Cumartesi 30 Mayıs 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)
Bunu okudun 0%

tahsinyucelTahsin Yücel (1933-2016) denince aklıma Maraş’ın Elbistan kazasının Ötegeçe semtinde doğan yoksul bir Anadolu çocuğu geliyor. Bu ifadeyi, isim ve mekân uyarlamasıyla, Anadolu gerçeğini özetleyen bir şablon cümle olarak düşünülebiliriz. Yoksulluğun, yoksunluğun bu coğrafyaya düşen gölgesi üzerine çok şey söylendi, çok şey yazıldı. Bu eskitilmiş konunun öte yakasına geçerek, sıradan bir taşralının saygın/evrensel bir bilim insanına-sanatçıya dönüşmesinin arka planını, karınca kararınca, size hissettirmeye çalışacağım. Bu hikâye, benzer şartlarda hayatını sürdüren ve kendisine çıkış yolu arayanlara ilham kaynağı olabilir.

...

Ötegeçe katıksız bir Anadolu taşrası. Tahsin Yücel’lerin evlerinin önünden Ceyhan Nehri geçiyor. Gün oluyor bereket dağıtıyor bu ırmak gün oluyor hırçınlaşıyor, evlerin içinden dolanarak insanların ellerinde avuçlarında ne varsa hepsini yağmalıyor.

Doğayla iç içe geçen bu çocukluk, sonraki yıllarında yazara çok şey katıyor elbette, yaprağı dökülmüş ağaçları tanıyacak kadar onu gönendiriyor kuşkusuz, ama bu arada yoruyor da, korkutuyor da.

...

Ağabeyinin sapanla vurduğu sığırcığın suyuyla üç kez pilav yapıp bir hafta idare edecek kadar koyu bir yoksulluk. Hayatın tek tesellisi canlı yüzü Ötegeçe’nin insanları. Komşularla kurulan dostluk bağları panzehiri oluyor bütün bu mahrumiyetlerin. Bu kadarla kalmıyor bu kazanın insanının sarıp sarmalayan içtenliği, Yücel’in hayal dünyasını bir ömür besliyor da.

...

On iki yaşında Galatasaray Lisesi’nde okumak için -parasız yatılı olarak- İstanbul’a gelene kadar neredeyse yaşamadığı felaket kalmıyor bu taşralı çocuğun. Üç yaşına gelmeden babasını kaybediyor. Beş yaşında kendisinden dokuz yaş büyük ablası ölüyor. İlkokulu bitirdiği yıl annesiyle birlikte hayattaki en büyük dayanağı ve kılavuzu olan ağabeyi uçup gidiyor bu dünyadan, hem de daha yirmili yaşların başında. Geriye tek sığınağı kalıyor küçük Tahsin’in, güngörmüş ve sözü dinlenir bir Anadolu kadını olan annesi. Daha sonra edebiyata, sanata meyledecek iç dünyasını besleyen ilk pınar da bu anne oluyor. Hayatının iki temel kavramı “merhamet” ve “incelik” de ondan miras kalıyor çocuk yüreğine.

Daha kundaktayken Nuriye Münevver Hanım ağır bir hastalığa tutuluyor ve bir süre çocuğuyla ilgilenemiyor. Bebeğe mecburen başkaları bakıyorlar. İyileştikten sonra yavrusunu ilk gördüğünde “Gene ağlatmışlar kara gözünden.” sözü çıkıveriyor zaten ozan olan annenin ağzından. Bu söz daha sonra Yücel’in bir öyküsünün adı oluyor. Anne öyle becerikli ve öyle fedakâr bir annedir ki, çevresindekiler bu dul ve çaresiz kadının çocuklarına baktıkça, “Dullar bizden, yetimler çocuklarımızdan iyi.” diyorlar.

Tahsin Yücel’in daha sonra kitaba dönüştüreceği masalların kaynağı da bu güngörmüş Anadolu kadını oluyor. Yıllar sonra kendisiyle yapılan Görünmez Adam (İş Bankası Yayınları, İstanbul 2001, 357 s.) adlı nehir söyleşide bu masallardan birini şöyle özetliyor yazar:

“...

Ak sakallı derviş geldiği zaman, delikanlı bu masalı yeni bitirmişti. Başını kaldırıp dervişe baktı. Derviş bulduğu elmayı ona uzattı, ‘Bu elmayı yediğin zaman, bütün dileklerin gerçek olacak, ne dilersen dile!” dedi. Delikanlı elmayı aldı, evirdi, çevirdi uzun uzun baktı. Demek her istediği gerçekleşebilirdi şimdi, isterse ölümden bile kurtulabilirdi. ‘Çocuklar beni unutmasınlar, başka bir şey istemem!’ dedi. ‘Bunu alın ben istemem, çocukların olsun!’ Sihirli elmayı dervişe geri verdi. Yeseydi, dileği gerçek olacaktı, çocuklar hep anımsayacaklardı kendisini; yemeyince, dileğini gerçekleştirmek çocuklara kaldı. Çocuklar beni unutmayın!” (s. 104)

Masal, çocukların mutluluğunu kendi mutluluğuna tercih eden bir genç üzerinden kurgulanmış. Sihirli elmanın çocuklara -dolayısıyla geleceğe- bırakılması veya anlatının bireyden çok toplumu öncelemesi masalı orijinal ve evrensel kılan temel unsurlardan.

...

Yazı, Yücel’in pek bilinmeyen nüktedanlığı ile torunu Zeynep’le ilgili bir temennisi üzerinden kurgulandı biraz da. O halde önce yazarın ironiye kaçan ince zekâsını bize gösteren nüktelerinden birkaç örnek verelim, daha sonra torununa ve geleceğe bıraktığı mektubu birlikte okuyalım.

Birinci nüktenin başkahramanı Enis Batur. Soğuk rüzgârların esmesine neden oluyor bu ince söz dalaşı:

“... Bodrum’un Aktur’undaydık, ben denizdeyken, Enis gelip plaja oturmuş. Çıktığımda ‘Tahsin Bey, denize gözlükle mi giriyorsunuz?’ diye sordu. ‘Evet, çok miyop olduğum için.’ dedim. Ama ertesi gün, bu kez ben onu denizden çıkarken gördüm, ‘Enis, sen denize sakalla mı giriyorsun?’ ” (s. 338)

...

İkinci nükte telefonla kendilerini sık sık rahatsız eden küçük ve şımarık bir kızla ilgili. İçinde toplumsal mesajların da kendisine yer bulduğu bu hadisede yazarın pratik zekâsı öne çıkıyor:

“Bir kez bizim telefona bir küçük kız dadanmıştı. Sanki biliyormuş gibi tam akşam yemeğine oturduğumuz zaman bizim telefon çalıyor. Bizimkiler ya bir şeyler konuşuyorlar, ya kızıp kapatıyorlar. Bir kez de ben açtım. Çok şımarık bir küçük kız, bilmiş bilmiş konuşuyor, arkadan da hanım gülmeleri geliyor. Yeniden sofraya otururken, ‘Yarın akşam kimse telefonu açmasın, ben açacağım.’ dedim. Öyle de oldu. Ben açtım, ‘Buyurun’ dedim. Küçük kız ‘Siz kimsiniz?’ diye sordu. ‘Ben senin gerçek babanım, yavrum.’ dedim. Ufaklık ‘Babacığım, babacığım’ diye konuşmaya başladı. Arkadan birtakım sesler geldi. Küçük kız ‘Benim gerçek babammış!’ diye açıkladı. Telefon şak diye kapanıverdi. Kapanış o kapanış.” (s. 337-338)

...

Üçüncü nükte Yaşar Kemal’le yazar arasında vuku buluyor ve yine bizi şaşırtıyor. Anekdot dönemin önde gelen yazarlarının dostluklarını göstermesi bakımından da ilginç:

“Roman üzerine bir yuvarlak masa toplantısı için Antalya’da Falez Otel’ine çağrılmıştık. Yaşar da oradaydı. Büyük bir saygı görüyordu burada. Ferit Edgü, Fethi Naci, bir iki arkadaş daha havuza girecektik, Yaşar da yanımızdaydı. Havuzun öbür yanında bir arkadaşımızı gördük, işaret ettik, o görmedi, ama havuzun cankurtaranı görmüş, kendisini çağırdığımızı sanmış, koşup geldi, ‘Buyurun’ dedi. Durumu açıkladık, delikanlı gitti. Ben de ortaya ‘Yahu, hazır cankurtaran ayağımıza kadar gelmişken neden ‘Bizi şu Yaşar’dan kurtar!’ demediniz dedim. Yaşar kızdı ya da kızar gibi yaptı. ‘Neden Naci’yi ya da Ferit’i değil de beni söylüyorsun?’ dedi. Ondan başkasını söylesem, aynı etkiyi yaratmazdı ki!” (s. 338)

...

Sıra Tahsin Yücel’in seksen üç yıllık ömrünün en tatlı hatırasında. Çevirilerini de katarsak yüz elliye yakın kitapta emeği bulunan Yücel’in on iki yaşından sonraki hayatı İstanbul’da geçer. Yazar bu şehirde mutlu bir ömür sürmesinin yanı sıra torun sevgisini de tadar. Bu sevgi öylesine farklı ve samimidir ki yazara belki de hayatının en güzel/sıcak cümlelerinden birini söyletir. Bir ucu burada diğer ucu öte âlemde bulunan bu söz yazarın mütevazı hayatını özetlemesi bakımından da değerli:

“... Bakarsın, benim öyküler, romanlar, denemeler, incelemeler de kuşkularım ve çelişkilerim olarak kalır ve sorgu meleklerinin karşısına yalnızca Zeynep’in dedesi olarak çıkarım.” (s. 342)

Zeynep’in dedesi olmak bütün eserleri, unvanları, makamları, heyecanları, yaşanmışlıkları gölgede bırakacak kadar mutlu etmiştir onu. Bu ifadeden, ‘hayatımın en güzel, en saf, en samimi, en insanî duygusunu Zeynep’le tattım, bu sevgiyle özüme döndüm, sorgu meleklerine verilecek cevapta benim bu son arınmış halimin gözden kaçırılmamasını dilerim’ gibi bir anlam da çıkarılabilir. Bu söz Zeynep’in dedesiyle ilgili adı “rahmet” olan yeni bir sayfaya kapı araladı içimde.

Prof.Dr. Muharrem DAYANÇ

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
Hayme Ana'nın -hem kan bağı hem de can bağı ile- torunlarından olan kızım Meryem Ülkü'ye ithaf ederim. -Ödül Töreni Konuşması- Kayı Boyu Derneği ve Dergisinin Değerli Mensupları, Kıymetli Hâzirûn, Hanımefendiler, Beyefendiler,  Bu akşam böylesine nezih ve anlamlı bir toplantıda...
BASAT'IN TEPEGÖZ'Ü ÖLDÜRMESİ
Meğer Hanım bir gün Oğuz otururken üstüne düşman geldi. Gece içinde ürktü göçtü. Kaçıp giderken Aruz Koca'nın oğlancığı düşmüş. Bir aslan bulup götürmüş, beslemiş. Oğuz yine zamanla gelip yurduna kondu. Oğuz Han’ın at çobanı gelip haber getirdi, der: Hanım sazdan bir aslan çıkıyor, at vuruyor,...
ZİYA GÖKALP - ÖTÜKEN ÜLKESİ (İNCELEME)
"Türk gençleri yalvardılar Hakan'a:Boru çaldır, ruhlarımız uyana...Cenk edelim, yayılalım cihana: -Yayılmaktır Türk soyunun turası!Böyle diyor Oğuz Han'ın yasası! Hakan dedi: "Anayurt'tan bıkılmaz,Boş bulunup eve düşman tıkılmazYabancılar çıkarılır, çıkılmaz." -Toplanınız: vatanınız...
 İSLÂM VE ŞİİR
Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap şairler güzel söz söylemek için birbirleriyle çeşitli ortamlarda yarışırlardı.  Övgü ve yergide sınır tanımayan şairlere gaipten haber veren kâhin gözüyle bakılıyordu. Uygun olandan uzaklaşma anlamına gelen ifrat...
İHANET - ZEYNEP ÖZKİŞİ
İçimdeki yenilmesi,engellenmesi imkansız öfke halimle alakam yokmuş gibi.... Vakur, gururlu olgun bir hanım duruşuyla sanki kızgın, kırgın değilmiş,dayanabiliyormuş, canım acımıyormuş, gibi, etkilenmemiş, defalarca ölmemiş gibi dimdik ayakta duruyorum.   Karşımda ki yeni yetme sayılan,...
HÜRRİYET
Hürriyet, havalı Hürriyet. Yürüdüğü zaman yeri göğü titreten, belediye reisinin karısı Hürriyet. Deniz kenarındaki muhteşem köyümüzün  belediyelik olduğu zamanlardı. Çok göç verdik. Kıymete bineceğini bilselerdi kimse göçmezdi. Sonraları muhtarlık oldu. İlçeye bağlandık. Haritadan da...
prev
next

YALNIZLIĞI BİZ Mİ SEÇTİK?

Özcan TÜRKMEN

Söyleyişi kolay ama yaşanması çok zor olanların başında yalnızlık geliyor bana göre.Yalnızlığın Allah’a mahsus olduğunu biliyoruz.İnsanın dayanamadığı şeylerin başında yalnızlık geldiğinin hepimiz farkındayız.Ne dersiniz Cahit Sıtkı Tarancı hesabı çoğumuz içten...

İstanbul'da Mimar Sinan Eserleri İbrahim H…

Edebiyat Dunyamız

Erdem Yücel , Belkıs İbrahimhakkıoğlu , Fatih Dalgalı İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ (KÜLTÜR A.Ş.) YAYINLARI İbrahim Hakkı Konyalı’nın Kayıp Arşivinden İstanbul’da Mimar Sinan Eserleri, İbrahim Hakkı Konyalı’nın 1940-1941 yıllarında hazırladığı ancak...

TÜRK ROMANINDA MODERNIST ETKININ BOYUTLARI

Edebiyat Dunyamız

Modernist Romanın Altyapısı Bir edebi tür olarak roman, Türk edebiyatına Tanzimat dönemiyle birlikte girmiştir. Her açıdan batılı değerlerin örnek alınmaya başladığı bu dönemde edebiyat da etki altında kalmıştır. Bu etki sonucunda...

KANONİK ANLATILAR VE MİLLÎ TÖRENLER NİÇ…

Metin SAVAŞ

Şimdiki insandan farklı olarak, arkaik insan, dünyevi zamanla mitik zamanı beraberce yaşar. Arkaik insanın idrakine göre, mükemmelliği temsil eden kozmik bir başlangıç vardır. Bu mükemmel başlangıç ilk örnektir ve hatta...

ZİYA GÖKALP’İN MİLLİYETÇİL…

1-ZİYA GÖKALP’İN HAYATI             Ziya Gökalp 23 Mart 1986 yılında Diyarbakır’da doğmuştur...

FEYZİ HALICI

Eveli gün arabada giderken TRT Radyo Türkü'de bir türkü başladı;Söz: Feyzi...

YETİK OZAN (TURGUT GÜNAY)

Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o, şiirlerinde kullandığı Yetik...

RAMAZAN DUYGULARI

Unutulmaya yüz tutan Ramazan Manilerinden birini hatırlatıp öyle başlayalım istedim. "Bu...

Mehmet Ali Kalkan

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor...

SONSUZ BAHAR

Sabah uyandıktan sonra yatakta bir süre tembellik etmek güzel, fakat sorular...

ATATÜRK İÇİN

10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu kaybettiğimiz gündür. Bugün okullar, resmi kurumlar...

Ali Akbaş

1942 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan kazasında doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde okudu. Yüksek...

Hece Dergisi/Mart

Hece dergisi her ay güçlenerek yoluna devam ediyor. Rasim Özdenören’in önyazısının ardından Hece’nin...

BATILILAŞMA MACERAMIZDA TÜRK ROMAN…

GİRİŞ Tanzimat'ın ilânından sonra, Türk toplumunda siyasî olduğu kadar, toplumsal değişmelerin olduğunu...

MEVLÂNÂ’NIN İZİNDE: SULTAN VEL…

Anadolu Selçukluları devrinde, bugünkü Karaman, Lârende adıyla tanınıyordu. Bir gün Lârendeye...

HEDEFLERİMİZ VE BİZ

Her dağın boranı kendine göre olduğu gibi her insanın hedefi de...

BİR KADEHLE BİZİ SÂKİ GAMDAN Â…

Bir kadehle bizi sâki gamdan âzâd eylediŞâd olsun gönlü anın gönlümü...

SEMAH AŞKA DOĞRUDUR - A.YILMAZ SOY…

Semah Aşka DoğrudurA.Yılmaz SOYYERPost Yayıncılık Bu roman kendilerine Alevî de denilen Kızılbaşların...

ARİSTO’DAN FARABİ’YE POETİKA

Felsefe, bir düşünme disiplinidir. Felsefe; bilgi, bilim, din, sanat, evren, insan...

HİÇ BÖYLE GÜZEL BİR MEKTUP ALDI…

Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun 1977 yılında oğlu Ali’ye hitaben yazdığı mektup günümüz gençliğine...

ATABETÜL HAKAYIK

XII. yüzyıl Türk şairlerinden Edib Ahmed Yüknekî'nin Doğu Türkçesiyle yazdığı ahlâk...

TANPINAR’IN PARİS’İ

Türk aydınının Paris sevdasının kökleri çok derinlere iner. Genelde Yirmisekiz Çelebi...

ÖMER SEYFETTİN - İLK CİNAYET

Ben hep acı içinde yaşayan bir adamım! Bu sıkıntı âdeta kendimi...

BAĞLAMAM VAR ÜÇ TELLİ

Bağlama, Türk’ün gönül dünyasının aynasıdır. Telli tezeneli bağlamanın sesiyle önce titrer...

TAKDİR DUYGUSU

Bana Mustafakemalpaşa kazasından birkaç imzalı mektup gönderdiler. İçinde bir sual var. Doğrusu...

KİŞİ BİLE SÖZ DEMİNİ

Memur olan babasının tayini Eskişehir’e çıkınca ailece bu şehre geliyorlar, geliş...

SHAKESPEARE MÜSLÜMANDI NEYLEYİM…

İznik; asırların imbiğinden süzülen bir medeniyet tezgâhı. Tezgâhında insanı ve eşyâyı işlemiş...

SANAT,EDEBİYAT VE SİYASET...

"Doğduğumuz memleket bütün taştı çakıldı;//Sert yoğrulmuş mayamız bizi dik başlı kıldı.//Yalana...

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK SUSTU MU?

Cahit Sıtkı Tarancı(1910-1956)’nın  ‘Yaş otuz beş yolun yarısı eder Dante gibi ortasındayız ömrün Delikanlı...

ROMAN SANATININ MİLLETLEŞME SÜREC…

Mitolojik çağlara kadar inen anlatı sanatlarının en yeni üyesi olan roman...

TÜRK KADININDA VATAN -1

 Türk kadınının tarihte “Vatan” için yaptıklarını anlatmak; değil bu sayfalara kütüphanelere...

Ayşe YAZICI YAVUZ

Ayşe YAZICI YAVUZ 1980 Niksar doğumlu.  2003 yılı, Osmangazi Üniversitesi, Türk Dili ve...

MUSTAFA NECATİ KARAER

Yıl 1949... Yaz aylarından bir gün Kayseri’nin Hisarcık kasabasında gezerken, bir...

MEVLÂNA’NIN MESNEVİ’SİNDE TOP…

Giriş İslam kültür ve medeniyetinin yetiştirdiği büyük şahsiyetlerden biri olan Mevlâna...

Yeni Başlayanlar İçin Hat Sanatı…

Ömer Faruk Dere İNKILAB YAYINLARI Asırlardır uygulanan ve günümüzde de pek...

İNSANIN TAŞRASI-II

Hayata geldiğim yer, bir çocuk için hiç de fena sayılmayacak bir...

HAYÂL ÜLKE

Hayâl; zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya demektir...

OSMANLI'NIN SON SAVAŞI - ALTAY CENG…

Bu ülke, 1914 Ağustosu’nda bir mukadderat anına varmış olarak, kaçınamayacağı bir...

KÜFRÎ-İ BAHÂYÎ’NİN HAYATI ve…

Küfrî-i Bahâyî’nin hayatı hakkında kaynaklardaki bilgiler, oldukça sınırlı olup birbirinin tekrarından...

Meni cândan usandurdı

Fuzûlî'den  Meni cândan usandurdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhumdan murâdum şem’i...

'ÇOK DEĞERLİ' ŞAİR VE YAZAR ARK…

a) Unvan kullanmaya pek itibar etmeyin. Özelikle 'eğitimci yazar', 'yazar /...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanım…

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik...

OKUMA ENGELLERİ

Okumanın bittiği yerde şiddet başlar. Okumayı hiçbir şey engellememelidir. Okumayı engelleyen...

CENGİZ AYTMATOV ÜZERİNE

Aytmatov, 1928 yılında Bişkek’e bağlı Şeker Köyü’nde doğdu. Babası Törekul Aytmatov...

HALİDE EDİP ADIVAR - HİMMET ÇOCU…

Elvanlarda ihtiyar bir kılavuz aldık. Köy kısmen yanmış, perişan, herkes fersiz...

ERDOĞAN ÜNVER

XX. yüzyılın son yarısında, daha açık bir ifade ile, 1950 den...

GAZEL - KEÇECİZÂDE İZZET MOLLA

1. Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihan harâbEyler anı müdâhane-i âlimân...

ALMAN VE FRANSIZ YAPIMI BİR GEZİ Y…

Şehirler medeniyetlerin açık hava müzeleridir. Ne zaman yeni bir şehir görsem...

SÖZÜMÜZE NE(LER) OLUYOR (1)

Konuşamaz, anlaşamaz, tartışamaz insan(lar) olduk. Birbirimizle iki çift söz edemiyoruz. İki...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

  Meclis kürsüsünün siyah örtüsü TBMM’in deki her konuşmasında Mustafa Kemâl Paşanın...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey o akşam Mustafa Kemâl’i de dostlar...

PROF. DR. TAMİLLA ABBASHANLI ALİYE…

Öykücü, edebiyat araştırmacısı. 1951, Beylekan bölgesi / Azerbaycan doğumlu. Tam adı Tamilla Abbashanlı-Aliyeva. 1951...

ÖMER SEYFETTİN - PRİMO TÜRK ÇOC…

Serin ve karanlık eylül gecesinin yıldızsız seması altında Selanik, sanki gündüzkü...

NAZIM HİKMET’TE FUZULÎ “DEEEER…

“Ben bir Türk şairi Nazım Hikmet/ ben tepeden tırnağa insan/ tepeden...

NEYZEN TEVFİK

Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden, alayıştan...

YUNUS EMRE’Yİ ANLAMAK

13.yüzyıl Anadolu’nun gerçek bir aydınlanma dönemidir . Hacı Bektaş Veli, Mevlana...

TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR ORTAK PAYDAS…

Asırlar süren Türk göçleri ve bunların siyasî birlikteliklere, devletlere dönüşmesi sebebiyle...

Medya Sanatın Düşmanı

Tarık Buğra,“ Gazetecilik sanatın düşmanıdır” derdi. Bugün yaşasa, yeni yaygınlaşan kavramı...

MUALLİM NACİ’NİN ISTILAH T-I ED…

Türk edebiyatında retorik ve poetikayla ilgili olarak pek çok eser yazılmış...

SAYI 6 - HOCANIZI SIKI TUTUNUZ

Bazı insanların sizi sevmemesi nimettendir. Hatta gıyabınızda kötü konuşmaları, hakkınızda olumlu...

SAYI -13 1909’DA ODESSA SEMALARI V…

1909 Eylül ayı… Odessa şehri… Sıcak havalar terk etmedi buraları daha...

SAYI 2 - AH GÜZEL İSTANBUL!

Sayı: 2 Vapur sesi, martı sesi, denizin sesi, ardından Sadri Alışık’ın güzelim...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Dün bizim Metin Bilgesoy kardeşimizin yazısını koymuş, bugün de nasip olursa...

ÇANAKKALE`DE MEHMETÇİK

Anafartalar'a Türk mührünü vurmuş ırkım Yedi düvele karşı set gibi durmuş ırkım.  ...

ÇAĞDAŞ KÜRESEL MEDENİYET

Sayfa Sayısı:  248 sayfaKağıt Cinsi:  2. hamurKapak Cinsi: Karton kapakEbat:  16.5x23.5Basım Tarihi:  08-2006Baskı:  3ISBN:  978-975-7032-92-2"Tarihte topyekûn insanlığa...

SAYI - 17 TÜRK DÜNYASINDA KAKAONUN…

Kakaonun lezzet yolculuğu 1828’de Van Houten tarafından kakao presinin icat edilmesiyle...

ARİF NİHAT'TA MİLLİYETÇİ TAVIR

Türk milliyetçiliğinin en önemli beslenme kaynaklarından birisi, hiç şüphesiz, edebiyattır. Sözlü...

HEY ONBEŞLİ TÜRKÜSÜ VE ADANALI …

Dr. Halil Atılgan’ın “ Hey On Beşli” isimli eseri....      ...

TÜRK ORDUSU

Pek çok ilahiyatçı ve mütefessir tarafından Türkleri işaret ettiği ifade edilen...

COŞKUN ERTEPINAR

“Eşya ile bizim aramızda kurulan büyülü ilişki, şiirin ilmikleri ile dokunur...

ÇANAKKALE’DE MUSTAFA KEMAL

Dönmeyi düşün(e)emediler. Gidenlerin çoğu dön(e)medi, dönenlerin pek azı da geride bıraktığını...

SÂMİHA ANNE’Yİ ‘KENDİ SEMBOL…

Kelimelerin bir ümmet olduğu öğretilmedi bize. Bunu ilk defa Sâmiha Anne'yi...

EDEBİYATIMIZDA ÇANAKKALE MUHAREBEL…

Çanakkale, Türk milletinin tâlihsiz bir şekilde dahil olduğu büyük harp içinde...

ANADOLU ESNAF TEŞKİLÂTININ PİR…

Ali Alper ÇETİN Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu’da güçlü bir devlet, ileri bir...

ŞİİR SOHBETİ

(Bu bir konuşma / sohbet metni. 10 Ağustos 2007 tarihinde GAÜ...

MERDİVEN - AHMET HAŞİM (TAHLİL)

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir...

TEFEKKÜR İLE TATBİKATIN MEZCETMES…

Hilmi Ziya Ülken (1901-1974), hayatı boyunca toplumsal bilimlerle münasebet içinde olan...

ANLATI SANATLARINDA ARKETİPLER

Kurgu sanatının en önemli unsurlarından biri olan arketip kavramının ne olduğunun hem nitelikli...

NAMIK KEMAL - HÜRRİYET KASİDESİN…

HÜRRİYET KASİDESİ1. Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten Çekildik...

1940 SONRASI TÜRK EDEBİYATI

Bu dönemde farklı şiir anlayışlarının çıkmasının nedeni dönemin kültürel ve sosyal yapısındaki hareketliliktendir.1940...

BAYRAM ŞİİRLERİ - NİHAD SÂMİ …

Millî sanatımızın köklerinden o kadar koparılmış bulunuyoruz ki bayramlarda olsun, eski...

ROMANTİZM

*Fransa’da 1830 yıllarında klasizme tepki olarak gelişmiş bir edebiyat akımıdır. *Klasik edebiyatın...

REALİZM

*19.yy’ın ikinci yarısında Fransa’da romantizme tepki olarak çıkan bir edebiyat akımıdır. *Konu...

Ruh Adam Romanındaki Uygur Masalın…

Türk edebiyatının kült romanlarından Ruh Adam’ın başlangıç bölümünde bir Uygur masalı...

SANATTAN BİLİME, RUHTAN HÜCREYE P…

Ahmet Arvâsî Kendini Arayan İnsan adlı eserinde akıl-zekâ-vahiy konusunu işlerken şöyle der: “İnsan...

BATILILAŞMA MACERAMIZDA TÜRK ROMAN…

GİRİŞ Yazar çağının aynasıdır. Eserleri aracılığıyla içinde yaşadığı toplumun sosyal, kültürel ve...

TUVALDE AKIŞAN SULAR

Ahmet Yakupoğlu’nu ziyaretten mülhem M. Ali Kalkan ve Selahattin Turan’a ithafen Duvardaki bir...

OSMAN ATTÎLA

Osman Attila ismini, ilk defa 1948 yılında, “ÇIĞIR” dergisinde çıkan “ Kızıldağ’da Bir Değirmen" başlıklı...

EDEBİ SANATLAR

1- BENZETME(TEŞBİH)          Aralarında ortak özellik bulunan iki kavramdan nitelik yönünden zayıf...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 3

• Divan şiiri konu bakımından çok çeşitlidir. Genel tanımdan da anlaşılacağı...

DOYULMAZ SEVGİ-BURAM BURAM AŞK: YU…

Benim bunda kararım yok,Ben bunda gitmeğe geldim.Bezirgânım metaım çokAlana satmağa geldim. Ben...

OSMANLI BÜROKRASİSİNDE GÖREV ALM…

Nuri Kavak' ın 18 Mayıs 1944 Soykırımı'nda kaybettiğimiz Kırım Tatarları' nın...

MİLLİ EGEMENLİK

Egemenlik, TDK sözlüğünde; ‘’Milletin ve onun tüzel kişiliği olan devletin yetkilerinin...

BIRAKIN OYNASIN ÇOCUKLAR

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi...

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR

Edebiyatımızın ve cemiyetimizin renkli ve hareketli simalarından biri olan Behçet Kemal...

ACI / ACIMAK

Hayat bu! Her şey çok iyi gidiverirken birden bir olayın, bir...

Türk Edebiyatı Karşılaştırmal…

Türk Edebiyatında dönemler, nazım şekilleri, nazım birimleri, kafiye şemaları, ölçü ve...

ABDURRAHİM KARAKOÇ AĞABEY İÇİN

Liseye giderken sevdiğimiz şairlerin başında geliyordu Abdurrahim Karakoç Ağabey. Özü bizdendi...

YUNUS’UN İZİNDE BİR TEKKE ŞAİ…

Ondördüncü yüzyılın başlarında Yunus; coşan, köpüren bir aşk çağlayanıdır. Sebil sebil...

TÜRKÜDEKİ VATAN - 1

Bayram Bilge TOKEL diyor ki; “Türküler bizi söyler yüzlerce yıldır, biz...

Neyzen Tevfik

Abdullah SATOĞLU Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden...

POSTMODERN ROMAN ANLAYIŞI

Her çağ kendi anlatısını üretir. Bizler şimdi postmodern zamanlarda yaşıyoruz ve...

ABUM RABUM: BİR HZ. İBRAHİM ROMAN…

Bir (Hz.) İbrahim Romanı İskender Pala Kapı Yayınları, 2018 1958 Uşak doğumlu, İstanbul Üniversitesi...

BAYRAM GEÇİNCE

Milletçe sevinç içinde kutladığımız milli ve dini günlerimiz, bayramlarımız … Bayramlarımız...

OSMANLI DÖNEMİ TÜRKÇE MÜZİK YA…

Giriş Osmanlı döneminde müzik teorisi üzerine ilk Türkçe eserler XV. yüzyılda yazılmaya...

TÜRKÇENİN UYANIŞI-1

Bugün akademik düzeyde bile dilin imkânlarını, maalesef şuuraltında yürüyen bir değerlendirmeyle...

ŞAHİTLER DERGİSİNİN 23. SAYISI …

Şahitler Dergisinin 23. sayısı da dopdolu ve gündemi yakalayan içerikleriyle yayımlandı...

RAMAZAN’IN İKİ YAKASI

“… Ne babaannem, ne de ondan sonraki kuşaktan amcalarım, yengelerim, babam, annem...

ROMAN SANATININ ARAF’TAKİ DURUŞU

Her sanat eseri, tabii ki hakiki sanat eseri, gerçek ile kurmaca...

HÜSEYİN YURDABAK

Anadolu’nun saf ve temiz rüzgârlarıyla uyanıp filiz veren tohumlar gibi, daha...

HACI BEKTAŞ VELİ'NİN HAYATI VE ES…

Hacı Bektaş Veli, Ahmed Yesevi'nin halifesi Lokman Perende'nin bizzat talebesidir. Kendisi...

DOST

Dost kelimesi dilimize, Farsça, ‘’düst’’ sözcüğünden dilimize geçmiş olup ‘’sevilen, güvenilen...

TÜRK MİTOLOJİSİNİN NÜVESİ URA…

”Gılgamış Destanı ve Dede Korkut Hikâyeleri” başlıklı bir başka yazımızda Sümerli...

Türkçe’deki Vatan-I

Hünkar Hacı Bektaş; din adamı, mütefekkir, mutasavvıf ve bir Türk Milliyetçisi...

GÖSTERGEBİLİMSEL BİR OKUMA DENEM…

Modern edebiyat teorileri, bilhassa metin tahlili hususunda, metinleri farklı şekillerde okuma...

İNSAN,RUH VE SONSUZLUK

Teoloji, metafizik ve felsefe yaradılış konusunu farklı bakış açılarıyla açıklamışlardır. Kur’an-ı...

ÇUKUROVA LOBİSİ DERGİSİ TEMMUZ-…

Çukurova Lobisi İmtiyaz Sahibi Ali Alper Çetin’in öncülüğünde, Temmuz-Ağustos 2017 Say:...

BASRÎ GOCUL

Balkan Harbi sırasında, Çorlu'nun Muhittin mahallesinde, bozguna uğratılmış istilâcı düşmanın geri...

HÜSEYİN NİHAL ATSIZ

12 Ocak 1905 İstanbul’da dünyaya gelen Hüseyin Nihal Gümüşhane’nin Çiftçioğlu ailesine...

EDEBİYATIMIZDA BİR DEVİR: FARUK N…

Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,Bir dakika araba yerinde durakladı.Neden sonra...

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Türk milletinin XX. yüzyılda yetiştirdiği en önemli ve çok yönlü fikir...

TÜRK DİLİNE FERMAN: KARAMANOĞLU …

Anadolu’yu ileri fikirleri ve düşünceleriyle, eserleri ve sanatlarıyla aydınlatanlar arasında onüçüncü...

Okullar açılırken (2)

Sorumluluğun önem ve değerini gündelik hayatımıza yansıtalım. Haklarımız ve görevlerimizin dengeli...

SABAHATTİN ALİ _ SIRÇA KÖŞK

Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış...

İbrahim SAĞIR

1936 yılında Balıkesir, Gönen İlçesi Paşaçiftlik Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu...

Bahattin Karakoç

1930 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde doğdu. İlköğrenimini memleketinde yaptı. Adana Düziçi...

KÜLTÜRÜ GÜNCELLEME ve YENİDEN M…

Kadim şehirler başlarını ulu dağlara, ovalara, denizlere ve nehirlere yasladıkları günden...

ADİL HAFIZANIN IŞIĞINDA, BİRİNC…

Adil Hafızanın Işığında, Birinci Dünya Savaşı’na Giden Yol ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu Altay...

AŞKSIZLARA VERME ÖĞÜT!

Muhatabının bileğini bükmek derdindeki dinleyiciye bir şey anlatmak imkansızdır. Öğrenme iştiyakı...

TANZİMAT EDEBİYATI (1860 - 1896)

Tanzimat Edebiyatı, bir kültür ve siyasi hareketin sonucu olarak ortaya çıkmış...

BARTIN'DAN BATUM’A GİDEN YOL RİZ…

Ne güzel demiş şair, “Seher yola giren âşık gece Leylâ’da akşamlar”...

ÖĞRETMEN: BOZKIRI YEŞERTEN ADANMI…

Öğretmen ; öğrencisinin sevincine tebessüm,hüznüne gözyaşı  olur.Öğretmen çorak topraklarda  gül bahçeleri...

GÖNÜL DAĞI BELKİ BİR KAF DAĞID…

Gönül Dağı belki bir Kaf Dağıdır, aşk ise Anka Kuşu. Kimin...

TÜRKÇENİN MİSAFİRLERİ (GÜN OL…

Yaşamak başlı başına bir öğrenme sürecidir. Öğretirken de öğreniriz. Hele bir...

HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM

Bir insanın anavatanı çocukluğudur, der psikologlar. Ne kadar doğru. Nereye gidersek...

AHMET HAMDİ TANPINAR KİMDİR VE Ş…

Ahmet Hamdi TANPINAR (1901-1962) Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının şâir, hikâyeci, romancı...

BENİM TRENLERİM

Küçük dünyamın en gizemli aracıdır tren. Bazen oyuncağım olur oynadığım, bazen...

MECNUN 'UN KÖPEG İ ÖPMESİ - MEVL…

Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı...

ZİYA OSMAN SABA

Edebiyatımıza “ Yedi Meş’aleciler” grubu ile giren değerli şair Ziya Osman Sabayı...

BİR AŞK MASALI

Kadın fotoğrafına baktı adamın. Her gün her gün biraz daha çekici...

KÜLTÜR – MEDENİYET - AYDINLAR

Kültür ve medeniyet millî ruhun yansımasıdır. Eğer bir millet yaşama üslûbunu...

Vatanı Dilinde Cengiz Dağcı

Cengiz Dağcı 9 Mart 1919’da Kırım’ın Gurzuf kasabasında doğ- du; 22...

TÜRK’ÜN ATEŞLE İMTİHANI

Türk vatanının İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesinden Cumhuriyet’in ilanını kadar kendisi...

MELENGİCİN GÖLGESİNDE - METİN S…

Melendiç nedir? Gölgesinde neler olmaktadır? Metin Savaş "Zemheri Kuyusu etrafında kurduğu...

ROMAN SANATI NEDİR VE NİÇİN ROMA…

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi açıktan açığa bir zaruretin beni sıkıştırıp...

DİVAN EDEBİYATI ÖZELLİKLERİ VE …

Divan Edebiyatının Genel Özellikleri: *Şiirde aruz ölçüsü kullanılmıştır. *Mazmunlar (klişeleşmiş, kalıplaşmış sözler) sıkça...

HATIRALAR IŞIĞINDA MEHMET AKIF ERS…

 Mehmet Akif, çok yönlü ve aktif kişiliği ile hiç kuşkusuz hem...

SAİT FAİK ABASIYANIK VE KAŞIKADAS…

23 Kasım 1906-11 Mayıs 1954 Sait Faik, Bursa Lisesi'ni bitirdikten (19.8) sonra...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

Dr. Halil ATILGAN

Edebiyat Dunyamız

1946 yılında Adana'nın Karaisalı ilçesinin İncirgediği köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdikten sonra Düziçi İlk öğretmen Okuluna girdi. 1964–1965 öğretim yılında Düziçi İlk öğretmen Okulundan mezun oldu. Çeşitli illerde öğretmenlik, Halk...

Behçet Necatigil (GÖNÜL)

Edebiyat Dunyamız

(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul), Türk şair, öğretmen, çevirmen. Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebi akıma katılmamış; bağımsız bir şair ve fikir...

ORHAN ŞAÎK GÖKYAY

Edebiyat Dunyamız

Bu Vatan Toprağın Kara BağrındaSıra Dağlar Gibi Duranlarındır  ORHAN ŞAÎK GÖKYAYTürk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?" isimli şiiriyle tanınan Orhan Şaik Gökyay'ı 2 Aralık...

Yetik Ozan

Edebiyat Dunyamız

YETİK OZAN (TURGUT GÜNAY) Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o, şiirlerinde kullandığı Yetik Ozan takma adı ile meşhur olmuştur. Prof. Dr. Saim Sakaoğlu Yetik Ozan’ın vefatından sonra hakkında bir...

Ahmet Yılmaz SOYYER

Edebiyat Dunyamız

Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz bebekken ayrıldıkları için annesinin yanında...

Gökhan Akçiçek

Edebiyat Dunyamız

Şair ve yazar. 15 Mart 1961’de Ordu’da doğdu. Aslen Alucra’nın Karaağaç Mahallesi’ndendir.  İlkokul dördüncü sınıfa kadar Güzelordu İlkokulu'nda eğitim gördü. Öğretmeninin İstiklal ilkokuluna tayin olması ile bu okula nakil aldırdı...

Gültekin SAMANOĞLU

Edebiyat Dunyamız

2 Kasım 1927 yılında Konya’da doğdu. Asıl soyadı Samancı’dır. Ortaöğrenimin ilk yılını Konya'da ikincisini ise İstanbul'da tamamladı. Orta öğretim üçüncü sınıftan itibaren Konya Askeri Ortaokulu'na devam etti. 1947'de Kuleli Askeri Lisesi'nden...

BURHAN TOPRAK

Abdullah SATOĞLU

“Yunus Emre’yi bulmadan önce, Türk edebiyatının havasında bunalıyordum. Yunus Emre, Türk Orta Çağının zirvesidir. Onun divanı bizim divana commedia (ilahi kometya)’mızdır. O kitapta, ruhun büyüklüğü, vücudun fâniliği, kendi taliimizi yaratmamak felâketi...

Aşık Murat Çobanoğlu

Edebiyat Dunyamız

 Aşık Murat Çobanoğlu 1940 yılında Kars'ın Arpaçay ilçesinin Koçköyü beldesinde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Karapapak (Azeri) Türkleri'nden ve asıl soyadı Çobanlar olan Çobanoğlu’nun annesi Lala (La'li) hanımdır ve...

ÖYKÜ / ROMAN

ANKARA’LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂ…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları ile eski Ziraat Mektebinin binasında toplanıyorlar bazen sabahlara kadar konuşuyorlardı. Meclis tartışmaları da onu çok yoruyor, sağlığı da kötüye...

REFİK HALİD KARAY - ZİNCİR

İşsiz, güçsüz kaldığım gurbet ellerinde köşe pencerem, kendimce Abdülhak Hâmid'in "Kürsü-i temaşa *"sı yerine geçerdi. Yabancı memleketlerde bir kasabaya sokulup uzun süre yaşamaktaki ezginliğin ne olduğunu bilir misiniz? Beş, on gün...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında atların satıldığı bir hana gitmiş...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Yüzbaşı Nakiyüddin Bey öğrencilerinin Fransızcasının ilerlemesi için elinden geleni yapıyordu. Onlara edebiyat eserlerini sevdirerek bu işi çözebileceğini biliyordu. Fransız yazarları tanıtıyor ve eserlerini okutuyordu. O gün romantizm akımından bahsedecekti: “Çocuklar”...

PARLAK LEVHALAR

Kadrinoserya'nın gündüzü gecesinden pek farklı değildir. Kadrinoserya.. Buraya, yani gözümün önünde -ve muhtemelen arkasında da- uzayıp açılan bu karanlık yere ben verdim bu ismi. Doğrusu bu yaptığım, isimlendirmenin klasik sebeplerinden herhangi...

REFİK HALİD KARAY - AYŞEGÜL

Çam ağaçlarının sesi nasıl tarif edilmelidir? Hem buna ses demek doğru mudur? Ne fısıltıya benzer, ne de bir din nağmesi veya sevda sözleşmesidir. Çamların sesi değil, nefesi vardır. Bana, kendi...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE MEZARINDAN KALK…

Roman, kendini her türden inancı sorgulayan ve tuhaflıklara tapan bir genç olarak tanımlayan Şevki Bey’in eski dostlarından Kadri Bey’le karşılaşması ile başlar. Ayaküstü yaptıkları sohbette Kadri Bey, şehir hayatından sıkıldığını...

DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANI

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami5otağını yer yüzüne diktirmişti Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti. Hanlar hanı Bayındır yılda bir kerre ziyafet verip Oğuz beylerini misafir...

ÖMER SEYFETTİN - PRİMO TÜRK ÇOCUĞU

Serin ve karanlık eylül gecesinin yıldızsız seması altında Selanik, sanki gündüzkü heyecanlardan, gürültülerden yorulmuş gibi, baygın ve sakin uyumaktadır. Rıhtım tenhadır. Olimpos Palas’ın, Kristal’in, Splandit Palas’ın, diğer küçük gazinoların lambaları...

ŞAİR ve ŞİİR

NESÎMİ'DEN GAZELLER

GAZEL 1 Gerçek hadîs imiş bu ki hûbun vefâsı yoh Kim sevdi hûbı kim didi hûbun cefâsı yoh   Aşkun belâsı yoh diyüben aşka düşme kim Kim âşık oldı kim didi aşkun belâsı yoh   Anun ki...

Gazel - Nesîmi -Gerçek hadîs imiş bu ki h…

1 Gerçek hadîs imiş bu ki hûbun vefâsı yohKim sevdi hûbı didi ki hûbun cefâsı yoh 2 Aşkun belâsı yoh deyüben aşka düşme varKim âşık oldı kim didi aşkun belâsı yoh

NÎGÂRIM DİLBERİM YÂRİM NEDÎMİM MÛNİ…

(XIV. YÜZYIL) Nîgârım dilberim yârim nedîmim mûnisim cânım Refîkim hem-demim ömrüm revânım derde dermânım Sevgilim, dilberim, yârim, alışığım, canım; Yoldaşım, ayrılmazım, ömrüm, ruhum, derde dermanım

GAZEL - KEÇECİZÂDE İZZET MOLLA

1. Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihan harâbEyler anı müdâhane-i âlimân harâb2. Bilmez ki iki kat yıkılur kendi halkdanİster cihân yıkıldığını hânüman-harâb3. A’mâl-i hayr süllemidir kasr-ı CennetinMümkin mi çıkma olsa...

MERDİVEN - AHMET HAŞİM (TAHLİL)

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak…    Sular sarardı… Yüzün perde perde solmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta…    Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller, Durur...

Mehmet Ali Kalkan

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor Sanat Enstitüsünü ve Çukurova Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirdi (1980). Bir müddet Eskişehir Belediyesinde çalıştı. Sonra...

GENÇ ŞAİRDEN BEKLENEN (ORHAN VELİ /PİŞM…

Yirmi yaşımızı dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı; beylik kalıplar, beylik oyunlar, beylik dünyâlar içinde bunalmış kalmış olan şiire yeni imkânlar arayalım dedik. Şiire yeni dünyâlar, yeni insanlar sokarak, yeni söyleyişler...

FUZÛLÎ VE BÂKÎ DİVÂNI’NDA BELÂ KAVRA…

Kur’ân ve hadislerde sıklıkla geçen ve Divan şiirinde de hayli fazla geçen kavramlardan biri olan belâ kavramı, divan şairleri tarafından farklı anlam ve mazmunlarla ifade edilmiştir. Belâ kavramı Türkçe sözlükte iki farklı anlam taşımaktadır.Bu çalışmada, 16...

NEDİM - TAHLİL- Bir safa bahşedelim gel ş…

ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte üç çifte kayık iskelede âmâdeGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aGülelim oynayalım kâm alalım dünyâdanMâ-i tesnîm içelim çeşme-i nev-peydâdanGörelim âb-ı hayât...

PÎR SULTAN'LARDAKİ VATAN

Prof.DR.Hilmi ÖZDEN

Saddam'ın sebep olduğu; daha sonra ABD emperyalizminin, 2003-2012 ocak arası işbirlikçi Barzani ve Talabani ile Irak'taki insan kıyımı: Dul kadın...

SEZAİ KARAKOÇ’UN “EDEBİYAT YAZILA

Edebiyat Dunyamız

Sezai Karakoç, verdiği eserlerle Türk edebiyatının son 60 senesinde mühim bir yere oturur. Başta şiir olmak üzere hikâye, deneme, fıkra, piyes, inceleme – düşünce...

KISKANÇLIK

Özcan TÜRKMEN

Hikmet Münir Ebcioğlu(1927-1989)’nın sözleri, Teoman Alpay(1932-2005)’ın bestesi hüzzam makamındaki “Kıskanırım” şarkısını bilirsiniz: “Saçın yüzüne değse...

SEGİYT REMİEV VE NESİMÎ

Edebiyat Dunyamız

Araştırmamızın amacı XX. yüzyıl başında Tatar edebiyatının önemli isimlerinden olan şair Segıyt Remiev’in eserlerinde Doğu Klasik şiir geleneklerini gündeme...

DİL ÜZERİNE

Nazan BEKİROĞLU

Önce söz var. Eşyanın yaratılışı sonradan. Adem'e önce isimler öğretiliyor. İsmin karşıladığı kavramlar sonradan geliyor. "Talebe perişan. Dilini unutan bir nesil...

BİR KURUCU AKIL OLARAK YAHYÂ KEMAL

Edebiyat Dunyamız

Türkçedeki "yanmak" ve "uyanmak" kelimeleri arasındaki kök birliği, kavram planında anlama ve görme ile de ilişkilendirilmelidir. Çünkü anlamanın uyanma ile olan...

ANLAMIN BAĞLAM AÇISINDAN İNCELENMESİ

Edebiyat Dunyamız

Semantics ve pragmatics alanlarına bakış Anlam konusudilbilimde semantics (anlambilim) ve pragmatics (edimbilim) alt başlıkları ile ele alınır. Anlambilimin bazı tanımlarında...

digertumyazilar