Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)
Bunu okudun 0%
C:\Users\alialpercetin\Desktop\HALİDE EDİP ADIVAR\Halide Edip-2.jpg

Kurtuluş Savaşımızın en sıkıntılı günlerinde sırtında bir asker kaputu (parkası) cepheden cepheye koşan, Sakarya ve Dumlupınar Meydan Savaşları’nda erlerimizle omuz omuza, onlara güç ve heyecan veren uyanık bir Türk kadını… O günlerde herkesin “Halide Onbaşı” diye adını saygıyla andığı bu kadın, tanınmış romancımız ve hikâyecimiz Halide Edip Adıvar.

İzmir’in düşman tarafından işgalinden birkaç gün sonra, İstanbul’un Sultanahmet Meydanı’nda düzenlenen bir mitingde kürsüye çıkmış, çarşafını sıyırarak arslanlar gibi kükremişti o gün. İyi bir hatip olan Halide Edip, Milli Mücadele döneminde yaptığı açık hava mitingleriyle önemli bir rol oynamıştır.  O konuştukça meydanı dolduran on binlerce insan selini coşturuyor, Milli Mücadele ruhu, dalga dalga şahlanıyordu. O günün hatıralarını Türk’ün Ateşle İmtihanı adlı eserinde Halide Edip şöyle anlatır:

“ .…Meydanın başına gelip de kalabalığı görünce, bana bir sükûnet geldi. Sultanahmet Camii’nin minareleri mavi boşluğa yükselen, ilâhî sanatkârların elinden çıkmış beyaz ney’ler gibiydi. Minarelerinden siyah bayraklar havada dalgalanıyordu. Kürsünün önüne geldiğim zaman hayatımın en önemli dakikalarından birini yaşadığımı hissettim. Vücudumun her zerresi elektriklenmiş gibiydi. Bu hâl, herhangi bir zamanda beni derhal öldürecek kudretteydi. Fakat o ân benim için unutulmaz bir tecrübedir. Çünkü hiç sesi çıkmayan bu iki yüz bin kişinin ıstırabını bana aşılamıştı. İnanıyorum ki, Sultanahmet’teki Halide, her günkü Halide değildir. O günkü Halide’nin kalbi, bütün Türk kalplerinden gelen bir hisle atıyor ve Halide’ye gelecek yılların faciasını duyuruyordu…”

O günden sonra Halide Edip’in adı daha çok duyulmaya başlandı İstanbul’da…

C:\Users\alialpercetin\Desktop\HALİDE EDİP ADIVAR\Halide Edip Sultanahmet mitingi.png


Halide Edip Sultanahmet mitinginde.

Bu vatansever, heyecanlı, güzel konuşan, güzel yazan aydın kadın, bir gün eşi Adnan Adıvar’la gizlice Anadolu’ya geçivermiş, Mustafa Kemal’in safında, onunla birlik yerini almıştı. Halide Edip artık sabırlı, bağrı taşlı Türk analarının temsilcisi, Vatanı uğruna çarpışan, çarpışmak için Mustafa Kemal’in ordusuna gönüllü giren ana kuzusu yiğit erlerin ablasıydı. Onların arasına giriyor, dertlerini dinliyor,  mektuplarını yazıyor, cephane taşıyan Türk kadınlarının yanında, yardımına koşuyordu. Bu yüzden Halide Onbaşı demişlerdi ona…

Halide Onbaşı ayağı postallı, omuzu tüfekli… Halide Onbaşı, İstanbul Üniversitesi’nin ilk kadın profesörü…Evet Halide Edip, onbaşı olmadan önce 1918-1919 yıllarında İstanbul Darülfünun’unda Batı Edebiyatı profesörüydü.

1884 yılında İstanbul’da doğmuş, 1901 yılında Üsküdar Amerikan Kız Kolejini bitirmişti. Daha sonra özel dersler almış, Mısır ve İngiltere’de bulunmuş, kendkendini yetiştirmişti. 1908 senesinde Tevfik Fikret'in çıkardığı Tanin'de yazılarını yayınlanmaya başladı. 1909'dan sonra öğretmenlik ve 1. Dünya Savaşı başladığında Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği görevi yaptı. Kadınların toplumsal yaşama katılması ve eğitilmesi için çalışan Teâli-i Nisvan Cemiyeti'ni kurdu. 1912'de kurulan Türk Ocağı'na katıldı.

Suriye ve Lübnan Osmanlı toprakları içindeydi. Halide Edip, Birinci Dünya Savaşı yıllarında sosyal çalışmalarıyla tanınmış, Beyrut ve Şam’da ilk modern Türk okullarını açmıştı. Daha sonra İstanbul Üniversitesine geçti. Derken, Kurtuluş Savaşı’nın eşiğinde, kendisini Anadolu’da buldu. Atatürk’ün emriyle, 1920 yılında Ankara’da Anadolu Ajansını kurarak Millî Hükümetin dış dünyayla ilk bağlantısını sağladı. Millî Mücadele’yi sonuna kadar izledi. Cumhuriyetten sonra, eşiyle birlikte İngiltere’ye gitti. Bu kez Cambridge ve Oxford gibi tanınmış üniversitelerde yine Türklüğü dile getiriyor ve Türk’ü anlatıyordu. Paris Sorbon Üniversitesi’nde; Amerikan Columbia ve Hindistan üniversitelerinde konuk profesör olarak konferanslar veriyor, bu konferanslar büyük ilgi topluyordu. 4 yıl İngiltere 10 yıl Fransa olmak üzere, 14 yıl boyunca yurt dışında yaşadı. 1939 yılında yurda dönerek İstanbul Edebiyat Fakültesinde dersler verdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Filolojisi Kürsüsü Başkanı oldu. Ölümüne kadar kürsü başkanlığı görevini sürdürdü. 1950-1954 yılları arasında milletvekili olarak parlamentoya girdi. Bir süre tekrar profesör olarak çalıştıktan sonra, köşesine çekilerek yazı hayatını sürdürdü. 9 Ocak 1964’te radyo ve gazeteler onun ölümünü büyük bir üzüntüyle Türkiye’ye ve dünyaya duyuruyorlardı.

Halide Edip Adıvar, İstanbul Merkezefendi Mezarlığı’na defnedilmiştir. 



Halide Edip’in seksen yıllık ömrünün altmış yılı roman, hikâye, tiyatro, hatıra türlerinde bunlardan başka bilim ve fikir konularında eserler vermekle geçmiştir.

1910'da yayınlanan ilk romanı "Seviye Talip" ile 1911'de yayınlanan ilk öykü kitabı "Harap Mabetler"edebiyat çevrelerinde ilgiyle karşılandı. 1897 senesinde İngilizce öğrenirken çevirdiği Jacob Abbott'un"Ana" adlı eseri yayınlandı. Bu başarısı sebebiyle Sultan II. Abdulhamit tarafından 1899 senesinde Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi. Seviye TalipHandan ve Kalp Ağrısı gibi daha çok bireysel konuları ve kadın psikolojisini incelediği eserlerdir. Bu dönem eserlerinde özellikle psikolojik tahliller ön plandadır.

Romanlarının kadınları Batılı bir anlayışla idealize edilmiş, güçlü ve kültürlü kadınlardı. Kahramanlarının kişiliklerine, ruh yapılarına ve davranışlarına önem vererek bu özelliğiyle Türk romanında yeni bir adım attı.  Sonra Türkçülük akımını benimsemiş Millî Edebiyatın tanınmış ilk kadın romancısı olmuştur.

Millî Mücadele yılları ve Kurtuluş Savaşı döneminde ulusçu, milli duyguları öne çıkaran roman ve öyküler kaleme aldı. "Yeni Turan""Ateşten Gömlek" ve "Vurun Kahpeye" bu dönemin eserleridir. Yeni Turanisimli eseri, ülkemiz sorunlarına eğilmiş, Türkçülük düşüncesini işlemiştir.

Yirmiyi aşkın romanları arasında önce İngilizce yazılan, 1935 yılında da Türkçe baskısı yapılan Sinekli Bakkal çok tanınmış ve okunmuştur. 1942 yılında açılan bir yarışmada birincilik kazanan bu eser gerçekten Cumhuriyet dönemi Türk roman türünün en ileri bir örneği ve şaheseri sayılır. “Ateşten Gömlek”“Kalp Ağrısı”“Vurun Kahpeye”“Tatarcık”“Akile Hanım Sokağı” adlı romanları da çok okunan ve tanınan eserleri arasındadır. Tiyatro eserleri arasında “Maske ve Ruh”, hatıraları arasında da, Kurtuluş Savaşı yıllarını anlatan “Türk’ün Ateşle İmtihanı” kitaplarını sayabiliriz. Bu eser Halide Edip Adıvar’ın Birinci Dünya Savaşı sonrasından Cumhuriyetin ilan edilinceye kadar yaşadığı anılarını içeren kitaptır.

Halide Edip Adıvar'ın Eserleri sıralarsak;

Roman:

  • Heyula (1908),
  • Raik'in Annesi (1909)
  • Seviye Talip (1910)
  • Handan (1912)
  • Yeni Turan (1912)
  • Son Eseri (1913)
  • Mev'ud Hüküm (1918)
  • Ateşten Gömlek (1923)
  • Vurun Kahpeye (1923)
  • Kalp Ağrısı (1924)
  • Zeyno'nun Oğlu (1928)
  • Sinekli Bakkal (1936)
  • Yolpalas Cinayeti (1937)
  • Tatarcık (1939)
  • Sonsuz Panayır (1946)
  • Döner Ayna (1954)
  • Akile Hanım Sokağı (1958)
  • Kerim Ustanın Oğlu (1958)
  • Sevda Sokağı Komedyası (1959)
  • Çaresaz (1961)
  • Hayat Parçaları (1963)
Öykü:

  • İzmir'den Bursa'ya (Yakup Kadri, Falih Rıfkı ve Mehmet Asım Us ile birlikte, 1922)
  • Harap Mabetler (1911)
  • Dağa Çıkan Kurt (1922)
Tiyatro:

  • Kenan Çobanları (1916)
  • Maske ve Ruh (1945)
Anı:

İnceleme: 

  • İngiliz Edebiyatı Tarihi (3 Cilt, 1940, 1946, 1949)
  • Hindistan’ın içyüzü – inside India (İngilizce, 1937)
  • Üniversite Kafası ve Tenkid (1942)
  • Edebiyatta Tercümenin Rolü (1944)
  • Türkiye’de Şark Garp ve Amerikan Tesirleri (1955)
  • Dr. Abdülhak Adnan Adıvar (1956)



Halide Edip’in edebî kişiliğini Türk edebiyatındaki yerini ve değerini, edebiyat tarihçilerimiz araştıradursunlar, bizim asıl söylemek istediğimiz yönü; O’nun “Anadolu’yu Aydınlatanlar” arasında seçkin varlığı ve hizmetleridir. Gerçek şu ki; Halide Edip Anadolu’nun en karanlık günlerinde aydınlık olmuş, Anadolu’yu yazıları ve sözleriyle uyarmış bir fikir ve heyecan meşalesidir. O günlerde şehir şehir, kasaba kasaba dolaşırken umutsuz halka: “Biz Türklüğümüzle iftihar etmeye, Türklük için çalışmaya başlarsak emin olunuz ki, bu kara günlerin ye’sini ve hezimetini sileriz” diyerek onları Millî Mücadele saflarında şuurlandırmış, “Gece en karanlık göründüğü zaman, gün ışığı yakındır” diyerek, kurtuluş günlerinin müjdesini vermiştir. Gerçekten kurtuluş günleri gelmiş, bu kez aralıksız eserler vererek millete okuma alışkanlığı, sanat heyecanı aşılamış, gerçekten çok okunmuş ve okutulmuştur.

Halide Edip Anadolu aydınlığında batmayan bir güneştir, hizmetleri ve her yıl yeni baskılar yapan eserleriyle… Türk kadınları Halide Edip Adıvar ile övünmekle haklıdır. Öldüğü zaman Batı’da yayınlanan bir gazete ölüm haberinin altına şu cümleyi yazmaktan kendini alamamıştır:

“Halide Edip gibi aydın, mütefekkir bir sanatçıya rastlamak için Avrupa’da pek çok dolaşmak gerekir

Bu söz, onun için sözün özü olsa gerek…

C:\Users\alialpercetin\Desktop\HALİDE EDİP ADIVAR\Halide Edip kabri.jpg

   Halide Edip Adıvar kabri/ Merkezefendi mezarlığı-İstanbul.



Kaynaklar

https://www.turkedebiyati.org

https://www.edebiyatogretmeni.org

http://www.biyografya.com

Önder Mehmet: Anadolu’yu Aydınlatanlar, Başbakanlık Vakıflar Genel

Müdürlüğü Yayınları, 1998 Ankara

Ali Alper ÇETİN

Comments powered by CComment

HALİDE EDİP ADIVAR'LA SOHBET : "edebiyatımız krizalit halinde"
Türk edebiyatına en iyi romanlarını vermiş olan Halide Edip, şimdi de yurt dışından mecmualarımıza ara sıra yazdığı fıkralar ve yaptığı yeni neşriyatla yeni Türkiye'nin en güzel fikir ve sanat örneklerini de vermekte devam ediyor. Her şeyden evvel bir sanat ve fikir mecmuası olan Yücel, onun yeni...
GÖNLÜMDEN...(AHMET OCAK)
Ahmet Doğru Edebiyat Öğretmeni. 1975 de Kahraman Maraş'ın Pazarcık ilçesinde doğmuş. Şimdi doktora yapıyor ve Osmaniye'de de öğretmenlik. Aynı zamanda Güneysu Dergisi'nin editörü. Sevdiğinin "Burcu burcu vatan kokan gözleri"ne aşık. Zaten "Dertlerin bütünü vatandan yana." "Gül gölgeleri"...
AZALMALI İNSAN
Bu ağacı tanıyorum ben… Belki de hatırlıyorum… Tıpkı kitâbesiz şehirlerin toprağın katmanlarına sırlanmış hâtıraları gibi hatırlıyorum bu mekânı, bu ağacı ve ağaç altında bir elif misâli duran mürşid-i kâmili…Sokrates’in Eflâtun taşında, Eflâtun’un mağarasında, Üveys’in gönlündeki o tenhadan...
N’OLDU BİZE
Maddî ve manevî anlamda temizliğe çok önem verirdik. Zihinlerimiz ve gönüllerimiz, kötülük ve çirkinliklerin esiri oluyor. N’oldu bize?! Görev ve sorumluluğumuzun bilincinde olur; bunu birbirimize telkin ederdik. Görevden de sorumluluktan da kaçar olduk. N’oldu bize?! Haddi aşmaz, taşkınlık...
DİRENİŞ VE DİRİLİŞ’İN ŞİİRE DÜŞEN AKS’İ: ARİF AY’IN ŞİİRİNDE KUDÜS VE BOSNA
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde ‘direniş’ sözcüğünün anlamı olarak ‘direnme’ verilmiştir. Direnme(k) ise herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek anlamına gelir. Direnişçi, direnme işini yapan kimsedir. Direnmek söz konusu...
ABDÜLHÂK HAMİT’TE PİERRE CORNEİLLE ETKİSİ VE “HORACE”
19. yüzyıl Türk edebiyatının Batılı tesirlerle kendi yolunu bulma aşaması, 17. yüzyıl öncesine dayanmaktadır. Dönemler içersinde oluşan kültürel, sosyo - ekonomik gelişmeler edebiyat sahasını da etkilediğini hatırlatmak gereklidir. Dönem edebiyatçılarında siyasî kimlik de bulunmaktadır. Bu...
prev
next
Edebiyat Sohbetleri
Edebiyat Sohbetleri
Tarih Gezgini
Tarih Gezgini
Pazar Okumaları
Pazar Okumaları
Gökçe Kızın Dünyası
Gökçe Kızın Dünyası
Yazarlar ve Eserleri

Doç.Dr. Mustafa AYDEMİR

Drina’da Son Gün’de İkinci Dünya Savaşı yıllarında Balkanlar’da yaşanan insanlık dramına dikkat çekilir. Romanda, Almanların ve Sırpların baskılarına dayanamayıp eski Yugoslavya’dan anayurtları...

Bilgi Dağarcığı

Murat ÖZTÜR

Gazel kelimesi Arapçada “kadınlarla sevgi üzerine konuşmak, söyleşmek” anlamına gelmektedir. Asıl konusu aşk ve sevgilidir. Sevgili ile ilgili olarak şarap ve tabiattan da söz edilir (İpekten...

Şairler ve Şiirleri

Murat ERTEN

Tasavvûf; zühd ve takvâda Hz. Peygamber‘e uyan, sahâbe ve onların ardından gelenleri tâkib eden, nefeslerini Allâh‘ı anmakla tüketen, kalp temizliğini her şeyin üstünde tutan ve kalbini gafletten...

Bilgi Dağarcığı

Münir CERRAHOĞLU

İkinci dünya savaşından sonra Avrupa’nın en büyük talihsiz olaylarından ve trajedilerinden biri de zulümlerin ve soykırımlarının yaşandığı Bosna Hersek olaylarıdır. “Üç yıldan fazla süren bu savaş...

Yazarlarımızdan

Özcan TÜRKMEN

Filozof Miletli Thales (MÖ 624 - 526)’e ‘Dünyada en zor olan nedir?’ diye sorduklarında ‘Kendini bilmek.’ der. ‘Peki, dünyada en kolay olan şey, nedir’ diye sorulunca ‘Başkasına nasihat vermek’...

Şairler ve Şiirleri

Müberra GÜRGENDERELİ

16. yüzyılda yaşamış olan Mostarlı Hasan Ziyâî, Boşnakların en eski divan şairlerinden biridir. Balkanlarda, özellikle de Bosna’da önemli bir şöhrete sahip olmasına rağmen, hayatı hakkındaki...

Edebiyat (Teorik)

Edebiyat Dunyamız

Okuma-yazma öğretiminin ardından, öğrencilerin okuma-yazma becerilerini geliştirilerek belirli bir düzeye ulaştırılması gerekmektedir.Bu amaçla öğrencilere bazı çalışmalar...

Edebiyat (Teorik)

Prof.Dr.Firdevs GÜNEŞ

Çağımızdaki hızlı gelişmeler ve bilimsel ilerlemeler, düşünme, anlama, sorgulama, sorun çözme gibi becerileri üst düzeyde geliştirmeyi ve hayat boyu öğrenmeyi zorunlu kılmaktadır. Hayat boyu öğrenme...

Yazarlarımızdan

Edebiyat Dunyamız

Geçen gün iş yerinde oturuyorum, zamanında Türk Dünyası'ndan gelip Eskişehir'de okuyan gençlerden biri aradı memleketinden. Dedikleri aşağı yukarı şöyle; "Ağabey, Eskişehir'de üniversitede...

Yazarlarımızdan

Turgut GÜLER

Görüşten görüşe farklılık gösteren mefhûmlar arasında, “ahlâk”ın çok özel bir yeri var. Senin, ahlâk âbidesi olarak değme yerlere sığdıramadığın nice âdemoğlu ve havvakızı, skandal kelimesini...

Şairler ve Şiirleri

Murat AK

İstiklal mücadelesinin önemli aktörü ve İstiklal marşının müellifi Mehmet Akif Ersoy (v.1936) şahsiyetiyle Türk insanının zihninde ve gönlünde ne kadar iz bırakmışsa şâirlik vasfıyla da şüphesiz...

Yazarlarımızdan

Prof.Dr. Abdulkadir İLGEN

“En özel gizli demlerde Dağlarda ve denizlerde Birden kendi ulusumun sırrına erdim Halkım yalnız iki duyguyu tanıdı Ya birini yaşadı ya öbürünü yaşadı Fetih veya bozgunu; İşte sırrı...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

Yayınlar

İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesinin beş ay öncesiydi. Askerî Tıbbiye-i Şâhâne talebelerinden birkaçı geceleyin üst kattaki yatakhanelerinden usulca, uyku halindeki diğer talebelere sezdirmeksizin çıktılar. Son sınıftan Esat, İbrahim Mazlum, Dıramalı Yusuf ve birkaç kafa dengi arkadaş, hep...
Adını Azîz İstanbul’un şâiri Yahya Kemâl Beyatlı’nın “İstanbul’u Fetheden Yeniçeri’ye Gazel” şiirindeki satırların mânâ süzgecinden süzülerek alan “Şehsüvâr-ı...
Son yüz yılda en çok dile getirilen yakınmalardan biri, Türkiye’nin milli burjuvazisini geliştiremediği, sermaye birikimini yapamadığı, sanayi devrimine...
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Metin Savaş'ın şanına yakışır bir eser olduğu kanaatini taşıdığımız "Vatandaşlık Ofisi" adlı yeni romanı Ötüken...
İbrahim Kalınİnsan Yayınları2020 Bu kitap bize, “akıl” nimetinin mânâsını, kalp ile olan bütünlüğünü, akıl-kalp bütünlüğünün ahlâk, erdem, hikmet ve...
“BİZİ ‘BİZ YAPAN’ HAYALLERİMİZ VARDI”Kenan EROĞLU (Berikan Yayınevi, Ankara 2020, )(1968-1980 yılları arası Yozgat’da Milliyetçi Hareket içerisinde...

Biyografi

Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişlarinda Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler kurmuşlardır. Bugün kabul edilen görüşe göre Türklerin anayurdu Orta Asya’da Altay-Ural dağları arasındaki bozkırlarda olup ve...
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar,...
(1873 - 1936)1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi....
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak...

Şiir

Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde ‘direniş’ sözcüğünün anlamı olarak ‘direnme’ verilmiştir. Direnme(k) ise herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek anlamına gelir. Direnişçi, direnme işini yapan kimsedir. Direnmek söz konusu...
Nâ’ilî, 17. yüzyıl divan şiirinin ve sebk-i Hindî üslûbunun önemli isimlerinden biridir. Hayatı hakkında bilinenler azdır. İstanbullu olup asıl adı...
Gazel kelimesi Arapçada “kadınlarla sevgi üzerine konuşmak, söyleşmek” anlamına gelmektedir. Asıl konusu aşk ve sevgilidir. Sevgili ile ilgili olarak şarap ve...
Tasavvûf; zühd ve takvâda Hz. Peygamber‘e uyan, sahâbe ve onların ardından gelenleri tâkib eden, nefeslerini Allâh‘ı anmakla tüketen, kalp temizliğini her...
İkinci dünya savaşından sonra Avrupa’nın en büyük talihsiz olaylarından ve trajedilerinden biri de zulümlerin ve soykırımlarının yaşandığı Bosna Hersek...
16. yüzyılda yaşamış olan Mostarlı Hasan Ziyâî, Boşnakların en eski divan şairlerinden biridir. Balkanlarda, özellikle de Bosna’da önemli bir şöhrete sahip...

Öykü Roman Masal

19. yüzyıl Türk edebiyatının Batılı tesirlerle kendi yolunu bulma aşaması, 17. yüzyıl öncesine dayanmaktadır. Dönemler içersinde oluşan kültürel, sosyo - ekonomik gelişmeler edebiyat sahasını da etkilediğini hatırlatmak gereklidir. Dönem edebiyatçılarında siyasî kimlik de bulunmaktadır. Bu...
Drina’da Son Gün’de İkinci Dünya Savaşı yıllarında Balkanlar’da yaşanan insanlık dramına dikkat çekilir. Romanda, Almanların ve Sırpların baskılarına...
Bütün hikâye ve roman yazarlarının yaptığı iş esasında bir “öykü/hikâye” anlatmaktır. Bir anlatıcı, yazar, “anlatıcı, öykü, yer, zaman, kişiler” vb. unsurlar...
Edebî metinler milletlerin hayatındaki değişim ve dönüşümleri en geniş şekilde yansıtan eserler olduğu kadar, yazarın hayat coğrafyasına ışık tutan, ondan...
Bu sabah, her zaman çıktığım gibi çıkmamıştım evden. Sokak yabancı geliyordu. Etrafıma sanki suçlu gözlerle bakıyordum. Oysaki her zaman yaptığım gibi yemek...
Milli Türk Destanlarının eri önemlilerinden ve en ünlülerinden biri olan Oğuz Kağan Destanı, eski kaynaklarda, Oğuznâme adı verilen bir eserde kayıtlı olarak...

Mülâkat/Söyleşi

Türk edebiyatına en iyi romanlarını vermiş olan Halide Edip, şimdi de yurt dışından mecmualarımıza ara sıra yazdığı fıkralar ve yaptığı yeni neşriyatla yeni Türkiye'nin en güzel fikir ve sanat örneklerini de vermekte devam ediyor. Her şeyden evvel bir sanat ve fikir mecmuası olan Yücel, onun yeni...
Konya’nın Seydişehir ilçesinde ressam olarak tanınan Fatma Kırdar’ın ünü gün geçtikçe yaşadığı şehrin dışına taşarak Ülke geneline yayılmış. Genç yaşta eşini...
Konuşan: Selçuk KARAKILIÇ Öncelikle, morfolojik özellikleri incelendiğinde türkünün yüzyıllar öncesinden toplayıp getirdiği anlam yekûnunu nasıl bir...
Merhabalar Sevgili hocam. Öncelikle Ali Nihat Tarlan hoca için hazırladığımız bu özel sayıda, bize eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz. Hocam, sizin...
(Öykücü Abdullah Harmancı ile Söyleşi: ) Sorular: Ahmet Melih Karauğuz Hocam Yalova'dayız... Gençlere hitap ediyoruz. Edebiyatçı gençlere... Onlara...
ŞEKER ŞEYMA: Hocam öncelikle mülakat yapma teklifimi kabul edip bana kıymetli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim. CEMAL SAFİ: Rica ederim. ŞEKER...

digertumyazilar

Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Toplum hayatında vazgeçilmez olan din, aynı zamanda medeniyet kurmakta da etkin bir rol oynar. Din, bazen toplumun geneline hitap eder, bazen de bireysel anlamda dinden güç...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Oxford Üniversitesi’nin XX. yüzyılda en büyük dil felsefesi uzmanlarından (ölm.1960) Prof. J.L.Austin, ‘A Plea for Excuses’ adlı makalesinde bir edimin ‘yanlışlıkla’ (‘by...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...