Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)
Bunu okudun 0%
C:\Users\alialpercetin\Desktop\REŞAT NURİ GÜLTEKİN\Resat Nuri-1.jpg
C:\Users\alialpercetin\Desktop\REŞAT NURİ GÜLTEKİN\Resat Nuri-1.jpg

Çok okunan büyük yazarımız, Anadolu’yu şehirleri ve insanlarıyla çok iyi tanıyordu. 1936 yılında “Anadolu Notları” adıyla büyük bir eser yazdı. Yazarın bu eserinde Doğu Anadolu’daki en iyi otellerden birini anlatan bir bölümünü okuyalım:

“…Kız gibi donanmış asrî otel bizim bildiğimiz eski zincirli hanlardan biri.. Yan yana bir araba geçecek kadar genişlikte kemerli bir kapı.. Birinci kat dükkân, kahve, depo, ahır gibi bir şeyler… Bunlardan bazılarının yüzü sokağa, bazıların ki içerikli toprak avluya çevrilmiş..

Kapının yanındaki iki tahta merdivenden hangisini beğenirseniz ondan ikinci kata yani asıl otel dairesine çıkıyorsunuz. Burada uzun ve karanlık bir koridor… Koridorun ön tarafına gelen kısmı penceresiz bir kahve duvarı, sokak kısmında sıra sıra oda kapıları…

Bana bu odaların lüksünü açtılar. Güzel bir gardrop ve lavabo.. Bir daire koltuğu.. Üstünde kristal bir hokka takımı bulunan bir şık masa..

Pencerenin iki tarafında iki karyola.. Odaya başkasını koymamaları için bunların ikisini de tuttum. Otel garsonu misafirlerden bazılarının böyle boş yere iki yatak parası vermelerindeki hikmeti bir türlü anlayamıyor, şirin şirin gülümseyerek:

Varsın ötekinde de başkası yatsın.. Adam adamı yiyecek değil ya.. İki lâkırdı eder, diyordu. İki karyolam var, ikisi de aynı biçimde. Birincisinin ortası, eski coğrafyada (hatt-ı taksim-i meyah) dediğimiz şekilde yüksek kenarları alçak. Öteki onun tamamıyla tersine çevrilmiş şekli, yani ortası çökük, kenarı yüksek.

Otel hizmetçisi, “Hangisinin çarşaflarını değiştireyim”  diye soruyor. Parasını vereceğim için ikisinin de temizlenmesini istemeye hakkım olduğu hâlde bunu akıl edemeyerek, derin derin düşünüyorum. Birincide yatmak, tam tepesinde yatmak gibi bir şey, ikincisi Çukurova girmiş gibi olacağım. Herhâlde bunlardan hangisinin rahat olacağını bir gecelik tecrübeden evvel kestirmek mümkün değil..” 

Okuduğumuz bu satırlar, çağdaş Türk romancısı Reşat Nuri Güntekin’e ait.. Buram buram Anadolu tüten bu büyük yazarın adı, hemen her Türk gencinin severek okuduğu, dünyanın birçok dillerine çevrilmiş bulunan Çalıkuşu romanıyla birlikte gelir. Çalıkuşu “taze üslubu, ülkücü ve iyimser bir dünya görüşü, diri ve sevimli kahramanlarıyla, Kurtuluş yılları ve ilk Cumhuriyet gençlerinin rüyası, ideali olmuş”,  yazarına büyük bir şöhret kazandırmıştır.

1889 yılında İstanbul’da doğan, askeri doktor olan babası ile birlikte Anadolu’yu karış karış gezen Reşat Nuri Güntekin, ilk ve orta öğrenimini Çanakkale’de, yükseköğrenimini de İstanbul’da yaparak, 1912 yılında Edebiyat Fakültesinden mezun oldu. Hayatının bundan sonrası, öğretmenlikle, öğreticilikle geçti. Bir ara Çanakkale’den milletvekili seçildi. 1947 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi iken, UNESCO temsilcisi ve kültür ataşesi olarak Paris’e gitti. 1954 yılında emekliye ayrılıp yurda döndükten sonra, kendisini yazılarına verdiği yıllarda, amansız bir hastalığa tutuldu, 7 Aralık 1956 günü gözlerini kapadığı zaman, ardından onu seven milyonlarca okuyucusu vardı, Reşat Nuri için ağlıyordu.C:\Users\alialpercetin\Desktop\REŞAT NURİ GÜLTEKİN\Resat Nuri-2.jpg

Reşat Nuri Güntekin’i, edebiyat tarihçileri, kuşkusuz, türlü yönleriyle incelemiş ve hizmetlerini değerlendirmişlerdir. Aslolan Reşat Nuri’nin eserlerinde, Anadolu, rengi ve kokusuyla, töreleriyle, duyguları ile gelir. Yurdunu, milletini bu denli seven bir yazarın, pırıl Türkçesiyle yazdığı romanlar: Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi, Yeşil Gece, Acımak, Miskinler Tekkesi, Yaprak Dökümü, Kavak Yelleri dahil 19 roman. Bir tomar hikâye ve çevrilerden sonra 15 kadar tiyatro eseri…

Roman, hikâye, oyun, gezi, deneme türlerinde –çevirilerle birlikte- yüze yakın esere imzasını atan Reşat Nuri Güntekin Cumhuriyet döneminin en üretken ve tanınmış edebiyatçıları arasında yer aldı.

Eserlerinde çoğunlukla toplumsal ve duygusal konuları işleyen Reşat Nuri Güntekin, bu özelliklere hikâyelerinde mizah unsurunu da katar. Ruh çözümlemelerinde son derece başarılıdır, güçlü gözlemlerini gerçekçi bir biçimde dile getirir. Son derce lirik, akıcı, doğal ve canlı bir anlatım vardır. Ayrıca benzetme ve mecazlarla, sıfatlarla zenginleştirilmiş sağlam bir hikâye üslubuna sahiptir.

Tüm eserleri ise;

Romanları

Gizli El (1922)

Çalıkuşu (1922)

Damga (1924)

Dudaktan Kalbe (1925)

Akşam Güneşi (1926)

Bir Kadın Düşmanı (1927)

Yeşil Gece (1928)

Acımak (1928)

Yaprak Dökümü (1930)

Kızılcık Dalları (1932)

Gökyüzü (1935)

Eski Hastalık (1938)

Ateş Gecesi (1942)

Değirmen (1944)

Miskinler Tekkesi (1946)

Harabelerin Çiçeği (1953)

Kavak Yelleri (1961)

Son Sığınak (1961)

Kan Davası (1961)

Hikâyeleri

Roçild Bey (1919)

Eski Ahbap (1919)

Sönmüş Yıldızlar (1923)

Tanrı Misafiri (1927)

Leyla ile Mecnun (1928)

Olağan İşler (1930)

Aşk Mektupları

"Boyunduruk"

Oyunları

Hançer (1920)

Eski Rüya (1922)

Ümidin Güneşi (1924)

Gazeteci Düşmanı, Şemsiye Hırsızı, İhtiyar Serseri (1925, üç oyun)

Taş Parçası (1927)

Yeşil gece (1928)

İstiklâl (1933)

Hülleci (1933)

Yaprak Dökümü (1971)

Eski Şarkı(1971)

Balıkesir Muhasebecisi (1953)

Tanrıdağı Ziyafeti (1954)

Bir Köy Öğretmeni

Çalıkuşu 2

Kavak Yelleri

Gezi Yazısı

Anadolu Notları

Eğitim

Dil ve Edebiyat: Türk Kıraati (1930)

Fransızca-Türkçe Resimli Büyük Dil Kılavuzu (1935)

Romancılığının sırlarını açıklarken şöyle diyecektir: "Konu, pek ilkel şekilde aklıma gelir. Hiçbir zaman, hemen derhal bu konunun planını yapıp da yazmaya başladığım vaki değildir. Bulduğum konuyu, zihnimde bir kenara atarım. Onu francala hamuru gibi kendi kendine kabarması için uzun müddet bırakırım. Çok defa aradan birçok senenin geçtiği de olur. Bu müddet zarfında konuda bazı ilaveler yaparım. Bazı kısımlarını atarım, çıkarırım."

Romancı yönünün gölgesinde kalsa da Reşat Nuri Güntekin yazarlığının göründüğü önemli bir alan da tiyatrodur. Türk tiyatro hayatının gelişme çabalarının yakından bilerek izleyen Reşat Nuri Güntekin çoğu sahnelenmiş eserlerinde yine Anadolu’yu konuşturmuş, Anadolu tiplerini, yine bir ressam gibi, kelimelerle çizmiş, bu alanda da başarısını göstermiştir.

C:\Users\alialpercetin\Desktop\REŞAT NURİ GÜLTEKİN\Adalar Reşat Nuri Evi.jpg

C:\Users\alialpercetin\Desktop\REŞAT NURİ GÜLTEKİN\Adalar Reşat Nuri Evi.jpg

Adalar Reşat Nuri Evi

Anadolu’yu Aydınlatan Türk yazarları arasında Reşat Nuri Güntekin anıtlaşmış bir ad olarak her zaman anılacaktır. Yazımızı Çalıkuşu romanından rastgele aldığımız romanın kahramanı Feride’yi konuşturan şu cümlelerle tamamlıyoruz:

“… Benim babam Nizamettin isminde bir süvari binbaşısı idi. Annemle evlendiği sene Diyarbakır’a göndermişler, gidiş o gidiş… Artık İstanbul’a bir daha dönmemiş, Diyarbakır’dan Musul’a, Musul’dan Hanıkın’a, oradan Bağdat’a, Kerbelâ’ya geçmiş… Bir yerde üst üste bir sene kalmamış.

Annemi bana benzetirler. Hele babamla evlendiği senelerden kalma bir resmi vardır ki, benim modelim gibidir. Fakat zavallı kadın, sıhhatçe hiç bana benzememiş, çok zayıflamış. Bitip tükenmez yolculuklara, dağların sert havasına, çöllerin ateşine dayanacak bir vücutta değilmiş. Sonra, galiba bir hastalığı da varmış. Fakat zavallının bütün evlilik hayatı, bu hastalığı saklamakla geçmiş.  Ne yapsın, babamı çok seviyormuş. Kendini zorla ayırırlar diye korkuyormuş..

Gittikçe İstanbul’dan uzaklaşan babam, her yeni yolcukta ona: (—Senin hiç olmazsa bir mevsim için, iki ay için annene göndereyim. O biçare de ihtiyar.. Seni kim bilir ne kadar göreceği gelmiştir) dermiş. Fakat annem: ( -- Şartımızda bu var mıydı? İstanbul’a beraber dönmeyecek miydik? “ diye âdeta çıkışırmış.

Hastalığı için de (--Benim hiçbir şeyim yok. Biraz yorgunluk. İki gün evvel hava biraz değişti ve ondan oldum, geçer..) gibi şeyler söylermiş. Sonra, İstanbul’u göreceği geldiğini, babamdan saklarmış. Fakat mümkün mü?

Daha uykuya dalalı iki dakika olmadan uyandırır ve Kalender’deki yalımızda, civardaki koruda veyahut Boğaz’ın sularında geçmiş bir uzun rüya anlatırmış. Birkaç uyku dakikasına bu kadar uzun rüyaları sağdırmak için insanın o yerleri herhâlde çok çok göreceği gelmiş olması lâzım gelmez mi?

Nihayet annemin hastalığı artınca babam, hiç olmazsa onu İstanbul’a götürmek için bir ay izin istemiş ve cevap beklemeden yola çıkmış. Mahfeler içinde çölü geçişimiz bugünkü gibi hatıramdadır.”

C:\Users\alialpercetin\Desktop\REŞAT NURİ GÜLTEKİN\Resat Nuri Gultekin- Karacaaahmet Mezarlığı.jpg

C:\Users\alialpercetin\Desktop\REŞAT NURİ GÜLTEKİN\Resat Nuri Gultekin- Karacaaahmet Mezarlığı.jpg

Reşat Nuri Güntekin kabri- Karacaahmet Mezarlığı/ İstanbul

Ali Alper ÇETİN

Araştırmacı

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Kaynakça:

https://www.biyografya.com

https://www.turkedebiyatı.org

Mehmet Önder: Anadolu’yu Aydınlatanlar, Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları, 1998 Ankara

Comments powered by CComment

About the Author

Ali Alper ÇETİN

More articles from this author

KUTADGU BİLİG'DE MİTOLOJİK UNSURLAR
Yusuf Has Hacib tarafından XI. yüzyılda yazılan Kutadgu Bilig, İslami dönem Türk kültürü ve dilinin bilinen ilk eserlerinden biridir. “Kutlu bilgi” anlamına gelen eser, siyasetname ve nasihatname niteliğine sahiptir. Öte yandan eser, geçiş döneminin ilk eserlerinden olması sebebiyle hem...
GÖNÜL YARASI OLUNCA
Kendimizle baş başa kalınca, kendimizi şöyle bir yoklayınca; yaşanan günleri geçmişle mukayese edip geleceğe şöyle bir bakınca içimizde neler var neler.  Söylesek de söylenmesek de, saklasak da saklamasak da, belli etmeye çekinsek de çekinmesek de içimizi yer ha yer bunlar. Neler mi bunlar,...
HADDEDEN GEÇMİŞ NEZÂKET VE TALEBE AĞZI
Eski İstanbul’da, “Seyr-i Sefâin” ve “Şirket-i Hayriyye” isimli şehir içi vapur taşımacılığı yapan şirketler varmış. Bilhassa Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhûriyet’in ilk yıllarına rastlayan zaman diliminde, bahsedilen vapurlarla ilgili pek çok hoş hikâye ve anekdot...
GÖNLÜMDEN...(GÜN SAZAK)
Dün Himmet Kayhan Ağabey'den bahisle bugün devam edeceğimizi yazmışım. Himmet Ağabey Gün Sazak Ağabey'in Gümrük Bakanı olduğu dönemdeki yanında bulunan efsane kadrodan, adları dokuza çıkmış kişilerden biriydi. Bakanlık görevi için Ankara Atatürk Orman Çiftliği'nde bir fabrikada kurs...
“BİRAZ DAHA BİRAZ DAHA” DİYEN SES
Cumhuriyet dönemi şiirinin avangard nitelikler taşıyan ilk edebiyat hareketi Garip’e mensup şairlerden Oktay Rifat devrinin tanınmış sanatçılarından birine “Yeni Sanatı Nasıl Buluyorsunuz?” sorusunu sorar. Tanzimat sonrasına damgasını vurmuş anahtar ifadelerden biri olan “yeni” kelimesinin...
YAZARLIK DERSLERİ – 3 GERİLİM UNSURU
Kurmaca anlatılarda gerçekçilik algısını pekiştiren en önemli unsurlardan biridir gerilim. Korku üzerinden verilen gerilim işin kolayına kaçmaktır. İç dünyalarımıza sızabilen gerilim atmosferine en başarılı örnekler arasında Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler ile Suç ve Ceza romanlarını...
prev
next
Edebiyat Sohbetleri
Edebiyat Sohbetleri
Tarih Gezgini
Tarih Gezgini
Pazar Okumaları
Pazar Okumaları
Gökçe Kızın Dünyası
Gökçe Kızın Dünyası
Öykü/Roman Seçkileri

M. S E P E T Ç İ O Ğ L U

Milli Türk Destanlarının eri önemlilerinden ve en ünlülerinden biri olan Oğuz Kağan Destanı, eski kaynaklarda, Oğuznâme adı verilen bir eserde kayıtlı olarak gösterilmektedir. Fakat Oğuznâme’yi...

Edebiyat (Teorik)

Prof. Dr. Mübeccel GÖNEN/Mehmet KUMRU/Tuğçe AKYO/Zeynep TOPÇU

Yaşamın ilk yılları olan okulöncesi dönem, çocuğun tüm gelişim alanları açısından kritik bir önem taşımaktadır. Bu kritik dönemde çocuğa verilen eğitim, çocuğun geçirdiği deneyimler ve çocuğa...

Edebiyat (Teorik)

Doç. Dr. Reyhan YÜKSEL GEMALMAYAN

Görsel dil sözel dilden önce gelişir. İmge görsel dilin abecesidir. Çocuk sözel dili henüz konuşamadığı dönemlerde imgeler dünyasındadır; görsel dile dayalı mesajları belleğinde depolar; kodlar ve...

Edebiyat (Teorik)

Pınar ÇINAR

Çocuk edebiyatı; “dil gelişimlerine ve anlama düzeylerine uygun, gereksinmelerini de önceleyen bir yaklaşımla, çocuklara yaşam ve insan gerçekliğini sanatsal nitelikli görsel ve dilsel iletilerle...

Edebiyat (Teorik)

Doç. Dr. Ebru DERETARLA GÜL

Okulöncesi eğitim, çocuğun doğumundan ilköğretime başlayıncaya kadar tüm yaşantılarını içeren bir eğitim süreci olmakla birlikte bu dönemdeki eğitimde en etkili kurum, ailedir. Ancak yakın çevre,...

Edebiyat (Teorik)

Vedat YAZICI Bilkent Üniversitesi

Ankara’da, okullara yönelik çalışmalar yapan bir yayınevinin önerisi üzerine bu bildiriyi hazırlayan Vedat Yazıcı’ya, bir yazar arkadaşıyla birlikte çocuk yazınına bir dizi öykü, roman yayınının...

Edebiyat (Teorik)

Samiye ÖZ

1. Bölüm - Kuruluş Can Çocuk Yayınları’nın tarihsel gelişimi, 1975 yılında Erdal Öz’ün Arkadaş Kitaplar dizisini yayınlamasıyla başlar. Bu aynı zamanda Can Yayınları’nın kuruluşudur. Erdal Öz bu...

Makaleler

EROL GÖKA

“Dost dost diye nicesine sarıldımBenim sadık yârim kara topraktırBeyhude dolandım boşa yoruldumBenim sadık yârim kara topraktır Nice güzellere bağlandım kaldımNe bir vefa gördüm ne fayda buldumHer...

Yazarlarımızdan

Turgut GÜLER

“Korku”nun en yücesi, elbette “Allâh korkusu”dur. Bu yüzden, dilimizde pek yaygın şekilde kullanılan “kork, Allâh’dan korkmayandan” sözü, asır-dîde vasıflar kazanmıştır. İnsan ömrünün...

İşitin Ey Yârenler

Ahmet URFALI

Yunus Emre, düşünceleri ve kendisinden sonra gelen takipçileri itibarıyla Türk tefekkür ve edebiyat dünyasında yeni bir çığır açmıştır. Bu çığır; Yunus Tarzı, Yunus Ekolü, Yunus Okulu gibi aynı...

Yazarlarımızdan

Özcan TÜRKMEN

‘Yarım elma gönül alma’ atasözümüzü duymuşsunuzdur. Gönül kazanmayı, gönül almayı, gönüle girmeyi bu kadar az kelimeyle bu kadar öz anlatan başka ifade var mıdır bilemiyorum.  Bilemiyorum ve...

Edebiyat Sohbetleri

Ahmet URFALI

  Kültür; bir toplumun tarihi süreç içerisinde oluşturduğu değer, norm, yasa, inanç, ahlak, gelenek, görenek gibi manevi öğeler ile üretim, teknik, beceri, araç-gereç gibi maddi unsurların...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

Yayınlar

İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesinin beş ay öncesiydi. Askerî Tıbbiye-i Şâhâne talebelerinden birkaçı geceleyin üst kattaki yatakhanelerinden usulca, uyku halindeki diğer talebelere sezdirmeksizin çıktılar. Son sınıftan Esat, İbrahim Mazlum, Dıramalı Yusuf ve birkaç kafa dengi arkadaş, hep...
Adını Azîz İstanbul’un şâiri Yahya Kemâl Beyatlı’nın “İstanbul’u Fetheden Yeniçeri’ye Gazel” şiirindeki satırların mânâ süzgecinden süzülerek alan “Şehsüvâr-ı...
Son yüz yılda en çok dile getirilen yakınmalardan biri, Türkiye’nin milli burjuvazisini geliştiremediği, sermaye birikimini yapamadığı, sanayi devrimine...
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Metin Savaş'ın şanına yakışır bir eser olduğu kanaatini taşıdığımız "Vatandaşlık Ofisi" adlı yeni romanı Ötüken...
İbrahim Kalınİnsan Yayınları2020 Bu kitap bize, “akıl” nimetinin mânâsını, kalp ile olan bütünlüğünü, akıl-kalp bütünlüğünün ahlâk, erdem, hikmet ve...
“BİZİ ‘BİZ YAPAN’ HAYALLERİMİZ VARDI”Kenan EROĞLU (Berikan Yayınevi, Ankara 2020, )(1968-1980 yılları arası Yozgat’da Milliyetçi Hareket içerisinde...

Biyografi

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve idareci. Mehmed Nâmık Kemal 26 Şevval 1256’da (21 Aralık 1840) Tekirdağ’da doğdu. Meclis-i Mâliye âzası, esham müdürü, II....
(1873 - 1936)1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi....
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme...

Şiir

Çocuk ve Çocuk Edebiyatı Çocuk, kaynaklarda küçük yaştaki oğlan veya kız (TDK, 2005: 444), gereğince olgunlaşmamış insan (Okay, 1998: 24), doğum ve ergenlik çağı arasındaki dönemi yaşayan küçük insan (Şimşek, 2002: 13) olarak tanımlanırken, Türkiye’nin de taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi...
Gece karanlığını örtüyor hüznün üstüne birden bire Korkulu bir rüzgâr uğulduyor bozkır ağaçlarının dallarında Söz bitiyor gözyaşları sızdıkça solgun...
İstanbul doğumlu olan Hülya Sümer, gazeteci, şair, eleştirmen, yazar, sunucu, medya iletişim danışmanı,Medyanın değişik birimlerinde gazetecilik, dergi...
Yine doğuyor mehtap Bilmem ki bu kaçıncı akşam Yüreğimin sellerini dindirmedi zaman Gönül tellerim hazin hazin sızlıyor Sensizliğe yanıyor ağlıyor...
Hoca Ahmed Yesevî, Türkistan coğrafyasında dünyaya gelmiş, eserleri ve yetiştirdiği öğrencileri ile Türk dünyasını asırlardır aydınlatan büyük bir Allah dostu...
kaçmazdım yağmurdanbir yandan ıslanırbir yandanadem’le havva  yapardımçamurdanbaşı boş köpeklerkuytuda uyuyorsöyleyin ekmek almaya gidenlergeçmesin...

Öykü Roman Masal

Milli Türk Destanlarının eri önemlilerinden ve en ünlülerinden biri olan Oğuz Kağan Destanı, eski kaynaklarda, Oğuznâme adı verilen bir eserde kayıtlı olarak gösterilmektedir. Fakat Oğuznâme’yi bugüne kadar gören olmamıştır. Oğuz Kağan Destanının bugün bilinen söylenişi iki ayn ve değişik şekilde...
I. Giriş Sanatsal yaratılardan biri de edebiyattır. Çocuk edebiyatı (yazını) ise, erken çocukluk döneminden başlayıp ergenlik dönemini de kapsayan bir yaşam...
Ülkemizde Türkçe öğretiminde, çoğunlukla eğitim - öğretim materyali olarak metinler kullanılmaktadır. İlköğretim 1.-8. sınıflar için kullanılan metinlerse...
Derin bir uykunun ardından zar zor gözlerimi açtım. Adeta bir kış uykusundan kalkar gibi aheste aheste kalktım yattığım yerden. Sırtım tutulmuş, göğsüm...
Orta Asya'dan gelen aşıklık geleneğimizin yolcularından biri de Aşık Sefil Selimi Ağabey.Şöyle dünyaya bakmış, üzülmüş, şunu söylemiş; "Gösteriş...
1. SİYASİ KAVRAMLARIN İNCELENMESİ a.1. SİYASAL KAVRAMLAR 1.1.1. İhtilal ‘ - Siz bu kadar eğleniyorsunuz ya, sonu gelecek bunların öyle diyorlar, öyle mi...

Mülâkat/Söyleşi

Merhabalar Sevgili hocam. Öncelikle Ali Nihat Tarlan hoca için hazırladığımız bu özel sayıda, bize eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz. Hocam, sizin nazarınızda o dönemler, Ali Nihat hocanın görünümü nasıldı? O zamanlar hocanın yaşlarında başka hocalar da vardı. Bunlar fötr şapkalıydı, kruvaze...
(Öykücü Abdullah Harmancı ile Söyleşi: ) Sorular: Ahmet Melih Karauğuz Hocam Yalova'dayız... Gençlere hitap ediyoruz. Edebiyatçı gençlere... Onlara...
ŞEKER ŞEYMA: Hocam öncelikle mülakat yapma teklifimi kabul edip bana kıymetli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim. CEMAL SAFİ: Rica ederim. ŞEKER...
Hangimiz okumadı, Öğretmen Duyşen’i, Cemile’yi, Kopar Zincirlerini Gülsarı’yı, Toprak Ana’yı, Beyaz Gemi’yi, Selvi Boylum Al Yazmalım’ı, Gün Uzar Yüzyıl...
    Sekizinci romanı “Baykuşlar Gece Öter” adlı eseriyle yine dikkatleri üzerine çeken, romanlarındaki konuları ve kurguları haricinde,...
Yetmişli yıllardan beri bir neslin yetişmesine sohbetleriyle öncülük eden, mütevazı kişiliği ile alçak gönüllüğün zirvesi Mehmet Niyazi ÖZDEMİR Özdemir...

digertumyazilar

Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...