Perşembe 4 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)
Bunu okudun 0%

cengizdagci1920 yılında Kızıltaş/Yalta-Kırım’da dünyaya gelen Kırım ve Türk Edebiyatının büyük ismi; Cengiz DAĞCI, 22 Eylül 2011 Perşembe günü Londra'da, hayata veda etti. Eserleriyle Kırım Türklerinin acılarını sevgilerini umutlarını dünyaya haykıran nadir yetişen yazarlarımızdandı.   Ruhu şad olsun.

“Ailesinin büyük bir kısmı sürgünde ölen, mezarları bile belirsiz fertlerinin ( Yansılar: s.219) ve kendi yaşadıklarının ızdırabını yenerek dünyada mesut insanlar görmek isteyen Cengiz Dağcı –Kırım’ı, ağır bir taş gibi yüreğinin içinde- taşırdı. (Yansılar: s.264) (1)

“Vatanından uzak düşmenin ızdırabını, onu bizzat yaşamış kişinin, anne, sevgili ve vatanla birleştirerek anlatması, hele  bu anlatan bir sanatkârsa, insana gerçekten çok tesir ediyor. Biz bir vatana sahip olmanın rahatlığı içindekiler, vatanlarını kaybedenlerin ızdıraplarını anlamakta zorluk çekebiliriz. Millî Mücadele yıllarında vatanımızı kaybetmenin eşiğinde iken Yahya Kemal’in derslerine devam eden Tanpınar, Yahya Kemal adlı monografisinde dilin bazen vatandan ibaret kesildiğini şöyle anlatır:

            “Milletlerin böyle sıkışık anları olur. Vatan birdenbire dilden-dilden, çünkü tarih onun içindedir-ibaret kalır.” (Yahya Kemal, Dergah yayınları, 1982, s.30)

 “Anneme Mektuplar”da “yazarın tek başına evinde belki de ölümü beklemeye başladığı günlerde, annesiyle olan günlerini hatırladığı on beş mektup bulunur. Londra’nın herhangi bir köşesinde yazarın gözleri önünde bir sahne belirir. Bu sahneler hep, terk etmek zorunda bırakıldıkları anavatanları Kızıltaş’ta anne ve annenin hayatını bağladığı evdir. Değişen dünyada, değişmeyen tek şey anne hayalidir. “biliyor musun anneciğim, ben burada bir kafes içinde yaşıyorum. Benim bu kafes hayatım şimdi değil, yıllar öncesi başladı. İyi hatırlıyorsundur, askere alındığım gün başlamıştı ayrlığımız, derken savaş çıktı. Savaştım. Tutsak oldum. Sonra özgürlüğüme kavuştum. Ama sensiz, sakat ve eksik bir özgürlüktü bu. Sana döneceğim günü bekledim yıllarca. Dönemedim. Ah, şu anda yattığın yerden başını kaldırıp benim bu kafesime bakabilsen. Neler yok benim bu kafesimde. Mavisi gözlerinin mavisinden Gurzuf denizi; Ayı dağı, Gelinkaya, Topkaya ve Adalar; Sarı Çömez’in tarlası, avludaki sıvalı fırın ve Pilibaşı; her bahar akların akıyla çiçek açan elma ağaçları; Hıdırellez’de mezarlık duvarı dibinde çiçek fideleri diken kızlar; derviza günlerinde bayrak tutan delikanlılar; ve serçeler, saksağanlar, karatavuklar; Kasım’da yaylaya yağan ilk kar.. ve ben. Ben her gece,

İşte…İşte…geleyatır,

Ayağında kırmızı katır.

Geleyatır Çora batır.

Türküsüyle gözlerimi yumarım ve başımı yorganın altında Eşk İbrahim’in köprüsünde Alim Aydamak’ın  ödünü patlattığı oniki dilijans bazergânın alınlarındaki soğuk ter dizilerini sayarım…Hastalar bağında bitip olgunlaşmış üzümleri tutarım avuçlarım içinde; ve ellerim yorulunca Memiş’in deresi Üstündeki salkım söğütü üzerime çekip uyurum. Gerçeklere meydan okuyan ölümsüz hayaller gibi. (Anneme Mektuplar: s. 10-11) Bu kitap yazarın savaş yıllarından öncesine ve sonrasına aittir. Londra’daki satırlarında “..Ben yaşadıkça Kızıltaş unutulmayacaktır” (Anneme Mektuplar: s.133) (1) diyerek Kırım Türklerine ve Türk dünyasına vatan hasretini anlatır ve vatanın kıymetini öğütlemeye çalışır.

Bütün ömrü “Vatan Kırım”ı anlatmakla geçen Cengiz Dağcı’nın Türkiye’de ilk tanınan eseri “Korkunç Yıllar”dır. Eserlerinde kendi hayatını ve çevresini anlatan edibimizden 1955 yılı bir Ağustos günü “Yaşar Nâbi” bir mektup ve uzun bir eser alır. Hayatını anlatan eserinin notları şu cümle ile biter: “Elhamdülillâh Türküm, Müslümanım ve bu notlarımda yazdığım hepsinin de hakikat olduğuna yemin ederim”.

Türk-İslâm şuuru yüksek olan yazarımız “Bahçesaray’dan Kaşgar’a varana kadar binlerce minaremiz göklere uzanıyor. Bize Tatar diyorlar, Çerkez diyorlar. Türkmen diyorlar, Kazak diyorlar. Özbek diyorlar, Azer diyorlar, Karakalpak, Çeçen, Uygur, kabardı, Başkır, Kırgız diyorlar. Bunlar hep yalan! Deniz parçalanmaz. Biz Türk-Tatarız” (Korkunç Yıllar. S.27) (2) diyordu. Bugünkü Türkiye, Türkistan, Kafkasya ve Balkan Türkleri ve yöneticileri, Cengiz Dağcı’yı yeterince bilseydi ve anlasaydı, geçmişin hatalarını tekrarlamazdılar. Aziz Türk Milletini, Türklükten başka mecralara çekmek  ve Türklüğü ufalayıp, moda tabirle etnik kimliklere (ötekileştirme) sürüklemek isteyenlere Cengiz Dağcı'nın bu sözleri herhalde yeterli mesajı veriyordur. 

“Yaşar Nâbi, Korkunç Yıllar’ın müsveddelerinin eline nasıl geçtiğini ve eserin yazarı hakkında bazı malûmatı önsözde zikreder.

Ardından Cengiz isimli Kırımlı gencin (romanın yazarı) yazmış olduğu ve romanın kahramanı Sâdık Turanla tanışmaları ile, ondan hâtıralarını nasıl aldığını izah eden, tabii yine okuyucuda gerçeklik duygusunu besleyen bir giriş kısmından sonra romana, yani "Sâdık Turan'ın Hâtıralarına" geçilir. Eser hatırat mahiyetinde olduğundan, romanın kompozisyonu da buna uygun olarak düzenlenmiştir. (3)

Sâdık, Kırım'da, Akmesçit'e bağlı Kızıltaş köyünde doğmuştur. Kızıltaş Karadeniz kıyısında şirin bîr köydür. Ama Ruslar burada yaşayan Türkleri rahat bırakmazlar. Sık sık baskınlar düzenleyerek köyün, Kırım çapında da milletin ileri gelenlerini, aydınları tutuklayıp sürerler veya hapse atarlar. Rusların hedefi; diliyle, diniyle, medeniyetiyle Türk kültürünü yok etmektir. Camileri yıkarlar, tarihî eserleri harabederler. Sık sık alfabe değiştirerek Türk dilini unutturmaya, Türklerin birbirleriyle irtibatlarını kesmeye çalışırlar. (3)

Kırım Türk'lerinin orta yaşlıları milliyetçidirler. Bu duyguyu evlâtlarına da aşılarlar, onlara "Kuzu Kurpeç" ve "Çora Batır" gibi kahramanlık destanlarıyla, "Siyer-i Nebi" gibi dinî kitapları anlatırlar ve okurlar. Sâdık'ın babası Hüseyin Ağa da bu çeşit Kırımlılardandır. Mekteplerde dine ve milliyetçiliğe —bilhassa Türk milliyetçiliğine— insafsızca hücumlar yapılmasına rağmen, evlerdeki aile mektepleri, çocukların büyük bir ekseriyetini Türk milliyetçisi olarak yetiştirir. Sadık da, bu aile mekteplerinde yetişen milliyetçi gençlerdendir. (3) Bir gün Sadık’ın babası sürgüne gönderilir. 

Resmi mekteplerin tesirinde kalıp, Rus'lara hizmet eden Kırımlılar da mevcuttur. Korkunç Yıllardaki Süleyman, bu kategorideki gençlerdendir. Fakat bunlar da hâdiselere tam nüfuz ettikten sonra, ekseriya yaşlı neslin fikirlerine sahip olurlar. Korkunç Yıllardaki Süleyman ve O Topraklar Bizimdi romanındaki Selim, gerçeklerle karşılaştıktan sonra hep Türk milliyetçiliğine iltica ederler. Bu dört eserde (Korkuç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam, Onlar da insandı, O Topraklar Bizimdi) ihanetini sürdüren tek şahıs, O Topraklar Bizimdi'deki Salavat Morcan'dır. (3)

Sâdık ailesiyle birlikte babasının sürgünden dönmesinden sonra, Akmesçit'te bir tavuk kümesine yerleşir. Sonra orta kumandan mektebine giderek Rus ordusunda subay olur. İkinci dünya harbine tank teğmeni olarak katılır. Ukrayna'da Almanlara esir düşer. Esir kamplarında çeşitli meşakkatler çeker. Ama bu kamplardaki esir Türkler arasında çok kuvvetli bir bağlılık vardır. Birbirlerine hayatları pahasına yardım ederler. Bu eserlerde dikkati çeken bir husus da, Kırım topraklarında doğup büyümüş olanların -Ermeni, Yahudi, Rum veya Rus olsun- birbirlerine vatan bağlarıyla bağlı olmaları ve yardımlaşmalarıdır. (3)

Sâdık esir kamplarında, bir Kırımçak'ın (Kırımlı Yahudi) yardımıyla hemşehrilerini bulur, yine Kırımlı bir Ermeni'nin yardımıyla zindandan kurtulur. Kırımlı İskender'in yardımıyla da ahçı olur. Bu, onun esaret hayatının dönüm noktasıdır. Alıcılıktan sonra bir Alman başçavuşunun emir eri olur. Onun hizmetinde bulunur. Başçavuş cepheye tayin olunca da Sâdık'ı Alman casus mektebine götürüp, Rusya'da Almanlar hesabına casusluk yapmasını teklif ederler. Sâdık bunu reddedince, onu yeni teşkil edilen Türkistan ordusuna götürürler. Roman Almanların düzenledikleri, bir toplantıda, Türkistanlıların üzerlerindeki Rus üniformalarının yakılıp, Alman üniformalarının giyilmesiyle son bulur. (3)

Ruslar eserde okuyucuya, zâlim olarak takdim edilirler. Türkleri eritip, yok etme gayretlerini mütemadiyen sürdürürler. Hâkim durumda oldukları zaman, ellerinden gelen her zulmü yaparlar. Güçsüz durumda oldukları zaman ise, hemen boyun eğerler. Güçten korkarlar. Zaten güçten korkmak, O Topraklar Bizimdi romanında, Panteley Petroviç'in dediği gibi, Rus milletinin özelliğidir. (3)

Almanlar da en az Ruslar kadar zâlimdirler. Katı bir eğitim görmüşlerdir. En üstün insan olarak kendilerini görürler. Sanki her biri, bir diğerinin kopyasıdır. Esirlere eziyet etmekten çok hoşlanırlar. Ekmek dağıtımını bile işkence vesilesi hâline getirenleri vardır. Günlerdir aç olan esir kalabalığının içine bir ekmek atıp, onların ekmeği kapabilmek için, kudurmuşçasına birbirlerine saldırmalarını zevkle seyrederler. Yine, ağzına kurşun sıkarak öldürdüğü bir esirin elbise ve ayakkabılarını vermek için, kampta elbisesi en eski esiri arayacak kadar merhametli (!) Alman askerleri de mevcuttur. (3)

Yahudi'ler ise, savaşın cefâsını çekenlerin başında yer alırlar. Almanların haklı veya haksız, bir Yahudi düşmanlığı vardır. Savaşesnasında kitleler hâlinde imha edilirler. Yahudiler bu düşmanlığı başkalarına kanalize etmek üzere, esir kamplarında muhbirlik yaparlar. Bu yüzden de birçok Türk, Yahudi sanılarak öldürülür. Sünnetli esirler Yahudi diye ihbar edilirler. Almanlar da onları kurşuna dizerler.” (3)

Cengiz Dağcı’nın eserleri bir roman olmanın ötesinde, gelecek nesillere köprü vazifesi gören onları uyandıran ve geleceğin inşasında yol gösteren ışıklardır. Türkiye dahil, Türk Yurtlarına uyandırıcı bir seda vazifesi görmektedirler. O’nun eserlerini  evlatlarımıza, okutmak ve mümkün olduğunca insanlarımıza duyurmak;  Millî bir sorumluluk ve görev olmalıdır.

hilmi özden

Kaynaklar:

1-      İnci Enginün.: Cengiz Dağcı’nın Yansılar ve Anneme mektuplar Adlı Kitapları. Erdem Dergisi. 1989. Cilt: 5, Sayı: 15.  s. 993-996.

2-      Cengiz Dağcı.: Korkunç Yıllar. Varlık yayınları. 4.Baskı. İstanbul. 1975. s.8.

3-      İsa Kocakaplan.: Cengiz Dağcı'nın Dört Romanı. M.E.B. - İstanbul,1999. s. 155-158.

About the Author

Prof.DR.Hilmi ÖZDEN

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EBEDİYETE İRTİHALİNİN 12. SENESİNDE TÜRKİYEM'İN ŞAİRİ'NE
Kitabın ortasından girelim. Kelâmımızı eğip bükmeden gönlümüzden geldiği gibi aktaralım..  Şükür ki muvaffak olamayan, halkın sağlam irâdesine takılan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 27 gün boyunca Demokrasi nöbetlerinin favori parçası olan "TÜRKİYEM" meydanları inletti ve heyecanına...
İNSANIN TAŞRASI-IX
Uzak çağlardan o güne kadar günler kum gibi akmış; yıllar, yüzyıllar, kervanlar gibi uzak ufuklarda kaybolup gitmişti. Dünya kurulalı beri mavi dalgaların koşuştuğu o yerlerde şimdi çorak topraklar belirmiş, derin vadiler oluşmuştu. Neresi miydi burası? Deveören Köyü, bizim köyden bahsediyorum....
ŞİİRDE İMGESEL GÖSTERGE
 İmgesiz sanat olamayacağı gibi imgesiz şiirin de ortaya konulamayacağı bir gerçektir. İmgesel anlatım en çok da şiirde kullanılmıştır. İm kelimesi; işaret, alâmet anlamına gelmektedir. Anlam yüklenen her şey, gösterge, iz, belirti… birer im’dir. Türkçe’de sık kullandığımız, ‘’imi, timi...
AYRILIK YOKUŞU
Babamdan kalan o eski evin önündeki somyanın üzerinde kollarımı bağladım oturuyorum. Değişik duygular içerisindeyim. Bir duygudan çıkmadan diğerine yatay geçiş yapıyorum. Halimden memnunluk derecem değişkenlik gösteriyor.  Buraları hayal meyal hatırlıyorum. Ayrılık yokuşu… Zamanında...
FİN(CAN)LA GELEN MEKTUP
“Değerli Hocam; Öncelikle selam eder ellerinizden öperim. Beni hatırlayamamış olabilirsiniz, ama ben sizi hatırlıyorum. Sizin yüzlerce öğrenciniz olmuştur, benimse bir tane Muharrem Hocam oldu. Ben hep arka sıralarda oturan sessiz bir öğrenci oldum ama söyledikleriniz ve yaptıklarınız kafamda mıh...
İNSANIN TAŞRASI-VIII
Bir gün Bilecik Vali Yardımcısı, Aziz Dost Abdurrahman Bey,-İlgen Hocam, sana bir şey danışacağım.-Hayhay, buyurun. Vilayet merkezinde kendi başkanlığında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı olarak toplanmışlar. Toplanma nedeni ihtiyaç sahibi öğrencilere burs vermek. Tabii, konuşmuşlar,...
prev
next

YUNUS EMRE’NİN NUR-I MUHAMMEDİ ANLATIMINI…

ZÜLFİ GÜLER

Yunus Emre’nin bir manzumesinde, kuş, göl ve su sembolleri kullanılarak Hz. Muhammed’in ve diğer peygamberlerin yaratılışı anlatılmıştır. Kuş, göl ve su motifleri, Türk Yaratılış Destanlarında da vardır. Bu destanlardaki ifade...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Mehmet Ali Kalkan

Ben türküyüm. Sevgimi bile bile,Yol işledin mendile,"Merhaba" de aşk ile,Bana bir türkü söyle. Mendile "yağlık" da derlerdi. Kenarlarını pul pul oyalar çeyiz sandıklarında bohçalarlardı. O yağlık yavukluya saklanırdı nefes nefes ve şöyle...

TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR ORTAK PAYDASININ TESP…

Edebiyat Dunyamız

Asırlar süren Türk göçleri ve bunların siyasî birlikteliklere, devletlere dönüşmesi sebebiyle Türk toplulukları, kendi içinde yeni şartlara, iklimlere ve çevrelere bağlı olarak birbirinden müstakil birer tarih ve kültür yaratmışlardır. Öyle...

AZERBAYCAN EDEBİYATI - 3

Edebiyat Dunyamız

Timurîler İmparatorluğunun dağılmasından sonra, Azerbaycan’ın güneyinde meydana çıkan Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletleri, daha sonra ise bütün Azerbaycan topraklarını kendi idaresi altında birleştiren Safeviler hanedanının hükümdarları, Fars etkisinden tam uzaklaşarak Azerbaycan...

KAHRAMANLIK RUHU

Orhan Şaik Gökyay. ‘’Bu Vatan Kimin? ‘’ adlı şiirinde; "Tarihin dilinden düşmez...

GILDOLAK (Bir Türkünün Hikâyesi)

Sabaha karşı Sarı İbik’in sesi ile uyandı herkes.  Tarlaya gidilecek, bostan...

HAYIRLISI

Nihad Sami Banarlı ‘Kelimeler, şunun bunun uydurmasıyla oluşmuş boş sözler değil...

TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULUŞ DÖ…

4. Muhafazakâr, Anadoluculuğun Türkçülük Eleştirisi Tutarlı mı?Bu müzakereleri anahatlarıyla hatırlamak, tarihsiz...

FECR-İ ATİ EDEBİYATI (1909 - 1912…

1901’de, Servet-i Fünun mecmuası etrafında, kendilerine Fecr-i Âtî adını veren yeni...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAF…

Yüzbaşı Mustafa ve küçük Mustafa Kemál birlikte Selânik'e dönüyorlardı. Bu arada...

FELSEFEDEN PSİKOLOJİYE MİLLİYET…

Alman ruhbilimci Erich Fromm İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri adlı çalışmasında şöyle der: “İnsandaki yıkıcılığın...

ŞEKİLLER-2

(Şekil 12 ) Şekil Mimari parça Osman Eravşar, Haşim Karpuz, İbrahim...

EBEM

“Kaynana çaydanlık gibidir fokur fokur kaynar. Gelin demlik gibidir sinsi sinsi...

TÜRK EDEBİYATINDA GOTİK TÜRÜNÜ…

Gotik edebiyat cadılar, cinler, periler, hortlaklar, vampirler gibi doğaüstü yaratıklardan ve...

MODERN DÜNYANIN KENDİ KLÂSİKLER…

Yazılarınızda Eski Türk Edebiyatı sahasındaki çalışmalarda metot eksikliğine ve teori sahasındaki...

SAYI - 3 SOĞUK VAGONLAR, MÖSYÖ SU…

Sayı: 3 Miladi takvime göre 27 Şubat 1911 tarihine rastlayan haberin başlığı...

REFİK HALİD KARAY - AYŞEGÜL

Çam ağaçlarının sesi nasıl tarif edilmelidir? Hem buna ses demek doğru...

MUSTAFA ŞEKİP TUNÇ

Çok yönlü bir aydın olarak pek çok eseri ve çevirisi bulunan...

TÜRK DÜNYASININ ORTAK KİMLİĞİN…

Türkçe konuşanların yaşadıkları muhtelif coğrafyaların bütününe Türk Dünyası diyoruz. Türk Dünyası...

DEĞERLERİMİZ NİYE DEĞERSİZLEŞ…

Sosyal medyada rastlamıştım; süslü süslü yazılmıştı, epey bir dikkat çekiyordu. İlk...

YURT DIŞINDA YAZAN ŞAİR GAZİ ÇA…

Bozkır göçerlerinin dilidir Türkçe, bozkır kadar saf, sade ve gerçek.     Türkçe...

ANTİK TANRI; UNESCO

  Unesco.United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve...

BURSA'DA BİR AKTAB DÜKKANI

Arap Şükrü Sokağı, sabah akşam değiştirmediğim güzergâhımdır. Eskiden kışları yerler biraz...

İNSANIN TAŞRASI-II

Hayata geldiğim yer, bir çocuk için hiç de fena sayılmayacak bir...

GÖKDELEN VE MEKÂNIN POETİKASI

Bilimkurgu edebiyatında teknoloji tapınmacılığı karşıtı Yeni Dalga (New Wave) akımının en...

AZERBAYCAN EDEBİYATI

Türk edebiyatlarının, büyük tarihe ve ge leneklere sahip bir kolunu da...

Erkin VAHİDOV

Erkin VAHİDOV   Günümüz Özbek şairlerinden Abdulla Âripov’un Söz Sehri (Söz Sihri) adlı...

KIZDIRAMAZSIN BENİ!

Doğrusunu söylemek gerekirse şimdiye kadar hiç duymadığım bir cümle: “Kızdıramazsın beni”...

SEVGİLERLE YÜKLÜ GERÇEK BİR ŞA…

Bir dostuna yazdığı mektupta: “Elimde Türkçe gibi güzel bir silâhım var. Bu...

PAYLAŞMA

‘Olma keser gibi hep bana hep bana / Ol testere gibi...

TANZİMAT ROMANI ZÜPPE TİPİNİN …

GİRİŞ Türk romanına Tanzimat Dönemi‟yle birlikte girmeye başlayan “alafranga züppe” tipi...

ANADOLU KORKU ÖYKÜLERI / 3 - YILGA…

Anadolu Korku Öyküleri III – Yılgayak, serinin yepyeni, genç ve güçlü...

Ömer Lütfi METE

Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere...

DOĞU-BATI SENTEZİ MÜMKÜN MÜDÜR…

Türk Modernleşmesine Kısa Bir Giriş Osmanlı imparatorluğu yükselme döneminde kendisini her açıdan...

ADAM ADAMLIK ADAM OLMAK

Ne oldu, nasıl oldu bilemedik. Sanki hepimiz her işimizi bırakıp şahsiyetlerin yerine...

ÇOCUK EDEBIYATI VE EĞITIMI AÇISIN…

ÖZÇocuk edebiyatı ve çocuk eğitimiyle ilgili günümüzde dikkat çekici çalışmalar yapılmaktadır...

“ODUNBAZARIN” ÇEŞMELERİ: İK…

Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak...

MUSTAFA SEYİT SUTÜVEN’İN Şİİ…

GİRİŞ Her gerçek şair, “ses”in peşinden gider. Şair için dil, bir anlam...

PİŞMANLIK(LARIMIZ)

Ne yaparsan yap pişman öleceksin,Belki yaptıklarından , belki yapmadıklarından...Dostoyevski Müslüm Gürses’i ‘Son...

TÜKKÇENİN TARİHÇESİ ve ZENGİN…

DİLLERDE ZENGİNLİK. — Bugün konuşulan dillerin sayısı binlere varır. XIX. yüzyılda dil...

TANPINAR’IN HUZUR ADLI ROMANINDA A…

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın en fazla üzerinde durulan ve ne yazık ki...

TANZİMAT EDEBİYATI (1860-1896) -I

Tanzimat ve ondan sonra gelen yeniliklerle edebi ve fikir hayatımız, Batı...

YUNUS’UN İZİNDE BİR TEKKE ŞAİ…

Ondördüncü yüzyılın başlarında Yunus; coşan, köpüren bir aşk çağlayanıdır. Sebil sebil...

BATILILAŞMA MACERAMIZDA TÜRK ROMAN…

GİRİŞ Tanzimat'ın ilânından sonra, Türk toplumunda siyasî olduğu kadar, toplumsal değişmelerin olduğunu...

DÜNYA ŞİİR GÜNÜ

 İnsanın belirgin vasıflarından olan duygu; bazen  iç dünyamızda kopan fırtınaların sesi...

İNSANIN TAŞRASI-IX

Uzak çağlardan o güne kadar günler kum gibi akmış; yıllar, yüzyıllar...

MEDYANIN SOSYALİ

Niyet ettim kul rızası için kendimi pazarlamaya. “Bir gün herkes 15 dakikalığına...

ŞİİRDE İMGESEL GÖSTERGE

 İmgesiz sanat olamayacağı gibi imgesiz şiirin de ortaya konulamayacağı bir gerçektir...

DAĞDAKİ VATAN - 1

Türk’ün  mührü; Tanrı dağlarından, Kafkas dağlarına, Kafkaslardan  Allahuekber dağına, Süphan dağına kısaca...

PEYAMİ SAFA-3

Yirminci asır Fransa'sının en büyük romancısı Marcel Proust der ki: «Dünya...

TOPRAK VE GENÇ ADAM

İnsanın macerası toprakta başladı ve toprakta son bulacak. Bütün bir yaşanmışlığı...

ALİ HASANOV’UN ‘’HOCALI SOYK…

Bülten ve ajansların geçtiği haber, Türk dünyası ile dünya kamuoyunda şok...

HOŞ SOHBET MİYİZ?

İki veya daha çok kimse arasında karşılıklı olarak dostça, arkadaşça yapılan...

BİZ İŞİMİZE BAKALIM

Deyimler, atasözlerimiz gibi milli değer taşıyan dil varlıklarımızdır. İnanış ve gelenekleri...

Osmanlı Cadısı-Barış Müstecapl…

Barış Müstecaplıoğlu Barış Müstecaplıoğlu Osmanlı Cadısı’nda uçan arabalarla leventleri, robotlarla semazenleri sıradışı bir...

ÇANAKKALE’DE MUSTAFA KEMAL

Dönmeyi düşün(e)emediler. Gidenlerin çoğu dön(e)medi, dönenlerin pek azı da geride bıraktığını...

OSMAN ATTÎLA

Osman Attila ismini, ilk defa 1948 yılında, “ÇIĞIR” dergisinde çıkan “ Kızıldağ’da Bir Değirmen" başlıklı...

SOYLU ÇEHRELER : SAİT BAŞER

TÜRKLÜĞÜN TÜRK KÜLTÜRÜNÜN VE TÜRK İNANÇ SİSTEMİNİN SOYLU ÇEHRESİ: SAİT BAŞER EVREN-DİL...

GURBET İÇİMİZDE BİR SANCI

Türkülerimizde gurbet bir başka işleniyor. Çorumlu Âşık Şekip Şahadoğru “Bâd-ı sabahta benden...

MEVLEVÎ ROMANI HAKKINDA -YAN FAKAT …

       A.Yılmaz Soyyer; Türk Sosyolojisinin  Başlangıcında Bedi Nuri, Sosyolojik Açıdan...

DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANI

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami5otağını yer yüzüne diktirmişti...

AZERBAYCAN, İRAN VE TÜRKİYE TÜRK…

Türk halk hikâyelerinde mekân unsuru olarak şehirlerin, bu cümleden olarak Erzurum...

BATI EDEBİYATINDA AKIMLAR ve TÜRK …

KLASİSİZM yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan bir akımdır. BOILEAU bu akımın kurucusu olarak...

Gökhan Akçiçek

Şair ve yazar. 15 Mart 1961’de Ordu’da doğdu. Aslen Alucra’nın Karaağaç...

İSLÂMİYET ÖNCESİ TÜRK DESTANLA…

Çağdaş fizikçilerden Michael Talbot Yeni Fizik ve Mistisizm adlı çalışmasında, sübjektif gerçeklik ile...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Matematik hocası Yüzbaşı Mustafa’nın nasihatleri ile Mustafa Kemâl’in annesine dargınlığı kalmamıştı...

CENAB ŞAHABEDDİN’İN “SENİ D…

İner şeb-i tabîatın       a         şeb: Farsça’da gece İner leb-i müzehhebi   b   ...

İSLÂM VE ŞİİR

Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap...

DEĞİŞİM

Son yıllarda değişimin üzerinde o kadar çok konuşuldu ki. Değişim, değişti...

SUDAKİ VATAN

Su insanların ve insanların yaşadığı her mekanın ihtiyacıdır. İnsanın hem dünü...

İL GİDER TÖRE KALIR

“Yerleşik insan, bir ailenin sınırlı menfaatleri dışında herhangi bir hak davası...

Devlet-i Aliyye Osmanlı İmparator…

Devlet-i ‘Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık’ın yarım...

BEŞİR GÜNER’İN BOZGUNU

Mustafa Miyasoğlu’nun ilk romanı olan Kaybolmuş Günler’deki Beşir Güner herhalde Türk edebiyatının...

BABA OCAĞI

Dışarıda ince ince kar yağıyor. Kar, yağmur gibi olmuyor. Temizlendiğini hissediyor...

ANADOLU ESNAF TEŞKİLÂTININ PİR…

Ali Alper ÇETİN Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu’da güçlü bir devlet, ileri bir...

İKİ KAVRAM: MİLLİ EGEMENLİK VE …

Her millet, bugününü kendi iradesi doğrultusunda yaşamak, geleceğini de aynı iradeyle...

ŞEHİRDEKİ VATAN

Şehrin ve onun ifade ettiği medeniyetin; Vatanımızın kimliğindeki önemini en güzel...

KIRIM'A SEYAHAT - FATİH KERİMİ

İlk baskısı 2004 yılında hazırlanan Fatih Kerimî'nin Kırım'a Seyahat adlı bu...

ANADOLU'NUN DİLİ GÜÇLÜ OZANI : …

Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sadık yârim kara topraktır. Beyhude dolandım boşa...

NEDİM - TAHLİL- Bir safa bahşedel…

ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte...

GİRDİM GÖNÜL ŞEHRİNE

Her kentin de tıpkı insanlarda bulunduğu gibi bir kimliği ve bir...

KIZILELMA: TÜRK’ÜN YÜCE ÜLKÜS…

Gizli arzuların ifadesidir rüya. Şuuraltı isteklerin dışa vurumudur. Karışık hayâllerdir. Rüya...

KUTADGU BİLİG'DE GÖNÜL ANLAYIŞI

Gönül Anlayışına Dair: Öncelikle şunu belirtelim gönül kelimesi insandaki duygusal ve ruhi...

SEVGİ DİLİ

Ahmet URFALI “Ben gelmedim dava için, Benim işim sevi için” Yunus Emre, bütün insanlığa...

ABDÜLHAK HAMİT’İN ŞİİR ANLAY…

 Tanzimat döneminin ‘’şair-i azam’’ vasfıyla tanınan Abdülhak Hamit, şiir konusundaki görüşlerini...

Ali Akbaş

1942 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan kazasında doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde okudu. Yüksek...

KELE BACIM

“Kele bacım aklının dibini dökme. Otur oturduğun yerde. Abılan da duymasın...

SÖZÜMÜZ SÖZ MÜ?

Sözümüz, sözlerimiz ne kadar etkili oluyor, sözün etkisi ne kadar devam...

MÜNAZARA İLMİNİN TARİHÇESİ

Tahlil ve tenkide dayalı tartışma geleneğinin İslâm, ilim ve kültür tarihinde...

ANADOLU’YA DOĞAN GÜNEŞ: EMİR S…

Ondördüncü yüzyılın sonlarına doğru, Bursa ufuklarında yeni bir bilim ve irfan...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Türkler Batı Cephesinde Yunanlılarla, Güney Cephesinde Fransızlar ve Ermenilerle, Doğu Cephesinde...

Mehmet Ali KALKAN

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir   Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor...

ŞEHİR VE İNSAN

Bilgeler, insanın bilinmezliğini çözmeye çalışırken kullandıkları en önemli metafor, şehirdir. İnsanın...

HAYY DEDİM VE DİRİLDİM - SALİHA…

"Hani Ahmed er-Rüfaî Hazretleri'nin 'aşk, aşk, aşk' diyerek sema ederken kaybolması...

ZİYA GÖKALP ve ALAGEYİK ŞİİRİ

Bir düşünce adamı, ancak okundukça, konuşuldukça, üzerinde tartışmalar yapıldıkça yaşar. Hâlâ...

EDEBÎ METİNLERLE ZENGİNLEŞEN TÜ…

Geçmişten günümüze değin insanoğlunun varoluşunda rol oynayan en önemli ögelerden biri...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 3

• Divan şiiri konu bakımından çok çeşitlidir. Genel tanımdan da anlaşılacağı...

HALİDE EDİP ADIVAR - HİMMET ÇOCU…

Elvanlarda ihtiyar bir kılavuz aldık. Köy kısmen yanmış, perişan, herkes fersiz...

SUZAN ÇATALOLUK - AHENK

Parmağını uzattı, tam değecekti ki hemen vaz geçti. Derin bir hayranlıkla...

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Adını Türk edebiyatına “Destan Şairi” olarak yazdırmış bir büyük ismi: Niyazi...

DEĞİRMEN - 2

Suya doymuş toprakların suyla barışık çocuklarıydık. İki deresi, bir ırmağı, evlerinin...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 4

Prof. Dr. Nurullah ÇETİN beyin “Milli Doğruluş Yeniden” isimli eserinden “Milletleşme sürecimizin...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE MEZARI…

Roman, kendini her türden inancı sorgulayan ve tuhaflıklara tapan bir genç...

BOŞLUĞA MEKTUP

Aylardan Ocak. Kar yağmaya gece başlamıştı ve belli ki hiç ara...

BİR DIŞAVURUMCU ŞİİR TEMELLEND…

1 Felsefe ile resim arasında, görece özerk alanlar olsalar da. belirli...

SÂMİHA ANNE’Yİ ‘KENDİ SEMBOL…

Kelimelerin bir ümmet olduğu öğretilmedi bize. Bunu ilk defa Sâmiha Anne'yi...

Medya Sanatın Düşmanı

Tarık Buğra,“ Gazetecilik sanatın düşmanıdır” derdi. Bugün yaşasa, yeni yaygınlaşan kavramı...

ARİSTO’DAN FARABİ’YE POETİKA

Felsefe, bir düşünme disiplinidir. Felsefe; bilgi, bilim, din, sanat, evren, insan...

Göç Destanı

  Tuğla ve Selenge ırmaklarının birleştiği yerde Hulin Dağı yükselirdi olanca ihtişamıyla.Nehirler...

ARAŞTIRMA RAPORUNUN BİÇİMİ VE K…

Bir araştırma raporunun içeriğinin zenginliği kadar sunuluş biçimi de önemlidir. Tüm...

Aceb nitdüm yâra virmez selâmı

ŞEYYAD HAMZA Aceb nitdüm yâra virmez selâmı Bu zâlim müddeî komaz ola mı

ATATÜRK İÇİN NE DEDİLER?

Bugün 19 Mayıs 2018. Atatürk’ü Anma günü. Gençlik Haftası da. Bu...

KADÎM BİR TÜRK SAN’ATİ EDİRNE…

Bir rivâyete göre, bir zamanlar Edirne’den ağaca çıkan bir sincap İstanbul’da...

Yedikuleli Mansur-Mehmet Berk Yaltı…

Yedikuleli Mansur”, ilk ortaya çıktığında bir öyküydü. Kayıp Dünya’da 28 Eylül...

SERBEST ŞİİRİN YAZIMINA DAİR B…

Şiir kavramı ve şiire dâir tartışmalar-sanırım- hiç bitmeyecektir. Mânâ, biçim ve...

AŞKSIZLARA VERME ÖĞÜT!

Muhatabının bileğini bükmek derdindeki dinleyiciye bir şey anlatmak imkansızdır. Öğrenme iştiyakı...

HASRET DAMLALARI

BEN, hep dostlarımla yaşadım. Uzakta olmaları da, uzaklara mah kum kalmam da önemli olmadı hiç. Dost...

KANAAT

Kanaat, TDK Türkçe Sözlük’te aşağıdaki anlamlarda kullanılıyor: 1. Elindekinden hoşnut olma...

Gazel / Muhibbî

1. Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet...

GRİ - (ÖYKÜ)

Hazırlıksız yakalanmışlardı. Şimşek, ansızın sessizliği delip geçiyor, tıpkı bir yabancının sofraya aniden...

Dilaver Cebeci

15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin...

TÜRK KADINI'NDA VATAN

Türk kadınının tarihte “Vatan” için yaptıklarını anlatmak; değil bu sayfalara kütüphanelere...

FETHEDİLECEK YENİ UFUKLAR

İstanbul'un fethi bu sene her zamankinden başka bir alay-ı vâlâ ile...

Türk Edebiyatı Haziran 2017

Aylık fikir ve sanat derigisi olan Türk Edebiyatı Dergisinin haziran 2017...

ŞİİR ÖLÜYOR MU? - AHMET HAMDİ …

Bir müddetten beri Ulus gazetesinde mühim bir anket devam ediyor. Anketin...

ANLAT(A)MIYORUZ ASLINDA

Anlatım; duygu, düşünce, istek... lerin sözle ya da yazıyla başkalarına aktarılma...

ŞAHİTLER DERGİSİNİN 23. SAYISI …

Şahitler Dergisinin 23. sayısı da dopdolu ve gündemi yakalayan içerikleriyle yayımlandı...

DEVLET-İ EBED-MÜDDET

Devlet-i ebed-müddet tabiri; sonsuza kadar sürecek devlet demek olup tarih boyunca...

GÖNÜL NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

Eğer cevabınız “hayır” ise yazıyı okumayı bırakın. Bu gönül yolculuğu başlamadan...

ATABETÜL HAKAYIK

XII. yüzyıl Türk şairlerinden Edib Ahmed Yüknekî'nin Doğu Türkçesiyle yazdığı ahlâk...

ARİF NİHAT ASYA - ONLAR ŞİİRİ …

ONLARNerde kaldı o anlar ki,Analar kurt doğururdu,Hilkat insan çamurunuDestanlarla yoğururdu.Nerde o...

ÖĞRETMEN: BOZKIRI YEŞERTEN ADANMI…

Öğretmen ; öğrencisinin sevincine tebessüm,hüznüne gözyaşı  olur.Öğretmen çorak topraklarda  gül bahçeleri...

HOŞGÖRÜ

“Hoş gör sen affet gitsin aldırma / Büyüklük sende kalsın sonunda...

Sinün yüzün güneşdür yoksa ayd…

SULTAN VELED'den Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur Canum aldı gözün dakı ne eydür

LÂMELİF - SAHURA YAĞMUR ARICAN

“Varlığın bana yetmezken, yokluğunla avunmak zorundayım.” der Mevlâna… Ve ekler; “Ya al götür...

RIZA ÜMİT

Değerli Edebiyat Tarihçisi Nihad Sami Banarlı’nın. 1949’larda “San’at Sayfası'nı yönettiği YEDİGÜN dergisinde şiirlerini zevkle okuduğumuz...

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNA…

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması...

YİTİK DEĞERLERİMİZ VE TÜRKÇEM…

Türkçemizin son yıllarda fazlaca bozulduğu açık bir vakıadır. Bunun sos­yal, politik...

TASAVVUFTA VE HAZRET-İ MEVLÂNA’N…

Tasavvufta ve Hazret-i Mevlâna’nın Eserlerinde Helal Lokma “Bir helal lokma, bir...

VATAN

Vatan mefhumu bazı araştırmacılarımıza göre Fransız ihtilalinden sonra hudutlarımızdan girmiştir. Vatan...

YORGUN KELİMELER

Ses duymak ister insan, kendinde ve çevresinde. Fıtrattandır bu. Yaprakların hışırtısını...

İNSAN,RUH VE SONSUZLUK

Teoloji, metafizik ve felsefe yaradılış konusunu farklı bakış açılarıyla açıklamışlardır. Kur’an-ı...

TÜRK KADININDA VATAN -1

 Türk kadınının tarihte “Vatan” için yaptıklarını anlatmak; değil bu sayfalara kütüphanelere...

FUZULİ - LEYLA İLE MECNUN

KONUSU VE HAKKINDA GENEL BİLGİLER     Önce Arap Halk Edebiyatında ortaya çıkan...

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK SUSTU MU?

Cahit Sıtkı Tarancı(1910-1956)’nın  ‘Yaş otuz beş yolun yarısı eder Dante gibi ortasındayız ömrün Delikanlı...

GÖNÜL DAĞI BELKİ BİR KAF DAĞID…

Gönül Dağı belki bir Kaf Dağıdır, aşk ise Anka Kuşu. Kimin...

TÜRK DÜNYASININ ORTAK KİMLİĞİN…

Turan adıyla ülküleştirdiğimiz (idealize ettiğimiz) Türk Birliği’nin kurulması durumunda Ortak Türk...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

HACI BEKTAŞ VELİ'NİN HAYATI VE ESERLERİ

Prof. Dr. Abdurrahman GÜZEL

Hacı Bektaş Veli, Ahmed Yesevi'nin halifesi Lokman Perende'nin bizzat talebesidir. Kendisi mükemmel bir dini-milli kültür formasyonu almıştır. Bu sebeple O, Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması için Türkistan illerinden vazifeli olarak gönderilmiştir. Böylesine...

Mehmet Ali KALKAN

Edebiyat Dunyamız

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir   Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor Sanat Enstitüsünü ve Çukurova Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirdi (1980). Bir müddet Eskişehir Belediyesinde çalıştı. Sonra...

PEYAMİ SAFA-1

Edebiyat Dunyamız

Şair İsmail Safa'nın oğlu ve «Mahşer», «Bir Akşamdı», «Şimşek», «Fatih - Harbiye», «Dokuzuncu Hariciye Koğuşu». "Bir Tereddüdün Romanı», «Biz İnsanlar" romanlarının müellifi Peyami Safa'ya otuz dokuz senelik hayatından ve on...

Ahmet Tevfik OZAN

Edebiyat Dunyamız

Şairimiz Harput’ta dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimi’ni Elazığ’da yaptıktan sonra; 1971 yılında Hacettepe Üniversitesi’ne girdi. Bir süre okulundan uzak kalan Ahmet Tevfik Ozan, öğrenimini Erzurum ve Kayseri’de tamamlayarak 1986...

BASRÎ GOCUL

Abdullah SATOĞLU

Balkan Harbi sırasında, Çorlu'nun Muhittin mahallesinde, bozguna uğratılmış istilâcı düşmanın geri çekilirken çevresinde-kilerle beraber, yıkılıp külleştireceği önü bahçeli, tek katlı bir ev vardır. İçerisinde "Uzun" lâkaplı Arif Ağanın reislik ettiği 7...

AHMET CEVDET PAŞA VE HAYATI

Edebiyat Dunyamız

Ailesi ve Medrese tahsili Osmanlı Devleti’nin ilim ve devlet adamlarından olan Ahmet Cevdet Paşa; milâdî 26-27 Mart 1823 (Hicrî 13-14 Recep 1283) yılında şimdiki adı Loveç olan Bulgaristan’ın Lofça kasabasında kendi...

Sezai KARAKOÇ

Edebiyat Dunyamız

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Şair, yazar, düşünür, siyasetçi. Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 yılında Ergani’de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam...

NİHAD SÂMİ BANARLI

Edebiyat Dunyamız

Şeyma GÜNGÖR1 NÎHAD SÂMİ Banarlı Cumhuriyet devrinin yetiştirdiği en önemli edebiyat öğretmeni, edebiyat tarihçisi ve yazarlardandır. Şiir, tiyatro, hikâye, roman alanlarında da eserleri olan Nihad Sâmi Banarlı özellikle lise edebiyat ders...

Mehmet Âkif Ersoy

Edebiyat Dunyamız

Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul'da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih'in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu semtin ortasından bugün Vatan Caddesi...

ÖYKÜ / ROMAN

REŞAT NURİ GÜNTEKİN ve YAPRAK DÖKÜMÜ R…

Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar’daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin...

ANKARA’LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂ…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları ile eski Ziraat Mektebinin binasında toplanıyorlar bazen sabahlara kadar konuşuyorlardı. Meclis tartışmaları da onu çok yoruyor, sağlığı da kötüye...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE GÜLYABANİ

Gulyabani, romancıya yaşlı bir hanım okuyucusu tarafından cinlerle, perilerle ilgili giz dolu şaşırtıcı serüvenler anlatması ricasıyla gönderilmiş bir mektup ile başlar. Yazar bu mektuba o güne değin ne dev, ne...

"Uysal Bir Kız"'ı Nasıl yazdım?…

Bu öykümü son derece gerçekçi saymama karşın,ona “fantastik bir öykü” diyorum. Doğrusunu isterseniz, gerçekten de fantastik bir şeyler var içinde. Özellikle öykünün biçiminde. Başlarken, özellikle bu durumu açıklamamın zorunlu olduğu...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL …

Yüzbaşı Mustafa ve küçük Mustafa Kemál birlikte Selânik'e dönüyorlardı. Bu arada tren yolunun yanındaki ağaçları gözü yakalamaya çalışıyor, fakat mümkün olmuyordu. Aile büyüklerinden ve özellikle annesinden dinledikleri ile kendi yaşadıkları...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

  Meclis kürsüsünün siyah örtüsü TBMM’in deki her konuşmasında Mustafa Kemâl Paşanın gözüne ilişmekteydi. Yeşil Bursa’nın işgal edildiği günden beri o örtü duruyordu. “Kalkacak” diyordu arkadaşlarına “Yeşil Bursa’da İzmir’de kurtulacak”. 1...

HATIRALAR IŞIĞINDA MEHMET AKIF ERSOY’UN K…

 Mehmet Akif, çok yönlü ve aktif kişiliği ile hiç kuşkusuz hem II. Meşrutiyet hem de Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen simalarından birisidir. Akif, her şeyden önce içinde yaşadığı dönemi...

ÖMER SEYFETTİN - ACABA NE İDİ?

Çıkardıkları gün hemen geri döndüğü Toptaşı Tımarhanesinden Cabi Efendiyi kabul etmemişlerdi. O vakit, bilincini yitirdiği geçen dört sene zarfında gidip gelen zekâsı, milyonlarca beygir kuvvetinde bir elektrik fıskiyesi gibi parladı...

SAİT FAİK ABASIYANIK VE KAŞIKADASINDA

23 Kasım 1906-11 Mayıs 1954 Sait Faik, Bursa Lisesi'ni bitirdikten (19.8) sonra bir süre İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Sonra Fransa'da Grenoble Üniversifesi'nde okudu. Burada üç yıl kaldıktan sonra yurda döndü, ilk...

ŞAİR ve ŞİİR

GENÇ ŞAİRDEN BEKLENEN (ORHAN VELİ /PİŞM…

Yirmi yaşımızı dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı; beylik kalıplar, beylik oyunlar, beylik dünyâlar içinde bunalmış kalmış olan şiire yeni imkânlar arayalım dedik. Şiire yeni dünyâlar, yeni insanlar sokarak, yeni söyleyişler...

KÜFRÎ-İ BAHÂYÎ’NİN HAYATI ve EDEBÎ …

Küfrî-i Bahâyî’nin hayatı hakkında kaynaklardaki bilgiler, oldukça sınırlı olup birbirinin tekrarından öteye geçmemektedir.Asıl ismi Hasan Çelebi olan şair, İstanbul’da doğmuştur. Ne zaman doğduğu hakkında kayıt bulunmayan şairin doğum tarihi, divanında yer alan...

Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur

SULTAN VELED'den Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur Canum aldı gözün dakı ne eydür

HÜRRİYET KASİDESİ - NAMIK KEMAL

        1.      Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten         Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükümetten

BİR KADEHLE BİZİ SÂKİ GAMDAN ÂZÂD EYLE…

Bir kadehle bizi sâki gamdan âzâd eylediŞâd olsun gönlü anın gönlümü şâd eyledi Bende idi bunca yıllar kaddine serv-i revânDoğrulukta kulluk ettiğiyçün âzâd eyledi Husrev-i hûbân eden sen dilber-i şîrîn-lebBîsütûn-ı aşk içinde...

İBRAHİM SAĞIR

   Rahmetli Rasim Köroğlu sık sık şöyle derdi; ‘’Bir küçük salon kiralayacağım, dernekteki arkadaşları, eşlerini, dostlarını arkadaşlarını çağıracağım. Herkesi tek tek anlatacağım, bakalım nasıl olacak?’’           Eskişehir Şairler Derneği’nde her kişi...

Gülce

Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım boşluğun avcunda Derin yar adımı çağırır Dikildim parmaklarımın ucunda Bir gamzelik rüzgâr yetecek Ha itti beni, ha itecek Uçurumun...

ECEL TUTMUŞ ELİNDE BİR ULU CÂM- ŞEYYAD H…

Ecel tutmuş elinde bir ulu câmKi ol câmın içi dolu ser-encâm Kime ayak sunar kime içürmişKimi esrük yatur toprakta mûdam

SEZAİ KARAKOÇ

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Şair, yazar, düşünür, siyasetçi. Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 yılında Ergani’de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam...

HALİDE NUSRET ZORLUTUNA - 1

Abdullah SATOĞLU

Bakıyorum da, şair ve sanatçılarımıza dair yazdığım yazıların çoğu, onların vefatı üzerine veya vefatından sonra kaleme alınmış.Bir şair arkadaşım bu yüzden...

DEĞİŞİM

Özcan TÜRKMEN

Son yıllarda değişimin üzerinde o kadar çok konuşuldu ki. Değişim, değişti adeta. Değişimin belli bölümleri de değişikliğe uğradı(!) sanki.Her zamankinden,...

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK SUSTU MU?

Özcan TÜRKMEN

Cahit Sıtkı Tarancı(1910-1956)’nın  ‘Yaş otuz beş yolun yarısı eder Dante gibi ortasındayız ömrün Delikanlı çağımızdaki cevher Yalvarmak, yakarmak nafile...

İSMAİL BEY GASPIRALI VE TÜRK BİRLİ

Aykut Acar,Ahmet Özkan,Ozan Yetkin

Türk milliyetçiliği düşüncesinin en önemli simalarından biri olan İsmail Bey Gaspıralı, Türk birliğine büyük önem vermiş ve bunu “dilde, fikirde, işte birlik”...

CUMHURİYET GÜNEŞİ

Ahmet URFALI

Sıtma, verem, frengi, trahom ve benzeri bulaşıcı hastalıklarla uğraşan bir halk. Yakılmış kentler, harap edilmiş köyler, uzun savaşların verdiği yılgınlık, bıkkınlık...

DEĞERLERİMİZ VE BİZ

Özcan TÜRKMEN

Zekâ, hızlı anlama, zihin berraklığı, kolay öğrenme, güzel akletme, hafızada tutma, hatırlama … gibi lütuflarla bezenmişiz. Hepimiz, bir diğerinden daha...

REALİZM

Edebiyat Dunyamız

*19.yy’ın ikinci yarısında Fransa’da romantizme tepki olarak çıkan bir edebiyat akımıdır. *Konu gerçekten alınır. Olay ve kişiler yaşanan ve yaşayan kişilerin benzerleridir...

digertumyazilar