Pazartesi 1 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)
Bunu okudun 0%

turkbirligiTuran adıyla ülküleştirdiğimiz (idealize ettiğimiz) Türk Birliği’nin kurulması durumunda Ortak Türk Kimliği’ni inşa etmek en önemli mesaimiz olacaktır. Ortak kimlik olmaksızın Türk Birliği’nin kalıcılığını sağlayamayacağımız açıktır. Türk adı elbette ki başlı başına bir ortak isimlendirmedir. Fakat bu Türk kimliğinin içini yeni zamanlara göre donatıp geleceği de düşünerek doldurmamız gerekiyor. Biz buna zaten var olanı ihya etmek diyoruz. Güncellemek de diyebiliriz. Unutmayalım ki Türk Birliği ülküsü çok geniş bir coğrafyayı kapsamaktadır. Bu coğrafya Balkanlardan Sibirya’ya uzanıyor. Her yazımızda Sibirya’dan Balkanlara ifadesine ısrarla yer vereceğiz. Çünkü bu geniş coğrafya Türklüğün zeminidir. Ve bu zemin bizim mülkümüzdür. Bizim mülkümüzün adı Turan’dır.

İbn Haldun, mülk sadece asabiyetle vücuda gelir diyor. Mülk (toprak, vatan, devlet) bizim milletimizin bedeniyse asabiyet de ruhumuzdur. Türkçemizde mülk yerine il diyebiliriz. İl sözcüğü memleketi de toplumu da içeriyor. Yemen illerinde dediğimizde memleket, el âlem veya ele güne karşı dediğimizde halk kastediliyor. İbn Haldun, asabiyet, birçok asabelerin birleşmesinden ve kaynaşmasından meydana gelir demektedir. Buna tipik misal olarak kırk kadar etnik topluluğun Galya topraklarında kaynaşarak Fransız milletini oluşturmasını gösteriyoruz. Diğer Türk elleri gibi Türkiye halkı da muhtelif boyların kaynaşmasıyla teşekkül etmiştir. Türkiye ve Azerbaycan Türklüğünde yalnızca Oğuz boyları bulunmuyor. Ağırlık Oğuz boylarındadır ama başta Kuman-Kıpçak boyları olmak üzere diğer unsurlar da Türkiye ve Azerbaycan, oradan da İran Türklüğünü meydana getirmiştir. Kıpçak ağırlıklı diye tanımladığımız Türkistan halklarında ise Oğuz boyları epeyce yer tutmaktadır. Bulgar dağının adını Anadolu’da görüyoruz. Balkan dağları hem Rumeli’nde hem de Türkmenistan’da karşımıza çıkıyor. Yine Türkistan’daki Tanrı dağları Anadolu’ya Allahuekber dağları olarak taşınıyor.

Birçok asabenin kaynaşmasıyla müşterek asabiyet meydana gelir demiştik. İbn Haldun, bu asabelerden bir tanesi diyor, diğer tüm asabelerden daha kuvvetli olduğu için onlara galip gelir, onları istila eder, nihayetinde tümünü kendi bünyesinde (ve çevresinde) toplar.[1]Yukarıda kullandığımız var olanı ihya etmek ifadesi bizleri yanıltmamalıdır. Türklük vardır fakat Türk Birliği henüz inşa edilmemiştir. Türk Birliği’nin muhakkak kurulacağı inancıyla yola çıkacağız. Keza bu yolda öteden beri hep yürüyoruz. Ağır aksak yürüyüşümüzü hızlandırırken akılcı ve gerçekçi davranmamız gerekiyor. Şimdiki halde Balkanlardan Sibirya’ya parçalanmış bir Türk Dünyası önümüzde duruyor. Bu salt siyasi bir parçalanmışlık değil, aynı zamanda alfabe birliğinden yoksun, psikolojik, sosyolojik ve kültürel bir parçalanmışlıktır. İktisadi birliğimiz de henüz yoktur. Türk Birliği’nin ortak para birimi Euro veya Dolar olamayacağına göre, ki zaten bu istenmiyor, şu halde atılacak ilk adımlardan biri ortak para birimine geçiş hazırlıklarının şimdiden başlatılmasıdır. Ortak alfabe ile ortak para çalışmaları beraber yürütülmelidir. Kardeş Kalemler gibi Türk Dünyası’nın bütününe yayılan dergiler çoğaltılmalıdır. Kırmızılar Hareketi daha şimdiden Türkiye sınırlarının dışına taşmaya yönelmiştir. Türk Birliği’nin ve Ortak Türk Kimliği’nin inşası ya da ihyası kapsamında diğer bütün Türklük asabelerine galip gelecek müşterek asabiyeti oluşturmamız en belirgin zaruretimizdir. Bundan maksat Özbek veya Oğuz asabiyetini genele baskın kılmak değil, bütün Türklüğün benimseyeceği en yüksek asabiyeti hazırlamaktır. Ve tabii ki bunun adı inşadır. İnsan hayatında her şey inşa edilir. Kültür de bir inşadır. İnsanoğlu inşa eder. Bizi hayvanlardan ve bitkilerden ayıran unsurlardan biri budur. İnşa zekâyı gerektirir ki insanda olan da budur.

Bütün asabeleri kendi bünyesinde toplayacak olan “müşterek asabiyet” hedefi bizim bir diğer Kızıl Elma’mızdır. Sadece toprak, il, ülke değil, alfabe birliği, para birliği, siyasi birlik, duygudaşlık anlamında psikolojik ortaklık, işte bunların her biri bizim Kızıl Elmalarımızdır. Hepsinin toplamına Türk kültürü veya Türklük asabiyeti diyeceğiz. Psikolojik ayniyet ise şudur ki, muhtelif durumlar karşısında Sibirya’dan Balkanlara bütün Türkler aynı yahut benzer tepkileri verdiklerinde artık arzulanan duygudaşlık hâsıl olmuş demektir. Bu da zaten müşterek asabiyetin psikolojik boyutudur. Bugünümüzdeki Doğu Türkistan faciası Türklük evreninin bütününde ortak tepkileri doğuruyor. Şerden hayır çıkıyor diyebiliriz. Doğu Türkistan’da bugün yaşananlar Orhun yazıtlarındaki uyarıların haklılığını bir kez daha kanıtlıyor. Anlaşılıyor ki Orhun yazıtları Türk Dünyası’nın ortak kültür kodlarından biridir.

İbn Haldun diyor ki; muayyen bir asabe oluşma halindeki asabiyet için maya gibidir. İbn Haldun bu mayaya mizaç diyor. Mizaç muhtelif unsurlardan hâsıl olur diyor. Ne var ki diyor, bu muhtelif unsurlar arasında denklik bulunursa hiçbir şekilde bundan bir mizaç (maya) hâsıl olmaz. Mayanın (ortak asabiyetin) teşekkül edebilmesi için bu muhtelif unsurlardan birinin diğerlerine galebe çalması gerekir diyor büyük düşünürümüz. Biz bu saptamaları kendimize uyarladığımızda şunu anlıyoruz ki Balkanlardan Sibirya’ya uzanan coğrafyadaki muhtelif Türklük asabelerinin bir tanesi diğerlerine baskın çıkacaktır. İsmail Gaspıralı’ya göre bu baskın unsur İstanbul harsıdır. Gerçek şudur ki 21. Yüzyılda bile İstanbul Türkçesi diğer Türkçelere kıyasla ortak anlaşma dili olmaya daha fazla adaydır. Bununla birlikte bir dayatmaya meydan vermeksizin, Ortak Türk Dilinin kendiliğinden oluşmasına zemin hazırlamamız daha makul bir tavır olacaktır. Karşılıklı kelime alışverişleri Türkler arasındaki ilişkiler arttıkça kendiliğinden bizleri yönlendirecektir. Mümtaz Turhan buna serbest kültür alışverişleri demektedir. Tabii ki Türk Birliği yolunda hiçbir unsuru başıboş bırakamayız, herkesin katılımıyla ortak otorite kaçınılmazdır, ama yine de dayatmacı tavrı mümkün mertebe aşağıya çekip Türkler arasındaki serbest kültür alışverişlerine güvenerek ortak asabiyetin oluşmasına imkân tanımalıyız. Kaldı ki dayatmacı ve baskıcı yöntemlerin ağırlığı karşısında Ortak Türk Psikolojisi en baştan zedelenebilir.

Şu halde bize lâzım olan Türk kişiliğinin pekiştirilmesidir. Cahit Tanyol ferd ile kişiliği ayırıyor. Ve diyor ki: “Ferd deyince biz bundan bir insanın sadece doğuştan getirdiği nitelikleri anlıyoruz. Kişilik deyince de, toplumun ferde eklediği değerler bütünü içinde, insanı düşünüyoruz.”[2]Tanyol’a göre kişilik toplumdan gelmektedir. Fertlerin kişilikleri bulunduğu gibi toplumların da muayyen kişilikleri vardır. Nitekim her milletin karakteri farklıdır. Tanyol’a göre kişilik (karakter) türe ait niteliklerle topluma ait kurallar arasında kurulan bir ahenktir. Demek ki bizler her Türk insanına ve her Türk topluluğuna hakkını teslim edeceğiz, her birinin kendisine özgü renklerine saygı duyacağız ve bunu yaparken de Büyük Türk Toplumu’nun kurallarını belirleyip her Türk topluluğunun yerel renkleriyle ortak asabiyetimiz arasında ahenk kurmaya özen göstereceğiz.

“Türk Dünyasının Ortak Kimliğini İnşa Etmek” başlıklı bir önceki yazımızda şöyle demiştik: Türk Dünyası halkları kendi aralarında birtakım farklılıklara sahiptir. Bu farklılıklar dilden tarihe ve hatta dinden toplumsal yapıya kadar çeşitlilik göstermektedir. Çuvaşlar ile Gagauzlar Hıristiyan’dır. Çuvaşların dili komşuları Tatarlardan bile çok farklı iken Gagauzların dili Anadolu Türkçesiyle neredeyse aynıdır. Güney Sibirya Türklerinin kültürü arkaik Türk kültürüne daha yakın iken Türkiye ve Azerbaycan Türklerinin kültürü Ortadoğu kültürüne yakınlık göstermektedir. Uzun bir süre Rusların hâkimiyetinde kalmış olan Türklerin zihniyeti de İran ve Türkiye Türklerinin zihniyetiyle tam uyuşmuyor.

İşte ahenk kurma zarureti buradan geliyor. Ülkücü Kadro’ya hazırladığımız “Yeni Zamanların Medeniyeti Olarak Türk Kozmopolitliği” başlıklı yazımızda ise ahenk kurmanın mecburiyetini şu cümlelerle vurgulamıştık: Türk kozmopolitliği esnek ve olgun tavrıyla dışlayıcı olmayacaktır. Kişi olarak Türk kozmopoliti Sibirya’dan Balkanlara bütün Türklük coğrafyasını her karışıyla kendisine vatan bilecektir. Türk kozmopoliti kendi vicdanını, kendi muhayyilesini, kendindeki sorumluluk sahasını muayyen bir bölgeyle, mesela Türkmen bozkırlarıyla veya İdil nehri boylarıyla sınırlı tutmayacaktır. Bilindik anlamıyla yersiz yurtsuz kozmopolitin bir muhalifi olarak Türk kozmopoliti Türklük coğrafyasının bütününden kendisini sorumlu hissedecektir. Türk kozmopoliti bir Hakasyalı şamanla, bir Hıristiyan Gagauzla, bir Müslüman Boşnakla, bir Musevi Karay ile karşılaştığında hiçbir tedirginliğe ve hiçbir bocalamaya kapılmaksızın karşılaştığı kişinin bir soydaş, bir Türk olduğu şuuruyla hareket edecektir. Kozmopolit kavramının bir anlamı “ulusal özelliklerini yitirmiş kimse”dir. Türk kozmopoliti kendi kimliğini “yitirmek” üzerine değil “benimsemek ya da devşirmek” üzerine inşa edecektir.

Bizim kozmopolitlikten kastımız Türklük evrenindeki zenginliğin ahengini kurmaya yöneliktir. Yoksa bir kimliksizlik değildir. Cahit Tanyol’a dönelim: “Her ferd bir toplum içinde doğar. Doğduğu toplumun bütün değerlerini kendisinde yaşatır. Toplum ferde kendi rengini, kendi düşüncesini, kendi davranışını aşılar. Hem sadece sosyal değerlerde değil, toplum, ferdin arzularında bile değişme yapar.”[3]Şu halde Büyük Türk Milleti’nin her ferdi Türk Dünyası’nın ortak değerlerini kendisinde yaşatacaktır. İşte bu hoşgörülü kişilik aynı zamanda bütün insanlığa örnek olacaktır. Geçmiş asırlarda kurduğumuz kağanlıklar, sultanlıklar veya imparatorluklar zaten Türk hoşgörüsünün ibretlik levhalarıdır. Ortak Türk Kimliği ferd olarak her birimize yön verecektir. Her birimize galip gelecek olan işte bu yüksek asabiyettir. İbn Haldun’a bir kez daha kulak verelim: “Unsurlardan biri diğerlerine galip olmalıdır ki, birleştirsin, kaynaştırsın ve asabelerin hepsini şumulüne alan tek bir asabiyet haline getirsin. Bu takdirde, artık diğer asabiyetler onun zımmında mevcut olur.”[4]Böylelikle bütün Türk topluluklarının yerel renkleri Ortak Türk Kimliği içinde barınacak ve temsil edilecektir.

Metin SAVAŞ

Dipnotlar

[1]İbn Haldun, Mukaddime cilt 1, sayfa 499, Süleyman Uludağ tercümesi, Dergâh Yayınları, İstanbul 1982

[2]Cahit Tanyol, Din Ahlâk Lâiklik ve Politika, sayfa 121, Okat Yayınevi, İstanbul 1970

[3]Din Ahlâk Lâiklik ve Politika, sayfa 122

[4]Mukaddime cilt 1, sayfa 500

About the Author

Metin SAVAŞ

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
Hayme Ana'nın -hem kan bağı hem de can bağı ile- torunlarından olan kızım Meryem Ülkü'ye ithaf ederim. -Ödül Töreni Konuşması- Kayı Boyu Derneği ve Dergisinin Değerli Mensupları, Kıymetli Hâzirûn, Hanımefendiler, Beyefendiler,  Bu akşam böylesine nezih ve anlamlı bir toplantıda...
BASAT'IN TEPEGÖZ'Ü ÖLDÜRMESİ
Meğer Hanım bir gün Oğuz otururken üstüne düşman geldi. Gece içinde ürktü göçtü. Kaçıp giderken Aruz Koca'nın oğlancığı düşmüş. Bir aslan bulup götürmüş, beslemiş. Oğuz yine zamanla gelip yurduna kondu. Oğuz Han’ın at çobanı gelip haber getirdi, der: Hanım sazdan bir aslan çıkıyor, at vuruyor,...
ZİYA GÖKALP - ÖTÜKEN ÜLKESİ (İNCELEME)
"Türk gençleri yalvardılar Hakan'a:Boru çaldır, ruhlarımız uyana...Cenk edelim, yayılalım cihana: -Yayılmaktır Türk soyunun turası!Böyle diyor Oğuz Han'ın yasası! Hakan dedi: "Anayurt'tan bıkılmaz,Boş bulunup eve düşman tıkılmazYabancılar çıkarılır, çıkılmaz." -Toplanınız: vatanınız...
 İSLÂM VE ŞİİR
Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap şairler güzel söz söylemek için birbirleriyle çeşitli ortamlarda yarışırlardı.  Övgü ve yergide sınır tanımayan şairlere gaipten haber veren kâhin gözüyle bakılıyordu. Uygun olandan uzaklaşma anlamına gelen ifrat...
İHANET - ZEYNEP ÖZKİŞİ
İçimdeki yenilmesi,engellenmesi imkansız öfke halimle alakam yokmuş gibi.... Vakur, gururlu olgun bir hanım duruşuyla sanki kızgın, kırgın değilmiş,dayanabiliyormuş, canım acımıyormuş, gibi, etkilenmemiş, defalarca ölmemiş gibi dimdik ayakta duruyorum.   Karşımda ki yeni yetme sayılan,...
HÜRRİYET
Hürriyet, havalı Hürriyet. Yürüdüğü zaman yeri göğü titreten, belediye reisinin karısı Hürriyet. Deniz kenarındaki muhteşem köyümüzün  belediyelik olduğu zamanlardı. Çok göç verdik. Kıymete bineceğini bilselerdi kimse göçmezdi. Sonraları muhtarlık oldu. İlçeye bağlandık. Haritadan da...
prev
next

Mehmet Rasih Kaplan

Edebiyat Dunyamız

DOĞUMU: 1883, Akseki, AntalyaÖLÜMÜ: 13 Kasım 1952MESLEĞİ: Hukukçu.ÖĞRENİMİ: Konya Ziyaiye ve İrfaniye medreselerini bitirdi. Konya Ziyaiye ve İrfaniye medreselerini bitirdi. Kahire Camiü'l-Ezher ve Kahire Darül Fünun'da içtimaiyat ve edebiyat öğrenimi gördü...

BAYRAM GEÇİNCE

Özcan TÜRKMEN

Milletçe sevinç içinde kutladığımız milli ve dini günlerimiz, bayramlarımız … Bayramlarımız, hüznün kederin, sevincin, mutluluğun paylaşıldığı günlerimiz. Sevenlerin ve sevilenlerin bir arada olduğu en tatlı günlerimiz bayramlarımız. İnsanımızın birbirine daha...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Mehmet Ali Kalkan

Köyümden... Gönlümden... Annem seksen beş yaşında, evde işini zar zor görüyor ama dışarıda gezemez. Dün şöyle ana-oğul biraz dağ gezelim dedim, yola çıktık.Muttalıp yolunda adaşımdan benzin alayım dedim "ben vereyim " dedi...

ERENKÖY ŞEHİDİ SÜLEYMAN ULUÇAMGİL’İ…

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

1.Giriş1.1.Hayatı ve SanatıSüleyman Ali Uluçamgil, 28 Mart 1944 tarihinde Dağyolu (Eski adı: Fota) köyünde doğdu. Babası Mehmet Ali Salih, annesi ilkokul öğretmeni Zühre Hanım’dır. Köyündeki ilkokulu bitirdi. Bayraktar Ortaokulu sonra...

HAK SÛRETİDİR İNSÂN!

İnsân!Gündüz yürürken diri, uykuda ölü...İnsan!Nefsiyle ölü, gönlüyle diri...İnsan!Bir elinde aklı, diğerinde...

Enis Behiç KORYÜREK

11 Mart 1891, İstanbul doğumludur.  Şairimiz Selanik ve Üsküp idadilerinde, İstanbul...

OSMANLI AYDINI

Garip bir hâlleri var son dönem Osmanlı aydınının.En çok da Jön...

OĞUZ HAN DESTANIN İSLÂMÎ VARYANT…

Oğuz Kağan Destanını Anlatan Kaynaklar Oğuz Kağan destanını anlatan başlıca iki...

TANZİMAT EDEBİYATI (1860-1896) -I

Tanzimat ve ondan sonra gelen yeniliklerle edebi ve fikir hayatımız, Batı...

NAMIK KEMAL'İN EDEBİ KİŞİLİĞ…

Namık Kemal’in edebiyat anlamında düşünsel gelişmesi üçlü bir etkinin sonucuna bağlanabilir...

MİLLİ EDEBİYAT (1911 - 1923)

1911 yılında Selanik’te çıkan “Genç Kalemler” dergisinde Ömer Seyfettin’in “Yeni Lisan”...

KENDİMİ KAZDIM

Sizde nihayet bulmayan veya sizde başlamayan hiçbir sözün, işin, hayalin bir...

PROF. DR. FERRUH AĞCA’NIN UYGUR H…

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim üyesi Prof...

MEHMED ÂKİF’E DAİR-1: DÜNYA G…

Abdürreşid İbrahim'in fikir ve aksiyon çerçevesini Eşref Edip şöyle belirlemektedir:  "Takip ettiği...

MELİKŞÂH

Melikşâh döneminde Büyük Selçuklu Devleti en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Devletin sınırları...

Muharrem KUBAT

Muharrem KUBAT 9 Ocak 1933'te, Emirdağ ilçesine bağlı Karacalar köyünde doğdu.Evli ve...

MUHABBET

Muhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet...

BAYRAK'TAKİ VATAN

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son...

NİÇİN OKUMUYORUZ

Bu soruyu kendi kendine soran ve de cevap ver(ebil)en insan sayısı...

BİRLİK / BİRLİKTE YAŞAMA

‘Diyanet İşleri Başkanlığımız, birlikte yaşamanın olmazsa olmaz ilkelerine dikkat çekmek ve...

GÖZYAŞI ÇEŞMESİ -SEVİNÇ ÇOKU…

Kırım'daki Gözyaşı Çeşmesi ve Kırım Giray Han ile Dilara Bikeç'in efsanevi...

KADÎM BİR TÜRK SAN’ATİ EDİRNE…

Bir rivâyete göre, bir zamanlar Edirne’den ağaca çıkan bir sincap İstanbul’da...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemal’in anlatacakları daha bitmemişti. Fakat tren yavaş yavaş, kavurucu sıcak...

MEHMED ÂKİF'E DAİR-4: HESABA ÇEK…

1.Giriş:  Safahat’ı inceleyenler, onun bir “tesbitler kitabı” olduğunu kolaylıkla görmüşlerdir. Sosyal bünyeyi...

İnsanlığın Dirilişi

Sezai Karakoç'un hayatı boyunca ideal bir uygarlık şekli olarak sunduğu ve...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 4

Prof. Dr. Nurullah ÇETİN beyin “Milli Doğruluş Yeniden” isimli eserinden “Milletleşme sürecimizin...

KIRIM'A SEYAHAT - FATİH KERİMİ

İlk baskısı 2004 yılında hazırlanan Fatih Kerimî'nin Kırım'a Seyahat adlı bu...

SONSUZ BAHAR

Sabah uyandıktan sonra yatakta bir süre tembellik etmek güzel, fakat sorular...

VİTAMİN VE AFYON OLARAK ATLANTİS …

Biz bu yazımızda Atlantis kıt’ası söylencesine farklı bir açıdan bakacağız. İşbu...

BELÂ RÂHINDA BEN

Belâ Râhında BenNe yerden kârbân-ı gam geçer olsa konar bendeBelâ râhında...

YAZAR MUSTAFA TEZEL İLE DÜŞÜNCE …

Mustafa Bey, siz asıl mesleğiniz yanında ülke/dünya sorunları ve çözüm yollarıyla...

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ

Atalarımızın milletleşme süreciyle başlayan Türk milliyetçiliği düşüncesi, kültür ve tarih hayatımızda...

YENİ DÜNYA DÜZENİNE ALTERNATİF …

Ergenekon Destanı anlatısındaki eli ayağı budanmış son Türk aynı zamanda, tek...

SOYLU ÇEHRELER – 7 TÜRKLÜĞÜ…

Çevremizde ne var ne yok, ayırdına varmak güzel; Dağa taşa, kurda...

AŞK GELİNCE CÜMLE EKSİKLER BİTE…

İnsan denilen canlı evrimsel olarak hayvanlar alemine mensup olup diğer hayvanlar...

GURBET İÇİMİZDE BİR SANCI

Türkülerimizde gurbet bir başka işleniyor. Çorumlu Âşık Şekip Şahadoğru “Bâd-ı sabahta benden...

BEN BİR GÜRGEN DALIYIM - HASAN AL…

Hasan Ali Toptaş’ın 2003 yılında yazdığı “Ben bir Gürgen Dalıyım” romanı...

ANLATIM TEKNİKLERİ İÇİNDE DÜŞ…

Düşünceyi geliştirmek için başvurulan yöntemler şunlardır: 1) TANIMLAMA: Bir kavrama ya da olayın...

NİDELİM ÂH PİSİ, NEYLEYELİM V…

Öyle bir kedi düşünün ki miyavlasa bütün cihan, onun sedasıyla dolar...

SÖYLEYİN!

Hangi sükûnet bu kadar yorar insanı, hangi suskun diller sağır eder...

PEYAMİ SAFA-1

Şair İsmail Safa'nın oğlu ve «Mahşer», «Bir Akşamdı», «Şimşek», «Fatih -...

Peyamî Safa

Milletimizin, son yarım asırda emsalini pek az yetiştirebil-diği değerli fikir ve...

Kamuran ÖZMEN

Kamuran Özmen 1946 Çanakkale-Lapseki doğumlu ve İlkokul mezunu. Biri Piyade Albay, diğeri Tabip...

Şiir Hakkıında-2

Bundan birkaç sene evvel M. Bremond, saf siire dair Akademi'de söylediği bir nutukta...

AZERBAYCANLI YAZAR SABİR ŞAHTAHTI…

Sabir Şahtahtı, gazeteciliğinin yanında siyaset bilimi doktoru olarak Türk dünyasının önemli...

RIZA TEVFİK

Filozof Rus Tevfik’in ölümüne iki yüzden acımalıyız: Birincisi, halk ş¡irinin her...

ÖĞRETMEN

-Şehit öğretmenlerimizin aziz hatırasına- Ulular, bir harf öğretene kırk yıl kölelik yapmak...

KUYRUKLU YILDIZ ALTINDA İZDİVAÇ

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yazdığı ve 1912...

TEDBİR

‘Düşüne düşüne görmeli işi / Sonradan pişman olmamalı kişi’, ‘Eşeğini sağlam...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE CADI

Garâ’ib Faturası serisinin ikinci kitabı Cadı, tıpkı serinin ilk örneği Gulyabani gibi, doğaüstü unsurlardan...

TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABELER

1- GÖKTÜRK ALFABESİ Türkçe'nin yazıldığı il alfabe, bugünkü bilgilere göre Batı'da "runik...

Göç Destanı

  Tuğla ve Selenge ırmaklarının birleştiği yerde Hulin Dağı yükselirdi olanca ihtişamıyla.Nehirler...

TOTEMLERE BİR BAKIŞ DENEMESİ

Totem dediğimiz şey çoğuncası bir hayvandır. Nadiren bir bitkidir ve kimi...

İRFAN ORGA - BİR TÜRK AİLESİNİ…

Kitapta savaş öncesi, savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde...

ANADOLU’YU KONUŞTURAN USTA BİR Y…

Ahmed Hamdi Tanpınar’ın en önemli denemelerinden biri olan Beş Şehir adlı...

ALİ RIZA SEYFİ VE DRAKULA İSTANBU…

1997 yılında Giovanni Scognamillo tarafından gözden geçirilerek yayına hazırlanan Drakula İstanbul’da, okurla...

ÖMER SYEFETTİN - PERİLİ KÖŞK

Sermet Bey döndü, arkasındaki bekçiye, – İşte bir boş köşk daha! Dedi. Küçük...

İNSANI YETİŞTİRMEK

En büyük problemlerimizden biri, insan ilişkileri. Birbirimizi tanımıyoruz, tanımaya da pek...

MUSTAFA ŞEKİP TUNÇ

Çok yönlü bir aydın olarak pek çok eseri ve çevirisi bulunan...

Behçet Necatigil (GÖNÜL)

(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul)...

ANADOLU’NUN SESİ: KARACAOĞLAN

Üçyüz yıl önce Karacaoğlan derler bir ozan, ses olmuş telden, söz...

SEVGİ DİLİ

Ahmet URFALI “Ben gelmedim dava için, Benim işim sevi için” Yunus Emre, bütün insanlığa...

ŞAİR MEHMET ALİ KALKAN İLE BİR …

 MEHMET ALİ KALKAN ÖZGEÇMİŞ  1958 yılında Eskişehir’de doğdu. Gazi İlk Okulu,Tunalı Orta...

ÂŞIK PAŞA’NIN TORUNU, ÜLKÜCÜ…

Ali Alper ÇETİN Onbeşinci yüzyılda Fatih Sultan Mehmed’le birlikte İstanbul’un fethini yaşayan...

SÜRGÜN MEKTUPLARINDAKİ ZİYA GÖ…

   Saadettin Yıldız[1]  1.1.2.2.Yeşilköy Hayâli         Esirlik sonrasında sakin, yeşil ve huzurlu...

Destanlar Burcu

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu TÜRK EDEBİYATI VAKFI Tarihimizi ve tarihî şahsiyetlerimizi en...

ROMAN SANATININ ARAF’TAKİ DURUŞU

Her sanat eseri, tabii ki hakiki sanat eseri, gerçek ile kurmaca...

YAHYA KEMAL TAŞTAN - BALKAN SAVAŞL…

Yahya Kemal TAŞTANÖtüken Neşriyat, 2017 Âdeta Balkan İmparatorluğu addedilebilecek Osmanlı Devleti’nin son...

GIDA “KÖK”TEN GELİR: EDEBİYAT…

Edebiyatta gelenek, ruh beraberliğinin, her türlü edebi verimde ortaya koyduğu bir alışkanlıklar...

SOYLU ÇEHRELER : ŞERİF AYDEMİR

HAVA GİBİ ELZEM, SU GİBİ AZİZ ve BERRAK BİR SOYLU ÇEHRE... Günlük...

MEHMET AKİF ERSOY’DA HÜZÜN

Tabut Eller Üstünde Dostu da düşmanı da onun çok yüksek bir...

BU BİR DUVAR YAZISIDIR

Nasrettin Hoca bir yolculuk sırasında havanın aniden kötüleşmesi yüzünden, köhne bir...

KELIME HAZINESI ÇALIŞMALARI AÇISI…

“Kelime” için bir çok tanımlama yapılmıştır. Ancak kelime tanımları ortak bir...

SANAT NİÇİN GEREKLİDİR?

“Sanatı olmayan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Mustafa Kemal Atatürk Çağdaş...

SANATTAN HAFIZAYA TÜRKİSTANLILIK …

Fransız filozof Ernest Renan, “Bir devleti kurtaracak olan manevî uyanıştır, bunun...

ŞUURLU VE İDEALİST BİR TÜRKÇEC…

Ali Alper ÇETİN Anadolu Selçuklu Devleti’nin son devirlerinde, Sultan Veled, Yunus Emre...

DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANI

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami5otağını yer yüzüne diktirmişti...

BABA, BU KİTAPLARIN HEPSİNİ OKUDU…

 Herkes ekmeğini taştan, topraktan çıkarır biz kitaptan çıkarıyoruz. Önümüz arkamız, sağımız...

“AKADEMİK BİLGİYİ EKONOMİK B…

Doç. Dr. Figen Çalışkan ile bir sohbet gerçekleştirdik       Figen Hanım, ...

Destanlar içinde: DEDE KORKUT

Anadolu’yu aydınlatanlar… Destanlar içinde: DEDE KORKUT (… Dirse Han kalkıp evine geldi. Çağırıp...

PROF.DR. Saadettin Yıldız ile Tür…

Hocamız saygıdeğer Prof.Dr. Saadettin Yıldız ile "Dil" ve "Edebiyat" üzerine konuştuk. Sorularımıza öyle...

ERENKÖY ŞEHİDİ SÜLEYMAN ULUÇAM…

2.3.TürkiyeUluçamgil, Kıbrıs’ı ve özellikle Lefkoşa’yı çok sever. İstanbul’un kalabalığından bunaldığı zamanlarda...

MUSTAFA SEYİT SUTÜVEN’İN Şİİ…

GİRİŞ Her gerçek şair, “ses”in peşinden gider. Şair için dil, bir anlam...

RAMAZAN’IN İKİ YAKASI

“… Ne babaannem, ne de ondan sonraki kuşaktan amcalarım, yengelerim, babam, annem...

BEYAZ KÜRK- FÜSUN MENŞURE

Küçük adımlarımla sabahın çiği düşmüş çimenlerin üzerinde yürüyorum. Bir, iki, üç...

ROMAN SANATI NEDİR VE NİÇİN ROMA…

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi açıktan açığa bir zaruretin beni sıkıştırıp...

PARNASİZM

*Romantik şiir anlayışına tepki ile Fransa’da ortaya çıkmıştır. *Doğal güzelliğe ve...

İL GİDER TÖRE KALIR

“Yerleşik insan, bir ailenin sınırlı menfaatleri dışında herhangi bir hak davası...

ALT AKIL: APTALLAR VE DİKTATÖRLER …

Türkiye OECD üyesidir. OECD, kuruluşundan bu yana üye ülkelerin kişi başına...

TANPINAR’IN HUZUR ADLI ROMANINDA A…

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın en fazla üzerinde durulan ve ne yazık ki...

YENİ BİR YILA GİRERKEN

İnsanî ve ahlakî erdemlerle düzenlenmiş hayata ömür diyoruz. Ömrümüz, inşallah, iyilik...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Türkler Batı Cephesinde Yunanlılarla, Güney Cephesinde Fransızlar ve Ermenilerle, Doğu Cephesinde...

TANZİMAT EDEBİYATI -III (İkinci D…

       II.Dönem Tanzimat Edebiyatı (1878-1896) Özellikleri:  1-Sanat sanat içindir görüşü benimsenmiştir. 2-Bu dönem...

DİL ÜZERİNE

Var oluşumuz, sınır bekçimiz durumunda olan din, tarih ve her çeşit...

500 Yılın Ardından Piri Reis

Nazan Karakaş Özür YEDİTEPE YAYINEVİ UNESCO 2013 yılını, Piri Reis Haritasının...

TÜRK DEVLET GELENEĞİ - Prof.Dr. A…

Türk Devlet GeleneğiProf.Dr. Aydın TaneriMerhum Prof. Dr.Aydın Taneri’nin birkaç defa yeniden...

Tasavvufun Edebiyâtı Hikmetin Gün…

Türk kültüründe İslâmiyetin kabulünden beri Vahdet-i Vücut esaslı bir tasavvûfî anlayış...

SİMERANYA

İsmet Özel bir denemesinde şöyle der: “Hayal, tıpkı bir bataklık gibi...

TÜRKÇÜ FİKİR VE SANAT DERGİSİ…

Halk Fırkasından olmayan insan sayılmadı Bir tehlikeydi millete hürüm demek bile...

GÖNLÜMDE AÇAN LALELER

Arif Nihat Asya "Lâle" için diyor ki; "Eskiler lâleyi mukaddes sayarlardı. Gerçekten...

HOCAM HAKKI TARIK BEY

Üstad Necip Fazıla göre, Hakkı Tarık Us: "Her işte kılı kırk...

GÖK ÇEKİMİDİR ŞİİR

Karanlığın içindeki ışık, insanın içindeki can neyse, kelimenin içindeki şiir de...

BEDEN VE HUY

Bir yemişin biçiminden ve renginden, içine gizlediği tadın derecesini kestirmek mümkün...

YEMEN (BÜYÜK TÜRK MEZARLIĞI)

 - Yemen’e gidip de dönebilen dedem Gazi Ahmet ÇAVUŞ’un aziz hatırasına- Yemen...

İSTANBUL DÂRÜLMUALLİMÎN-İ (184…

İstanbul Dârülmuallimîn-i (1848-1924) Uğur Önal, Togay Seçkin BirbudakAnkara, ATAM, 1.bs., 2013, 360...

Arif Nihat Asya'da Vatan Sevgisi ve …

Vatan sevgisinin ideolojik boyutuna bakıldığı zaman, Arif Nihat'ın samimi bir Turancı...

ANADOLU’YU AYDINLATANLAR- GÖNÜLL…

Anadolu’yu aydınlatanlar- Gönüller Sultanı: MEVLÂNÂ 744. Şeb-i Arûs törenine doğru¹                                        Ölümünden bu yana...

HAYALİN ÖLÜMÜ

W. Shakespeare’in Macbeth dramından yükselen bir feryad hatırlıyorum. Macbeth, dünya “cinâyet...

BU METİN BİR EDEBİYAT ÖĞRETMEN…

Sayın Arkadaşlarım, Anlatmakta başarısız olduğum bazı konuları sizlerin de dikkat ve değerlendirmesine...

BİR BOZGUNUN ROMANI: “SELANİK İ…

Şevket Adnan Şenel’in Mostar Tarih Romanı Yarışmasında birincilik ödülünü alan “Selanik...

AZERBAYCAN, İRAN VE TÜRKİYE TÜRK…

Türk halk hikâyelerinde mekân unsuru olarak şehirlerin, bu cümleden olarak Erzurum...

Yetik Ozan

YETİK OZAN (TURGUT GÜNAY) Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o...

DÜRÜSTLÜK

Değer, ‘sosyal hayatta bir varlık, bir nesne, bir faaliyet vb’ne tanınan...

HALİDE NUSRET ZORLUTUNA - 1

Bakıyorum da, şair ve sanatçılarımıza dair yazdığım yazıların çoğu, onların vefatı...

ADİL HAFIZANIN IŞIĞINDA, BİRİNC…

Adil Hafızanın Işığında, Birinci Dünya Savaşı’na Giden Yol ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu Altay...

KAOTİK BİR ROMAN OLARAK: DÜNYA D…

 Veysel Gökberk Manga’nın ilk romanı “Dünya Dönmeden Önce”[1] kaotik bir roman metnidir...

GÖÇMENLER SIĞINAĞI ANADOLU

Kanadı kırık güvercinler gelir sana sığınmaya. Özgür yaylalarında tedavi olmaya koşar yaralı...

FÂTİHNÂME - TURGUT GÜLER

Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şölen...

OĞUZ UYKUSU VE KUTADGU BİLİG!..

Oryantalist birikim ve mantığıyla kendisine kim olduğunu öğretmeye çalışan sosyal bilimlere...

MÜNAZARA İLMİNİN TARİHÇESİ

Tahlil ve tenkide dayalı tartışma geleneğinin İslâm, ilim ve kültür tarihinde...

ORHAN ŞAİK GÖKYAY

Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok...

METİN SAVAŞ’IN ERLİK ROMANI HAK…

Eskiler çok yazan, çok üreten verimli yazarlara doğurgan anlamına gelen ‘’velut’’...

ARAŞTIRMA RAPORUNUN BİÇİMİ VE K…

Bir araştırma raporunun içeriğinin zenginliği kadar sunuluş biçimi de önemlidir. Tüm...

AZ ZAMAN ÇOK EDİRNE

Edirne’deki bir yılım bir ömre mal oldu. Şimdi anlıyorum ki üniversite...

DEĞERLERİMİZ NİYE DEĞERSİZLEŞ…

Sosyal medyada rastlamıştım; süslü süslü yazılmıştı, epey bir dikkat çekiyordu. İlk...

PAYLAŞMA

‘Olma keser gibi hep bana hep bana / Ol testere gibi...

TÜRK’ÜN ATEŞLE İMTİHANI

Türk vatanının İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesinden Cumhuriyet’in ilanını kadar kendisi...

NEDEN "SERİN" SERVİ?

Edebiyat sanatının vazgeçilmez temel taşlarından biri eser, diğeri de yazardır. Eser kendi kendine var...

İZ BIRAKANLAR

Milli Eğitim Bakanlığı ile TRT'nin işbirliğinde hazırlanmış iz bırakan öğretmenler serlevhalı...

MERİÇ GİBİ OLMAK

Cemil Meriç, yirminci yüzyılın yetiştirdiği eşine ender rastlanan mütefekkirlerden. ‘‘Okumak’’ denildiğindeyse...

SAYI 1 - 1911’DE BEMBEYAZ DİŞLER…

SAYI 1: Eskişehir’de yayımlanan ancak haber ağı itibariyle bölgesel nitelikte olan “Hakikat...

“EDEBİYATTA GELENEK” ÜSTÜNE B…

Edebiyatta gelenek, ruh beraberliğinin, her türlü edebi verimde ortaya koyduğu bir alışkanlıklar bütünü ve değerler...

EDEBİYAT VE RÜYA

Her sanat eseri bir rüyadır. Britanyalı edebiyat eleştirmeni ve düşünür Terry Eagleton...

BATILILAŞMA MACERAMIZDA TÜRK ROMAN…

GİRİŞ Tanzimat'ın ilânından sonra, Türk toplumunda siyasî olduğu kadar, toplumsal değişmelerin olduğunu...

DAĞDAKİ VATAN - 2

"Muhammed Hüseyin Şehriyâr [Tebriz, 1904 - Tahran, 18 Eylül 1988]; Bu...

NATÜRALİZM

Determinizm anlayışını romana getiren bu akım 19. asrın ikinci yarısında Fransa’da...

ZİYA GÖKALP ve ALAGEYİK ŞİİRİ

Bir düşünce adamı, ancak okundukça, konuşuldukça, üzerinde tartışmalar yapıldıkça yaşar. Hâlâ...

SAYI - 17 TÜRK DÜNYASINDA KAKAONUN…

Kakaonun lezzet yolculuğu 1828’de Van Houten tarafından kakao presinin icat edilmesiyle...

GÖNÜLLER FETHETMEK

Ruhun derinlerinde yeşeren bin bir baharın adıdır gönül. İnsan, Allah’a gönül yoluyla...

50. Yıl Marşı Şairi: Bekir Sı…

 Cumhuriyet devri Türk edebiyatının önemli şairlerinden Bekir Sıtkı Erdoğan 24 Ağustos...

İbrahim SAĞIR

1936 yılında Balıkesir, Gönen İlçesi Paşaçiftlik Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu...

SEMAH AŞKA DOĞRUDUR - A.YILMAZ SOY…

Semah Aşka DoğrudurA.Yılmaz SOYYERPost Yayıncılık Bu roman kendilerine Alevî de denilen Kızılbaşların...

YAZMAYA NERDEN BAŞLAMALIYIM?

Yazmaya başlamadan önce ne yaptığımızı ve ne amaçla yaptığımızı bilmek gerekir...

EDEBÎ METİNLERLE ZENGİNLEŞEN TÜ…

Geçmişten günümüze değin insanoğlunun varoluşunda rol oynayan en önemli ögelerden biri...

Osmanlı Cadısı-Barış Müstecapl…

Barış Müstecaplıoğlu Barış Müstecaplıoğlu Osmanlı Cadısı’nda uçan arabalarla leventleri, robotlarla semazenleri sıradışı bir...

ÖN YARGI

Kime ya da neye karşı olursa olsun, ön yargılar bizi yanlış...

TÜRK KÜLTÜRÜNÜN EDEBİ UNSURLAR…

Kültür, bir millet veya topluluğa özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütü-...

TOPRAK'TAKİ VATAN

İnsanın yaradılış destanlarında ve kutsal metinlerde daima toprak ve insanın birlikteliğine...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

BİR MİSTİK EDA ŞAİRİ OLARAK AHMET MUHİ…

Edebiyat Dunyamız

Ahmet Muhip Dıranas modern Türk edebiyatında hece şiirini Necip Fazıl ve Ziya Osman'la birlikte en iyi temsil eden şairlerden biridir. Hece şiiri edebiyatımızda bu üç şairle zirveye ulaşmış ve de...

Ahmet Yılmaz SOYYER

Edebiyat Dunyamız

Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz bebekken ayrıldıkları için annesinin yanında...

ŞAİRLER SULTANI: NECİP FAZIL KISAKÜREK

Ali_Alper ÇETİN

Cumhuriyet dönemi Çağdaş Türk Edebiyatı’nın en dikkate değer şahsiyeti, şüphesiz Necip Fazıl Kısakürek’tir. Şair, edip, mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek, uçsuz bucaksız duygu ve düşünce denizinde sonsuzluğa ulaşma özlemiyle liman liman...

CENGİZ AYTMATOV

Edebiyat Dunyamız

(d. 12 Aralık 1928, SSCB - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Türk Dünyası'nın ünlü yazarlarından.[1]. Dünya edebiyatında tartışılmaz bir yere sahip kitaplarıyla Türk kültür zenginliğini bütün dünyaya tanıtan yazar, edebiyatçı12...

NECİP FAZIL KISAKÜREK

Abdullah SATOĞLU

Türk milletinin XX. yüzyılda yetiştirdiği en önemli ve çok yönlü fikir adamı ve şairlerinden biri de hiç şüphe yok ki, üstad Necip Fazıl Kısakürek’tir. O, seksen yıllık ömrü içinde, kaleme aldığı nesir...

HACI BEKTAŞ VELİ'NİN HAYATI VE ESERLERİ

Prof. Dr. Abdurrahman GÜZEL

Hacı Bektaş Veli, Ahmed Yesevi'nin halifesi Lokman Perende'nin bizzat talebesidir. Kendisi mükemmel bir dini-milli kültür formasyonu almıştır. Bu sebeple O, Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması için Türkistan illerinden vazifeli olarak gönderilmiştir. Böylesine...

Süleyman Ağa Baydili

Edebiyat Dunyamız

11 Şubat 1959 tarihinde Elazığ'da doğdu. TRT Ankara Televizyonu Belgesel Programları Müdürlüğü'nde çalıştı. Bu sırada bir çok belgesele imza attı. TRT'de 'Bir Kitabın Hikayesi' isimli belgeseli ilgi çekti. TRT'den istifa...

Mehmet Ali Kalkan

Edebiyat Dunyamız

 Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor Sanat Enstitüsünü ve Çukurova Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirdi (1980). Bir müddet Eskişehir Belediyesinde çalıştı. Sonra...

Nigar Refibeyli

Edebiyat Dunyamız

Nigar Rafibeyli (Azerice: Nigar Rəfibəyli, d. 23 Haziran 1913, Gence - ö. 10 Temmuz 1981, Bakü), Türk yazar ve şair. Roman ve kısa öykü yazarı olan Anar Rızayev'in annesi ve...

ÖYKÜ / ROMAN

AHMET HAMDİ TANPINAR VE YAZ GECESİ

(23.6.1901 - 24.1.1962) Doğ. ve Ölm.: İstanbul Çeşitli ortaokul ve liselerde okuduktan sonra İstanbul Edebiyat Fakültesi'ni bitiren Ahmet Hamdi Tanpınar, liselerde. Güzel Sanatlar Akademisi'nde öğretmenlik yaptıktan sonra İstanbul Edebiyat Fakültesi'nde Yeni...

HÜRRİYET

Hürriyet, havalı Hürriyet. Yürüdüğü zaman yeri göğü titreten, belediye reisinin karısı Hürriyet. Deniz kenarındaki muhteşem köyümüzün  belediyelik olduğu zamanlardı. Çok göç verdik. Kıymete bineceğini bilselerdi kimse göçmezdi. Sonraları muhtarlık oldu. İlçeye...

ANKARA – ENKARA

“Sağlığında köyden su kenarında bir tarla, bir ev, iki de inek istemişti. Tarlayı aldım, evi de yaptım, dama iki inek bağlayamadım. İşte ona ömrü vefa etmedi.” Liseyi kasabada okumuştum. Sabah servisle...

DEVLET ANA VE OSMANCIK ROMANLARINDA TASVİR E…

GirişDevlet Ana, Kemal Tahir’in ilk basımı 1967 yılında, Osmancık ise Tarık Buğra’nın ilk basımı 1982’de yapılmış olan ve Anadolu’da Söğüt ve Domaniç arasında yaylak-kışlak yaşayış düzeninde bir uç beyliği olan...

BEYAZ KÜRK- FÜSUN MENŞURE

Küçük adımlarımla sabahın çiği düşmüş çimenlerin üzerinde yürüyorum. Bir, iki, üç, dört... Dört ahenkli adımı öyle zarif bırakıyorum ki yere, âdeta toprağı incitmekten korkarmış gibi, parmak uçlarımda dolaşıyorum. Beni uzaktan...

DEDE KORKUT KİTABINDA ALKIŞLAR VE KARGIŞLA…

Türkiye Türkçesinde "bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak"2 anlamında kullanılan alkış kelimesi, ulaşabildiği en eski Türkçe metinlerde "dua etme, övme, birinin iyiliklerini sayma" manaları ile karşımıza çıkmaktadır. Divanü...

HALİDE EDİP ADIVAR - HİMMET ÇOCUK

Elvanlarda ihtiyar bir kılavuz aldık. Köy kısmen yanmış, perişan, herkes fersiz ve şaşkın gözlerle kamyon denilen canavarın bir lüzum görüntüsüne bakıyordu. Herkesin ruhunda sonu gelmeyen meşakkatin, açlığın, her günün gizli...

ACIKAN KURT

Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış; hikâye söylemesi sevapmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kurt yaşarmış. Köyün kıyısında kışları açlıktan kıvranıyormuş. Yine böyle bir...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL …

Yüzbaşı Mustafa ve küçük Mustafa Kemál birlikte Selânik'e dönüyorlardı. Bu arada tren yolunun yanındaki ağaçları gözü yakalamaya çalışıyor, fakat mümkün olmuyordu. Aile büyüklerinden ve özellikle annesinden dinledikleri ile kendi yaşadıkları...

ŞAİR ve ŞİİR

AHMET YILMAZ SOYYER

Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz bebekken ayrıldıkları için annesinin yanında büyüdü ve dedesi 1924...

Namık Kemal'in Şiirleri Hakkında

Cemiyete yön veren ve tesir eden şahsiyetler, mısralarıyla hafızalarda yaşarlar ve ölümsüzleşirler. Onları canlı kılan şey, faaliyet ve fikirlerini manzum ve veciz bir şekilde ifade etmeleridir. Ziya Gökalp şiirin rolü...

Aceb nitdüm yâra virmez selâmı

ŞEYYAD HAMZA Aceb nitdüm yâra virmez selâmı Bu zâlim müddeî komaz ola mı

SEZAİ KARAKOÇ

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Şair, yazar, düşünür, siyasetçi. Çocukluğu Ergani, Maden ve Dicle ilçelerinde geçen ve 1938 yılında Ergani’de 3 ay ilkokul öncesi ihtiyat sınıfına devam...

GAZEL - ZİYA PAŞA

GAZEL Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaştım mülk-i İslâm bütün virâneler gördüm Bulundum ben dahi dârü’ş-şifâ-yı Bâb-ı Âli’de Felâtun’u beğenmez anda çok dîvâneler gördüm Huzûr-ı kûşe-i meyhâneyi ben görmedim...

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNAN PAŞA'Y…

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması ihmal edilmiş konulardandır. Öyle ki bu konuda, bildiğimiz kadarı ile herhangi bir akademik çalışma yapılmadığı gibi, derli toplu bilgi...

ŞARKI - ŞEYH GÂLİP

1. Ey Nihâl-i işve bir nevres fidânımsın benimGördüğüm günden beri hâtır-nişânımsın benimBen ne hacet kim diyem rûh-i Revânımsın benimGizlesem de âşıkâr etsem de cânımsın benim

İSTANBUL’UN EDEBİYAT MAHFELLERİ

Pera’da, Cadde-i Kebir çevresine dağılmış yüzlerce meyhaneden çoğu sanat erbabı tarafından mahfel olarak kullanılmış, mekân sahipleri de bu unvanla anılmaktan memnun, bir hay-huydur gitmiştir. Bunlardan birinde kümelenmiş olan şair takımı, çekişmeler, kıskançlıklar ve hazımsızlıklar ile...

NEYZEN TEVFİK

Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden, alayıştan, mevkiden ve paradan hoşlanmamış; hiçbirşeye sadakada sarılmamış, istediği gibi, bildiği gibi yaşamış olsun. İşte Neyzen Tevfik budur... 1879'da Bodrum'da dünyaya...

İSMAİL BEY GASPIRALI VE TÜRK BİRLİ

Aykut Acar,Ahmet Özkan,Ozan Yetkin

Türk milliyetçiliği düşüncesinin en önemli simalarından biri olan İsmail Bey Gaspıralı, Türk birliğine büyük önem vermiş ve bunu “dilde, fikirde, işte birlik”...

Medya Sanatın Düşmanı

Edebiyat Dunyamız

Tarık Buğra,“ Gazetecilik sanatın düşmanıdır” derdi. Bugün yaşasa, yeni yaygınlaşan kavramı kullanacak ve “Medya sanatın düşmanıdır” diyecekti. Muazzam bir...

TÜRK DİASPORASI

Yasemin KÖSE

Diaspora kavramı ermeni diasporası ifadesinden dolayı zihnimizde hoş bir imge yaratmamaktadır.  Hâlbuki kavram sadece ermenilere ait değildir. Diaspora...

BİR TÜKENMEZ HAZİNE OLARAK ATATÜRK

Metin SAVAŞ

Kimi sanat yapıtları vardır ki tükenmez hazine gibidirler. Örnek olarak, Dostoyevski’nin ve Tanpınar’ın romanları böyledirler. Onların yapıtlarını her...

İNSANIN TAŞRASI - V

Prof.Dr.Abdulkadir İLGEN

O sene yaylaya çıkamadılar. Yayla Vakti köy hep ıssız olur. Yine öyleydi. Çeşmeden akan su bile isteksiz, tereddütlüydü. Çeşme dedikse, evlerinin hemen önünde,...

ÜSLÛBUMUZ NEDEN SERTLEŞİYOR?

Özcan TÜRKMEN

Üslûp; oluş, yapış/yapılış biçimi, tarz, tutulan yol... demek. Bir sanatçının veya bir devrin kendine has anlatış biçimi, ifade yolu .. da uslûp demek.  Her...

Tasavvufun Edebiyâtı Hikmetin Güncell

Edebiyat Dunyamız

Türk kültüründe İslâmiyetin kabulünden beri Vahdet-i Vücut esaslı bir tasavvûfî anlayış hüküm süregelmiştir. Kültürümüzde bunun dışında başka yaklaşımlar yoktur denemese de,...

digertumyazilar