Pazartesi 1 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 5 - 10 dakika)
Bunu okudun 0%

Bir şehzadenin, hem de devrin padişahı olan babası tarafından öldürülüşü ve bu hadisenin akabinde bir çok şairin bunu şiirlerinde işlemesi edebiyat tarihimiz açısından olduğu kadar tarih bilimi açısından da önemlidir. Bu hadiseyi tarihî kılan temel amiller; öldürtenin devrin padişahı ve maktülün babası; öldürülenin de hem bir şehzade hem de öldürtenin en büyük oğlu ve dolayısıyla padişahlık için tek aday olmasıdır. Bu nedenle; “Şehzade Mustafa”nın öldürülmesi tarihin akışını değiştiren önemli bir olaydır. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki; Divan edebiyatında şehzadeler için ilk mersiye Ahmet Paşa tarafından Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Şehzade Mustafa’nın (d.1450?—1474) vefatı üzerine yazılmıştır, fakat “taht kavgaları neticesinde hayatını kaybeden şehzadeler” bahsinde ise ilk ve 15 mesriyeyle kendisine en çok şiir yazılan şahsiyet Kânûnî’nin Mahidevran Sultan’dan olan oğlu -ki burada ele aldığımız şahsiyettir- Şehzade Mustafa’dır.1 

Peki; “Şehzade Mustafa”nın öldürülmesi bir süreç olarak nasıl gerçekleşmiştir? Bir babanın oğlunu kendi çadırına çağırdıktan sonra, daha çadıra girerken dilsiz cellatlara boğdurtması hangi söylentilerin/dedikoduların sonucunda vuku bulmuştur? Bu hadiseden sonra “ölen” ve “öldürten” şahıslara hangi sıfatlarla hitap edilmiş ve hangi gözle bakılmıştır? Bu ve buna benzer soruları o dönemde yazılmış edebî eserlerden yola çıkarak bir nebze olsun anlamak ve aydınlatmak mümkün müdür? Bizce mümkündür.

Kânûnî’nin en büyük oğlu ve şehzadesi Mustafa; Hürrem Sultan’ın kendi çocuklarından birisinin padişah olması yönündeki ihtirası ve damadı Rüstem Paşa’nın ona bu konudaki yardımları sonucunda idam edilir. Hürrem ve Rüstem; Şehzade Mustafa’nın ortadan kaldırılması için yıllarca entrika üretip senaryo sahnelerler. Bunlardan en çok dikkati çekeni şöyledir:

“Gözünü iktidar hırsı bürümüş olan Rüstem Paşa bütün maharet ve zekâsını kullanarak Şah Tahmasp’a Şehzade Mustafa’nın ağzından, babasını indirip tahta geçmesi konusunda güya yardım isteyen bir mektup yazdı. Mühürü dahi öyle ustaca taklit etmişti ki Tahmasp hiç şüphelenmeden bir cevap yazıp gönderdi. Cevap daha yoldayken, getiren haberciden Paşa’nın adamları tarafından alınarak Padişah’a gönderildi. Baskılardan bunalan Padişah biricik oğlunun tahtına göz diktiğine inanarak idamını emretti. Şehzade Mustafa derhal babasının otağ-ı hümâyûnuna çağrıldı. Rivayete göre âkıbeti hakkında eniştesi Ahmet Paşa tarafından uyarıldıysa da babasına güveni tam olduğu için bunlara kulak asmadı. Kendisini çok seven ordunun tezahüratı arasında babasının çadırına en ufak bir tedbire dahi lüzum görmeden giriverdi. Boynuna kemendi atıveren yedi dilsiz cellâdın elinde -ki bunlardan birisi Zâl Mahmud’tur- can teslim ederken dahi söz olarak şunu söylemişti: Baba!”2

Yukarıya aldığımız anekdot elbette bir rivayettir ve bizim amacımız bunun gerçekliğini ispat etmek değildir, ama biz devrin şairleri “Taşlıcalı Yahya Bey” ve “Sâmî”nin şiirlerinden yola çıkarak hadisenin edebî eserlere/şiirlere yansıması ve bu metinlerin zamanla tarihî bir belge özelliği arzetmesi üzerinde kısaca duracağız. Mersiye çok çarpıcı şu iki beyitle başlar:

Meded meded bu cihânın yıkıldı bir yanı

Ecel celâlileri aldı Mustafa Hânı

Tolındı mihr-i cemâli bozuldu dîvânı

Vebâle koydılar âl ile Âl-i Osmânı

“Yetişin, yetişin! Bu dünyanın bir yanı yıkıldı; Mustafa Han’ı ecel celâlileri aldı! Güzel yüzünün güneşi battı, divanı bozuldu; Osmanoğlu’nu (Kânûnî Sultan Süleyman’ı) hile ile günâha soktular.”3

Entrikanın içinde başkaları da bulunsa, Şehzade Mustafa’nın nihaî olarak katline karar veren babası Kânûnî’dir. Dolayısıyla şair devrin en kudretli insanlarının başında gelen padişaha “ecel celâlî”si demektedir. Bu ifade, şairin, bu hadisenin her iki tarafına bakışını göstermesi bakımından çok önemli ve cesurcadır.

İkinci beyitteki; “Osmanoğlu’nun/Kânûnî’nin hile ile vebale sokulduğu” görüşü, olayın arka yüzünü bize göstermesi ve yukarıdaki rivayeti veya buna benzer söylentileri doğrulaması bakımından tarihî bir vesika değerindedir.

İsmail Hami Danişmend, “İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi 2” isimli eserinde bu “mersiye”yi bizim bakış açımıza çok yakın bir yaklaşımla vesika olarak kullanmıştır. Danişmend;

Yalancının kuru bühtânı buğz-ı pinhânı

Akıtdı yâşumuzu yakdı nâr-ı hicrânı, beytini şehzâdeye ihanet isnat eden mektubun sahteliğini;

Getürdi arkasını yire Zâl-i devr-i zamân

Vücûdına sitem-i Rüstem ile irdi ziyân, beytini Zâl Mahmud’un şehzâdenin kollarını tutmasını veya boynuna kemendi geçirmesini;

Döküldi gözyaşı yılduzları çoğaldı figân

Dem-i memâtı kıyâmet güninden oldu nişân

Girîv ü nâle vü zâr ile toldı kevn ü mekân

Akar su gibi müdâm ağlamakda pîr ü cuvân, beyitlerini hem askerlerin hem de halkın teessürünü göstermek için kullanır. Ayrıca yine Danişmend,

O cân-ı âdemiyân oldı hâk ile yeksân

Diri kala ve revâdur fesâd iden şeytân, beytinde Rüstem Paşa’nın bu olaydaki yerine işaret eder ve bu şahsın idam edilmesini ister ve

Bunun gibi işi kim gördi kim işitdi aceb

Ki oğlına kıya bir server-i Ömer-meşreb, beytinde de Yahya Bey’in “Ömer huylu bir padişah oğluna nasıl kıyar?” demesinden hareketle Kânûnî’nin şair tarafından tenkit edildiğini belirtir.4

Şehzade Mustafa için en çarpıcı şiirlerden birisini de kendisi hakkında hemen hemen hiçbir bilgiye sahip olmadığımız “Sâmî” yazmıştır. Direkt Kânûnî’yi hedef alan ve “Mustafa n’oldı kanı n’eyledün â pâdişehüm” nakaratıyla devam eden şiirde Yahya Bey’in iddialarını teyit eden ifadelere rastlanmaktadır.

Ol mehün şevkıne eflâke atardum külehüm

Şimdi görinmez oluptur kanı ey çarh mehüm

Şeb-i zulmette yine kaldı benüm âh rehüm

Hasretinden boyadı gökleri dûd-ı siyehüm

Bî-murâd olsam aceb mi yitürüp câh u cehüm

Bağ-ı âlemde bitüp tâze soluptur giyehüm

Çeşmüme nesne görinmez ol idi çün nigehüm

Kanda yüz tutam İlâhî göremem kıblegehüm

Ben kime kul olayım bilemezem n’oldu şehüm

Mustafa n’oldu kanı n’eyledün â padişehüm

İntikâmın alayım dimiş iken surh-serün

Kasd idüp cânına kıydun ne revâdur püserün

Bu degül idi garaz kalsa cihânda eserün

Tâc u tahtun kime kalur kime bu mülk ü yerün

Buna kim oldı sebeb yok mı şehâ hîç haberün

Kara toprağa ki düşdi yine soy verd-i terün

Bu firâk odına döyer nice yanmaz ciğerün

Bu eğer erlik ise ancak ola bu hünerün

Pâdişehsin tutalum yok mu Hudâ’dan hazerün

Mustafa n’oldu kanı n’eyledün â padişehüm

Şol güneş yüz ki dolındı ne içün oldı nihân

Yas tutup geyse karalar yiridür işbu cihân

Derilüp bir yere ağlaşsa nola pîr ü cevân

Lâlenün hecr ile bağrı demidür pür ola kan

Açılup gül gibi ol şâh-ı cihân soldı hemân

Ey gönül bülbüli gel eyleyelüm âh u figân

Yapragın döksün ağaçlar bu cihân oldı hazân

Ata oğlına kıyar oldı aceb oldı zamân

Öldürün anı didün virmen ana bir dem amân

Mustafa n’oldu kanı n’eyledün â padişehüm

Sen Selîm oglı olup asl ile Osmân olasın

Yedi iklîme bu gün ilmün ile han olasın

Hâtem-i emrün ile halka Süleymân olasın

Her işi fehm idici âkil ü irfân olasın

Nûhveş bin yıl olursan dahi bir ân olasın

Dest-i hasretle çeküp çâk-ı girîbân olasın

Gide bu tâc u kabâ bir ten-i uryân olasın

Hây hây itdüğüne sonra peşîmân olasın

Acıyup ogluna çak derd ile giryân olasın

Mustafa n’oldu kanı n’eyledün â padişehüm

Ey şeh-i kân-ı kerem sende adâlet bu mıdur

Şeh-i âlem olasın sende inâyet bu mıdur

Pâdişehler ki ezel itdügi âdet bu mıdur

Ehl-i tedbir olana fehm ü kiyâset bu mıdur

Sen Muhibbî olasın sende muhabbet bu mıdur

Mustafâ gibi ciger-kûşene şefkat bu mıdur

Âl ile kıydun ana kanı hakîkat bu mıdur

Kavl-i düşman sana kâr itti meveddet bu mıdur

Yok yere kan idesin yani hılâfet bu mıdur

Mustafa n’oldu kanı n’eyledün â padişehüm

Yine ol servi anup agladı bu çim ü çemen

Yine bu fürkat ile açmadı ol gonca dehen

Gülşenün bağrını deldi yine hasretle diken

Lâlenün içi kızıl kan ile pür oldı hemen

Bağrını urmag içün hançeri çekdi sûsen

Kara geydi başına tutdı benefşe şîven

Yoldı sünbül saçını boynuna geçdükçe resen

Kara toprag ile yeksan nic’olur sîm beden

Rûz-ı mahşerde bula kim ise bu kanı iden

Mustafa n’oldu kanı n’eyledün â padişehüm

Gün gibi zâhir idi zerre günâhı yog idi

İşigünden dahi bir özge penâhı yog idi

Sana ol togrı idi egri nigâhı yog idi

Hak ana şahîd idi gayrı güvâhı yog idi

Bende idi sana ol bir dahi şâhı yog idi

Hak bilür gayrı yire varmaya râhı yog idi

Ceng ider geldi disen iki sipâhı yog idi

Hançer urdun da anın cismine âhı yog idi

Yog idi cürmi bu Sâmî dir İlâhi yog idi

Mustafa n’oldu kanı n’eyledün â padişehüm5

“Sâmî”nin yukarıya alıntıladığımız mersiyesinde “Şehzade Mustafa”nın zamansız ve haksız bir yere değişik entrikalar sonucunda öldürülmesi çok keskin bir dille dile getirilmiştir. Şiir; “ay”ını kaybeden bir insanın “şeb-i zulmette” kalmasının tasviriyle başlar. Bu büyük acı şairi ve dolayısıyla devrin insanlarını derinden sarsmıştır. Şiir yukarıda da belirttiğimiz gibi son mısralardaki; “Mustafa n’oldu kanı n’eyledün â padişehüm” nakaratıyla devam eder. Kânûnî’ye yöneltilen bu soru şiirin anlam yükünü çektiği gibi ana temayı da özetler. Bu sorunun okuyucuyu konu üzerinde düşündürme amacıyla sorulduğu açıktır. Hangi nedenle olursa olsun/hadisedeki dahli ne derecede olursa olsun oğlunu kaybeden bir babaya sorulacak en ağır sorulardan birisidir bu soru.

Mersiye devletin temel/ana hedeflerinin vurgulandığı ikinci bölümle devam eder. Fakat bu ana yörüngenin dışına çıkılmakta ve devletin kuruluş felsefesiyle örtüşmeyen işler yapılmaktadır. Bu da bir devlet yöneticisinin/padişahın yapmak istediği veya isteyeceği bir durum değildir, olmamalıdır. Bu bölümde mersiyenin ses tonu/şiddeti biraz daha keskinleşir. Bu yapılanlar “erliğe/mertliğe” sığmaz. Sâmî burada Kânûnî’ye, şiirdeki en kritik sorulardan birisini yani; “evet padişahsın güçlüsün/hâkimsin ama Allah’tan da korkmuyor musun?” sorusunu yöneltir. Bu soruyla, 16. yüzyılın bu en kudretli insanını âdeta hırpalar.

Mersiyenin üçüncü bölümünde bütün unsurlarıyla kâinatın bu şehzade için yas tuttuğuna değinilir. Yine burada hedef tahtasına oturtulan şahsiyet devrin padişahıdır. Zaman öylesine değişmiş ve bozulmuştur ki “ata/padişah oğluna kıyar hâle” gelmiştir.

Dördüncü bülümde Osmanlı devletinin kurucularına ve geleneklerine atıfta bulunulur. Bu geçmişe dönüşte, hâlihazırda sahip olunan “güç, kuvvet, saltanat tac…” gibi bütün kıymetlerin/değerlerin geçiciliğine vurgu yapılır.

Mersiyenin en vurgulu ve en dikkati çekici bölümü beşinci bölümdür. Bu bölümde padişahın “adalet”, “yöneticilik anlayışı”, “dürüstlük”, “muhabbet”, “evlat sevgisi” gibi konulardaki yaklaşımları açık bir dille sorgulanır. Bu bölümdeki en çarpıcı ve tarihî vesika özelliği taşıyan mısralar;

Âl ile kıydun ana kanı hakîkat bu mıdur

Kavl-i düşman sana kâr itti meveddet bu mıdur, ifadeleridir. Bu ifadeler yazının giriş kısmında da belirttiğimiz gibi Şehzade Mustafa’nın katledilişinin alt yapısını hazırlayan ve baş kahramanlar olarak Hürrem Sultan ile damadı Rüstem Paşa’nın sahne aldıkları entrikaları akla getirir.

Altıncı bölümde yine tabiat unsurları kullanılarak hadisenin yakıcılığı vurgulanır. Şair, bu bölümde bir de beddua eder: Bu kanın dökülmesine sebep olanlar mahşer gününde bunun cezasını çeksinler!

Son bölüm, Şehzade Mustafa’nın masumiyetini ifade etme ana teması üzerine kurulur. Burada Şehzade’nin babasına karşı beslediği duygular ve saygı dile getirilerek bu tarihî hadise bir kere daha ana hatlarıyla sorgulanır.

Burada ele aldığımız iki şiirde öne çıkan ana kavram “al (hile)”dir. Osmanlı devletinin belki de gerileme sürecinin somut bir başlangıcı olarak düşünülebilecek böylesine önemli bir olayda, iki şairin de “hile” kavramını ısrarla vurgulamaları ve Şehzade Mustafa’nın masumiyetini ön plâna çıkarmaları tarih bilimiyle uğraşanlar için çok önemlidir diye düşünüyorum. Edebî eserlerin tarih bilimine; tarihin edebiyat araştırmalarına çok katkı sağlayacağını sadece bu iki küçük örnekten yola çıkarak rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabiî tarihi edebiyata; edebiyatı tarihe dönüştürmeden; yani dikkati ve özeni elden bırakmadan.

Muharrem DAYANÇ

1 Mustafa İsen, Acıyı Bal Eylemek Türk Edebiyatında Mersiye, Akçağ Yayınları, Ankara1993, s. LXXXIV-CVIII.

2 Zeynep Uluant, “Şehzâde Mustafa Hadisesi ve Edebiyatımızdaki İzleri”, Türk Edebiyatı, Sayı: 304, Subat 1999, s. 45.

3 Bu mersiyenin tam metni için bkz: Yahyâ Bey ve Dîvânından Örnekler, Haz. Mehmed Çavuşoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 1983, s. 96-104.

4 İsmail Hami Danişmend, İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi, Cilt: 2, Türkiye Yayınevi, İstanbul 1971, s. 283-287.

5 Bu “mersiye” için bkz: Mehmet Çavuşoğlu, “Şehzade Mustafa Mersiyeleri”, Tarih Enstitüsü Dergisi, Sayı: XII, İstanbul 1981-1982, s. 658.

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
Hayme Ana'nın -hem kan bağı hem de can bağı ile- torunlarından olan kızım Meryem Ülkü'ye ithaf ederim. -Ödül Töreni Konuşması- Kayı Boyu Derneği ve Dergisinin Değerli Mensupları, Kıymetli Hâzirûn, Hanımefendiler, Beyefendiler,  Bu akşam böylesine nezih ve anlamlı bir toplantıda...
BASAT'IN TEPEGÖZ'Ü ÖLDÜRMESİ
Meğer Hanım bir gün Oğuz otururken üstüne düşman geldi. Gece içinde ürktü göçtü. Kaçıp giderken Aruz Koca'nın oğlancığı düşmüş. Bir aslan bulup götürmüş, beslemiş. Oğuz yine zamanla gelip yurduna kondu. Oğuz Han’ın at çobanı gelip haber getirdi, der: Hanım sazdan bir aslan çıkıyor, at vuruyor,...
ZİYA GÖKALP - ÖTÜKEN ÜLKESİ (İNCELEME)
"Türk gençleri yalvardılar Hakan'a:Boru çaldır, ruhlarımız uyana...Cenk edelim, yayılalım cihana: -Yayılmaktır Türk soyunun turası!Böyle diyor Oğuz Han'ın yasası! Hakan dedi: "Anayurt'tan bıkılmaz,Boş bulunup eve düşman tıkılmazYabancılar çıkarılır, çıkılmaz." -Toplanınız: vatanınız...
 İSLÂM VE ŞİİR
Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap şairler güzel söz söylemek için birbirleriyle çeşitli ortamlarda yarışırlardı.  Övgü ve yergide sınır tanımayan şairlere gaipten haber veren kâhin gözüyle bakılıyordu. Uygun olandan uzaklaşma anlamına gelen ifrat...
İHANET - ZEYNEP ÖZKİŞİ
İçimdeki yenilmesi,engellenmesi imkansız öfke halimle alakam yokmuş gibi.... Vakur, gururlu olgun bir hanım duruşuyla sanki kızgın, kırgın değilmiş,dayanabiliyormuş, canım acımıyormuş, gibi, etkilenmemiş, defalarca ölmemiş gibi dimdik ayakta duruyorum.   Karşımda ki yeni yetme sayılan,...
HÜRRİYET
Hürriyet, havalı Hürriyet. Yürüdüğü zaman yeri göğü titreten, belediye reisinin karısı Hürriyet. Deniz kenarındaki muhteşem köyümüzün  belediyelik olduğu zamanlardı. Çok göç verdik. Kıymete bineceğini bilselerdi kimse göçmezdi. Sonraları muhtarlık oldu. İlçeye bağlandık. Haritadan da...
prev
next

Medya Sanatın Düşmanı

Edebiyat Dunyamız

Tarık Buğra,“ Gazetecilik sanatın düşmanıdır” derdi. Bugün yaşasa, yeni yaygınlaşan kavramı kullanacak ve “Medya sanatın düşmanıdır” diyecekti. Muazzam bir tesbittir. Çok keskin bulanlar olacaktır. Ancak, düşününce doğruluğuna şaşılacak bir vecizedir.Medya...

BABA, BU KİTAPLARIN HEPSİNİ OKUDUN MU?

Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

 Herkes ekmeğini taştan, topraktan çıkarır biz kitaptan çıkarıyoruz. Önümüz arkamız, sağımız solumuz kitap. Oturduğumuz masa kitap dolu, yanımızdaki ve karşımızdaki raflar öyle, keza çantamız, bavulumuz, çıkınımız, paltomuzun iç cepleri de.      ...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 5

Prof.DR.Hilmi ÖZDEN

Geçen yazımızda Prof.Dr.Nurullah Çetin beyin “Tek millet davası, tek dile bağlıdır” isimli makalesi çerçevesinde “Türkçe’deki Vatan” yazımıza devam edeceğimizi belirtmiştik. Türkiye bugünlerde tarihinin kritik noktalarından birinden geçmektedir. İmparatorluk dönemimizde bile yaşamadığımız hilkat...

KELE BACIM

Ayla Coşkun CEREN

“Kele bacım aklının dibini dökme. Otur oturduğun yerde. Abılan da duymasın bu dediklerini. Sen ne bakıyon kemçiğin dediklerine. O senin iyi olmanı istemiyo. Yarın gene acılıktan bacılık olursunuz. Alaguyruk o...

ALFABE MÜELLİFİ AHMET HİLMİ GÜ…

Küçüklüğümden beri en büyük idealim olan "Gazetecilik" mesleğine atılmam "Alfabe Müellifi...

MEDYANIN SOSYALİ

Niyet ettim kul rızası için kendimi pazarlamaya. “Bir gün herkes 15 dakikalığına...

AZ ZAMAN ÇOK EDİRNE

Edirne’deki bir yılım bir ömre mal oldu. Şimdi anlıyorum ki üniversite...

ANLAMIN BAĞLAM AÇISINDAN İNCELENM…

Semantics ve pragmatics alanlarına bakış Anlam konusudilbilimde semantics (anlambilim) ve pragmatics (edimbilim) alt başlıkları ile ele...

KANONİK ANLATILAR VE MİLLÎ TÖREN…

Şimdiki insandan farklı olarak, arkaik insan, dünyevi zamanla mitik zamanı beraberce...

Osmanlı'dan 21. Yüzyıla Ekonomik…

Tesbih taneleri gibi birbirinden bağımsız görünen fakat ip ve imameyle birbirine...

ŞİİR:SÖZÜN SIRRI

 Sözlükler şiir terimi üzerinde farklı tanımlar yapmakla beraber; sezgiye dayanan duygu...

NAMIK KEMAL - HÜRRİYET KASİDESİN…

HÜRRİYET KASİDESİ1. Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten Çekildik...

BOŞLUĞA MEKTUP

Aylardan Ocak. Kar yağmaya gece başlamıştı ve belli ki hiç ara...

MASALSIZ TOPLUM VE OKULDA DEĞERLER …

Halk kültürüne bağlı sözlü bir anlatım türü olan masallar, çocukların eğitiminde...

EDEBİYATIMIZIN BESMELESİ

Türk dilinin ifâde gücünün târihin her döneminde zengin bir muhtevaya sahip...

Çok okunan büyük yazarımız: RE…

Çok okunan büyük yazarımız, Anadolu’yu şehirleri ve insanlarıyla çok iyi tanıyordu...

PROF.DR. ABDÜLKADİR İLGEN İLE …

Türk müslümanlığı, çok tartışılan, daha da çok tartışılacak olan konu. Ama...

NELERİ TÜKETİYORUZ

Küreselleşen dünyada yeni dünya düzeni kuruluyor. Bu düzende insanımız, maalesef, yalnız… Değişen...

ŞEYH HAMİD-İ VELİ (SOMUNCU BABA)

(1331-1412)Tevazûda tekti, şandan şöhrettenEderdi nefret, Şeyh Hâmid-i Velî.Şehr-i Kayseri’den yeşil Bursa’yaEyledi...

SERBEST ŞİİRİN YAZIMINA DAİR B…

Şiir kavramı ve şiire dâir tartışmalar-sanırım- hiç bitmeyecektir. Mânâ, biçim ve...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak...

ZEHRETME HAYATI BANA CÂNÂNIM...

İnsan, camdan bir fanus gibi çabucak kırılıyor en ince yerinden. Sahi...

Sezai KARAKOÇ

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Şair, yazar, düşünür...

Abdurrahim KARAKOÇ

1932 yılının Nisan ayında Kahramanmaraş ili, Ekinözü ilçesinde dünyaya geldi. Dedesi, babası ve kardeşleri de...

GRİ - (ÖYKÜ)

Hazırlıksız yakalanmışlardı. Şimşek, ansızın sessizliği delip geçiyor, tıpkı bir yabancının sofraya aniden...

İZ BIRAKANLAR

Milli Eğitim Bakanlığı ile TRT'nin işbirliğinde hazırlanmış iz bırakan öğretmenler serlevhalı...

TÜRK EDEBİYATINDA GOTİK TÜRÜNÜ…

Gotik edebiyat cadılar, cinler, periler, hortlaklar, vampirler gibi doğaüstü yaratıklardan ve...

Behçet Necatigil (GÖNÜL)

(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul)...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Dün bizim Metin Bilgesoy kardeşimizin yazısını koymuş, bugün de nasip olursa...

SOYLU ÇEHRELER - DOKTOR HALİL SERT

"İyi insanlar güzel atlara binip önden gittiler..." Teselli babında gönül hoşlayan, gidenin...

GÜZELLİK DE ÖLDÜRÜR!

İnsan güzellik karşısında ölüm isteği duyar mı!? Duyuyor efendim duyuyor... Üstelik, İnsanı güzellik de...

SESSİZTANBUL

İstanbul’daydım bugün yine… Biliyorum sana haber vermeliydim gelirken. Bana kendine bir...

AŞKIN KENDİ HALİ

Aşkı bir de benden dinleyin. Bu giriş dört kelimeden meydana gelmiş...

Feridüddin-i Attar

Ferîdüddin Attâr veya tam adıyla Ebu Hamid Ferîdüddin Muhammed bin Ebu...

TERCİ-İ BEND'LER - ŞEYH GALİP

Terci-i BendTâ be key arşa çıka âh-ı dil-î nâ şadımGökleri ağlata...

RAUF DENKTAŞ'TA VATAN

Mustafa Necati Sepetçioğlu “Kıbrıs” la ilgili yayınladığı eserlere “Sabır Ağacı” ismini...

Göç Destanı

  Tuğla ve Selenge ırmaklarının birleştiği yerde Hulin Dağı yükselirdi olanca ihtişamıyla.Nehirler...

TÜRK'ÜN ÜLKÜSÜ

Gizli arzuların ifadesidir rüya. Şuuraltı isteklerin dışa vurumudur. Karışık hayallerdir. Rüya...

Hakan İlhan KURT

1976 yılında Tarsus’ta doğdu.2002 yılında Niğde Üniversitesi’nden mezûn oldu.Töre, Kurgan Edebiyat...

“ODUNBAZARIN” ÇEŞMELERİ: İK…

Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe...

SÖZ ÜZERİNE

Güzel söz, sadakadır. - Hz. Muhammed (SAV)- Kutadgu Bilig’te sözden ‘Ölüden...

BÜYÜK TÜRK BİLGİNİ, AYAKLI KÜ…

Tarihte “bilgi hazinesi” büyük insanlar vardır; eskiler bunlara “hezarfen” veya “ayaklı kütüphane” derler...

NİYE TEBESSÜM

İnsanımızın yüzü, maalesef, hep asık... Caddede sokakta gülen insanların sayısı gittikçe...

SANMA ŞAHIM HERKESİ SEN SÂDIKANE …

“Aşk ikliminde Selim kimdir, dedin. Kim olacak! Bir biçare, bir hakîr...

KENDİMİ KAZDIM

Sizde nihayet bulmayan veya sizde başlamayan hiçbir sözün, işin, hayalin bir...

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Türk milletinin XX. yüzyılda yetiştirdiği en önemli ve çok yönlü fikir...

UNUTULAN POZANTI KONGRESİ

Mustafa Kemal’in Erzurum ve Sivas Kongrelerini hepimiz biliriz. Fakat Pozantı Kongresi...

CENGİZ DAĞCI'DA VATAN - 3

Cengiz Dağcı’nın “Onlar da İnsandı” ( Zaman: 1928-1932 ) ve “O...

HOCAM ÖMER FARUK AKÜN

On beş Temmuz şehitlerine ithaf… Önümde İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili...

İÇİMDEKİ GÖÇ

Geçmişinde imparatorluk tecrübesi olan milletlerin ortak kaderidir göç. İnsan, kendi isteğiyle...

MODERN DÜNYANIN KENDİ KLÂSİKLER…

Yazılarınızda Eski Türk Edebiyatı sahasındaki çalışmalarda metot eksikliğine ve teori sahasındaki...

DUYARLILIK

“Ünlü piyanist sahneye çıktı ve konserine başladı. Daha ilk parçanın ortalarında...

Edebice/5.sayı

Edebice dergimizin 5. sayısı çıktı. “Umut” temasının işlendiği 5. sayımızda yine...

Ruh Adam Romanında Otobiyografik Un…

Metin SAVAŞ Kurmaca anlatı dallarından biri olan roman sanatının hiçbir ürünü hiçbir...

YORGUN KELİMELER

Ses duymak ister insan, kendinde ve çevresinde. Fıtrattandır bu. Yaprakların hışırtısını...

HİKÂYECİDE SEÇME VE AYIKLAMA KÜ…

-Hikâye Üzerine Gençlerle Sohbet- Hangi işi yaparsak yapalım, onunla ilgili temel alan...

CENNET’İN ZAMANI VE CENNET’İN …

Felsefecilere göre, insan ve şuur birer zamanî varlıktır. Hem hayatımız hem...

Sosyal Medyada Anlam/Anlayış

‘Hâl, dilden güzel anlatır.’ aslında… Hâl-i pür melalimiz ortada. Anlaşılmamaktan şikayet ediyoruz sürekli. Herkes...

YÛNUS”TA İMAJ OLUŞTURMA TARZI v…

"İmaj oluşturma tarzı"ndan kastımız -mecaz, istiare, sembol, mit vb. kavramların hepsini...

BİR TÜKENMEZ HAZİNE OLARAK ATATÜ…

Kimi sanat yapıtları vardır ki tükenmez hazine gibidirler. Örnek olarak, Dostoyevski’nin...

DİŞİ KURT OLARAK EV

Ahmet Hamdi Tanpınar “Huzur” romanında şöyle der: “İnsanın sevdiği bir ev...

OSMANLI'NIN SON SAVAŞI - ALTAY CENG…

Bu ülke, 1914 Ağustosu’nda bir mukadderat anına varmış olarak, kaçınamayacağı bir...

Y-KUŞAĞI DEĞERLENDİRMESİ

Diğer sosyal bilim dallarında olduğu gibi sosyolojide de araştırmaların belirli bir...

NİHAL ATSIZ

Türkçülük ülküsünün büyük önderi, kudretli şâir ve tarihçi Nihal Atsız’ı 11...

ÖMER SEYFETTİN - ACABA NE İDİ?

Çıkardıkları gün hemen geri döndüğü Toptaşı Tımarhanesinden Cabi Efendiyi kabul etmemişlerdi...

TÜRK TÖRESİ

“Yerleşik insan, bir ailenin sınırlı menfaatleri dışında herhangi bir hak davası...

Âşık Reyhânî

1932 yılında Hasankale’nin Alvar köyünde doğan Reyhanî’nin asıl adı Yaşar Yılmaz'dır...

KÜLTÜRLÜ BİR YAZAR-USTA BİR ROM…

Altmış iki yıllık ömründe binlerce makale ve fıkra, 150’ye yakın eser...

İLHAN BERK’E GÖRE MODERN TÜRK …

Giriş veya Modern Şiir Kiminle Başlar? Cumhuriyet sonrası Türk şiirinin modernleşmesinin ne...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAF…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları...

ZAMANIN DEĞERİ

Değişik kaynaklarda zamanın değişik tanımlarına rastlamak mümkündür. ‘Bugün, nakit; yarın, bono;...

Neyzen Tevfik

Abdullah SATOĞLU Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden...

ABDURRAHİM KARAKOÇ AĞABEY İÇİN

Liseye giderken sevdiğimiz şairlerin başında geliyordu Abdurrahim Karakoç Ağabey. Özü bizdendi...

HİKÂYELERİNİN GÖZÜNDEN BALKANL…

Ömer Seyfeddin, Edirne Askerî İdâdîsi, 1899 Yanya Kalesi’nin savunması sırasında esir düştüğü...

KİM KİME/NEYE EMANET

Sözlüklerde ‘emanet’ kavramına “Güvenilir birine saklanması veya birine teslim etmesi için...

NEYİ BEKLEYELİM?

Faruk Nafız Çamlıbel’in Yolcu ile Arabacı şirinin bestelenmişini, ‘Bekleyenim olsun da...

CENGİZ DAĞCI'DA VATAN - 4

“Bismillahirrahmanirrahim... Bizim Savaşçı'nın-İhtiyar Savaşçı-(1) öyküsü de burada başlıyor işte: Silahsızdı gayrı. Uzak savaşlardan...

İSTİKLȂL MARŞI’NIN ANLAM DÜNY…

İstiklâl Marşı, 10 kıta ve 41 mısradan oluşan bir şiir. Bu...

TÜRK KÜLTÜRÜNÜN EDEBİ UNSURLAR…

Kültür, bir millet veya topluluğa özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütü-...

AHMET TUFAN ŞENTÜRK

Ahmet Tufan Şentürk’ü, ta 1950’li yıllarda tanıdığımdan beri, onu hep sanat...

MECNUN 'UN KÖPEG İ ÖPMESİ - MEVL…

Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı...

DEDE KORKUT'U TANIYALIM

Tüm Türk topluluklarının, milletlerinin ortak kültürüdür. Dede Korkut; Dedem Korkut, Korkut...

KIRMIZI YAZILAR

Açıklama"Ben tarihçi değilim, akademisyen hiç değilim; roman yazarıyım sadece. Uzun veya...

POSTMODERN HAYAT NEDİR?

Metin SAVAŞ Biz insanlar hazır bulduğumuz bir hayatın içine doğarız. Ve fakat...

HASRET DAMLALARI

BEN, hep dostlarımla yaşadım. Uzakta olmaları da, uzaklara mah kum kalmam da önemli olmadı hiç. Dost...

ERENKÖY ŞEHİDİ SÜLEYMAN ULUÇAM…

1.Giriş1.1.Hayatı ve SanatıSüleyman Ali Uluçamgil, 28 Mart 1944 tarihinde Dağyolu (Eski...

KANAAT

Kanaat, TDK Türkçe Sözlük’te aşağıdaki anlamlarda kullanılıyor: 1. Elindekinden hoşnut olma...

Emperyalizm Hegemonya İmparatorluk

Emperyalizm, Hegemonya, İmparatorluk, uluslararası politik ekonomi literatürünün en önemli başlıklarını, Irak'ın...

YAŞAMAK

Hani diyorum, kendimizi şöyle sorularla / cevaplarla biraz(cık) meşgul etsek… Değerlendirsek...

AZLIK MESELESİ

Size, bir azlıktan bahsetmek istiyorum. Pek zavallı, pek yoksul, pek masul...

GÖZYAŞI ÇEŞMESİ -SEVİNÇ ÇOKU…

Kırım'daki Gözyaşı Çeşmesi ve Kırım Giray Han ile Dilara Bikeç'in efsanevi...

TÜRK ŞİİRİNDE NAZIM BİÇİMLER…

Nazım Birimi Şiirde iki temel unsur vardır.Bunlar “biçimsel(dış)” ve “içeriksel(iç)” olarak...

ANADOLU’YU KONUŞTURAN USTA BİR Y…

Ahmed Hamdi Tanpınar’ın en önemli denemelerinden biri olan Beş Şehir adlı...

TANZİMAT ROMANI ZÜPPE TİPİNİN …

GİRİŞ Türk romanına Tanzimat Dönemi‟yle birlikte girmeye başlayan “alafranga züppe” tipi...

SEGİYT REMİEV VE NESİMÎ

Araştırmamızın amacı XX. yüzyıl başında Tatar edebiyatının önemli isimlerinden olan şair...

İSLÂM VE ŞİİR

Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap...

ÖLÜMÜN KIYISINDA

Saatlerdir hiç kıpırdamadan uzandığım yataktan yavaş yavaş atıştırmaya başlayan kar’ı seyrediyorum...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Mehmet Ragıp Karcı Ağabey dün emanetini teslim etti. Yıllar önceydi. Rahmetli Rasim Köroğlu...

DR. SAİT BAŞER

Akademisyen, fikir adamı, araştırmacı, yazar.  Son yıllarda Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli ve...

FUZÛLÎ VE BÂKÎ DİVÂNI’NDA BE…

Kur’ân ve hadislerde sıklıkla geçen ve Divan şiirinde de hayli fazla geçen...

DÜNYA BİR ALDANIŞTIR

Sadece insanların değil kelimelerin de kendilerine mahsus bir dünyaları vardır. Bu...

ANLA(ŞA)MIYORUZ

‘Aya giden insan ile iletişim kurabilecek sistemleri buluyoruz. Buna rağmen çoğu...

“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HAR…

1.Giriş Şiir, her şeyden önce “dil” sanatıdır. İnsanların hafızalarında roman-hikâye cümleleri yerine...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 2

Türkistan topraklarında “1070’de Balasagunlu Yusuf Has Hacib tarafından Kaşgar hükümdarı Buğra...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak...

Şiirde İmge

İmge kelimesinin kökeni sayılan “image” veya “imago” kelimeleri Latince olup “görünür...

Bir Darbenin Anatomisi

Türk tarihçiliğinin en verimli kalemlerinden Yılmaz Öztuna, artık bir klasik sayılan...

ARİF NİHAT ASYA

Son elli yılın, gerçek Türk şâirleri arasında, gönülleri fethederek, dalga dalga...

EDEBİYAT BİLGİ YUMAĞI

1. Mensur şiirin ilk örneklerini Servet-i Fünun döneminin en önemli sanatçılarından...

PİŞMANLIK(LARIMIZ)

Ne yaparsan yap pişman öleceksin,Belki yaptıklarından , belki yapmadıklarından...DostoyevskiMüslüm Gürses’i ‘Son...

NAMIK KEMAL MİLLİYETÇİLİĞİNİ…

1.Namık Kemal Kimdir? Avrupai Türk edebiyatına kesin zafer sağlayan edip, Namık Kemal’dir...

KLASİK VE MODERN SİYASET DÜŞÜNC…

Çağdaş Türk düşüncesinin bir Medînetü-l-Fâdıla, Kutadgu Bilig veya Ahlâk-ı Alâî kaleme...

ACELEMİZ VAR

Hayat dediğimiz şey, güzel şeyleri beklerken arada geçen zamandır, değil mi? Hayatımız...

GÂVURDAĞI ÂŞIKLIK GELENEĞİ- B…

Bölgedeki Türkmen topluluklarının konargöçer yaşama biçimleri, tarihi süreçleri ve gelenekleri iyice...

TÜRKÜ(LERİMİZ) BİZİ SÖYLÜYOR…

Türkünün konusu insan ... İnsanın başından geçenler, insanın başına gelenler, insanların gönül...

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYAT…

Türklerin İslamiyet'i kabul etmelerinden önceki dönem, tamamen bir sözlü edebiyat karakteri...

BİR AŞK MASALI

Kadın fotoğrafına baktı adamın. Her gün her gün biraz daha çekici...

KARAMSARLIK (MI DEDİNİZ)

Hemen her güne yeni bir acı ve elemle uyanır olduk. Kaygılarımız...

OSMANLI DÖNEMİ TÜRK MİZAH ANLAYI…

Türk edebiyatının Batılılaşma etkisinden önce ortaya çıkan yazılı mizah ürünlerinin hemen...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEME…

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar...

Namık Kemal'in Şiirleri Hakkında

Cemiyete yön veren ve tesir eden şahsiyetler, mısralarıyla hafızalarda yaşarlar ve...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 2 (…

Teşbih • Sözü daha etkili kılmak amacıyla ortak nitelikleri bulunan nesne...

Mehmet Ali KALKAN

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir   Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor...

RÛHUNDA MEDENİYYETİNİN ZARÂFET …

Son yüzyıl edebiyyatımız onunla var; fakat hayât ve düşüncemizde, tedrîsimizde o...

SERBEST VEZİN VE TOPLUMCU ŞİİR

Serbest Vezin Nedir?  Vezni ve kafiyesi serbest olan, önceden belirlenmiş bir kalıbı...

ALLI TURNA

“Allı turnam bizim ele varırsan Şeker söyle kaymak söyle bal söyle Gülüm gülüm...

KUTADGU BİLİG-1 TANRI AZZE VE CELL…

Teŋri Azze Ve Celle Ögdisin Ayur Bayat atı birle sözüg başladım,törütgen egidgen...

AHMET HAMDİ TANPINAR KİMDİR VE Ş…

Ahmet Hamdi TANPINAR (1901-1962) Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının şâir, hikâyeci, romancı...

TOP-LUM!

Eski Türkçe ile söyleyecek olursak Cemaat...Cem olmak, birlik olmak, yekdiğerinin ezasını...

TÜRK EDEBİYATINDA “GELENEK VE MO…

Kimlik kavramı bütün dünyada olduğu gibi bizde de son zamanların gözde...

KINALI KUZULAR

Yüz yıl önce Türk vatanı paramparça edilerek sömürgeci devletler paylaşılırken nice...

K KONAK ROMANINDA “GÜNDELİK HAYA…

İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu...

DÜRÜSTLÜK

Değer, ‘sosyal hayatta bir varlık, bir nesne, bir faaliyet vb’ne tanınan...

SAYI - 10 HALİDE EDİB’İN 1916 Y…

Mükemmel eğitim modeli arayışından önce memlekette eğitime dair bir durum tespiti...

KISKANÇLIK

Hikmet Münir Ebcioğlu(1927-1989)’nın sözleri, Teoman Alpay(1932-2005)’ın bestesi hüzzam makamındaki “Kıskanırım” şarkısını...

Vazife, Mesuliyet, Had ve Hak

Hür olarak yaşamak üzere yaratılmış olan insanoğlu, kendi seçimi ile haklarının...

ZİYA GÖKALP’İN MİLLİYETÇİL…

1-ZİYA GÖKALP’İN HAYATI             Ziya Gökalp 23 Mart 1986 yılında Diyarbakır’da doğmuştur...

BALKAN TAŞRASININ GÖZBEBEĞİ …

Bir ülke veya bir şehir sizi önce terminalleriyle karşılar. Sonra ticari...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Yolumuz gurbete düştü,Hazin hazin ağlar gönül,Araya hasretlik girdi,Hazin hazin ağlar gönül, Radyoda...

Orhan Seyfi Orhun

Orhan Seyfi Orhon (d. 23 Ekim 1890, İstanbul - ö. 22...

DEĞİŞİM

Son yıllarda değişimin üzerinde o kadar çok konuşuldu ki. Değişim, değişti...

SAYI 7 - BİZDE “ADAM”LIK

Sayı: 7 Biri Avrupa’da, diğeri Kırım’da çıkan iki gazete... Biri Namık Kemal...

SÖĞÜT DERGİSİ

İçimizdeki umutları yeşerten haberler ardı ardına geliyor. “Dergiler acaba önemini ve...

İnsanlığın Dirilişi

Sezai Karakoç'un hayatı boyunca ideal bir uygarlık şekli olarak sunduğu ve...

ŞAİR GÜLDEN YALÇIN İLE SOHBET

Gülden Hanım, şiire nasıl başladınız? Nasıl bir kültürel ortamda yetiştiniz? Çocukluk ve...

Cemal SAFİ

Cemal Safi Cemal Safi, şaiɾ. 1938 yılında Samsun'da doğdu. Babası meɾhum...

KERKÜK'TEKİ VATAN - 4

Sabir Demirci (Kerkük, 1940) ‘nin  Güney Azerbaycan’dan Şehriyarın “Haydar Baba” şiirinin üslubunu hatırlatan dizeleri...

Gökhan Akçiçek

Şair ve yazar. 15 Mart 1961’de Ordu’da doğdu. Aslen Alucra’nın Karaağaç...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

Mahmut Topbaşlı (Günbeyli)

Edebiyat Dunyamız

1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim Anadolu, Millet, Ortadoğu, Her gün...

Neyzen Tevfik

Edebiyat Dunyamız

Abdullah SATOĞLU Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden, alayıştan, mevkiden ve paradan hoşlanmamış; hiçbirşeye sadakada sarılmamış, istediği gibi, bildiği gibi yaşamış olsun. İşte Neyzen Tevfik budur...1879'da Bodrum'da...

Gökhan Akçiçek

Edebiyat Dunyamız

Şair ve yazar. 15 Mart 1961’de Ordu’da doğdu. Aslen Alucra’nın Karaağaç Mahallesi’ndendir.  İlkokul dördüncü sınıfa kadar Güzelordu İlkokulu'nda eğitim gördü. Öğretmeninin İstiklal ilkokuluna tayin olması ile bu okula nakil aldırdı...

Feridüddin-i Attar

Edebiyat Dunyamız

Ferîdüddin Attâr veya tam adıyla Ebu Hamid Ferîdüddin Muhammed bin Ebu Bekr İbrahim Nişaburî, İranlı mutasavvıf, şair. Hekim ve eczacı olmasından dolayı Attâr olarak anılır. Horasanın en önemli dört şehrinden...

HOCAM HALÎL LÜTFÎ DÖRDÜNCÜ

Abdullah SATOĞLU

Halil Lütfî Dördüncü... İstanbul "Bab-ı âli'sinin ve Türk basının en renkli simalarından biri... 1953-54 yıllarında, İstanbul Gazetecilik Yüksek Okulunda, Basın Tekniği ve İncelemeleri dersimize gelirdi. O dönemde, diğer hocalarımız Burhan Toprak...

Cemal SAFİ

Edebiyat Dunyamız

Cemal Safi Cemal Safi, şaiɾ. 1938 yılında Samsun'da doğdu. Babası meɾhum Mehmet Safi, annesi meɾhume Ayşe Safi'diɾ. Öğɾenimine Sakaɾya İlkokulu'nda başladı. Samsun Sanat Okulunda son veɾdi. Cemal Safi evli ve...

Faruk Nafîz Çamlibel

Edebiyat Dunyamız

Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak kucağadır" diye devam...

BİR MİSTİK EDA ŞAİRİ OLARAK AHMET MUHİ…

Edebiyat Dunyamız

Ahmet Muhip Dıranas modern Türk edebiyatında hece şiirini Necip Fazıl ve Ziya Osman'la birlikte en iyi temsil eden şairlerden biridir. Hece şiiri edebiyatımızda bu üç şairle zirveye ulaşmış ve de...

Erkin VAHİDOV

Edebiyat Dunyamız

Erkin VAHİDOV   Günümüz Özbek şairlerinden Abdulla Âripov’un Söz Sehri (Söz Sihri) adlı yazısında, “İşte birkaç on yıldan beridir müstesna bir şiir bahçesinin çiçek kokulu havasından nasibimizi alıyoruz. Bu Erkin Vâhidov’dur. Ana...

ÖYKÜ / ROMAN

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL …

Küçük Mustafa Kemal, Topçu Kolağası Mehmet Tevfik ve Yüzbaşı Mustafa Beyler Ak Hocanın vaaz verdiği camiye vardıklarında cami dolmaya başlamıştı. Ak Hoca, Seyyid Hoca’nın talebesi idi. Seyyid Hoca’yı Balkanlarda bilmeyen...

Peyamî Safa

Milletimizin, son yarım asırda emsalini pek az yetiştirebil-diği değerli fikir ve sanat adamlarımızdan biri de Peyami Sa-fa'dır. Basın mesleğinin hemen her sahasında zirveye ulaşan Üstad Peyami Safa, gerçekten bir "Elem...

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI ROMA…

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi mücadeleler ile bu siyasi olayların Osmanlı-İran ilişkileri...

OĞUZ HAN DESTANIN İSLÂMÎ VARYANTI

Oğuz Kağan Destanını Anlatan Kaynaklar Oğuz Kağan destanını anlatan başlıca iki kaynak bulunmaktadır.   Bunlardan birincisi yazarı bilinmeyen ve bir Uygur tarafından yazıldığı anlaşılan Uygurca  Oğuz Kağan destanıdır. Uygurca yazılmış olan...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında atların satıldığı bir hana gitmiş...

ALLI TURNA

“Allı turnam bizim ele varırsan Şeker söyle kaymak söyle bal söyle Gülüm gülüm kırıldı kolum Tutmuyor elim turnalar hey”                                 Anonim Şu hayattaki en büyük aşıklar ne Aslı ile Kerem, ne Ferhat ile Şirin, ne sen...

Ahmet Mithat Efendi ve Ölüm Allah’ın Emr…

Şimdiye kadar pek çok hikâyeler okudum. Elbette siz de okumuşsunuzdur.Ben hem birçok hikâyeler okudum hem birkaç tanesini yazdım. İhtimal ki siz de yazmışsınızdır.Sanki siz de hikâye okumuş yazmış, iseniz ben...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında atların satıldığı bir hana gitmiş...

MECNUN 'UN KÖPEG İ ÖPMESİ - MEVLÂNA'DAN

Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı. Öpüp koklamaya başladı. Bu davranışını görenler onu ayıpladılar ve uyardılar: A akılsız Mecnun! Sen iyice işi azıttın. Bu yaptığın dt!liliğin...

ŞAİR ve ŞİİR

Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur

SULTAN VELED'den Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur Canum aldı gözün dakı ne eydür

BELÂ RÂHINDA BEN

Belâ Râhında BenNe yerden kârbân-ı gam geçer olsa konar bendeBelâ râhında şimdi bir mu'ayyen menzil oldum ben(Nereden gam, üzüntü kervanı geçecek olsa bende konaklar. Ben şimdi belâ yolunda bilinen bir menzil...

A. YAĞMUR TUNALI

Yağmur Tunalı,1955 yılında, Kayseri Yahyalı’da doğdu. Orta öğrenimini, Niğde, Kayseri ve Samsun’da; Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Filolojisi’nde tamamladı.  Yazı ve sanat hayatına...

SEZAİ KARAKOÇ

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Şair, yazar, düşünür, siyasetçi. Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 yılında Ergani’de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam...

GAZEL - KEÇECİZÂDE İZZET MOLLA

1. Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihan harâbEyler anı müdâhane-i âlimân harâb2. Bilmez ki iki kat yıkılur kendi halkdanİster cihân yıkıldığını hânüman-harâb3. A’mâl-i hayr süllemidir kasr-ı CennetinMümkin mi çıkma olsa...

GAZEL - ZİYA PAŞA

GAZEL Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaştım mülk-i İslâm bütün virâneler gördüm Bulundum ben dahi dârü’ş-şifâ-yı Bâb-ı Âli’de Felâtun’u beğenmez anda çok dîvâneler gördüm Huzûr-ı kûşe-i meyhâneyi ben görmedim...

ZİYA PAŞA - DİYAR-I KÜFRÜ GEZDİM

Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm     Dolaştım mülk-i İslâmî bütün virâneler gördüm  Bulundum ben dahi darüş-şifâ-yı Bâb-ı Âli’de   Felatun’u beğenmez anda çok divaneler gördümHuzur-ı gûşe-yi meyhaneyi ben görmedim gitti Ne...

BİR KADEHLE BİZİ SÂKİ GAMDAN ÂZÂD EYLE…

Bir kadehle bizi sâki gamdan âzâd eylediŞâd olsun gönlü anın gönlümü şâd eyledi Bende idi bunca yıllar kaddine serv-i revânDoğrulukta kulluk ettiğiyçün âzâd eyledi Husrev-i hûbân eden sen dilber-i şîrîn-lebBîsütûn-ı aşk içinde...

ZİYA GÖKALP’İN MİLLİYETÇİLİK DÜŞ…

1-ZİYA GÖKALP’İN HAYATI             Ziya Gökalp 23 Mart 1986 yılında Diyarbakır’da doğmuştur. Kendisine babasının isteği üzerine Mehmet Ziya adı verilmiştir. Babası, Vilayet Evrak Memuru Mehmet Tevfik Efendi, annesi Zeliha Hanım’dır. İlköğrenimini...

TANINMIŞ GEZGİN VE GÖZLEMCİ: EVLİYA

Ali_Alper ÇETİN

Bir insan ki, zamanımızdan üçyüzeksen yıl önce ulaştırma imkânlarının sınırlı ve az olduğu çağda, Anadolu’yla birlikte tüm Ortadoğu’yu, Kırım’ı ve Kafkas...

KURULUŞTAN TANZİMAT’A KADAR OSMANLI

Edebiyat Dunyamız

Osmanlılarm kuruluş döneminde ortaya çıkan sözlü ve yazılı edebiyat ürünleri Anadolu Selçukluları ve Beyliklerinin kültür dünyasından bağımsız olarak...

TÜRK EDEBİYATINDA İLKLER

Edebiyat Dunyamız

* İlk alfabemiz: Göktürk Alfabesi * İlk yazılı eser ve Türk adının geçtiği ilk Türkçe metin: Orhun Abideleri * İlk Türk yazarı: Yolluğ Tigin * Bilinen ilk...

HALK HİKÂYESİ ÜZERİNE

Edebiyat Dunyamız

Halk Hikâyesi Tanımı Türk Halk Edebiyatı’nda anlatı esasına dayalı destan, masal, efsane, menkıbe anlatım türlerinden biri olan halk hikâyesinin, birçok edebiyat...

İDEOLOJİLERDEN KİMLİĞE; YENİ SOSYA

Edebiyat Dunyamız

16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg, çevre sorunları ve geleceğine olan etkisini konu alan İsveç parlementosu önünde yaptığı eylem ile bir sosyal hareket...

YİNE TASAVVUF

Ahmet Yılmaz SOYYER

Kelam, Allah tarafından kulu ve elçisi vasıtasıyla gönderilen kitabın, zamanlarının ihtiyaç duyulan bilgilerine sahip insanlar tarafından yorumlanmasıyla ortaya...

GAZELİN ANLAM-YAPI İLİŞKİSİNDE MET

Edebiyat Dunyamız

Divan Edebiyatı gazellerinin şekil özellikleri hakkmdaki bilgiler hemen hemen bütün el kitaplarında yer alır. Ayrıca gazel konusunda kapsamlı ve değerli bir...

digertumyazilar