Cumartesi 16 Kasım 2019
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

ziya gokalpTürkiye’nin m i l l î l i s a n ı «İstanbul Türkçesi» dir; buna şüphe yok! Fakat İstanbul’da iki Türkçe var; Biri konuşulup da yazılmayan «İstanbul lehçesi», diğeri yazılıp da konuşulmayan, «Osmanh lisanı» dır. Acaba millî lisanımız, bunların hangisi olacaktır?

Bu suale cevap vermeden, lisanımızı başka lisanlarla mukayese edelim: Başka lisanlar da, milletlerin payitahtlarına ait lisanlardır; fakat, başka payitahtların hepsinde konuşulan dille yazılan dil aynı şeydir. Demek ki, konuşma diliyle yazı dilinin birbirinden başka olması, sırf İstanbul’a mahsus bir haldir. Umum milletlerde bulunmayıp da yalnız bir millette tesadüf edilen bu hal normal olabilir mi? O halde İstanbul’da gördüğümüz bu, ikilik, lisânı bir hastalıktır. Her hastalık tedavi edilir. O halde bu hastalığın da tedavisi lâzımdır. Fakat, bu tedaviyi yapabilmek, yani lisandaki ikiliği ortadan kaldırmak için şu iki şeyden birini yapmak lâzım; Ya. yazı dilini aynı zamanda konuşma dili haline getirmek, yahut konuşma dilini aynı zamanda yazı dili haline koymak.

Bu iki şıktan birincisi mümkün değildir; çünkü, İstanbul’da yazılan lisan, tabiî bir dil değil, Esperanto gibi sun’î bir dildir. Arapça, Acemce ve Türkçenin kaamuslannı, sarflarını, nahivlerini birleştirmekle husule gelen bu Osmanlı esperantosu, nasıl konuşma dili olabilsin? Her mâna için lâakal üç müterâdifi, her terkip için lâakal üç şekli, her edat için lâakal üç lâfzı muhtevî olan bu sun’î zevâit halitası, nasıl canlı bir lisan haline girebilsin?

Demek ki İstanbul’da yazı dilinin konuşma dili haline geçmesi mümkün değil. Bunun mümkün olmadığı, asırlarca uğraşıldığı halde, muvaffâkiyet hâsıl olmamasıyle de sabittir. Farz-ı muhal olarak, birtakım müstebidâne kanunlarla İstanbul ahâlisi, bu acîb yazı diliyle konuşmaya başlamış olsaydı bile, yine bu yazı dili gerçekten millî lisan olamazdı. Çünkü, onu konuşma dili olarak, yalnız İstanbul’un değil, bütün Türkiye’nin kabul etmesi lâzım gelirdi. Bu kadar büyük bir cemiyete ise zorla hiç bir şey kabul ettirilemezdi.

O halde yalnız bir şık kalıyor; Konuşma dilini yazarak yazı dili haline getirmek! Zaten halk muharrirleri, bu işi eskiden beri yapıyorlardı. Osmanlı edebiyatının yanında, halk diliyle yazılmış bir Türk edebiyatı altı, yedi asırdan beri mevcuttu. Demek ki lisanı ikiliği kaldırmak için yeniden hiç bir şey yapmaya lüzum yoktur. Osmanlı lisanmı, hiç yokmuş gibi bir tarafa bırakarak, halk edebiyatma temel vazifesini gören Türk dilini aynıyle millî lisan addetmek kâfi idi. îşte Türkçüler, lisanımızdaki ikiliği kaldırmak için şu umdeyi kabul etmekle iktifa ettiler; İstanbul halkının ve bilhassa İstanbul hanımlanmn konuştukları gibi yazmak! Bu suretle yazılacak olan İstanbul konuşma diline yeni lisan, sonra güzel Türkçe, daha sonra yeni Türkçe adları verildi.

Ziya Gökalp

Türkçülüğün Esasları

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

ATATÜRK İÇİN

10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu kaybettiğimiz gündür. Bugün okullar...

ANADOLU'NUN DİLİ GÜÇLÜ OZANI : ÂŞIK VEYSEL

Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sadık yârim kara topraktır. Beyhude d...

SILAYIRAHİM

Gurbetteyseniz “yurt, vatan, memleket, il, el, diyar” dense doğup büyüdüğünüz ve...

DEĞİRMEN - 2

Suya doymuş toprakların suyla barışık çocuklarıydık. İki deresi, bir ırmağı, evl...

TÜRK MİTOLOJİSİNDEKİ ANA TANRIÇA: UMAY ANA

Her toplumun mitolojisinde bir Ana Tanrıça muhakkak vardır. Ana Tanrıça kültü es...

TÜRKÜDEKİ VATAN - 2

“Bin dokuz yüzlü yılların başı. Türk tarihinin hüzün dolu yılları da denilebilir...

KIZILELMA: TÜRK’ÜN YÜCE ÜLKÜSÜ

Gizli arzuların ifadesidir rüya. Şuuraltı isteklerin dışa vurumudur. Karışık hay...

SEVGİLERLE YÜKLÜ GERÇEK BİR ŞAİR: CAHİT SITKI…

Bir dostuna yazdığı mektupta: “Elimde Türkçe gibi güzel bir silâhım var. ...

ORHAN ŞAİK GÖKYAY

Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu ...

DEDE KORKUT KİTABINDA ALKIŞLAR VE KARGIŞLAR

Türkiye Türkçesinde "bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çır...

ŞEHRİN SIRMALI, İPEKLİ TAŞLARI ; SURLAR

Tarih kitaplarına göre Bursa surlarının yapılışı tâ İ.Ö. I. yüzyıla dayanıyor. T...

YAZAR MUSTAFA TEZEL İLE DÜŞÜNCE İKLİMİNDE...

Mustafa Bey, siz asıl mesleğiniz yanında ülke/dünya sorunları ve çözüm yollarıyl...

ANADOLU MECMUASI

Cumhuriyet'in ilk yıllarında yayımlanan fikrî, ilmî ve edebî muhtevalı aylık der...

GÖNÜL ZİYARETLERİ

Eskişehir'den çıkarken radyoda bir türkü çalınıyordu; "Kaleden iniş m'olur, Ha...

TEVFİK FİKRET VE TÂRİH-İ KADÎM

Târih-i Kadîm Beşerin köhne sergüzeştinden  Bize efsâneler terennüm eden;...

TANZİMAT ROMANI ZÜPPE TİPİNİN “AYLAK” TİPİNE EVRİLMESİ …

GİRİŞ Türk romanına Tanzimat Dönemi‟yle birlikte girmeye başlayan “alafran...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Kırmızı Kitaplar

GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

Şair ve Şiir

SİS (TAHLİL) - TEVFİK FİKRET

Sarmış yine âfâkını bir dûd-ı munannid, Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid. Tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh, Bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh; Bir tozlu ve heybetli kesâfet ki...

NEDİM - TAHLİL- Bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâd…

ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte üç çifte kayık iskelede âmâdeGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aGülelim oynayalım kâm alalım dünyâdanMâ-i tesnîm...

AHMET YILMAZ SOYYER

Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz bebekken ayrıldıkları için annesinin...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEMESİ (ALİ AKBAŞ)

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar gül takıyor kâküle Alev alev bir gül attım su yandı Sunam derin uykusundan uyandı...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Yazarlarımızdan Seçtiklerimiz

ATATÜRK İÇİN NE DEDİLER?VARLIĞIN EVİFEYZİ HALICIÂKİF'E DAİR-3: SAFAHÂT'TA İSTİKLÂL MARŞI'NIN KÖKLERİ-1ARİF NİHAT ASYA’NIN ŞİİRLERİNDE KIBRIS BENZETMELERİBİR BARDAK ÇAYKORKMA SÖNMEZŞUURLU VE İDEALİST BİR TÜRKÇECİ: GÜLŞEHRÎANNE BABA ÇOCUK İLİŞKİLERİNDE BAKIŞ AÇISI YAKLAŞIMLARI DÜNYA BİR ALDANIŞTIRYİĞİTLERİN ÖZ KARDEŞİ: ATMEHMET ÇAKIRTAŞTÜRKÇE'DEKİ VATAN - 3ÖTELERDE ÖLÜM YOK DEMİŞTİNMEVLEVÎ ROMANI HAKKINDA -YAN FAKAT TÜTME-BİR EZEL NASİPLİSİBİRLİKTEN CUMHURİYET DOĞARANLATI SANATLARINDA ARKETİPLERHÜZNÜNÜ KAYBETME DERİMTÜRKÇEMİZİN HAFIZASI

digertumyazilar