Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

orhonseyfiorhonSize, bir azlıktan bahsetmek istiyorum. Pek zavallı, pek yoksul, pek masul bir azlıktan. Yurdunun ücra köşelerine atılmış, kazancı elinden alınmış, millî haklarını kaybetmiş bir azlıktan. Dili konuşulmıyan, âdetleri hor görünen, itibarı kalmıyan bir azlıktan. Pazarlar ona kapalıdır. Krediler ona kapalıdır. Kulüpler ona kapılıdır. Salonlar ona kapalıdır.

İhtiyarlarına saygı, gençlerine sevgi gösterilmez. Muaşeret kaidelerinin dışındadır. Cemaat teşkilâtının dışındadır. Hususî yardımların dışındadır. En verimsiz işleri o yapar. En ağır mükellefiyetlere o sokulur. En tehlikeli hizmetleri o görür. İddiasız, şikâyetsiz, sessiz her mihnete o katlanır.

Size yiğit, fedakâr, asil bir milletin azlığından bahsetmek istiyorum. Anladınız, belki! Türkiyedeki Türk azlığından!

Fakat biz azlık mıyız? 18 milyonun 17 si Türk değil mi? Evet ama, ne çıkar? Ben size, refahda, itibarda, kazançda, sermayede azlıktan bahsediyorum. Apartımanları olanların yüzde kaçı Türk?

Bankada kredisi olanların yüzde kaçı Türk? Ayda beş yüz lira, bin lira, beş bin lira kazancı olanların yüzde kaçı Türk? Kasasında elli bin lira, yüz bin lira, beş yüz bin lirası olanların yüzde kaçı Türk? Maçkada azlığız. Ayaspaşada azlığız. Büyükadada azlığız, hattâ Anadolu klübünde bile!

İnanmazsanız, bir akşam ada vapurunun lüks kamarasına gidin. Oturacak bir koltuk bulabilir misiniz? İnanmazsanız bir gece Park oteline gidin, yemek yiyecek bir masa bulabilir misiniz? İnanmazsanız bir gün Taksim gazinosuna, Tokatlıyan'a, Tarabya'ya, Suadiye'ye, isterseniz Bursada Çelikpalas'a, Yalova'da Termal otele, Ankara'da Ankarapalas'a gidin! Azlığız, korkunç derecede azlık!

Bizim sayı üstünlüğümüze, başkalarının sayı eksikliğine bakmayın! Azlıklar, çokluklar her zaman böyle hesab edilmez. Kemiyet ve keyfiyet meselesi de işe karışır. Bir sürüye iki kurt girse kurtlar azlıkta mıdır?

Azlığız. Fakat en fenası, kendi yurdumuzdaki bu azlığın farkına varmıyacak kadar hesabımız mı, kitabımız mı, dikkatimiz mi, hiddetimiz mi, aklımız mı, fikrimiz mi, hâsılı bir şeyimiz var ki o da pek az. Hattâ, hattâ hiç yok gibi bir şey!

ORHAN SEYFİ ORHON

Akbaba, No. 443, 10 Eylül 1942

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

KARAMSARLIK (MI DEDİNİZ)

Hemen her güne yeni bir acı ve elemle uyanır olduk. Kaygılarımız arttı. Demokrat...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE MEZARINDAN KALKAN Ş…

Roman, kendini her türden inancı sorgulayan ve tuhaflıklara tapan bir genç olara...

YUNUS EMRE’NİN NUR-I MUHAMMEDİ ANLATIMININ TÜ…

Yunus Emre’nin bir manzumesinde, kuş, göl ve su sembolleri kullanılarak Hz. Mu...

YOLLAR TÜRKÜYDÜ

Yolumuz Mudanya üzerinden Balıkesir'e idi. Metin Savaş Bey'i aradım oradaymış...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE CADI

Garâ’ib Faturası serisinin ikinci kitabı Cadı, tıpkı serinin ilk örneği&nbs...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE GÜLYABANİ

Gulyabani, romancıya yaşlı bir hanım okuyucusu tarafından cinlerle, perilerle il...

TÜRK EDEBİYATINDA GOTİK TÜRÜNÜN ORTAYA ÇIKIŞI…

Gotik edebiyat cadılar, cinler, periler, hortlaklar, vampirler gibi doğaüstü yar...

GÂVURDAĞI ÂŞIKLIK GELENEĞİ- BOZLAK VE BARAK …

Bölgedeki Türkmen topluluklarının konargöçer yaşama biçimleri, tarihi süreçleri ...

PROF.DR. AHMET KARTAL’IN TÜRK-FARS EDEBİ İLİŞKİLERİ HAK…

Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Baş...

GEL ŞİMDİ TANIMINI YENİDEN YAPALIM ATEŞİN

“Yürek yangınına ateş gerekmiyorsa / Gel şimdi tanımını yeniden yapalım ateşin” ...

ARAŞTIRMA RAPORUNUN BİÇİMİ VE KAYNAK GÖSTERİMİ NASIL OL…

Bir araştırma raporunun içeriğinin zenginliği kadar sunuluş biçimi de önemlidir...

ÖMER SEYFETTİN - ACABA NE İDİ?

Çıkardıkları gün hemen geri döndüğü Toptaşı Tımarhanesinden Cabi Efendiyi kabul ...

DENEYELİM Mİ?

Hayat öyle güzel ki ... Öyle güzel ki yaşamak. Yaşadığının farkında olarak yaşam...

GAZELİN ANLAM-YAPI İLİŞKİSİNDE METAFORLARIN İŞLEVİ

Divan Edebiyatı gazellerinin şekil özellikleri hakkındaki bilgiler hemen hemen b...

PROF.DR. Saadettin Yıldız ile Türk Dili,Dil, Kültür ve …

Hocamız saygıdeğer Prof.Dr. Saadettin Yıldız ile "Dil" ve "Edebiyat...

ARİF NİHAT'TA MİLLİYETÇİ TAVIR

Türk milliyetçiliğinin en önemli beslenme kaynaklarından birisi, hiç şüphesiz, e...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Kırmızı Kitaplar

GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

Şair ve Şiir

ŞARKI - ŞEYH GÂLİP

1. Ey Nihâl-i işve bir nevres fidânımsın benimGördüğüm günden beri hâtır-nişânımsın benimBen ne hacet kim diyem rûh-i Revânımsın benimGizlesem de âşıkâr etsem de cânımsın benim

NESÎMİ'DEN GAZELLER

GAZEL 1 Gerçek hadîs imiş bu ki hûbun vefâsı yoh Kim sevdi hûbı kim didi hûbun cefâsı yoh   Aşkun belâsı yoh diyüben aşka düşme kim Kim âşık oldı kim...

GAZEL - KEÇECİZÂDE İZZET MOLLA

1. Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihan harâbEyler anı müdâhane-i âlimân harâb2. Bilmez ki iki kat yıkılur kendi halkdanİster cihân yıkıldığını hânüman-harâb3. A’mâl-i hayr süllemidir...

TÜRK ŞİİRİNDE NAZIM BİÇİMLERİ VE TÜRLERİ

Nazım Birimi Şiirde iki temel unsur vardır.Bunlar “biçimsel(dış)” ve “içeriksel(iç)” olarak sınıflanabilir. Biçimsel unsurların başında nazım birimi gelir. Şiiri oluşturan dize kümelerin “nazım birimi” denir...

Bu kategorideki Diğer Yazılar...

Yazarlarımızdan Seçtiklerimiz

BİR NEFS-İ SÂFİYE HİKÂYESİDİR MUKARNASDÜŞMANA BENZEMEK!..ZAMANI TANRI YAŞARRAUF DENKTAŞ'TA VATANİNCE HACI’NIN AĞITI (CERİT -AVŞAR AŞİRETLERİ ÖYKÜSÜ)MEVLÂNÂ’NIN İZİNDE: SULTAN VELEDMEHMED ÂKİF'E DAİR- 2: MİLLÎ MÜCADELE İÇİNDE-2İL GİDER TÖRE KALIRANNE BABA ÇOCUK İLİŞKİLERİNDE BAKIŞ AÇISI YAKLAŞIMLARI AYDIN İHANETİ!BU TARZ KİMİN TARZI?ORYANTALİZMİN KARŞITINI KURMAK (DÜŞMANI DÜŞMANIN SİLAHIYLA VURMAK)BAĞLAMAM VAR ÜÇ TELLİTÜRKÇE'DEKİ VATAN - 5ANADOLU’YU AYDINLATANLAR- GÖNÜLLER SULTANI: MEVLÂNÂSosyal Medyada Anlam/AnlayışTÜRK ROMANININ UÇBEYLERİBİR KENDİNE DÖNÜŞ HİKÂYESİ; YABANTÜRK ORDUSUCİVİLİZATİON KEŞİF Mİ MÜKÂŞEFE Mİ?

digertumyazilar