Cumartesi 30 Mayıs 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Error in function loadImage: The image could not be loaded.

Error in function redimToSize: The original image has not been loaded.

Error in function saveImage: There is no processed image to save.

(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)
Bunu okudun 0%

necati demirKültür, bir millet veya topluluğa özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütü- nüdür. Tarihi değerler ile toplumsal gelişim süreci içerisinde oluşan maddî ve manevî değerlerin tamamıdır. Kültür; toplumları birleştirir, bütünleştirir, barış içerisinde yaşamalarını sağlar.

Bizim kültürümüzün çok uzun bir geçmişi ve muazzam bir derinliği bu- lunmaktadır. Dolayısıyla çok büyük bir zenginliğe ve köklü bir yapıya sahiptir. Nitekim, bunun idrakinde olan Mustafa Kemal Atatürk de, Türkiye Cumhuri- yeti’nin temelini yüksek Türk kültürü olarak belirlemiştir.

Kültürümüzün eğitim sahasına yaptığı katkılar da dikkate değerdir ve onun en mühim fonksiyonlarından biridir. Okul kavramının ve bir müessese olarak okulların olmadığı zamanlarda, eğitimin bütün çeşitleri halk kültürü aracılığı ile yapılmaktaydı. Yani halk, tecrübeleriyle kültürünü oluşturuyor, onunla ne- silleri eğitiyordu. Bu kültür unsurlarının bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  1. Ninniler: Ninnilerle 0-6 yaş arası çocuklar eğitilmekte, çok küçük yaşlar- dan itibaren hayata hazırlanmaktaydılar. Onların zihin dünyası ninnilerle ge- liştirilmekte, yüksek seciyeli bir insan olmalarının temeli atılmaktaydı. Alplığa veya bilgeliğe hazırlanan çocuğa söylenen şu ninni, sadece bir örnektir:

    Benim oğlum yiğit/bilge olacak Güzel eli kılıç/kalem tutacak

    Düşmanı önüne katacak/önünde eğilecek Ninni benim kuzuma ninni

  2. Çocuk Oyunları: Çocuk oyunları, esase onları gerçek hayata hazırlama okuludur. Bu oyunlar, gerçek hayatta onların karşılaşacakları problemlerin ya da verecekleri mücadelelerin biraz hafifletilmiş şekilleridir aslında. 6-15 yaş arası çocuk eğitimi için bir vasıtadırlar. Ok yay oyunu, başkan seçme, kurt koyun, esir almaca, eşkıya gibi birçok oyun, çocuğu hayata hazırlamak içindir. Birdirbir, ip atlama, köşe kapmaca, seke, “Tavşan kaç, tazı tut”, yağ satarım bal satarım, kaydırak, ip atlama vb. ise beden idmanı bakımından çok önemlidir. Üç taş, dokuz taş, sak- lambaç vb. de beyin faaliyetlerini geliştirmeye yöneliktir. Çocuk oyunları; vü- cut, yani beden, beyin idmanı, yarışma, rekabet, sürat, enerji, örgütlenme içinönemlidir. Çocukları ileri dönemdeki hayata hazırlamada önemli bir kilometre taşıdır. Bu tür oyunları oynamış çocuklar, yani günümüzün büyükleri kararlı, cesur, yaratıcı ve olgundur. Pratik bir zekâ yapısına ve çoğunlukla sağlıklı bir vücuda sahiptirler.

  3. Mâniler: Mâni, Türkiye’de atma türküimece türküsüeski türkü, dömbelekçi türküsü isimleriyle de bilinmektedir. Mâni, zor olan işlerde zorluğu bir par- ça azaltmak, zor işi kolay ve eğlenceli hâle getirmek için genellikle karşılıklı olarak, türkü atarak söylenir. Yaşlı ve bu konuda tecrübeli olanlar, karşılıklı olarak veya tek başına mâni söylerken gençler de çeşitli şekillerde kısmetini almaktadır. İletilecek mesajı estetik bir biçimde dile getirmek ise, genellik- le gençler arasında görülmektedir. Genç erkekler ve kızlar gönül meselelerini iletmek veya iletilen gönül meselelerine cevap vermek için genellikle mâni söylemek yolunu seçerler. Fakat teknolojinin gelişmesi, göçlerin yoğunlaşması ve yaygınlaşması, bunlara bağlı olarak tarım alanlarının daralması ile imece geleneği ortadan kalkmıştır. Her nedense gönül meseleleri ve gönül meselele- rinin iletilmesi de kimlik değiştirmiştir. Bunların sonucu olarak mâni söyleme geleneği de zayıflamıştır. Konu bütünlüğü olmayan, kafiyesi bozuk, hece sayısı eksik veya fazla mâniler bunun bir göstergesidir.

    Mânilere genel anlamda bakıldığında, Türk insanın sosyal, ekonomik, kül- türel yapısının çok güzel bir biçimde yansıtıldığı görülecektir. Daha ayrıntıya inecek olursak giyim kuşamdan, mutfağına mimarîsine kadar birçok kültür unsuru gözler önüne gelmekte, zihin dünyasında şekillenmektedir. Net bir biçimde akseden diğer bir konu da coğrafî yapıdır. İnişler, çıkışlar, dereler, te- peler, ırmaklar, ormanlar, yaylalar, tarlalar, harmanlar, mısır ve fındık bahçele- ri, meyve bahçeleri; daha birçok teferruatıyla güzel Türkiye’miz canlı bir tablo gibi bizlere sunuluyor gibidir. Diğer bir deyişle, derleyebildiğimiz yaklaşık on bin mâni, Türkiye’yi yansıtan bir aynadır âdeta.

  4. Masallar: Masallar ise ahlâk terbiyesi bakımından çok önemlidir. Masal- ların büyük çoğunluğunun şahıs kadrosu, kötü ve iyi insanlardan veya nesne- lerden oluşur. Hemen her masalda iyiler, kötülerle çatışır. Ama en sonunda hep iyiler galip gelir. Sürekli masal dinleyen bir çocuk bu bakımdan kendini eğitir. Sonunda hep iyilerin kazançlı olduğunu görünce iyi bir insan olmanın önemini zihin dünyası kavrar, hatta iyi bir insan olmak çabalar. Yüzü nurlu yaşlılarımızın her konuda olumlu düşünmesinin temelinde de esasen bu yat- maktadır. Çünkü onlar, bu masalları dinleyerek büyüdüler.

  5. Fıkralar: Fıkralar yalnızca gülmek, gülümsetmek için değildir. Fıkraların sosyal hayatta çok önemli yerleri vardır. Bunun en güzel örneği Osmanlılar dönemidir. Osmanlılar döneminde pek çok insan tipi bir arada barış içindeyaşamıştır. Bu farklı insan tipleri bir arada yaşarken birbirilerini eleştirmişler, ama bunu fıkra yoluyla yapıp hem de eğlenmesini bilmişlerdir. Temel Dursun, Bekri Mustafa, Bektaşi, Nasreddin Hoca fıkraları bunun en güzel örnekleridir.

  6. Atasözleri: Zamandan en iyi tasarruf, tecrübelerden istifade etmekle mümkündür. Tecrübeli ve eğitimli olmak için de zor şartları hep aynı nes- lin tekrar tekrar yaşaması gerekmez. Önceki nesillerden bugünlere bırakılmış bazı tecrübeler vardır ki, onlar tek cümleyle bizlere ikazlarda bulunur ya da tavsiyeler verirler. Menfî hadiseler başa gelemeden tedbirli olmayı, yaşanan- lardan ders almayı öğütlerler. Tecrübe ve hatta bazen bilgelik taşır bu sözler. Atasözleri, işte bütün bunlar bakımından yeri doldurulamaz hazinelerdir. Şu birkaç atasözü konuyu açıkça ortaya koymaktadır: Aç gözünü açarlar gözünü; Adama dayanma ölür, ağaca dayanma kurur; İnsan kıymetini insan bilir; Tanrı sabırlı kulunu sever; Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste; Aman diyene kılıç kalkmaz; Aşını, eşini, işini bil; Atalar sözü tutmayanı yabana atarlar; At binenin, kılıç kuşana- nındır; Az ile yetinmeyen çoğu hiç bulamaz; Bakan yemez, kapan yer; Baskın basanın- dır; Beyler buyruğu yoksula kan ağlatır; Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır; Bin bilsen de bir bilene danış; Bin dost az, bir düşman çoktur; Bir korkak bir orduyu bozar; Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler; Çok koşan çabuk yorulur; Dağda gez, belde gez insafı elden bırakma; Danışan dağı aşmış, danışmayan yolda şaş- mış; Dokuz kere ölç, bir kere biç; ...

7. Efsaneler: İnsanlar; yaşadığı coğrafyaya ait önemli gördükleri kişileri, nesne- leri ve mekânları kutsallaştırırlar ve sırrını çözemedikleri konuları çeşitli biçimlerde yorumlarlar. Bunlara, yaşanmış bazı olayları da katıp nesilden nesile aktarırlar. Kut- sallaştırma, yorumlama ve aktarmaların pek çoğu sözlü olarak yayılır. Bu, sonuçta bir sözlü kültür oluşturur.

Sözlü kültürün en önemlilerinden biri de efsanelerdir. Efsaneler, insan ile insanı, insan ile coğrafyayı, insan ile diğer varlıkları, insan ile maneviyatı birbirine gönül bağı ile bağlayan unsurlardır.

Efsaneler, muazzam bir eğitim aracıdır. Efsanelerin konuları çoğunlukla çocuk, genç ve orta yaşlıların eğitimi ile ilgilidir. Güzel ahlâklı olmanın fay- dalarını ve nasıl güzel ahlâklı olunacağını işlemektedir. Onlar hilenin, düzen- bazlığın, nankörlüğün, cimriliğin kötülüğünü; dürüstlüğün, sağlam karakterli olmanın, cömertliğin güzelliklerini en iyi bir biçimde anlatmıştır.

Bir kısmı coğrafyayla ilgilidir. Efsaneler, bir bakıma coğrafyaya mühür vur- ma aracıdır. Coğrafyayı vatan yapma, vatanda kök salma, vatana ruh verme unsurudur. Konusu fabl ve tarihî şahsiyetlerle ilgili olanlar da vardır.

8. Destanlar: Destanların kültür tarihimizdeki yeri çok önemlidir. Onlar edebî bir mahsul olmakla beraber, tarihin kırık dökük aynalarıdır. Konuları çoğunlukla tarihî gerçeklere dayanmaktadır. Geçmiş zaman içerisinde yaşamış kahramanlar ve eski dönemlerde yaşanmış olaylar hakkındaki bilgileri, hiç de- ğilse ana hatlarıyla, öğrenmemizi sağlamaktadırlar. Bu türdeki yazılı metinler dikkatli bir şekilde incelendiğinde, uzak geçmiş ile ilgili çok kıymetli malze- meler elde edilmektedir.

Destanlar, milletlerin ansiklopedileridir. Tarihî unsurların yanında millet- lerin geçmişteki gelenek, görenek ve yaşayış tarzları ile ilgili olarak belki de hiçbir kaynakta bulunamayacak bilgiler destanlarda yer almaktadır. Geçmişte Türklerin yedikleri yemekler, çaldıkları çalgılar, kullandıkları savaş aletleri, ağırlık ölçüleri, giydikleri elbiseler, ... hakkındaki ayrıntılı gerçekleri destan yazarları farkında olmadan bizlere kadar ulaştırmıştır.

Destanlar, zoru başarmanın hikâyeleridir. Başarılması hemen hemen im- kânsız hadiselerin zekâsı ve gücü ile bir kahraman tarafından olumlu bir sonuç ile bitirilmesi, destanların genel olarak konusudur. Bu olaylar bazı destanlarda bir milletin yok olması veya varlığını sürdürebilmesi gibi hayatî meselelerdir. Bazılarında ise olağanüstü başarılar anlatılmaktadır.

Bu eserler aynı zamanda yazı dilinin önemli belgeleridir. Türkçenin tarihî gelişiminin araştırılmasında çok kıymetli malzemelerdir. Genellikle halk ağ- zından derlenip yazıya geçirildiği için dilin özelliklerini çok yönlü bir şekilde yansıtan bu yazılı metinler, tarihî Türkçe açısından âdeta bir hazine durumun- dadır.

Yukarıda saydıklarımız, Türk kültür unsurlarından yalnızca birkaç tane- sidir. Türkülerimiz, Türk insanının kimliğini; bilmecelerimiz, Türk inanının fıtrî zekâsını yansıtmaktadır. Hepsi ele alındığında konunun önemi ve ciddiyeti çok açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır.

Türk kültürü, her sahada önemli ve nitelikli insan yetiştirmek bakımından dünyada eşi olmayan bir kültürdür. Türk tarihinde alp ve bilgenin çok olması bundandır.

Türk kültürü; kız çocuğuna kız, erkek çocuğuna erkek görevini beşikte yükleyecek kadar ince ve asildir. Ancak Türk kültürü binlerce yıldır gölgede bırakılmanın sıkıntılarını yaşamaktadır. Bir süre Arap ve Fars kültürü esas alınmıştır. 18. yüzyılın sonlarından beri ise Batı kültürünün gölgesindedir.

Türk düşüncesinin kaynağı Türk kültürüdür. Türkler bugün, Türk kültü- rünün binlerce yıldır ikinci plana itilişinin acı sonuçlarını yaşamaktadır. Çağı- mızın iletişim araçlarının bu konulara yer vermemesi, bu kültürün sahiplerini hazinenin üzerinde oturup sadaka toplayan kişiye döndürmüştür.

Günümüzde Türkiye’deki durumu ele alacak olursak, özetle şu sonuçlara varılabilir: Artık ninniler söylenmemekte, çocuklarımız çeşitli basın ve yayın organları vasıtasıyla yabancı kültürlerle yetişmektedir. Ders kitaplarındaki başka milletlerin masalları, çocuklarımızın ufkunu daraltmaktadır. Fıkraların ortadan kalkmasıyla, insanlar meselelerini kaba kuvvetle çözmeye başlamış- lardır. Atasözleri unutulduğu için tecrübelerin aktarılması tarihe karışmıştır. Türk destanlarını okumayan gençler, yabancı kahramanların hayranı olup çık- maktadır.

Türk Milleti’nin çalışkanlığı, yiğitliği, hoşgörülülüğü, gönül zenginliği, iç dünyasının derinliği, temiz ruhu ve temiz yüzü, ekmeğindeki ve aşındaki bere- keti, fıtrî zekâsı, güzel sanatları sevmesi, dünya bilimine ve barışına katkısı ve asilliğinin kaynağı Türk kültürüdür. Bilge Kağan’ı, Kül Tekin’i, Alparslan’ı, Yunus Emre’yi, Hacı Bektaş Velî’yi, Hacı Bayram Velî’yi, Mevlana’yı, Fatih Sultan Mehmed’i, Nene Hatun’u, Mustafa Kemal Atatürk’ü, Çanakkale, Kurtuluş Savaşı kahramanlarını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularını; Türkiye’yi gözünün nuru ve alnının teriyle yoğuran anne ve babalarımızı yetiştiren bu kültürdür. Yukarıda saydığımız unsur- lardır. Zira biliriz ki, “Gölgede olanın gölgesi olmaz”.

Türk Milleti’nin yeniden bu ve benzeri şahsiyetleri yetiştirmesi, Türk top- lumundaki sorunların onarılması, ahlâkî çöküşün önlenmesi, Türk nesilleri- nin özgüveninin canlanması; Türkiye’nin millî birliği ve bütünlüğü Türk kül- türünün yeniden öne çıkması ile mümkündür. Bu da, kültürün çağa ve günü- müzün bütün yeniliklerine uyumu sağlanarak yaygınlaştırılması ve eğitimde uygulanması ile mümkündür.

Türk Milleti’nin vergisiyle okuyarak bugünlere geldiğinin bilincinde olan bir grup çalışma arkadaşı olarak biz; Türk kültür ürünlerinin tamamını der- leme, kaynakları tarama, yazıya aktarma, değerlendirme, yayımlama ve çağa uyumunu sağlayarak eğitimde kullanma çalışması başlatmış bulunmaktayız. Bu çalışma dizisi 1984’te Necati Demir tarafından başlatılmış, hiçbir kurum, kuruluş ve şahıstan maddî yardım almadan 22 yıl boyunca aralıksız sürdürül- müş ve bu konularda dünyanın en büyük arşivi oluşturulmuştur. Daha sonra diğer bilim adamları da çalışmalara katılmış ve çeşitli aşamalarda katkıda bu- lunmuşlardır. Bu çalışmayı yapmakdaki amaçlarımızın bazıları şunlardır:

  1. Cumhuriyetimizin kurucusu, XX. yüzyılın en büyük alpı ve bilgesi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Türk kültürü konusundaki vasiyetlerini ve hayallerini gerçekleştirmek. O’nun “Millî kültürümüzü muassır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma” düşüncesine katkıda bulunmak. Bunu gerçek- leştirirken, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini esas almak.

  2. Türk halk kültürünün tamamını (ninniler, çocuk oyunları, mâniler, masal- lar, fıkralar, atasözleri, efsaneler, destanlar) derlemek, değerlendirmek, yurt içinde ve yurt dışında yayımlamak.

  3. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni nesillerine, kaynağı Türk kültürü olan okuma kitaplar sunmak.

  4. Kaynağı Türk kültürünün ürünleri olan ninniler, çocuk oyunları, mani- ler, masallar, fıkralar, atasözleri, efsaneler, destanlardan oluşturulacak okuma kitaplarını farklı seviyelerde, ayrı ayrı düzenleyerek okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, üniversite öğrencilerimizin hizmetine sunmak.

  5. Sadece okul çağındaki gençler için değil, aynı zamanda okul çağı dışında kalan insanımıza da kaynağı Türk kültürü olan okuma kitapları ve kay- naklar sunmak.

  6. Türkçenin daha iyi öğrenilmesine ve gelişmesine katkıda bulunmak.

  7. Giderek azalmakta olan okuma alışkanlığını ülkenin dört bir yanında bu eserler vasıtasıyla yaygınlaştırmak.

  8. Çalışmalarımızı yurt dışında da yayımlayarak yurt dışında yaşayan ve asimilasyon tehlikesi ile karşı karşıya bulunan Türk çocuklarına, Türkçe ve yaşadıkları ülkenin dili ile Türk kültürünü sunmak.

  9. Derlenerek yazıya geçirilen ve yeni yazıya aktarılan (Türk Destanları) halk kültürü ürünlerini, dünya ve Türk bilim adamlarının hizmetine sunmak.

  10. Dünya bilim âlemine Türk halk kültürü ile başka kültürleri karşılaştır- ma imkânı sunmak.

Bu çalışmalar; ben ve arkadaşlarım tarafından güzel ülkemizin bütün va- tandaşlarına ve bilim adamlarına hediye edilmiştir. Özellikle her türlü sos- yal bilimlerin kaynağını farklı kültürlerde ve farklı milletlerde arayan bilim adamlarımızın bu metinleri iyi değerlendirmesini istirham etmekteyim. Bu çalışmaların okunması, sahip çıkılması ve onlardan en verimli şekilde istifade edilmesi dileklerimle…

Ümitköy / Ankara, 23 Nisan 2010

Prof. Dr. Necati DEMİR

Satın Alma/ Kaynak : Anadolu Türk Masalları Derlemeleri

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
Hayme Ana'nın -hem kan bağı hem de can bağı ile- torunlarından olan kızım Meryem Ülkü'ye ithaf ederim. -Ödül Töreni Konuşması- Kayı Boyu Derneği ve Dergisinin Değerli Mensupları, Kıymetli Hâzirûn, Hanımefendiler, Beyefendiler,  Bu akşam böylesine nezih ve anlamlı bir toplantıda...
BASAT'IN TEPEGÖZ'Ü ÖLDÜRMESİ
Meğer Hanım bir gün Oğuz otururken üstüne düşman geldi. Gece içinde ürktü göçtü. Kaçıp giderken Aruz Koca'nın oğlancığı düşmüş. Bir aslan bulup götürmüş, beslemiş. Oğuz yine zamanla gelip yurduna kondu. Oğuz Han’ın at çobanı gelip haber getirdi, der: Hanım sazdan bir aslan çıkıyor, at vuruyor,...
ZİYA GÖKALP - ÖTÜKEN ÜLKESİ (İNCELEME)
"Türk gençleri yalvardılar Hakan'a:Boru çaldır, ruhlarımız uyana...Cenk edelim, yayılalım cihana: -Yayılmaktır Türk soyunun turası!Böyle diyor Oğuz Han'ın yasası! Hakan dedi: "Anayurt'tan bıkılmaz,Boş bulunup eve düşman tıkılmazYabancılar çıkarılır, çıkılmaz." -Toplanınız: vatanınız...
 İSLÂM VE ŞİİR
Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap şairler güzel söz söylemek için birbirleriyle çeşitli ortamlarda yarışırlardı.  Övgü ve yergide sınır tanımayan şairlere gaipten haber veren kâhin gözüyle bakılıyordu. Uygun olandan uzaklaşma anlamına gelen ifrat...
İHANET - ZEYNEP ÖZKİŞİ
İçimdeki yenilmesi,engellenmesi imkansız öfke halimle alakam yokmuş gibi.... Vakur, gururlu olgun bir hanım duruşuyla sanki kızgın, kırgın değilmiş,dayanabiliyormuş, canım acımıyormuş, gibi, etkilenmemiş, defalarca ölmemiş gibi dimdik ayakta duruyorum.   Karşımda ki yeni yetme sayılan,...
HÜRRİYET
Hürriyet, havalı Hürriyet. Yürüdüğü zaman yeri göğü titreten, belediye reisinin karısı Hürriyet. Deniz kenarındaki muhteşem köyümüzün  belediyelik olduğu zamanlardı. Çok göç verdik. Kıymete bineceğini bilselerdi kimse göçmezdi. Sonraları muhtarlık oldu. İlçeye bağlandık. Haritadan da...
prev
next

SOYLU ÇEHRELER : SAİT BAŞER

Mahmut TOPBAŞLI

TÜRKLÜĞÜN TÜRK KÜLTÜRÜNÜN VE TÜRK İNANÇ SİSTEMİNİN SOYLU ÇEHRESİ: SAİT BAŞER EVREN-DİL GÜZELLEMESİÇevremizde ne var ne yok, ayırdına varmak güzel;Dağa taşa, kurda kuşa, hal ve hatır sormak güzel;Bizimle konuşmak için can...

MUASIR MEDENİYET SEVİYESİNİ YAKALAMIŞ B…

Metin SAVAŞ

Ahmet Mithat Efendi’nin tam tekmil külliyatını titiz ve kapsamlı bir projeyle Dergâh Yayınlarının neşretmeye başlamasının akabinde, 2015 senesinde, tam da zamanında bir Ahmet Mithat biyografisi yayımlandı: Bir Hayat Hikâyesinin Kâğıttan Tanıkları...

ZEYNEP’İN DEDESİ

Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

Tahsin Yücel (1933-2016) denince aklıma Maraş’ın Elbistan kazasının Ötegeçe semtinde doğan yoksul bir Anadolu çocuğu geliyor. Bu ifadeyi, isim ve mekân uyarlamasıyla, Anadolu gerçeğini özetleyen bir şablon cümle olarak düşünülebiliriz. Yoksulluğun, yoksunluğun bu coğrafyaya düşen...

SULTAN SENCER (ÖYKÜ)

Edebiyat Dunyamız

Rüzgârın hırıltısıyla yankılanan kalın paslı demir pencere, kapı ve taş duvarlar; bağrından akan gözyaşlarıyla tutsak olmanın mâteminde yapayalnız, prangalı, çökmüş, uzun dağınık kirli saç sakal yüzünü kaplamış, başı önünde, yırtık...

"Kandil" Var mı? Yok mu?…

Her kandilde, “Kur’an’da "kandil" var mı yok mu?” tartışmalarının, “Niye kutluyorsunuz?” serzenişlerinin sonu...

MECNUN 'UN KÖPEG İ ÖPMESİ - MEVL…

Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı...

BİR KADEHLE BİZİ SÂKİ GAMDAN Â…

Bir kadehle bizi sâki gamdan âzâd eylediŞâd olsun gönlü anın gönlümü...

Gülce

Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım...

HASRET DAMLALARI -MENSÛRELER-

Sivas’ta Her Şey Üşüye Üşüye Büyür  Saadettin Yıldız, Hasret Damlaları -Mensûreler-, Ötüken...

SEVGİ DİLİ

Ahmet URFALI “Ben gelmedim dava için, Benim işim sevi için” Yunus Emre, bütün insanlığa...

Bilim Adamlarımız Sözlüğü Bil…

Ali Kuzu PAROLA YAYINLARI Bilim ve teknoloji, yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek...

HALİL NİHAT’IN, MEHMET AKİF’…

Giriş veya tipleştirme furyası Kökleri Lale Devri’ne kadar inen ve daha çok...

AHMET TUFAN ŞENTÜRK

Ahmet Tufan Şentürk’ü, ta 1950’li yıllarda tanıdığımdan beri, onu hep sanat...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAF…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları...

MANKURT

“Adını hatırla, kim olduğunu hatırla” bir annenin kimliğini, kişiliğini yitiren çocuğuna...

PEYAMİ SAFA-1

Şair İsmail Safa'nın oğlu ve «Mahşer», «Bir Akşamdı», «Şimşek», «Fatih -...

RAMAZAN DUYGULARI

Cenab-ı Hakk'a şükürler olsun. Yine bir Ramazan'a sağ salim ulaştık. Bu...

OYUNDAN FELSEFE ÇIKARMAK

   Her çağın kendine ait bir dili vardır. Bu dille konuşur...

Necmettin Halil ONAN

Necmettin Halil Onan (1902, Çatalca, Kocaeli - 17 Ağustos 1968, İstanbul)...

KUTADGU BİLİG-1 TANRI AZZE VE CELL…

Teŋri Azze Ve Celle Ögdisin Ayur Bayat atı birle sözüg başladım,törütgen egidgen...

ŞEHİR VE İNSAN

Bilgeler, insanın bilinmezliğini çözmeye çalışırken kullandıkları en önemli metafor, şehirdir. İnsanın...

EPİK ŞİİRE KAVRAMSAL YAKLAŞIM, …

Destan türünün incelenmesi ve yorumlanmasındaki zorluklar öncelikle kavramın, literatür içerisinde sağlam...

Saadettin KAPLAN

 Sadettin Kaplan, 1944 senesinde Ağrı‘nın Patnos ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlkokulu Patnos’da okudu...

AŞK GELİNCE CÜMLE EKSİKLER BİTE…

İnsan denilen canlı evrimsel olarak hayvanlar alemine mensup olup diğer hayvanlar...

DÜNYA BİR ALDANIŞTIR

Sadece insanların değil kelimelerin de kendilerine mahsus bir dünyaları vardır. Bu...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

  Meclis kürsüsünün siyah örtüsü TBMM’in deki her konuşmasında Mustafa Kemâl Paşanın...

ANADOLU’YU KONUŞTURAN USTA BİR Y…

Ahmed Hamdi Tanpınar’ın en önemli denemelerinden biri olan Beş Şehir adlı...

MEHMED ÂKİF'E DAİR- 2: MİLLÎ M…

1.Giriş:             1.1.Millî Mücadele’nin Ana Karakteri      Millî Mücadele, Türk...

DİŞİ KURT OLARAK EV

Ahmet Hamdi Tanpınar “Huzur” romanında şöyle der: “İnsanın sevdiği bir ev...

DOĞA, İNSAN, BİLİM ADAMI, BAKŞI…

Bu yazımızda doğa ile insan ilişkisine kısaca değineceğiz. İlk önce şunu...

MUSTAFA KUTLU’NUN BİSİKLETİ

-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde...

PAYLAŞMA

‘Olma keser gibi hep bana hep bana / Ol testere gibi...

BALKAN TAŞRASININ GÖZBEBEĞİ …

2009 yılında Novi Pazar’la açılışı yaptıktan sonra, Balkanlarda en uzun süre...

TARİHİN SESSİZ DİLİ DAMGALAR

“TARİHİN SESSİZ DİLİ DAMGALAR” ÜZERİNE Mustafa AKSOY ile Söyleşi Söyleşi: Ahmet VURGUN       ...

EDEBİYAT SANATI

   ‘’Dil; insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabii bir vasıta, kendine mahsus kanunları...

DUYARLILIK

“Ünlü piyanist sahneye çıktı ve konserine başladı. Daha ilk parçanın ortalarında...

SABIR

Gerçekten Allah, sabredenlerle beraberdir. -Bakara Suresi, 153- Hayâ zînettir. Takva da keremdir...

ÂŞIK SEYRANİ

Develi'li (Everek'li) Seyrani'nin doğum tarihi kesin değildir. 1800 veya 1807 yılında...

SERBEST ŞİİRİN YAZIMINA DAİR B…

Şiir kavramı ve şiire dâir tartışmalar-sanırım- hiç bitmeyecektir. Mânâ, biçim ve...

TANPINAR’IN HUZUR ADLI ROMANINDAN …

MACİDE Huzur’un ilk bölümü, romanın bilge karakteri İhsan’ın hastalığı çerçevesinde, geriye dönüşlerle...

SEFERÎ’NİN “DÜŞ DE GÖR” …

Kaç bucaktır kahbe dünyâ çeşm-i yârdan düş de görDostla düşman nerdedir...

DİL ÜZERİNE

Önce söz var. Eşyanın yaratılışı sonradan. Adem'e önce isimler öğretiliyor. İsmin...

MEHMET AKİF ERSOY’DA HÜZÜN

Tabut Eller Üstünde Dostu da düşmanı da onun çok yüksek bir...

DEĞİŞİM

Son yıllarda değişimin üzerinde o kadar çok konuşuldu ki. Değişim, değişti...

SOYLU ÇEHRELER : SAİT BAŞER

TÜRKLÜĞÜN TÜRK KÜLTÜRÜNÜN VE TÜRK İNANÇ SİSTEMİNİN SOYLU ÇEHRESİ: SAİT BAŞER EVREN-DİL...

PÎR SULTAN'LARDAKİ VATAN

Saddam'ın sebep olduğu; daha sonra ABD emperyalizminin, 2003-2012 ocak arası işbirlikçi Barzani ve...

KARAR / KARASIZLIK

Hayatın her anı, bir karar zamanıdır. Her yer, her şey biz...

Halide Edip Adıvar ve Sinekli Bakka…

Halide Edip Adıvar'ın Hayatı ve Edebi Kişiliği: Halide Edip (1884-1964) İstanbul'da doğmuştur...

DEMİRPERDE TOPLUMUNUN İRONİK VE T…

Azerbaycan’ın çağdaş yazarlarından Elçin Efendiyev’in (doğumu 1943) büyük romanı Ölüm Hükmü (1989)[1] yalnızca Azerbaycan’ın...

SÖĞÜT'TEKİ VATAN

Bir kaç aile çocuklarımızla birlikte Osmanlı Cihan Devletinin kurulduğu yerleri görmek...

SULTAN SENCER (ÖYKÜ)

Rüzgârın hırıltısıyla yankılanan kalın paslı demir pencere, kapı ve taş duvarlar;...

MERHAMET

‘Bu varlık denizi nerden gelmiş bilen yok Öyle büyük bir inci ki...

YAPI, ANLAM VE KÖKENLERİ BAKIMINDA…

Söz varlığını oluşturan unsurlardan renk adlarını incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlayan bu...

ALİ RIZA SEYFİ VE DRAKULA İSTANBU…

1997 yılında Giovanni Scognamillo tarafından gözden geçirilerek yayına hazırlanan Drakula İstanbul’da, okurla...

SOYLU ÇEHRELER : ŞERİF AYDEMİR

HAVA GİBİ ELZEM, SU GİBİ AZİZ ve BERRAK BİR SOYLU ÇEHRE... Günlük...

NELERİ TÜKETİYORUZ

Küreselleşen dünyada yeni dünya düzeni kuruluyor. Bu düzende insanımız, maalesef, yalnız… Değişen...

KAYBOLMUŞ BİR AİLENİN ROMANI: …

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tecrübesine vâkıf Osman Gazi Kandemir Paşa’nın “Karanfil -...

Son Sığınak Aile

Prof. Dr. Nevzat Tarhan NESİL YAYINLARI • Evliliğe hazır mıyım?• Niçin...

SEMAH AŞKA DOĞRUDUR - A.YILMAZ SOY…

Semah Aşka DoğrudurA.Yılmaz SOYYERPost Yayıncılık Bu roman kendilerine Alevî de denilen Kızılbaşların...

Okullar açılırken (2)

Sorumluluğun önem ve değerini gündelik hayatımıza yansıtalım. Haklarımız ve görevlerimizin dengeli...

FAZE BAYRAKTAR

Zengin folkloru ile, mimarisi ile, gelenek ve görenekleri ile hepsinin üstünde...

VATAN

Vatan mefhumu bazı araştırmacılarımıza göre Fransız ihtilalinden sonra hudutlarımızdan girmiştir. Vatan...

ÂŞIK ŞİİRİNİN SİYASALLAŞMAS…

Bu bildirimizde söz konusu edeceğimiz siyasallaşmanın ne anlama geldiğini ya da...

NEDİM - TAHLİL- Bir safa bahşedel…

ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte...

KADIKÖYÜ’NÜN ROMANI

Safiye Erol edebiyatımızın hayli zaman ihmal edilmiş kalemlerinden. Neden sonra hatırladık...

Yeni Başlayanlar İçin Hat Sanatı…

Ömer Faruk Dere İNKILAB YAYINLARI Asırlardır uygulanan ve günümüzde de pek...

DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANI

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami5otağını yer yüzüne diktirmişti...

ZİYA OSMAN SABA

Edebiyatımıza “ Yedi Meş’aleciler” grubu ile giren değerli şair Ziya Osman Sabayı...

ÖMER SEYFETTİN VE TOS

(28.2.1884 - 6.3.1920) Doğ.: Gönen - Ölm.: İstanbul Cumhuriyetten önceki edebiyatımızın hikâye alanındaki...

ŞAİR MEHMET ALİ KALKAN İLE BİR …

 MEHMET ALİ KALKAN ÖZGEÇMİŞ  1958 yılında Eskişehir’de doğdu. Gazi İlk Okulu,Tunalı Orta...

Hece Dergisi/Mart

Hece dergisi her ay güçlenerek yoluna devam ediyor. Rasim Özdenören’in önyazısının ardından Hece’nin...

HİÇ BÖYLE GÜZEL BİR MEKTUP ALDI…

Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun 1977 yılında oğlu Ali’ye hitaben yazdığı mektup günümüz gençliğine...

HACI BEKTAŞ VELİ'NİN HAYATI VE ES…

Hacı Bektaş Veli, Ahmed Yesevi'nin halifesi Lokman Perende'nin bizzat talebesidir. Kendisi...

TÜKKÇENİN TARİHÇESİ ve ZENGİN…

DİLLERDE ZENGİNLİK. — Bugün konuşulan dillerin sayısı binlere varır. XIX. yüzyılda dil...

MUHABBET

Muhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet...

TÜRKÜ(LERİMİZ) BİZİ SÖYLÜYOR…

Türkünün konusu insan ... İnsanın başından geçenler, insanın başına gelenler, insanların gönül...

KARAMSARLIK (MI DEDİNİZ)

Hemen her güne yeni bir acı ve elemle uyanır olduk. Kaygılarımız...

TARİHTE FÜTÜVVET VE AHİLİK - UM…

Ahilik, bir Ortaçağ esnaf teşkilâtıydı. Batı’daki lonca teşkilâtının, Türkleştirilmiş ve İslamlaştırılmış...

İNSAN, TANRI’NIN MUCİZELERİNİN…

Oldum olası sanatçıların yetişmesinde kültürel bir ortam olarak mekânın ayrı bir...

YAZAR MUSTAFA TEZEL İLE DÜŞÜNCE …

Mustafa Bey, siz asıl mesleğiniz yanında ülke/dünya sorunları ve çözüm yollarıyla...

Gök Aradık Tuğlara

Üstad Yavuz Bülent Bâkiler diyor ki: “Bu güne kadar,  bir takım...

Burhan KADAH

Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Ziya Gökalp ilkokulunu(1980), Eskişehir İmam-Hatip Orta ve lise...

ÜSKÜP’TEN OHRİ’YE MAKEDONYA G…

Ağustos başında ailece kısa süreliğine Makedonya’ya gezmeye gittik. 5-6 gün boyunca...

GÜVENELİM AMA TAKİP EDELİM

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, güven(itimat). Güvenmek;...

KAHRAMANLIK RUHU

Orhan Şaik Gökyay. ‘’Bu Vatan Kimin? ‘’ adlı şiirinde; "Tarihin dilinden düşmez...

ANADOLU’YU AYDINLATANLAR- GÖNÜLL…

Anadolu’yu aydınlatanlar- Gönüller Sultanı: MEVLÂNÂ 744. Şeb-i Arûs törenine doğru¹                                        Ölümünden bu yana...

MEVLÂNÂ’NIN İZİNDE: SULTAN VEL…

Anadolu Selçukluları devrinde, bugünkü Karaman, Lârende adıyla tanınıyordu. Bir gün Lârendeye...

Feyzi HALICI

Şair ve yazar olan Feyzi Halıcı, Erzurumlu bir ailenin çocuğudur. Konya'da...

İHANET - ZEYNEP ÖZKİŞİ

İçimdeki yenilmesi,engellenmesi imkansız öfke halimle alakam yokmuş gibi.... Vakur, gururlu olgun...

BAYRAK'TAKİ VATAN

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son...

SÜRÜ ADAMI

Bir adam vardır ki, hiçbir düşüncesinde, hiçbir hareketinde "kendi kendisi" olamaz...

EDEBİYATTA RETORİK

 Söz; bir duyguyu, bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan sözcük ya da...

TÜRK KADINI'NDA VATAN -2

Çanakkale Savaşında Almanya ve Yeni Zelanda arşivlerinde Çanakkale savaşlarına katılan askerlerin...

Ruh Adam Romanındaki Uygur Masalın…

Türk edebiyatının kült romanlarından Ruh Adam’ın başlangıç bölümünde bir Uygur masalı...

Namık Kemal'e Göre Üç Dikkat

Tanzimat döneminin topluma ve dünyaya en açık kalemlerinden biri Namık Kemal’dir (1840-1888)...

OSMANLI DÖNEMİ ŞİİRİNDE EDİRN…

Müberra Gürgendereli, Osmanlı Dönemi Şiirinde Edirne, Çantay Kitabevi, İstanbul 2016. Edirne’nin I...

“GÖK”TEN DEĞİL, “KÖK’TEN…

-Ekrem Hakkı Ayverdi’ye- Nasıl da diz çökmüş asırların, fethin, fütûhat ruhunun o...

SEZAİ KARAKOÇ’UN “EDEBİYAT YA…

Sezai Karakoç, verdiği eserlerle Türk edebiyatının son 60 senesinde mühim bir...

YİNE TASAVVUF

Kelam, Allah tarafından kulu ve elçisi vasıtasıyla gönderilen kitabın, zamanlarının ihtiyaç...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEME…

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar...

SAYI - 8 HALİL HALİD BEY, MÖSYÖ …

Osmanlı Devleti’nin son elli yılına damgasını vuran en önemli sorunlardan biri...

PANOPTİKON VE SOSYAL MEDYA

Bentham kardeşlerin Eski Yunancayı dayanak edinerek türettikleri bir kavram olan ‘panoptikon’...

KÜLTÜR DEĞİŞMESİ VE MİLLİYET…

Kitap, cemiyetler hayatının eski problemini ülkemize tatbik eden, yaşadığı dönemi gözlemleyen...

İNSANIN TAŞRASI

“Sorun Taptuklu Yûnus’a Bu dünyadan ne anladı Bu dünyanın karârı yok Sen neyimiş ben...

Behçet Necatigil (GÖNÜL)

(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul)...

AYLA COŞKUN CEREN'LE SOHBET

Ayla Hanım öykü ve denemeler yazıyorsunuz. Sizdeki yazma yeteneği nasıl gelişti?...

BIRAKIN OYNASIN ÇOCUKLAR

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi...

Türkçe’deki Vatan-I

Hünkar Hacı Bektaş; din adamı, mütefekkir, mutasavvıf ve bir Türk Milliyetçisi...

Namık Kemal'in Şiirleri Hakkında

Cemiyete yön veren ve tesir eden şahsiyetler, mısralarıyla hafızalarda yaşarlar ve...

ŞARKI - ŞEYH GÂLİP

1. Ey Nihâl-i işve bir nevres fidânımsın benimGördüğüm günden beri hâtır-nişânımsın...

HAYIRLISI

Nihad Sami Banarlı ‘Kelimeler, şunun bunun uydurmasıyla oluşmuş boş sözler değil...

CAMİ AVLUSUNA .....

Trafik kazası, bir kara yolu taşıtının diğer bir taşıta, yayaya, hayvana...

FAHRİ TUNA'NIN GÖLGESİNE BASMAK

-Kırk Şehir Portresi Kitabı Üzerine- (Fahri Tuna, Osmanlı Medeniyetinin İzinde 40 Şehir Portresi...

İSLÂM VE ŞİİR

Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap...

DÜRÜSTLÜK

Değer, ‘sosyal hayatta bir varlık, bir nesne, bir faaliyet vb’ne tanınan...

SABIR ÜZERİNE

Hayâ zinettir. Takva da keremdir. En hayırlı binek de sabırdır. –...

Peyamî Safa

Milletimizin, son yarım asırda emsalini pek az yetiştirebil-diği değerli fikir ve...

SÖZÜMÜZ BİZİ SÖYLÜYOR

Deyimler, atasözleri gibi milli değer taşıyan dil varlıklarımızdır. Kelimenin tamamen kendi...

KAFA KONFORU

Dikkat ! Bu yazı ziyadesiyle öznellik içerir. Söze başlarken başlığın kaynağını...

ATİLLA'NIN KALKANI - HASAN ERDEM

Hasan ERDEM Ötüken Neşriyat Daha önce kaleme aldığı “Şar Dağının Kurtları”, “Argos Kalesi”...

MEVLEVÎ ROMANI HAKKINDA -YAN FAKAT …

       A.Yılmaz Soyyer; Türk Sosyolojisinin  Başlangıcında Bedi Nuri, Sosyolojik Açıdan...

Aşık Sefil Selimi

Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933...

MODERN DÜNYANIN KENDİ KLÂSİKLER…

Yazılarınızda Eski Türk Edebiyatı sahasındaki çalışmalarda metot eksikliğine ve teori sahasındaki...

ATATÜRK İÇİN

10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu kaybettiğimiz gündür. Bugün okullar, resmi kurumlar...

TÜRK İDEALCİLİĞİ

Dünkü yazımda, hayata verdikleri mânâ bakımından, insanı dört tipe ayırdım: Keyif...

KÖROĞLU HİKAYESİ KOLLARI VE YEN…

Türk Edebiyatında önemli bir bölümü işgal eden sözlü ürünler içerisinde masallar...

GÖÇMENLER SIĞINAĞI ANADOLU

Kanadı kırık güvercinler gelir sana sığınmaya. Özgür yaylalarında tedavi olmaya koşar yaralı...

HAYÂL ÜLKE

Hayâl; zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya demektir...

MERDİVEN - AHMET HAŞİM (TAHLİL)

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir...

RIZA TEVFİK

Filozof Rus Tevfik’in ölümüne iki yüzden acımalıyız: Birincisi, halk ş¡irinin her...

AHMET KUTSİ TECER VE TİYATRO EDEB…

Ahmet Kutsi Tecer, Türk edebiyat tarihi içerisinde şairliğinin yanında, tiyatro yazarlığı...

FARAH YURDÖZÜ VE MADRİT'TE METAF…

1980 sonrası dönemde Farah Yurdözü’nün Madrit’te Metafizik Aşk, ve Yaşam Bir...

COŞKUN ERTEPINAR

“Eşya ile bizim aramızda kurulan büyülü ilişki, şiirin ilmikleri ile dokunur...

TAKDİR DUYGUSU

Bana Mustafakemalpaşa kazasından birkaç imzalı mektup gönderdiler. İçinde bir sual var. Doğrusu...

Kadir Yılmaz İle Kitaplar ve Yayı…

Kadir Yılmaz, Ötüken Yayıncılık Editörü, Sayın Kadir Yılmaz ile kitap yayıncılığını...

HALK HİKÂYELERİNDE MİTOLOJİK SA…

Mitolojinin zengin dünyası içinde yer bulan sayılar ve renklerin görünümleri halk...

SAYI - 17 TÜRK DÜNYASINDA KAKAONUN…

Kakaonun lezzet yolculuğu 1828’de Van Houten tarafından kakao presinin icat edilmesiyle...

MASALSIZ TOPLUM VE OKULDA DEĞERLER …

Halk kültürüne bağlı sözlü bir anlatım türü olan masallar, çocukların eğitiminde...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak...

OĞUZ UYKUSU VE KUTADGU BİLİG!..

Oryantalist birikim ve mantığıyla kendisine kim olduğunu öğretmeye çalışan sosyal bilimlere...

İDEOLOJİLERDEN KİMLİĞE; YENİ S…

16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg, çevre sorunları ve geleceğine olan etkisini...

ÖLÜMÜN KIYISINDA

Saatlerdir hiç kıpırdamadan uzandığım yataktan yavaş yavaş atıştırmaya başlayan kar’ı seyrediyorum...

SANAT,EDEBİYAT VE SİYASET...

"Doğduğumuz memleket bütün taştı çakıldı;//Sert yoğrulmuş mayamız bizi dik başlı kıldı.//Yalana...

Şiirde İmge -2 (Örnekler)

Şiirin temel ögelerinden biri olan imge, şairin duygularını kendi sosyal şartları...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey o akşam Mustafa Kemâl’i de dostlar...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 2

Türkistan topraklarında “1070’de Balasagunlu Yusuf Has Hacib tarafından Kaşgar hükümdarı Buğra...

Gültekin SAMANOĞLU

2 Kasım 1927 yılında Konya’da doğdu. Asıl soyadı Samancı’dır. Ortaöğrenimin ilk...

TÜRK DÜNYASININ ORTAK KİMLİĞİN…

Cemil Meriç “Bu Ülke”de sağ ve sol kavramlarını o sert tavrıyla...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

Dilaver Cebeci

Edebiyat Dunyamız

15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin Kırıkkale'ye göçmesi üzerine ilkokulu orada tamamladı. Ortaokulu Merzifon ve Mersin askeri okullarında, Kınkkale'de başladığı lise öğrenimini Erzincan'da tamamladı(1966). Ankara Üniversitesi...

TURGUT GÜLER

Edebiyat Dunyamız

1951 yılında Afyonkarahisâr’ın Sultandağı ilçesine bağlı Dort (bugünkü Doğancık) köyünde doğdu. Âilesi, 1959 Ocağında Aydın’ın Horsunlu kasabasına yerleşti. İlkokulu orada, Ortaokulu Kuyucak’da okudu. İki hafta kadar Nazilli Lisesi’ne devâm ettikten...

NİHAD SÂMİ BANARLI

Edebiyat Dunyamız

Şeyma GÜNGÖR1 NÎHAD SÂMİ Banarlı Cumhuriyet devrinin yetiştirdiği en önemli edebiyat öğretmeni, edebiyat tarihçisi ve yazarlardandır. Şiir, tiyatro, hikâye, roman alanlarında da eserleri olan Nihad Sâmi Banarlı özellikle lise edebiyat ders...

PROF.DR. MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ

Edebiyat Dunyamız

Prof.Dr. Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ Türk tarihi ve Türk Edebiyatı tarihi yanında Türkiye’de modern hukuk ve iktisat tarihinin kurucusu olan araştırmacı, bilim adamı ve siyasetçi Mehmet Fuat Köprülü, aynı zaman Türk Ocağı’nın...

Füsun Menşure

Edebiyat Dunyamız

Füsun Menşure, Hamburg'ta doğdu. İnşaat mühendisliği eğitiminin ardından yurt dışında iç mimarlık mekan ve çevre tasarımı bölümünü bitirdi. Daha sonra işletme fakültesindeki eğitimini tamamlayarak yönetim ve organizasyon alanında yüksek lisans...

İsmail Hami Danişmend

Edebiyat Dunyamız

Anadolu Danişmendli Beyliğini kuran Melik Danişmend neslinden  olduğu bilinen  İsmail Hami Danişmend, 1889 yılında Merzifon’da doğmuştur. Babası Cebel-i Garbî mutasarrıflarından Emir Mehmet Kâmil Bey, annesi Melek Hanım’dır. Babasının Emir Danişmend...

DR. SAİT BAŞER

Edebiyat Dunyamız

Akademisyen, fikir adamı, araştırmacı, yazar.  Son yıllarda Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli ve verimli münevverlerden birisidir. 4 Aralık 1957 tarihinde Isparta-Yalvaç’ın İleği köyünde doğdu. İstanbul Sağmalcılar Lisesini bitirdi. Üç yıl Devlet Güzel Sanatlar...

MUSTAFA ŞEKİP TUNÇ

Ayşe Sıdıka Oktay

Çok yönlü bir aydın olarak pek çok eseri ve çevirisi bulunan Mustafa Şekip Tunç Bir Din Felsefesine Doğru adıyla Türkiye’de din felsefecisi alanında ilk kitabı yazan kişi kabul edilir. Mustafa...

Aşık Murat Çobanoğlu

Edebiyat Dunyamız

 Aşık Murat Çobanoğlu 1940 yılında Kars'ın Arpaçay ilçesinin Koçköyü beldesinde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Karapapak (Azeri) Türkleri'nden ve asıl soyadı Çobanlar olan Çobanoğlu’nun annesi Lala (La'li) hanımdır ve...

ÖYKÜ / ROMAN

MASALSIZ TOPLUM VE OKULDA DEĞERLER EĞİTİM…

Halk kültürüne bağlı sözlü bir anlatım türü olan masallar, çocukların eğitiminde, sosyal hayata katılmalarında önemli bir yere sahiptir. Masal geleneği, toplumların en kadim geleneklerinden biridir. Masallar, kültürün nesilden nesile aktarılmasında...

YAZMAYA NERDEN BAŞLAMALIYIM?

Yazmaya başlamadan önce ne yaptığımızı ve ne amaçla yaptığımızı bilmek gerekir. Yazmak nedir? Ne için yazıyoruz (ki bu son derece kişisel bir sorudur ve cevabı da kişiye mahsustur)? Ancak bu...

OĞUZ HAN DESTANIN İSLÂMÎ VARYANTI

Oğuz Kağan Destanını Anlatan Kaynaklar Oğuz Kağan destanını anlatan başlıca iki kaynak bulunmaktadır.   Bunlardan birincisi yazarı bilinmeyen ve bir Uygur tarafından yazıldığı anlaşılan Uygurca  Oğuz Kağan destanıdır. Uygurca yazılmış olan...

AZERBAYCAN, İRAN VE TÜRKİYE TÜRK HALK Hİ…

Türk halk hikâyelerinde mekân unsuru olarak şehirlerin, bu cümleden olarak Erzurum şehrinin önemli bir yeri vardır. Bazı halk hikâyelerinde ad, sıfat olarak görev alan Erzurum, bazı halk hikâyelerinde ise birçok...

ÖMER SEYFETTİN - ZEYTİN EKMEK

Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman cariyesine benziyordu... Soluk basma entarisi parça parçaydı. Gür, kıvırcık, kumral saçları, mermer kadar beyaz omuzlarına dökülmüş, celladını bekleyen bir...

HALK HİKÂYELERİNDE MİTOLOJİK SAYILAR VE …

Mitolojinin zengin dünyası içinde yer bulan sayılar ve renklerin görünümleri halk hikâyelerine de yansımıstır. Böylece hikâyelerde islenen sayılar ve renkler, mitolojik kökenli olmalarından dolayı, hikâyelere zenginlik katmıstır. Sayılar ve renkler...

HAVUÇLU PİLAV MESELESİ - TARIK BUĞRA

Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapabilecek bir şey bulanların, bulduklarını yapabilenlerin canı sıkılmazdı. Bense gazetenin bilmecesini de çözmüş bulunuyordum. Bu kara gün pazar, başka türlü geçerdi. Karımı düşünmek...

BABA OCAĞI

Dışarıda ince ince kar yağıyor. Kar, yağmur gibi olmuyor. Temizlendiğini hissediyor insan. Her ne kadar ayaza çekse de. Sobanın yandığı odadayız. Burası aslında dedem ve babaannemin odası. Onların odasında oturuyoruz. Zira...

ÖMER SEYFETTİN - İLK CİNAYET

Ben hep acı içinde yaşayan bir adamım! Bu sıkıntı âdeta kendimi bildiğim anda başladı. Belki daha dört yaşında yoktum. Ondan sonra yaptığım değil, hattâ düşündüğüm kötülüklerin bile vicdanımda tutuşturduğu sonsuz...

ŞAİR ve ŞİİR

BIRAK BENİ HAYKIRAYIM ŞİİRİNİN TAHLİL…

Millî Bir Figür Olarak Şairin Sesi: Bırak Beni Haykırayım Ben en hakîr bir insanı kardeş sayan bir rûhum;Bende esîr yaratmayan bir Tanrıya îman var;Paçavralar altındaki yoksul beni yaralar; Mazlumların intikamı olmak için...

ÂŞIK SEYRANİ

Develi'li (Everek'li) Seyrani'nin doğum tarihi kesin değildir. 1800 veya 1807 yılında doğduğuna dair kayıtlar vardır. Bugün Kayseri ilinin ilçesi olan, o yıllarda Everek adıyla bilinen Develi'de doğmuştur. Asıl adı Mehmet'tir. Seyrânî...

KUTADGU BİLİG-1 TANRI AZZE VE CELLENİN MED…

Teŋri Azze Ve Celle Ögdisin Ayur Bayat atı birle sözüg başladım,törütgen egidgen keçürgen idim Yaratan, yetiştiren ve göçüren rabbim olan Tanrının adı ile söze başladım.

YÛNUS”TA İMAJ OLUŞTURMA TARZI ve BAŞLIC…

"İmaj oluşturma tarzı"ndan kastımız -mecaz, istiare, sembol, mit vb. kavramların hepsini içine alabilecek genişlikte ve genellikte olmak üzere- "hayal sistemi"dir. Bu çalışmanın temel amacı, "Yûnus nasıl bir sistematik içinde hayâl ediyor?...

MERDİVEN - AHMET HAŞİM (TAHLİL)

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak…    Sular sarardı… Yüzün perde perde solmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…    Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller, Durur...

NÎGÂRIM DİLBERİM YÂRİM NEDÎMİM MÛNİ…

(XIV. YÜZYIL) Nîgârım dilberim yârim nedîmim mûnisim cânım Refîkim hem-demim ömrüm revânım derde dermânım Sevgilim, dilberim, yârim, alışığım, canım; Yoldaşım, ayrılmazım, ömrüm, ruhum, derde dermanım

Gazel / Muhibbî

1. Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi. 2. Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdur, Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi 3. Ko bu...

FUZULİ - LEYLA İLE MECNUN

KONUSU VE HAKKINDA GENEL BİLGİLER     Önce Arap Halk Edebiyatında ortaya çıkan daha sonra yazıya geçerek mesnevilerin konusu haline gelen, Fars ve Türk Edebiyatı’nda da çok sık işlenen,16.yy itibaren Türk Halk...

MEVLÂNA’NIN MESNEVİ’SİNDE TOPLUMSAL EL…

Giriş İslam kültür ve medeniyetinin yetiştirdiği büyük şahsiyetlerden biri olan Mevlâna Celâleddin Rûmî, pek çok önemli vasfı kendi şahsında bir araya getirmiş olması nedeniyle vefatından yüzyıllar sonra bile yol göstermeyi...

SÖĞÜT'TEKİ VATAN

Prof.DR.Hilmi ÖZDEN

Bir kaç aile çocuklarımızla birlikte Osmanlı Cihan Devletinin kurulduğu yerleri görmek ve taze gönüllere, körpe dimağlara Söğüt’teki Vatan havasını tattırmak istedik. Hayati...

ÂŞIK PAŞA’NIN TORUNU, ÜLKÜCÜ Bİ

Ali_Alper ÇETİN

Ali Alper ÇETİN Onbeşinci yüzyılda Fatih Sultan Mehmed’le birlikte İstanbul’un fethini yaşayan, o günlerin hatıralarını yalın bir Türkçeyle yazdığı “Tevarih-i Âl-i...

CÖMERTLİK

Edebiyat Dunyamız

Kendine ait şeyleri kolaylıkla verebilen, ikram edebilen, vermekten kaçınmayan eli açık kimselere; verimli, bol bol veren kimselere ‘cömert’, bu duyguya ‘cömertlik’,...

BURSA’NIN ROMANTİK SULTANI CEM SULTAN

Hasan ERDEM

Yenişehir ovasında birbirinin boğazına sarılan iki kardeş ordunun savaşından Sultan Bayezid’in ordusu galip çıkmıştı. İhanete uğradığı için yenilen Cem...

TOTEMLERE BİR BAKIŞ DENEMESİ

Metin SAVAŞ

Totem dediğimiz şey çoğuncası bir hayvandır. Nadiren bir bitkidir ve kimi zaman da yağmur veya ırmak gibi doğa olayıdır. Sigmund Freud totemin bütün sülâleyle özel bir...

DEĞİRMEN - 2

Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

Suya doymuş toprakların suyla barışık çocuklarıydık. İki deresi, bir ırmağı, evlerinin önünde şırıl şırıl akan çeşmeleri olan bir köyde yaşıyorduk. Birden...

MİLLİ EDEBİYAT (1911 - 1923)

Edebiyat Dunyamız

1911 yılında Selanik’te çıkan “Genç Kalemler” dergisinde Ömer Seyfettin’in “Yeni Lisan” adlı makalesinin yayımlanmasıyla başlar. Milli Edebiyat hareketi öncelikle bir dil...

digertumyazilar