Perşembe 27 Şubat 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Daha önce okudunuz 0%

aile1019Her aile bir krallıktır; oranın yönetimi de her aileye göre farklılık arz eder. Her ailede dört duvarın arasını kimse bil(e)mez. Yapılanlar sadece algı ve yorumdur. 

Bizim özellikle bu konuda üzerinde duracağımız husus da tamamen bizi bağlar. Bilgimiz, görgümüz, tecrübemiz, ilgimiz … ile sınırlıdır söyleyeceklerimiz:

Aile, kurallarla oluşan bir bütündür. Kurallardan sapmalar, çatışmalara sebep olur. Çatışma(lar)ın yönetimi becerisi ailedeki iletişimin sağlıklı yürütülüp yürütülmemesine göre şekil değiştirir.

İletişimin sağlıklı yürümesi için hemen aklımıza geliveren, hemen hepimizin sıklık başvurduğu hususları şöyle sıralayabilirim:

Çözüm için uğraşırken çözülecek konu üzerinde yoğunlaşır, benzer ya da başka konuları (problemleri) bu seferlik öteleriz.

Davranışları(mızı) ayrıntılı olarak ele alırız.

Duygu ve düşüncelerin dile getirilmesinde abartıya kaçmayız.

Herkesin kendini kendi duygu ve düşünceleriyle ifadesine imkân ve fırsat hazırlarız.

Konunun özü ve konu ile ilgili ayrıntıları iyi belirler ona göre davranırız.

Öğüt vermekten çok örnek olmaya dikkat ederiz.

Tarafların birini haklı çıkarmak yerine tarafları ortak doğru/geçerli/güvenilir/tutarlı.. olanda birleştirmeye gayret ederiz.

Yargılamayı kullanmamaya çalışırız.

Elbet, çözümde, konunun önemine binaen, bu hususların hepsini birden ya da ayrı ayrı değerlendiririz. Bunları (ve mutlaka diğerlerini) değerlendirmede/uygulamada sıklıkla problem(ler)le karşılaşırız. 

Ailenin tam (belirlenemeyen) temel ihtiyaçları, denetim problemleri, güven problemi yaşama, küskünlük ve kırgınlıkların bitirilememesi, mükemmeliyetçilik, sağlıklı konuşamama-dinlememe, suçlama(oyunu) ve de algılama, duygu, düşünce, davranış, istek ve amaçların tam kabul görmemesi hususları öncelikle olmak üzere diğer konular/hususlar problemi daha da artırır. 

Artan, atacak problemleri sağlıklı çözebilmede de göz ardı edemeyeceğimiz temel konuları şöyle sıralayabilirim: Değerli olma duygusu, güven ortamı, mutluluk ve kendisini gerçekleştirebilme ortamı, sağlıklı manevi hayatın temellerini oluşturma ortamı, sorumluluk duygusu, yakınlık ve dayanışma duygusu, zorluklarla mücadele eğitimi…

Günümüzde aile içi iletişimin genelde düşük/vasat olduğu konusunda çoğumuz hemfikiriz.

Ev/aile içinde iletişim zayıfladığını hayretle ibretle görüyoruz.

Eşler arasındaki anlayış ve davranış bütünlüğü, iletişimi güçlendirecektir. Çocuklar da yaşların agöre bu iletişimin sağlamlaştırılmasına destek olacaklardır.

Çözüm ile ilgili herkes her şeyi söyledi, söylüyor daha da söyleyecek elbet. Benim aşağıda özellikle vurguladıklarım çözüme katkı için “tavşanın suyunun suyu” diye düşünüyorum. Şöyleki:

Aynı düşüncede olmadığımızı-olmayacağımız uygun bir dille söyleyebilmek yerine yargılamaya, eleştirmeye, suçlamaya devam ettikçe; / çözüm teklifleri üretmek yerine öğüt vermeye devam ettiğimiz sürece; / güven vermek, desteklemek, duygularını paylaşmak yerine yetersizliğini yüzünü vurdukça , / öğretmek-öğrenmek mantıklı düşünceler üretmek yerinen nutuk çektikçe; / soru sormak yerine sorguladıkça; / uyarmak yerine gözdağı verdiğimiz müddetçe; / yönlendirmek yerine emir verdikçe ;hâsılı ahlak dersi vermeye devam ettiğimiz sürece bu konuyla epey uğraşacağız gibime geliyor.

İşin özeti aşağıdaki anonim kıssada saklı desem ne dersiniz:

[Bir bilge, çölde öğrencileriyle otururken sorar: ‘Gece ile gündüzü birbirinden nasıl ayırırsınız? Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?’ Öğrencilerden biri ‘Uzaktaki sürüye bakarım.’ der. ‘Koyunu keçiden ayıramadığım zaman akşam olmuş demektir.’ Başka bir öğrenci söz alıp ‘Hocam’ der. ‘İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman anlarım ki sabah başlamıştır.’ Bilge uzun süre susar. Öğrenciler meraklanıp ‘Siz ne düşünüyorsunuz hocam?’ diye sorar. Bilge kişi şöyle der: ‘Akşam evine varıp biricik eşini hatalı mı hatasız mı, güzel mi çirkin mi, başarılı mı başarısız mı olduğuna bakmadan sevmeye devam ediyorsan sabah olmuş, aydınlık başlamış demektir.’]

Özcan Türkmen

turkmenozcan.gmail.com


Yazar Hakkında

Özcan TÜRKMEN

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ALİ HASANOV’UN  ‘’HOCALI SOYKIRIMI’’ KİTABI
Bülten ve ajansların geçtiği haber, Türk dünyası ile dünya kamuoyunda şok etkisi yaptı. Haber metni;’’Ermeni kuvvetleri 25 Şubat’ı 26 Şubat'a bağlayan gecede Hocalı kasabasında, 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 kişiyi katletti. Yaşanan sadece insanların...
MAHMUT TOPBAŞLI - HOCALI’YA AĞIT
 Gül hüzünle titrerken karanfiller yaş döker, Yürek coğrafyamıza kanlı bir matem çöker.     Korkarım takvimlerden yine şubat mı diye, Katmerlenir acılar dönüp baksam geriye. Dokuz yüz doksan iki yılının şubatında, Yıldızları karartan zulmün saltanatında Ermeni’nin...
SANATIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ
 Sanat; ‘’bir duygunun, tasarımın, güzelliğin vb. dışa vurumunda, anlatımında kullanılan  yöntemlerin tümü. Bu yöntemlerle ortaya konulan üstün yaratıcılık. Hüner, marifet’’ anlamına gelmektedir.      Sanat, uzun süre bilim ve teknik sınıflandırmasının içinde...
SAYI - 16 OSMANLI DÖNEMİ’NDE ESKİŞEHİR FARMASON CEMİYETİ VE BİR TELGRAF
Yıl 1912… Temmuz sıcağında Eskişehir’deyiz. Elimizde -bu sefer- Nimet gazetesi var. Bir gölgeye sığınmak, okumak için sabırsızlanıyoruz. Gazetenin serlevhasına yani başlığının bulunduğu bölüme göz gezdiriyoruz önce. Başlığın hemen altında “Şimdilik haftada 3 defa neşrolunur.” yazıyor. Haftada 3...
GÜVENİLİR OLMAK
‘Güvenme dostuna saman doldurur postuna,’, ‘Güvenme varlığa düşersin darlığa’ sözlerini günlük hayatta sık duymuşsunuzdur. Bu mevzudan bahisle güven ve güvenilir olmak konusunu açalım biraz hele:  Elinden ve dilinden herkesin emin olduğu insanlarla bir arada yaşayabilmek hepimizin ortak...
DESTAN ŞAİRİ
Abdullah Satoğlu, bir destan şairidir. O’nun “Nerede” isimli nefis bir şiiri yar ki, geçmişi ve geleceği ile, asil milletimizin serüvenini mısra mısra, ilmik ilmik bir Türkmen halısı gibi dokumaktadır... Şiirlerindeki, bütün dörtlük, beyit ve mısralar arsında, birbiriyle uyumlu bir diziliş...
prev
next

SAİT FAİK ABASIYANIK VE KAŞIKADASINDA

Edebiyat Dunyamız

23 Kasım 1906-11 Mayıs 1954 Sait Faik, Bursa Lisesi'ni bitirdikten (19.8) sonra bir süre İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Sonra Fransa'da Grenoble Üniversifesi'nde okudu. Burada üç yıl kaldıktan sonra yurda döndü, ilk...

YAPI, ANLAM VE KÖKENLERİ BAKIMINDAN AZERBAY…

Edebiyat Dunyamız

Söz varlığını oluşturan unsurlardan renk adlarını incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlayan bu çalışmada yapı, anlam ve köken bakımından Azerbaycan Türkçesindeki renk adlarının oluşum şekilleri ve özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu amaçla, Azerbaycan...

KIRIM'A SEYAHAT - FATİH KERİMİ

Edebiyat Dunyamız

İlk baskısı 2004 yılında hazırlanan Fatih Kerimî'nin Kırım'a Seyahat adlı bu kitabının o günkü telif ücreti "Kırım'da Çocuk Okutma Kampanyası"nda kullanılmak üzere Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesine...

AİLE

Özcan TÜRKMEN

‘Aynı evde birlikte yaşayan; en küçüğü karıkocadan; daha genişi anne, baba, çocuk, akraba ve yakınlardan meydan gelen topluluk, ev halkı …’ olarak kullanılan aile kavramı, ‘aynı soyan gelenlerin bütünü’, ‘kan...

ŞAİRLERİ KOVMAK İSTEYEN ŞAİR

Edebiyat Dunyamız

Temel bir düşünme alanı olarak felsefenin diğer dsiplinlerle olan ilişkisi her dönem tartışılagelmiştir. Çünkü felsefeyi bu alanlardan birine indirgemeden ya da bu alanları felsefenin nesnesi yapmadan bir ilişki kurmak çoğu...

ABUM RABUM: BİR HZ. İBRAHİM ROMANI

Edebiyat Dunyamız

Bir (Hz.) İbrahim Romanı İskender Pala Kapı Yayınları, 2018 1958 Uşak doğumlu, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunu olan İskender Pala "Divan şiirini sevdiren Adam" olarakta bilinmektedir. Yazarın "Babil'de ölüm Istanbul'da Aşk, Katre-i Matem...

Gülce

Edebiyat Dunyamız

Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurumun...

TÜRKÇE'NİN KÖKLERİ

Edebiyat Dunyamız

Türkçe, kö– sesinden türetilmiş sözcükler açısından çok zengin bir içeriğe sahiptir. Çalışmamızda kadim Türk varlık anlayışının temel ipuçlarının dilimizdeki kö– sesinde saklı olan bölümlerini, Türkçe anlambilim açısından incelemeye çalışacağız. Türkçenin bilinen ilk klasik metinleri...

BAHAEDDİN ÖZKİŞİ'NİN "SOKAKTA…

Tuğba ÖZCAN

Uçtaki Adam ve Köse Kadı isimli, çok severek okuduğum tarihi romanları ile tanıdığım Bahaeddin Özkişi'nin okuduğum üçüncü kitabı olan, 1975 Peyami Safa Roman yarışmasında başarı ödülü alan SOKAKTA. İlk sayfalarda beni fazlaca sıkan...

MÜLAKATLAR

Osman Bey Babasına Göre Atak Bir Beylik Yap…

Ahmet URFALI

Araştırmacı Yazar Dt. Recep Aydoğdu ile bir sohbet gerçekleştirdik.        Recep Bey,  Osmanlı’nın kuruluş dönemini sadece  tarihsel olarak değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım yönlerinden  de araştırarak...

SAADETTİN YILDIZ”LA MÜLAKAT - 2

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

1-Ne zaman, nerede doğdunuz? Nasıl bir çocukluk geçirdiniz? Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Demirköprü (eski adı: Kızılton) köyünde doğdum. 1947 yazında ( Haziran veya Temmuz) doğmuşum. Doğum tarihim, askere zamanında gidip işime...

GAZETECİ-YAZAR EMİNE TAŞTEPE İLE BİR SOH…

Ahmet URFALI

Emine Hanım, sohbetimize editörlüğünü yaptığınız edebiyat ve sanat sayfası BEYAZ FIRTINA’dan başlayalım. Beyaz Fırtına’nın konusu, amacı, etkinlik alanı nedir? Bu düşünce hangi kaygıdan doğdu? Hangi etkinlikleri gerçekleştirdiniz? Amacınıza ne oranda...

“AKADEMİK BİLGİYİ EKONOMİK BİR DEĞER…

Ahmet URFALI

Doç. Dr. Figen Çalışkan ile bir sohbet gerçekleştirdik       Figen Hanım,  bize bu sohbet imkânını verdiğiniz için öncelikle teşekkür ederim. Bir bilim insanı olmanızın yanında, sosyal ve kültürel projelerle çok...

ŞAİR GÜLDEN YALÇIN İLE SOHBET

Ahmet URFALI

Gülden Hanım, şiire nasıl başladınız? Nasıl bir kültürel ortamda yetiştiniz? Çocukluk ve gençlik dönemim SHÇEK yurdunda geçti. Şiir benim için bir mecburiyetti. Şiir, sığınağımdı, huzur bulduğum evimdi.Ben yurdun sağır duvarlarıyla dertleştim...

LALE ŞAİRİ VE YAZAR ABDULLAH SATOĞLU İL…

Bekir OĞUZBAŞARAN

Aslında siz meçhul biri değilsiniz, fakat bu sohbet münasebetiyle, özgeçmişinizi, bir kere de kendi ifadenizle anlatmanızı rica edeceğim:15 Mayıs 1934’te Kayseri’de doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Kayseri’de yaptıktan sonra, İstanbul...

PROF. DR. TAMİLLA ABBASHANLI ALİYEVA BİR S…

Ahmet URFALI

Sizdeki edebiyat ve kültür merakı nasıl başladı? Nasıl bir kültür ortamında yetiştiniz? Türk Dili ve Edebiyatı alanını seçmenizin ana sebebi nedir? Güzel bir soru. Sayın Ahmet Hocam, her şeyi dobro-dobro anlatayım...

PROF.DR.CAN ÖZGÜR İLE SOHBET- KIPÇAKLAR

Ahmet URFALI

Kıpçaklar, diğer adıyla Kumanlar, Ötüken'den başladıkları göç yolculukları ile Karadeniz'in kuzeyine ulaşmış, Kıpçakların (Desti Kıpçak) Doğu Avrupa hakimiyetleri 1256 yılına kadar devam etmiştir. Kıpçaklar, tarihte Kuman-Kıpçak ortak adı ile anılan toplum, iki...

ŞAİR MEHMET ALİ KALKAN İLE BİR SOHBET : …

Ahmet URFALI

 MEHMET ALİ KALKAN ÖZGEÇMİŞ  1958 yılında Eskişehir’de doğdu. Gazi İlk Okulu,Tunalı Orta Okulu ve Motor Sanat Enstitüsünü bitirdi.Üniversiteyi Adana’da okudu. 1980 yılında Adana Mühendislik Bilimleri Fakültesinden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu...

Kırmızı Kitaplar

GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

HOCAM HALÎL LÜTFÎ DÖRDÜNCÜ

Abdullah SATOĞLU

Halil Lütfî Dördüncü... İstanbul "Bab-ı âli'sinin ve Türk basının en renkli simalarından biri... 1953-54 yıllarında, İstanbul Gazetecilik Yüksek Okulunda, Basın Tekniği ve İncelemeleri dersimize gelirdi. O dönemde, diğer hocalarımız Burhan Toprak...

SEVİNÇ ÇOKUM

Edebiyat Dunyamız

 Sevinç Çokum, 25 Ağustos 1943’ te İstanbul’da doğdu. Beşiktaş Kız Lisesi’ni, İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi, ayrıca Umumi Sosyoloji dalında öğrenim gördü. Orta öğrenimi sırasında...

AHMET CEVDET PAŞA VE HAYATI

Edebiyat Dunyamız

Ailesi ve Medrese tahsili Osmanlı Devleti’nin ilim ve devlet adamlarından olan Ahmet Cevdet Paşa; milâdî 26-27 Mart 1823 (Hicrî 13-14 Recep 1283) yılında şimdiki adı Loveç olan Bulgaristan’ın Lofça kasabasında kendi...

TALÎBÎ COŞKUN

Abdullah SATOĞLU

Halk Edebiyatımızda, nasıl ki “Kerem” denince hemen “Aslı”yı, “Mecnûn” denilince “Leylâ”yı hatırlarsak, XX. yüzyılın ünlü Halk Şairi “Talibî” Coşkun da, edebiyatımıza yeni bir isim kazandırdı; “Keklik Emine”... Ne şehirli oldum ne de...

Cengiz DAĞCI

Edebiyat Dunyamız

Cengiz DAĞCI Kırım'ın Gurzuf kasabasında 9 Mart 1919’da dünyaya geldi. Çocukluğu kıtlık, yoksulluk, deprem gibi tabii âfetler yanında Rus emperyalizminin zulmü ve büyük baskılar altında geçti. Babası Emir Hüseyin Dağcı...

NİHAD SÂMİ BANARLI

Edebiyat Dunyamız

Şeyma GÜNGÖR1 NÎHAD SÂMİ Banarlı Cumhuriyet devrinin yetiştirdiği en önemli edebiyat öğretmeni, edebiyat tarihçisi ve yazarlardandır. Şiir, tiyatro, hikâye, roman alanlarında da eserleri olan Nihad Sâmi Banarlı özellikle lise edebiyat ders...

İDEALİST BİR MUALLİM: NURETTİN TOPÇU

Edebiyat Dunyamız

Cumhuriyet devri fikir hayatımızın en önemli simalarından birisi de hiç şüphesiz ki Nurettin Topçu’dur. O, daha çok bir fikir adamı, felsefeci ve ahlakçı olarak tanınmakla beraber aynı zamanda bir hoca...

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Abdullah SATOĞLU

Türk milletinin XX. yüzyılda yetiştirdiği en önemli ve çok yönlü fikir adamı ve şairlerinden biri de hiç şüphe yok ki, üstad Necip Fazıl Kısakürek’tir. O, seksen yıllık ömrü içinde, kaleme aldığı nesir...

BASRÎ GOCUL

Abdullah SATOĞLU

Balkan Harbi sırasında, Çorlu'nun Muhittin mahallesinde, bozguna uğratılmış istilâcı düşmanın geri çekilirken çevresinde-kilerle beraber, yıkılıp külleştireceği önü bahçeli, tek katlı bir ev vardır. İçerisinde "Uzun" lâkaplı Arif Ağanın reislik ettiği 7...

ÖYKÜ / ROMAN

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE MEZARINDAN KALK…

Roman, kendini her türden inancı sorgulayan ve tuhaflıklara tapan bir genç olarak tanımlayan Şevki Bey’in eski dostlarından Kadri Bey’le karşılaşması ile başlar. Ayaküstü yaptıkları sohbette Kadri Bey, şehir hayatından sıkıldığını...

DEDE KORKUT KİTABINDA ALKIŞLAR VE KARGIŞLA…

Türkiye Türkçesinde "bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak"2 anlamında kullanılan alkış kelimesi, ulaşabildiği en eski Türkçe metinlerde "dua etme, övme, birinin iyiliklerini sayma" manaları ile karşımıza çıkmaktadır. Divanü...

CAHİT ÖZTELLİ

Halk Edebiyatı tarihçisi ve değerli folklorcu Cahit Öztelli ile, şahsen tanışmadan yıllar öncesi mektuplaşmaya başlamıştık. 1962’de ilk baskısını yaptığım “Başlangıçtan Bugüne ka-dar-Kayseri Şairleri” isimli kitabımdan sitayişle bahseden bir mektubunu almıştım. Bu mektubunda, “Dadaloğlu”nu Kayseri...

HALİDE EDİP ADIVAR - HİMMET ÇOCUK

Elvanlarda ihtiyar bir kılavuz aldık. Köy kısmen yanmış, perişan, herkes fersiz ve şaşkın gözlerle kamyon denilen canavarın bir lüzum görüntüsüne bakıyordu. Herkesin ruhunda sonu gelmeyen meşakkatin, açlığın, her günün gizli...

SABAHATTİN ALİ _ SIRÇA KÖŞK

Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış. Bugünden yarına geçinmek, gittikleri yerlerin birinden yüz bulsalar, beşinden kovulmak canlarına tak demiş. Alın teriyle kazanıp gönül rahatlığıyla yemeyi...

MECNUN 'UN KÖPEG İ ÖPMESİ - MEVLÂNA'DAN

Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı. Öpüp koklamaya başladı. Bu davranışını görenler onu ayıpladılar ve uyardılar: A akılsız Mecnun! Sen iyice işi azıttın. Bu yaptığın dt!liliğin...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında atların satıldığı bir hana gitmiş...

KERİME NADİR VE DEHŞET GECESİ

5 Şubat 1917’de İstanbul’da doğan Kerime Nadir (Azrak) 1935 yılında Saint Joseph Lisesi’ni bitirmiştir. Yazı hayatına dönemin edebiyat dergilerinde şiir ve öykü çalışmalarını yayımlayarak başlayan Nadir, sayıları kırka yaklaşan ve...

GRİ - (ÖYKÜ)

Hazırlıksız yakalanmışlardı. Şimşek, ansızın sessizliği delip geçiyor, tıpkı bir yabancının sofraya aniden oturması gibi kalabalığı afallatıyordu. Belki bu, sadece kuvvetli bir yağmurun habercisi, belki de küçük bir hayatın dönüm noktasıydı. Artık daha...

ŞAİR ve ŞİİR

İSTANBUL’UN EDEBİYAT MAHFELLERİ

Pera’da, Cadde-i Kebir çevresine dağılmış yüzlerce meyhaneden çoğu sanat erbabı tarafından mahfel olarak kullanılmış, mekân sahipleri de bu unvanla anılmaktan memnun, bir hay-huydur gitmiştir. Bunlardan birinde kümelenmiş olan şair takımı, çekişmeler, kıskançlıklar ve hazımsızlıklar ile...

ZİYA GÖKALP'İN TURAN ŞİİRİ TAHLİLİ

Türklüğü Türkün Bedeninde Aramanın Şiiri: Turan Nabızlarımda vuran duygular ki, târihin Birer derin sesidir, ben sahîfelerde değil, Güzide, şanlı, necîb ırkımın uzak ve yakın Bütün zaferlerini kalbimin tanîninde, Nabızlarımda okur, anlar, eylerim tebcil. Sahîfelerde değil, çünki...

ARİF NİHAT ASYA - ONLAR ŞİİRİ TAHLİLİ

ONLARNerde kaldı o anlar ki,Analar kurt doğururdu,Hilkat insan çamurunuDestanlarla yoğururdu.Nerde o yiğitler ki gürSesleri ülkeyi bürür,"Yürü!" dese dağlar yürür,"Dur!" dese kalpler dururdu?Yurda, baş dedikleri birAğır adakla geldilerVe şu bayraksız dünyaya,Bayrakla...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEMESİ (ALİ…

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar gül takıyor kâküle Alev alev bir gül attım su yandı Sunam derin uykusundan uyandı Yavaş yavaş araladı perdeyi Gönlüm...

Ezelden şâh-i aşkın (Bâki)

GAZEL Ezelden şâh-i aşkın bende-i fermânıyüz cânâ Muhabbet mülkünün sultân-i âlî-şânıyüz cânâ  Sehâb-i lütfün âbm teşne-dillerden dirîğ^etme Bu deştin bağrı yanmış lâle-i Nu’mânıyüz cânâ

KÜFRÎ-İ BAHÂYÎ’NİN HAYATI ve EDEBÎ …

Küfrî-i Bahâyî’nin hayatı hakkında kaynaklardaki bilgiler, oldukça sınırlı olup birbirinin tekrarından öteye geçmemektedir.Asıl ismi Hasan Çelebi olan şair, İstanbul’da doğmuştur. Ne zaman doğduğu hakkında kayıt bulunmayan şairin doğum tarihi, divanında yer alan...

MEHMET AKİF ERSOY’DA HÜZÜN

Tabut Eller Üstünde Dostu da düşmanı da onun çok yüksek bir karaktere sahip olduğuna inanıyor. Bir ahlâk nümunesi, bir fazilet âbidesi.... İnancını sonuna kadar yaşayan, ilkelerini ardına kadar savunan, doğru...

NÎGÂRIM DİLBERİM YÂRİM NEDÎMİM MÛNİ…

(XIV. YÜZYIL) Nîgârım dilberim yârim nedîmim mûnisim cânım Refîkim hem-demim ömrüm revânım derde dermânım Sevgilim, dilberim, yârim, alışığım, canım; Yoldaşım, ayrılmazım, ömrüm, ruhum, derde dermanım

ORHAN ŞAİK GÖKYAY

Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?" isimli şiiriyle tanınan Orhan Şaik Gökyay'ı 2 Aralık 1994 günü kaybettik. Edebiyatla ilgilenen herkesin kabul etmesi gerektir...

HÜSEYİN CAVİT: IŞIĞI SÖNMEYEN TÜR

Ahmet URFALI

Şair O. Seyfi Orhon: ‘’Bu Vatan Kimin ?‘’ başlıklı şiirinde vatanın gerçek sahiplerini edebi bir dille ifade eder: ‘’Bu vatan, toprağın kara bağrında...

ZAMANI TANRI YAŞAR

Metin SAVAŞ

Kadim zamanlardan günümüze kadar gelip kesintisizce geleceğe dek sürüp gitmekte olan Dünya Türklüğünün bugünümüze en yakın nüvesi Göktürk Kağanlığı dönemidir. Binlerce...

CAMİ AVLUSUNA

Eyüp ERSEGUN KAHRAMAN

Trafik kazası, bir kara yolu taşıtının diğer bir taşıta, yayaya, hayvana ya da herhangi bir nesneye çarpmasıyla vuku bulan bir olaydır. Trafik kazası...

SEZAİ KARAKOÇ’UN “EDEBİYAT YAZILA

Edebiyat Dunyamız

Sezai Karakoç, verdiği eserlerle Türk edebiyatının son 60 senesinde mühim bir yere oturur. Başta şiir olmak üzere hikâye, deneme, fıkra, piyes, inceleme – düşünce...

KANDİL KANDİL DÖKÜLEN NUR: HACI BAYR

Ali_Alper ÇETİN

Ankara’ya yakın, Çubuk Çayı kenarında Solfasol derler bir köy vardır, kendi hâlince…665 yıl önce, 1352 yılının bir bahar sabahı, bu köyde Koyunluca Ahmed’in...

AYRILIK

Özcan TÜRKMEN

“Üç derdim var birbirinden seçilmezBir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm” diyor Karacaoğlan.Ölüm ve yoksulluk bugünlük bir kenarda dursun; ayrılık üzerine...

DÜZYAZI(NESİR) TÜRLERİ

Edebiyat Dunyamız

 Roman: İnsanların yaşadıkları ya da yaşayabilecekleri olayları, yere, zamana ve şahsa bağlayarak anlatan eserlere roman denir. *Romanda olaylar geniş ve...

ÖMER SEYFETTİN VE TOS

(28.2.1884 - 6.3.1920) Doğ.: Gönen - Ölm.: İstanbul Cumhuriyetten önceki edebiyatımızın hikâye alanındaki en büyük ünü ve değeri, şüphesiz, Ömer...

Şerife Gündoğdu'nun Vuslatı

Vuslat; ulaşma, erişme, kavuşma, buluşma, beraber olma anlamlarına gelmektedir. Vuslatın zıt manası ise hicran, firkat, ayrılık demektir. Vuslat, sevgiliye...

A. YAĞMUR TUNALI

Yağmur Tunalı,1955 yılında, Kayseri Yahyalı’da doğdu. Orta öğrenimini, Niğde, Kayseri ve Samsun’da; Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde başladığı yüksek...

CAHİT ÖZTELLİ

Halk Edebiyatı tarihçisi ve değerli folklorcu Cahit Öztelli ile, şahsen tanışmadan yıllar öncesi mektuplaşmaya başlamıştık. 1962’de ilk baskısını yaptığım “Başlangıçtan Bugüne...

HALK ŞİİRİNDE UYAK VE REDİF

Halk şiirinde uyak, uyak ya da ayak terimleriyle anılır. Divan şiirinde olduğu gibi, halk edebiyatının uyak konusunda kuralcı bir tutumu yoktur. Halk şairleri en eski...

digertumyazilar