Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

ahmetercilasunHerhangi bir sözün anlamını öğrenmek istediğimiz veya sözün ne anlama geldiği konusunda tereddüde düştüğümüz zaman sözlüğe bakarız. Sözlükler bunun için vardır. Çok iyi bildiğimizi sandığımız kelimeler için de sık sık sözlüklere bakmalıyız.

Çok iyi bildiğimizi sandığımız sözlerden biri de Türk sözüdür. Bence kendi bilgimizden emin olmadan, başkalarının bilgilerini eleştirmeden önce sözlüğe baksak iyi olur. Türkçe Sözlük'ün 11. baskısında Türk sözünün tanımı şöyledir:

"1. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. 2. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse."

Acaba ikinci anlam, Cumhuriyet döneminde özel olarak mı çıkarılmıştır? Bunu anlamak için de Şemsettin Sami'nin, Cumhuriyet'ten yirmi küsur yıl önce basılmış Kamûs-ı Türkî'sine bakmak gerekir. Oradaki Türk maddesini sadeleştirerek veriyorum:

"Esas olarak Asya kıtasının kuzeybatı yönünde yayılmış bulunan büyük bir millettir ki oradan çeşitli tarihlerde cihangirlik ve ülkeler fethetmek yoluyla güneye ve batıya doğru yayılarak Avrupa'nın dahi güneydoğu yönlerine sokulmuşlardır. Çeşitli şubelere bölünmüş olup İslam'dan önce 'Uygur' ve günümüzde (20. yüzyılın başında - ABE) 'Çağatay' ve 'Osmanlı' şubeleri edebî dile nail olmuşlardır."

Demek ki Türkiye Türkçesinde Türk sözü, bir yandan dar anlamıyla Türkiye Türklerini ifade ederken, bir yandan da geniş anlamıyla bütün dünya Türklerini ifade ediyormuş.

Böyle şey olur mu? Yani bir sözün böyle iki anlamı olur mu? Elbette olur. Çok anlamlılık, evrensel bir olgudur ve dil biliminin önemli bir konusudur.

11. yüzyılda da Türk sözünün dar ve geniş olmak üzere iki anlamı vardı. 11. yüzyıl deyince Dîvânu Lugâti't-Türk'e bakmamız gerektiği anlaşılmış olmalı. Kâşgarlı Mahmud Türk maddesinde aynen şöyle söylüyor: "Nuh'un oğlu Türk'ün oğullarına yüce Allah tarafından verilmiş bir isimdir."

Burada Türk'ün geniş anlamı verilmiştir. Kâşgarlı Mahmud, Türk adının Allah tarafından verildiğini anlatan kutsi hadisi aktardıktan ve Türklerin meziyetlerini saydıktan sonra şöyle devam eder: "Onlardan 'biri' için de Türk denir; hepsi için de. 'Kimsin' anlamında Kim sen denir; 'Türküm' anlamında Türk men diye cevap verilir." Burada da tek kişi söz konusu olunca "dar anlam", Türklerin "hepsi" söz konusu olunca "geniş anlam" verilmektedir.

Kâşgarlı Mahmud eserinin giriş kısmında da "Türk"ü geniş anlamda kullanır. "Türkler aslında yirmi boydur." der ve batıdan doğuya o zamanki Türk boylarını sayar: Beçenek, Kıfçak, Oğuz, Yemek, Başgırt, Basmıl, Kay, Yabaku, Tatar, Kırkız, Çigil, Tohsı, Yağma, Uğrak, Çaruk, Çomul, Uygur, Tangut. Kâşgarlı burada 18 boyu sıralamıştır. Birkaç sayfa sonra dillerinden söz ettiği Bulgar ve Suvar boylarıyla sayı 20'ye ulaşır.

Dîvânu Lugâti't-Türk'te lehçeler arasındaki farklar anlatılırken "Türk" kelimesi dar anlamda kullanılır: "Gidilecek yere Türkler bargu yir derler; Oğuzlar onu barası yir'e çevirirler." Kâşgarlı, "inci"ye Türklerin yinçü, Oğuz ve Kıpçaklarınsa cinçü dediklerini de kaydeder.

Bu durumda Kâşgarlı Mahmud çelişkiye mi düşüyor? Kıpçakları ve Oğuzları "Türk" kavramının dışına mı çıkarıyor? Hayır. Yirmi boyun içinde Kıpçak ve Oğuzları da saydığına göre onları da Türk kabul ettiği muhakkak. Ama "Türklerde böyle, Kıpçaklarda, Oğuzlarda böyle" derken "Türk"ü dar anlamda kullanıyor ve o zamanın ölçünlü (standart) Türkçesini konuşan Kâşgar ve çevresindeki Türkleri kastediyor.

Dîvânu Lugâti't-Türk'te "Türk"ün bir anlamı daha var. Bunu da çok anlamlılığın başka bir örneği olarak kaydedelim: "Meyvelerin olgunlaşma zamanının ortasını bildiren bir edat. Türk üzüm ödi üzümün olgunlaşma vaktinin ortası, Türk kuyaş ödi gün ortası, Türk yigit gençlik çağının ortasına gelmiş genç."

Kaynak Yeniçağ: Türk kavramı ve sözlüğe bakmak - Ahmet B. ERCİLASUN 

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

TEDBİR

‘Düşüne düşüne görmeli işi / Sonradan pişman olmamalı kişi’, ‘Eşeğini sağlam kazığa bağla da…’ ifadelerini, eminim, sık duymuşsunuzdur. Tedbiri ve tedbirli olmayı anlatır bunlar ve...

KADİM LİTERATÜRDE DİLİN “İLÂHİ CİHETİ” ve ANTİK TABLET…

İnsanlık sadece bu çağda değil, târihin her devrinde kadim literatüre aynı suali sormuştur; İnsanın ve dilin kökeni ne? Dilin ilâhi ve beşerî ciheti târihçilerden ziyâde, kadim...

HAYY DEDİN ve DİRİLDİM!

Efendim! Hayy dedin ve dirildim! Hayy dedin! Ben bir zemberekteydim… Hayy dedin ve ben çark ettim! Meğer bir cezbe hâlinde yıllarca dönerken kelimelerim, etrafında çark ettiğimin farkında bile değilmişim. Öylesine...

ALİ AKBAŞTA SILA HASRETİ

Ali Akbaş, Türkiye’de hayli zamandır işleyeduran entellektüelleştirme mekanizmasının -tepeden tırnağa- içinden geçtiği halde, Anadolu insanının sıcak, sade, yumuşak yönlerini mizâcının aslî unsurları olarak saklamayı becerebilen...

ŞEHZÂDE MUSTAFA HADİSESİ

Bir şehzadenin, hem de devrin padişahı olan babası tarafından öldürülüşü ve bu hadisenin akabinde bir çok şairin bunu şiirlerinde işlemesi edebiyat tarihimiz açısından olduğu kadar...

SOSYAL MEDYANIN KAYPAK ZEMİNİ

Twitter ve Facebook şeklinde muhtelif ortamları bulunan sosyal medya bir iletişim ağı olarak bütün insanlığın gündelik hayatına derinlemesine nüfuz etmiş yeni bir olgudur. Sosyal medyayı...

PROF.DR.CAN ÖZGÜR

1962 Eskişehir doğumlu. İlk, Orta ve Lise tahsilimi Eskişehir’de tamamladı. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl mezun olduğum...

YAPI, ANLAM VE KÖKENLERİ BAKIMINDAN AZERBAYCAN TÜRKÇESİ…

Söz varlığını oluşturan unsurlardan renk adlarını incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlayan bu çalışmada yapı, anlam ve köken bakımından Azerbaycan Türkçesindeki renk adlarının oluşum şekilleri ve özellikleri...

NUREDDİN YILDIZ HOCA'NIN YILDIZI ITRÎ İLE NEDEN BARIŞMA…

Tabloda bir hoca…Arkasındaki kütüphanede hadis, siyer, fıkıh ve tefsir gibi okunmayan, okunsa da anlaşılmayan, ezberlense de unutulan cilt cilt kitapların maşerî bekçisi... Hatta otoritesi… Yıllardır...

TÜRK ŞİİRİNDE NAZIM BİÇİMLERİ VE TÜRLERİ

Nazım Birimi Şiirde iki temel unsur vardır.Bunlar “biçimsel(dış)” ve “içeriksel(iç)” olarak sınıflanabilir. Biçimsel unsurların başında nazım birimi gelir. Şiiri oluşturan dize kümelerin “nazım birimi” denir...

OYSA CEMİYET HAYÂTI DENİLEN BU ÇAĞDAŞ ÇÖLDE KALBİN KALB…

Hiç sizi yaralayanı, öldürmek isteyeni, elinin çamuruna, yüzünün karasına bakmadan affettiğiniz oldu mu? Hayır mı?  “Sevgiyi senden öğrendim…” diyor şarkılar… Yalan! Gerçekte bir sevgi ve aşk varsa o, dünyanın...

TÜRKLÜK KAVRAMI VE SÖZLÜĞE BAKMAK

Herhangi bir sözün anlamını öğrenmek istediğimiz veya sözün ne anlama geldiği konusunda tereddüde düştüğümüz zaman sözlüğe bakarız. Sözlükler bunun için vardır. Çok iyi bildiğimizi sandığımız...

ZAMAN, DİL VE EĞİTİM

Zaman acımasızdır. Kendine ayak uyduramayanı affetmez. Zamanın gerekliliklerini yerine getiremeyen hemen her kurum yok olmaya mahkûmdur. Değişen şartlara uyum sağlamak isteyenler bünyesine her gün fikri ve maddi...

BİR YOLCULUK HİKÂYESİ

Sevdik birbirimizi, yakışmıştım ben sana. Gölgen gibiydim daima yanında, daima seninle. Yazın o kavurucu sıcaklarında, yollarda ahh!  o yollarda. Torosların kıvrım kıvrım inceliğinde, mis kokulu...

HALK HİKÂYELERİNDE MİTOLOJİK SAYILAR VE RENKLER

Mitolojinin zengin dünyası içinde yer bulan sayılar ve renklerin görünümleri halk hikâyelerine de yansımıstır. Böylece hikâyelerde islenen sayılar ve renkler, mitolojik kökenli olmalarından dolayı, hikâyelere...

PEYAMİ SAFA-1

Şair İsmail Safa'nın oğlu ve «Mahşer», «Bir Akşamdı», «Şimşek», «Fatih - Harbiye», «Dokuzuncu Hariciye Koğuşu». "Bir Tereddüdün Romanı», «Biz İnsanlar" romanlarının müellifi Peyami Safa'ya otuz...

BIRAKIN OYNASIN ÇOCUKLAR

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim...

SANAT NİÇİN GEREKLİDİR?

“Sanatı olmayan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Mustafa Kemal Atatürk Çağdaş estetikçilerden Suzanne Langer “sanatçının dile getirdikleri kendi duyguları olmayıp, insan duyguları hakkında bildikleridir,” diyor...

İKİ KAVRAM: MİLLİ EGEMENLİK VE CUMHURİYET

Her millet, bugününü kendi iradesi doğrultusunda yaşamak, geleceğini de aynı iradeyle kurmak ister. Eğer bir toplum bu iradeyi kullanma bilincine ulaşmamışsa, hele hele onu başka...

KIZDIRAMAZSIN BENİ!

Doğrusunu söylemek gerekirse şimdiye kadar hiç duymadığım bir cümle: “Kızdıramazsın beni”. Bilakis sabır törpüsü olduğum durumları hatırlıyorum. Oysa Nasreddin Hoca fıkraları yakından baktığımızda kulağımıza fısıldar...

ÖĞRETMENE MEKTUP

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM, Beni tanıdığını, beni anladığını biliyorum. Sana güvenerek içimden geleni seslendirmek istedim: Hayat bu, kimi ağlar kimi güler; sen gülümse öğretmenim. Özün güldükçe yüzün gülüyor. Her...

MİLLÎ EDEBİYATIN ÖNCÜSÜ: MEHMET EMİN YURDAKUL

1921 yılında, Türkiye bir ölüm-kalım savaşı içindedir. Milletin tek umudu Mustafa Kemal Atatürk’tür…Anadolu’nun dişini tırnağına takıp Kurtuluş Savaşı’na “Ya istiklâl, ya ölüm!” parolasıyla katıldığı günler, Ankara’ya bir...

OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ

“Volkan gibi lâv atmış, ne susmuş ne sönmüşüm Ben bir fikir uğruna çılgınlara dönmüşüm!... ”Hacmi küçük olmasına rağmen, gerçekten büyük bir dâvayı, mazisini kaybeden bir...

MİLLİ EGEMENLİK

Egemenlik, TDK sözlüğünde; ‘’Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin hepsi, hükümranlık, hâkimiyet.’’ anlamında kullanılmaktadır. Başka sözlüklere de bakıldığında aynı ifadeyle karşılaşmak mümkündür: ‘’...

AZERBAYCAN, İRAN VE TÜRKİYE TÜRK HALK HİKÂYELERİNDE ERZ…

Türk halk hikâyelerinde mekân unsuru olarak şehirlerin, bu cümleden olarak Erzurum şehrinin önemli bir yeri vardır. Bazı halk hikâyelerinde ad, sıfat olarak görev alan Erzurum...

İRFAN ORGA - BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ

Kitapta savaş öncesi, savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde yaşanan değişmeler ve çektikleri ızdıraplar anlatılmaktadır. Yazar ve ailesi Sultanahmet Camisinin arkasında bir çıkmaz sokakta...

ÂŞIK PAŞA’NIN TORUNU, ÜLKÜCÜ BİR AYDIN: ÂŞIK PAŞAZADE

Ali Alper ÇETİN Onbeşinci yüzyılda Fatih Sultan Mehmed’le birlikte İstanbul’un fethini yaşayan, o günlerin hatıralarını yalın bir Türkçeyle yazdığı “Tevarih-i Âl-i Osman- Osmanoğulları Tarihi” adlı eseriyle bize...

CENGİZ AYTMATOV

(d. 12 Aralık 1928, SSCB - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Türk Dünyası'nın ünlü yazarlarından.[1]. Dünya edebiyatında tartışılmaz bir yere sahip kitaplarıyla Türk kültür zenginliğini...

PROF.DR. RAHMİ KARAKUŞ İLE FELSEFE VE TÜRK FELSEFESİ ÜZ…

Değerli Hocamız Prof.Dr. Rahmi Karakuş ile “Felsefe, dünya görüşü, ideoloji, Türk düşüncesi, bir Türk felsefesi ortaya konulabilir mi, imkânlar, prensipler, değerler…” üzerine konuştuk. Hocamız geleceğe...

NÎGÂRIM DİLBERİM YÂRİM NEDÎMİM MÛNİSİM CÂNIM - NESİMÎ

(XIV. YÜZYIL) Nîgârım dilberim yârim nedîmim mûnisim cânım Refîkim hem-demim ömrüm revânım derde dermânım Sevgilim, dilberim, yârim, alışığım, canım; Yoldaşım, ayrılmazım, ömrüm, ruhum, derde dermanım

ÇAM KOZALAĞININ İSYANI - ÖYKÜ

Çam ağacı mutluluk içinde yemyeşil ormanda, sarı yıldızların altında huzurlu yaşıyordu. Çalışan diğer ana baba çam ağaçları gibi; --Huzur dolu günler gelip geçti. Ne zaman mı? Elbette bu...

KİMİ (NİÇİN) AFFEDELİM

Nefret ve intikam hissi, bize büyük zarar(lar) verir. Affetmek, geçmişteki olumsuzlukların tesirinden kurtulmak, onların hayatımızı kontrol altında tutmasına son vermektir. Nefretin gittikçe arttığı günümüzde affetmeye her zamankinden...

Muhakemetü'l Lügateyn Nedir?

Ali Şir Nevai’nin yazdığı, kelime anlamıyla “İki dilin kıyaslanması” anlamına gelen Muhakemetü'l Lügateyn’i inceleyeceğiz bu yazımızda.. Muhakemetü'l Lügateyn Nedir? Muhakemetü'l Lügateyn, Orta Asya edebiyatının Çağatay sahasının en...

PROF.DR. Saadettin Yıldız ile Türk Dili,Dil, Kültür ve …

Hocamız saygıdeğer Prof.Dr. Saadettin Yıldız ile "Dil" ve "Edebiyat" üzerine konuştuk. Sorularımıza öyle cevaplar verdi ki ufkumuz açıldı, pek çok şey öğrendik. Bu keyifli sohbeti mutlaka okuyunuz...

NİHAL ATSIZ

Türkçülük ülküsünün büyük önderi, kudretli şâir ve tarihçi Nihal Atsız’ı 11 Aralık 1975 günü, beklenmedik bir anda kaybettik. 1975 yılı içinde Arif Nihat Asya, Necdet...

TÜRKÜ(LERİMİZ) BİZİ SÖYLÜYOR MU(YDU)

Türkünün konusu insan ... İnsanın başından geçenler, insanın başına gelenler, insanların gönül ve ülkü dünyaları ... Bunların dile ve tele gelişi... Türkülerimiz köy köy, oba oba, burcu burcu...

MUSTAFA KUTLU’NUN BİSİKLETİ

-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde Anadolu çocuklarının en büyük hayallerinden birinin “bisiklet” olduğu görülür. Sizinki gerçekleşti mi bilmiyorum ama...

DEMİRPERDE TOPLUMUNUN İRONİK VE TRAJİK ANLATISI: ÖLÜM H…

Azerbaycan’ın çağdaş yazarlarından Elçin Efendiyev’in (doğumu 1943) büyük romanı Ölüm Hükmü (1989)[1] yalnızca Azerbaycan’ın değil, Türk ve Dünya edebiyatlarının, özellikle de Batı Türkçesinin konuşulduğu coğrafyanın en önemli romanlarından...

TÜRK DİLİNİN GERÇEK SAVUNUCUSU: ÂŞIK PAŞA

Türk dilinin gelişmesi ve yayılmasında büyük hizmetleri bulunan, bu uğurda ölümsüz eserler yazan ilk Türkçeci şairlerimizden Âşık Paşa’nın kimliğini oluşturan başlıca öğe, onun Türk diline...

ŞEHİTLERİMİZ İÇİN

Ben Yemen ağıtlarıyla büyüdüm. Dedem Yemen gazisiydi, gidip de dönebilenlerdendi. Dedemin ağabeyi de Yemen’de şehit olmuştu. Dedem her gün makamıyla Yemen ağıtlarını havalandırırdı:Aman ana… Canım...

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI ROMANINDA HALK BİL…

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi mücadeleler ile...

FAZE BAYRAKTAR

Zengin folkloru ile, mimarisi ile, gelenek ve görenekleri ile hepsinin üstünde bozulmayan insan karakteri ile otantik Türk kültürünü yaşayan ve yaşatan güzel beldelerimizden biri olan “Kastamonu”da, çeşitli...

GÖNÜL NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

Eğer cevabınız “hayır” ise yazıyı okumayı bırakın. Bu gönül yolculuğu başlamadan bitsin. Bu yazı, gönül nedir bilenler içindir. Yalnız burada “bilen” derken Yunus Emre’nin “kuru...

ALİ AKBAŞTA SILA HASRETİ

Ali Akbaş, Türkiye’de hayli zamandır işleyeduran entellektüelleştirme mekanizmasının -tepeden tırnağa- içinden geçtiği halde, Anadolu insanının sıcak, sade, yumuşak yönlerini mizâcının aslî unsurları olarak saklamayı becerebilen...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

EMİRDAĞ AĞZI - ÖZCAN TÜRKMEN

Birinci baskısı Emirdağlılar Vakfı’nca (2013), İkinci baskısı Emirdağ Belediyesi’nce (2017) yapılan ağabeyim sayın Şükrü TÜRKMEN ile yazdığımız Örnekleriyle EMİRDAĞ AĞZI kitabımızdan...

Son Sığınak Aile

Prof. Dr. Nevzat Tarhan NESİL YAYINLARI • Evliliğe hazır mıyım?• Niçin evlenmeliyim?• Flörtsüz evlilik olur mu?• Aşk olmadan evlilik yürür mü?• Eşimi tanımak...

Arif Nihat Asya

Arif Nihat ASYA Türk Edebiyat Tarihi'ne "Bayrak Şairi" olarak adını yazdıran Arif Nihat Asya, 7 Şubat 1904 yılında Çatalca'nın İnceğiz Köyü'nde dünyaya geldi. Babası...

İŞRAK DUYGULARI - AHMET URFALI

İŞRAK DUYGULARI - Ahmet Urfalı RUMİ YAYINLARI Araştırmacı-eğitimci-şair Ahmet Urfalı'nın yeni şiir kitabı “İşrak Duyguları” Rumi Yayınları'ndan piyasaya sürüldü....

HİÇ BÖYLE GÜZEL BİR MEKTUP ALDINIZ

Edebiyat Dunyamız

Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun 1977 yılında oğlu Ali’ye hitaben yazdığı mektup günümüz gençliğine de önemli tavsiyeler içeriyor. İnternette çeşitli sitelerde...

TANZİMAT EDEBİYATI -III (İkinci Döne

Edebiyat Dunyamız

       II.Dönem Tanzimat Edebiyatı (1878-1896) Özellikleri:  1-Sanat sanat içindir görüşü benimsenmiştir. 2-Bu dönem sanatçıları toplum sorunlarından ve siyasetten uzak...

GÖÇMENLER SIĞINAĞI ANADOLU

Ahmet URFALI

Kanadı kırık güvercinler gelir sana sığınmaya. Özgür yaylalarında tedavi olmaya koşar yaralı ceylanlar senin. Sen öğüdünü “gel” diyen Mevlana’dan alırsın. “Yaratılanı...

İDEOLOJİLERDEN KİMLİĞE; YENİ SOSYA

Edebiyat Dunyamız

16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg, çevre sorunları ve geleceğine olan etkisini konu alan İsveç parlementosu önünde yaptığı eylem ile bir sosyal hareket...

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNAN PA

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması ihmal edilmiş konulardandır. Öyle ki bu konuda, bildiğimiz kadarı ile...

HALK ŞİİRİNDE UYAK VE REDİF

Halk şiirinde uyak, uyak ya da ayak terimleriyle anılır. Divan şiirinde olduğu gibi, halk edebiyatının uyak konusunda kuralcı bir tutumu yoktur. Halk şairleri en...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

  Meclis kürsüsünün siyah örtüsü TBMM’in deki her konuşmasında Mustafa Kemâl Paşanın gözüne ilişmekteydi. Yeşil Bursa’nın işgal edildiği günden beri o örtü duruyordu....

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi...

digertumyazilar

TARİH GEZGİNİ
TARİH GEZGİNİ

Alfabetik

Abdullah SATOĞLU
Ali_Alper ÇETİN
Prof.DR.Hilmi ÖZDEN
Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ
Özcan TÜRKMEN
Prof.Dr. Saadettin YILDIZ
"efkâr-ı umûmiyye: halkın, umûmun düşüncesi. 2. düşünme, endîşe, vesvese, kuruntu, niyet, maksat; rey'. "

Üye Girişi

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
3154223
Bugün
Dün
Geçen Ay
3050
7696
277047

Your IP: 172.68.11.190
19-07-2019