Pazartesi 1 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)
Bunu okudun 0%

kediÖyle bir kedi düşünün ki miyavlasa bütün cihan, onun sedasıyla dolar, heybetle bir kükrese kâinat inler. Zamanın aslanı dense yeridir ona. Aslan ve kaplanlara aman vermez asla. Öyle ki yılanın ağzına düşen kurbağayı kurtarabilir. Tilki gibi kurnazdır. Kurt ile düşman, kaplanla kavgalıdır. Öldürmek için öldüren sansara ise fırsat vermez. Çaresi yok, o sansarı illa ki avlar. Çakalı ise kovalar. Ne kadar ürkütücü hayvan varsa hepsine kafa tutan bu kedi, küçük hayvanlara karşı ise son derece merhametlidir. Derisindeki biti, kulağındaki keneyi asla incitmez. Buna karşın pek temizdir. Her gün tan ağarırken kalkar, elini yüzünü yıkar. Kuyruğu süpürge gibi, evin içini tertemiz eder.

Öyle bir kedi düşünün ki servi boylu, ela gözlü, kara kaşlıdır. Evet evet, şaşırmayın, aynen öyledir! Sesinin güzelliği ise değme şarkıcıda yoktur. Kâmil, edepli ve usludur ayrıca. Temiz soydan, iyi huydan… Bahadır mı bahadır, yavuz mu yavuz… Bir o kadar şakacı… “Son derece iyi kişi”… Gökte uçan kuşu avlamak onun işi…  Damak zevki de pek gelişmiş, yediği çörek ve pişi… Bir de insan sarrafıdır. Hani Maun Suresi’nde de “Vay o namaz kılanların hâline!” şeklinde bahsedilen, dini gösteriş aracı hâline getirenleri sevmez. Gammazlardan, yani iftiracı ve münafıklardan hiç hazzetmez.

Çok sevdiği kedisini böyle anlatmış şair. Bir insandan bahseder gibi bahsetmiş ondan, hatta daha da ötesi, mükemmel insanlığının yanı sıra mesela zavallı kurbağanın canına kast eden yılanlara, öldürmekten zevk alan sansarlara kötülük ve zulümde fırsat vermeyen olağanüstü bir kahramandır. Günümüzde insan ve hayvan arasında -aslında- bir ayrımı ifade eden “hayvan sevgisi” sözü ile açıklanamayacak boyutta bir sevgidir bu. “Hayvan sevgisi” diye sevgiyi bölmeden ve derecelendirmeden Yunus Emre “cümle âdemi” değil “cümle âlemi kardeş görmek”ten bahsetmiştir oysa. Bir insanın sevmek iddiasındaki samimiyeti, sevmek yeteneği;  kendisinden güçsüz olanlara merhameti ile ölçülür. “Güçsüz”den kastımız; ayırıp kayırmadan bütün “yaradılan”dır. İnsan, hayvan, bitki, dağ, taş, akarsu… 

Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevince sevgiyi bölmeye, birini diğerinden çıkarmaya, berikini üst üste toplayıp diğerlerini ötekileştirmeye, öbürünü başkasıyla çarpmaya gerek var mı? Şair de böyle bir hesabın içine girmemiş ve çok sevdiği kedisi ölünce “Onu kedi sanmayınız; o, ela gözlü bir beydi” demiştir. Daha doğrusu şairin kullandığı kelimelerle ifade edecek olursak “Kedi sanman anı, ol bir ala gözlü beg idi” der. 

Kim bu şair? Kedisine “ela gözlü bey” diyen kim? Tabii ki 16. yüzyılın aykırı şairi “Meâlî”. Onun aykırılığı “hayvan sevgisi”nde değildir elbette. Divan Şiiri’nde aşka dair en güzel nağmelerin enstrümanı olan aruz ölçüsü ve titiz kafiye örgüsüne de aykırı değildir onun yazdıkları. Kurallarla yüklü bir şiir geleneğinin kalıpları içinde yazmışsa, o hâlde nesi aykırıdır Meâlî’nin? Bu kalıbın içine koyduklarıdır onu aykırı kılan. 

Âlim bir babanın oğludur Meâlî. Mesleği ise kadılıktır. Hukukçudur yani. Farklı bir mizaca sahip olduğu şiirlerinden rahatlıkla anlaşılabilir. Ayrıca mizah ile yeren şiirlerinin onu insanlarla karşı karşıya getirdiğini tahmin etmek güç değildir. Bunun dışında, mesela büyük devlet adamlarına sayfalarca methiyeler, mersiyeler dizildiği bir dönemde Meâlî, kedisini övmüştür. Hâliyle dünya gözüyle arzu ettiği makam ve mevkilere kavuşamamıştır. Ta ki Kanuni Sultan Süleyman Han dönemine kadar... Onun sultanlığı döneminde Gelibolu kadılığında on yıl kadar rahat yaşamış ve orada vefat etmiştir.  

Geleneğe sıkı sıkıya bağlı bir çağda, ölen bir kişinin ardından yazılması beklenen “mersiye” türünü, kedisi için kullanmış ve bu konuda başarılı bir örneği ortaya koymuştur Meâlî. İnce zekâ, nükte, yergi ve hüznün bir arada bulunduğu bu mersiyeyi okuyunca hem gülümsüyor hem de şairin yüreğindeki sızıyı derinden hissediyoruz. Satırlardaki mizah, sadırlarda acıya dönüşüyor. Hani derler ya “acı acı gülmek”… İşte bu deyimin anlamı tam da böyle bir şey olmalıdır. Yirmi bir kıtadan oluşan şiirine “Çıktın elden n’idelim ansızın eyvâh pisi” şeklinde bir feryatla başlıyor şair. 

Ölen kişiyi yüceltmeyi esas alan mersiyenin özelliğine yakışır bir biçimde kedisini manevi yönden de yüceltmeyi ihmal etmez Meâlî. “Ruhu şad ola” şeklinde andığı kedisinin recep ayı gibi mübarek bir ayda vefat ettiğini söyler. Bazen tesbih geçiren, bazen yüksek sesle Allah’ı zikreden kedisinin ahiret korkusunu bilip anladığını vurgular:

“Gâh tesbîh geçirirdi gehî banlar idi

Ahiret korkusunu bilir idi anlar idi” 

“Banlamak” yüksek sesle bağırmak, ezan okumak anlamındadır. Kedinin mırıldanışı ve yüksek sesle miyavlamasını “tesbih” ve “banlamak” kelimeleri ile, her iki anlama gelecek şekilde yani tevriyeli kullanmış ve dindar bir kişi portresi çizerek kediyi betimlemiştir. Betimlerken aslında büyük bir hakikati de akıllara getirmiştir. Çünkü “Göklerde ve yerdeki her şey Allah’ı tesbih etmektedir.” (Hadîd Sûresi/1) Hatta şair, bir adım daha ileri gitmiş, bu durumu zekâ ile ilişkilendirmiş ve şöyle devam etmiştir kıtaya: 

“Bû Alî görse zekâsını onun tanlar idi”.

kedilerBû Ali, yani İbni Sina gibi aklın, ilmin sembolü olmuş birinin dahi bu zekâya şaşıracağını söyler. Şiiri baştan sona okuyunca sormadan edemiyor insan: Bu şiire “mizah” mı, “yas” mı, bir geleneğe tepki mi yahut “yergi” mi demeliyiz? Ben, hepsi ve bir fazlası diyorum. İlim tahsil etmiş, hele Meâlî gibi iyi öğrenim görmüş ve mesleği kadılık olan birinin Kur’an-ı Kerim’i anlaması, onun hakkında malumat sahibi olması kaçınılmazdır. “Dünya hayatı, eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, Allah’tan korkanlar için daha hayırlıdır. Aklınızı kullanmaz mısınız?” (En'am Suresi/32) mealindeki gibi birçok âyette aklını asıl kullananların ahireti hesaba katarak yaşayanlar olduğunu işaret eder Kur’an-ı Kerim. Ahiret korkusunu bilip anlamayı zekâya bağlayan Meâlî’nin dayanak noktası muhteşemdir. “Onu kedi sanmayın” vurgusuyla “can ile sevilen” bir dosttan bahsettiği bu dizeler, elbette dinî bir şiire ait değildir; ancak yine de bizleri bu hususta düşünmeye iten şairin ince zekâsı ve kelimeleri ustalıkla kullanışı karşısında hayranlık duymamak mümkün değildir. 

Niçin kedisine mersiye yazdığına şaşıranlar için şiirinin bir köşesine şu ibareyi sıkıştırmıştır Meâlî: “Kimse bilmezdi onun kadrini, bir nur idi o”. Kimse bilmese de kedisinin değerini, her kıtanın sonunda “N’idelim âh pisi n’eyleyelim vâh pisi” nidasıyla derin acısını herkese duyurmuştur. Daha da duyurduğu neler neler vardır üstelik! Tek kelime ile ifade edecek olursak o “karşı”dır. Sadece bu şiirden bile anlarız karşıdakileri: Yalakalığa, kula kulluğa karşıdır. Güçsüzü ezene, doğrunun ağzını büzene karşıdır. Statükoculara, dedikoduculara; samimiyetsizlere, kifayetsizlere karşıdır. İkiyüzlülere, kem gözlülere, yalan sözlülere karşıdır. Ahlâk dendiğinde tafra satanlara, insanların hakkında atıp tutanlara karşıdır. Bu karşı duruşun mealini şiirinde buluruz. 

Seçtiği “Meâlî” mahlası ile yazdığı şiirler onun arzularının, sıkıntılarının, tepkilerinin hem “mana”sı hem de bir “netice”si durumundadır. Nitekim “meal” kelimesinin sözlükte iki manası vardır: Biri “mana”, diğeri ise “netice”dir. Bu mahlası bu yüzden mi tercih etti, bilemiyoruz, ama bir şeyi iyi biliyoruz: Överken ballandıra ballandıra abartmış, böylelikle yazdıkları mersiyelerde yapay ve yapmacık övgülere başvuran şairlerin durumunu gözler önüne sermiştir. Sonrasında da bu tür şairlerin Kedi Mersiyesi’ni okurken kendileriyle yüzleştiklerinde yüzlerinin aldığı şekli keyifle seyrettiyse de hiç şaşırmayız. Kanlı gözyaşları sel gibi coşup çağlayan, canlarını dağlayan şairlere pek tanıdık gelmez mi şu sözler? 

“Ey Meâlî onun öldüğüne kim ağlamaya

Acıyıp hasret ile cânını kim dağlamaya

Cûş edip kanlı yaşı seyl olup çağlamaya

N’idelüm âh pisi n’eyleyelim vâh pisi”

Meâlî’nin önceki dörtlüklerde “kimse bilmezdi onun kadrini” dediği kedisi için -şimdi de- onun ölümü karşısında “kim ağlamaz ki” demesi, herkesin kanlı gözyaşlarının sel olup çağladığını söylemesi bir çelişki midir? Asla! Aslında hayattayken kadrini, asıl değerini bilmedikleri, gönül makamlarına değil, dünyevi makamlarına itibar ettikleri ve sırf bundan dolayı huzurlarında el pençe divan durdukları, makam eşiğinin berisinde ve ilerisinde farklı cümleler kurdukları, sonra haklarında nice yalanlar uydurdukları büyük devlet adamlarının ölümleri karşısında abartılı üzüntü pozlarına bürünenlerin ibretlik çelişkilerini resmetmiştir Meâlî. Ne var ki bütün bu yergiler, satır arası göndermeler ve nükteler kedisinin ölüm acısını bastıramamıştır. Bu mersiye; samimiyetsizliğe mizahî bir tepkiden daha çok, şairin “Sever idim ben onu cân ile mahbûb gibi” dediği, canıgönülden sevdiği can dostuna bir ağıttır.

Sevgiyi bölmeden, derecelendirmeden sadece Yaradan’dan ötürü sevenlerin olduğu bir dünya ümidiyle… 

Not: Feride Turan'ın bu yazısı Şiar dergisinin Mayıs-Haziran 2019 sayısında yayımlanmıştır.

About the Author

Feride Turan

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

KAHRAMAN TÜRK KADINLARI
Hayme Ana'nın -hem kan bağı hem de can bağı ile- torunlarından olan kızım Meryem Ülkü'ye ithaf ederim. -Ödül Töreni Konuşması- Kayı Boyu Derneği ve Dergisinin Değerli Mensupları, Kıymetli Hâzirûn, Hanımefendiler, Beyefendiler,  Bu akşam böylesine nezih ve anlamlı bir toplantıda...
BASAT'IN TEPEGÖZ'Ü ÖLDÜRMESİ
Meğer Hanım bir gün Oğuz otururken üstüne düşman geldi. Gece içinde ürktü göçtü. Kaçıp giderken Aruz Koca'nın oğlancığı düşmüş. Bir aslan bulup götürmüş, beslemiş. Oğuz yine zamanla gelip yurduna kondu. Oğuz Han’ın at çobanı gelip haber getirdi, der: Hanım sazdan bir aslan çıkıyor, at vuruyor,...
ZİYA GÖKALP - ÖTÜKEN ÜLKESİ (İNCELEME)
"Türk gençleri yalvardılar Hakan'a:Boru çaldır, ruhlarımız uyana...Cenk edelim, yayılalım cihana: -Yayılmaktır Türk soyunun turası!Böyle diyor Oğuz Han'ın yasası! Hakan dedi: "Anayurt'tan bıkılmaz,Boş bulunup eve düşman tıkılmazYabancılar çıkarılır, çıkılmaz." -Toplanınız: vatanınız...
 İSLÂM VE ŞİİR
Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap şairler güzel söz söylemek için birbirleriyle çeşitli ortamlarda yarışırlardı.  Övgü ve yergide sınır tanımayan şairlere gaipten haber veren kâhin gözüyle bakılıyordu. Uygun olandan uzaklaşma anlamına gelen ifrat...
İHANET - ZEYNEP ÖZKİŞİ
İçimdeki yenilmesi,engellenmesi imkansız öfke halimle alakam yokmuş gibi.... Vakur, gururlu olgun bir hanım duruşuyla sanki kızgın, kırgın değilmiş,dayanabiliyormuş, canım acımıyormuş, gibi, etkilenmemiş, defalarca ölmemiş gibi dimdik ayakta duruyorum.   Karşımda ki yeni yetme sayılan,...
HÜRRİYET
Hürriyet, havalı Hürriyet. Yürüdüğü zaman yeri göğü titreten, belediye reisinin karısı Hürriyet. Deniz kenarındaki muhteşem köyümüzün  belediyelik olduğu zamanlardı. Çok göç verdik. Kıymete bineceğini bilselerdi kimse göçmezdi. Sonraları muhtarlık oldu. İlçeye bağlandık. Haritadan da...
prev
next

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

Prof.DR.Hilmi ÖZDEN

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak Arabacı İsmail Efendiye bir at alıp hediye etmekti[1]. Sabah ona zor olmuştu. Saman pazarında atların satıldığı bir hana gitmiş...

ŞEYH HAMİD-İ VELİ (SOMUNCU BABA)

Abdullah SATOĞLU

(1331-1412)Tevazûda tekti, şandan şöhrettenEderdi nefret, Şeyh Hâmid-i Velî.Şehr-i Kayseri’den yeşil Bursa’yaEyledi hicret, Şeyh Hâmid-i Velî.Nesl-i pâki peygamberin soyundanÂb-ı hayat akar Tohma Suyu’ndan.Lisân-ı hâl ile inek-koyundanAlırdı ibret, Şeyh Hâmid-i Velî.Erdebilî’den çok...

MİTOSLAR RÜYA MIDIR YOKSA GERÇEKLİK Mİ?

Metin SAVAŞ

Mitler, modern insanın akılcılığı nazarında, yani bizlerin kavrayışına göre, uyanıkken görülen rüyalardır. Bizler mitosların günümüze ulaşmış kırıntılarına hurafe diyerek işin içinden kestirme bir şekilde sıyrılıyoruz. Hurafeler boş inançlardır ama bizler...

SAYI 2 - AH GÜZEL İSTANBUL!

Feride Turan

Sayı: 2 Vapur sesi, martı sesi, denizin sesi, ardından Sadri Alışık’ın güzelim İstanbul Türkçesi… 1966 yapımı siyah beyaz filmde, rengârenk hayallere daldırır bizi Sadri Alışık ve canlandırdığı Haşmet Bey adında bir...

DR. Alî RIDVAN UNAR

Yeni Sabah Gazetesinin 2 Ocak 1946 tarihli nüshasından kestiğim ve çok...

FAZE BAYRAKTAR

Zengin folkloru ile, mimarisi ile, gelenek ve görenekleri ile hepsinin üstünde...

SEFERÎ’NİN “DÜŞ DE GÖR” …

Kaç bucaktır kahbe dünyâ çeşm-i yârdan düş de görDostla düşman nerdedir...

PROF.DR.CAN ÖZGÜR İLE SOHBET- KIP…

Kıpçaklar, diğer adıyla Kumanlar, Ötüken'den başladıkları göç yolculukları ile Karadeniz'in kuzeyine...

SANAT FELSEFESİ

 Düşünürler ;’’Bir sanat eseri nasıl oluşur?  Sanatçı eserini nasıl ortaya koyar?...

TÜRK İDEALCİLİĞİ

Dünkü yazımda, hayata verdikleri mânâ bakımından, insanı dört tipe ayırdım: Keyif...

YURT DIŞINDA YAZAN ŞAİR GAZİ ÇA…

Bozkır göçerlerinin dilidir Türkçe, bozkır kadar saf, sade ve gerçek.     Türkçe...

AHMET KUTSİ TECER VE TİYATRO EDEB…

Ahmet Kutsi Tecer, Türk edebiyat tarihi içerisinde şairliğinin yanında, tiyatro yazarlığı...

GERÇEKTEN KİMSE SARAMAZ YARANI

Zaman bir bardak su boşalıveriyor zaman aynasından. Hayat nedir ki ölümü...

TEORİ ZEMİNİNDE METİN ŞERHİ ME…

"Metin şerhi nedir ve nasıl yapılmalıdır? sorularının cevabı ilk bakışta çok...

SEFERÎ’NİN “DÜŞ DE GÖR” …

Kaç bucaktır kahbe dünyâ çeşm-i yârdan düş de görDostla düşman nerdedir...

ALMANYA'NIN DİRİLİŞİ

“Sizi ekmeksiz bıraktık ama babasız bırakmadık.” sözü Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki...

RAMAZAN DUYGULARI

Unutulmaya yüz tutan Ramazan Manilerinden birini hatırlatıp öyle başlayalım istedim. "Bu...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanım…

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik...

HALK ŞİİRİNDE UYAK VE REDİF

Halk şiirinde uyak, uyak ya da ayak terimleriyle anılır. Divan şiirinde...

AHMET KABAKLI

Değerli Edebiyat Tarihçisi, gönül ve dâva adamı Ahmet Kabaklı’yı 8 Şubat...

KAYA RESİMLERİNDEN ALFABEYE AVRASY…

Tarih yazıyla başlar diyenler, geçmişin aktarıcısı olarak yazıyı kabul ediyorsa, bu...

GAZEL - ZİYA PAŞA

GAZEL Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaştım mülk-i İslâm bütün...

HU DİYEN KARGA

Misli Baydoğan, uzman bir psikolog. Ancak biz kendisini, pek çok dergide...

Şiir Nedir?

Şiirin bir sanat dalı olarak kabul edilişinden bu yana gerek...

Türk Edebiyatı Karşılaştırmal…

Türk Edebiyatında dönemler, nazım şekilleri, nazım birimleri, kafiye şemaları, ölçü ve...

HADDEDEN GEÇMİŞ NEZÂKET VE TALEB…

Eski İstanbul’da, “Seyr-i Sefâin” ve “Şirket-i Hayriyye” isimli şehir içi vapur taşımacılığı yapan şirketler varmış...

“OKU” BUYRUĞUNA YÖNELİK FARKL…

Arjantin edebiyatının şöhretli ismi Alberto Manguel “kitap çok şeydir; anıların ambarı...

KÖTÜCÜL KADIN - ŞAHİKA KARACA

Kötücül kadın üzerine bu araştırma edebiyat, felsefe ve psikanaliz etrafında disiplinlerarası...

YUNUS EMRE’Yİ ANLAMAK

13.yüzyıl Anadolu’nun gerçek bir aydınlanma dönemidir . Hacı Bektaş Veli, Mevlana...

Bahtiyar VAHAPZÂDE

Türk dünyasının görkemli şairi 20. yy. Azerbaycan edebiyatının şiirinin muhteşem siması...

DİL VE KİMLİK

Kuzey Amerika Kızılderililerine göre kişinin hastalanması demek, ruhunun alınarak uzaktaki bir...

YÛNUS”TA İMAJ OLUŞTURMA TARZI v…

"İmaj oluşturma tarzı"ndan kastımız -mecaz, istiare, sembol, mit vb. kavramların hepsini...

MUSTAFA SEYİT SUTÜVEN’İN Şİİ…

GİRİŞ Her gerçek şair, “ses”in peşinden gider. Şair için dil, bir anlam...

POSTMODERN HAYAT NEDİR?

Metin SAVAŞ Biz insanlar hazır bulduğumuz bir hayatın içine doğarız. Ve fakat...

MUSTAFA KUTLU’NUN BİSİKLETİ

-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde...

SİMERANYA

İsmet Özel bir denemesinde şöyle der: “Hayal, tıpkı bir bataklık gibi...

NEYZEN TEVFİK

Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden, alayıştan...

HALİDE NUSRET ZORLUTUNA

Türk Edebiyatının en asil ve en zarif kadın şairlerinden biri olan...

BİTTİĞİ YERDE BAŞLAR - A.YAĞMU…

Bittiği Yerde BaşlarA.Yağmur TUNALIBilge Kültür Sanat Yayınları Bu isimler, 1900 ile 1911...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

"Ankara’nın taşına bak Gözlerimin yaşına bak Düşman bizi esir etmiş Şu feleğin işine bak" Mustafa...

KISKANÇLIK

Hikmet Münir Ebcioğlu(1927-1989)’nın sözleri, Teoman Alpay(1932-2005)’ın bestesi hüzzam makamındaki “Kıskanırım” şarkısını...

DEVLET ANA VE OSMANCIK ROMANLARINDA …

GirişDevlet Ana, Kemal Tahir’in ilk basımı 1967 yılında, Osmancık ise Tarık...

DÖRT İNSAN TİPİ

Hayaca verdikleri mâna bakımından insanları dört tipe ayırmak mümkündür: 1. Keyif adamı, 2...

PROF.DR. RAHMİ KARAKUŞ İLE FELSEF…

Değerli Hocamız Prof.Dr. Rahmi Karakuş ile “Felsefe, dünya görüşü, ideoloji, Türk...

İKİ KAVRAM: MİLLİ EGEMENLİK VE …

Her millet, bugününü kendi iradesi doğrultusunda yaşamak, geleceğini de aynı iradeyle...

ALT AKIL: APTALLAR VE DİKTATÖRLER …

Türkiye OECD üyesidir. OECD, kuruluşundan bu yana üye ülkelerin kişi başına...

BIRAK BENİ HAYKIRAYIM ŞİİRİNİN…

Millî Bir Figür Olarak Şairin Sesi: Bırak Beni Haykırayım Ben en hakîr...

Âşık Tarzı Türk Halk Şiiri Tab…

ÂŞIK TARZI TÜRK HALK ŞİİRİ (Âşıklar, ozanlar tarafında saz eşliğinde söylenen şiirlerdir.)...

FUZULİ - LEYLA İLE MECNUN

KONUSU VE HAKKINDA GENEL BİLGİLER     Önce Arap Halk Edebiyatında ortaya çıkan...

Vatanı Dilinde Cengiz Dağcı

Cengiz Dağcı 9 Mart 1919’da Kırım’ın Gurzuf kasabasında doğ- du; 22...

NURETTİN TOPÇU

Türk gençliğinin ve memleketin birçok meselelerine, milliyetçi bir görüşle koyduğu isabetli...

EDEBİCE DERGİSİ

2016 senesinde yayın hayatına başlamış olan Edebice Fikir Sanat Edebiyat dergisi...

Prof. Dr. Milay KÖKTÜRK İle Tür…

Sayın Prof.Dr. Milay Köktürk hocamızla, bugünlerde önemli bir tartışma zeminini oluşturan, bazı...

Son Sığınak Aile

Prof. Dr. Nevzat Tarhan NESİL YAYINLARI • Evliliğe hazır mıyım?• Niçin...

Aceb nitdüm yâra virmez selâmı

ŞEYYAD HAMZA Aceb nitdüm yâra virmez selâmı Bu zâlim müddeî komaz ola mı

ÜSLÛBUMUZ NEDEN SERTLEŞİYOR?

Üslûp; oluş, yapış/yapılış biçimi, tarz, tutulan yol ... demek. Bir sanatçının veya...

KADINLAR GÜNÜ YİNE GEÇTİ

Her gün gibi, her zamanki gibi geldi geçti yine kadınlar günü...

YUNUS EMRE’NİN NUR-I MUHAMMEDİ A…

Yunus Emre’nin bir manzumesinde, kuş, göl ve su sembolleri kullanılarak Hz...

GAZEL - KEÇECİZÂDE İZZET MOLLA

1. Meşhûrdur ki fısk ile olmaz cihan harâbEyler anı müdâhane-i âlimân...

ANNE BABA ÇOCUK İLİŞKİLERİNDE …

‘Aslında hiçbir şey, iyi veya kötü değildir. Her şey, bizim onlar...

AHMET HAMDİ TANPINAR’I EDEBİYAT …

“…Tanpınar’da beni büyüleyen şairliğinden, romancılığından çok memlekete bakış tarzı, zihniyeti olmuştur...

SÜRÜ ADAMI

Bir adam vardır ki, hiçbir düşüncesinde, hiçbir hareketinde "kendi kendisi" olamaz...

HALİL NİHAT’IN, MEHMET AKİF’…

Giriş veya tipleştirme furyası Kökleri Lale Devri’ne kadar inen ve daha çok...

NEFHA ŞEYH SADREDDİN KONEVİ ESİN…

13.yüzyıldan günümüze huzur, muhabbet nefesleri. Bir Hazine'ye Şeyh Sadreddin Konevî'ye yaklaşım...

KELE BACIM

“Kele bacım aklının dibini dökme. Otur oturduğun yerde. Abılan da duymasın...

BEHÇET NECATİGİL’İN ŞİİRLER…

16 Nisan 1916’da İstanbul’da doğan, 13 Aralık 1979’da yine İstanbul’da ölen...

ÖĞRETMENİN VE ÖĞRETMENE ETKİYE…

Eğitim öğretim sürecinin yürütülmesinde maddi ve insani değişkenlerin başında kuşkusuz öğretmen...

Niçin Anla(ya)mıyoruz

Düşündük mü hiç? Neyi, niçin, nasıl, ne kadar anlayabiliyoruz? Günde kim bilir kaç...

SEGİYT REMİEV VE NESİMÎ

Araştırmamızın amacı XX. yüzyıl başında Tatar edebiyatının önemli isimlerinden olan şair...

NİYE ÇABALAYALIM?

Yunus Emre’nin ‘Çeşmelerden bardağın / Doldurmadan kor isen / Kırk yıl...

KENDİMİZLE KONUŞTUK MU HİÇ?

Kendinizle konuşur musunuz hiç? Kendi kendinizi dinlediğiniz olur mu hiç? Hoşlanmadığınız...

BURSA'DA BİR AKTAB DÜKKANI

Arap Şükrü Sokağı, sabah akşam değiştirmediğim güzergâhımdır. Eskiden kışları yerler biraz...

Peyamî Safa

Milletimizin, son yarım asırda emsalini pek az yetiştirebil-diği değerli fikir ve...

SAYI 6 - HOCANIZI SIKI TUTUNUZ

Bazı insanların sizi sevmemesi nimettendir. Hatta gıyabınızda kötü konuşmaları, hakkınızda olumlu...

Şekiller-1

(Şekil 1) M. Ö. V-III. Yy Pazırık'ta V. Kurgan'dan çıkan, duvara...

Bilim Adamlarımız Sözlüğü Bil…

Ali Kuzu PAROLA YAYINLARI Bilim ve teknoloji, yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek...

DİL ÜZERİNE

Var oluşumuz, sınır bekçimiz durumunda olan din, tarih ve her çeşit...

ANADOLU KORKU ÖYKÜLERI / 3 - YILGA…

Anadolu Korku Öyküleri III – Yılgayak, serinin yepyeni, genç ve güçlü...

Celalettin Kurt

1960 Yılında Elbistan’da doğdu. İlk-Orta ve lise tahsilini Elbistan’da tamamladı. Yüksek...

VEFA DUYGUSU

Vefa kelimesi sözlüklerde; sözünü yerine getirme, sözünde durma, borcunu ödeme; sevgi...

TÜRKÇESİZ BİR HAYAT

2000’li yılların başı. Eskişehir’e geleli birkaç yıl olmuş. Haftada altmış saat derse...

DUYARLILIK

“Ünlü piyanist sahneye çıktı ve konserine başladı. Daha ilk parçanın ortalarında...

KAFA KONFORU

Dikkat ! Bu yazı ziyadesiyle öznellik içerir. Söze başlarken başlığın kaynağını...

DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI

Bugün yeryüzünde kaç dil konuşulduğunu kesin bir sayı vererek söylemek güçtür...

DÜŞÜNCE

Fransız filozof matematikçi Rene Descartes(1596 - 1650)’in ‘Düşünüyorum, o hâlde varım.’...

KADIKÖYÜ’NÜN ROMANI

Safiye Erol edebiyatımızın hayli zaman ihmal edilmiş kalemlerinden. Neden sonra hatırladık...

RÛHUNDA MEDENİYYETİNİN ZARÂFET …

Son yüzyıl edebiyyatımız onunla var; fakat hayât ve düşüncemizde, tedrîsimizde o...

Mehmet Zeki Akdağ

 Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman...

MELENGİCİN GÖLGESİNDE - METİN S…

Melendiç nedir? Gölgesinde neler olmaktadır? Metin Savaş "Zemheri Kuyusu etrafında kurduğu...

ÖMER KAPLAN KOZANOĞLU

1973 yılında Adana Feke’de doğdu. Köy ilkokulundan sonraki eğitim hayatını parasız...

TOPLUMU BÜYÜTEÇLE GÖZLEYEN ROMAN…

Elli yıllık yazı hayatında, elliye yakın eser veren tanınmış romancımız Hüseyin...

ACIKAN KURT

Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış; hikâye...

TEDBİR

‘Düşüne düşüne görmeli işi / Sonradan pişman olmamalı kişi’, ‘Eşeğini sağlam...

TÜRK DİLİNİN GERÇEK SAVUNUCUSU:…

Türk dilinin gelişmesi ve yayılmasında büyük hizmetleri bulunan, bu uğurda ölümsüz...

ALDANMA ALDATMA ÜZERİNE

İnsanız işte… Acı, bunalım, düşünce, gam, gerilim, hüzün, ıstırap, kaygı, keder, korku...

BİR BOZGUNUN ROMANI: “SELANİK İ…

Şevket Adnan Şenel’in Mostar Tarih Romanı Yarışmasında birincilik ödülünü alan “Selanik...

BURASI BİR DÜNYA.. BURASI BİR MAC…

Nasıl da kısa bir mâcera aslında albümlere sığmayan hayatımız. Sahi, kim...

“SUSMALAR”IN ŞAİRİ ÜÇLER G…

Üçler Güler, “zaman”la kavgası olan bir adamdı: Zamana daha çok şey...

KORKMA SÖNMEZ

Anayasa’nın 3. Maddesinde Cumhuriyetimizin nitelikleri sayılırken, ‘’Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.’’ hükmüne...

YALNIZLIK

Divan şairimiz Fuzûlî(1480-1556)’nin aşağıdaki beyitini ilk defa lise yıllarımda duymuş, epey...

TANRI DAĞLARININ TÜRKÜSÜ: BOZKUR…

TANRI DAĞLARININ TÜRKÜSÜ BOZKURTLAR Hüseyin Nihal Atsız Ötüken Yayınlar Hazırlayan: Burcu SESLİ Tarih, edebiyat, mitoloji...

MUÎN FEYZÎOĞLU

Hazan mevsimi bu yıl da birçok arkadaşımızı, Türk sanat ve fikir...

MERDİVEN - AHMET HAŞİM (TAHLİL)

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir...

ÜSKÜP’TEN OHRİ’YE MAKEDONYA G…

Ağustos başında ailece kısa süreliğine Makedonya’ya gezmeye gittik. 5-6 gün boyunca...

ÖLÜMÜN KIYISINDA

Saatlerdir hiç kıpırdamadan uzandığım yataktan yavaş yavaş atıştırmaya başlayan kar’ı seyrediyorum...

SAYI - 18 ŞİMDİ BÖYLE KALIP BATA…

Sürgünde muhalefet eden bir gazetenin adının “Hürriyet” olması çok manidar… Ama...

YAHYA KEMAL TAŞTAN - BALKAN SAVAŞL…

Yahya Kemal TAŞTANÖtüken Neşriyat, 2017 Âdeta Balkan İmparatorluğu addedilebilecek Osmanlı Devleti’nin son...

HÜSEYİN NİHAL ATSIZ

12 Ocak 1905 İstanbul’da dünyaya gelen Hüseyin Nihal Gümüşhane’nin Çiftçioğlu ailesine...

PANOPTİKON VE SOSYAL MEDYA

Bentham kardeşlerin Eski Yunancayı dayanak edinerek türettikleri bir kavram olan ‘panoptikon’...

K KONAK ROMANINDA “GÜNDELİK HAYA…

İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu...

AŞIK VE SEVGİLİSİ - MEVLÂNA'DAN

Aşığın biri, günün birinde kendisini çok seven, onun sevgisiyle yanıp tutuşan...

GEL ŞİMDİ TANIMINI YENİDEN YAPAL…

“Yürek yangınına ateş gerekmiyorsa / Gel şimdi tanımını yeniden yapalım ateşin”...

EBEM

“Kaynana çaydanlık gibidir fokur fokur kaynar. Gelin demlik gibidir sinsi sinsi...

ŞEYH HAMİD-İ VELİ (SOMUNCU BABA)

(1331-1412)Tevazûda tekti, şandan şöhrettenEderdi nefret, Şeyh Hâmid-i Velî.Şehr-i Kayseri’den yeşil Bursa’yaEyledi...

TANINMIŞ GEZGİN VE GÖZLEMCİ: EVL…

Bir insan ki, zamanımızdan üçyüzeksen yıl önce ulaştırma imkânlarının sınırlı ve...

TUVALDE AKIŞAN SULAR

Ahmet Yakupoğlu’nu ziyaretten mülhem M. Ali Kalkan ve Selahattin Turan’a ithafen Duvardaki bir...

KLASİK VE MODERN SİYASET DÜŞÜNC…

Çağdaş Türk düşüncesinin bir Medînetü-l-Fâdıla, Kutadgu Bilig veya Ahlâk-ı Alâî kaleme...

GÖSTERGEBİLİMSEL BİR OKUMA DENEM…

Modern edebiyat teorileri, bilhassa metin tahlili hususunda, metinleri farklı şekillerde okuma...

ŞEHREKÜSTÜ DURAĞI - SARVAL ULFAN…

Kemal, yaşadıkları; eski bir Rum evi olan binanın ikinci katındaki salonun...

Aşık Pervani

Aşık Pervani (İsmail ÇELİK)Mehmet Ali Kalkan'ın Gönlünden... Aşık Pervani (İsmail Çelik) ve Mehmet...

SANAT, SANAT İÇİN MİDİR? YOKSA …

Ne güzel der Faruk Nafiz, ilk defa gurbete çıkmanın heyecanıyla kaleme...

EDEBÎ METİNLERDE ZENGİNLEŞEN TÜ…

Dilin Zenginliği Kavramı Etrafında “Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.”[2] sözü, sanıyorum, kalemi çok işlek...

ŞİİR HAKKINDA BAZI DÜŞÜNCELER

Biz bu satırlarda, şiirde anlam ve açıklığın ne değerde şeyler olduğu...

Burhan KADAH

Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Ziya Gökalp ilkokulunu(1980), Eskişehir İmam-Hatip Orta ve lise...

DİVAN EDEBİYATI SANATÇILARI (KISA…

13.yy: Anadolu’da dini konularda yazan Sultan Velet, Ahmet Fakih ve Şeyyad...

TOP-LUM!

Eski Türkçe ile söyleyecek olursak Cemaat...Cem olmak, birlik olmak, yekdiğerinin ezasını...

SANATIN TASNİFİ

 Sanat, bir güzelliği meydana getirmek için yapılır. Sanatçının öznel bir çabası...

KUYRUKLU YILDIZ ALTINDA İZDİVAÇ

Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yazdığı ve 1912...

KUTADGU BİLİG’DE AHLÂK KAVRAMI

1. GİRİŞ Mehmet Akif: "Bir de hiç bir şey gökten inmez yerden taşar Kendi ahlakıyla...

BÜYÜK BESTEKÂR, BİR SANAT ANITI:…

Çağların ötesinden billur billur süzülüp gelen bir sanat müziğimiz var. Türk...

BEYAZ KÜRK- FÜSUN MENŞURE

Küçük adımlarımla sabahın çiği düşmüş çimenlerin üzerinde yürüyorum. Bir, iki, üç...

İNSAN,RUH VE SONSUZLUK

Teoloji, metafizik ve felsefe yaradılış konusunu farklı bakış açılarıyla açıklamışlardır. Kur’an-ı...

AŞKA DAİR YENİ SÖZLER: “BİR I…

Bir ırmak düşü gördüm. Sevgi, “sesini ırmak sularından” alıp “kalbimizin bahçesine”...

ORYANTALİZMİN KARŞITINI KURMAK (D…

Oryantalizm (şarkiyatçılık), malum olduğu üzere, Doğulu toplumları çeşitli yönlerden inceleyen bilim...

Dr. Halil ATILGAN

1946 yılında Adana'nın Karaisalı ilçesinin İncirgediği köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdikten...

Orhan Seyfi Orhun

Orhan Seyfi Orhon (d. 23 Ekim 1890, İstanbul - ö. 22...

TOTEMLERE BİR BAKIŞ DENEMESİ

Totem dediğimiz şey çoğuncası bir hayvandır. Nadiren bir bitkidir ve kimi...

TOPRAK VE GENÇ ADAM

İnsanın macerası toprakta başladı ve toprakta son bulacak. Bütün bir yaşanmışlığı...

HAYAT TECRÜBEMİZ ARAF MIDIR?

S. Ahmet Arvâsî Kendini Arayan İnsan başlıklı kitabında üçlü bir tasnif yapar: “İnsanlığın...

Mahmut Topbaşlı (Günbeyli)

1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini...

DİLAVER CEBECİ KALBİME DÜŞÜNCE

Dilaver Cebeci Ağabey, bir şiiri ve aklıma gelenler        ...

Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere...

Mehmet Ali Kalkan

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor...

ÖTELERDE ÖLÜM YOK DEMİŞTİN

Kafilemiz Bolu Dağı’nda mola verdiğinde ben şair bir abiyle köşedeki masaya...

BU BİR DUVAR YAZISIDIR

Nasrettin Hoca bir yolculuk sırasında havanın aniden kötüleşmesi yüzünden, köhne bir...

SOSYAL MEDYANIN KAYPAK ZEMİNİ

Twitter ve Facebook şeklinde muhtelif ortamları bulunan sosyal medya bir iletişim...

TARSUSLU ÂŞIK NİHALİ - DR. HALİ…

Âşıkların Özü Sözü Közü… Bir gönül eri: “ Sevgi bir kitaptır gönül masasında/...

ORHAN ŞAÎK GÖKYAY

Bu Vatan Toprağın Kara BağrındaSıra Dağlar Gibi Duranlarındır  ORHAN ŞAÎK GÖKYAYTürk edebiyatının...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

PEYAMİ SAFA-1

Edebiyat Dunyamız

Şair İsmail Safa'nın oğlu ve «Mahşer», «Bir Akşamdı», «Şimşek», «Fatih - Harbiye», «Dokuzuncu Hariciye Koğuşu». "Bir Tereddüdün Romanı», «Biz İnsanlar" romanlarının müellifi Peyami Safa'ya otuz dokuz senelik hayatından ve on...

İbrahim SAĞIR

Edebiyat Dunyamız

1936 yılında Balıkesir, Gönen İlçesi Paşaçiftlik Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Bandırma’da bitirdi 1955 de Hv. Asb. Tek. Okulu’na girdi. 1957 de Türk Hava Kuvvetleri’nde göreve başladı. İzmir, Eskişehir, Malatya...

CENGİZ AYTMATOV

Edebiyat Dunyamız

(d. 12 Aralık 1928, SSCB - ö. 10 Haziran 2008, Almanya). Türk Dünyası'nın ünlü yazarlarından.[1]. Dünya edebiyatında tartışılmaz bir yere sahip kitaplarıyla Türk kültür zenginliğini bütün dünyaya tanıtan yazar, edebiyatçı12...

TALÎBÎ COŞKUN

Abdullah SATOĞLU

Halk Edebiyatımızda, nasıl ki “Kerem” denince hemen “Aslı”yı, “Mecnûn” denilince “Leylâ”yı hatırlarsak, XX. yüzyılın ünlü Halk Şairi “Talibî” Coşkun da, edebiyatımıza yeni bir isim kazandırdı; “Keklik Emine”... Ne şehirli oldum ne de...

PROF.DR.CAN ÖZGÜR

Edebiyat Dunyamız

1962 Eskişehir doğumlu. İlk, Orta ve Lise tahsilimi Eskişehir’de tamamladı. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl mezun olduğum Bölümün Eski Türk Dili Anabilim...

KISACA ZİYA GÖKALP VE GÖRÜŞLERİ

Edebiyat Dunyamız

(Doğum 23 Mart 1876 – Ölüm 25 Ekim 1924), Yapıtları ve görüşleriyle Türkçülüğü ve Türk milliyetçiliğini önemli ölçüde etkileyen Türk toplum bilimci, yazar, şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebusan'da ve Türkiye...

NİHAL ATSIZ

Abdullah SATOĞLU

Türkçülük ülküsünün büyük önderi, kudretli şâir ve tarihçi Nihal Atsız’ı 11 Aralık 1975 günü, beklenmedik bir anda kaybettik. 1975 yılı içinde Arif Nihat Asya, Necdet Sançar ve Nurettin Topçu ile...

Bahtiyar VAHAPZÂDE

Edebiyat Dunyamız

Türk dünyasının görkemli şairi 20. yy. Azerbaycan edebiyatının şiirinin muhteşem siması şanlı milletimizi büyük mütefekkiri Bahtiyar VAHAPZÂDE ister Azerbaycan Cumhuriyetinde isterse de onun sınırları dışında şiirleri ve eserleriyle tanınmış ve...

50. Yıl Marşı Şairi: Bekir Sıtkı Erdo…

Edebiyat Dunyamız

 Cumhuriyet devri Türk edebiyatının önemli şairlerinden Bekir Sıtkı Erdoğan 24 Ağustos 2014 tarihinde vefat etti. Erdoğan “Kışlada Bahar” ve “Hancı” şiirleriyle tanınıyor. Hatta denilebilir ki bu şiirlerin şöhreti şairini de...

ÖYKÜ / ROMAN

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL -…

  Meclis kürsüsünün siyah örtüsü TBMM’in deki her konuşmasında Mustafa Kemâl Paşanın gözüne ilişmekteydi. Yeşil Bursa’nın işgal edildiği günden beri o örtü duruyordu. “Kalkacak” diyordu arkadaşlarına “Yeşil Bursa’da İzmir’de kurtulacak”. 1...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL …

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları ile eski Ziraat Mektebinin binasında toplanıyorlar bazen sabahlara kadar konuşuyorlardı. Meclis tartışmaları da onu çok yoruyor, sağlığı da kötüye...

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR VE GÜLYABANİ

Gulyabani, romancıya yaşlı bir hanım okuyucusu tarafından cinlerle, perilerle ilgili giz dolu şaşırtıcı serüvenler anlatması ricasıyla gönderilmiş bir mektup ile başlar. Yazar bu mektuba o güne değin ne dev, ne...

BABA OCAĞI

Dışarıda ince ince kar yağıyor. Kar, yağmur gibi olmuyor. Temizlendiğini hissediyor insan. Her ne kadar ayaza çekse de. Sobanın yandığı odadayız. Burası aslında dedem ve babaannemin odası. Onların odasında oturuyoruz. Zira...

ÖMER SYEFETTİN - PERİLİ KÖŞK

Sermet Bey döndü, arkasındaki bekçiye, – İşte bir boş köşk daha! Dedi. Küçük bir çam ormanının önünde beyaz, şık bir bina, mermerdenmiş gibi göz kamaştıracak derecede parlıyordu. Tarhlarını yabani otlar bürümüş. Bahçesinin...

KÖPRÜ

Kapılar ardı sıra kapandı. Arabaya en son binen şoför, aceleci tavrı nedeniyle biraz geç de olsa kontağı bulup marşa bastı ve hızlı bir manevrayla makam aracını hükümet konağının avlusundan çıkardı...

BEYAZ KÜRK- FÜSUN MENŞURE

Küçük adımlarımla sabahın çiği düşmüş çimenlerin üzerinde yürüyorum. Bir, iki, üç, dört... Dört ahenkli adımı öyle zarif bırakıyorum ki yere, âdeta toprağı incitmekten korkarmış gibi, parmak uçlarımda dolaşıyorum. Beni uzaktan...

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI ROMA…

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi mücadeleler ile bu siyasi olayların Osmanlı-İran ilişkileri...

ANKARA – ENKARA

“Sağlığında köyden su kenarında bir tarla, bir ev, iki de inek istemişti. Tarlayı aldım, evi de yaptım, dama iki inek bağlayamadım. İşte ona ömrü vefa etmedi.” Liseyi kasabada okumuştum. Sabah servisle...

ŞAİR ve ŞİİR

ÂŞIK SEYRANİ

Develi'li (Everek'li) Seyrani'nin doğum tarihi kesin değildir. 1800 veya 1807 yılında doğduğuna dair kayıtlar vardır. Bugün Kayseri ilinin ilçesi olan, o yıllarda Everek adıyla bilinen Develi'de doğmuştur. Asıl adı Mehmet'tir. Seyrânî...

TEVFİK FİKRET VE TÂRİH-İ KADÎM

Târih-i Kadîm Beşerin köhne sergüzeştinden  Bize efsâneler terennüm eden;Bizi, âbâ-i bî-vücûdumuzun  Cevf-i mâzîde bir siyah ve uzun  Gece teşkil eden hayâtından  Ninniler ihtira edip uyutan;

A. YAĞMUR TUNALI

Yağmur Tunalı,1955 yılında, Kayseri Yahyalı’da doğdu. Orta öğrenimini, Niğde, Kayseri ve Samsun’da; Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Filolojisi’nde tamamladı.  Yazı ve sanat hayatına...

KUTADGU BİLİG-1 TANRI AZZE VE CELLENİN MED…

Teŋri Azze Ve Celle Ögdisin Ayur Bayat atı birle sözüg başladım,törütgen egidgen keçürgen idim Yaratan, yetiştiren ve göçüren rabbim olan Tanrının adı ile söze başladım.

NAMIK KEMAL - HÜRRİYET KASİDESİNİN İNCE…

HÜRRİYET KASİDESİ1. Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten Çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten 2. Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten 3...

XIX. ASIR ÂŞIKLARINDAN BEŞİKTAŞLI (TOKAT…

Başlangıcı XVI. asra dayanan ve tarih sahnesinde kesintisiz süreklilik göstermek kaydı ile günümüze kadar ulaşan âşık edebiyatı ve geleneği Türk edebiyatı ve kültürünün en verimli alanlarından biridir. İçinden geçtiği her...

BİR KADEHLE BİZİ SÂKİ GAMDAN ÂZÂD EYLE…

Bir kadehle bizi sâki gamdan âzâd eylediŞâd olsun gönlü anın gönlümü şâd eyledi Bende idi bunca yıllar kaddine serv-i revânDoğrulukta kulluk ettiğiyçün âzâd eyledi Husrev-i hûbân eden sen dilber-i şîrîn-lebBîsütûn-ı aşk içinde...

NESÎMİ'DEN GAZELLER

GAZEL 1 Gerçek hadîs imiş bu ki hûbun vefâsı yoh Kim sevdi hûbı kim didi hûbun cefâsı yoh   Aşkun belâsı yoh diyüben aşka düşme kim Kim âşık oldı kim didi aşkun belâsı yoh   Anun ki...

NEDİM - TAHLİL- Bir safa bahşedelim gel ş…

ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte üç çifte kayık iskelede âmâdeGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aGülelim oynayalım kâm alalım dünyâdanMâ-i tesnîm içelim çeşme-i nev-peydâdanGörelim âb-ı hayât...

SABIR ÜZERİNE

Özcan TÜRKMEN

Hayâ zinettir. Takva da keremdir. En hayırlı binek de sabırdır. – Hz. Muhammed- ‘Sabırla koruk, helva olur.’ vb sözleri sık duymuşuzdur. Sabır algımızı...

ALİ HASANOV’UN ‘’HOCALI SOYKIRIM

Ahmet URFALI

Bülten ve ajansların geçtiği haber, Türk dünyası ile dünya kamuoyunda şok etkisi yaptı. Haber metni;’’Ermeni kuvvetleri 25 Şubat’ı 26 Şubat'a bağlayan gecede Hocalı...

NİYE ÇABALAYALIM?

Özcan TÜRKMEN

Yunus Emre’nin ‘Çeşmelerden bardağın / Doldurmadan kor isen / Kırk yıl orada dursa / Kendi dolası değil’ dörtlüğünü ilk duyduğumda şimşekler çaktı zihnimde....

“SUSMALAR”IN ŞAİRİ ÜÇLER GÜLER

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

Üçler Güler, “zaman”la kavgası olan bir adamdı: Zamana daha çok şey sığdırmak... Zamanın akıp giden her saniyesinden şiirli bir kelime devşirmek......

DEĞİRMEN - 2

Prof.Dr.Muharrem DAYANÇ

Suya doymuş toprakların suyla barışık çocuklarıydık. İki deresi, bir ırmağı, evlerinin önünde şırıl şırıl akan çeşmeleri olan bir köyde yaşıyorduk. Birden...

KUTADGU BİLİG

Saliha MALHUN

Kutadgu Bilig, hiç kuşku yok ki bir devlet felsefesi ve siyâsetnamesi olduğu kadar merkezine insanı ve onun kemâlini aldığı için de sadece Türk-İslâm...

DİLAVER CEBECİ KALBİME DÜŞÜNCE

Mehmet Ali Kalkan

Dilaver Cebeci Ağabey, bir şiiri ve aklıma gelenler             Dilaver Cebeci adını 1970’li yıllarda duymuştum. Bozkurt, Töre dergilerinde şiirleri,yazıları...

digertumyazilar