Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

ahmetsevgiBilindiği üzere gerçek şiir; mısralardaki kelimelerin anlamlarından sıyrılarak âdetâ sese, mûsikîye dönüşmesiyle vücut bulur. Gayet tabii, bu da “vezin”le olur. Araplar ve Farslar “aruz”la başarmışlar bunu... İslâmiyet’i kabul ettikten sonra biz Türkler de “aruz”u benimsemiş ve bu vezinle belki de Arap ve Farslardan daha mükemmel şiirler ortaya koymuşuz. Mehmet Âkif’in elinde “aruz”un bir Türk vezni haline gelmiş olduğunu biliyoruz. Fakat belirtmeliyiz ki Türk vezni “aruz” değil, “hece”dir. Esasen hiçbir veznin diğerine üstünlüğü de yoktur. Mehmet Âkif “Bülbül” şiirinde -aruzla-:

“Eşin var âşiyânın var, bahârın var ki beklerdin//Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül nedir derdin?//O zümrüt tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun,//Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!” diyerek Türkçeyi nasıl tel gibi inletmişse, Faruk Nâfiz de “Çoban Çeşmesi” şiirinde “hece”yle aynı âhengi yakalamıştır:

“Ne şâir yaş döker, ne âşık ağlar,//Târîhe karıştı eski sevdâlar://Beyhûde seslenir beyhûde çağlar//Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi.”

Gel gör ki biz “aruz”a da “hece”ye de veda edeli yıllar oldu. Çünkü gerek “aruz” gerekse “hece”yle şiir yazmak bize zor gelmeye başladı. Kimse kusuru kendinde arama erdemi göstermediği için de “Vezinmiş, kâfiyeymiş, durakmış, tef’ileymiş, bütün bunlar duyguların önüne çekilen setlerdir. Şair içinden geldiği gibi yazmılıdır. Bu da ancak serbest şiirle mümkün olur.” görüşü dillendirilmeye başlandı. Böylece serbest şiire yöneldik. Fakat ondan da bir netice elde edemedik. Ve şiir bitti...

Bu noktada bendeniz diyorum ki kendi veznimiz olan “hece” de basit bir tasarrufta bulunarak “durak” şartını kaldırsak. Yani sadece mısralardaki hece sayısının eşit olmasına baksak... Kanaatimce, böyle bir kolaylık hece veznine rağbeti artırarak serbest şiir macerasının sona ermesini sağlayacak ve Türk şiirine yeni bir soluk getirecektir.

Şiirin mevzun -ve tabii mukaffâ- olması gerektiği üzerinde ısrar edişimiz sebepsiz değildir. Zira “vezin” bir âhenk unsuru olmanın yanında bir arayıştır da... Diğer bir ifade ile yeni kelimeler bulabilmenin ve yeni hayaller kurabilmenin yolu vezinden geçer. Serbest şiir sadece mevcutla yetinmeye mahkûm eder insanı. Oysa vezin söz konusu olunca arayış başlar. Vezne uygun kelime bulursunuz, mânâya uymaz. Mânâya uygun kelime bulursunuz vezne ve âhenge uygun düşmez. Bu arayış hem vezne, hem mânâya, hem de âhenge uygun kelimeyi buluncaya kadar devam edecektir ki işte o zaman gerçek şiire ulaşılabilir. Büyük şâir Yahya Kemâl’in bir şiire son şeklini verebilmek için yıllarca üzerinde çalışması, söz gelimi “Açık Deniz” şiirini 14 yılda tamamlayabilmiş olması böyle bir anlayıştan kaynaklanmaktadır.

Kısacası; şiir demek âhenk demektir. Âhenk ise vezinle sağlanır. Bugünkü şartlarda “aruz” bizim için artık bir hayal... Ama “hece” için vakit geçmiş sayılmaz. Yukarıda işaret etmeye çalıştığımız kolaylığı da dikkate alarak -bizim serbest şiir adını verdiğimiz- yeni bir  “hece vezni” seferberliği başlatmalıyız. Türk şiiri yaşayacaksa bence buna mecburuz...

Kaynak Yeniçağ: Serbest vezin - Ahmet SEVGİ

Bilindiği üzere gerçek şiir; mısralardaki kelimelerin anlamlarından sıyrılarak âdetâ sese, mûsikîye dönüşmesiyle vücut bulur. Gayet tabii, bu da “vezin”le olur. Araplar ve Farslar “aruz”la başarmışlar bunu... İslâmiyet’i kabul ettikten sonra biz Türkler de “aruz”u benimsemiş ve bu vezinle belki de Arap ve Farslardan daha mükemmel şiirler ortaya koymuşuz. Mehmet Âkif’in elinde “aruz”un bir Türk vezni haline gelmiş olduğunu biliyoruz. Fakat belirtmeliyiz ki Türk vezni “aruz” değil, “hece”dir. Esasen hiçbir veznin diğerine üstünlüğü de yoktur. Mehmet Âkif “Bülbül” şiirinde -aruzla-:“Eşin var âşiyânın var, bahârın var ki beklerdin//Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül nedir derdin?//O zümrüt tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun,//Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!” diyerek Türkçeyi nasıl tel gibi inletmişse, Faruk Nâfiz de “Çoban Çeşmesi” şiirinde “hece”yle aynı âhengi yakalamıştır:“Ne şâir yaş döker, ne âşık ağlar,//Târîhe karıştı eski sevdâlar://Beyhûde seslenir beyhûde çağlar//Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi.”Gel gör ki biz “aruz”a da “hece”ye de veda edeli yıllar oldu. Çünkü gerek “aruz” gerekse “hece”yle şiir yazmak bize zor gelmeye başladı. Kimse kusuru kendinde arama erdemi göstermediği için de “Vezinmiş, kâfiyeymiş, durakmış, tef’ileymiş, bütün bunlar duyguların önüne çekilen setlerdir. Şair içinden geldiği gibi yazmılıdır. Bu da ancak serbest şiirle mümkün olur.” görüşü dillendirilmeye başlandı. Böylece serbest şiire yöneldik. Fakat ondan da bir netice elde edemedik. Ve şiir bitti...Bu noktada bendeniz diyorum ki kendi veznimiz olan “hece” de basit bir tasarrufta bulunarak “durak” şartını kaldırsak. Yani sadece mısralardaki hece sayısının eşit olmasına baksak... Kanaatimce, böyle bir kolaylık hece veznine rağbeti artırarak serbest şiir macerasının sona ermesini sağlayacak ve Türk şiirine yeni bir soluk getirecektir.Şiirin mevzun -ve tabii mukaffâ- olması gerektiği üzerinde ısrar edişimiz sebepsiz değildir. Zira “vezin” bir âhenk unsuru olmanın yanında bir arayıştır da... Diğer bir ifade ile yeni kelimeler bulabilmenin ve yeni hayaller kurabilmenin yolu vezinden geçer. Serbest şiir sadece mevcutla yetinmeye mahkûm eder insanı. Oysa vezin söz konusu olunca arayış başlar. Vezne uygun kelime bulursunuz, mânâya uymaz. Mânâya uygun kelime bulursunuz vezne ve âhenge uygun düşmez. Bu arayış hem vezne, hem mânâya, hem de âhenge uygun kelimeyi buluncaya kadar devam edecektir ki işte o zaman gerçek şiire ulaşılabilir. Büyük şâir Yahya Kemâl’in bir şiire son şeklini verebilmek için yıllarca üzerinde çalışması, söz gelimi “Açık Deniz” şiirini 14 yılda tamamlayabilmiş olması böyle bir anlayıştan kaynaklanmaktadır.Kısacası; şiir demek âhenk demektir. Âhenk ise vezinle sağlanır. Bugünkü şartlarda “aruz” bizim için artık bir hayal... Ama “hece” için vakit geçmiş sayılmaz. Yukarıda işaret etmeye çalıştığımız kolaylığı da dikkate alarak -bizim serbest şiir adını verdiğimiz- yeni bir  “hece vezni” seferberliği başlatmalıyız. Türk şiiri yaşayacaksa bence buna mecburuz... Kaynak Yeniçağ: Serbest vezin - Ahmet SEVGİ 

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

BİR YOLCULUK HİKÂYESİ

Sevdik birbirimizi, yakışmıştım ben sana. Gölgen gibiydim daima yanında, daima seninle. Yazın o kavurucu sıcaklarında, yollarda ahh!  o yollarda. Torosların kıvrım kıvrım inceliğinde, mis kokulu...

SAYI 2 - AH GÜZEL İSTANBUL!

Sayı: 2 Vapur sesi, martı sesi, denizin sesi, ardından Sadri Alışık’ın güzelim İstanbul Türkçesi… 1966 yapımı siyah beyaz filmde, rengârenk hayallere daldırır bizi Sadri Alışık ve...

ÖTELERDE ÖLÜM YOK DEMİŞTİN

Kafilemiz Bolu Dağı’nda mola verdiğinde ben şair bir abiyle köşedeki masaya oturmuştum. Sen suyu çok seven çocuklar gibi gümrah akan çeşmede elini yüzünü yıkadıktan sonra...

BİLGİ CEBİMDE, BİLGİSAYARIMDA, YANIMDA!...

Geçmişin hiçbir döneminde çağın bilgisine sırtını döndüğü hâlde rahat yaşamış, yükselmiş, ilerlemiş bir toplum yoktur; gelecekte de olmayacaktır. İnsanoğlu kendi devrini doğru okuduğu müddetçe geleceği...

BAYRAM GEÇİNCE

Milletçe sevinç içinde kutladığımız milli ve dini günlerimiz, bayramlarımız … Bayramlarımız, hüznün kederin, sevincin, mutluluğun paylaşıldığı günlerimiz. Sevenlerin ve sevilenlerin bir arada olduğu en tatlı...

VİYANA İZLENİMLERİ

 Viyana’daydım.      Sevdiklerimizin yaşadıkları yerler zihnimizin bir yerinde hep canlılıklarını korurlar. Benim için de Viyana böyledir. Her bahar Viyana’ya doğru akar durur duygularım. Adını kısaltarak ‘’Minik’’...

ZAMANIN DEĞERİ

Değişik kaynaklarda zamanın değişik tanımlarına rastlamak mümkündür. ‘Bugün, nakit; yarın, bono; dün, iptal edilmiş çektir.’, ‘İnsanlar mazinin hasretlisi, geleceğin umutlusu, içinde yaşadığı günlerin de şikâyetçisidir.’...

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR

Edebiyatımızın ve cemiyetimizin renkli ve hareketli simalarından biri olan Behçet Kemal Çağlar, 14 Ekim 1969 günü İstanbul’da vefat etti. Ben, Behçet Kemal’i ilk olarak İstanbul’da, 1954...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL - 5

"Ankara’nın taşına bak Gözlerimin yaşına bak Düşman bizi esir etmiş Şu feleğin işine bak" Mustafa Kemal puslu bir Ankara günü gözlerini hafif kısmış alabildiğine  uzaklara bakıyordu. Alçak tepelerin kuzeyden...

TEVFİK FİKRET VE TÂRİH-İ KADÎM

Târih-i Kadîm Beşerin köhne sergüzeştinden  Bize efsâneler terennüm eden;Bizi, âbâ-i bî-vücûdumuzun  Cevf-i mâzîde bir siyah ve uzun  Gece teşkil eden hayâtından  Ninniler ihtira edip uyutan;

SANAT,EDEBİYAT VE SİYASET...

"Doğduğumuz memleket bütün taştı çakıldı;//Sert yoğrulmuş mayamız bizi dik başlı kıldı.//Yalana baş sallayıp susmasını bilmedik;//Huysuz, geçimsiz diye şöhretimiz yayıldı." mısralarıyla tanıdığımız Mehmet Çınarlı'ya (ö. 1999)...

BARTIN'DAN BATUM’A GİDEN YOL RİZE'DEN GEÇER

Ne güzel demiş şair, “Seher yola giren âşık gece Leylâ’da akşamlar”. Seher, Bartın’dan yola çıkan seyyah, gece Batum’da akşamlar mı bilmem ama ben akşamladım. Hayatımın...

Arif Nihat Asya'da Vatan Sevgisi ve Tarih Şuuru-2

Vatan sevgisinin ideolojik boyutuna bakıldığı zaman, Arif Nihat'ın samimi bir Turancı olduğu rahatça görülür. Ölümünden üç yıl önce kendisine sorulan bir mülâkat sorusuna verdiği şu...

SELİM İLERİ, ESKİŞEHİR, 13.12.2004

Selim İleri adı bende her zaman bir isimden daha fazlası olmuştur. Çağının tanığı özgün bir kalem, kendisiyle barışık ve yeri geldiğinde eksikleriyle yüzleşebilen güzel bir...

Gazel / Muhibbî

1. Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi. 2. Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdur, Olmaya baht ü saadet...

POSTMODERN TOPLUM VE TÜKETİM ÇILGINLIĞI

Anglosakson dünyasının çağdaş sosyologlarından Anthony Giddens Modernliğin Sonuçları adlı çalışmasında modernizmi şöyle tanımlar: “Modernlik, on yedinci yüzyılda Avrupa’da başlayan ve sonraları neredeyse bütün dünyayı etkisi altına alan...

MÜNAZARA İLMİNİN TARİHÇESİ

Tahlil ve tenkide dayalı tartışma geleneğinin İslâm, ilim ve kültür tarihinde önemli bir yeri vardır. Osmanlı medreselerinde ‘âdâbu’l-bahs ve’l-münâzara’ veya kısaca ‘âdâb’ adı altında okutulan...

AŞK GELİNCE CÜMLE EKSİKLER BİTER

İnsan denilen canlı evrimsel olarak hayvanlar alemine mensup olup diğer hayvanlar gibi doğar büyür ve ölür. İnsanı diğer hayvanlardan farklı kılan akla sahip olma, düşünebilme...

KİTAP GEZGİNİ

Kur’an okumayı hakkıyla bilmek… OKUMAK… Güzeldir… Okumak zordur… Okumak meşekkat ister, emek ister, öğrenmek ister… Öğrenmeden okuyamazsın ki…  Her okumanın bir kuralı vardır… Bu kuralları öğrenmeden, bilmeden...

HALK HİKÂYESİ ÜZERİNE

Halk Hikâyesi Tanımı Türk Halk Edebiyatı’nda anlatı esasına dayalı destan, masal, efsane, menkıbe anlatım türlerinden biri olan halk hikâyesinin, birçok edebiyat araştırmacısı tarafından ele alınıp incelenmiş...

İLHAN GEÇER

Sanat ve edebiyat dünyamızın en renkli şairlerinden biri İlhan Geçer, bir kitabına ismini verdiği “Bir Bulut Geçti” şiirinde: Bir bulut geçti gözlerimizden Dekoru değişti oyunumuzun. Ne verdi neler...

ŞİİR(NAZIM) TÜRLERİ

Şiir: Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılmasıdır. Şiiri düz yazıdan ayıran ölçü, mısra, ahenk gibi unsurlar...

Prof. Dr. Milay KÖKTÜRK İle Türk Felsefesi Üzerine Söy…

Sayın Prof.Dr. Milay Köktürk hocamızla, bugünlerde önemli bir tartışma zeminini oluşturan, bazı aydınlarımız tarafından bir medeniyet tasavvurunun ön  şartı olarak görülen "Felsefe" ve "Türk Felsefesi" konularını konuştuk...

HİKÂYEM DERİN SULARA DÜŞTÜ

-Deniz Yüzlüler ve Nun- " Bizi sevenler denizde boğulmasın!" -Hüdâî Kapısı'ndan saygı ile- "Kanadlar bite uçmağa Yedi deryayı geçmeye Eyü yavuzı seçmeğe Hidâyet eyleye Âllâh” Hz. Üftâde Yağmur sokaklara bir dua gibi indi...

BURSA’NIN ROMANTİK SULTANI CEM SULTAN (1)

1499 Yılından beri Muradiye türbelerinin en büyük ve en görkemlisinde kardeşi Şehzade Mustafa ile birlikte yan yana yatan Cem Sultan, şair sultanlar içinde yazdığı şiirlerle...

HAYAT TECRÜBEMİZ ARAF MIDIR?

S. Ahmet Arvâsî Kendini Arayan İnsan başlıklı kitabında üçlü bir tasnif yapar: “İnsanlığın hayatında ilim adamı, sanatkâr ve peygamber üç ana temel renk gibidirler. İnsanoğlu ilim adamı...

İNCE HACI’NIN AĞITI (CERİT -AVŞAR AŞİRETLERİ ÖYKÜSÜ)

Toros Dağlarının başı dumanlandı mı bir kez, Cerit,  Avşar Türkmenlerinde bir telâş başlardı. Kışı zorlu olurdu Torosların… O geçit vermez bayırlar karla dolar, Toroslar yaşanmaz...

ANLAŞILMAK NE GÜZEL ŞEY

‘Ne olduğu bilinmek, kavranılmak; belli olmak, ortaya çıkmak; kıymeti takdir edilmek; bir mesele üzerinde anlaşmaya varılmak, mutabık kalınmak …’ ne güzel şey. İşin iç yüzünü tarafların...

CAHİT ÖZTELLİ

Halk Edebiyatı tarihçisi ve değerli folklorcu Cahit Öztelli ile, şahsen tanışmadan yıllar öncesi mektuplaşmaya başlamıştık. 1962’de ilk baskısını yaptığım “Başlangıçtan Bugüne ka-dar-Kayseri Şairleri” isimli kitabımdan sitayişle bahseden...

K KONAK ROMANINDA “GÜNDELİK HAYAT”IN İZLERİ ÜZERİNE BİR…

İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu rutin ve sıradan bir düzendir. Sosyal bilimlerin dolaylı olarak işlediği kavram; moda, üslupsuzluk, bireysellik,yabancılaşma...

'ÇOK DEĞERLİ' ŞAİR VE YAZAR ARKADAŞLARIMA ÖNERİLERİM

a) Unvan kullanmaya pek itibar etmeyin. Özelikle 'eğitimci yazar', 'yazar / şair' ibarelerinden titizlikle kaçınınız... Hele, 'yedi dağın çiçeği', 'Torosların Gülü' gibi tanımlamalar sizin mezar...

SERBEST VEZİN VE TOPLUMCU ŞİİR

Serbest Vezin Nedir?  Vezni ve kafiyesi serbest olan, önceden belirlenmiş bir kalıbı olmayan serbest nazım şiirleridir. Tanzimat’tan sonra seyrekçe ve yirminci asırdan itibaren sıkça görmeye başladığımız...

BİR ARKETİP OLARAK MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Arketip kavramının ne olduğunu kısaca izah ederek başlamak gerekiyor bu yazıya. Arketip teriminin Türkçedeki karşılığı ilk-örnek şeklindedir ki evrenimizdeki veyahut kendi dünyevi hayatımızdaki herhangi bir...

TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABELER

1- GÖKTÜRK ALFABESİ Türkçe'nin yazıldığı il alfabe, bugünkü bilgilere göre Batı'da "runik" diye tanınan Göktürk alfabesidir. Bu alfabenin eski Türk damgalarından doğduğu, dolayısıyla Türkler tarafından icat...

AHMET KUTSİ TECER VE TİYATRO EDEBİYATIMIZA KATKISI

Ahmet Kutsi Tecer, Türk edebiyat tarihi içerisinde şairliğinin yanında, tiyatro yazarlığı ile de ön plana çıkmış bir yazarımızdır. Tiyatro eserlerinde geleneksel kültür unsurları ile, modern...

AHMET CEVDET PAŞA VE HAYATI

Ailesi ve Medrese tahsili Osmanlı Devleti’nin ilim ve devlet adamlarından olan Ahmet Cevdet Paşa; milâdî 26-27 Mart 1823 (Hicrî 13-14 Recep 1283) yılında şimdiki adı Loveç...

BEN İÇİMİN MAĞARASINDAYIM SEN ELİF MİSÂLİ

Bu ağacı tanıyorum ben…  Belki de hatırlıyorum… Tıpkı kitâbesiz şehirlerin toprağın katmanlarına sırlanmış hâtıraları gibi hatırlıyorum bu mekânı, bu ağacı ve ağaç altında bir elif misâli duran...

SABIR

Teknolojik gelişmelerle bağlı olarak insanın hırsı tahrik ediliyor. Hırs, zamanla tamaha dönüşüyor. Tamahın tabii sonucu da sabırsızlık…Sabır her şeye rağmen susmak değil asla… Ama Sabır...

POSTMODERN ROMAN VE HAZ

Yirmi birinci yüzyılın çetrefilli yaşam şartlarına ayak uydurma çabasındaki roman sanatı şimdi artık estetik ve didaktik yapısını değiştirmiş ve hatta dönüştürmüştür. Klasik roman, bilindiği üzere...

HOCAM HAKKI TARIK BEY

Üstad Necip Fazıla göre, Hakkı Tarık Us: "Her işte kılı kırk yarıcı, gayet ciddi, temkinli herşeyden evvel lisan âlimi ve hastalık derecesinde mantık düşkünü, yalçın bir...

KAYI’NIN KUTLU GÖÇÜ -AHLAT-SÖĞÜT VE DOMANİÇ’İN YÂDIYLA-

Mahan durağından kalktı göçleri Dua içre yedileri üçleri İslam’ın özünden gelir güçleri Bulunmaz yürekte niza ay ana Türk milleti, devletinin devlet-i ebed-müddet olduğuna inanır her zaman. Ve kendi varlığını devletine...

OSMANLI - TÜRK KLASİK ŞİİRİNİN BEHÇET NECATİGİL’DEKİ DÖ…

Osmanlı Türk şiiri ile modern Türk şiiri arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiği sorusu modernleşme sürecindeki Türk Edebiyatı'nm önemli tartışma alanlarından birisini ortaya çıkarmıştır. Osmanlı-Türk klasik...

KALBİN KALBE SECDESİDİR AŞK!

Hiç sizi yaralayanı, öldürmek isteyeni, elinin çamuruna, yüzünün karasına bakmadan affettiğiniz oldu mu? Hayır mı?“Sevgiyi senden öğrendim…” diyor şarkılar… Yalan! Gerçekte bir sevgi ve aşk varsa o, dünyanın...

RAUF DENKTAŞ'TA VATAN

Mustafa Necati Sepetçioğlu “Kıbrıs” la ilgili yayınladığı eserlere “Sabır Ağacı” ismini verdi. İlk sekiz kitap, müstakil olarak Kıbrıs’ın kadim tarihinden başlayıp, 1974 Kıbrıs barış Harekâtı...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Yeşil Çeşme

Beni o büyük çocuklar karşında koruyan diyemem ama hiç olmazsa teselli eden bir kız vardı: Polika! Kasabaya taşındığımız gün gavur diye horladığım için bana...

YAHYA KEMAL TAŞTAN - BALKAN SAVAŞLARI

Yahya Kemal TAŞTANÖtüken Neşriyat, 2017 Âdeta Balkan İmparatorluğu addedilebilecek Osmanlı Devleti’nin son asrında cereyan eden Balkan Savaşları; Türk...

PEYAMİ SAFA-1

Şair İsmail Safa'nın oğlu ve «Mahşer», «Bir Akşamdı», «Şimşek», «Fatih - Harbiye», «Dokuzuncu Hariciye Koğuşu». "Bir Tereddüdün Romanı», «Biz İnsanlar"...

YILDIRIM GÜRSES

Yıldırım GÜRSES Saygı ve rahmetle anıyoruz. Yıldırım Gürses, 21 Ocak 1938 tarihinde Bursa’da doğmuştur. Babası Ziraat Bankası memurlarından Nasuhi Bey ve...

TÜRKMEN FERYADI: BOZLAK

Ahmet URFALI

Boz toprakta rızkını arayan insanın hüzünlü bir haykırışıdır bozlak. Bozlak, dayanılmaz hasretlerin, akıl almaz kahramanlıkların, kılıç zoruyla sağlanan...

ZAMANIN DEĞERİ

Özcan TÜRKMEN

Değişik kaynaklarda zamanın değişik tanımlarına rastlamak mümkündür. ‘Bugün, nakit; yarın, bono; dün, iptal edilmiş çektir.’, ‘İnsanlar mazinin hasretlisi,...

ANADOLU ESNAF TEŞKİLÂTININ PİR’İ:

Ali_Alper ÇETİN

Ali Alper ÇETİN Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu’da güçlü bir devlet, ileri bir medeniyet kuran Selçuklu Devleti, Moğol akınları yüzünden onüçüncü yüzyılın sonlarına...

ANLAMIN BAĞLAM AÇISINDAN İNCELENMESİ

Edebiyat Dunyamız

Semantics ve pragmatics alanlarına bakış Anlam konusudilbilimde semantics (anlambilim) ve pragmatics (edimbilim) alt başlıkları ile ele alınır. Anlambilimin...

AHMET HAMDİ TANPINAR VE YAZ GECESİ

(23.6.1901 - 24.1.1962) Doğ. ve Ölm.: İstanbul Çeşitli ortaokul ve liselerde okuduktan sonra İstanbul Edebiyat Fakültesi'ni bitiren Ahmet Hamdi Tanpınar,...

ÂŞIK SEYRANİ

Develi'li (Everek'li) Seyrani'nin doğum tarihi kesin değildir. 1800 veya 1807 yılında doğduğuna dair kayıtlar vardır. Bugün Kayseri ilinin ilçesi olan, o...

ALFABE MÜELLİFİ AHMET HİLMİ GÜÇL

Küçüklüğümden beri en büyük idealim olan "Gazetecilik" mesleğine atılmam "Alfabe Müellifi" Ahmet Hilmi Güçlü Hocanın tavassutu ile mümkün olmuştu. Hocanın o...

BEN BİR GÜRGEN DALIYIM - HASAN ALİ TO

Hasan Ali Toptaş’ın 2003 yılında yazdığı “Ben bir Gürgen Dalıyım” romanı kitabın tanıtım kısmında da yazdığı gibi yemyeşil umutların, horgörülen ufukların,...

digertumyazilar

TARİH GEZGİNİ
TARİH GEZGİNİ

Alfabetik

Abdullah SATOĞLU
Prof.DR.Hilmi ÖZDEN
Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ
Özcan TÜRKMEN
"evrak : 1. yapraklar, kâğıtlar, 2. arşiv. "

Üye Girişi

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
2842589
Bugün
Dün
Geçen Ay
2648
8556
260070

Your IP: 54.36.150.119
16-06-2019