Perşembe 4 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 5 - 9 dakika)
Bunu okudun 0%

hzyusufMerhamet, insan ve insanlık için belki de en önemli duygu, en yararlı haslet. Merhamet, sevginin, sadakatin, mahcubiyetin ve yararlılığın en güçlü kaynaklarından birisi, mümkündür ki en güçlüsü. O çevreden bir başka terim de “hoşgörü”. Yüce gönülleri, insana güveni, sevgiyi, saygıyı vurguluyor o da.

Bir gazete haberi okurken aklıma geldi bu duygular. Amerikalı yazar Katharine Branning Türkiye gezisinde Mahberi Sultan’ın türbesi ve külliyesinden, özellikle de külliyesinin girişinde yazan “Dönemin Meryem’i; Hatice’si” yazısından etkilenerek bir roman yazmış. Katherine Branning, romanını yazarken özellikle, “Meryem’i” ve “Hatice’si” sözü ile iki dine de yer verilmesindeki hoşgörünün Selçuklu Sarayında kadına ve gayrimüslim topluluğa verilen önemin ilham kaynağı olduğunu belirtiyor. 

Mahberi Hatun, Selçuklu Döneminde, Alanya Kalesinin fethinden sonra Aleaddin Keykubat ile evlendiriliyor. Anlatılanlar şöyle: Antalya kalesinin Rum tekfuru olan Kir Frad, kaleyi teslim etmek için koştuğu şartlar arasında kızı Prenses Destina’nın Sultan tarafından eş kabul etmesi de var. “Barış ve huzur için akrabalık bağlarını güçlendirmek gerekir” diyor Tekfur. Sultan da bu teklifi kabul ediyor, 1221 yılında Sultan ile Prenses Destina evleniyorlar.  Prenses Destina, Aleaddin Keykubat’ın saltanatının son dönemlerine kadar Hristiyan olarak kalmış, tam 21 yıl. Saray çevresi kendisine engin bir hoşgörü ile yaklaşmış, hatta rivayete göre ibadetlerini rahatlık içinde yapması için kendisine saray içinde ufak bir kilise inşa ettirilmiş.

Zaman içinde Destina’nın çalışkan, zeki ve hayırsever yönün farkedilmesi ile kendisine Farsçada bilge, büyük, seçilmiş manasına gelen Hurand (Hunat), eğitime olan desteği ve bilgisi için ise Ay parçası, etrafına nur ve güzellik saçan anlamına gelen Mahberi ismi ya da lakabı verilmiş. Türbesi ve birçok kitabede ismi bu şekilde geçmektedir. Aleaddin Keykubat zehirlenerek vefat ettikten sonra Mahberi Sultan’ın oğlu olan Gıyasettin Keyhüsrev saltanatı devralmıştır. Bu dönemde Mahberi Sultan Müslüman olmuş ve hayır işlerine yoğunlaşmıştır. Sultan Annesi sıfatından dolayı idari yönetimde de söz hakkı kazanmış olan Sultan sadece hükümdarlar için kullanılabilen Saffetü'd-dünya ve'd-Din (Din ve Dünyanın yüz akı) ünvanı ile de anılır olmuştur. Kayseri’de kendi ismine yaptırdığı ve içerisinde camii, medrese, hamam, türbe gibi yapılar bulunduran bir külliyesi dışında, yaşadığı şehir içerisinde ve dışarısında camiler, hamamlar kervansaraylar ve şifa haneler yaptırdığı bilinmektedir. Mevlana Celaleddin Rumi ve Muhyiddin Arabi gibi bir çok önemli alim zatın dönemine denk gelen hayatı, onun için kadınların ilmi ve dini konularda gelişmesine önemli ölçüde değer vermesine de sebep olmuş, katkıda bulunmuştur.

Rum tekfurun kızı, koyu hristiyan, muhtemeldir ki Aleaddin Keykubat ile kasıtlı evlendirilmiş bu hanımın, bunca yıl sarayda farklı dinden ama hanım sultan olarak yaşayabilmesi, sonra tercihen din değiştirebilmesi ve sonra bu millet için yaptığı büyük hizmetler, büyük hayırlar... Onu böylesine değiştiren ve böylesine gelin geldiği millete hizmet ettiren neydi ? Onun hiç tereddütsüz saraya kabulü, ardından devlet sırlarının ve hazinenin kullanımına açılmasını sağlayan güvenin kaynağı neydi? Neydi bu hoşgörü? Nedendi?

Türk tarihinde bu hoşgörünün ve hoşgörüye çok olumlu reaksiyonun – sonucun örnekleri çoktur.

Osmanlı döneminde de Hatice Tarhan Sultan önemli bir örnektir. Slav Asıllı ve asıl adı Nadya olan Hatice Tarhan Sultan, Kırımlı Tatar akıncıların Ukrayna’ya yaptıkları seferler sırasında esir alınıyor. Esir tüccarları tarafından Trabzon’a getiriliyor. Kör Hüseyin Paşa tarafından satın alınıyor, sonra İstanbul ve  Saraya götürülerek Kösem Sultan’a armağan ediliyor. Haremde uzun bir süre yüksek terbiye ve eğitim alan Hatice Tarhan Sultan, güzelliği, zekası ve saygısı ile dikkat çekmiş ve Dördüncü Murad’ın vefatından sonra saltanata geçen Sultan İbrahim’in eşi olmuştur. Bu dönemde, Sultan İbrahim’in bir erkek kardeşi ve oğlu olmadığı için Saray ve Osmanlı halkı veliaht konusunda endişeler yaşamıştır. Hatice Tarhan Sultan, Sultan İbrahim ile evliliğinden, henüz 14 yaşında iken bir erkek çocuk dünyaya getiriyor. 1642 yılında doğan Mehmet sayesinde Hatice Tarhan Sultan veliaht umudunu Saraya ve Halka tekrar kazandırmış, böylece etrafında kendiliğinden bir sevgi halkası doğmasını sağlamıştır. Hatice Tarhan Sultan bir yandan da etrafına gösterdiği saygı, sevgi ve hayırseverliği ile ün kazanmış ve geniş kitlelerce de sevilmiştir. O dönemde ve öncesinde uzun süre yönetimi elinde tutmaya çalışan Kösem Sultan, Hatice Tarhan Sultan’ın bu yükselişinden rahatsız olunca müthiş bir iktidar yarışı Saray’ın hanım sultanları arasında başlıyor; kıran kırana…  

Yönetime tekrar var gücüyle karışan Kösem Sultan’ı abisi Dördüncü Murad gibi, Sultan İbrahim de reddediyor. Kösem Sultan, saray dışında bir malikaneye taşınarak dönemin askeri gücü sayılan Yeniçeriler ve Şeyhülislam gibi bazı önemli memurları örgütlemiş ve Saraya bir darbe girişiminde bulunmuştur. Bu darbe girşimi 1648 yılında başarılı olmuş ve sonucunda Kösem Sultan’ın desteği ile Yeniçeriler Sultan İbrahim’i öldürmüşlerdir. Bu darbe sonrası 7 yaşında tahta mecburen geçen Sultan 4. Mehmet ve onun validesi Hatice Tahran Sultan’a yönetimi vermeyen Kösem Sultan, ayrıca Mehmet’i de öldürmeye teşebbüs etmiştir. Tüm bu yaşananların üzerine, Valide Hatice Tarhan Sultan Saray’daki adamları ile Kösem Sultan’ı odasında boğdurarak öldürmüş, Saray içindeki ikilik ve buhran dönemine son vermiştir. Daha sonrasında devlet yönetimi için başvezirliğe Köprülü Mehmet Paşa gibi yetenekli ve vatansever birini getirerek birçok isyanın bastırılmasını ve hatta kaybedilen birçok toprağın yeniden kazanılmasında rol oynayan bir Valide Sultan oluyor Hatice Tarhan Sultan. Oğlu 15 yaşına gelip karar yetisini kazandığı dönemde de kadınların siyasete karışmasını tamamen engelleyerek, İmparatorluk yönetimini Köprülü Mehmet Paşa gibi yetenekli devlet adamlarına bırakarak Edirne’ye yerleşme kararı alıyor. Bu dönemden sonra hayatını tamamen hayır işlerine veren Valide Sultan, Eminönü’ndeki Safiye Sultan döneminde yapımı başlanmış fakat uzun süre bitirilememiş olan Yeni Camii’nin bitirilmesini sağlıyor ve daha birçok hayır işi... Osmanlı’nın yaşadığı buhranlı dönemden çıkmasında vatanseverliği, inancı, dirayeti ve göstermiş olduğu yoğun çabaları ile çok katkısı olan Valide Tarhan Sultan, Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olmuş hanım sultanlar arasındadır.

Mahberi Sultan ile neredeyse aynı hikaye. Ukraynalı küçük bir köylü kız, esir tüccarlarınca kaçırılıyor, köle oluyor, satılıyor, sonunda saraya hediye. O köle kızdan Osmanlı’ya bunca hizmet eden müthiş bir gönül çıkıyor. O gönülü oluşturan güven ve hoşgörü nedir ?

Mimar Sinan, bir başka örnek. Mimar Sinan, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve kısmen de 2. Selim’in saltanatını gören ve tüm tarihi kaynaklarda Osmanlı İmparatorluğuna mimari alanda altın çağ yaşatan isim olarak tarihe geçmiştir. Türk tarihinde bugün de dahil mimari zirvedir, daha uzun yıllar da öyle olmaya devam edecek gibi görünmektedir. Mimar Sinan, 1495 yılında Kayseri’nin Arigonoes (bugünkü Ağırnas) beldesinde köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Etnik kökenin Rum veya Ermeni olabileceği söylenir. Yavuz Sultan Selim’in iktidarının ilk yıllarında, Mimar Sinan 17 yaşına geldiği zaman beldesinde zekası ve yetenekleri ile keşfedilip devşiriliyor ve İstanbula getiriliyor. Enderun mektebine yerleşen ve burada eğitimi başlayan Mimar Sinan, mimarlık kariyerinden önce yeniçeriliğin ilk evresi sayılan acemi ocağında bulunarak bazı fetihlere katılıyor. Yavuz Sultan Selim döneminde Çaldıran ve Mısır savaşlarına acemi birlik askeri olarak katılıyor. Yavuz Sultan Selim’in vefatından sonra, Kanuni Sultan Süleyman döneminde de yeniçeriliğe yükselerek bazı seferlere katılmaya devam ediyor. O’nun Kanuni ile katıldığı başlıca seferler Belgrad, Viyana Kuşatması, İran Seferi ve Karaboğdan (Moldova) seferidir.  Bu seferler esnasında, Karaboğdan fethinde, Prut Nehri üzerine yaptığı köprü ile İran seferinde Van Gölü’nü geçmek için yaptığı üç kadırga onu vezirlerin ve Sadrazamın gözüne girmesini sağlamıştır. Ayrıca bu fetihler doğudan batıya Mimar Sinan’ın bir çok kültüre ait mimari eserleri incelemesi bakımından da fırsatlar yaratmıştır. Tüm bu gelişmeler sonucunda Mimar Sinan 1539 yılında Lütfü Paşa’nın sadrazama önerisi ile mimarbaşı görevine getirilir. En görkemli eserlerini bu görevinde vermeye başlar. Yüzlerce cami, köprü, çeşme, konak, sarnıç… Kanuni Sultan Süleyman için Süleymaniye Camii, Hürrem ve Mihrimah Sultanlar için Haseki ve Mihrimah Sultan Kulliyeleri, Sultan 2. Selim için de Selimiye Camii’ ni yapar. Mimar Sinan 80’li yaşlar sonuna değin görevine devam etmiş, 9 Nisan 1588’de 93 yaşında vefat etmiştir. Kayseri’nin bir köyünden alınan başka dinden, başka milliyetten bir çocuk, tamamen değişiyor ve bugüne değin, bu millete örnekleri verilemeyen inanılmaz hizmetler başarıyor. Bir insan böyle adeta baştan nasıl oluşturulur ? Böylesi bir güven, o güvene böylesi bir sevgi, saygı, sadakat ve hizmet….

Acaba bu hoşgörü ve güvenin, tarihimizde, vicdan - din tarihimizde bir kaynağı olabilir mi diye düşündüm. Aklıma Yusuf Suresi, Hz. Yusuf kıssası geldi.

Hz. Yusuf, İsrailoğulları soyundan gelir, babası Hz. Yakup peygamberdir. Hz. Yusuf’un Kuran-ı Kerim’de geçen kıssasında, Hz. Yakup’un rüyasında çok sevdiği oğlu Yusuf’un peygamberliğinin ve devlet erkanında yüksek kademede olacağının müjdesi gelir. Fakat abileri bu sevgiden dolayı Yusuf’u babalarından kıskanırlar, bir gün küçük Yusuf’u alıp, şehirden uzak bir ovada kuyuya atarlar. Sonra da babalarına Yusuf’u kurt kaptı diye yalan söylerler. Yusuf’u günler sonra kuyunun yanından geçen kervancılar su alırken bulurlar, kurtarırlar, Mısır’a götürüp köle pazarında bir aileye satarlar. Bu aile, Yusuf’u yoğun bir ilim ve terbiye ile yetiştirir, ergenlik çağına kadar getirir. Evin hanımı olan kadın Yusuf’a kötü niyeti ile yaklaşmış ve ondan yararlanmaya çalışmıştır. Bu hanım, Yusuf’u istediğini yapmadığı ve onu suçlu duruma düşürdüğü için duyduğu hırs nedeniyle zindana attırır. Fakat zindan onun için bir dönüm noktası ve Rabbi ile yakınlaşması için bir yol olur; o zindanda Hz. Yusuf olur. Zindanda geçirdiği dönemde Rabbine bildiği ilmi yaymak ve iyilikler yapması için görevler almak üzere dua eder.  Zindanda tanıştığı iki kişi Hz. Yusuf’un rüya tabiri ve geleceği görme yetisi olduğunu fark ederler, etrafa duyururlar, bu durum Krala kadar gider. Kral Hz. Yusuf’a kötülük eden kadınların amaçlarını sorgulatır ve gerçekte Hz. Yusuf’un haklı olduğu kanısına varır. Bu kanaatle Kral’a güven gelir, Hz. Yusuf’u saraya alır. Hz. Yusuf, zekası, adaleti, dürüstlüğü ile Kral tarafından kendisine en yakın makamlardan birine getirilir. Zamanla Hz. Yusuf’un yaptıkları, idarenin ve halkın çevresinde onun güvenilirliği ve saygınlığını daha da arttırır, uzun süre çok hizmetler yapar.

Her ne kadar Hz. Yusuf bir peygamber olsa da bir peygamber çocuğu olsa da, onun hikayesi kuyudan çıkarılan bir kimsesiz çocuk olarak başlar, devletin en üst düzeyine ulaşıp ta çok büyük hizmetler veren biri olarak sonlanır. İşte bu süreç, işte bu kıssa, atalarımız tarafından bir ders olarak algılanmış olsa gerek. Hz. Yusuf kıssasının, Selçuklu ve Osmanlı’daki devlet adamlığına hoşgörü, eğitime olan inanç, güven, sevgi ve saygının ve bütün bunlardan çıkan “devşirme sisteminin kaynağı” olarak göründü bana. İşte Kur’an’a uyma, işte Tanrı sözüne güven ve iman bu olsa gerek. 

 MELİKE METİNTAŞ

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EBEDİYETE İRTİHALİNİN 12. SENESİNDE TÜRKİYEM'İN ŞAİRİ'NE
Kitabın ortasından girelim. Kelâmımızı eğip bükmeden gönlümüzden geldiği gibi aktaralım..  Şükür ki muvaffak olamayan, halkın sağlam irâdesine takılan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 27 gün boyunca Demokrasi nöbetlerinin favori parçası olan "TÜRKİYEM" meydanları inletti ve heyecanına...
İNSANIN TAŞRASI-IX
Uzak çağlardan o güne kadar günler kum gibi akmış; yıllar, yüzyıllar, kervanlar gibi uzak ufuklarda kaybolup gitmişti. Dünya kurulalı beri mavi dalgaların koşuştuğu o yerlerde şimdi çorak topraklar belirmiş, derin vadiler oluşmuştu. Neresi miydi burası? Deveören Köyü, bizim köyden bahsediyorum....
ŞİİRDE İMGESEL GÖSTERGE
 İmgesiz sanat olamayacağı gibi imgesiz şiirin de ortaya konulamayacağı bir gerçektir. İmgesel anlatım en çok da şiirde kullanılmıştır. İm kelimesi; işaret, alâmet anlamına gelmektedir. Anlam yüklenen her şey, gösterge, iz, belirti… birer im’dir. Türkçe’de sık kullandığımız, ‘’imi, timi...
AYRILIK YOKUŞU
Babamdan kalan o eski evin önündeki somyanın üzerinde kollarımı bağladım oturuyorum. Değişik duygular içerisindeyim. Bir duygudan çıkmadan diğerine yatay geçiş yapıyorum. Halimden memnunluk derecem değişkenlik gösteriyor.  Buraları hayal meyal hatırlıyorum. Ayrılık yokuşu… Zamanında...
FİN(CAN)LA GELEN MEKTUP
“Değerli Hocam; Öncelikle selam eder ellerinizden öperim. Beni hatırlayamamış olabilirsiniz, ama ben sizi hatırlıyorum. Sizin yüzlerce öğrenciniz olmuştur, benimse bir tane Muharrem Hocam oldu. Ben hep arka sıralarda oturan sessiz bir öğrenci oldum ama söyledikleriniz ve yaptıklarınız kafamda mıh...
İNSANIN TAŞRASI-VIII
Bir gün Bilecik Vali Yardımcısı, Aziz Dost Abdurrahman Bey,-İlgen Hocam, sana bir şey danışacağım.-Hayhay, buyurun. Vilayet merkezinde kendi başkanlığında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı olarak toplanmışlar. Toplanma nedeni ihtiyaç sahibi öğrencilere burs vermek. Tabii, konuşmuşlar,...
prev
next

ANADOLU’YU KONUŞTURAN USTA BİR YAZAR: AHM…

Ali_Alper ÇETİN

Ahmed Hamdi Tanpınar’ın en önemli denemelerinden biri olan Beş Şehir adlı kitabının ilk sayfası Ankara’yla başlıyor. Bu kitabın baş sayfasında şu cümleleri okuyoruz:  “ Belki Milli Mücadele yıllarının bıraktığı bir tesirdir...

“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HARİD FEDAİ…

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

   2.2.”Koza” şiirlerinde  ses yapısı   Harid Fedai’nin şiirlerinde ses zaman zaman ön plana çıkar; ancak şiir boyunca süren bir ses organizasyonundan söz etmek pek mümkün değildir. Çoğu zaman seyrek ve zayıf kafiyelerle...

TÜRK DEVLET GELENEĞİ - Prof.Dr. AYDIN TANE…

Edebiyat Dunyamız

Türk Devlet GeleneğiProf.Dr. Aydın TaneriMerhum Prof. Dr.Aydın Taneri’nin birkaç defa yeniden geliştirilerek basılan “Türk Devlet Geleneği Dün-Bugün” adlı (Ankara,1993) eserinde kültür, millet,devlet kavramlarıyla ilgili görüşlerinden özet­lemeler yapmak istiyorum.Taneri’nin anlatımına göre...

ÖMER SEYFETTİN VE TOS

Edebiyat Dunyamız

(28.2.1884 - 6.3.1920) Doğ.: Gönen - Ölm.: İstanbul Cumhuriyetten önceki edebiyatımızın hikâye alanındaki en büyük ünü ve değeri, şüphesiz, Ömer Seyfettin'dir. Ömer Seyfettin, Edirne Askerî İdadisi'nde ve Harbiye'de okudu. Subay çıktı. Yurdun çeşitli...

EBEM

“Kaynana çaydanlık gibidir fokur fokur kaynar. Gelin demlik gibidir sinsi sinsi...

YUNUS EMRE'yi YENİDEN OKUMAK

Türkolog Anna Masala; ‘’Yunus Emre Türk ruhudur, sonsuz-tarihsiz Anadolu’dur.’’ diyerek bir...

HECE ÖLÇÜSÜ TARİHİ VE ÖZELLİ…

Şiirde her dizedeki hece sayısının eşit olmasına göre düzenlenen ölçü [parmak...

FÂTİHNÂME - TURGUT GÜLER

Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şölen...

TANINMIŞ GEZGİN VE GÖZLEMCİ: EVL…

Bir insan ki, zamanımızdan üçyüzeksen yıl önce ulaştırma imkânlarının sınırlı ve...

HOŞ SOHBET OLABİLİR MİYİZ?

Söz sultanlarının yanında söz söylemek baş yarardı. İki dinleyip bir konuşmayınca...

SANAT, SANAT İÇİN MİDİR? YOKSA …

Ne güzel der Faruk Nafiz, ilk defa gurbete çıkmanın heyecanıyla kaleme...

GÖSTERGEBİLİMSEL BİR OKUMA DENEM…

Modern edebiyat teorileri, bilhassa metin tahlili hususunda, metinleri farklı şekillerde okuma...

YENİ BİR YILA GİRERKEN

İnsanî ve ahlakî erdemlerle düzenlenmiş hayata ömür diyoruz. Ömrümüz, inşallah, iyilik...

SELAM SÖYLE

Selam esenliktir. Selam vermek esenlik dilemektir. Selam almak esenlik duaları almak ve iade...

BAŞLICA 86 ADET TÜRK ESERİ VE ÖZ…

ŞAİR EVLENMESİ (İbrahim Şinasi) Türk edebiyatının Batılı anlamda ilk tiyatro örneğidir. Bir...

ŞİİR ÖLÜYOR MU?

Bir müddetten beri Ulus gazetesinde mühim bir anket devam ediyor. An ketin mevzuu...

TOP-LUM!

Eski Türkçe ile söyleyecek olursak Cemaat...Cem olmak, birlik olmak, yekdiğerinin ezasını...

BİZ İŞİMİZE BAKALIM

Deyimler, atasözlerimiz gibi milli değer taşıyan dil varlıklarımızdır. İnanış ve gelenekleri...

Türk Edebiyatı Haziran 2017

Aylık fikir ve sanat derigisi olan Türk Edebiyatı Dergisinin haziran 2017...

ANLAT(A)MIYORUZ ASLINDA

Anlatım; duygu, düşünce, istek... lerin sözle ya da yazıyla başkalarına aktarılma...

GÖNÜL NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

Eğer cevabınız “hayır” ise yazıyı okumayı bırakın. Bu gönül yolculuğu başlamadan...

MERHAMET

‘Bu varlık denizi nerden gelmiş bilen yok Öyle büyük bir inci ki...

KÜRSÎ-İ İSTİĞRAK (TAHLİL) - …

Kenâr-ı bahrde hoş bir mahaldir, nâzır-ı âlem, Tahaccür eylemiş bir mevcdir; üstünde...

GÛLTEKÎN SAMANOĞLU

Gültekin Samanoğlu, imzasıyla, ilk defa Akın Karauğuz’un Zonguldak’ta çıkardığı “Doğu" dergisinin Ağustos/1949 tarihli...

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN BAŞL…

Millî Edebiyat Dönemi’nin karakteristiği; muhteva ve şekil olarak asırlardan beri devam...

CÖMERTLİK

Kendine ait şeyleri kolaylıkla verebilen, ikram edebilen, vermekten kaçınmayan eli açık...

SOSYAL MEDYADAKİ YALNIZLIK

Bir kimse, bir hâl veya nesnenin başka bir kişi veya şey...

Yedi İklim Dergisi

Hasan Aycın, Alim Kahraman, İbrahim Usul, Mustafa Çelik, İlhan Kutluer, Ali...

NATÜRALİZM

Determinizm anlayışını romana getiren bu akım 19. asrın ikinci yarısında Fransa’da...

İL GİDER TÖRE KALIR

“Yerleşik insan, bir ailenin sınırlı menfaatleri dışında herhangi bir hak davası...

TEFEKKÜR İLE TATBİKATIN MEZCETMES…

Hilmi Ziya Ülken (1901-1974), hayatı boyunca toplumsal bilimlerle münasebet içinde olan...

AZERBAYCAN EDEBİYATI - 3

Timurîler İmparatorluğunun dağılmasından sonra, Azerbaycan’ın güneyinde meydana çıkan Karakoyunlu ve Akkoyunlu...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Mehmet Ragıp Karcı Ağabey dün emanetini teslim etti. Yıllar önceydi. Rahmetli Rasim Köroğlu...

BİLGİ VE ZENGİNLİK

Doğu’nun büyük bilgesi Sadi Şirazi, Gülistan isimli eserinde bilgi bahsini anlatırken...

AHMET TUFAN ŞENTÜRK

Ahmet Tufan Şentürk’ü, ta 1950’li yıllarda tanıdığımdan beri, onu hep sanat...

ŞEHSÜVÂR-I CİHÂNGÎR-FÂTİHNÂ…

ŞEHSÜVÂR-I CİHÂNGÎR-FÂTİHNÂME Turgut GÜLER Ötüken Yayınları, 2015 Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh...

DİLİMİZDEKİ GÖNÜL GÖNLÜMÜZD…

‘Gönül’, Kubbealtı Lügatı’nda şöyle kullanılıyor: 1. İman, sevgi ve nefretin; iyi...

YURT DIŞINDA YAZAN ŞAİR GAZİ ÇA…

Bozkır göçerlerinin dilidir Türkçe, bozkır kadar saf, sade ve gerçek.     Türkçe...

SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SÂDIKANE …

“Aşk ikliminde Selim kimdir, dedin. Kim olacak! Bir biçare, bir hakîr...

ZAMANIN DEĞERİ

Değişik kaynaklarda zamanın değişik tanımlarına rastlamak mümkündür. ‘Bugün, nakit; yarın, bono;...

HALK HİKÂYELERİNDE MİTOLOJİK SA…

Mitolojinin zengin dünyası içinde yer bulan sayılar ve renklerin görünümleri halk...

SÜRÜ ADAMI

Bir adam vardır ki, hiçbir düşüncesinde, hiçbir hareketinde "kendi kendisi" olamaz...

ÇAYIMDA YAR DEMLENİR

“Hatay'daki yiğitler” dediğimde yüreğim başka bir hazla çarpıyor. Hasbi duruşlarıyla, Anadolu...

Prof. Dr. Milay KÖKTÜRK İle Tür…

Sayın Prof.Dr. Milay Köktürk hocamızla, bugünlerde önemli bir tartışma zeminini oluşturan, bazı...

BATILILAŞMA MACERAMIZDA TÜRK ROMAN…

GİRİŞ Tanzimat'ın ilânından sonra, Türk toplumunda siyasî olduğu kadar, toplumsal değişmelerin olduğunu...

MİLLİ EDEBİYAT (1911 - 1923)

1911 yılında Selanik’te çıkan “Genç Kalemler” dergisinde Ömer Seyfettin’in “Yeni Lisan”...

AZERBAYCAN EDEBİYATI

Türk edebiyatlarının, büyük tarihe ve ge leneklere sahip bir kolunu da...

Behçet Necatigil (GÖNÜL)

(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul)...

KARAGÖZ’ÜN HAKİKAT PERDESİ

Baklavaydı, kahveydi, lokumdu, yoğurttu derken komşumuz Yunanistan, Karagöz’e de sahip çıkıyor...

İSMET ATLI'NIN ARDINDAN

İsmet Atlı Ağabey vefat etti, duydunuz mu? Benimki de lâf mı yani...

TANZİMAT EDEBİYATI -III (İkinci D…

       II.Dönem Tanzimat Edebiyatı (1878-1896) Özellikleri:  1-Sanat sanat içindir görüşü benimsenmiştir. 2-Bu dönem...

"ÇENGİZ HAN" VE " A…

"Türkler, Türk tarihinin birinci sınıf insanlarından bazılarını tenkit etmek, beğenmemek, sevmemek...

Sürgünden Soykırıma Ermeni İddi…

Ermeni soykırımı iddiaları değerlendirilirken, söz konusu dönemde Osmanlı Devleti'yle savaş halinde...

ÖMER SEYFETTİN VE TOS

(28.2.1884 - 6.3.1920) Doğ.: Gönen - Ölm.: İstanbul Cumhuriyetten önceki edebiyatımızın hikâye alanındaki...

SÜRGÜN MEKTUPLARINDAKİ ZİYA GÖ…

   Saadettin Yıldız[1]  1.1.2.2.Yeşilköy Hayâli         Esirlik sonrasında sakin, yeşil ve huzurlu...

ROMAN SANATININ ARAF’TAKİ DURUŞU

Her sanat eseri, tabii ki hakiki sanat eseri, gerçek ile kurmaca...

AZLIK MESELESİ

Size, bir azlıktan bahsetmek istiyorum. Pek zavallı, pek yoksul, pek masul...

MÜZİĞİMİZ, TÜRKÇE, ÇOCUKLARI…

Sayın Fatma Adile Başer, akademik düzeyde ve ama bir sanatçı duygu...

GÖNLÜN BİR YÖRÜKTÜR KUTLU ÜLK…

Göçerlik bir hayat tarzıdır, zordur, meşakkatlidir.  Yörüklüğün ruh yapısını bilmeden çözülemez bu...

KARASİ YÖRÜKLERİ

Kitap, Karasi Beyliği topraklarına karşılık gelen alanda, yerleşik hayata geçirilen Yörüklerin...

ZEHRETME HAYATI BANA CÂNÂNIM...

İnsan, camdan bir fanus gibi çabucak kırılıyor en ince yerinden. Sahi...

İRFAN ORGA - BİR TÜRK AİLESİNİ…

Kitapta savaş öncesi, savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde...

BAYRAK'TAKİ VATAN

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son...

SAYI - 5 PARİS’TE BİR CENAZE TÖ…

Sayı: 5Paris, Paris olalı böyle kalabalık görmedi. Caddeler insan seliyle dolup...

HOCAM ÖMER FARUK AKÜN

On beş Temmuz şehitlerine ithaf… Önümde İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili...

Vazife, Mesuliyet, Had ve Hak

Hür olarak yaşamak üzere yaratılmış olan insanoğlu, kendi seçimi ile haklarının...

BENİM TRENLERİM

Küçük dünyamın en gizemli aracıdır tren. Bazen oyuncağım olur oynadığım, bazen...

TANRI DAĞLARININ TÜRKÜSÜ: BOZKUR…

TANRI DAĞLARININ TÜRKÜSÜ BOZKURTLAR Hüseyin Nihal Atsız Ötüken Yayınlar Hazırlayan: Burcu SESLİ Tarih, edebiyat, mitoloji...

DİLAVER CEBECİ KALBİME DÜŞÜNCE

Dilaver Cebeci Ağabey, bir şiiri ve aklıma gelenler        ...

CEZERİ’DEN AZİZ SANCAR’A TÜRK…

Gençlik söz konusu edildiğinde, doğru yanlış bütün düşünceleri ele alırken, gerçekçiliği...

Ayarsız Dergisi

Mart 2016 tarihinde yayın hayatına başlamış olan Ayarsız dergisi “hâlet-i ruhiyemiz...

ŞEHİR VE İNSAN

Bilgeler, insanın bilinmezliğini çözmeye çalışırken kullandıkları en önemli metafor, şehirdir. İnsanın...

KAYBOLMUŞ BİR AİLENİN ROMANI: …

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tecrübesine vâkıf Osman Gazi Kandemir Paşa’nın “Karanfil -...

TARIK BUĞRA - YARIN DİYE BİR ŞEY…

Kendimi hafifçe heyecanlı hissediyordum: Bir sürü sıgara içmiştim; son olsun diye...

GÖÇMENLER SIĞINAĞI ANADOLU

Kanadı kırık güvercinler gelir sana sığınmaya. Özgür yaylalarında tedavi olmaya koşar yaralı...

Şiir Nedir?

Şiirin bir sanat dalı olarak kabul edilişinden bu yana gerek...

ÖMER SEYFETTİN - ZEYTİN EKMEK

Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman...

DAĞDAKİ VATAN - 1

Türk’ün  mührü; Tanrı dağlarından, Kafkas dağlarına, Kafkaslardan  Allahuekber dağına, Süphan dağına kısaca...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE CADI

Garâ’ib Faturası serisinin ikinci kitabı Cadı, tıpkı serinin ilk örneği Gulyabani gibi, doğaüstü unsurlardan...

MERİÇ GİBİ OLMAK

Cemil Meriç, yirminci yüzyılın yetiştirdiği eşine ender rastlanan mütefekkirlerden. ‘‘Okumak’’ denildiğindeyse...

KELIME HAZINESI ÇALIŞMALARI AÇISI…

“Kelime” için bir çok tanımlama yapılmıştır. Ancak kelime tanımları ortak bir...

Osman Bey Babasına Göre Atak Bir B…

Araştırmacı Yazar Dt. Recep Aydoğdu ile bir sohbet gerçekleştirdik.      ...

ŞEHREKÜSTÜ DURAĞI - SARVAL ULFAN…

Kemal, yaşadıkları; eski bir Rum evi olan binanın ikinci katındaki salonun...

ATATÜRKÇÜLÜK

Türk milletinin ve Türk gençliğinin yolu, ancak, Atatürk’ün çizdiği yoldur. Ondan sapmış...

Şiirde İmge -2 (Örnekler)

Şiirin temel ögelerinden biri olan imge, şairin duygularını kendi sosyal şartları...

ROMAN SANATININ MİLLETLEŞME SÜREC…

Mitolojik çağlara kadar inen anlatı sanatlarının en yeni üyesi olan roman...

HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM

Bir insanın anavatanı çocukluğudur, der psikologlar. Ne kadar doğru. Nereye gidersek...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 4 (…

a. Biçimlerine göre • Divan şiiri, nazım biçimleri bakımından zengindir...

MEKANİK HAYAT – MEKANİK ZAMAN

Şu an yaşamakta olduğumuz modern veya postmodern çağı en belirgin şekilde...

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYAT…

Türklerin İslamiyet'e girmeden önce meydana getirdikleri edebiyattır. Başlangıçtan 11.yüzyıla kadar sürer...

UYUM

Olduydu, olmadıydı; uyduydu, uymadıydı; olacaktı, olabilirdi aslında, olmalıydı; şöyle/böyle yapsaydık; böyle...

MÜSLÜMAN SAATİ

İstanbul’u yenileştiren ve yerlisini şaşırtan istilaların en gizlisi ve en tesirlisi...

Milli Kültür Mes'eleleri ve Maarif…

Samiha Ayverdi KUBBEALTI NEŞRİYAT Yazar, bu eserinde Türk gençliğinin, millî ve...

Ahmet Bican Ercilasun’un “Gülna…

Sema MUTLU Türkistan’a giden Türkologların yaşadığı olaylar üzerine kurgulanmış bir roman olan...

ŞEKİLLER-2

(Şekil 12 ) Şekil Mimari parça Osman Eravşar, Haşim Karpuz, İbrahim...

SÖZÜMÜZE NE(LER) OLUYOR (2)

… İşimize geldiğinde sözü çeviriveriyoruz hemen. Sözümüz neden kesiyorlar, biz başkasının sözünü...

CAN ÖZGÜR’ÜN BİTMEYENLER’İ

  Prof. Dr. Can Özgür’le yaptığımız bir söyleşide şiiri ve şairliği konusunda...

ÖMER SEYFETTİN

“Mademki Türk’üz, o halde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk...

POSTMODERN ROMAN ANLAYIŞI

Her çağ kendi anlatısını üretir. Bizler şimdi postmodern zamanlarda yaşıyoruz ve...

HALI'DAKİ VATAN

Köy hayatını yaşayanlarımızın çoğu “ıstar (mazman) tezgahında” dokunan nice halının ve...

Osmanlı'yı Yeniden Keşfetmek

"Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun 700. yıl kutlamaları Türkiye’de umulmaz bir ilgi uyandırdı...

ANADOLUYU AYDINLATAN GÖÇ

Büyük insanlar, yüksek kültürlü milletlerin içinden çıkar.Yüksek kültür; inançta, törede, adalet düşüncesinde...

ZEHRETME HAYÂTI BANA CÂNÂNIM...

İnsan, camdan bir fanus gibi çabucak kırılıyor en ince yerinden. Sahi...

ABDURRAHİM KARAKOÇ’DA VATAN

“Dağ ile Sohbet Beyaz karlı, kara çamlı iri dağHeybet nedir, ne değildir?...

OSMANLI DÖNEMİ TÜRKÇE MÜZİK YA…

Giriş Osmanlı döneminde müzik teorisi üzerine ilk Türkçe eserler XV. yüzyılda yazılmaya...

GÖNÜL ZİYARETLERİ

Eskişehir'den çıkarken radyoda bir türkü çalınıyordu; "Kaleden iniş m'olur, Ham demir gümüş m'olur, Evvelden...

İSLÂM VE ŞİİR

Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap...

DEĞİRMEN - 2

Suya doymuş toprakların suyla barışık çocuklarıydık. İki deresi, bir ırmağı, evlerinin...

XIX. ASIR ÂŞIKLARINDAN BEŞİKTAŞ…

Başlangıcı XVI. asra dayanan ve tarih sahnesinde kesintisiz süreklilik göstermek kaydı...

YUNUS EMRE’NİN NUR-I MUHAMMEDİ A…

Yunus Emre’nin bir manzumesinde, kuş, göl ve su sembolleri kullanılarak Hz...

TÜRK DESTANLARINDAKİ AİLE ALGISI …

Kahramanın doğumu, gençliği ve akınları etrafında gelişen olayları anlatan destanların, geleneğin...

MUSTAFA ŞEKİP TUNÇ

Çok yönlü bir aydın olarak pek çok eseri ve çevirisi bulunan...

MEHMED AKİF'E DAİR-5: HESABA ÇEK…

(Geçen sayıdan devam)   c) Aile Bağlarının Zayıflaması, Maziye Saygısızlık, Ahlakî Zaaf:  Düşünce yapısı...

RAMAZAN’IN İKİ YAKASI

“… Ne babaannem, ne de ondan sonraki kuşaktan amcalarım, yengelerim, babam, annem...

BALKAN TAŞRASININ GÖZBEBEĞİ …

Bir ülke veya bir şehir sizi önce terminalleriyle karşılar. Sonra ticari...

ANKARA’LI ARABACI İSMAİL VE MUST…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları...

SERBEST VEZİN

Bilindiği üzere gerçek şiir; mısralardaki kelimelerin anlamlarından sıyrılarak âdetâ sese, mûsikîye...

ŞİİRDE İMGESEL GÖSTERGE

 İmgesiz sanat olamayacağı gibi imgesiz şiirin de ortaya konulamayacağı bir gerçektir...

VATAN DİLİNDE CENGİZ DAĞCI

Vatanını kaybetmiş ve bir daha dönüp onu görememenin acısını derinden yaşamış...

Şiir Hakkında

Bugün sanat meseleleriyle yakından alakadar olmuş birr zeka için artık münakaşasına...

DÜNYA ŞİİR GÜNÜ

 İnsanın belirgin vasıflarından olan duygu; bazen  iç dünyamızda kopan fırtınaların sesi...

TÜRKÜDEKİ VATAN - 2

“Bin dokuz yüzlü yılların başı. Türk tarihinin hüzün dolu yılları da...

KALBE YÜK DEĞİL BİR MENDİL

-Kudüs’e- Ömürlüktü mendiller; yıkanırdı bıkmadan, usanmadan ve itinayla katlanırdı her zaman. Kâğıttan...

AİLE

‘Aynı evde birlikte yaşayan; en küçüğü karıkocadan; daha genişi anne, baba...

Mehmet Zeki Akdağ

 Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman...

PEYAMİ SAFA-3

Yirminci asır Fransa'sının en büyük romancısı Marcel Proust der ki: «Dünya...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak...

Bestami Yazgan

1957 yılında Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Toprakkale’de, orta ve lise...

PROF.DR. AHMET KARTAL’IN TÜRK-FAR…

Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof...

OSMANLI AYDINI

Garip bir hâlleri var son dönem Osmanlı aydınının.En çok da Jön...

BURHAN TOPRAK

“Yunus Emre’yi bulmadan önce, Türk edebiyatının havasında bunalıyordum. Yunus Emre, Türk...

SUZAN ÇATALOLUK - AHENK

Parmağını uzattı, tam değecekti ki hemen vaz geçti. Derin bir hayranlıkla...

MERAK

Her bir dörtlüğünde bin bir anlam yüklü Emirdağ Türkülerini derleme çalışmalarımda...

BİR VATANSEVERLİK ÖLÇÜSÜ OLARA…

Nefer şehîd ordu gazi olacakVatan bugün bizden razı olacak Giriş Yıktılar kal’amızıSürdüler balamızıDaha...

YERLİLİK, DEĞİŞİM VE KÜRESELL…

Yerlilik, Değişim ve Küreselleşme BağlamındaSaatleri Ayarlama Enstitüsü            Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama...

YAZAR- ARAŞTIRMACI SAIT BAŞER: “…

Sakarya Üniversitesi Felsefe Blm. em. öğretim üyesi Sait Başer ile bir...

NEYSE

Hani bunalırsınız ya bazen. Düğüm düğümdür özünüz, boğum boğumdur diliniz, ardı...

NAMIK KEMAL’E DAİR ÜÇ DİKKAT

Tanzimat döneminin topluma ve dünyaya en açık kalemlerinden biri Namık Kemal’dir...

GÖNLÜMDEN...

Uzun yıllar önce bir türkü dolanırdı dilime; "Vay göresim geldi Berçenek seni,Dumanlı...

NİYE TEBESSÜM

İnsanımızın yüzü, maalesef, hep asık... Caddede sokakta gülen insanların sayısı gittikçe...

50. Yıl Marşı Şairi: Bekir Sı…

 Cumhuriyet devri Türk edebiyatının önemli şairlerinden Bekir Sıtkı Erdoğan 24 Ağustos...

Ahmet Mithat Efendi ve Ölüm Allah…

Şimdiye kadar pek çok hikâyeler okudum. Elbette siz de okumuşsunuzdur.Ben hem...

GÖNÜL GÖÇLERİNİN DURAĞI

Hz.Mevlana şöyle der göçle ilgili;’’ “Kervan başının, kervanın kalkmak üzere olduğunu...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Köyümden... Gönlümden... Annem seksen beş yaşında, evde işini zar zor görüyor ama...

EDEBİYAT SOSYOLOJİSİ

 Her sanat alanın kendine ait bir sosyolojisi vardır. Sanat, doğrudan kişi...

PİŞMANLIK(LARIMIZ)

Ne yaparsan yap pişman öleceksin,Belki yaptıklarından , belki yapmadıklarından...DostoyevskiMüslüm Gürses’i ‘Son...

KIRIM'A SEYAHAT - FATİH KERİMİ

İlk baskısı 2004 yılında hazırlanan Fatih Kerimî'nin Kırım'a Seyahat adlı bu...

ÖĞRETMENİN VE ÖĞRETMENE ETKİYE…

Eğitim öğretim sürecinin yürütülmesinde maddi ve insani değişkenlerin başında kuşkusuz öğretmen...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

Gültekin SAMANOĞLU

Edebiyat Dunyamız

2 Kasım 1927 yılında Konya’da doğdu. Asıl soyadı Samancı’dır. Ortaöğrenimin ilk yılını Konya'da ikincisini ise İstanbul'da tamamladı. Orta öğretim üçüncü sınıftan itibaren Konya Askeri Ortaokulu'na devam etti. 1947'de Kuleli Askeri Lisesi'nden...

PROF.DR.CAN ÖZGÜR

Edebiyat Dunyamız

1962 Eskişehir doğumlu. İlk, Orta ve Lise tahsilimi Eskişehir’de tamamladı. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl mezun olduğum Bölümün Eski Türk Dili Anabilim...

KISACA ZİYA GÖKALP VE GÖRÜŞLERİ

Edebiyat Dunyamız

(Doğum 23 Mart 1876 – Ölüm 25 Ekim 1924), Yapıtları ve görüşleriyle Türkçülüğü ve Türk milliyetçiliğini önemli ölçüde etkileyen Türk toplum bilimci, yazar, şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebusan'da ve Türkiye...

ORHAN ŞAÎK GÖKYAY

Edebiyat Dunyamız

Bu Vatan Toprağın Kara BağrındaSıra Dağlar Gibi Duranlarındır  ORHAN ŞAÎK GÖKYAYTürk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?" isimli şiiriyle tanınan Orhan Şaik Gökyay'ı 2 Aralık...

Mehmet Emin YURDAKUL

Edebiyat Dunyamız

Türk Milli Edebiyat akımının öncü şairleri arasında yer almıştır. Milliyetçi, halkçı görüşleri savunan şiirler yazan Yurdakul, Osmanlı Meclis-i Mebusan III. Dönem Musul Mebusluğu ile TBMM II. Dönem Karahisar-ı Şarkı, III. Dönem Şebinkarahisar ve IV. Dönem...

Suzan ÇATALOLUK

Edebiyat Dunyamız

Tokat’ta doğan Suzan Çataloluk ilk ve orta Okulu İstanbul’da, liseyi Erzurum’da bitirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Çocuk Suçluluğu” konusunda master yaptı. Uludağ Üniversitesi Eğitim...

Nigar Refibeyli

Edebiyat Dunyamız

Nigar Rafibeyli (Azerice: Nigar Rəfibəyli, d. 23 Haziran 1913, Gence - ö. 10 Temmuz 1981, Bakü), Türk yazar ve şair. Roman ve kısa öykü yazarı olan Anar Rızayev'in annesi ve...

Ali Akbaş

Edebiyat Dunyamız

1942 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan kazasında doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde okudu. Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde yaptı. Çeşitli lise ve Yüksek okullarda öğretmenlik ve idarecilik yaptıktan...

Mustafa İlhan GEÇER

Edebiyat Dunyamız

Mustafa İlhan Geçer  (d. 1917, Bakırköy, İstanbul - ö. 20 Ocak 2004, İstanbul), Türk yazar, şair, araştırmacı, eleştirmen, güfteci. Hisar dergisinin ve Hisarcılar akımın kurucularındandır. 1965 yılında bir şiir kitabı yayımlamış Askerî Doktor Nafiz Bey'in oğludur. Erdek İlkokulu'nu 1928'de bitirdikten sonra ortaöğrenimine Robert Koleji'nde devam etti...

ÖYKÜ / ROMAN

RAMAZAN’IN İKİ YAKASI

“… Ne babaannem, ne de ondan sonraki kuşaktan amcalarım, yengelerim, babam, annem, bir gün bile oruç tutmazlardı ama Ramazanlarda iftar saati, oruç tutanların iştahıyla beklenirdi. Akşamın erken bastırdığı kış günlerinde babaannem...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE CADI

Garâ’ib Faturası serisinin ikinci kitabı Cadı, tıpkı serinin ilk örneği Gulyabani gibi, doğaüstü unsurlardan kaynaklandığı varsayılan birtakım korkutucu olayları açıklığa kavuşturur. Romanın konusu kısaca şöyledir: Genç bir dul olan Fikriye Hanım eşinin ölümünden sonra çocuğu...

BABA OCAĞI

Dışarıda ince ince kar yağıyor. Kar, yağmur gibi olmuyor. Temizlendiğini hissediyor insan. Her ne kadar ayaza çekse de. Sobanın yandığı odadayız. Burası aslında dedem ve babaannemin odası. Onların odasında oturuyoruz. Zira...

HALK HİKÂYELERİNDE MİTOLOJİK SAYILAR VE …

Mitolojinin zengin dünyası içinde yer bulan sayılar ve renklerin görünümleri halk hikâyelerine de yansımıstır. Böylece hikâyelerde islenen sayılar ve renkler, mitolojik kökenli olmalarından dolayı, hikâyelere zenginlik katmıstır. Sayılar ve renkler...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında atların satıldığı bir hana gitmiş...

ŞEHREKÜSTÜ DURAĞI - SARVAL ULFANOV

Kemal, yaşadıkları; eski bir Rum evi olan binanın ikinci katındaki salonun penceresinden  uzanan yolu ve yoldaki durakta, şiddetli yağmur ve rüzgardan  korunmaya çalışan   insanları, gözlerini ayırmadan izliyordu. Pencerenin camı sanki...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında atların satıldığı bir hana gitmiş...

Metin SAVAŞ

"Türkiye'de şeytan giderek güçleniyor Size Türkiye'nin en iyi romancılarından birinin lise mezunu bile olmadığını söylesem... İstanbul, Ankara ya da İzmir'de değil, Anadolu'nun küçük bir şehrinde yaşadığını... Yazdığı hemen her roman ödül aldığı halde...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey o akşam Mustafa Kemâl’i de dostlar meclisine götürmüştü. Bir arkadaşı Niyazî Mısrî’nin"Kırık bin pâre[1] eden şîşe-i kalb[2]i celâlindirYine her pâresinde görünen rûy-i cemal[3]indir Nicesi baksın etrafa ya...

ŞAİR ve ŞİİR

GAZEL - ZİYA PAŞA

GAZEL Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaştım mülk-i İslâm bütün virâneler gördüm Bulundum ben dahi dârü’ş-şifâ-yı Bâb-ı Âli’de Felâtun’u beğenmez anda çok dîvâneler gördüm Huzûr-ı kûşe-i meyhâneyi ben görmedim...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEMESİ (ALİ…

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar gül takıyor kâküle Alev alev bir gül attım su yandı Sunam derin uykusundan uyandı Yavaş yavaş araladı perdeyi Gönlüm...

SİS (TAHLİL) - TEVFİK FİKRET

Sarmış yine âfâkını bir dûd-ı munannid, Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid. Tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh, Bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh; Bir tozlu ve heybetli kesâfet ki nazarlar Dikkatle nüfûz eyleyemez gavrine, korkar! Lâkin...

DİVAN EDEBİYATINDAN SEÇMELER

Baki’den Kadrini sengi musallada bilüp ey Baki Durup el bağlayalar karşında yaran saf saf   Fuzuli’den Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb Kılma dermân kim helâkim zehri dermandadır   Bende Mecnûn'dan füzûn âşıklık istidâdı var. Aşık-ı sadık benem...

Ezelden şâh-i aşkın (Bâki)

GAZEL Ezelden şâh-i aşkın bende-i fermânıyüz cânâ Muhabbet mülkünün sultân-i âlî-şânıyüz cânâ  Sehâb-i lütfün âbm teşne-dillerden dirîğ^etme Bu deştin bağrı yanmış lâle-i Nu’mânıyüz cânâ

NEDİM - TAHLİL- Bir safa bahşedelim gel ş…

ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte üç çifte kayık iskelede âmâdeGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aGülelim oynayalım kâm alalım dünyâdanMâ-i tesnîm içelim çeşme-i nev-peydâdanGörelim âb-ı hayât...

MEVLÂNA’NIN MESNEVİ’SİNDE TOPLUMSAL EL…

Giriş İslam kültür ve medeniyetinin yetiştirdiği büyük şahsiyetlerden biri olan Mevlâna Celâleddin Rûmî, pek çok önemli vasfı kendi şahsında bir araya getirmiş olması nedeniyle vefatından yüzyıllar sonra bile yol göstermeyi...

KÜFRÎ-İ BAHÂYÎ’NİN HAYATI ve EDEBÎ …

Küfrî-i Bahâyî’nin hayatı hakkında kaynaklardaki bilgiler, oldukça sınırlı olup birbirinin tekrarından öteye geçmemektedir.Asıl ismi Hasan Çelebi olan şair, İstanbul’da doğmuştur. Ne zaman doğduğu hakkında kayıt bulunmayan şairin doğum tarihi, divanında yer alan...

ZİYA GÖKALP ve ALAGEYİK ŞİİRİ

Bir düşünce adamı, ancak okundukça, konuşuldukça, üzerinde tartışmalar yapıldıkça yaşar. Hâlâ canlı olan ve Türk milletine yön veren tarafları varsa bulunur. Düşüncesinin tarihi sebepleri araştırılır. Eskiyen ve yanlış olan yanları...

Error in function loadImage: The image could not be loaded.

Error in function redimToSize: The original image has not been loaded.

Error in function saveImage: There is no processed image to save.

SESSİZTANBUL

Saliha MALHUN

İstanbul’daydım bugün yine… Biliyorum sana haber vermeliydim gelirken. Bana kendine bir iyilik yap ve İstanbul’a gel demiştin. Seninle olsak neler yapardık...

EDİRNE'DEN BİZ DE GEÇTİK

Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

Üniversite okumaktan ümidini kesmiş ve askere gitmeyi göze almış bir genç, cep harçlığı biriktirmek için, inşaatın en tepesinde pek de tekin sayılamayacak bir...

GILDOLAK (Bir Türkünün Hikâyesi)

Ayla Coşkun CEREN

Sabaha karşı Sarı İbik’in sesi ile uyandı herkes.  Tarlaya gidilecek, bostan çapalanacak. Toprak içinde ayrık otları temizlenecek. Bugün çok iş var. Ege Bölgesi’nin bu...

EDEBİYATIMIZIN BESMELESİ

Edebiyat Dunyamız

Türk dilinin ifâde gücünün târihin her döneminde zengin bir muhtevaya sahip olduğu malumdur. Üstelik bu güç, târih içerisinde gerek göçlerle oluşan kültürel...

KIRIM: SÜRGÜNDE YEŞEREN VATAN

Prof.DR.Hilmi ÖZDEN

KIRIM, “Kemal Çapraz”ın Kırım’la ilgili eserine de ismini verdiği gibi; “SÜRGÜNDE YEŞEREN VATAN” dır. Milatdan çok  öncelerden itibaren Türk vatanı olan Kırım MS....

Şiirde İmge

Burhan KADAH

İmge kelimesinin kökeni sayılan “image” veya “imago” kelimeleri Latince olup “görünür kılmak” anlamına gelir. Yine Latincede  imagery kelimesi “insanın...

ATATÜRK İÇİN

Özcan TÜRKMEN

10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu kaybettiğimiz gündür. Bugün okullar, resmi kurumlar başta olmak üzere bütün Türkiye, yeni Türk devletinin...

digertumyazilar