Pazartesi 16 Eylül 2019
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

ideolojiler16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg, çevre sorunları ve geleceğine olan etkisini konu alan İsveç parlementosu önünde yaptığı eylem ile bir sosyal hareket oluşturdu. Bu sosyal hareketle, onun sayesinde ekoloji Avrupa Parlementosu’nun en önemli gündem konusu haline geldi. Şimdi dünyanın farklı yerindeki gençler, gelecekte daha iyi bir çevre için Greta’nın başlattığı harekete katılıyor, sesini duyuruyor. 

Sudan’daki yönetim karşıtı protestoları 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Alaa Salah çok daha farklı bir boyuta taşıdı. Salah, “Mermi öldürmez; insanların sessizliği öldürür. Sudanlı kadınları kitleler halinde sokağa çıkmaya teşvik ediyorum. Tiranı devirelim. Zafer bizimdir” sözleri ve protestolardaki aktif yeri ile Sudan’daki kadınları harekete geçmeye yöneltti. Bu seyir benzer bir çok ülkedeki kadınları da  hareketlendirmeyi başardı. 

Günümüz dünyası bu örneklerle dolu ve örnekler ard arda geliyor. Farkedilmesi çok zor değil, biraz uğraşan ve bir çıkış bulan herkes kendisini etkileyen sorunları hızlı bilgiye erişim ve paylaşım sayesinde bir sosyal harekete dönüştürebiliyor, aynı sorunu paylaşan insanları kolaylıkla harekete geçiriyor.

Fransız İhtilali, Ekim Devrimi, Büyük Yürüyüş (Çin) gibi tüm toplumu güçlü ve büyük ortak bir hedefte toplayıp, dünyayı etkileyen ve değiştiren sosyal hareketlerden farklı olarak, endişeler daha bireysel, hareketler daha lokal hale geliyor. 

Peki tam olarak nasıl şekilleniyor bu yeni sosyal hareketler ?

Öncelikle, yeni sosyal hareketler Fransız Devrimi veya Marksizm’deki gibi felsefi bir dayanağı, bir dünya görüşünü, onun ideolojisini ve o yönde toplumsal değişimleri esas almıyor. Konuları günlük bireysel veya bir çıkar grubu sorunlarıyla  ilgili, amaçları sadece o konuyu menfaat yönünde çözmek, işlevselliği de lokal. Yeni sosyal hareketler ağırlıklı olarak çevre, cinsiyet, cinsel tercih, kimlik gibi post-meteryalist ve gündelik yaşam ile iç içe olan konuları içeriyor. Artık devrimci güçler yok, çıkarı olanlar ya da çıkarı zedelenenler var. 

Yaşadığımız günlerde konu edilen sosyal hareketleri orta-sınıf ve eğitimli insanlar yürütüyor. Eski sosyal hareketlerden ve Büyük Buhran’dan sonra gelişen Keynesyen ekonomi modeli sayesinde oluşan bu orta sınıf, genellikle sosyal hareketler bağlamında şu şekilde tanımlanıyor; yüksek eğitimli, ancak toplumdaki pozisyonundan memnun olmayan, beklentileri neyse onda tatmin olmamış, yaşanan sosyal çevrenin sorunlarında söz hakkı olmak isteyen grup. 

Eski sosyal hareketlerde ezilen – ezen, köylü – aristokrat, işçi – burjuvazi sınıfları karşı karşıyaydı, esasta bir sınıf mücadelesi mevcuttu, sorunları sınıf çıkarına kökten çözmek ve mutlak zafere ulaşmak ana hedefti. Yeni sosyal hareketlerde ise kökten sorunları çözme gibi bir dert yok, endişe ettiğimiz konular küçük çapta, lokal ve kimliksel endişeler taşıyor ve diğer sosyal sorunları göz ardı ediyor. Ayrıca, bu yeni sosyal hareketler sadece bilinen sosyal genellemelere dayanmıyorlar, yoğun bir seviyede toplum içinde yaşadığımız bireysel deneyimler sayesinde ortaya çıkıyorlar, yani deneyimlerimizin sembolik olarak temsili bu sosyal hareketleri ortaya çıkarıyor. 

Peki kökten sorunları çözmeyen, hakim paradigmayı hedef almayan, farklı endişelere sahip insanları farklı hareketlerde biraraya getiren bu yeni sosyal hareketler, eski sosyal hareketler ve devrimler kadar dünya sistemlerindeki sorunlar, yaşanan günlük olaylar ile başa çıkabilecekler mi ?

Şunu belirtmek gerekir ki, yeni sosyal hareketler küçük çapta ve lokal konulara yönelmiş olmalarına karşın, eski sosyal hareketlerden farklı olarak esnek bir hedef kitleye ve birbirleri ile iç içe geçme özelliğine sahipler. Yani, kadın hakları konusunda gelişen feminist bir hareket diğer yanda gelişen LGBT hareketi ile bir araya gelebilir, kitle ne kadar heterojen, hedefler farklı olsa da hareketlerin iç içe geçişi, çıkar birlikteliği ya da yön birlikteliği nedeniyle kolaydır. Bu durum bize yeni sosyal hareketlerin var olan düzene karşı nasıl ortaya çıkacağı konusunda fikir veriyor; insanların farklı endişeleri, farklı sosyal hareketlerde buluşuyor daha sonra bu endişeler ve sosyal hareketler bir araya gelerek sosyal ve kültürel sorunları sadece o sorun bazında tek tek çözmeye çalışıyor. 

Sonuç olarak, fikirleri ve sosyal hareketleri ait olduğu dönem ve o dönemin dinamiklerine, kavramlarına ve düşünce şekillerine göre değerlendirmek, doğru sosyolojik ve politik incelemeler için önemlidir. Bu bağlamda, yeni sosyal hareketleri, eski sosyal hareketler için geçerli olan, onlar için üretilmiş kavramlar, fikirler ve ideolojiler ile değerlendirmek bu sosyal hareketleri anlamayı ve gelecekteki yönünü görmeyi zorlaştıracaktır. 

Sosyal hareketlerin kazandığı bu yeni karakter aslında, toplumlar adına da bir dönem atladığımızın göstergesidir. İnsanların artık sahip olduğu endişeler, ürettikleri söylemler değişiyor ve yeni sosyal hareketleri oluşturuyor. Bu sayede, bilinen ideolojiler, siyasi fikirler ve kavramlar da yeni boyutlar kazanmak zorunda kalıyor. Yeni sosyal hareketlerin oluşturacağı muhtemel sonuçlar henüz bizim için belirsiz durumda, yani bu hareketler bizim için şu an tarihsel anlatılardan öte bir tür sosyal labaratuvar, yaşadıkça, deneyimledikçe bu hareketlerin evrimini ve dünya sistemi üzerinde yaratacağı etkileri birlikte göreceğiz.  

Melike METİNTAŞ

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

DÜŞÜNCE

Fransız filozof matematikçi Rene Descartes(1596 - 1650)’in ‘Düşünüyorum, o hâlde...

SEGİYT REMİEV VE NESİMÎ

Araştırmamızın amacı XX. yüzyıl başında Tatar edebiyatının önemli isimlerinden o...

TÜRKÇÜ FİKİR VE SANAT DERGİSİ : ÇINARALTI

Halk Fırkasından olmayan insan sayılmadı Bir tehlikeydi millete hürüm demek bi...

BİR MİSTİK EDA ŞAİRİ OLARAK AHMET MUHİP DIRAN…

Ahmet Muhip Dıranas modern Türk edebiyatında hece şiirini Necip Fazıl ve Ziya Os...

ANADOLU MECMUASI

Cumhuriyet'in ilk yıllarında yayımlanan fikrî, ilmî ve edebî muhtevalı aylık der...

TÜRK EDEBİYATI TARİHİNDE MÜHİM BİR MECMUA: AK…

(1922–1977) (...) Yusuf Ziya Ortaç, Bizim Yokuş adlı hâtırâtında Akbaba’nın ...

1940 SONRASI TÜRK EDEBİYATI

Bu dönemde farklı şiir anlayışlarının çıkmasının nedeni dönemin kültür...

SAYI - 10 HALİDE EDİB’İN 1916 YILI TEFTİŞ RAP…

Mükemmel eğitim modeli arayışından önce memlekette eğitime dair bir durum tespit...

İNSANI YETİŞTİRMEK

En büyük problemlerimizden biri, insan ilişkileri. Birbirimizi tanımıyoruz, tanı...

VARLIĞIN EVİ

Böyle yazıyordu kütüphanesinin duvarında asılı duran hat tabloda...Fincanından i...

ROMAN SANATININ MİLLETLEŞME SÜRECİNE KATKISI

Mitolojik çağlara kadar inen anlatı sanatlarının en yeni üyesi olan roman sanatı...

HAYY DEDİM VE DİRİLDİM - SALİHA MALHUN-

"Hani Ahmed er-Rüfaî Hazretleri'nin 'aşk, aşk, aşk' diyerek sema ederken kaybolm...

ÇAĞDAŞ KÜRESEL MEDENİYET

Sayfa Sayısı:  248 sayfaKağıt Cinsi:  2. hamurKapak Cinsi: K...

DİREKLERARASI

Geçen gün tramvayla Şehzadebaşından geçerken Direklerarasını aradım. Epey zamand...

FÂTİHNÂME - TURGUT GÜLER

Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şöle...

MEVLÂNÂ’NIN İZİNDE: SULTAN VELED

Anadolu Selçukluları devrinde, bugünkü Karaman, Lârende adıyla tanınıyordu. Bi...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Kırmızı Kitaplar

GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

Şair ve Şiir

Aceb nitdüm yâra virmez selâmı

ŞEYYAD HAMZA Aceb nitdüm yâra virmez selâmı Bu zâlim müddeî komaz ola mı

İBRAHİM SAĞIR

   Rahmetli Rasim Köroğlu sık sık şöyle derdi; ‘’Bir küçük salon kiralayacağım, dernekteki arkadaşları, eşlerini, dostlarını arkadaşlarını çağıracağım. Herkesi tek tek anlatacağım, bakalım nasıl olacak?’’          ...

Âşık Tarzı Türk Halk Şiiri Tablosu

ÂŞIK TARZI TÜRK HALK ŞİİRİ (Âşıklar, ozanlar tarafında saz eşliğinde söylenen şiirlerdir.) (Şair son dörtlükte mahlasını söyler)(Halk şairlerinin şiirlerini topladıkları defterlere cönk adı verilir)(Pek çoğu okuma...

ARİF NİHAT ASYA - ONLAR ŞİİRİ TAHLİLİ

ONLARNerde kaldı o anlar ki,Analar kurt doğururdu,Hilkat insan çamurunuDestanlarla yoğururdu.Nerde o yiğitler ki gürSesleri ülkeyi bürür,"Yürü!" dese dağlar yürür,"Dur!" dese kalpler dururdu?Yurda, baş dedikleri birAğır...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Yazarlarımızdan Seçtiklerimiz

NUR-Û MUHAMMEDİ'DE VATANKANDİL KANDİL DÖKÜLEN NUR: HACI BAYRAM VELÎSİSİ VE RÜZGÂRI MEŞHUR VİYANA’DAYKENDÂHİLER VE DELİLER - MARMARA KIRAATHANESİ’NİN ROMANIEDİRNE'DEN BİZ DE GEÇTİK“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HARİD FEDAİ’NİN ŞİİR DİLİ-2DUYARLILIKNELERİ TÜKETİYORUZÖĞRETMEN: BOZKIRI YEŞERTEN ADANMIŞLIKBÜYÜK BESTEKÂR, BİR SANAT ANITI: DEDE EFENDİMUM KİMİN YANAN KERKÜKTÜRK’ÜN KRİSTAL AKLI; OK-YAY SEMBOLİZMİHOCAM ÖMER FARUK AKÜNARİF NİHAT'TA MİLLİYETÇİ TAVIRSÖZÜMÜZE NE(LER) OLUYOR (2)ÂLİM VE ŞÂİR BİR DEVLET ADAMI: KADI BURHANEDDİNİNCE HACI’NIN AĞITI (CERİT -AVŞAR AŞİRETLERİ ÖYKÜSÜ)ZAMAN ÖLDÜRMEKYİĞİTLERİN ÖZ KARDEŞİ: ATGİRDİM GÖNÜL ŞEHRİNE

digertumyazilar