Çarşamba 21 Ağustos 2019
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Bozkurtların ÖlümüBu sıralarda Bozkurtların Ölümü ile uğraşıyorum. Kitap olarak basılmadan önce romanın bir dergide tefrika edildiğine dair birkaç yerde bölük pörçük bilgiler var. İlk bilgi Sabahattin Ali'nin mektuplarını toplayan ve ilk baskısı 2008'de yapılan Hep Genç Kalacağım adlı kitapta. 09 Ocak 1937'de Atsız, Sabahattin Ali'ye "Evlâdım Sabahattin" diye başlayan bir mektup yazmış. Mektupta şu cümleler var:

"Sana müthiş bir sır vereyim mi? Haydi vereyim: Ben Kürşad'ı roman olarak yazıyorum. Beni buna sevk eden de Tahsin Demiray oldu. Benden Ateş Çocukları diye orta mektepler talebesi için çıkarttığı haftalığa millî mevzulu hikâye veya roman istemişti. Söz vermiştim. Bu sefer beni sıkıştırınca kaleme sarıldım... Romanın adı Bozkurtların Ölümü'dür... Roman ve temaşa işlerini iyi bilen Nihat Sami [Banarlı] romanın başlarını okudu, beğendi. İleride, kitap şeklinde çıkınca sana gönderirim." (2015: 337).

Altan Deliorman da 2013'te basılan Atsız kitabında, Tahsin Demiray'ın çıkardığı dergiler arasında Ateş Çocuklar (s. 223) adlı bir dergiden bahsediyor.

Kağan Bahadır Küçükalcan da 2015'te basılan Her Devrin Menkûbu Atsız kitabında Sabahattin Ali'ye yazılan mektuba atıfta bulunuyor (s. 227).

Fakat ben Ateş Çocuklar veya Ateş Çocukları adlı bir dergi bilmiyorum. Meseleyi çözmeliyim.

Sonunda kütüphaneye gitmeden bu iş anlaşılmayacak dedim ve asistanım Nuray Tamir ile Millî Kütüphane'nin yolunu tuttum. Arabalarımızı Bahçelievler'de bulunan Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü'nün bahçesine bıraktık ve dijital teknolojiyle yenilenmiş, rahat ve temiz salonlarıyla yüreklere ferahlık veren kütüphaneye girdik. Araştırdık. Evet, Ateş diye bir dergi var. Üstelik 1936'nın Kasım ayında çıkmaya başlamış. Bir cilt içine toplanmış 52 sayı şimdi elimizin altında. Derginin adı Ateş. Fakat adın hemen yanında "Çocuklar için" kaydı var. Demek ki dergiden Ateş Çocuklar(ı) diye bahsedilmesinin sebebi bu. Yaprakları çeviriyoruz. 24 Aralık 1936 tarihli 5. sayının 9. sayfasında sivri bir kaya üzerinde uluyan bir bozkurt resmi altında BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ yazısı var.

Yaprakları çevirmeye devam ediyoruz:

31 Aralık 1936 tarihli 6. sayının 9. sayfasında şu ilan var: "ATEŞ'in - ATEŞ Çocuklar için - ATEŞ yazıları, başlıyor. - 1937 yılına girerken Ateş'in çevresinde eksiksiz olarak toplanmış bulunan Türk çocuklarına, gençlerine yeni yılın değil, 14 cumhuriyet yılının en güzel yazı ve resimlerini sunuyoruz: BOZKURTLARIN ÖLÜMÜ - Bu bir masal, bu bir uydurma roman değildir..."

İlân heyecanlı cümlelerle devam ediyor ve "gelecek sayıda okuyunuz" cümlesiyle bitiyor.

"Gelecek sayı", 07 Ocak 1937 tarihli 7. sayıdır. Tefrika başlıyor. 29 ve 32. sayılar hariç, 7-40. sayılar arasındaki 32 sayı boyunca roman yayımlanıyor. Böylece birinci bölüm bitiyor. Sonrası yok. Sonrası için Yağmur Atsız'ın Ömrümün İlk 65 yılı'ndaki 156-157. sayfalar okunmalıdır.

Derginin her sayısında iki veya üç sayfa Bozkurtların Ölümü'ne ayrılmış. Her sayıda iki veya üç siyah-beyaz resim var ve bu resimler, kitabın ilk baskılarındaki resimlerden daha kaliteli. Birkaç sayının kapağında da romanla ilgili renkli resim bulunuyor.

Tefrikanın ilk bölümü 07 Ocak 1937'de çıktığına göre Atsız romanı 1936 sonlarında yazmaya başlamış ve eserin tamamına göre üçte birinden biraz daha fazla olan birinci bölümü de 1937 yılı içinde bitirmiştir. Kitabın tamamının bitiş tarihi ise 13 Nisan 1946'dır. Maltepe, saat 21.00.

1937'de tefrika edilen roman ile 1946'da basılan roman arasında bazı küçük farklar var. En önemli fark, hepimizin bildiği Kara Kağan'ın dergide Küli Kağan olmasıdır.

Bir roman üzerinde bu kadar ayrıntılı durmanın gereği var mı? Evet var. Eğer o roman 126. baskıya ulaşmışsa ve roman kahramanının adı binlerce insana ad olmuşsa bu bir tarihî olaydır; her tarihî olay gibi ayrıntılarıyla bilinmelidir.

–Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun–

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

TÜRKÜLER SATICISI

Geçmiş günlerin birinde, hareketli Aydın Pazarı’nda dolaşırken, saz nağmeleri il...

NEDEN "SERİN" SERVİ?

Edebiyat sanatının vazgeçilmez temel taşlarından biri eser, diğeri de&...

ŞEHRİN GÜNDÜZ DÜŞLERİ

Yeşil Câmii avlusundan aldığım tespihe bakıyorum dakikalardır. Masmavi bir gök, ...

OYUNDAN FELSEFE ÇIKARMAK

   Her çağın kendine ait bir dili vardır. Bu dille konuşur insanlar...

PÎR SULTAN'LARDAKİ VATAN

Saddam'ın sebep olduğu; daha sonra ABD emperyalizminin, 2003-2012 ocak aras...

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

Atalarımızın milletleşme süreciyle başlayan Türk milliyetçiliği düşüncesi, kültü...

LALE ŞAİRİ VE YAZAR ABDULLAH SATOĞLU İLE SOH…

Aslında siz meçhul biri değilsiniz, fakat bu sohbet münasebetiyle, özgeçmişini...

SAYI - 9 TÜRK KAHVESİNİN TARİHİNE ESKİŞEHİR’D…

“Kahvelerim pişti gelKöpükleri taştı gel İyi günün dostlarıKötü günüm geçti...

ZİYA OSMAN SABA

Edebiyatımıza “ Yedi Meş’aleciler” grubu ile giren değerli şair Ziya Osman ...

500 Yılın Ardından Piri Reis

Nazan Karakaş Özür YEDİTEPE YAYINEVİ UNESCO 2013 yılını, Piri Reis Haritasının 5...

Gülce

Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır ...

ÜCRETSİZ AİLE MEZARLIĞI

Mustafa Helvacıoğlu altmışdokuz yaşındaydı. Hiç evlenmemişti. Akrabası yoktu. Ba...

BALKON VE KADIN

Ev… Evler… Dört duvar, dışarıya açılan bir kapı ya da içeriye açılan bir kapı, b...

ACI / ACIMAK

Hayat bu! Her şey çok iyi gidiverirken birden bir olayın, bir sözün, bir duygunu...

YEKPÂRE GENİŞ BİR ÂN VE YEKPÂRE BİR VATAN

Rahmetli Tanpınar’ın:“Ne içindeyim zamânın,      &...

BEDEN VE HUY

Bir yemişin biçiminden ve renginden, içine gizlediği tadın derecesini kestirmek ...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Kırmızı Kitaplar

GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

Şair ve Şiir

ŞİNASİ'DEN BİR KASİDE TAHLİLİ

MUSTAFA REŞİD PAŞA İÇİN KASİDE1. Gelelim zât-ı Reşid'in şerefi mebhasineSöz mü var devleti ihyâya olan meb'asine2. Şensin ol fahr-ı cihân-ı medeniyet ki hemânAhdini vakt-i saâdet...

KÖROĞLU HİKAYESİ KOLLARI VE YENİ VARYANTLARI

Türk Edebiyatında önemli bir bölümü işgal eden sözlü ürünler içerisinde masallar, destanlar, efsaneler ve halk hikâyeleri kültürümüzün temelini oluşturmaktadır. Bu temeli ise, sözü edilen ürünlerin...

YÛNUS”TA İMAJ OLUŞTURMA TARZI ve BAŞLICA İMAJLAR

"İmaj oluşturma tarzı"ndan kastımız -mecaz, istiare, sembol, mit vb. kavramların hepsini içine alabilecek genişlikte ve genellikte olmak üzere- "hayal sistemi"dir. Bu çalışmanın temel amacı, "Yûnus nasıl...

KÜRSÎ-İ İSTİĞRAK (TAHLİL) - ABDÜLHAK HAMİD TARHAN

Kenâr-ı bahrde hoş bir mahaldir, nâzır-ı âlem, Tahaccür eylemiş bir mevcdir; üstünde bir âdem, Hayâlettir, oturmuş, fikr ile meşguldür her dem; Giyinmiştir beyaz amma, bakarsın arz eder mâtem, Bulutlar...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Yazarlarımızdan Seçtiklerimiz

SILA-YI RAHİMHAYY DEDİN ve DİRİLDİM!NİYE ÇABALAYALIM?ÂKİF'E DAİR-3: SAFAHÂT'TA İSTİKLÂL MARŞI'NIN KÖKLERİ-2OYUNDAN FELSEFE ÇIKARMAKŞEHZÂDE MUSTAFA HADİSESİPOSTMODERN ROMAN ANLAYIŞIKOCA BİR ALEM İÇİNDE YALNIZIM NAZİFSEFERÎ’NİN “DÜŞ DE GÖR”  ŞİİRİ ÜZERİNE NOTLARTürkçe’deki Vatan-IYAHYA KEMAL'DEN ANNELİ BİR HATIRAKINALI KUZULARTOPLUMU BÜYÜTEÇLE GÖZLEYEN ROMANCI: HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINARANADOLU ESNAF TEŞKİLÂTININ PİR’İ: AHİ EVRANSEN YOKKENSÜRGÜN MEKTUPLARINDAKİ  ZİYA GÖKALP - 3NE BAYRAMLAR GÖRDÜMOKUMA ÇALIŞMALARIGURBET GARİPLİĞİKAYI’NIN KUTLU GÖÇÜ -AHLAT-SÖĞÜT VE DOMANİÇ’İN YÂDIYLA-

digertumyazilar