Perşembe 4 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)
Bunu okudun 0%

turkbirligiAsırlar süren Türk göçleri ve bunların siyasî birlikteliklere, devletlere dönüşmesi sebebiyle Türk toplulukları, kendi içinde yeni şartlara, iklimlere ve çevrelere bağlı olarak birbirinden müstakil birer tarih ve kültür yaratmışlardır. Öyle ki, bunlar zaman zaman birbirlerinin siyâsî rakibi olmuş, savaşlar yapmış, kâh birleşip yeni yapılar meydana getirmiş, kâh büsbütün farklı yollara yönelmişlerdir. Bir Türk gurubun en parlak devri, bir diğerinin çöküşüyle aynı tarihlere denk gelebilmektedir. Nitekim dilcilere göre Türkçe’de bazı değişikliklerin meydana gelmesi, lehçelerin doğması, başlangıçtan itibaren ortaya çıkan coğrafi ayrılıklardan kaynaklanmaktadır. Bu değişiklikler, sadece dilde değil; kültürün her alanında kendini göstermektedir. Türklüğü bir vakıa olarak belirleyen temel alanlar, adeta bir ağacın bütün nitelik ve özelliklerini saklayan tohum unsurlarının sonraki gelişmeleri tayin eden belirleyiciliğine benzemektedir.

Türk toplulukları arasındaki en temel birleştirici ortak alan, öncelikle “Türkçe”dir. Türkçe ise sadece dil ve estetik bakımdan değil, top yekun beşeri disiplinlere kaynaklık eden bir fenomen olarak ele alındığında, Türk mentalitesinin, düşünüşünün, duyuşunun, zevkinin, hatırasının, tecrübesinin, psikolojisinin…vb. bir ürünü olarak değerlendirilmek keyfiyetini içinde barındırır. Bu açıdan her bir söyleme ve ifade biçimi, ortak unsurlarla bezeli belli bir yaşayışın tecrübesi ve anlayışından beslenerek cümle öğelerine, öğe sıralamalarına, özel ad vermelere, mecazlara…vb. dönüşmektedirler.

Asırlardan süzülüp gelen kelimelerimiz, söz kalıplarımız gibi, Türk müziği de kök olarak Türkçemizin ardına saklanmış bir dil ezgisi şeklinde bize ulaşır. Günümüz dil teorisyenleri, her bir dilin mana ve ifadelerini zenginleştiren tonlamalarına, ses özeliklerine dikkat çekmektedirler. Esasen bir dilin doğru öğrenilmesi, onun içindeki tınlama ve tonlamaların doğru kullanılmasıyla ilgili bulunmaktadır ki, bizim sahamıza göre buna “dilin müziği” demek doğru olur. Dahası ağızdan çıkan sözleri pekiştiren, ona anlam bakımından katkıda bulunan bir dil müzikalitesi de söz konusudur. Her toplum dilini oluştururken aslında ses ortaklığında birleşen dil ve müziği bir arada kullanmış olur. Yani Türkçe konuşurken onun ses dünyasına, ses gruplarına yüklediği mana dünyasına da ortak oluruz ki bu Türk dilinin müziğidir. Nitekim pek çok tarihçi, araştırmacı ve düşünürümüzün “milli müzik” üzerinde bu denli önemle ve sık duruşunun ardında bu fark ediş yatmaktadır. Çünkü güzel konuşmadan şiire, şiirden mûsıkiye yükselen süreçteki ses imkânları, yavaş yavaş sözü ardında bırakarak, sözsüzleşerek ilerlemeyi adet haline getirmiştir. Dilin ardında saklanan ses dünyası, şiir sayesinde yavaş yavaş müstakilleşmiş, kendi müzikal ifadelerini, söz olmadan da anlatır hale gelebilmiştir. Bu yüzden dilin sahipleri sözün ardında saklanan müziği, söz olmadan da tanır, anlar ve bağırlarına basarlar. Çünkü o ah ediş ve yakarışlardaki nidaları tanımakta, o ses iniş çıkışlarındaki anlamla adeta kalben bir yakınlık kurmaktadırlar. Bu biliş hali özde Türk müzik dilinin varlığını da bize işaret eder.

Bu noktada Türkçe gibi Türk müziğinin de Türk dünyasının temel ortak paydası olduğunun altını önemle çizmek gerekiyor. Türk müziğinin,Türkçemiz gibi lehçeleri, şiveleri, ağızları bulunmaktadır. Tarihî süreç içinde geçirdiği evrelerin, geçtiği coğrafyaların, yaşadığı tecrübelerin, ulaştığı değer ve estetik hükümlerinin izleri, tekniği ve yöntemiyle birlikte müziğinde saklıdır. Türk dünyasının ortak duygu ve mana dünyasının somut bir dili olan geniş anlamıyla Türk müziğinin en olgun biçimdeki tespiti, potansiyellerinin belirlenmesi ve geleceğine dönük bilim ve sanat çalışmalarının gerçekleştirilmesi, ancak bir “Türk Dünyası Konservatuarı”yla mümkün görünmektedir. Bu sebeple kasdımız, bu temel ihtiyacın karşılanması dileğine dönük olarak bir Türk Dünyası Konservatuarı teklifinden ibârettir.

Türk Dünyası Konservatuarı’nın aracılığıyla soydaş ve akraba topluluklarıyla müzik ortak paydasını akademik ve sanatsal temeller üzerinde sağlam bir şekilde tespit etmek ve belirginleştirmek bu konservatuarın temel amacı olacaktır. Okullaşarak kurumlaşan böyle bir Konservatuar faaliyetinin, tespit ettiği prensipleri, müzik yaklaşım ve yöntemlerini yeni bir güncelleme ve sentezle geleceğin ortak müzik sanatına sunarak önemli katkılar yapacağına da inanıyoruz. Türk dünyasını kuşatan müzik çalışmalarının, sadece soydaş ve akraba topluluklar arasındaki bağı güçlendirmekle kalmayıp, Türk kültürel çevresi atmosferindeki diğer topluluklar için de olumlu ve birleştirici olacağı inancındayız. Nitekim, Türk kültürünün çevresinde bugün hala aktif ve güncel olarak yaşamaya devam eden en temel ortak elemanın yine müzik olduğu gözlenmektedir. Göktürk Hakanlığı’ndan Altın Orda’ya, Osmanlı’ya kadar tarihteki büyük ölçekli Türk devletlerinin çeşitli coğrafya ve topluluklar üzerinde oluşturduğu çevre etkileri çerçevesinde müziğin konumunun ele alınması, toplumlar arasındaki ortak duygu, hissediş, zevk ve estetik algıdaki birlikteliğin fark edilmesine önemli katkı yapacaktır.

Dünya ölçeğinde, çeşitli coğrafyalarda tespit edilmiş Türk toplumlarının başta Türkçe olmak üzere çeşitli kültür alanlarındaki ortak özellikleri belirlenmeye çalışılmaktadır. Müziğin bu ortaklıktaki vazgeçilmez etkin konumu ve güncelliğini Türkçe kadar koruyor oluşu heyecan vericidir. Bu bağlamda Türk müziğinin, Türk’ün müziğinin ayrıcalıklı bir konumda ivedilikle incelenmesi önem arz etmektedir. Müziğin dil kadar değerli, güncel, yaşayan ve hayatın içinden etkili bir alan oluşu, toplumsal ve kültürel mutabakatları kolaylaştırmaktadır. Bu sebeple Türk Dünyası Konservatuarı kurulmasını Türk Dünyası’nın kültürel vizyonu için de önemli bir adım olarak gerekli görüyoruz. Dolayısıyla tasarlanan konservatuarda müziğin ortak bir değer olması üzerinden elde edilecek somut sonuçlar ortak kültür geçmişi kadar, ortak müzikal geleceğin inşasına da önemli dayanaklar verecektir.

Geçmişte dünya coğrafyasının büyük ve önemli bir bölümünde Türk devlet ve toplumlarının etkinliği ve uzun soluklu kültürel çevre etkileri yarattıkları bilinmektedir. Tarih süreçleri içinde hüküm sürmüş, çeşitli siyasi yapılar, kurumlar, devletler kendi zamanlarında ne kadar kudretli olurlarsa olsunlar elbette tarih olmuşlardır. Ancak büyük organizasyonlar olan devletlerin bıraktıkları toplumlara mal olan kültürel doku ve izlerin, denizin dalgaları gibi, git-gel hareketleriyle sürüklenerek ve yeni oluşumlara karışarak devam ettiği, bütün dünya kültür tarihçilerinin birleştiği bir durumdur. Yeni dünya atmosferindeki toplumlar içinse yer yer folklorlaşarak devam eden bu söz konusu kültürel devamlılık, toplumlar arasındaki sağlıklı iletişim ve mutabakatlar için paha biçilemeyecek derecede büyük değer taşımaktadır. Toplumları birbirine yakınlaştırıcı, sağlıklı ilişki ve iletişimin verimli toprağı niteliğindeki ortak kültür elemanları arasında müziğin yapıcı rolü ve aktivitesinin, yine Türk Dünyası Konservatuarı’nın kuruluş plan ve amaçları arasında yer bulacağına inanıyoruz.

Türk Dünyası Konservatuarında çalışılması muhtemel alanlardan bazıları şöylece sıralanabilir:

1- Müziğin söz ile bağlantısı açık olduğuna göre, dil (Türkçe) müzik ilişkilerinin belirlenmesi esasına dayalı olarak, bütün Türk dünyasındaki sonradan meydana gelen ayrışmalara rağmen etkisi devam eden müşterek dinamiklerin müzikal açıdan tespiti önem arz etmektedir. Bu noktada Türk kültür tarihinin kendine has seyri göz önünde tutularak, boyların ayrışmasından önceki nüvenin tespit edilmesi elzemdir.

2- Ortak destanlar, ortak insan tipi, ortak değer yargıları, ortak siyâsî uygulamalar, o nüveden beslenerek varlık kazanmakta, o tecrübe üzerinden yeni unsurları anlamlandırmaktadır. O halde bunların toplanması, belirlenmesi, Türk Dünyası müziğini oluşturan besteler, ortak duygu, psikoloji ve estetik paydanın tespiti için vaz geçilmez veri tabanı oluşturacaklardır.

3- Çeşitli göç hareketleri sonunda karşılaşılan yeni şartlarla sentezleşen kardeş kültür gurupları tespit edilip, müzikal yapıları ayrı ayrı ele alınmak zorundadır.

4- Merkezden uzaklaşan gurupların yapısal konumları ve oluşturdukları müzikal birikimin tarih ve teknik açıdan tespit edilmesi.

5- Geçen zaman içerisinde aralarına mesafe giren boylar arasındaki müzikal durumların tespiti ve karşılaştırılması.

6- Her bir Türk topluluğunun başlangıçtaki nüveye, karşılaştıkları yeni coğrafya ve kültür çevrelerinden devşirdikleri müzikal unsurların tespiti.

7- Bu gurupların yeni çevrelerinden aldıkları etki kadar, bu çevrelere yaptıkları katkıların belirlenmesi.

8- Elimizdeki tarihi bilginin yanı sıra Türklüğün çeşitli kollarında halen geçerliliğini devam ettiren anlayış ve uygulamaların ayrı ayrı derlenmesi. Bu guruplar arasında kurulabilecek müstakbel ilişkilerde bu öğelerin nasıl değerlendirilebileceğinin araştırılması.

9- Bu bağlamda özellikle müzikal bakımdan elimizdeki teorik yapıların bir yelpaze olarak açılıp, bir ortak yüksek sanata sunacakları imkânların belirlenmesi.

10- Repertuar imkânlarının belirlenmesi. Eser kataloglarının envanter çalışmalarıyla birlikte, notalı olarak tespiti.

11- Çalgı zenginliğinin tespiti. Ayrıca yapımı ve geliştirilmesine yönelik atölye ve yapım birimlerinin oluşturulması. Yeni kullanım alan ve imkânlarının araştırılması.

12- Halen kullanılmakta olan icra yöntem ve tekniklerinin belirlenmesi.

13- Kompozisyon-beste üretim potansiyel ve realitesinin daha kullanılır ve işlek hale getirilmesi.

14- Mevcut tarihî ve reel yekundan beslenecek, yeni ve çağın ihtiyaçlarına cevap verecek tür ve eserler oluşturulmasına önayak olacak bir konservatuar organizasyonunun planlanması.

Şu sunmuş olduğumuz makale, mutlaka olmazsa olmaz bir uygulama ve yol haritası iddiası taşımamaktadır. Burada maksat ipi kopmuş tespih taneleri gibi dünyanın dört bir yanına dağılmış kültür kardeşlerimizi ve onların hayata dair ürettikleri sanatsal anlayış ve yaklaşım formüllerini tespit etmek, birbirine göstermek ve tekrar organik bir duygu dünyasında müzik sanat ve bilim adamlarını bir araya getirmektir.

Bu maksadın gerçekleşmesi geçen asırlarda dile getirilmiş ütopyalarla aynı şartlara tâbî değildir.

Bütün dünyanın iletişim alanında küreselleştiği bir zamanın çocuklarıyız. Cebimizdeki androit telefonla dünyanın dört bir tarafıyla iletişim halindeyiz. Eldeki sanatsal veri tabanı anlamlı bir yekuna dönüştürülüp, sistematik bir yapının içinden dile gelmeye başladığı takdirde, asırların dört bir yana savurduğu amcazadelerimizle duygusal bütünlük elde etmemizin uzak bir hedef olmadığı açıktır. Ulaşabildiğimiz bölük pörçük bilgiler ve kısıtlı müzikal örnekler bile mesafe engelinin artık anlamını yitirdiğini ve birbirimizle gönül gönüle gelmemizin işten bile olmadığını gösteriyor.

Düşündüğümüz anlamda bir kurumlaşma hepimizin duygu ve ses dünyamızı kapalı havzalar olmaktan çıkaracak ve bir sanat okyanusu ortaya çıkacaktır. Öyle inanıyoruz ki, bu anlamda bir faaliyet, sadece Türk kimliği mensubiyet çevrelerinde etkili ve faydalı olmakla kalmayacak, yer yer küçük örneklerini gördüğümüz ve dünyada büyük ilgi toplayan müzikal ifade kudreti insanlığın da hayrına olacaktır.

Biz sanatçıyız veya ilmimiz sanat üzerinedir. Konu ise tamamen toplumumuzun ve insanlığın hayrına olacak bir büyük potansiyeli etkinleştirmeye dönüktür. Ama şurası açık ki, sosyal alanlar ne kadar farklı uzmanlıklar şeklinde görülürse görülsün, hayattaki yekpareliklerini kaybetmezler. Bu yüzden müzik-sanat ve kültür açısından gerekçelendirmeye çalıştığımız Türk Dünyası Konservatuarı kurulması teklifimizin dile getirmekte eksik kaldığımız, fakat erbabınca kolaylıkla hesap edilebilir ekonomik, turistik, sosyolojik, siyasi…vb. faydalı bazı sonuçları da mutlaka olacaktır.

Fatma Adile BAŞER

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EBEDİYETE İRTİHALİNİN 12. SENESİNDE TÜRKİYEM'İN ŞAİRİ'NE
Kitabın ortasından girelim. Kelâmımızı eğip bükmeden gönlümüzden geldiği gibi aktaralım..  Şükür ki muvaffak olamayan, halkın sağlam irâdesine takılan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 27 gün boyunca Demokrasi nöbetlerinin favori parçası olan "TÜRKİYEM" meydanları inletti ve heyecanına...
İNSANIN TAŞRASI-IX
Uzak çağlardan o güne kadar günler kum gibi akmış; yıllar, yüzyıllar, kervanlar gibi uzak ufuklarda kaybolup gitmişti. Dünya kurulalı beri mavi dalgaların koşuştuğu o yerlerde şimdi çorak topraklar belirmiş, derin vadiler oluşmuştu. Neresi miydi burası? Deveören Köyü, bizim köyden bahsediyorum....
ŞİİRDE İMGESEL GÖSTERGE
 İmgesiz sanat olamayacağı gibi imgesiz şiirin de ortaya konulamayacağı bir gerçektir. İmgesel anlatım en çok da şiirde kullanılmıştır. İm kelimesi; işaret, alâmet anlamına gelmektedir. Anlam yüklenen her şey, gösterge, iz, belirti… birer im’dir. Türkçe’de sık kullandığımız, ‘’imi, timi...
AYRILIK YOKUŞU
Babamdan kalan o eski evin önündeki somyanın üzerinde kollarımı bağladım oturuyorum. Değişik duygular içerisindeyim. Bir duygudan çıkmadan diğerine yatay geçiş yapıyorum. Halimden memnunluk derecem değişkenlik gösteriyor.  Buraları hayal meyal hatırlıyorum. Ayrılık yokuşu… Zamanında...
FİN(CAN)LA GELEN MEKTUP
“Değerli Hocam; Öncelikle selam eder ellerinizden öperim. Beni hatırlayamamış olabilirsiniz, ama ben sizi hatırlıyorum. Sizin yüzlerce öğrenciniz olmuştur, benimse bir tane Muharrem Hocam oldu. Ben hep arka sıralarda oturan sessiz bir öğrenci oldum ama söyledikleriniz ve yaptıklarınız kafamda mıh...
İNSANIN TAŞRASI-VIII
Bir gün Bilecik Vali Yardımcısı, Aziz Dost Abdurrahman Bey,-İlgen Hocam, sana bir şey danışacağım.-Hayhay, buyurun. Vilayet merkezinde kendi başkanlığında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı olarak toplanmışlar. Toplanma nedeni ihtiyaç sahibi öğrencilere burs vermek. Tabii, konuşmuşlar,...
prev
next

Mehmet Âkif Ersoy

Edebiyat Dunyamız

Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul'da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih'in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu semtin ortasından bugün Vatan Caddesi...

MASALSIZ TOPLUM VE OKULDA DEĞERLER EĞİTİM…

Edebiyat Dunyamız

Halk kültürüne bağlı sözlü bir anlatım türü olan masallar, çocukların eğitiminde, sosyal hayata katılmalarında önemli bir yere sahiptir. Masal geleneği, toplumların en kadim geleneklerinden biridir. Masallar, kültürün nesilden nesile aktarılmasında...

KÖTÜCÜL KADIN - ŞAHİKA KARACA

Edebiyat Dunyamız

Kötücül kadın üzerine bu araştırma edebiyat, felsefe ve psikanaliz etrafında disiplinlerarası bir çalışmadır. Bu araştırmanın başlıca uğrakları ise Hegel, S. Freud, Simone de Beauvoir, J. Lacan, Luce Irigaray, Judith Butler...

CEZERİ’DEN AZİZ SANCAR’A TÜRK GENÇLİ…

Metin SAVAŞ

Gençlik söz konusu edildiğinde, doğru yanlış bütün düşünceleri ele alırken, gerçekçiliği de göz ardı etmemek gerekiyor. Gerçek şudur ki toplumdaki gençlerin farklı eğilimleri bulunmaktadır. Bir diğer gerçek ise, ne kadar...

SAYI - 14 TARİHÎ MEZAR TAŞLARINDA…

Edward Norton’un başrolde olduğu Sihirbaz (The Illusionist) filminde, seyircilerine sahneden şöyle...

MERİÇ GİBİ OLMAK

Cemil Meriç, yirminci yüzyılın yetiştirdiği eşine ender rastlanan mütefekkirlerden. ‘‘Okumak’’ denildiğindeyse...

Ruh Adam Romanındaki Uygur Masalın…

Türk edebiyatının kült romanlarından Ruh Adam’ın başlangıç bölümünde bir Uygur masalı...

KÖROĞLU HİKAYESİ KOLLARI VE YEN…

Türk Edebiyatında önemli bir bölümü işgal eden sözlü ürünler içerisinde masallar...

İDEOLOJİLERDEN KİMLİĞE; YENİ S…

16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg, çevre sorunları ve geleceğine olan etkisini...

Mehmet Emin YURDAKUL

Türk Milli Edebiyat akımının öncü şairleri arasında yer almıştır. Milliyetçi, halkçı görüşleri...

BAYRAM GEÇİNCE

Milletçe sevinç içinde kutladığımız milli ve dini günlerimiz, bayramlarımız … Bayramlarımız...

TANZİMAT ROMANI ZÜPPE TİPİNİN …

GİRİŞ Türk romanına Tanzimat Dönemi‟yle birlikte girmeye başlayan “alafranga züppe” tipi...

GÖNLÜN BİR YÖRÜKTÜR KUTLU ÜLK…

Göçerlik bir hayat tarzıdır, zordur, meşakkatlidir.  Yörüklüğün ruh yapısını bilmeden çözülemez bu...

Ahmet Yılmaz SOYYER

Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla...

YOKSUN SEN...—Ömer Lütfi Mete’…

Yağmurlu bir günde tanımıştım seni. Sokaklar sırılsıklam bir hüzünle ıslanmış, martılar...

SILA-YI RAHİM

Gurbet, insanın sılasından ayrılmasıdır.Gurbet diyarındaki insan açısından doğulan ve sürekli yaşanılan...

YAPI, ANLAM VE KÖKENLERİ BAKIMINDA…

Söz varlığını oluşturan unsurlardan renk adlarını incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlayan bu...

EDEB ve HAYÂ

‘İnsanın hataya düşüp utanılacak şeyler yapmasını önleyen, yerinde ve ölçülü davranmasını...

Aşık Murat Çobanoğlu

 Aşık Murat Çobanoğlu 1940 yılında Kars'ın Arpaçay ilçesinin Koçköyü beldesinde çiftçi bir...

NEYZEN TEVFİK

Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden, alayıştan...

ECEL TUTMUŞ ELİNDE BİR ULU CÂM- …

Ecel tutmuş elinde bir ulu câmKi ol câmın içi dolu ser-encâm Kime...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 4 (…

a. Biçimlerine göre • Divan şiiri, nazım biçimleri bakımından zengindir...

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNA…

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması...

HÜSEYİN YURDABAK

Anadolu’nun saf ve temiz rüzgârlarıyla uyanıp filiz veren tohumlar gibi, daha...

HALİL NİHAT’IN, MEHMET AKİF’…

Giriş veya tipleştirme furyası Kökleri Lale Devri’ne kadar inen ve daha çok...

GAZETECİ-YAZAR EMİNE TAŞTEPE İLE…

Emine Hanım, sohbetimize editörlüğünü yaptığınız edebiyat ve sanat sayfası BEYAZ FIRTINA’dan...

GÖÇERLERİN SIRRI

Göçerlik bir hayat tarzı, yaşama biçimi ise, yılkı ve sürü için...

İŞ

“Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve herkes birisinin bu işi...

BAŞPARMAK

“İnsanın en asil uzvu hangisidir?” diye sorsalar hepimizin vereceği cevap budur:...

PROF.DR. MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ

Prof.Dr. Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ Türk tarihi ve Türk Edebiyatı tarihi yanında Türkiye’de...

TÜRKÇENİN UYANIŞI-1

Bugün akademik düzeyde bile dilin imkânlarını, maalesef şuuraltında yürüyen bir değerlendirmeyle...

NİHAL ATSIZ

Türkçülük ülküsünün büyük önderi, kudretli şâir ve tarihçi Nihal Atsız’ı 11...

ALFABE MÜELLİFİ AHMET HİLMİ GÜ…

Küçüklüğümden beri en büyük idealim olan "Gazetecilik" mesleğine atılmam "Alfabe Müellifi...

SÜLEYMAN ULUÇAMGİL’İN ŞİİRL…

Erenköy şehidi Süleyman Uluçamgil (1944-1964), daha 20 yaşındayken hayata veda etmiş...

PARLAK LEVHALAR

Kadrinoserya'nın gündüzü gecesinden pek farklı değildir. Kadrinoserya.. Buraya, yani gözümün önünde -ve...

NİYAZİ YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU İ…

Soru : Eski şairlerden ve yaşayanlardan sevdikleriniz kimlerdir? Cevap : Bu soru...

DOST

Dost kelimesi dilimize, Farsça, ‘’düst’’ sözcüğünden dilimize geçmiş olup ‘’sevilen, güvenilen...

İbrahim SAĞIR

1936 yılında Balıkesir, Gönen İlçesi Paşaçiftlik Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu...

REFİK HALİD KARAY - ZİNCİR

İşsiz, güçsüz kaldığım gurbet ellerinde köşe pencerem, kendimce Abdülhak Hâmid'in "Kürsü-i...

GURBET

“Şu uzun gecenin gecesi olsam Sılada bir evin bacası olsam Dediler ki nazlı...

ANADOLU’YU KONUŞTURAN USTA BİR Y…

Ahmed Hamdi Tanpınar’ın en önemli denemelerinden biri olan Beş Şehir adlı...

SEMAH AŞKA DOĞRUDUR - A.YILMAZ SOY…

Semah Aşka DoğrudurA.Yılmaz SOYYERPost Yayıncılık Bu roman kendilerine Alevî de denilen Kızılbaşların...

“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HAR…

1.Giriş Şiir, her şeyden önce “dil” sanatıdır. İnsanların hafızalarında roman-hikâye cümleleri yerine...

TÜRK TÖRESİ

“Yerleşik insan, bir ailenin sınırlı menfaatleri dışında herhangi bir hak davası...

GAZELİN ANLAM-YAPI İLİŞKİSİNDE…

Divan Edebiyatı gazellerinin şekil özellikleri hakkındaki bilgiler hemen hemen bütün el...

EDEBİYAT VE RÜYA

Her sanat eseri bir rüyadır. Britanyalı edebiyat eleştirmeni ve düşünür Terry Eagleton...

TANZİMAT EDEBİYATI -II (Birinci D…

ŞİNASİ (1826-1871)*Yeniliğin öncüsüdür. *Tercüman-ı Ahval ve Tasvir-i Efkar gazetelerini çıkarmıştır. *İlk...

ANLAMAK SAADET Mİ, HÜZÜN MÜ?

Önümde her zamanki gibi kitaplar... okuyorum... Kedim İncir Can ara sıra...

MUSTAFA ŞEKİP TUNÇ

Çok yönlü bir aydın olarak pek çok eseri ve çevirisi bulunan...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 5

Geçen yazımızda Prof.Dr.Nurullah Çetin beyin “Tek millet davası, tek dile bağlıdır” isimli makalesi...

ANADOLU’YA GÖNÜL VERMİŞ BİR B…

Remzi Oğuz Arık, bir ömür boyu Anadolu’yu karış karış gezerek, kültür...

SAYI - 8 HALİL HALİD BEY, MÖSYÖ …

Osmanlı Devleti’nin son elli yılına damgasını vuran en önemli sorunlardan biri...

TÜRKÇE'NİN KÖKLERİ

Türkçe, kö– sesinden türetilmiş sözcükler açısından çok zengin bir içeriğe sahiptir. Çalışmamızda...

TÜRK KÜLTÜRÜNÜN EDEBİ UNSURLAR…

Kültür, bir millet veya topluluğa özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütü-...

GÜZİDE TARANOĞLU

Örnek bir Türk kadını, mutlu bir ana, velüt bir şair, vefakar...

Prof. Dr. Milay KÖKTÜRK İle Tür…

Sayın Prof.Dr. Milay Köktürk hocamızla, bugünlerde önemli bir tartışma zeminini oluşturan, bazı...

ARAŞTIRMA RAPORUNUN BİÇİMİ VE K…

Bir araştırma raporunun içeriğinin zenginliği kadar sunuluş biçimi de önemlidir. Tüm...

ÖMER SEYFETTİN

“Mademki Türk’üz, o halde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk...

BİR TÜKENMEZ HAZİNE OLARAK ATATÜ…

Kimi sanat yapıtları vardır ki tükenmez hazine gibidirler. Örnek olarak, Dostoyevski’nin...

MEHMED ÂKİF’E DAİR-1: DÜNYA G…

Abdürreşid İbrahim'in fikir ve aksiyon çerçevesini Eşref Edip şöyle belirlemektedir:  "Takip ettiği...

500 Yılın Ardından Piri Reis

Nazan Karakaş Özür YEDİTEPE YAYINEVİ UNESCO 2013 yılını, Piri Reis Haritasının...

HOCAM HALÎL LÜTFÎ DÖRDÜNCÜ

Halil Lütfî Dördüncü... İstanbul "Bab-ı âli'sinin ve Türk basının en renkli...

Namık Kemal'in Şiirleri Hakkında

Cemiyete yön veren ve tesir eden şahsiyetler, mısralarıyla hafızalarda yaşarlar ve...

Kamuran ÖZMEN

Kamuran Özmen 1946 Çanakkale-Lapseki doğumlu ve İlkokul mezunu. Biri Piyade Albay, diğeri Tabip...

ÇANAKKALE’DE MUSTAFA KEMAL

Dönmeyi düşün(e)emediler. Gidenlerin çoğu dön(e)medi, dönenlerin pek azı da geride bıraktığını...

İNSAN,RUH VE SONSUZLUK

Teoloji, metafizik ve felsefe yaradılış konusunu farklı bakış açılarıyla açıklamışlardır. Kur’an-ı...

BEYAZ KÜRK- FÜSUN MENŞURE

Küçük adımlarımla sabahın çiği düşmüş çimenlerin üzerinde yürüyorum. Bir, iki, üç...

ÂLİM VE ŞÂİR BİR DEVLET ADAMI:…

Kadı Burhaneddin, Oğuz Türkçesinin yanında Doğu Türkçesine de hâkimdir. Şiirlerinde, eski...

GÖNLÜMDE AÇAN LALELER

Arif Nihat Asya "Lâle" için diyor ki; "Eskiler lâleyi mukaddes sayarlardı. Gerçekten...

YERLİLİK, DEĞİŞİM VE KÜRESELL…

Yerlilik, Değişim ve Küreselleşme BağlamındaSaatleri Ayarlama Enstitüsü            Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama...

ANADOLU KORKU ÖYKÜLERI / 3 - YILGA…

Anadolu Korku Öyküleri III – Yılgayak, serinin yepyeni, genç ve güçlü...

GÖÇMENLER SIĞINAĞI ANADOLU

Kanadı kırık güvercinler gelir sana sığınmaya. Özgür yaylalarında tedavi olmaya koşar yaralı...

SANAT, SANAT İÇİN MİDİR? YOKSA …

Ne güzel der Faruk Nafiz, ilk defa gurbete çıkmanın heyecanıyla kaleme...

ANADOLU’NUN YİĞİT SESİ: DADALO…

Ali Alper ÇETİN Toros dağlarının başı dumanlandı mı bir kez, Avşar Türkmenlerinde...

NEDEN "SERİN" SERVİ?

Edebiyat sanatının vazgeçilmez temel taşlarından biri eser, diğeri de yazardır. Eser kendi kendine var...

TÜRKÇÜ FİKİR VE SANAT DERGİSİ…

Halk Fırkasından olmayan insan sayılmadı Bir tehlikeydi millete hürüm demek bile...

YUNUS EMRE'yi YENİDEN OKUMAK

Türkolog Anna Masala; ‘’Yunus Emre Türk ruhudur, sonsuz-tarihsiz Anadolu’dur.’’ diyerek bir...

SEVMEK VE SEVİLMEK İÇİN

Sevecek ve sevilecek çok şey var. Sevmek ve sevilmek için o kadar...

HALİL SOYUER

Benim şiir ve edebiyata karşı merak sarmamda, Behçet Kemal Çağlar’m 1949...

AYNEN

Kelimeler kadar onları konuşan ağız önemliydi. ‘Gönüle yumuşak sözle gir!’ prensibine...

Şiir Hakkında

Bugün sanat meseleleriyle yakından alakadar olmuş birr zeka için artık münakaşasına...

KADINLAR GÜNÜ YİNE GEÇTİ

Her gün gibi, her zamanki gibi geldi geçti yine kadınlar günü...

İNSANLAĞIN EVİ - TÜRKLÜĞÜN OT…

Hür yaşamanın timsalidir topakev.   Geniş Orta Asya bozkırlarının ve göçebe hayatının kullanışlı...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak...

Gültekin SAMANOĞLU

2 Kasım 1927 yılında Konya’da doğdu. Asıl soyadı Samancı’dır. Ortaöğrenimin ilk...

DÜNYA DENEN ÇUKUR

Dünya denen çukur kaç kere doldu boşaldı. Dini kaynaklar Nuh tufanından hareketle...

Füsun Menşure

Füsun Menşure, Hamburg'ta doğdu. İnşaat mühendisliği eğitiminin ardından yurt dışında iç...

BİLGİ VE ZENGİNLİK

Doğu’nun büyük bilgesi Sadi Şirazi, Gülistan isimli eserinde bilgi bahsini anlatırken...

DİLAVER CEBECİ

15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin...

TANPINAR’IN HUZUR ADLI ROMANINDAN …

MACİDE Huzur’un ilk bölümü, romanın bilge karakteri İhsan’ın hastalığı çerçevesinde, geriye dönüşlerle...

SU GİBİ AZİZ OLMAK

‘’Su hayattır.’’ diye başlanır söze. Su hayrı yaptıranlar , ‘’Su gibi...

SERBEST VEZİN

Bilindiği üzere gerçek şiir; mısralardaki kelimelerin anlamlarından sıyrılarak âdetâ sese, mûsikîye...

ÖMER SEYFETTİN - ZEYTİN EKMEK

Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman...

NEFHA ŞEYH SADREDDİN KONEVİ ESİN…

13.yüzyıldan günümüze huzur, muhabbet nefesleri. Bir Hazine'ye Şeyh Sadreddin Konevî'ye yaklaşım...

HOŞ SOHBET OLABİLİR MİYİZ?

Söz sultanlarının yanında söz söylemek baş yarardı. İki dinleyip bir konuşmayınca...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Köyümden... Gönlümden... Annem seksen beş yaşında, evde işini zar zor görüyor ama...

TANZİMAT EDEBİYATINDA TİYATRO

Tanzimat Osmanlı toplumunda büyük değişikliklerin olduğu, Osmanlı aydınının yüzünü tamamen Batı’ya...

YİNE TASAVVUF

Kelam, Allah tarafından kulu ve elçisi vasıtasıyla gönderilen kitabın, zamanlarının ihtiyaç...

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR

Edebiyatımızın ve cemiyetimizin renkli ve hareketli simalarından biri olan Behçet Kemal...

GÜZEL SÖYLENEN SÖZ : ŞİİR

  Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Allah şöyle buyuruyor: “Sözü gönül alıcı bir biçimde...

SAYI -13 1909’DA ODESSA SEMALARI V…

1909 Eylül ayı… Odessa şehri… Sıcak havalar terk etmedi buraları daha...

GÖNLÜMDEN...

Mehmet Niyazi Ağabey...11 Mayıs 2020 Mehmet Niyazi Ağabey'in vefatının ikinci yılı...

GÜZELLİK DE ÖLDÜRÜR!

İnsan güzellik karşısında ölüm isteği duyar mı!? Duyuyor efendim duyuyor... Üstelik, İnsanı güzellik de...

ANLATI SANATLARINDA ARKETİPLER

Kurgu sanatının en önemli unsurlarından biri olan arketip kavramının ne olduğunun hem nitelikli...

MÜSLÜMAN SAATİ

İstanbul’u yenileştiren ve yerlisini şaşırtan istilaların en gizlisi ve en tesirlisi...

SHAKESPEARE MÜSLÜMANDI NEYLEYİM…

İznik; asırların imbiğinden süzülen bir medeniyet tezgâhı. Tezgâhında insanı ve eşyâyı işlemiş...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEME…

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar...

ŞİİR(NAZIM) TÜRLERİ

Şiir: Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir...

“AKADEMİK BİLGİYİ EKONOMİK B…

Doç. Dr. Figen Çalışkan ile bir sohbet gerçekleştirdik       Figen Hanım, ...

MUSTAFA KUTLU’NUN BİSİKLETİ

-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde...

Metin SAVAŞ

"Türkiye'de şeytan giderek güçleniyor Size Türkiye'nin en iyi romancılarından birinin lise mezunu...

BİR VATANSEVERLİK ÖLÇÜSÜ OLARA…

Nefer şehîd ordu gazi olacakVatan bugün bizden razı olacak Giriş Yıktılar kal’amızıSürdüler balamızıDaha...

DEĞİRMEN - 1

Doğduğunuz yer bir köyse, yaşadığınız coğrafyanın birçok güzelliğiyle birlikte zorluklarıyla da...

GEL ŞİMDİ TANIMINI YENİDEN YAPAL…

“Yürek yangınına ateş gerekmiyorsa / Gel şimdi tanımını yeniden yapalım ateşin”...

TÜRK'ÜN ÜLKÜSÜ

Gizli arzuların ifadesidir rüya. Şuuraltı isteklerin dışa vurumudur. Karışık hayallerdir. Rüya...

MEDYANIN SOSYALİ

Niyet ettim kul rızası için kendimi pazarlamaya. “Bir gün herkes 15 dakikalığına...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE MEZARI…

Roman, kendini her türden inancı sorgulayan ve tuhaflıklara tapan bir genç...

PROF.DR. AHMET KARTAL’IN TÜRK-FAR…

Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof...

KIRMIZI YAZILAR

Açıklama"Ben tarihçi değilim, akademisyen hiç değilim; roman yazarıyım sadece. Uzun veya...

Cengiz DAĞCI

Cengiz DAĞCI Kırım'ın Gurzuf kasabasında 9 Mart 1919’da dünyaya geldi. Çocukluğu...

"ÇENGİZ HAN" VE " A…

"Türkler, Türk tarihinin birinci sınıf insanlarından bazılarını tenkit etmek, beğenmemek, sevmemek...

'ÇOK DEĞERLİ' ŞAİR VE YAZAR ARK…

a) Unvan kullanmaya pek itibar etmeyin. Özelikle 'eğitimci yazar', 'yazar /...

PARNASİZM

*Romantik şiir anlayışına tepki ile Fransa’da ortaya çıkmıştır. *Doğal güzelliğe ve...

TARIK BUĞRA - HAVUÇLU PİLAV MESEL…

Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapabilecek bir şey...

OKUMA ENGELLERİ

Okumanın bittiği yerde şiddet başlar. Okumayı hiçbir şey engellememelidir. Okumayı engelleyen...

FUZÛLÎ VE BÂKÎ DİVÂNI’NDA BE…

Kur’ân ve hadislerde sıklıkla geçen ve Divan şiirinde de hayli fazla geçen...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE CADI

Garâ’ib Faturası serisinin ikinci kitabı Cadı, tıpkı serinin ilk örneği Gulyabani gibi, doğaüstü unsurlardan...

SELAM SÖYLE

Selam esenliktir.Selam vermek esenlik dilemektir.Selam almak esenlik duaları almak ve iade...

SEZAİ KARAKOÇ’UN “EDEBİYAT YA…

Sezai Karakoç, verdiği eserlerle Türk edebiyatının son 60 senesinde mühim bir...

METİN SAVAŞ’IN ERLİK ROMANI HAK…

Eskiler çok yazan, çok üreten verimli yazarlara doğurgan anlamına gelen ‘’velut’’...

HOCAM HAKKI TARIK BEY

Üstad Necip Fazıla göre, Hakkı Tarık Us: "Her işte kılı kırk...

DİŞİ KURT OLARAK EV

Ahmet Hamdi Tanpınar “Huzur” romanında şöyle der: “İnsanın sevdiği bir ev...

KÜRSÎ-İ İSTİĞRAK (TAHLİL) - …

Kenâr-ı bahrde hoş bir mahaldir, nâzır-ı âlem, Tahaccür eylemiş bir mevcdir; üstünde...

ÇAĞATAY EDEBİYATI

Timurlular devrinde İslâm medeniyetinin tesiri altında oluşmuş, Hârizm Türkçesi'nin devamı mahiyetinde...

TEDBİR

‘Düşüne düşüne görmeli işi / Sonradan pişman olmamalı kişi’, ‘Eşeğini sağlam...

ÖMER KAPLAN KOZANOĞLU

1973 yılında Adana Feke’de doğdu. Köy ilkokulundan sonraki eğitim hayatını parasız...

AŞKSIZLARA VERME ÖĞÜT!

Muhatabının bileğini bükmek derdindeki dinleyiciye bir şey anlatmak imkansızdır. Öğrenme iştiyakı...

FÂTİHNÂME - TURGUT GÜLER

Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şölen...

ÖĞRETMEN OLABİLMEK

Öğretmen tarihsel süreç içinde; muallim, hoca ve ata kelimeleriyle de karşılanmıştır...

İNSANI YETİŞTİRMEK

En büyük problemlerimizden biri, insan ilişkileri. Birbirimizi tanımıyoruz, tanımaya da pek...

ÇAM KOZALAĞININ İSYANI - ÖYKÜ

Çam ağacı mutluluk içinde yemyeşil ormanda, sarı yıldızların altında huzurlu yaşıyordu...

ŞİİR HAKKINDA BAZI DÜŞÜNCELER

Biz bu satırlarda, şiirde anlam ve açıklığın ne değerde şeyler olduğu...

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK SUSTU MU?

Cahit Sıtkı Tarancı(1910-1956)’nın  ‘Yaş otuz beş yolun yarısı eder Dante gibi ortasındayız ömrün Delikanlı...

ZİYA GÖKALP - ÖTÜKEN ÜLKESİ (…

"Türk gençleri yalvardılar Hakan'a:Boru çaldır, ruhlarımız uyana...Cenk edelim, yayılalım cihana: -Yayılmaktır Türk...

AŞK GELİNCE CÜMLE EKSİKLER BİTE…

İnsan denilen canlı evrimsel olarak hayvanlar alemine mensup olup diğer hayvanlar...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAF…

Küçük Mustafa Kemal, Topçu Kolağası Mehmet Tevfik ve Yüzbaşı Mustafa Beyler...

TÜRKÇE'NİN MİSAFİRLERİ (İÇTE…

İçimdeki kelime ırmağı kuruyunca, hayallerim hayatın gerçeklerine galebe çalar. Konuşmaktan çok...

BİR SES ve MEDENİYET MİMARI; YAHY…

Kostantiniyye, Estefanya, Gulgule-i Rûm, Dersaadet, İslâmbol yâni İstanbul. Ne vakit Rûmeli Hisarı’na...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

İsmail Hami Danişmend

Edebiyat Dunyamız

Anadolu Danişmendli Beyliğini kuran Melik Danişmend neslinden  olduğu bilinen  İsmail Hami Danişmend, 1889 yılında Merzifon’da doğmuştur. Babası Cebel-i Garbî mutasarrıflarından Emir Mehmet Kâmil Bey, annesi Melek Hanım’dır. Babasının Emir Danişmend...

Erkin VAHİDOV

Edebiyat Dunyamız

Erkin VAHİDOV   Günümüz Özbek şairlerinden Abdulla Âripov’un Söz Sehri (Söz Sihri) adlı yazısında, “İşte birkaç on yıldan beridir müstesna bir şiir bahçesinin çiçek kokulu havasından nasibimizi alıyoruz. Bu Erkin Vâhidov’dur. Ana...

DEDE KORKUT'U TANIYALIM

Edebiyat Dunyamız

Tüm Türk topluluklarının, milletlerinin ortak kültürüdür. Dede Korkut; Dedem Korkut, Korkut Ata, Atam Korkut olarak da bilinir. Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan, Kırgızistan ve diğer Türk illeri, Dede Korkut’u farklı adlarla ama...

Osman Olcay YAZICI

Edebiyat Dunyamız

Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene doğumluydu. Osman Olcay Yazıcı, 1953’te Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Küçükdere Nahiyesinin Yukarıovalı köyünde, Molla Temel’in oğlu Ahmet ile Ali...

Ali Akbaş

Edebiyat Dunyamız

1942 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan kazasında doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde okudu. Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde yaptı. Çeşitli lise ve Yüksek okullarda öğretmenlik ve idarecilik yaptıktan...

Feridüddin-i Attar

Edebiyat Dunyamız

Ferîdüddin Attâr veya tam adıyla Ebu Hamid Ferîdüddin Muhammed bin Ebu Bekr İbrahim Nişaburî, İranlı mutasavvıf, şair. Hekim ve eczacı olmasından dolayı Attâr olarak anılır. Horasanın en önemli dört şehrinden...

Aşık Pervani

Edebiyat Dunyamız

Aşık Pervani (İsmail ÇELİK)Mehmet Ali Kalkan'ın Gönlünden... Aşık Pervani (İsmail Çelik) ve Mehmet Ali Kalkan Aşık Pervani Ağabey yaşayan, geleneğin içinden gelen, en güçlü halk aşıklarımızdan birisi, Artvin Yusufeli'nden. Yıllar önce gelip...

BİR MİSTİK EDA ŞAİRİ OLARAK AHMET MUHİ…

Edebiyat Dunyamız

Ahmet Muhip Dıranas modern Türk edebiyatında hece şiirini Necip Fazıl ve Ziya Osman'la birlikte en iyi temsil eden şairlerden biridir. Hece şiiri edebiyatımızda bu üç şairle zirveye ulaşmış ve de...

PEYAMİ SAFA-3

Edebiyat Dunyamız

Yirminci asır Fransa'sının en büyük romancısı Marcel Proust der ki: «Dünya bir kerede halkedilmedi. yeryüzüne orijinal san’atkârlar geldiği nisbette çok defalar da halkedildi.» Proust bu sözlerile hakiki san’atkâra bir halik...

ÖYKÜ / ROMAN

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL …

Küçük Mustafa Kemal, Topçu Kolağası Mehmet Tevfik ve Yüzbaşı Mustafa Beyler Ak Hocanın vaaz verdiği camiye vardıklarında cami dolmaya başlamıştı. Ak Hoca, Seyyid Hoca’nın talebesi idi. Seyyid Hoca’yı Balkanlarda bilmeyen...

ANKARA’LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂ…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları ile eski Ziraat Mektebinin binasında toplanıyorlar bazen sabahlara kadar konuşuyorlardı. Meclis tartışmaları da onu çok yoruyor, sağlığı da kötüye...

ÖMER SEYFETTİN - DİYET

Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir arslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın...

NASRETTİN HOCA’DAN BİR FIKRA

Fıkraları sevmeyen var mıdır, sanmam. Çünkü fıkralarda her insana hitap eden bir taraf mutlaka bulunur. Kimini güldürür fıkralar, neşelendirir; kimini hüzünlendirir, uyarır, eleştirir, düşündürür. Herkes nasibine düşeni alır latifeden/nükteden. Mutluyken...

HATIRALAR IŞIĞINDA MEHMET AKIF ERSOY’UN K…

 Mehmet Akif, çok yönlü ve aktif kişiliği ile hiç kuşkusuz hem II. Meşrutiyet hem de Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen simalarından birisidir. Akif, her şeyden önce içinde yaşadığı dönemi...

Könçek Dönderme

 —Hadi hazırlan da gideli.  —Tamam deyip fırladım. Birkaç gün önceden sözleşmiştik. Hazırlanıp Seyfi’yle yola düştük. Bugün akşama şenlik var:  Güneydeliktaş’ la Kuzeydeliktaş köyleri arasında güreş olacakmış. İki köyün ağaları anlaşmışlar. Başpehlivanlığı kim alırsa ona...

BEYAZ KÜRK- FÜSUN MENŞURE

Küçük adımlarımla sabahın çiği düşmüş çimenlerin üzerinde yürüyorum. Bir, iki, üç, dört... Dört ahenkli adımı öyle zarif bırakıyorum ki yere, âdeta toprağı incitmekten korkarmış gibi, parmak uçlarımda dolaşıyorum. Beni uzaktan...

SULTAN SENCER (ÖYKÜ)

Rüzgârın hırıltısıyla yankılanan kalın paslı demir pencere, kapı ve taş duvarlar; bağrından akan gözyaşlarıyla tutsak olmanın mâteminde yapayalnız, prangalı, çökmüş, uzun dağınık kirli saç sakal yüzünü kaplamış, başı önünde, yırtık...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Yüzbaşı Nakiyüddin Bey öğrencilerinin Fransızcasının ilerlemesi için elinden geleni yapıyordu. Onlara edebiyat eserlerini sevdirerek bu işi çözebileceğini biliyordu. Fransız yazarları tanıtıyor ve eserlerini okutuyordu. O gün romantizm akımından bahsedecekti: “Çocuklar”...

ŞAİR ve ŞİİR

İSTANBUL’UN EDEBİYAT MAHFELLERİ

Pera’da, Cadde-i Kebir çevresine dağılmış yüzlerce meyhaneden çoğu sanat erbabı tarafından mahfel olarak kullanılmış, mekân sahipleri de bu unvanla anılmaktan memnun, bir hay-huydur gitmiştir. Bunlardan birinde kümelenmiş olan şair takımı, çekişmeler, kıskançlıklar ve hazımsızlıklar ile...

GAZEL - ZİYA PAŞA

GAZEL Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaştım mülk-i İslâm bütün virâneler gördüm Bulundum ben dahi dârü’ş-şifâ-yı Bâb-ı Âli’de Felâtun’u beğenmez anda çok dîvâneler gördüm Huzûr-ı kûşe-i meyhâneyi ben görmedim...

A. YAĞMUR TUNALI

Yağmur Tunalı,1955 yılında, Kayseri Yahyalı’da doğdu. Orta öğrenimini, Niğde, Kayseri ve Samsun’da; Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Filolojisi’nde tamamladı.  Yazı ve sanat hayatına...

NAMIK KEMAL MİLLİYETÇİLİĞİNİN ESERLER…

1.Namık Kemal Kimdir? Avrupai Türk edebiyatına kesin zafer sağlayan edip, Namık Kemal’dir. Türkiye’de ilk defa, vatan şairi diye şöhret kazanan şair de odur. Namık Kemal, Tanzimat devri Türkiye’sinde bir fikir ve...

ARİF NİHAT ASYA - ONLAR ŞİİRİ TAHLİLİ

ONLARNerde kaldı o anlar ki,Analar kurt doğururdu,Hilkat insan çamurunuDestanlarla yoğururdu.Nerde o yiğitler ki gürSesleri ülkeyi bürür,"Yürü!" dese dağlar yürür,"Dur!" dese kalpler dururdu?Yurda, baş dedikleri birAğır adakla geldilerVe şu bayraksız dünyaya,Bayrakla...

ZİYA GÖKALP'İN TURAN ŞİİRİ TAHLİLİ

Türklüğü Türkün Bedeninde Aramanın Şiiri: Turan Nabızlarımda vuran duygular ki, târihin Birer derin sesidir, ben sahîfelerde değil, Güzide, şanlı, necîb ırkımın uzak ve yakın Bütün zaferlerini kalbimin tanîninde, Nabızlarımda okur, anlar, eylerim tebcil. Sahîfelerde değil, çünki...

Namık Kemal'in Şiirleri Hakkında

Cemiyete yön veren ve tesir eden şahsiyetler, mısralarıyla hafızalarda yaşarlar ve ölümsüzleşirler. Onları canlı kılan şey, faaliyet ve fikirlerini manzum ve veciz bir şekilde ifade etmeleridir. Ziya Gökalp şiirin rolü...

GAZEL - YENİŞEHİRLİ AVNİ

1- Âteş i âhımla yandı bâğlar gülzârlar Gömgök oldu dûd-ı feryadımla sünbülzâr2 2.Hey ne kâfirsin ki mekrinle nâ-bûd oldu hep Tevbeler teşbihler tâ’atlar istiğfarlar 3- Öyle bir mecnûn-ı zâr ol vâdi-i hasretde kim...

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNAN PAŞA'Y…

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması ihmal edilmiş konulardandır. Öyle ki bu konuda, bildiğimiz kadarı ile herhangi bir akademik çalışma yapılmadığı gibi, derli toplu bilgi...

OLDUĞU KADAR OLMADIĞI KADER

Ayla Coşkun CEREN

“Askıya almak” bir deyim. Birkaç anlamı var. Geciktirmek, belirsiz olarak ertelemek, işi zamanında yapmamak savsaklamak. Ya da bir yapıyı dikmelerle tutturarak...

TÜRKÇESİZ BİR HAYAT

Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

2000’li yılların başı. Eskişehir’e geleli birkaç yıl olmuş. Haftada altmış saat derse giriyorum. Hem de gıkım çıkmadan. Hiçbir maddi beklentiye girmeden....

ÇANAKKALE’DE MUSTAFA KEMAL

Özcan TÜRKMEN

Dönmeyi düşün(e)emediler. Gidenlerin çoğu dön(e)medi, dönenlerin pek azı da geride bıraktığını göremedi elinde, obasında, yurdunda… Vatanımızın menfaatini kendi...

KISKANÇLIK

Özcan TÜRKMEN

Hikmet Münir Ebcioğlu(1927-1989)’nın sözleri, Teoman Alpay(1932-2005)’ın bestesi hüzzam makamındaki “Kıskanırım” şarkısını bilirsiniz: “Saçın yüzüne değse...

MERİÇ GİBİ OLMAK

Eyüp Ersegün KAHRAMAN

Cemil Meriç, yirminci yüzyılın yetiştirdiği eşine ender rastlanan mütefekkirlerden. ‘‘Okumak’’ denildiğindeyse benim aklıma ilk gelenlerden. Hayatının ileriki...

KAFA KONFORU

Coşkun KAN

Dikkat ! Bu yazı ziyadesiyle öznellik içerir. Söze başlarken başlığın kaynağını zikretmeden edemeyeceğim. Ötüken Neşriyat’ın kurucularından, uçaklar ve...

AHMET CEVDET PAŞA’DA DİL TASAVVURU

İclal ARSLAN

İnsanoğlunun anlam dünyasını şekillendiren dil, düşünce ve mantık kurgusudur. Bu noktada bizim Türkçe’ye olan vukufiyetimiz, hem ilmi hem de insani bakımdan...

digertumyazilar