Cumartesi 6 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 7 - 14 dakika)
Bunu okudun 0%
makedonyaAğustos başında ailece kısa süreliğine Makedonya’ya gezmeye gittik. 5-6 gün boyunca Üsküp ve Ohri’de konaklayıp epey gözlem yapma fırsatı yakaladığımızı düşünüyorum. İlk gün akşamüzeri Üsküp havaalanına indik. Havaalanına Büyük İskender adını vermişler, hatta İskender’in at üzerinde bir heykelini bilet işlemlerinin yapıldığı salonun içine inşa etmişler. Şehir merkezinde Osmanlı’nın Taşköprüsü’nün hemen batı çıkışına da devasa bir İskender heykeli dikmiş olduklarını da ertesi gün görecektik. Üsküp havaalanı bizim küçük-orta şehirlerimizde bulunanlardan daha sakin haldeydi. İndiğimiz saate yakın inecek ve kalkacak uçak bulunmamasına rağmen bavullarımızın gelmesini hatırı sayılır bir vakit, beklemek durumunda kaldık.

Havaalanı çıkışında internet üzerinden kiraladığımız pansiyona gitmek için bir taksi kiraladık. Şoför Makedon, lisanımızı bilmemesine rağmen bize “tamam abi” gibi Türkçe ifadeler kullanmaya çalıştı. Şoför sigara içerse rahatsız olup olmayacağımızı sordu. Sakıncası bulunmadığını söyleyince bize de sigara teklif etti. Tuttuğumuz pansiyon şehir merkezinin birkaç yüz metre güneyinde Vodno dağı eteğindeydi. Vodno dağının zirvesine Makedonlar oldukça büyük bir haç inşa etmişler. Geceleri de ışıklandırıyorlar. Devasa haçı Kosova’dan dahi bazı yerlerden gece görmek mümkün. Kiraladığımız pansiyona giderken taksici bizi epey dolaştırdı. Fiyatı önceden konuştuğumuz için biz de etrafı görmekten memnuniyet duyduk. Sokaklarda iri kril harfleriyle VMRO rumuzlarını görünce fırtına dolaysıyla elektrikler de kesilmiş olduğundan gece vakti sıkıntı duyduğumu itiraf etmeliyim. Bana göre VMRO, imparatorluğumuzun son devrinde asker, memur ve mahalli halktan binlerce Türk ve Müslümanı boğazlayan İç Makedonya Devrimci Örgütü’nün kısaltmasından başka bir şey değildi..

Ertesi gün VMRO’nun Yugoslavya çökerken kurulmuş olan hâlen iktidarda olan partinin adı olduğunu da öğrenecektim. Şehirlerde büyük panolarda hâlen iktidar partisinin 24. kuruluş yıldönümünü kutlayan afişlerde ayrıca VMRO’nun 122. kuruluş yıldönümünün de kutlandığını okuyacaktım. Yine Makedonya gezimiz boyunca diğer şehirlerde de Makedonija Respublika antetli dev afişlerde VMRO’nun 2 Ağustos 1903 tarihinde başlattığı İlinden ayaklanması anılıyordu. Bu dev afişlerde bizim askerimiz olduğu ima edilen fesli askerler süngülenirken resmedilmişti. 2 Ağustos sabahı şehirde mahalli merasim kıyafetleriyle ayaklanmanın başlangıç yıldönümünü kutlama törenlerine hazırlanan askerleri gördük. Zaten 2 Ağustos, ülkede milli bayram olarak kutlanmaktaymış. Ancak büyük törenler Manastır’ın yakınlarında Kruşevo’da oluyormuş. Malum isyanda asiler Kruşevo kasabasını 3 Ağustos 1903 günü ele geçirip Türk memur, asker ve sivil Müslüman halkın bir kısmını katlederek Kruşevo Cumhuriyetini ilan etmişlerdi. Ancak kanlı operet fazla sürmemiş, 13 Ağustos’ta Kruşevo’da Bulgar çeteciler imha edilmişlerdi. İşte bu 10 günlük Kruşevo macerasının “cumhurbaşkanı” azılı komiteci Nikola Karev’in diğer kanlı haydut reislerinki gibi heykeli meydanları süslüyor.

Yıldönümü bayram olarak kutlanan 2 Ağustos 1903 tarihinde başlatılan kanlı isyan, hasat mevsiminde çiftini çubuğunu terk ederek silah başı çağrımıza cevap veren Arnavut redif birliklerinin gayretiyle kısa bir zamanda söndürüldü. Vahşi haydut çeteleri döktükleri kanda boğuldular. Gayrimüslim sivil halk Osmanlı idaresine yoğun olarak tekrar dehalet etti. VMRO o kadar haydut kaybetti ki, bir daha belini doğrultamadı. 1912 Balkan Harbi’yle Türk idaresi bölgede sona ermesine rağmen kanlı komitacıların birbirlerine cinayet ve suikastları İkinci Dünya Harbi sonunda bölgede Tito rejimi kuruluncaya kadar sürdü.

Yukarıda işaret ettiğimiz Taşköprü’nün batı çıkışında İskender heykelinin etrafında birçok heykel mevcut. Jüstinyen ve Çar Samoil heykellerini saymazsak etraf 20. yüzyılın başındaki bölgedeki kanlı terörist komiteci heyk elleri ile donatılmış. Taşköprü’ye girerken sağda at üstündeki beyefendi kisvesindeki zat, 4 Mayıs 1903 tarihinde kanlı çetesiyle beraber İştip’te jandarmamız tarafından itlaf edilen GoçeDelçev’den başkası değil. Makedonya politik mitolojisinde galiba bir numara. Adına hemen her şehirde bulvar, meydan, heykel veya büst bulunuyor. Delçev adını, çatışmada öldürüldüğü İştip’te üniversiteden  Üsküp’te kışlaya kadar hemen her yere vermişler. Bulgarlar da azılı haydudun adını Nevrokop şehrine vermişler, Bulgaristan’ın en yüksek futbol liginde Goçe Delçev takımı var ve yine adına bir de havaalanı bulunuyor. 

Ohri’de kaldığımız pansiyonun sahibine adını sormuştum. İsmi Goçe imiş. Delçev’in adı dediğimde adamcağız benim onlarla işim yok mealinde bir tepkide bulundu. Hatta halasının kızının İstanbul’da bir Türk’le evli olduğunu da laf arasında ifade etti. Eğitimli bir kişiye benzeyen Makedon, samimi kanaatini mi, beyan etti, yoksa müşterisinin keyfini kaçırmamayı tercih etti, emin değilim. Adam ne yapsın evi de JaneSandanski Caddesi üzerindeydi. Hani 31 Mart sonrası Hareket ordusu ile beraber irticayı bastırmak üzere İstanbul’a gelen haydut kafileleri vardı; onların elebaşısı hayduk.

Taşköprü’ye batıdan girerken soldaki haydut heykeli de DameGruyev’i temsil ediyor. Gruyev haydut teşkilatı VMRO’nun genel sekreteri. Gruyev’inde diğer çetnik elebaşları gibi hemen her şehirde heykel ve büstü var. Adı bulvar ve caddelere verilmiş. Manastır’da Atatürk’ün de okuduğu Askeri İdadi’nin girişte sol tarafında da büyükçe bir büstü bulunuyor. Gruyev 1906 yılında girdiği çatışmada avanesiyle beraber itlaf edilmiş.

Tarihi Taşköprü üzerinde ortalarda bir yere, 1689 yılında burada asıldığı ileri sürülen Karpoş adlı haydut için Makedon halk kahramanı şeklinde bir plaket konulmuş. Tabii Karpoşadını henüz Makedon propaganda kaynakları dışında itimat edebileceğim bir yerde göremedim. Yaşadıysa yol kesip soygun yapma dışında etnik Makedon davasına hizmet iddiası biraz anakronik duruyor. Zira Makedonluk iddiaları bahsi geçen tarihten beş altı nesil sonra ortaya çıkacaktır. Karpoş’un anısına yazılmış plaketin başındayken Kosova’nın Ferizaj (Osmanlı kaynaklarında Firuzbey) kazasından geldiğini söyleyen bir Arnavut kardeşimizle muhabbet ettik. Gerçi bildiğimiz müşterek bir lisan yoktu. Ama “dilden dile bin terceman, varken neylesin bu lisan” hükmünce iletişimimizde bir sıkıntı olmadı. Arnavut ayaküstü yaptığım “dualara” şevkle iştirak etti. Hatta ayrılırken “Turkswill” dedi. Daha ne desin?..

Karpoş plaketinin tam karşısında yani Vardar’ın güneye akan tarafında namazgâh mihrabı bulunuyor. Kosova’yı 1911 yılı Haziranı’nda ziyaret eden Sultan Reşad da anılan tarihte, şehrin dışında bulunan şimdi müze olan demiryolu istasyonundan inerek faytonla, Makedonya caddesi adını alan yoldan Taşköprü’yü geçerek şimdi Kosova vilayetimizin merkezi olan Üsküp Valiliğimizi ziyaret etmişti. Kaynaklar Müslüman ahalinin padişaha yoğun tezahürat yaptığını aktarıyor.

Taşköprü’den karşıya geçince Eski Pazar denilen Türklerin yaşadığı semte giriyorsunuz. Buralarda genellikle Müslümanlar tarafından işletilen lokanta, börekçi, çayhane, kuruyemişçi, tatlıcı, turistik eşya satan dükkânları bulabilirsiniz. Hamam, cami, han gibi Türk devri eserler burada görülebilir. Ancak son yıllarda Makedon kimliği inşası için dikilen devasa heykeller ve abartılı müze binaları galiba şehrin eski dokusunu gölgelemek ve gözden kaçırma hedefini de güdüyor. Eski Pazar’da birkaç yerde gördüğümüz İngilizce “Anti faşist bölge” yazıları galiba boğucu Makedon sembollerinden nefreti yansıtıyor olmalı. Taşköprü’den doğuya geçince son senelerde dikilmiş İskender’in babası Filip’in dev heykelini görüyorsunuz. Makedon tarih kurguculuğu Slavlıkla hiçbir ilintisi olmayan İskender mitosunu referans yapmak için epey didiniyor. Heykeller ve yukarıda işaret ettiğimiz havaalanı dışında Köprülü’den Üsküp’e gelen otoyola İskender adını vermişler. Oysa Slav kabileleri bugün yaşadıkları coğrafyaya İsa’dan 400-600 yıl sonra gelmişlerdi. Yani İskender’le Filip’le ilişkileri sadece Makedonya’nın isim patenti yönünden.

Taşköprü’nün çıkışının her iki tarafında Ohrili Klement ve St. Naum ile Kril ve Metodius’un ikili büyük heykelleri bulunuyor. Bu heykellerle Filip’in dev heykeli arasında bir şadırvan etrafında hamile kadın, çocuk emziren kadın, çocuk seven kadın gibi doğurganlığı yücelten heykeller serisi inşa edilmiş. Bu durum Makedonların, Arnavut nüfus yoğun bir şekilde artarken, yerinde sayan hatta azaldığı söylenen kendi nüfusların çoğalmaya özlemini yansıtıyor olmalı. Bir akademisyen, Makedonların ortalama evlenme yaşının 38 olduğunu ve Makedon çiftlerin pek çocuk yapmadıklarını, söylemişti. Arnavutlar çok çocuk yapıyorlar. 1981 basımlı resmi bir dokümanda Arnavut nüfus oranı yüzde 16 görünürken bugün resmi Arnavut oranı yüzde 24, Arnavutların kendi iddialarına göre yüzde 40. 120 üyeli Makedon Meclisi’nde çeşitli partilerde 38 milletvekilleri bulunuyor. Soydaşlarımız bir milletvekili ile temsil ediliyor. Kosova’da, Romanya’da olduğu gibi siyasi mücadelede Türklerimiz birbirini gözünü oymak üzere ellerinden geleni hakkıyla burada da yapıyorlar, tabii.

Diyanetin bölgede 20 küsur maaşlı görevlisi olmasına rağmen şimdi Karadağ’da daha önceki yıllarda Kosova’da gayret sahibi mahalli dilleri kendi çabasıyla öğrenmiş, işine kendini adamış bir tek kişinin elde edebildiği verimi sağlayamıyor gibi görünüyor. Yahya Kemal’in Bursa’nın Şar Dağı’nda devamı gördüğü Üsküp’te bugün sadece Muratpaşa Camisi ile yeni açılan Arasta Camisi’nde lisanımız kullanılabiliyor. Bugünkü eğilimler sürdüğü takdirde, Arnavutçuluk muhtemelen fazla uzak olmayan bir gelecekte mabetlerden Türkçemizi tamamen kovacaktır. İstanbul’un fethinden seneler önce inşa edilmiş İshak Bey Alaca Camisi’nde cuma namazında, bir taraftan ezan dinlerken diğer taraftan ses yayından Kuran tilavetini aynı zamanda dinlemek nezahatsizliğine tanık oldum. Hutbe Arnavutça bile okunmadı, tamamen Arapçaydı. Diğer taraftan Üsküp’ten Gostivar yönüne giderken yerleşim merkezlerine son yıllarda yapılmış olan birbirinin kötü kopyası Arap tarzı minareler de zevksizliği yansıtıyor gibiydi.

Şimdilerde artık Tetova adıyla anılan Kalkandelenimiz de Harabati Baba Bektaşi tekkesini de ziyaret ettik. Harabati Baba mezar taşına göre 1196 senesinde şehit olmuş. Yani rahmetli günümüzden 238 sene evvel göçmüş. Şimdiki Baba Edmond İbrahimaj bize alaka gösterdi. Tekkenin okunmuş şekerinden ikram etti. Baba’nın sohbeti, mizah duygusu yerinde ve Türkçesi güzel. Şöhretli ziyaretçilerinin resimlerini duvara yerleştirmiş. Kendi deyimiyle Tayyip Ağa’nın resmini de gösterdi. Daha önceki Bektaşi babaları divan sahibi olacak kadar Türk kültürüne vakıftılar. İbrahim Baba’dan sonra Türkçe bilen bir postnişin, galiba zor görünüyor. Kosova’nın Yakova şehrinde Bektaşi Tekkesinde 2009 yılında Mümin Lama Baba’yı ziyaret etmiştim. Kendisinden önceki babalar Türkçe ile klasik şiir yazacak kadar kültürümüzle iç içeyken Mümin Baba Türkçe bilmiyordu. Mümin Baba Tekke şeyhliğine geleceğini öngörmediğinden Türkçeyi öğrenmediğini hayıflanarak tarafımıza anlatmıştı. İletişim araçlarının ve kültürel ilişkilerin yoğunlaştığı bir dönemde kültürel sahada da mesafe kaybediyoruz, maalesef.

Kalkandelen’den sonra Gostivar’ı geçtikten sonra Şar Dağları eteklerinde Vardar’ın doğduğu bölgeye gittik. Bir yemek molasından sonra Kırçova’ya doğru Mavrova gölüne gittik. Gölün etrafını dolaştık. Muhteşem bir manzaraya tanık olduk. Kulağımızda “Mavrova’dan aldım sümbül” çalınır gibi oldu. Fakat “Şar Dağından kalkan kazlar”ı maalesef göremedik.

Ohri’deyken 30 km güneyde yine göl kıyısında St. Naum Manastırı bölgesini de ziyaret ettik. Manastır 1767 senesinde tarafımızdan lağvedilmesine kadar Bulgar Başpiskoposluğunun merkeziydi. Bu tarihten tam iki yüz yıl sonra Ohri’de Makedon kilisesi Sırp hâkimiyetinden çıkarılarak otosefal ilan edilecektir. Bölge ticari bir panayır hâline getirilmiş. İnsanlar, kutsal manastırın yanında neredeyse üryan denilecek kisve ile göle giriyorlar. İlgili ruhbanın bundan rahatsızlık duyup duymadığını bilemiyorum. Naum, Makedon siyasi mitolojisinde Slav kabileleri için Kril alfabesini ihdas eden Kril’in öğrencisi. SvetiNaumKril alfabesini geliştirmiş. Tabii hem Kril hem Naum Bizans’ın misyonerleri. Bizans ise Slavlara anılan dönemlerde kan kusturuyor. Ama Kril ve Naum dışında Metodius da Ohrili Klement de aynı şekilde Bizans’a çalışan ruhbanlar. 1.000 yıl sonra şimdi Makedon siyasi ideolojisine hizmet için dev heykelleriyle hemen her şehirde boy gösteriyorlar. Mübarekler hizmette sınır ve ideoloji tanımıyorlar.

St. Naum’u ziyaret ettiğimiz 3 Ağustos günü hemen birkaç kilometre ötede yani yine Ohri gölünün kıyısına yakın hudut kapısına gittik. Makedon hudut kapısındaki görevli binbaşılıktan ayrılmış, Harp Akademilerinde 1996 yılında üç ay kurs görmüş biriymiş. Bize saygı ve sıcaklık gösterdi. Kiraladığımız aracımızı hudut geçiş evrakı bulunmadığından Makedonya kapısında bıraktık. Pasaport işlemlerini bir iki dakikada tamamladıktan sonra Arnavut kapısına kadar 800 metre kadar yürüdük. Arnavut yetkililere, huduttan içeri ailece girip çıkmak istediğimizi, söyledik. Olur dediler. Pasaportları verip girdik, 25 metre kadar gidip geri döndük. Bize arabanız nerede diye sordular. Makedonya kapısında bıraktığımızı söyledik. Niye dediler, maksadımız Arnavutluk içine geçmek değil, sadece hudut kapısına girmek olduğunu söyledik. Pasaportlarımızı vermediler. Kaba şekilde, gidin bekleyin dediler. Arnavut yetkililer yasal pasaportlarımızla hudut kapısından girip üç dakikada çıkmamız için kendilerine rüşvet vermemizi bekliyorlarmış! Vermedik, onlar da yarım saat boşu boşuna beklettiler.

Göl kenarında güzelim Ohri, abartılı Ortodoks sembolleriyle dolu vaziyette. Şehrin 15 km. kadar kuzeyindeki Struga’ya da gittik. 1970’li yıllarda duymuş olduğum Struga Şiir Akşamları hâlen devam ediyormuş. Sual etmemiz üzerine birisi Struga İlahileri diye soydaşların bir CD’si olduğunu söylemişti. Struga’da epey yere sordum. Arnavut satıcıların cevabı standarttı: Arnavutça var (Arnavutça varken Türkçesini ne yapacaksınız?)..

Ohri’nin 65 km. kadar doğusunda Yunan hududuna 15 km. mesafede Manastırımızı da ziyaret ettik. Askeri İdadimizin önündeki kurumuş havuz acaba “Manastır’ın ortasında var bir havuz” denilen havuz muydu diye düşünmeden edemedik. Müze yapılan idadimizin Atatürk salonu dolayısıyla hemen her saat Türkiye’den ziyaretçileri var. Müzenin diğer kesimlerinde de kanlı haydutların boy boy resim ve efsaneleri sergileniyor. Hâlen TİKA tarafından şehir merkezinde restorasyonu yapılan İshak Çelebi Camisi’ni görmek istedik. Caminin haziresindeki güzelim mezar taşlarımız topluca kırılmış! Kültürümüze, mirasımıza değer vermek için maddi fedakârlık yapmak yetmiyor, anlaşılan. Değerlerinizin öneminin cahili kadrolar minareyi kubbeyi tamir ederken sanat eseri mezar taşlarınızı muhtemelen şartnamede açık hüküm olmadığından barbarca imhasında bir sakınca görmüyorlar. Daha acısı masrafı karşılayan devletimizin bu vandallığı önleyecek bir mekanizması da mevcut değil.

Manastır’da 1908 yazında görev başında şehit edilen kahraman Şemsi Paşa’nın kabrini bulmak için Halveti Dergâhı’nı aradıksa da bilene rast gelmedik. Şemsi Paşa, İstanbul’da pasaj sahibi olan değil, 1906 yılında Karadağ hududunda küçük bir araziyi Karadağlılara teslim etmesini irade eden Sultan Hamid’e “Vatan toprağını kanım pahasına savunmaya Beytullah’ta yemin ettim. Bu emrinizi yerine getirmek için beni vazifeden azledin, buyruğunuzu yerine getirecek başka bir kumandan tayin edin.” diye telgraf çeken karakter sahibidir..

Kolordu Karargahı’mızın da bulunduğu Manastır’ın Nüzhetiye mahallesi Jandarma Karakolu nöbetçilerinden Arnavut Halim, kendisini görev başında dövmeye kalkan azgın Rus konsolosu Rostkovski’yi öldürmüştü, 111 sene önce Ağustos başlarında. Halim’i ve diğer nöbetçiyi Moskofu teskin etmek için düzmece bir mahkeme ile karakolun önündeki çınarın altında gündüz vakti asmıştık. Koca Manastır’da Nüzhetiye mahallesini dahi bulamadım. Şühedaya mahcubum. İnşallah kahraman Halim ve arkadaşının aziz hatıralarının emaresini bir başka ziyarette bulacağız.

Üsküp’ün 55 km. kadar güneyinde Selanik yolu üzerinde Köprülü şehri bulunuyor. Şehrin içinden Vardar akıyor. Çok sayıda köprü var. Belki şehir adını bu köprülerin çokluğundan almış anlaşılan. Şehre şimdilerde Veles diyorlarsa da şehirdeki köprülerden birisinin adının Gemici olduğunu gözlerimizle gördük.

Makedonya’da 80 bin civarında Türk yaşadığı kabul ediliyor. Bu oran da ülke nüfusunun yüzde 4’üne karşılık geliyor. Gezimiz boyunca kurumsallaşmış bir işyeri işleten soydaşımıza rast gelmedik. Eğitim ile parlak bir mevkiye gelenini de maalesef duyamadık. 2007 yılında Üsküp’e geldiğimde Kapan Han’da mahalli halktan müezzinlik yapan bir soydaşımızla hasbıhal etmiştik. Müezzin Efendi, sosyalist dönemde domuzun boynunda inci vardı, maalesef almadık, demişti. Ve izah etmişti. Eski dönemde eğitim parasızdı. Türkler maalesef parasız eğitimden faydalanma yolunu tercih etmemişlerdi. Şimdi Türk azınlık eğitimin önemini anlayacak duruma geldi, ancak paralı eğitime gücü yetecek pek kimse kalmadı. Eşi Türk okulunda öğretmenlik yapan bir soydaşımız 20 sene kadar Türk sınıflarının öğrenci sayısı 35-40 iken şimdi bu sayının yarıdan aşağıya düştüğünü söyledi ve önümüzdeki yıllarda Türk sınıflarının yeterli öğrenci bulamamaktan kapanacağı endişesini dile getirdi. Üsküp’te görüştüğümüz bir akademisyen Doğu Makedonya’da bulunan Yörüklerin soydaşlarımızın eğitim açısından en sefil kesimi olduğunu söyledi. Liseyi bitiren zavallı Yörüklerimiz, adlarını dahi yazamıyormuş. Makedon öğretmenlerin şahsi işlerini ve hizmetini görerek hemen hiçbir şey öğrenmeden diploma alma başarısı(!) gösteriyorlarmış. Kaynaklara göre Tito devrinde soydaşlarımızın eğitim ve kültür seviyesi bugünkünden yüksek görünüyor.

Soydaşlarımız Makedonya’da iş hayatında görebildiğimiz kadarıyla çaycılık, ayakkabı tamirciliği, tatlıcılık, berberlik ve turizmle ilgili sektörlerde işletme sahibi Makedon veya Arnavutlara müşteri avcılığı gibi işleri icra ediyorlar.İşlerini modern işletmecilik gereklerine göre yapmayı pek düşünmüyorlar. Türk mahallesinde mütevazı bir otel işletmecisine otelinin fiyat ve şartlarını internet ortamına koymalarını tavsiye ettiğimde etraftan, beş para etmez komplo mavalları, dinledim. Türk tur operatörleri kendilerini değil gavurları tercih edermiş, falan filan. Bir kısım soydaş esnaf Türkiye’den gelen ziyaretçileri yolunacak kaz gibi görmeyi tercih ediyor. Ohri’de soydaşımız Berber Şerafettin Halil’i elbette tenzih ederim. Konuşması, kültürü, hamiyeti ve mantığındaki tutarlığı diğer soydaşlarda maalesef göremedim.

Galiba Türkiye’nin varlığı soydaşlarımızda boş bir güven yaratmış. Türkiye varken kendilerinin herhangi sosyal gayret göstermelerine gerek olmadığı gibi bir algı oluşmuş gibi görünüyor. Milli şuur ve gayret yok olmaya yüz tutmuş denilse haksızlık sayılmaz.[1]1948 yılında Üsküp’te düzmece mahkemelerin Türkiye casusu yalanıyla idama mahkûm ettiği kahraman “Yücelcileri” sorduğum kimseler, maalesef bilemedi.

Makedonya’da 50 yıl kadar sonra yukarıda tasvir edilen çeteci-haydut heykellerinin nüfus çoğunluğunu elde edecek Arnavutlar tarafından ortadan kaldırılacağını tahmin ediyorum. Fakat korkarım ki, bu şu anlama da geliyor. İktidara tam olarak sahip olacak Arnavutlar Makedonya’da şimdiden silinme noktasına gelen Türklerden hâlâ kalan olursa Arnavutlaşmayı kabul etmeyen tek bir ferde dahi yaşama hakkı vermeyecekler.

[1] Makedonya vatandaşı soydaşlarımıza da fazla haksızlık yapmış olmayalım. 2013 Ekim’inde İstanbul Üniversitesinde Rumeli derneklerinin de desteğiyle yapılan Balkanlar kongresinde yaşını başını almış bazı vatandaşlarımızın “önümüzdeki seçimde Makedon bir kızımız falan bölgede aday” gibi özensiz konuşmalarını bizzat duymuştum. Yine ordumuzda tümgeneral rütbesine varmış birisinin etrafına “ben Makedon’um” diye tafra yaptığı maiyetince bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nde de millî şuur maalesef bu halde…

 Hasip SAYGILI

*Türk Yurdu Dergisi Kasım 2014

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EBEDİYETE İRTİHALİNİN 12. SENESİNDE TÜRKİYEM'İN ŞAİRİ'NE
Kitabın ortasından girelim. Kelâmımızı eğip bükmeden gönlümüzden geldiği gibi aktaralım..  Şükür ki muvaffak olamayan, halkın sağlam irâdesine takılan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 27 gün boyunca Demokrasi nöbetlerinin favori parçası olan "TÜRKİYEM" meydanları inletti ve heyecanına...
İNSANIN TAŞRASI-IX
Uzak çağlardan o güne kadar günler kum gibi akmış; yıllar, yüzyıllar, kervanlar gibi uzak ufuklarda kaybolup gitmişti. Dünya kurulalı beri mavi dalgaların koşuştuğu o yerlerde şimdi çorak topraklar belirmiş, derin vadiler oluşmuştu. Neresi miydi burası? Deveören Köyü, bizim köyden bahsediyorum....
ŞİİRDE İMGESEL GÖSTERGE
 İmgesiz sanat olamayacağı gibi imgesiz şiirin de ortaya konulamayacağı bir gerçektir. İmgesel anlatım en çok da şiirde kullanılmıştır. İm kelimesi; işaret, alâmet anlamına gelmektedir. Anlam yüklenen her şey, gösterge, iz, belirti… birer im’dir. Türkçe’de sık kullandığımız, ‘’imi, timi...
AYRILIK YOKUŞU
Babamdan kalan o eski evin önündeki somyanın üzerinde kollarımı bağladım oturuyorum. Değişik duygular içerisindeyim. Bir duygudan çıkmadan diğerine yatay geçiş yapıyorum. Halimden memnunluk derecem değişkenlik gösteriyor.  Buraları hayal meyal hatırlıyorum. Ayrılık yokuşu… Zamanında...
FİN(CAN)LA GELEN MEKTUP
“Değerli Hocam; Öncelikle selam eder ellerinizden öperim. Beni hatırlayamamış olabilirsiniz, ama ben sizi hatırlıyorum. Sizin yüzlerce öğrenciniz olmuştur, benimse bir tane Muharrem Hocam oldu. Ben hep arka sıralarda oturan sessiz bir öğrenci oldum ama söyledikleriniz ve yaptıklarınız kafamda mıh...
İNSANIN TAŞRASI-VIII
Bir gün Bilecik Vali Yardımcısı, Aziz Dost Abdurrahman Bey,-İlgen Hocam, sana bir şey danışacağım.-Hayhay, buyurun. Vilayet merkezinde kendi başkanlığında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı olarak toplanmışlar. Toplanma nedeni ihtiyaç sahibi öğrencilere burs vermek. Tabii, konuşmuşlar,...
prev
next

MEHMED ÂKİF’E DAİR-1: DÜNYA GÖRÜŞÜ-…

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

Abdürreşid İbrahim'in fikir ve aksiyon çerçevesini Eşref Edip şöyle belirlemektedir:  "Takip ettiği siyaset, Türk müslümanların Türkiye namı altında ve bir bayrak etrafında toplanmasını, coğrafi ve siyasi imkânlar bulunmayan Türk ve müslüman...

SOĞUK BÜTÜN CANLILARI ÜŞÜTÜR

Edebiyat Dunyamız

Küçükken kışın kar yağdığında sokakta yaşayan kedi ve köpekler için çok üzülür, onları eve alalım diye tutturur ağlardım. Rahmetli annem de ‘’Onların kürkü var üşümezler ‘’ derdi. Çocuk aklımla ben...

ARİF NİHAT ASYA

Abdullah SATOĞLU

Son elli yılın, gerçek Türk şâirleri arasında, gönülleri fethederek, dalga dalga bayraklaşan Arif Nihat Asya, uzun yıllar görev yaparak, bir irfan ordusu yetiştirdiği Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunu belirten ( 5...

ÖĞRETMENİN VE ÖĞRETMENE ETKİYEN KUVVETL…

Edebiyat Dunyamız

Eğitim öğretim sürecinin yürütülmesinde maddi ve insani değişkenlerin başında kuşkusuz öğretmen vardır.  Diğerleri ise; öğrenci, okul, veli, toplum,ekonomi, programdır.  Öğretmen çok yerden (amir-devlet, meslektaşları, öğrenci-veli, toplum, gelişen teknoloji, değişen sistem… ) bildirimler...

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNA…

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması...

ALMAN VE FRANSIZ YAPIMI BİR GEZİ Y…

Şehirler medeniyetlerin açık hava müzeleridir. Ne zaman yeni bir şehir görsem...

DİVAN EDEBİYATINDAN SEÇMELER

Baki’den Kadrini sengi musallada bilüp ey Baki Durup el bağlayalar karşında yaran saf...

İDEALİST BİR MUALLİM: NURETTİN …

Cumhuriyet devri fikir hayatımızın en önemli simalarından birisi de hiç şüphesiz...

OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ

“Volkan gibi lâv atmış, ne susmuş ne sönmüşüm Ben bir fikir...

Yahya Kemal'de Türk Müslümanlığ…

Kendisini iyi tarif etmiş, kimlik konusunda tereddütlerini aşmış, kimlik unsurlarını berrak...

RAMAZAN DUYGULARI

Cenab-ı Hakk'a şükürler olsun. Yine bir Ramazan'a sağ salim ulaştık. Bu...

TANRI DAĞLARININ TÜRKÜSÜ: BOZKUR…

TANRI DAĞLARININ TÜRKÜSÜ BOZKURTLAR Hüseyin Nihal Atsız Ötüken Yayınlar Hazırlayan: Burcu SESLİ Tarih, edebiyat, mitoloji...

TÜRKİSTAN’DA BULUNAN VE TARİHİ…

Sanat insanların ve sosyal grupların fiziki-sosyal dünyayı algılama ve yorumlama tarzıdır...

TANZİMAT EDEBİYATI -III (İkinci D…

       II.Dönem Tanzimat Edebiyatı (1878-1896) Özellikleri:  1-Sanat sanat içindir görüşü benimsenmiştir. 2-Bu dönem...

KAYIPLARIMIZ

‘Nelerimiz kayboldu? Nelerimizi kaybettik? Yitiklerimizden neyi/neleri hep arayıp duruyoruz? Kayıp verdiklerimiz...

Sürgünden Soykırıma Ermeni İddi…

Ermeni soykırımı iddiaları değerlendirilirken, söz konusu dönemde Osmanlı Devleti'yle savaş halinde...

SOYLU ÇEHRELER : SAİT BAŞER

TÜRKLÜĞÜN TÜRK KÜLTÜRÜNÜN VE TÜRK İNANÇ SİSTEMİNİN SOYLU ÇEHRESİ: SAİT BAŞER EVREN-DİL...

YERLİLİK, DEĞİŞİM VE KÜRESELL…

Yerlilik, Değişim ve Küreselleşme BağlamındaSaatleri Ayarlama Enstitüsü            Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama...

ORHAN ŞAÎK GÖKYAY

Bu Vatan Toprağın Kara BağrındaSıra Dağlar Gibi Duranlarındır  ORHAN ŞAÎK GÖKYAYTürk edebiyatının...

DEĞİŞİM

Son yıllarda değişimin üzerinde o kadar çok konuşuldu ki. Değişim, değişti...

Mehmet Ali KALKAN

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir   Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor...

MUSTAFA NECATİ SEPETÇİOĞLU - MEN…

Kar uyuşuk, isteksiz ve zevksiz yağıyordu. Hava, gökyüzü ile yeryüzünün arasını...

DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI

Bugün yeryüzünde kaç dil konuşulduğunu kesin bir sayı vererek söylemek güçtür...

SÜRGÜN MEKTUPLARINDAKİ ZİYA GÖ…

   Saadettin Yıldız[1]  1.1.2.2.Yeşilköy Hayâli         Esirlik sonrasında sakin, yeşil ve huzurlu...

YAPI, ANLAM VE KÖKENLERİ BAKIMINDA…

Söz varlığını oluşturan unsurlardan renk adlarını incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlayan bu...

TÜKKÇENİN TARİHÇESİ ve ZENGİN…

DİLLERDE ZENGİNLİK. — Bugün konuşulan dillerin sayısı binlere varır. XIX. yüzyılda dil...

VATAN

Vatan mefhumu bazı araştırmacılarımıza göre Fransız ihtilalinden sonra hudutlarımızdan girmiştir. Vatan...

VATAN

Vatan mefhumu bazı araştırmacılarımıza göre Fransız ihtilalinden sonra hudutlarımızdan girmiştir. Vatan...

GENÇ ŞAİRDEN BEKLENEN (ORHAN VEL…

Yirmi yaşımızı dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı; beylik kalıplar, beylik...

NAMIK KEMAL MİLLİYETÇİLİĞİNİ…

1.Namık Kemal Kimdir? Avrupai Türk edebiyatına kesin zafer sağlayan edip, Namık Kemal’dir...

ROMAN SANATININ ARAF’TAKİ DURUŞU

Her sanat eseri, tabii ki hakiki sanat eseri, gerçek ile kurmaca...

ABDURRAHİM KARAKOÇ’DA VATAN

“Dağ ile Sohbet Beyaz karlı, kara çamlı iri dağHeybet nedir, ne değildir?...

EDEBİYATIMIZDA BİR DEV: YAHYA KEMA…

Rü’yâ gibi bir yazdı. Yarattın hevesinle,       Her ânını, her rengini, her...

Acemi Kalemler Dergisi

"İnsana Çağrı" sunumuyla edebiyat yolculuğuna devam eden Acemi Kalemler dergisi bu...

KAYBOLMUŞ BİR AİLENİN ROMANI: …

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tecrübesine vâkıf Osman Gazi Kandemir Paşa’nın “Karanfil -...

BÜYÜK KAFKAS SÜRGÜNÜ’NDE VATA…

Rus çarlığı, asırlarca coğrafî konumu gereği, önce Karadeniz'in kuzeyini ele geçirmek...

BİR VATANSEVERLİK ÖLÇÜSÜ OLARA…

Nefer şehîd ordu gazi olacakVatan bugün bizden razı olacak Giriş Yıktılar kal’amızıSürdüler balamızıDaha...

KOÇYİĞİT - ÜNLÜ OZAN: KÖROĞL…

Bolu dağlarından kükreyen bir ses dökülür gümbür gümbür Anadolu’ya… Bu yiğitçe...

TARSUSLU ÂŞIK NİHALİ - DR. HALİ…

Âşıkların Özü Sözü Közü… Bir gönül eri: “ Sevgi bir kitaptır gönül masasında/...

DEĞİRMEN - 1

Doğduğunuz yer bir köyse, yaşadığınız coğrafyanın birçok güzelliğiyle birlikte zorluklarıyla da...

Nigar Refibeyli

Nigar Rafibeyli (Azerice: Nigar Rəfibəyli, d. 23 Haziran 1913, Gence -...

SANAT,EDEBİYAT VE SİYASET...

"Doğduğumuz memleket bütün taştı çakıldı;//Sert yoğrulmuş mayamız bizi dik başlı kıldı.//Yalana...

NEYİ BEKLEYELİM?

Faruk Nafız Çamlıbel’in Yolcu ile Arabacı şirinin bestelenmişini, ‘Bekleyenim olsun da...

KONUŞURKEN

Kendinizi konuşurken hiç kontrol ettiniz mi? Konuşanın siz değil de başkası...

Medya Sanatın Düşmanı

Tarık Buğra,“ Gazetecilik sanatın düşmanıdır” derdi. Bugün yaşasa, yeni yaygınlaşan kavramı...

HALİL NİHAT’IN, MEHMET AKİF’…

Giriş veya tipleştirme furyası Kökleri Lale Devri’ne kadar inen ve daha çok...

Anayurttan Anadolu'ya İşaret Taşl…

Dr. Hayati BİCE Türk yurtlarının ruh dünyasını aydınlatan kutlu kaynaktan birkaç rengi...

Feyzi HALICI

Şair ve yazar olan Feyzi Halıcı, Erzurumlu bir ailenin çocuğudur. Konya'da...

NELER GEÇMEDİ Kİ?

Tercanlı İsmail Daimî(1932-1983)’nin  “Ne ağlarsın benim zülfü siyahım Bu da gelir bu da...

ŞİKÂYET(İMİZ)

Kolaylaştırıcı, önleyici, geliştirici olmak yerine çoğu kere hepimiz şikâyetçi oluruz. Durumdan...

BİZ İŞİMİZE BAKALIM

Deyimler, atasözlerimiz gibi milli değer taşıyan dil varlıklarımızdır. İnanış ve gelenekleri...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

  Meclis kürsüsünün siyah örtüsü TBMM’in deki her konuşmasında Mustafa Kemâl Paşanın...

ÖMER SEYFETTİN - ZEYTİN EKMEK

Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman...

EDEBİYATIMIZDA BİR DEVİR: FARUK N…

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,Bir dakika araba yerinde durakladı.Neden sonra...

DİL VE KİMLİK

Kuzey Amerika Kızılderililerine göre kişinin hastalanması demek, ruhunun alınarak uzaktaki bir...

GAZEL - ZİYA PAŞA

GAZEL Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaştım mülk-i İslâm bütün...

FAHRİ TUNA'NIN GÖLGESİNE BASMAK

-Kırk Şehir Portresi Kitabı Üzerine- (Fahri Tuna, Osmanlı Medeniyetinin İzinde 40 Şehir Portresi...

GÜVENELİM AMA TAKİP EDELİM

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, güven(itimat). Güvenmek;...

ESERLERİYLE BİR ÜLKEYİ SÜSLEYEN…

 Bir Medeniyetin Mimarı Ölümsüz eserleri, sanatları ve sözleriyle Anadolu’yu aydınlatanlar, Anadolu’ya Türklüğün değişmez...

KERKÜKTE'Kİ VATAN -1

“Bugünkü Irak devletinin sınırlarını oluşturan topraklar Osmanlı idarî bölünmesindeki Musul, Bağdat...

Türkçe’deki Vatan-I

Hünkar Hacı Bektaş; din adamı, mütefekkir, mutasavvıf ve bir Türk Milliyetçisi...

MEHMED ÂKİF'E DAİR- 2: MİLLÎ M…

   2.2. Gazeteci Âkif ve Millî Mücadele          27 Ağustos...

CUMHURİYET GÜNEŞİ

Sıtma, verem, frengi, trahom ve benzeri bulaşıcı hastalıklarla uğraşan bir halk...

HOCAM HAKKI TARIK BEY

Üstad Necip Fazıla göre, Hakkı Tarık Us: "Her işte kılı kırk...

KİM KİME/NEYE EMANET

Sözlüklerde ‘emanet’ kavramına “Güvenilir birine saklanması veya birine teslim etmesi için...

KINALI KUZULAR

Yüz yıl önce Türk vatanı paramparça edilerek sömürgeci devletler paylaşılırken nice...

Milli Kültür Mes'eleleri ve Maarif…

Samiha Ayverdi KUBBEALTI NEŞRİYAT Yazar, bu eserinde Türk gençliğinin, millî ve...

BURSA'DA BİR AKTAB DÜKKANI

Arap Şükrü Sokağı, sabah akşam değiştirmediğim güzergâhımdır. Eskiden kışları yerler biraz...

TARİHİMİZDEKİ MUHTEŞEM MEKTUPLA…

 Necdet Bayraktaroğlu HAYAT YAYINLARI Kültür hâzinelerini koruyan ve tarih birikimine sahip olan milletler...

3000 Türk Motifi

Gürbüz Azak BOĞAZİÇİ YAYINLARI Alemler, İşleme, Çini, Taş İşçiliği, Damgalar, Cilt­Kitap...

NİDELİM ÂH PİSİ, NEYLEYELİM V…

Öyle bir kedi düşünün ki miyavlasa bütün cihan, onun sedasıyla dolar...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 5

Geçen yazımızda Prof.Dr.Nurullah Çetin beyin “Tek millet davası, tek dile bağlıdır” isimli makalesi...

HÜSEYİN CAVİT: IŞIĞI SÖNMEYEN …

Şair O. Seyfi Orhon: ‘’Bu Vatan Kimin ?‘’ başlıklı şiirinde vatanın...

GÖK ÇEKİMİDİR ŞİİR

Karanlığın içindeki ışık, insanın içindeki can neyse, kelimenin içindeki şiir de...

POSTMODERN ROMAN VE HAZ

Yirmi birinci yüzyılın çetrefilli yaşam şartlarına ayak uydurma çabasındaki roman sanatı...

OSMANLI - TÜRK KLASİK ŞİİRİNİ…

Osmanlı Türk şiiri ile modern Türk şiiri arasındaki ilişkinin nasıl olması...

TAKDİR DUYGUSU

Bana Mustafakemalpaşa kazasından birkaç imzalı mektup gönderdiler. İçinde bir sual var. Doğrusu...

BİR ÖMÜR NASIL YAŞANIR? HAYATTA …

Hiç şüphe yok ki İlber ORTAYLI bilgisiyle, kahkahasıyla, muzipliğiyle ve kendinden...

AÇIĞMA - KÜN

Hüseyin Nihal Atsız’ın kült romanı Ruh Adam’ın başlangıcında yer alan Uygur...

İNSAN, TANRI’NIN MUCİZELERİNİN…

Oldum olası sanatçıların yetişmesinde kültürel bir ortam olarak mekânın ayrı bir...

Osmanlı Cadısı-Barış Müstecapl…

Barış Müstecaplıoğlu Barış Müstecaplıoğlu Osmanlı Cadısı’nda uçan arabalarla leventleri, robotlarla semazenleri sıradışı bir...

ANNE BABA ÇOCUK İLİŞKİLERİNDE …

‘Aslında hiçbir şey, iyi veya kötü değildir. Her şey, bizim onlar...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAF…

Küçük Mustafa Kemal, Topçu Kolağası Mehmet Tevfik ve Yüzbaşı Mustafa Beyler...

AHMET KUTSİ TECER VE TİYATRO EDEB…

Ahmet Kutsi Tecer, Türk edebiyat tarihi içerisinde şairliğinin yanında, tiyatro yazarlığı...

POSTMODERN HAYAT NEDİR?

Metin SAVAŞ Biz insanlar hazır bulduğumuz bir hayatın içine doğarız. Ve fakat...

Senaryo Nedir?

Senaryo  Anglosaksonların 'spec script' , Fransızların 'continuite dialoguee' adını verdiği, sayfası...

Mehmet Rasih Kaplan

DOĞUMU: 1883, Akseki, AntalyaÖLÜMÜ: 13 Kasım 1952MESLEĞİ: Hukukçu.ÖĞRENİMİ: Konya Ziyaiye ve...

BAYRAK'TAKİ VATAN

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son...

GAZEL - YENİŞEHİRLİ AVNİ

1- Âteş i âhımla yandı bâğlar gülzârlar Gömgök oldu dûd-ı feryadımla...

KELE BACIM

“Kele bacım aklının dibini dökme. Otur oturduğun yerde. Abılan da duymasın...

ALT AKIL: APTALLAR VE DİKTATÖRLER …

Türkiye OECD üyesidir. OECD, kuruluşundan bu yana üye ülkelerin kişi başına...

İNSANIN TAŞRASI-IX

Uzak çağlardan o güne kadar günler kum gibi akmış; yıllar, yüzyıllar...

SANAT, SANAT İÇİN MİDİR? YOKSA …

Ne güzel der Faruk Nafiz, ilk defa gurbete çıkmanın heyecanıyla kaleme...

ZİYA GÖKALP DÜŞÜNCESİNİN TÜR…

Ziya Gökalp 48 yıllık kısa yaşamında fikirleriyle sosyoloji1, tarih, hukuk, siyaset...

YAZAR- ARAŞTIRMACI SAIT BAŞER: “…

Sakarya Üniversitesi Felsefe Blm. em. öğretim üyesi Sait Başer ile bir...

Şiirlerle Ziya Gökalp

Turan Nabızlarımda vuran duygular ki tarihin  Birer derin sesidir, ben sahifelerde değil ...

Osman Olcay YAZICI

Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene...

GURBET İÇİMİZDE BİR SANCI

Türkülerimizde gurbet bir başka işleniyor. Çorumlu Âşık Şekip Şahadoğru “Bâd-ı sabahta benden...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 1

DİVAN SÖZCÜĞÜNÜN TANIMI • Divan sözcüğünün sözlük bakımından iki anlamı...

ÜÇ TARZ-I SİYASET'İN (OSMANLICIL…

18.srın son çeyreğiyle birlikte Osmanlı, yüzyıllardır Batı karşısında süren üstünlüğünü kaybetmiş...

Gök Aradık Tuğlara

Üstad Yavuz Bülent Bâkiler diyor ki: “Bu güne kadar,  bir takım...

CENGİZ AYTMATOV ÜZERİNE

Aytmatov, 1928 yılında Bişkek’e bağlı Şeker Köyü’nde doğdu. Babası Törekul Aytmatov...

ÂKİF'E DAİR-3: SAFAHÂT'TA İSTİ…

1.Edebî Hareketlerin Birbirine ve Sosyal Olaylara Bağlılığı:  Edebî hareketler, bir taraftan sosyal...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Yunan ilerleyişi ve iç isyanlar sebebiyle Ankara Hükümeti bunalmıştı. Millî Kurtuluş...

KİŞİSEL GELİŞİM SAÇMALIKLARI

Sürekli kişisel gelişim geyikleriyle konuşan, davranan insan tiplerinin ortaya çıkıp çoğalması...

Enis Behiç KORYÜREK

11 Mart 1891, İstanbul doğumludur.  Şairimiz Selanik ve Üsküp idadilerinde, İstanbul...

SAYI - 15 GÜZELLİĞİN KAYNAĞINA …

Güzellik ve gençlik; ilkçağlardan beri insanoğlunun özellikle kadınların tutkusudur. Derler ki...

EDEB ve HAYÂ

‘İnsanın hataya düşüp utanılacak şeyler yapmasını önleyen, yerinde ve ölçülü davranmasını...

ÖĞRETMENE MEKTUP

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM, Beni tanıdığını, beni anladığını biliyorum. Sana güvenerek içimden geleni seslendirmek...

Sezai KARAKOÇ

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Şair, yazar, düşünür...

EMİRDAĞ AĞZI - ÖZCAN TÜRKMEN

Birinci baskısı Emirdağlılar Vakfı’nca (2013), İkinci baskısı Emirdağ Belediyesi’nce (2017) yapılan...

ZİYA GÖKALP - TÜRKÇÜLÜĞÜN ES…

Kitap “Nazari Kısım” ve “Ameli Kısım” diye ayrılmıştır. Nazarı kısım, Türkçülüğün...

AĞLATAN GÜL(E)MEZ

Siyasî, dinî ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve...

SÂMİHA ANNE’Yİ ‘KENDİ SEMBOL…

Kelimelerin bir ümmet olduğu öğretilmedi bize. Bunu ilk defa Sâmiha Anne'yi...

NAMIK KEMAL - HÜRRİYET KASİDESİN…

HÜRRİYET KASİDESİ1. Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten Çekildik...

MUSTAFA KUTLU’NUN BİSİKLETİ

-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde...

SOĞUK BÜTÜN CANLILARI ÜŞÜTÜR

Küçükken kışın kar yağdığında sokakta yaşayan kedi ve köpekler için çok...

MECNUN 'UN KÖPEG İ ÖPMESİ - MEVL…

Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı...

SORALIM MI?

İyilik, insanın sadece kendi menfaati için çalışması demek değildi. Bir elin...

“EVVEL ZAMÂN İÇİNDE KALBUR SAM…

‘Kaptan’ mahlası ile Türk edebiyatının bilhassa şiir alanında mihenk taşlarından birisi...

GİRDİM GÖNÜL ŞEHRİNE

Her kentin de tıpkı insanlarda bulunduğu gibi bir kimliği ve bir...

DEĞERLERİMİZ VE BİZ

Zekâ, hızlı anlama, zihin berraklığı, kolay öğrenme, güzel akletme, hafızada tutma...

EDEBÎ METİNLERDE ZENGİNLEŞEN TÜ…

Dilin Zenginliği Kavramı Etrafında “Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.”[2] sözü, sanıyorum, kalemi çok işlek...

GÖKDELEN VE MEKÂNIN POETİKASI

Bilimkurgu edebiyatında teknoloji tapınmacılığı karşıtı Yeni Dalga (New Wave) akımının en...

MELENGİCİN GÖLGESİNDE - METİN S…

Melendiç nedir? Gölgesinde neler olmaktadır? Metin Savaş "Zemheri Kuyusu etrafında kurduğu...

MUÎN FEYZÎOĞLU

Hazan mevsimi bu yıl da birçok arkadaşımızı, Türk sanat ve fikir...

Vazife, Mesuliyet, Had ve Hak

Hür olarak yaşamak üzere yaratılmış olan insanoğlu, kendi seçimi ile haklarının...

SÖĞÜT'TEKİ VATAN

Bir kaç aile çocuklarımızla birlikte Osmanlı Cihan Devletinin kurulduğu yerleri görmek...

TARİHİN SESSİZ DİLİ DAMGALAR

“TARİHİN SESSİZ DİLİ DAMGALAR” ÜZERİNE Mustafa AKSOY ile Söyleşi Söyleşi: Ahmet VURGUN       ...

ÂŞIK PAŞA’NIN TORUNU, ÜLKÜCÜ…

Ali Alper ÇETİN Onbeşinci yüzyılda Fatih Sultan Mehmed’le birlikte İstanbul’un fethini yaşayan...

MÜNAZARA İLMİNİN TARİHÇESİ

Tahlil ve tenkide dayalı tartışma geleneğinin İslâm, ilim ve kültür tarihinde...

Halit Fahri Ozansoy

(12 Temmuz 1891, İstanbul - 23 Şubat 1971, İstanbul),Şair, gazeteci, oyun...

SABIR

Teknolojik gelişmelerle bağlı olarak insanın hırsı tahrik ediliyor. Hırs, zamanla tamaha...

İSLÂMİYET ÖNCESİ TÜRK DESTANLA…

Çağdaş fizikçilerden Michael Talbot Yeni Fizik ve Mistisizm adlı çalışmasında, sübjektif gerçeklik ile...

"NE İÇİNDEYİM ZAMANIN"

Şiirimizde, zor yazan ve kendi yazdıklarını zor beğenen şairler arasında Tanpınar'ın...

SERBEST VEZİN

Bilindiği üzere gerçek şiir; mısralardaki kelimelerin anlamlarından sıyrılarak âdetâ sese, mûsikîye...

Okullar açılırken (2)

Sorumluluğun önem ve değerini gündelik hayatımıza yansıtalım. Haklarımız ve görevlerimizin dengeli...

AHMET KABAKLI

Değerli Edebiyat Tarihçisi, gönül ve dâva adamı Ahmet Kabaklı’yı 8 Şubat...

MERDİVEN - AHMET HAŞİM (TAHLİL)

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir...

ŞEHREKÜSTÜ DURAĞI - SARVAL ULFAN…

Kemal, yaşadıkları; eski bir Rum evi olan binanın ikinci katındaki salonun...

TÜRK MÜZİĞİNİN EŞSİZ USTASI:…

Klâsik Türk müziğinin büyük ismi, Mimar Sinan’la birlikte medeniyetimizin estetik boyutunu...

KÖTÜCÜL KADIN - ŞAHİKA KARACA

Kötücül kadın üzerine bu araştırma edebiyat, felsefe ve psikanaliz etrafında disiplinlerarası...

ORHUN YAZITLARI

Bugün büyük bölümü Moğolistan Halk Cumhuriyeti sınırları içinde kalan topraklar, Türk...

KAYI’NIN KUTLU GÖÇÜ -AHLAT-SÖ…

Mahan durağından kalktı göçleri Dua içre yedileri üçleri İslam’ın özünden gelir güçleri Bulunmaz yürekte...

HALİDE NUSRET ZORLUTUNA

Türk Edebiyatının en asil ve en zarif kadın şairlerinden biri olan...

SUDAKİ VATAN

Su insanların ve insanların yaşadığı her mekanın ihtiyacıdır. İnsanın hem dünü...

KÜLTÜRÜ GÜNCELLEME ve YENİDEN M…

Kadim şehirler başlarını ulu dağlara, ovalara, denizlere ve nehirlere yasladıkları günden...

ALDANMA ALDATMA ÜZERİNE

İnsanız işte… Acı, bunalım, düşünce, gam, gerilim, hüzün, ıstırap, kaygı, keder, korku...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

HACI BEKTAŞ VELİ'NİN HAYATI VE ESERLERİ

Prof. Dr. Abdurrahman GÜZEL

Hacı Bektaş Veli, Ahmed Yesevi'nin halifesi Lokman Perende'nin bizzat talebesidir. Kendisi mükemmel bir dini-milli kültür formasyonu almıştır. Bu sebeple O, Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması için Türkistan illerinden vazifeli olarak gönderilmiştir. Böylesine...

50. Yıl Marşı Şairi: Bekir Sıtkı Erdo…

Edebiyat Dunyamız

 Cumhuriyet devri Türk edebiyatının önemli şairlerinden Bekir Sıtkı Erdoğan 24 Ağustos 2014 tarihinde vefat etti. Erdoğan “Kışlada Bahar” ve “Hancı” şiirleriyle tanınıyor. Hatta denilebilir ki bu şiirlerin şöhreti şairini de...

Ayşe YAZICI YAVUZ

Edebiyat Dunyamız

Ayşe YAZICI YAVUZ 1980 Niksar doğumlu.  2003 yılı, Osmangazi Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Aynı üniversite bünyesinde 2004 yılında Tezsiz Yüksek Lisans diploması aldı. Üniversiteyi kazanmasına vesile olan dershanede uzun yıllar...

Dr. Halil ATILGAN

Edebiyat Dunyamız

1946 yılında Adana'nın Karaisalı ilçesinin İncirgediği köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdikten sonra Düziçi İlk öğretmen Okuluna girdi. 1964–1965 öğretim yılında Düziçi İlk öğretmen Okulundan mezun oldu. Çeşitli illerde öğretmenlik, Halk...

Âşık Seyrâni

Edebiyat Dunyamız

 19. yüzyılın en önde gelenâşıklarından biri olan Seyrânî Develilidir (eski adı Everek). Develi’nin Oruza Mahallesi’nde dünyaya gelmiştir. Asıl adı Mehmet olan Seyrânî’nin babası Oruza Cami- si’nde imamlık yapan Cafer Efendi, annesi ise Emine...

NURETTİN TOPÇU

Abdullah SATOĞLU

Türk gençliğinin ve memleketin birçok meselelerine, milliyetçi bir görüşle koyduğu isabetli teşhisleri ve çeşitli konulardaki edebî ve İlmî yazılarını 1950’den bu yana, büyük bir zevk ve takdirle takibettiğimiz, Nurettin Topçu’yu...

Necmettin Halil ONAN

Edebiyat Dunyamız

Necmettin Halil Onan (1902, Çatalca, Kocaeli - 17 Ağustos 1968, İstanbul), Türk  şair, öğretmen, akademisyen, edebiyat tarihçisi. Türk edebiyatının artık klasikleşmiş eseri olan ve Türk ordusunun Çanakkale Savaşı'ndaki savunmasını anan "Bir...

İbrahim SAĞIR

Edebiyat Dunyamız

1936 yılında Balıkesir, Gönen İlçesi Paşaçiftlik Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Bandırma’da bitirdi 1955 de Hv. Asb. Tek. Okulu’na girdi. 1957 de Türk Hava Kuvvetleri’nde göreve başladı. İzmir, Eskişehir, Malatya...

Mehmet Ali Kalkan

Edebiyat Dunyamız

 Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor Sanat Enstitüsünü ve Çukurova Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirdi (1980). Bir müddet Eskişehir Belediyesinde çalıştı. Sonra...

ÖYKÜ / ROMAN

OĞUZ HAN DESTANIN İSLÂMÎ VARYANTI

Oğuz Kağan Destanını Anlatan Kaynaklar Oğuz Kağan destanını anlatan başlıca iki kaynak bulunmaktadır.   Bunlardan birincisi yazarı bilinmeyen ve bir Uygur tarafından yazıldığı anlaşılan Uygurca  Oğuz Kağan destanıdır. Uygurca yazılmış olan...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında atların satıldığı bir hana gitmiş...

ACIKAN KURT

Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış; hikâye söylemesi sevapmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kurt yaşarmış. Köyün kıyısında kışları açlıktan kıvranıyormuş. Yine böyle bir...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL …

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları ile eski Ziraat Mektebinin binasında toplanıyorlar bazen sabahlara kadar konuşuyorlardı. Meclis tartışmaları da onu çok yoruyor, sağlığı da kötüye...

REFİK HALİD KARAY - AYŞEGÜL

Çam ağaçlarının sesi nasıl tarif edilmelidir? Hem buna ses demek doğru mudur? Ne fısıltıya benzer, ne de bir din nağmesi veya sevda sözleşmesidir. Çamların sesi değil, nefesi vardır. Bana, kendi...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey o akşam Mustafa Kemâl’i de dostlar meclisine götürmüştü. Bir arkadaşı Niyazî Mısrî’nin"Kırık bin pâre[1] eden şîşe-i kalb[2]i celâlindirYine her pâresinde görünen rûy-i cemal[3]indir Nicesi baksın etrafa ya...

ÖMER SEYFETTİN - DİYET

Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir arslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın...

MASALSIZ TOPLUM VE OKULDA DEĞERLER EĞİTİM…

Halk kültürüne bağlı sözlü bir anlatım türü olan masallar, çocukların eğitiminde, sosyal hayata katılmalarında önemli bir yere sahiptir. Masal geleneği, toplumların en kadim geleneklerinden biridir. Masallar, kültürün nesilden nesile aktarılmasında...

ÖMER SEYFETTİN VE TOS

(28.2.1884 - 6.3.1920) Doğ.: Gönen - Ölm.: İstanbul Cumhuriyetten önceki edebiyatımızın hikâye alanındaki en büyük ünü ve değeri, şüphesiz, Ömer Seyfettin'dir. Ömer Seyfettin, Edirne Askerî İdadisi'nde ve Harbiye'de okudu. Subay çıktı. Yurdun çeşitli...

ŞAİR ve ŞİİR

Gazel / Muhibbî

1. Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi. 2. Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdur, Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi 3. Ko bu...

SİS (TAHLİL) - TEVFİK FİKRET

Sarmış yine âfâkını bir dûd-ı munannid, Bir zulmet-i beyzâ ki peyâpey mütezâyid. Tazyîkının altında silinmiş gibi eşbâh, Bir tozlu kesâfetten ibâret bütün elvâh; Bir tozlu ve heybetli kesâfet ki nazarlar Dikkatle nüfûz eyleyemez gavrine, korkar! Lâkin...

SEZAİ KARAKOÇ

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Şair, yazar, düşünür, siyasetçi. Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 yılında Ergani’de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam...

NAMIK KEMAL'İN EDEBİ KİŞİLİĞİ

Namık Kemal’in edebiyat anlamında düşünsel gelişmesi üçlü bir etkinin sonucuna bağlanabilir. Fransızcayı öğrenmesi, Şinasi’yle tanışması, Avrupa’yı görmesi bunlardandır. Namık Kemal’in yenilik hareketlerine katılmasında düşünce ve edebiyat alanlarında eskiye karşı çıkmasında...

TEVFİK FİKRET VE TÂRİH-İ KADÎM

Târih-i Kadîm Beşerin köhne sergüzeştinden  Bize efsâneler terennüm eden;Bizi, âbâ-i bî-vücûdumuzun  Cevf-i mâzîde bir siyah ve uzun  Gece teşkil eden hayâtından  Ninniler ihtira edip uyutan;

GAZEL - KEÇECİZÂDE İZZET MOLLA

1. Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihan harâbEyler anı müdâhane-i âlimân harâb2. Bilmez ki iki kat yıkılur kendi halkdanİster cihân yıkıldığını hânüman-harâb3. A’mâl-i hayr süllemidir kasr-ı CennetinMümkin mi çıkma olsa...

İSTİKLȂL MARŞI’NIN ANLAM DÜNYASI

İstiklâl Marşı, 10 kıta ve 41 mısradan oluşan bir şiir. Bu, özellikleri onun dış yapısını ifade ediyor. Bir edebi metinde esas olan ise iç yapı yani muhteva başka bir deyişle...

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR

Edebiyatımızın ve cemiyetimizin renkli ve hareketli simalarından biri olan Behçet Kemal Çağlar, 14 Ekim 1969 günü İstanbul’da vefat etti. Ben, Behçet Kemal’i ilk olarak İstanbul’da, 1954 yılında Yüksek Tahsil Gençliğinin hazırladığı...

Gazel - Nesîmi -Gerçek hadîs imiş bu ki h…

1 Gerçek hadîs imiş bu ki hûbun vefâsı yohKim sevdi hûbı didi ki hûbun cefâsı yoh 2 Aşkun belâsı yoh deyüben aşka düşme varKim âşık oldı kim didi aşkun belâsı yoh

TOPRAK VE GENÇ ADAM

Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

İnsanın macerası toprakta başladı ve toprakta son bulacak. Bütün bir yaşanmışlığı alacak kadar geniş bir sinesi var toprağın. İnsanı, insan kaldığı sürece...

YEMEN (BÜYÜK TÜRK MEZARLIĞI)

Ahmet URFALI

 - Yemen’e gidip de dönebilen dedem Gazi Ahmet ÇAVUŞ’un aziz hatırasına- Yemen, Türk hafızasında bir ölüm ülkesidir.Oraya gidenler bir daha geri dönemez....

KUTADGU BİLİG'DE GÖNÜL ANLAYIŞI

Edebiyat Dunyamız

Gönül Anlayışına Dair: Öncelikle şunu belirtelim gönül kelimesi insandaki duygusal ve ruhi merkez anlamına tahsis edilen bir kavramın adı olarak dünya...

ACI / ACIMAK

Özcan TÜRKMEN

Hayat bu! Her şey çok iyi gidiverirken birden bir olayın, bir sözün, bir duygunun/düşüncenin bizde bıraktığı üzücü tesire, kedere, eleme, ıstıraba düçar...

KERKÜK'TEKİ VATAN - 4

Prof.DR.Hilmi ÖZDEN

Sabir Demirci (Kerkük, 1940) ‘nin  Güney Azerbaycan’dan Şehriyarın “Haydar Baba” şiirinin üslubunu hatırlatan dizeleri ile söze başlayalım"Destan Yazarlarına Destan'dan"...

İNCE HACI’NIN AĞITI (CERİT -AVŞAR

Ali_Alper ÇETİN

Toros Dağlarının başı dumanlandı mı bir kez, Cerit,  Avşar Türkmenlerinde bir telâş başlardı. Kışı zorlu olurdu Torosların… O geçit vermez bayırlar karla dolar,...

GÖSTERGEBİLİMSEL BİR OKUMA DENEMESİ

Edebiyat Dunyamız

Modern edebiyat teorileri, bilhassa metin tahlili hususunda, metinleri farklı şekillerde okuma imkânı sağlamışlardır. Bu kuramlar metne belli teorik kabul ve...

digertumyazilar