Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  
ilberortayliHiç şüphe yok ki İlber ORTAYLI bilgisiyle, kahkahasıyla, muzipliğiyle ve kendinden ödün vermeyen dik duruşuyla nevi şahsına münhasır bir kişilik olup çoğu insan tarafından da bir otorite kabul edilen günümüz Türkiye’sinin en büyük münevverlerinden biridir. İlber Hoca 70’li yaşlarının başında kendi hayatından tecrübelerle, gördükleri-geçirdikleriyle, yeni nesil Türk gençliği özelinde tüm milletimize hayattan zevk almanın, bir ömrü güzel değerlendirmenin sırlarını, püf noktalarını anlattığı “Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Hayatta Doğru Seçimler İçin Öneriler” kitabı kuşkusuz bir pusula niteliğindedir. İlber Hoca’nı “Zaman Kaybolmaz” adlı biyografi kitabı da bu kitap ile birlikte okunması gereken kitaplardandır.

İlber ORTAYLI, Halil İNALCIK ve Andreas TİETZE gibi önemli hocaların rahle-i tedrisatından geçmiş, onların öğrencisi olmuş, gençliğinden beri Türkçü düşünceyi benimsemiş ve hatta bir programda kendisini “kavmiyetçilik” yapmakla suçlayanlara ise “Hiç eveleyip gevelemeye gerek yok şuna Türkçülük yapıyor deyin efendim.” diyerek Türkçü düşüncelerini hiç saklamamıştır. Günümüzde de İlber Hoca’nın yaymış olduğu Türkçülük akımından etkilenen yüzlerce, binlerce insan vardır.

Kuşkusuz İlber Hoca, vatanını milleti seven uhde-i vatanperver bir şahsiyet, ülkesini, insanını, tarihini, coğrafyasını anlamış büyük bir münevverdir. Vatanımızın kurtarıcısı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Halaskâr Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, çok açıktır ki kenisini, ülkesini, tarihini, coğrafyasını anlayan, bunun yanında dünyayı tanıyıp bilen yurttaşlar yetiştirmek ve operaya giden, sanatla iç içe yaşayan bir toplum hayal ediyordu. Modern Türkiye’nin, enternasyonalizm bilen milliyetçi bir ülke olması hayaliydi. Biz biliyoruz ki enternasyonalizm bilmeden nasyonalizm yapmaya çalışmak sadece kasaba milliyetçiliği olarak kalmaktadır. İlber ORTAYLI’ da bu minvalde düşünüldüğünde Atatürk’ün kafasındaki yurttaş bilincine uygun bir münevverdir. İlber Hoca’nın önerilerini okurken bu yönünü de düşünerek değerlendirmek gerekir.

İlber ORTAYLI’nın Önerileri

  • İnsan hayatı, 12-25 yaş arası, 25-40 yaş arası, 40-55 yaş arası, 55 ve sonrası olarak 4 bölüme ayrılır. Bu dönemler insanın yetişmesi, olgunlaşması ve eser vermesiyle yakından ilgilidir. 12-25 yaş arası temel atma dönemdir. Hayatınızı kurduğunuz dönemdir. 25-40 yaş arası hayata karışıp, söz söylemeye başladığınız dönemdir. 55 yaş sonrası ise dinlenme ve demlenme dönemidir.

  • İnsanlar evlenirken, okuyacağı bölümü ve yapacağı işi seçerken kendi kabiliyet ve isteklerine göre hareket etmelidirler. İnsanlar özel hayatlarıyla ilgili karar alırken hiç kimseyi dinlememelilerdir. Elbette ki nasihat ve öneri dinleyebilirler ama insanlar kendi kararlarını kendileri almalılar.

  • Yeni ve farklı ilişkiler kurmaya çalışmalı, özellikle okulun dışında emek isteyen, girişkenlik isteyen ilişkiler kurduğunuzda ummadığınız farklı dünyalara girebilirsiniz. Görgünüz artar, bilginiz genişler ve bakışınız derinleşir.

  • Bir dil yalnızca gramer kitaplarıyla öğrenilmez. Farklı kaynaklar kullanmayı da bilmek gerekir. Örneğin batı dillerini öğrenmek için “İncil” faydalıdır. Çocuk İncil’i ya da çocuklar için yazılmış bir takım tarihi kitapları okumak faydalı olacaktır.

  • Kimsenin sizi bulmasını beklemeyin, nitelikli insanları siz arayıp bulmalısınız. Ben insanları arar bulurum. İyi hocalardan eğitim almak için çok uğraşmışımdır. Neticede kimse sizi gelip keşfetmez!

  • Avrupa ve ABD’de okumak yerine İran veya İsrail’de okumayı tercih etmeli, çünkü hem doğuyu hem de batıyı öğreten üniversiteler oradadır.

  • İyi bir yaşam için, sigara içiyorsanız bırakın, içki içiyorsanız çok azaltın, yağlı yemeklerin tümünden vazgeçin ve muhakkak çok okuyun.

  • Becerilerine gerçekten uyan meslekler seçiniz. Kendi kapasiteniz altında çalışmayın, kendinize bol ya da dar gelen gömleği giymekten kaçının.

  • İlla aynı hayat görüşünü paylaştığınız insanlarla dost olacaksınız diye bir kural yoktur. Her dostunuzun görüşlerini paylaşmadan da onların düşüncelerinden faydalanabilirsiniz.

  • Çocuğunuzu sadece kendisi olduğu, çocuğunuz olduğu için sevin. Bizdeki büyük yanılgılardan biri de insanımızın kendi başaramadıkları şeyleri çocuklarından beklemesidir. Bunu yapmayın, çocuklarınıza kendi yükünüzü yüklemeyin.

  • Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kaçının, monotonluktan uzaklaşın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.

  • Entelektüeller, üzerine vazife olmayan işlerle uğraşan kişilerdir. Kendinizi geliştirmek istiyorsanız, işinizle ilgili olmayan konularla da ilgileneceksiniz. Mühendis de olsanız örneğin coğrafyayla, tarihle uğraşacaksınız, müzikten anlayacaksınız, dans edeceksiniz. Milletin halini dert edineceksiniz.

  • Dil, dünyanızı değiştirir, sizi hayal bile edemeyeceğiniz yerlere taşıyabilir. Ama tek bir dil yetmez. En az 2-3 yabancı dil bilmek gerekir.

  • Münevver olmak için 3 şey muhakkak gereklidir. “Yabancı Dil, Hukuk Bilgisi, Mukayese Becerisi”

  • İşinizi doğru seçmelisiniz. Daha en başından aşık olduğunuz bir işi yapmaya gayret etmelisiniz. Bunu yapamazsınız, ne kadar çalışkan olsanız da hayattaki gayenizi kaybedersiniz, zihniniz uyuşur.

  • Okuyup-yazarak çalışanlara; özellikle sabahları çalışmalarını, bilhassa da not alarak çalışmalarını katiyetle öneririm. Sabahların özel havasından faydalanmak gerekir.

  • İyi düşünmek için yalnız kalmak gerekir. Maalesef Türklerin böyle bir kabiliyeti yoktur. Türkler, yalnız olmamanın getirdiği garantiye yani tehlikeden uzak yaşamın konforuna güvenir ama bu da yaratıcılığı öldürür.

  • Hareket etmekten korkmayın. Kendinizi geliştirmek istiyorsanız farklı yerlere bakacaksınız, farklı gruplara girip çıkacaksınız. Kendinizi farklı sınavlara tabi tutacaksınız.

  • Herkes hukukçu olacak diye bir şey yok. Bizim muslukçu da yetiştirmemiz lazım. Bir muslukçu bazen bir hukukçudan daha fazla işe yarayabilir.

  • Bir şehri gezmek emek ister. Okuyacaksınız, harita bakacaksınız, notlar alacaksınız, fotoğraf çekeceksiniz ve defter tutacaksınız.

  • Türkiye’den çıkınca ilk görülmesi gereken yer İran’dır. Bunun nedeni de çok basittir. İran’ı anlayamadan Türkiye’yi anlayamazsınız.

  • Okumuş insanın görmesi gerekn 5 şehir: Petra, Antakya, Palmira, Efes ve İskenderiye. İstanbul bile bu şehirlerden sonra ortaya çıkmıştır.

  • Roma İmparatorluğunu anlamak isteyen İtalya ve İspanya’ya da ki müzelere gitmeli.

  • Dünyanın en güzel kütüphaneleri sırasıyla ABD, Britanya, İsrail ve Kıta Avrupası’ndadır.

  • Bir Türk Avrupa’da en çok iki ülkede rahat eder. Bunlar İtalya ve İspanya’dır. Özellikle İspanya’nın insan rahatlığı ve cana yakınlığı ile bize, kendimizi evde hissettiri.

  • Görmeden ölmemek gereken çok şehir vardır. Semerkand, Buhara, Kudüs, İsfahan, Kahire, Şam, Roma, Floransa, Londra…

  • Seyahatinize yakın çevrenizden başlamalısınız. Türkiye, dünyanın merkezinde, demek ki şanslıyız. Asıl önemli olan iyi plan yapmaktır.

  • Şimdiki gençlere söylüyorum zahmetten kaçmayın. Tren mi var, atlayın; yol mu var, gidin. O yaşlarda yeni yerleri görmenin zevki bir başkadır. Tecrübeyle görmek de güzeldir ama gençlik enerjisiyle dolaşmak bir başkadır.

  • Yalnızca Ege ve Akdeniz sahilleri değil örneğin Konya Ereğli’sini de görmek gerekiyor. O tarafa gitmeli Selçukluların yazlık sarayı olan Beyşehir gölü kenarında Kubadabad Sarayı’nı görmelisiniz.

  • Batı Karadeniz, Sinop-Kastamonu-Safranbolu hattını da mutlaka gezmek lazımdır. Safranbolu’yu görmeyen, Anadolu coğrafyasını tanıdığını söylemesin.

  • Türkiye’de gezmeyi ihmal ettiğimiz, gözden kaçan çok yapı var. Niğde Aksaray Vilayet Binası, Ankara ve İzmir hükümet konakları. Eskişehir mutasarrıflık binası.

İLBER ORTAYLI’NIN 7 ROTASI

  1. İslam medeniyetlerinin Avrupa’da ki izlerini görmek için İspanya’ya mutlaka gitmelisiniz.

  1. Ege ve Akdeniz’de ki adalara, özellikle Girit ve Rodos’a muhakkak gitmelisiniz.

  1. Bosna Hersek… İslamiyet’in en hoş yaşandığı yer Saraybosna’dır. Orada Müslümanlık, Osmanlılık ve Medeniyet birleşmiştir. Ezan sade insan sesiyle okunur, pek güzeldir. İslam dünyası hakkında ümidinizi yitirirseniz Bosna’ya gidin. Oradaki dini hava ve laik atmosfer, şık kıyafetler, mütevazı İslam ve çarşının Osmanlı havası muhakkak tenffüs edilmelidir.

  1. Macaristan’ı da görmek gerekir. Yine Viyana ve Prag’da görülmesi gereken şehirlerdir.

  1. Semerkand… Bozkırın ortasında medeniyetlerin hülyası olarak ortaya çıkmış bir rüya şehir olan Semerkand’da geceleri Registan Meydanı’nda oturmalısınız. Bu deneyim, ateşi seyretmek gibidir, büyüleyicidir. Meydanda otururken tefekkürüne dalıp, hayller kuruyorsunuz. Bu tip dalmalar esasen yazarlara ve müzisyenlere çok ilham verir. Ahmet Haşim’in de dediği gibi “İslam dünyasında ilim güneşinin o muhteşem kızıl akşamını Uluğ Bey Medrese’si temsil eder.”

  1. Eğer bir Orta Anadolu şehri zenginleşince nasıl olur diye merak ederseniz Ahmet Yesevi’nin şehri Yesi’ye gitmelisiniz.

  1. Son olarak İsfahan ve Yezd şehirlerini görmek gerekir. İran muhakkak gezilip, görülmesi gereken bir yerdir.

  • Kimi çocuğun tarihe, hukuka kabiliyeti vardır; kiminin de marangozluğa. Onları elit birer hukukçu, elit bir marangoz olarak yetiştirmemiz gerekir. Sürpriz rol modelleri var. Olağanüstü kabiliyetli bir marangoz olan II. Abdülhamid eğer padişah olmasayıp, piyasa da marangozluk işi tutsaydı milyarder olurdu.

  • Her yere üniversite açılmamalıdır. Çocuklarımız oralara gidip okuyunca kurtulacaklarını sanıyorlar lakin iyi olmayan üniversiteye gideceklerine hiç üniversiteye gitmesinler daha iyi. Çünkü hayat diplomadan ibaret değildir.

  • Kantinde çok oturan öğrenci tembeldir. Olması gereken, öğrencinin yiyeceğini yiyip, kahvesini içip kantinden gitmesidir. Aynı şekilde kantinde çok vakit harcayan hoca da tembel ve dalgacıdır.

  • Milli Eğitim’de ve üniversitelerde dahil olmak üzere Türkçe tam anlamıyla doğru bir şekilde konuşulmuyor. Eğitimde şive kullanılmaz, İstanbul Türkçesi esas alınır. Gençlik ne yazık ki TV’de gördüğü, duyduğu gibi konuşuyor. Türkçe, dişlerin arkasından konuşulmaz! RTÜK, ahlaki denetimle, siyasetle uğraşacağına biraz da bunlara bakmalı, Türkçeyi yanlış kullanana ceza vermelidir.

  • Birisinin iyi eğitim alıp almadığını anlamak için harita çizdirin. İmladan ve coğrafyadan iyi eğitim alıp almadığını anlarsınız. Matematik, bu tür şeyleri ölçmede arkadan gelir.

  • Kabiliyetleri tespit eden, çocukları ona göre yetiştiren bir sistem kurmamız gerekiyor. Elitist eğitim olmalı, seçkinci eğitimden uzaklaşmamalıyız. Hiçbir toplum, yetenekli çocuklarını harcayacak lükse sahip değildir.

  • Eğitim için ilk 15 yaş çok önemlidir. 15 yaşından sonra hiçbir şeye başlanmaz. Dil de iyi bir şekilde öğrenilmez, piyano çalmakta, marangozlukta…

  • “Ezberci eğitimi bırakacağız, anlayarak öğreteceğiz.” metodu doğru bir metot değildir. İnsanlar mağara dönemlerinden beri Mezopotamyalı hocalardan, Antik Yunan’dan beri anlayarak değil, ezberleyerek öğrenirler. Anlamak için önce ezberlemek gerekir. Ezber ve tekrar, öğretimin temelidir.

  • Çocuğunuzu ne fazla övün ne de fazla yerin. Bir çocuğu sürekli övme iyi bir şey değildir. İnsanın çocuğundan dâhi diye bahsetmesi, devamlı yermek, küçümsemek kadar tehlikelidir. Çocuğunuzun yanında olmasını bilin yeter.

  • Gençlerimiz ne yazık ki usul, erkân bilmiyorlar; içlerinde maalesef çok terbiyesiz olanlar var. Kız çocukları çok şımartılıyor ve çok dengesizler. Oğlan çocukları da son derece sorumsuz yetiştiriliyor. Sorumluluk duygusu teşekkül etmemiş bir adam hiçbir işe yaramaz. Çocuklarımızı hayatın zorluklarına realist bir şekilde hazırlamalıyız. Türkiye’de ne yazık ki dayanıksız, hayata hazırlıksız, en ufak güçlükte tökezlemeye meyilli çocuklar yetiştiriliyor. Çocukların; yokluğu, zorluğu, mahremiyeti bilmesi lazım. Eğitimin tümünü okul vermez; eğitim satın alınacak, herkese aynı şekilde hitap edecek bir ürün değildir. İnsanlar herhangi bir kalıba sırf okulla girmez; gayet açık ki bu, değişime uygun bir şahsi yetenek meselesidir.

  • Sinemada İtalyanlar, müzikte Almanlar, romanda Ruslar, şiirde İranlılar en yükseğe çıkmışlardır. Fransız Edebiyatı’ da uçarıca bir ihtişama sahiptir. Bu kültür-sanat ve edebiyat ürünlerinden haberdar olmak gerekir.

  • Tarih, o rengarenk Hollywood filmleri gibi anlatılmaz; tarihi filmler öyle çekilmez. Konusuna hâkim, entelektüel tarihi filmler izlemek istiyorsanız evvela İtalyan Sineması’na müracaat etmelisiniz.

İlber ORTAYLI’nın Tavsiye Ettiği 26 Yabancı Film

  • Londra, Moskowa ve Tel Aviv’de tiyatro izlemek çok eğlencelidir. Özellikle tiyatro salonları da görülmeye değer yerlerdir.

  • İdil BİRET, Ayla ERDURAN ve Fazıl SAY gibi günümüzdeki müzisyenler oldukça başarılı ve dünya çapındalardır. Özellikle Fazıl SAY bir dâhidir. Bu alanda göğsümüzü kabartacak çok isim çıkmaya başlıyor. Bu isimler Ulu Önder Atatürk’ün başlattığı hareketin neticesidir. İşte o başlangıcı iyi bilmek gerekir. Bu başlangıç sayesindedir ki birçok isim kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Bunu “Büyük Adam” başlattı. Biz de ona layık bir şekilde devam ettirmeliyiz. Eskilerden ise hiç şüphesiz Dede Efendi’yi, Hafız Post’u, Abdülkadir Melagi’yi bilmek gerekiyor. Buhurizade Mustafa Itri ve Hacı Arif Bey gibi isimlerden ise haberdar olmak, bestelerini de bilmek gerekir. Aynı zamanda Mesut CEMİL, M. Nurettin SELÇUK, Safiye AYLA ve özellikle de Zehra BİLİR’i dinlemek zorundasınız. Zehra BİLİR’e sahip çıkmamız gerekiyor.

  • Operada üç ismi dinlemeden olmaz. Verdi, Donizetti ve Puccini.Rusların’da operaları iyidir ama onların esas balelerini bilmek gerekir. Hiç olmazsa Çaykovski’nin Kuğu Gölü’nü ve Fındıkkıran’ını izlemek, bir yerde çaldığında tanımak gerekir.

  • İnsanlar dans etmesini bilmelidir. Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de hayatın tadını çıkaramıyor demektir. Dans bilmemek çok ayıptır. İnsan bu alanda kendini geliştirmelidir.

İlber ORTAYLI’dan 32 Müzik Albümü

  • Rus Edebiyatı ve Fransız Edebiyatı’ndaki klasikleri muhakkak okumak gerekir. Fars şiirini özellikle Firdevsi ve Hafız’ın şiirlerini bilhassa Farsa’dan okumak gerekir. Türk Edebiyatı’nda ise Şevket Süreyya AYDEMİR ve Falih Rıfkı ATAY’ın eserleri özellikle gençler tarafından mutlaka okunmalıdır. Şule GÜRBÜZ’ün kitaplarını da şiddetle öneririm, bir de İhsan Oktay ANAR’ın Puslu Kıtalar Atlası kitabını gençlere okumları için öneririm.

İlber ORTAYLI’nın Tavsiye Ettiği 25 Kitap

  • İyi şehir, iyi bir kütüphanede çalıştıktan sonra, iyi bir salonda, iyi bir tiyatro oyunu seyredebildiğin ve temsilin ardından güzel bir kafeye gidip sohbet edebildiğin şehirdir.

  • İstanbul’da gezilmesi gereken yerlerin başında Ayasofya ve Mimar Sinan’ın Süleymaniye’si gelir. Topkapı ve Dolmabahçe’yi de muhakkak saymalıyız. Onlardan da önce Askeri Müze, Kariye Camii, Fenâri İsa Camii, bütün Sinan Camiileri, Arkeoloji Müzesi ve İslam Eserleri Müzesi gezilmelidir.

  • İstanbul’da özellikle İstiklal Caddesi’nde sinema kalmadı. Film seyretmek için alışveriş merkezlerine gidilir oldu. Böyle bir şehirde entelektüelitenin gelişmesi doğrusu zordur.

  • Ülkemizin gençliğinden umutluyum. Çünkü genel eğilimin tersine Farsça, Rusça gibi dillere merak salan, bu yönde eğitim alan gençler görüyorum. Bu tür gençler öne çıkınca her yer ve herkes birbirine benzemekten çıkacak ve dolu dolu bir ülke olacağız.





İlber ORTAYLI’dan Görülmesi Gereken 20 Eser Önerisi





Hakan KURU

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

BİR YOLCULUK HİKÂYESİ

Sevdik birbirimizi, yakışmıştım ben sana. Gölgen gibiydim daima yanında, daima seninle. Yazın o kavurucu sıcaklarında, yollarda ahh!  o yollarda. Torosların kıvrım kıvrım inceliğinde, mis kokulu...

SAYI 2 - AH GÜZEL İSTANBUL!

Sayı: 2 Vapur sesi, martı sesi, denizin sesi, ardından Sadri Alışık’ın güzelim İstanbul Türkçesi… 1966 yapımı siyah beyaz filmde, rengârenk hayallere daldırır bizi Sadri Alışık ve...

ÖTELERDE ÖLÜM YOK DEMİŞTİN

Kafilemiz Bolu Dağı’nda mola verdiğinde ben şair bir abiyle köşedeki masaya oturmuştum. Sen suyu çok seven çocuklar gibi gümrah akan çeşmede elini yüzünü yıkadıktan sonra...

BİLGİ CEBİMDE, BİLGİSAYARIMDA, YANIMDA!...

Geçmişin hiçbir döneminde çağın bilgisine sırtını döndüğü hâlde rahat yaşamış, yükselmiş, ilerlemiş bir toplum yoktur; gelecekte de olmayacaktır. İnsanoğlu kendi devrini doğru okuduğu müddetçe geleceği...

BAYRAM GEÇİNCE

Milletçe sevinç içinde kutladığımız milli ve dini günlerimiz, bayramlarımız … Bayramlarımız, hüznün kederin, sevincin, mutluluğun paylaşıldığı günlerimiz. Sevenlerin ve sevilenlerin bir arada olduğu en tatlı...

VİYANA İZLENİMLERİ

 Viyana’daydım.      Sevdiklerimizin yaşadıkları yerler zihnimizin bir yerinde hep canlılıklarını korurlar. Benim için de Viyana böyledir. Her bahar Viyana’ya doğru akar durur duygularım. Adını kısaltarak ‘’Minik’’...

DÜŞMANA BENZEMEK!

Ne garip değil mi? İnsan indirildiği bu yeryüzünde mütemâdiyen içten dışa çevresini, tabiatı ve insanları gözlemlerken sâdece bununla yetinmemesi gerektiğini hissedip eşyânın ardındaki sırra da dikmiş...

SERVET-İ FÜNUN (EDEBİYATI-I CEDİDE) EDEBİYATI (1896 - 1…

Servet-i Fünun, daha önce Ahmet İhsan tarafından çıkarılan bir fen dergisidir. Recaizade, 1895 sonlarında derginin başına Tevfik Fikret’i getirir. Tanzimat’la birlikte başlayan edebiyatı Avrupa ruhu...

İSMET ATLI'NIN ARDINDAN

İsmet Atlı Ağabey vefat etti, duydunuz mu? Benimki de lâf mı yani, elbette duymuşsunuzdur. Günlerce başta TRT olmak üzere bütün televizyon kanalları verdi, İsmet Atlı ile ilgili...

Halide Edip Adıvar ve Sinekli Bakkal

Halide Edip Adıvar'ın Hayatı ve Edebi Kişiliği: Halide Edip (1884-1964) İstanbul'da doğmuştur. 1901'de Üsküdar Amerikan Kız Koleji'ni bitiren yazar, Rıza Tevfik ve Salih Zeki'den özel dersler...

HOCAM HAKKI TARIK BEY

Üstad Necip Fazıla göre, Hakkı Tarık Us: "Her işte kılı kırk yarıcı, gayet ciddi, temkinli herşeyden evvel lisan âlimi ve hastalık derecesinde mantık düşkünü, yalçın bir...

NAMIK KEMAL’E DAİR ÜÇ DİKKAT

Tanzimat döneminin topluma ve dünyaya en açık kalemlerinden biri Namık Kemal’dir (1840-1888). Onun hayatı bazen melodrama kaçan bir romana bazen de romantik bir şiire benzer...

BİRLEYEREK OLUŞMAK

Aktif Düşünce Yayıncılık Prof. Dr. Kenan Gürsoy ile yapılmış olan bir dizi sohbetten oluşan bu eser, on iki başlık altında çağın problemlerini, kültürel, entelektüel, manevi buhranları...

YAKUP'UN KANATLARI - MİSLİ BAYDOĞAN

Hû Diyen Karga- Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan Selçuklu neslinin o müthiş serüvenini bizlere bir karganın ağzından anlatan Misli Baydoğan, şimdi de Yakup’un...

KAOTİK BİR ROMAN OLARAK: DÜNYA DÖNMEDEN ÖNCE

 Veysel Gökberk Manga’nın ilk romanı “Dünya Dönmeden Önce”[1] kaotik bir roman metnidir. Kurgusu da kaotiktir, tahkiyedeki olayların dizilişi de kaotiktir. Romanın başat karakterinin adı kestirmeden T’dir...

NESEFÎ’DEN DOSTOYEVSKİ’YE KÖTÜLÜĞÜ ANLAMAK

Friedrich Schiller “Haydutlar” adlı piyesinin önsözünde kötülüğü yıkmayı hedef edinmiş bir sanatçının kendi eserinde oto-sansüre gitmesinin yanıltıcı olacağını ima ederek şöyle der: “Dinin, ahlâkın ve...

TÜRKİYE’DE GENÇLİĞİN TOPLUMSAL KİMLİĞİ VE POPÜLER TÜKET…

Bu makalede özellikle medya tarafından oluşturulan popüler kitle kültürünün gençlik açısından ne ifade ettiği ve bu kültürün gençliği nasıl kuşattığı analiz edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, Türkiye’de...

Mavi Türkü

Bütün yazılarına kendinden bir şey yansımış. "Boynuma kadar terime gömülmeye razıyım. Yeter ki, bir kez doyasıya huzurunda durayım" dedirten aşk bir kararda tutmamış onu. Gâhi...

SÜRGÜN MEKTUPLARINDAKİ ZİYA GÖKALP - 2

   Saadettin Yıldız[1]  1.1.2.2.Yeşilköy Hayâli         Esirlik sonrasında sakin, yeşil ve huzurlu bir yerde yaşamayı hayal eden Gökalp, Limni ve Malta'da da tabiat güzelliklerine, açık havaya...

TÜRK DEVLET GELENEĞİ - Prof.Dr. AYDIN TANERİ

Türk Devlet GeleneğiProf.Dr. Aydın TaneriMerhum Prof. Dr.Aydın Taneri’nin birkaç defa yeniden geliştirilerek basılan “Türk Devlet Geleneği Dün-Bugün” adlı (Ankara,1993) eserinde kültür, millet,devlet kavramlarıyla ilgili görüşlerinden...

MÜZİĞİMİZ, TÜRKÇE, ÇOCUKLARIMIZ VE KÖKLER ÜZERİNE SAYIN…

Sayın Fatma Adile Başer, akademik düzeyde ve ama bir sanatçı duygu ve duyarlılığı ile bizim müziğimiz, Türkçemiz, kültürümüz ve medeniyetimiz üzerine okuyor, inceliyor, düşünüyor, sunuyor...

Arif Nihat Asya

Arif Nihat ASYA Türk Edebiyat Tarihi'ne "Bayrak Şairi" olarak adını yazdıran Arif Nihat Asya, 7 Şubat 1904 yılında Çatalca'nın İnceğiz Köyü'nde dünyaya geldi. Babası Tokatlı Zîver...

Muhakemetü'l Lügateyn Nedir?

Ali Şir Nevai’nin yazdığı, kelime anlamıyla “İki dilin kıyaslanması” anlamına gelen Muhakemetü'l Lügateyn’i inceleyeceğiz bu yazımızda.. Muhakemetü'l Lügateyn Nedir? Muhakemetü'l Lügateyn, Orta Asya edebiyatının Çağatay sahasının en...

ŞİİR ÖLÜYOR MU? - AHMET HAMDİ TANPINAR

Bir müddetten beri Ulus gazetesinde mühim bir anket devam ediyor. Anketin mevzuu şudur : Şiir ölüyor mu? ... Her hafta bir şâirimiz bu suale cevap vererek...

SESSİZTANBUL

İstanbul’daydım bugün yine… Biliyorum sana haber vermeliydim gelirken. Bana kendine bir iyilik yap ve İstanbul’a gel demiştin. Seninle olsak neler yapardık bilmiyorum. Belki Yerebatan Sarnıcı’nda...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL - 8

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında...

BARTIN'DAN BATUM’A GİDEN YOL RİZE'DEN GEÇER

Ne güzel demiş şair, “Seher yola giren âşık gece Leylâ’da akşamlar”. Seher, Bartın’dan yola çıkan seyyah, gece Batum’da akşamlar mı bilmem ama ben akşamladım. Hayatımın...

GÖNÜL GÖÇLERİNİN DURAĞI

Hz.Mevlana şöyle der göçle ilgili;’’ “Kervan başının, kervanın kalkmak üzere olduğunu haber veren çanların sesini duyuyor musun? O tarafta nice yol arkadaşımız, nice dostlarımız var...

TÜRKÜ(LERİMİZ) BİZİ SÖYLÜYOR MU(YDU)

Türkünün konusu insan ... İnsanın başından geçenler, insanın başına gelenler, insanların gönül ve ülkü dünyaları ... Bunların dile ve tele gelişi... Türkülerimiz köy köy, oba oba, burcu burcu...

VATAN ENDİŞESİ VE CEHALET “MÜREKKEBİN AKMADIĞI YERDEN K…

Yaşar Nabi Nayır’ın bir anketine verdiği cevapta Ahmet Hamdi Tanpınar şöyle demektedir: “Hiçbir milletin münevveri bizim kadar içtimaî olamaz. Eğer ferde ait bazı tabii hakların...

BURSA'DA BİR AKTAB DÜKKANI

Arap Şükrü Sokağı, sabah akşam değiştirmediğim güzergâhımdır. Eskiden kışları yerler biraz kaygan ve çamurlu olurdu ama öğleye varmadan çabucak temizlenirdi. Şimdi de öyle, esnaf her...

ANTİK TANRI; UNESCO

  Unesco.United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü.İsmi kadar onu sembolize eden amblemi de oldukça ilginçtir bu örgütün. Ön cephesinde...

SANATÇININ PSİKOLOJİSİ

Amerikalı teolog ve psikolog Rollo May “Yaratma Cesareti” adlı eserinde şöyle bir saptamayı okurlarına hatırlatır: “Ressam resmini, suçlunun suç işlerken hissettiği duyguyla yapar.”[1] Bu saptamadaki ressamı...

SABIR

Teknolojik gelişmelerle bağlı olarak insanın hırsı tahrik ediliyor. Hırs, zamanla tamaha dönüşüyor. Tamahın tabii sonucu da sabırsızlık…Sabır her şeye rağmen susmak değil asla… Ama Sabır...

ÇOK SESLİ BİR ŞAİR HAMİT

Türk edebiyatının yaptıkları ve yazdıklarıyla iz bırakan şahsiyetlerinden biridir Abdülhak Hamit Tarhan(1852-1937). Hayatının en küçük ayrıntısı bile yüzlerce sayfalık romana, saatlerce sürecek bir filme dönüşebilecek...

GENÇ EDEBİYAT ARAŞTIRMACISININ YANLIŞLARI

Yıllardır yüksek lisans, doktora ve yardımcı doçentlik jürilerinde, son üç yıldır bunlara ilâve olarak Eski Türk Edebiyatı anabilim dalının doçentlik jürilerinde bulunmaktayım. Özellikle son yıllarda...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL - 6

Yüzbaşı Mustafa ve küçük Mustafa Kemál birlikte Selânik'e dönüyorlardı. Bu arada tren yolunun yanındaki ağaçları gözü yakalamaya çalışıyor, fakat mümkün olmuyordu. Aile büyüklerinden ve özellikle...

Arif Nihat Asya'da Vatan Sevgisi ve Tarih Şuuru-2

Vatan sevgisinin ideolojik boyutuna bakıldığı zaman, Arif Nihat'ın samimi bir Turancı olduğu rahatça görülür. Ölümünden üç yıl önce kendisine sorulan bir mülâkat sorusuna verdiği şu...

500 Yılın Ardından Piri Reis

Nazan Karakaş Özür YEDİTEPE YAYINEVİ UNESCO 2013 yılını, Piri Reis Haritasının 500 Yılı olarak kutlamıştır. Yıl boyunca birçok organizasyon yapılarak bu faaliyetlerle, Piri Reis’i anmaya...

Senaryo Nedir?

Senaryo  Anglosaksonların 'spec script' , Fransızların 'continuite dialoguee' adını verdiği, sayfası 45 saniye ile 1 dakika arası bir zamana denk gelen teknik bir metindir. Senaryo...

Yeşil Çeşme

Beni o büyük çocuklar karşında koruyan diyemem ama hiç olmazsa teselli eden bir kız vardı: Polika! Kasabaya taşındığımız gün gavur diye horladığım için bana darılmasının...

MUHABBET

Muhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet ettiniz mi hiç muhabbet kuşuyla… Muhabbet beslediklerinizin sayısını hiç düşündünüz mü? Muhabbet tellalı tanıdınız mı? Argo, ‘Geyik...

SÂKİNÂMELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE GELİŞİMİNE GENEL BİR BAK…

Sâkîye seslenmeler yoluyla içkiyi -daha çok şarabı- ve içki meclislerinin araç, gereç ve âdetlerini, içkiyle uzaktan yakından ilgili pek çok düşünce, duygu ve kavramı bazan...

TANZİMAT EDEBİYATINDA TİYATRO

Tanzimat Osmanlı toplumunda büyük değişikliklerin olduğu, Osmanlı aydınının yüzünü tamamen Batı’ya döndürdüğü bir dönemdir. Fransız İhtilali ile başlayan hürriyet, adalet, eşitlik düşünceleri Osmanlı toplumunu da...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

İSYAN AHLAKI - NURETTİN TOPÇU

İsyan Ahlakı, Nurettin Topçu'nun Sorbonne Üniversitesindeki felsefe tezidir. 1934 yılında Nurettin Ahmet imzasıyla Paris’te Fransızca olarak yayınlanmıştır....

İSTANBUL DÂRÜLMUALLİMÎN-İ (1848-19

İstanbul Dârülmuallimîn-i (1848-1924) Uğur Önal, Togay Seçkin BirbudakAnkara, ATAM, 1.bs., 2013, 360 sayfa, ISBN:978-975-16-2535-9 Yayına hazırlayan: Fatih AKMANTürk...

ATİLLA'NIN KALKANI - HASAN ERDEM

Hasan ERDEM Ötüken Neşriyat Daha önce kaleme aldığı “Şar Dağının Kurtları”, “Argos Kalesi”, “Kızıl Atın Süvarisi”, “Balkan Şahini” ve “Otranto 1480”...

İŞRAK DUYGULARI - AHMET URFALI

İŞRAK DUYGULARI - Ahmet Urfalı RUMİ YAYINLARI Araştırmacı-eğitimci-şair Ahmet Urfalı'nın yeni şiir kitabı “İşrak Duyguları” Rumi Yayınları'ndan piyasaya...

TÜRKÇENİN UYANIŞI-1

Edebiyat Dunyamız

Bugün akademik düzeyde bile dilin imkânlarını, maalesef şuuraltında yürüyen bir değerlendirmeyle hayata geçiriyoruz. Sözünü ettiğimiz tutum, zamanla düşünme...

Şiir Hakkıında-2

Edebiyat Dunyamız

Bundan birkaç sene evvel M. Bremond, saf siire dair Akademi'de söylediği bir nutukta, şiir lisanına dua demişti. Kabulü biraz güç olan bu iddiada siir li­...

OKUMADAN LİM YAZMADAN MUALLİM

Özcan TÜRKMEN

Bir cümleden veya metinden yeni ve değişik bir anlam(lar) çıkarırdık. Bir işin özelliklerini, işleyişini, en ince ayrıntılarına kadar iyice öğrenenlere, o...

DOYULMAZ SEVGİ-BURAM BURAM AŞK: YUNUS

Ali_Alper ÇETİN

Benim bunda kararım yok,Ben bunda gitmeğe geldim.Bezirgânım metaım çokAlana satmağa geldim. Ben gelmedim dâvâ içinBenim işim sevi içinDostum evi...

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak sunulan tek kaynak olan zamanın etkin ve daha verimli...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

O zamanlar askeri okullar yaşlı imparatorluğun en çağdaş eğitim kurumları arasındaydı. Genç adam, aradığı bilgiye ve tecrübeye ancak böyle bir okulda...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanımı N

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...

digertumyazilar

TARİH GEZGİNİ
TARİH GEZGİNİ

Alfabetik

Abdullah SATOĞLU
Prof.DR.Hilmi ÖZDEN
Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ
Özcan TÜRKMEN
"bezm-i elest: tas. Allanın ruhları yaratıp "elestü bi-rabbiküm" (=ben sizin Rabbiniz değil miyim ?) dediği an. "

Üye Girişi

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
2857549
Bugün
Dün
Geçen Ay
2379
7322
260070

Your IP: 172.69.69.21
18-06-2019