Cumartesi 7 Aralık 2019
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Bozkurtların ÖlümüBu sıralarda Bozkurtların Ölümü ile uğraşıyorum. Kitap olarak basılmadan önce romanın bir dergide tefrika edildiğine dair birkaç yerde bölük pörçük bilgiler var. İlk bilgi Sabahattin Ali'nin mektuplarını toplayan ve ilk baskısı 2008'de yapılan Hep Genç Kalacağım adlı kitapta. 09 Ocak 1937'de Atsız, Sabahattin Ali'ye "Evlâdım Sabahattin" diye başlayan bir mektup yazmış. Mektupta şu cümleler var:

"Sana müthiş bir sır vereyim mi? Haydi vereyim: Ben Kürşad'ı roman olarak yazıyorum. Beni buna sevk eden de Tahsin Demiray oldu. Benden Ateş Çocukları diye orta mektepler talebesi için çıkarttığı haftalığa millî mevzulu hikâye veya roman istemişti. Söz vermiştim. Bu sefer beni sıkıştırınca kaleme sarıldım... Romanın adı Bozkurtların Ölümü'dür... Roman ve temaşa işlerini iyi bilen Nihat Sami [Banarlı] romanın başlarını okudu, beğendi. İleride, kitap şeklinde çıkınca sana gönderirim." (2015: 337).

Altan Deliorman da 2013'te basılan Atsız kitabında, Tahsin Demiray'ın çıkardığı dergiler arasında Ateş Çocuklar (s. 223) adlı bir dergiden bahsediyor.

Kağan Bahadır Küçükalcan da 2015'te basılan Her Devrin Menkûbu Atsız kitabında Sabahattin Ali'ye yazılan mektuba atıfta bulunuyor (s. 227).

Fakat ben Ateş Çocuklar veya Ateş Çocukları adlı bir dergi bilmiyorum. Meseleyi çözmeliyim.

Sonunda kütüphaneye gitmeden bu iş anlaşılmayacak dedim ve asistanım Nuray Tamir ile Millî Kütüphane'nin yolunu tuttum. Arabalarımızı Bahçelievler'de bulunan Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü'nün bahçesine bıraktık ve dijital teknolojiyle yenilenmiş, rahat ve temiz salonlarıyla yüreklere ferahlık veren kütüphaneye girdik. Araştırdık. Evet, Ateş diye bir dergi var. Üstelik 1936'nın Kasım ayında çıkmaya başlamış. Bir cilt içine toplanmış 52 sayı şimdi elimizin altında. Derginin adı Ateş. Fakat adın hemen yanında "Çocuklar için" kaydı var. Demek ki dergiden Ateş Çocuklar(ı) diye bahsedilmesinin sebebi bu. Yaprakları çeviriyoruz. 24 Aralık 1936 tarihli 5. sayının 9. sayfasında sivri bir kaya üzerinde uluyan bir bozkurt resmi altında BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ yazısı var.

Yaprakları çevirmeye devam ediyoruz:

31 Aralık 1936 tarihli 6. sayının 9. sayfasında şu ilan var: "ATEŞ'in - ATEŞ Çocuklar için - ATEŞ yazıları, başlıyor. - 1937 yılına girerken Ateş'in çevresinde eksiksiz olarak toplanmış bulunan Türk çocuklarına, gençlerine yeni yılın değil, 14 cumhuriyet yılının en güzel yazı ve resimlerini sunuyoruz: BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ - Bu bir masal, bu bir uydurma roman değildir..."

İlân heyecanlı cümlelerle devam ediyor ve "gelecek sayıda okuyunuz" cümlesiyle bitiyor.

"Gelecek sayı", 07 Ocak 1937 tarihli 7. sayıdır. Tefrika başlıyor. 29 ve 32. sayılar hariç, 7-40. sayılar arasındaki 32 sayı boyunca roman yayımlanıyor. Böylece birinci bölüm bitiyor. Sonrası yok. Sonrası için Yağmur Atsız'ın Ömrümün İlk 65 yılı'ndaki 156-157. sayfalar okunmalıdır.

Derginin her sayısında iki veya üç sayfa Bozkurtların Ölümü'ne ayrılmış. Her sayıda iki veya üç siyah-beyaz resim var ve bu resimler, kitabın ilk baskılarındaki resimlerden daha kaliteli. Birkaç sayının kapağında da romanla ilgili renkli resim bulunuyor.

Tefrikanın ilk bölümü 07 Ocak 1937'de çıktığına göre Atsız romanı 1936 sonlarında yazmaya başlamış ve eserin tamamına göre üçte birinden biraz daha fazla olan birinci bölümü de 1937 yılı içinde bitirmiştir. Kitabın tamamının bitiş tarihi ise 13 Nisan 1946'dır. Maltepe, saat 21.00.

1937'de tefrika edilen roman ile 1946'da basılan roman arasında bazı küçük farklar var. En önemli fark, hepimizin bildiği Kara Kağan'ın dergide Küli Kağan olmasıdır.

Bir roman üzerinde bu kadar ayrıntılı durmanın gereği var mı? Evet var. Eğer o roman 126. baskıya ulaşmışsa ve roman kahramanının adı binlerce insana ad olmuşsa bu bir tarihî olaydır; her tarihî olay gibi ayrıntılarıyla bilinmelidir.

–Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun–

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SHAKESPEARE MÜSLÜMANDI NEYLEYİM...

İznik; asırların imbiğinden süzülen bir medeniyet tezgâhı. Tezgâhında insanı ve...

AYRILIK

“Üç derdim var birbirinden seçilmezBir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm” diyor Kar...

BALKAN TAŞRASININ GÖZBEBEĞİ "ZENİCA…

Bir ülke veya bir şehir sizi önce terminalleriyle karşılar. Sonra ticari taksile...

DİŞİ KURT OLARAK EV

Ahmet Hamdi Tanpınar “Huzur” romanında şöyle der: “İnsanın sevdiği bir ev olunca...

SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SÂDIKANE YÂR OLUR

“Aşk ikliminde Selim kimdir, dedin. Kim olacak! Bir biçare, bir hakîr, bir bela-...

TÜRKMEN KADIN GİYSİSİ: SAYA

Saya kelimesi anlam olarak; ayakkabının yumuşak olan üst bölümü, koyunların ka...

SOSYAL SERMAYE

İnsanlar güce tabi olmak isterler. Bu, içinde bulunulan toplumun ahlaki nor...

KARŞITLIK FELSEFESİ VE MİLLİ ENTELEKTÜEL SORU…

Çin kültüründe Ying Yang olarak bilinen karşıtlık felsefesini genel hatlarıyla a...

OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ

“Volkan gibi lâv atmış, ne susmuş ne sönmüşüm Ben bir fikir uğruna çılgınlara dö...

PEYAMİ SAFA-3

Yirminci asır Fransa'sının en büyük romancısı Marcel Proust der ki: «Dünya bir k...

İNSAN, TANRI’NIN MUCİZELERİNİN SONA ERDİĞİ YER

Oldum olası sanatçıların yetişmesinde kültürel bir ortam olarak mekânın ayrı bir...

ÂLİM VE ŞÂİR BİR DEVLET ADAMI: KADI BURHANEDDİN

Kadı Burhaneddin, Oğuz Türkçesinin yanında Doğu Türkçesine de hâkimdir. Şiirle...

PROF. DR. FERRUH AĞCA’NIN UYGUR HARFLİ OĞUZ KAĞAN DESTA…

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim üyesi P...

ANADOLU'NUN DİLİ GÜÇLÜ OZANI : ÂŞIK VEYSEL

Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sadık yârim kara topraktır. Beyhude d...

YEMEN (BÜYÜK TÜRK MEZARLIĞI)

 - Yemen’e gidip de dönebilen dedem Gazi Ahmet ÇAVUŞ’un aziz hatırasına- Y...

GÂVURDAĞI ÂŞIKLIK GELENEĞİ- BOZLAK VE BARAK HAVALARI

Bölgedeki Türkmen topluluklarının konargöçer yaşama biçimleri, tarihi süreçleri ...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Kırmızı Kitaplar

GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

Şair ve Şiir

Gazel / Muhibbî

1. Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi. 2. Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdur, Olmaya baht ü saadet...

YUNUS EMRE VE DANTE NIN LA VITA NUOVA ADLI ESERINDE YÜC…

Bu çalışmanın amacı 13. yüzyılda yaşamış biri Türk diğeri İtalyan iki şair – Yunus Emre ve Dante Allighieri’nin “Yüceltme” konusuna yaklaşımlarıdır. Her iki şairin de...

Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur

SULTAN VELED'den Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur Canum aldı gözün dakı ne eydür

DİVAN EDEBİYATINDAN SEÇMELER

Baki’den Kadrini sengi musallada bilüp ey Baki Durup el bağlayalar karşında yaran saf saf   Fuzuli’den Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb Kılma dermân kim helâkim zehri dermandadır   Bende Mecnûn'dan füzûn...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Yazarlarımızdan Seçtiklerimiz

AHMET KABAKLIDEĞİŞİMSHAKESPEARE MÜSLÜMANDI NEYLEYİM...Şekiller-1MEKÂN ve EŞYÂ DA İNSANI TERBİYE EDER!HOŞ SOHBET MİYİZ?NAMIK KEMAL’E DAİR ÜÇ DİKKATSEN ÜZÜLME BEN VARIMİÇİMİZDEKİ CANAVAR: TEPEGÖZYUNUS EMRE’Yİ ANLAMAKKADİM TÜRKÇE'Yİ BİLMEYEN DEVLET ERKÂNI ve SİYÂSETANADOLU’NUN SESİ: KARACAOĞLAN“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HARİD FEDAİ’NİN ŞİİR DİLİ-2TÜRK DİLİNE FERMAN: KARAMANOĞLU MEHMED BEYHÜZNÜNÜ KAYBETME DERİMOkullar açılırken (2)KONUŞURKEN BAŞARI İÇİNOKUMA ENGELLERİOLDUĞU KADAR OLMADIĞI KADERCİVİLİZATİON KEŞİF Mİ MÜKÂŞEFE Mİ?

digertumyazilar