Cumartesi 7 Aralık 2019
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

sosyalhesappKadın fotoğrafına baktı adamın. Her gün her gün biraz daha çekici buluyordu adamı.

İnternette gördüğü adama âşık olur mu insan? Âşık olmuştu kadın.

Hayal kuruyordun durmadan, uzakta bir yerlerde buluşuyordunuz, adam hiç konuşmuyordu. Sadece bakıyordu sana, sen ne istersen onu yapıyordu. Sen onun yerine de konuşuyordun. Yeri sen seçiyordun, tam kafana göre insanlardan uzakta sakin, küçük bir gölün kenarında, kuş cıvıltıları arasında, ağaçların içinde küçük bir ev. Sonra durmadan anlatıyordun, yalnızdın, çok yalnızdın. Onu beğenmiştin işte. Fiziksel görünümü iyiydi, çok güzel çıkıyordu fotoğraflarda, burnunun üstündeki ben ayrı bir hava katıyordu ona, yüzü tıpkı Roma dönemi heykellerini andırıyordu. Boyu uzuna yakın, atletik bir yapısı vardı vücudunun. Takım elbise giyiyordu sürekli ve o da yalnızdı. Emindin. Fotoğraflarında yanında bir kadın olmuyordu ya da olanlar ona yakın değildi.

Her gün takip ettin adamı. Her paylaşımını gördün. Gözlerinden anlıyordun her şeyi. Bugün üzgündü ne olmuştu acaba? Günlük sıkıntılar mı? Ekonomik sıkıntılar mı? Yolunda gitmeyen ne vardı? Düşünüp durdun gün boyu. Kendi dertlerini unuttun, kendi sıkıntılarına boş verdin. Ertesi gün gülüyordu adam fotoğraflarında, sen de gülümsüyordun. Dişleri gülünce çok güzel görünüyordu. Nasıl dizilmişlerdi öyle, hayrandın dişlerine.

Zamanla adamın yanındakileri kıskanmaya başladın. Kıskançlık içini kemiriyordu. Ulaşmalıydın adama, var olduğunu, burada olduğunu göstermeliydin. Defalarca elin klavyenin enter tuşuna gitti ama basmadın bir türlü. Biraz daha zaman diyordun, biraz daha, biraz daha tanımalıydınız birbirinizi. Ona anlatıyordun. Aslında onunla hayali buluşmalarında ona her şeyi anlatıyordun. Bir gün seni anlayacak, senin varlığını kabul edecek, seni fark edecekti, paylaşımlarını beğenecekti. Takip etmeyi bıraktın bir ara. Bir boşluk oluştu hayatında. Derin bir boşluk bir şeyler eksikti, dayanamadın sonra tekrar başladın takip etmeye. Vazgeçilmez oldu hayatında her gün onun sayfasını açıp bakıyordun, bugün ne yapmış? Nerelere gitmiş? Kimlerle fotoğraf çektirmiş? Üzerinde nasıl bir kıyafet var? Bütün bunları ezberledin.

Yine böyle bir akşam işten eve dönünce ilk yaptığın şeyi yaptın. Telefonunda onu aradı gözlerin. Sayfasına baktın, dünkü fotoğraflar vardı. O akşam can sıkıntısı sardı bütün benliğini. Yemek yemedin, gözlerin telefonun ekranında yeni bir haber, yeni bir paylaşım, yeni bir fotoğraf aradı, bulamadın. Sabaha kadar açıktı ekran, sen sabahlamıştın bugün. Uyku sersemi kalktın, elini yüzünü yıkadın işe gitmen gerekiyordu. Gün boyu asık bir suratla somurttun durdun. Gözlerin saatlerce ekrana takılı kaldı. Bir hareket, bir paylaşım, bir fotoğraf bekledin durdun. Akşamı dar ettin, sokaklara attın kendini, ne olmuştu acaba?

Günlerce bekledin bir haber alamadın. Acı çekiyordun, acıların her gün biraz daha katlanıyordu. Ne yediğin yemek ne içtiğin sigara, ağaçların görüntüsü, kuşların cıvıltısı, hiçbir şeyin tadı yoktu. İki haftanın sonunda onun arkadaşlarının paylaşımını gördün. Herkes üzgündü. Trafik kazası sonucunda verdiği hayat mücadelesini kaybetmişti. Başından kaynar sular döküldü yandın, için cız etti. Hayatının aşkını kaybetmiştin işte.  

Son sayfada kaldı gözlerin, 25.05.2016. Arkadaşlarıyla bir fotoğrafı. Yine takım elbiseli. Son gülüşüydü demek bu. Hayata son bakışı. Şimdi sen ne yapacaktın? Bu acıyı nasıl atlacaktın?

Ayla Coşkun Ceren

Yazar Hakkında

Ayla Coşkun CEREN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SHAKESPEARE MÜSLÜMANDI NEYLEYİM...

İznik; asırların imbiğinden süzülen bir medeniyet tezgâhı. Tezgâhında insanı ve...

AYRILIK

“Üç derdim var birbirinden seçilmezBir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm” diyor Kar...

BALKAN TAŞRASININ GÖZBEBEĞİ "ZENİCA…

Bir ülke veya bir şehir sizi önce terminalleriyle karşılar. Sonra ticari taksile...

DİŞİ KURT OLARAK EV

Ahmet Hamdi Tanpınar “Huzur” romanında şöyle der: “İnsanın sevdiği bir ev olunca...

SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SÂDIKANE YÂR OLUR

“Aşk ikliminde Selim kimdir, dedin. Kim olacak! Bir biçare, bir hakîr, bir bela-...

TÜRKMEN KADIN GİYSİSİ: SAYA

Saya kelimesi anlam olarak; ayakkabının yumuşak olan üst bölümü, koyunların ka...

SOSYAL SERMAYE

İnsanlar güce tabi olmak isterler. Bu, içinde bulunulan toplumun ahlaki nor...

KARŞITLIK FELSEFESİ VE MİLLİ ENTELEKTÜEL SORU…

Çin kültüründe Ying Yang olarak bilinen karşıtlık felsefesini genel hatlarıyla a...

TÜRK’ÜN ATEŞLE İMTİHANI

Türk vatanının İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesinden Cumhuriyet’in ila...

KERKÜK'TE VATAN

“Bugünkü Irak devletinin sınırlarını oluşturan topraklar Osmanlı idarî bölünme...

KÜLTÜR – MEDENİYET - AYDINLAR

Kültür ve medeniyet millî ruhun yansımasıdır. Eğer bir millet yaşama üslûbunu bu...

BLOG VE GÜNLÜK

Günlük, bir kişinin önemli veya kayda değer bulduğu olay, gözlem, izlenim, duygu...

YENİDEN ANLAMA ve MEDENİYET TASAVVURU

Kadim şehirler başlarını ulu dağlara, ovalara, denizlere ve nehirlere yasladıkla...

HEDEFLERİMİZ VE BİZ

Her dağın boranı kendine göre olduğu gibi her insanın hedefi de kendine göre… H...

ÖMER SEYFETTİN - İLK CİNAYET

Ben hep acı içinde yaşayan bir adamım! Bu sıkıntı âdeta kendimi bildiğim anda ba...

FARK FARKINDALIK

‘Yok aslında birbirimizden farkımız’ diye başlayıp ‘ama’ diye devam eden tv/ra...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Kırmızı Kitaplar

GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

Şair ve Şiir

TERCİ-İ BEND'LER - ŞEYH GALİP

Terci-i BendTâ be key arşa çıka âh-ı dil-î nâ şadımGökleri ağlata hasretle giden feryadımNice bir canı yaka nâle-i âteş-zâdımMüstaid kıl yoğısa lûtfuna isti´dâdımSana güçlük mü...

KÖROĞLU HİKAYESİ KOLLARI VE YENİ VARYANTLARI

Türk Edebiyatında önemli bir bölümü işgal eden sözlü ürünler içerisinde masallar, destanlar, efsaneler ve halk hikâyeleri kültürümüzün temelini oluşturmaktadır. Bu temeli ise, sözü edilen ürünlerin...

Aceb nitdüm yâra virmez selâmı

ŞEYYAD HAMZA Aceb nitdüm yâra virmez selâmı Bu zâlim müddeî komaz ola mı

Şiir Nedir?

Şiirin bir sanat dalı olarak kabul edilişinden bu yana gerek şairler gerek eleştirmenler tarafından şiir tanımlanmaya çalışılmıştır. Zamana ve mekâna göre değişen şiir algısı...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Yazarlarımızdan Seçtiklerimiz

EDEBİYATIMIZDA BİR DEV: YAHYA KEMAL BEYATLIŞİMDİ UZAKLARDASIN, HAYALLERDESİN, RÜYALARDASIN...KANONİK ANLATILAR VE MİLLÎ TÖRENLER NİÇİN GEREKLİDİR?SANATTAN BİLİME, RUHTAN HÜCREYE PARÇALANMA İLKESİFEYZİ HALICIUYANIKLAR DÜNYASININ BAŞI DERTTETARİHİ SESLİ OKUMAKNİYE TEBESSÜMTÜRKÇE'DEKİ VATAN - 2TÜRKÜDEKİ VATAN - 1ÖĞRETMENTÜRKÇE'NİN MİSAFİRLERİ (İÇTEN BİR BAKIŞ)MUSTAFA KUTLU’NUN BİSİKLETİKENDİMİZLE KONUŞTUK MU HİÇ?DİJİTAL DÖNÜŞÜM: SANAYİİ VE KALKINMA DA DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN BİZ NERESİNDEYİZ?ÂKİF'E DAİR-3: SAFAHÂT'TA İSTİKLÂL MARŞI'NIN KÖKLERİ-2BİR EZEL NASİPLİSİAÇIĞMA - KÜNGÖÇMENLER SIĞINAĞI ANADOLUTÜRKÇE'DEKİ VATAN - 3

digertumyazilar