice Türk beldesi için bu hoyratı söyledi? Maalesef yıllardır izlenen yanlış dış politikalar sebebiyle “Billur Türkçe”nin konuşulduğu topraklardan Türkçemiz nerede ise çekilmek üzere. Yahya Kemal “Türkçenin çekilmediği yerler Türk Vatanıdır” diyordu.

Şimdi, yine bir hoyratla sesleniriz bilene bilmeyene:

“Türkümüz var.

Şarkımız, türkümüz var.

Bilsin ki, unutanlar;

Kerkük'te Türk'ümüz var!”(2)

Prof.Dr. Hilmi ÖZDEN

Kaynaklar:

1.Fuzuli.: Erenler Bahçesi (Hadikatü’s –Sü’eda). (Hazırlayan: Servet Bayoğlu). Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.1985.Ankara.

2.Mevlüt Uluğtekin Yılmaz.: Türk Budunlarının Ortak Atababaları. Manas Yayıncılık. 2006.Elazığ.

3.Suphi Saatçi. Irak’ta Türk Varlığı.TTT.1996.İstanbul.

Yazar Hakkında

Prof.DR.Hilmi ÖZDEN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ŞEHSÜVÂR-I CİHÂNGÎR-FÂTİHNÂME

ŞEHSÜVÂR-I CİHÂNGÎR-FÂTİHNÂME Turgut GÜLER Ötüken Yayınları, 2015 Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şölen sunan...

BİRLEYEREK OLUŞMAK

Aktif Düşünce Yayıncılık Prof. Dr. Kenan Gürsoy ile yapılmış olan bir dizi sohbetten oluşan bu eser, on iki başlık altında çağın problemlerini, kültürel,...

ÇAĞDAŞ KÜRESEL MEDENİYET

Sayfa Sayısı:  248 sayfaKağıt Cinsi:  2. hamurKapak Cinsi: Karton kapakEbat:  16.5x23.5Basım Tarihi:  08-2006Baskı:  3ISBN:  978-975-7032-92-2"Tarihte topyekûn...

KARASİ YÖRÜKLERİ

Kitap, Karasi Beyliği topraklarına karşılık gelen alanda, yerleşik hayata geçirilen Yörüklerin 16. Yüzyıldan 19. Yüzyıl sonlarına kadar) nüfusu, ödemiş...

HİÇ BÖYLE GÜZEL BİR MEKTUP ALDINIZ

Edebiyat Dunyamız

Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun 1977 yılında oğlu Ali’ye hitaben yazdığı mektup günümüz gençliğine de önemli tavsiyeler içeriyor. İnternette çeşitli sitelerde...

YALNIZLIĞI BİZ Mİ SEÇTİK?

Özcan TÜRKMEN

Söyleyişi kolay ama yaşanması çok zor olanların başında yalnızlık geliyor bana göre.Yalnızlığın Allah’a mahsus olduğunu biliyoruz.İnsanın dayanamadığı...

İNSANLAĞIN EVİ - TÜRKLÜĞÜN OTAĞI

Ahmet URFALI

Hür yaşamanın timsalidir topakev.   Geniş Orta Asya bozkırlarının ve göçebe hayatının kullanışlı evidir otağ. Türkler evlerini taşıyan millet olduğu için göçer evli...

KONUŞURKEN

Özcan TÜRKMEN

Kendinizi konuşurken hiç kontrol ettiniz mi? Konuşanın siz değil de başkası olduğunu bir kere olsun düşündünüz mü? Konuşmada dinleyen yerine kendinizi...

BAŞPARMAK

“İnsanın en asil uzvu hangisidir?” diye sorsalar hepimizin vereceği cevap budur: Dimağ! Hâlbuki dimağdan daha yüksek ve hattâ insanı diğer yaratıklardan...

RIZA TEVFİK

Filozof Rus Tevfik’in ölümüne iki yüzden acımalıyız: Birincisi, halk ş¡irinin her çeşit lezzetini bize tattıran çok kıymetli bir şairimizi kaybettiğimiz için....

Vazife, Mesuliyet, Had ve Hak

Hür olarak yaşamak üzere yaratılmış olan insanoğlu, kendi seçimi ile haklarının ve hürri­yetinin bir kısmını feda etmiş, kalanını bildiği gibi kullanmak...

ÇOCUK EDEBIYATI VE EĞITIMI AÇISINDAN

ÖZÇocuk edebiyatı ve çocuk eğitimiyle ilgili günümüzde dikkat çekici çalışmalar yapılmaktadır. Eski dönemlerde de tam anlamıyla bu konulara yönelik olmasa da...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu....

DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANI

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami5otağını yer yüzüne diktirmişti Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti....

GENÇ ŞAİRDEN BEKLENEN (ORHAN VELİ /P

Yirmi yaşımızı dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı; beylik kalıplar, beylik oyunlar, beylik dünyâlar içinde bunalmış kalmış olan şiire yeni imkânlar...

TANZİMAT ROMANI ZÜPPE TİPİNİN “AY

GİRİŞ Türk romanına Tanzimat Dönemi‟yle birlikte girmeye başlayan “alafranga züppe” tipi, Osmanlı İmparatorluğu‟nun zayıflaması sonucu ortaya çıkan bir tiptir....

digertumyazilar

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
"evrâd : 1. okunması âdet olunan dînî dualar. 2. her vakit dilde ve ağızda dolaşan sözler, (bkz: ezkâr). "

Alfabetik

Abdullah SATOĞLU
Ahmet URFALI
Prof.DR.Hilmi ÖZDEN
Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

Üye Girişi

2680193
Bugün
Dün
Geçen Ay
5626
8098
152208

Your IP: 108.162.246.202
27-05-2019