Cumartesi 6 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 6 - 12 dakika)
Bunu okudun 0%

abdullah satogluAbdullah Satoğlu, bir destan şairidir. O’nun “Nerede” isimli nefis bir şiiri yar ki, geçmişi ve geleceği ile, asil milletimizin serüvenini mısra mısra, ilmik ilmik bir Türkmen halısı gibi dokumaktadır...

Şiirlerindeki, bütün dörtlük, beyit ve mısralar arsında, birbiriyle uyumlu bir diziliş vardır. Zaman, mekân ve olaylar, bir insicam ve ahenk içinde yerini bulur...

Şair, “Nerede” isimli bu şiirinde; zaman zaman benliğimizden uzaklaşır gibi olup, “Niçin bu hallere düştüğümüzü” sorgular. Yalnız sorgulamakla kalmaz, sorunların sebep ve çözümüyle ilgili bilgi ve mesajlar da verir:

Niçin bu hallere düştüm niçin ben

Bir koca çınardım, özüm nerede?

Öyle bir mukaddes dâva için ben

Yanıp kül olmuşum, közüm nerede?

Ceddim denizlerce kükrer coşardı

Yiğit gölgesinde yiğit yaşardı.

Başlar eğilirdi taçlar düşerdi.

Bir gücümüz vardı bizim nerede?

Bir hançer dayanmış yurdun bağrına

Haykırsan da cevap gelmez çağrına

Bu devlet-i ebed - müddet uğruna

Ezelden verilmiş sözüm nerede?

Savaşta kartalım, sulhta meleğim

Çevrilmedi Hak’tan hiçbir dileğim

Bükülmezdi benim tunçtan bileğim

Şimşekle yarışan hızım nerede?

Alev alev kır atımın yelesi

Zabtolunmaz asla iman kalesi

Bir gün biter elbet Türk' ün çilesi

Zafer tükülerim, sazım nerede?

Töremde kutsaldır silahım atım

Sürmüş asırlarca tüm saltanatım

Ülkem yasta ise asık suratım

O gülünce gülen yüzüm nerede?

Varsın olmasın ne rütbem ne tuğum

Hep vatan içindir böyle coştuğum

Nerde benim o cihangir çocuğum

Nerde Fatih 'im Oğuz ’um nerede?

Gün olur da bir gün gelir Oğuz ’um

Öç gününü elbet bilir Oğuz’um

Canım feda yurda, olursa lüzum

Sefer için oğlum-kızım nerede?

Mal değil vatandır canın yongası

Çek landan kılıncı, silinsin pası

Bitsin artık bitsin kardeş kavgası

Nerde ahlâk, iman, çözüm nerede

Bir koca çınardım, özüm nerede?

Görüleceği gibi, bu şiir bir destandır.... Satoğlu’nun çoğu şiirleri bu çizgidedir. İşte onun millet ve memleket sevgisini dile getiren diğer şiirlerinden bazı örnekler:

ÇANAKKALE ’DE MEHMETÇİK

Anafartalar 'a Türk mührünü vurmuş ırkım

Yedi düvele karşı set gibi durmuş ırkım.

Seyid Onbaşı derler; Tek başına bir ordu

Üçyüz kilo mermiyi namluya sürüyordu...

Mehmetçik ki, alnına tevhid ışığı vurmuş

O îman ve azimle dehri kasıp kavurmuş.

Çanakkale ‘de sanki Seddülbahir bir sur ’du

Cihanı titreten dev bir orduydu bu ordu.

Conkbayırı ’ndan kalktı Mehmetçikler hücuma

"Şehid diye yazılsın, diyordu başucuma.

Dikti bayrağı engin şevkle Kireçtepe ’ye

Erdi ,‘şehid”lik gibi en yüce mertebeye.

Cihâd için can veren onbinlerce şehîde

Yapılsa sezâdır som altımdan bir âbide.

Gelenler gördü -varsa- gelecekler görecek

Zafer türküsü Türk’ün asırlarca sürecek!

“İstanbul’un Fethi” şiirinde, yine uzun soluklu bir destandan bölümler sunar gibidir:

İSTANBUL’UN FETHİ

Ecdât ruhu yükseliyor,

Gümbürtüsünden davulun....

Haşmetlû Fâtih geliyor,

Bre kâfirler savulun!...

Geçse aradan asırlar,

Açılmaz kilittir surlar,

Ve ufuklarından nurlar

Doğacaktır İstanbul’un...

-II-

Beklerken köyde sunası,

Şu şehit düşen Ömer mi?

Evlât mı vermedi, ser mi

Mermi taşırken anası!..

Yardım geliyor gizlice

Bizanslara Avrupa’dan.

İndi bir sabah karadan

Türk donanması Haliç’e!..

Şairdeki mistik duygular millî duygularla içiçedir. Öylesine içiçedir ki, birbirini tamamlayan, birbirine kuvvet veren, güç katan duygulardır:

CİHANIN GÖZÜNDE MEHMETÇİK

Ümitlenmesin o düşman nafile

Dizinin bağını çözer görürüm.

Mehmed’i cepheye koşarken bile

Bağda gezer gibi gezer görürüm.

Cihâd için yılmadan koşanları,

Hak yolunda nice dağ aşanları,

Şehitlik şanına ulaşanları

Kanlarıyla yurdu bezer görürüm.

Kur ’anla kılıcı öper öper de

Açılır ufkunda gök perde perde

Düşmana bir bakışıyla siperde

Vatan hududunu çizer görürüm.

Savaş da vergidir, bize barış da...

Ecdadımın kanı var Her karışta

Zulmün hesabını her bir vuruşta

Kırk düşman başım ezer görürüm...

KOÇAKLAMA

İnem beynine düşmanın

Namlulara sürün beni!

Çekin bir Albayrak diye

Burçlarına surun beni.

Adadım yurduma seri

Diyeceğim var, gel beri:

Dönersem dâvâdan geri

Karayere karın beni.

Yurt dendi mi artar neş ’em

Kalmaz hiç korkum endişem.

Hak yolunda şehit düşem

Meleklerden sorun beni.

Gerekse bir ölçü eğer

Yurdumuz cihana değer.

Bugün susuyorsam eğer

Coşar görün yarın beni!

Bilmeli cümle kız kızan:

Arzı ” Vatan ” diye yazan

Bir Albayrak, bir de Ezan

Albayrağa sarın beni!..

Sembolizm şairi Satoğlu, dinî ve millî duygularını her vesile ile ve rahatlıkla İfade eder. “Göklerin Fazileti” şiiri buna iyi bir örnektir. Çünkü “Allah’ın kudretine delil” saydığı gökleri anlatırken; bulutlardan, kuşlardan, yıldızlardan, aydan, güneşten bahsetmekle kalmaz, göklerde dalgalanan “bayrak”!a, vatan sevgisini de dile getirir;

Bu duygulardır şairi sembollerle birleştiren... Rûhu, onlarla ve o duygularla dinlenir... Şiirin doruklarına işte o zaman çıkar:

GÖKLERİN FAZİLETİ

Gökte dalgalanır şanlı bayrağım

Düşmanın bağrını ezer göklerde.

O benim ebedî huzûr kaynağım

Savaşta barışta yüzer göklerde.

Gökte uçar kuşlar kaygımız ve hür

Gökte ııçamayan yerde sürünür.

Göklerden dünya bir başka görünür

Kuşlar kanadını süzer göklerde.

Hükmettim cihâna ben adım adım

Tarihe “Türk" diye yazıldı adım.

Cennet gibi yurt bırakmış ecdâdım;

Ruhlarıyla yurdu bezer göklerde.

Bilinsin ki, gökler Mehmed’ime dar!

Doğuştan canını yurduna adar,

Orgeneral Eşref, Üsteğmen Haydar

İlâhî bir sırrı çözer göklerde.

Gök gürler gibidir jetlerin sesi

Narama eş sanki gök gürlemesi!

Gökten tavaf et de gör Erciyes ’i;

Güneş, kâinatı süzer göklerde.

Göklerden almış her rengim lâlem

Göğe yükselir dualarım, nâlem.

Gece başka, gündüz başka bir âlem

Yıldızlar, ay, güneş gezer göklerde.

Boy atar ağaçlar göğe doğru hep

Gök olmasa nasıl yaşanır acep?

Çavuş Salih Ömer, Onbaşı Recep

Tarihe destanlar dizer göklerde.

Uçarcasına at sürmüş atamız

Üç kıt’aya birden girmiş atamız.

“İstikbâli gökte görmüş ” Atamız.

Semavî bir hikmet sezer göklerde.

Gök mavisidir en güzelim renkler,

Şahane gözlere renk verir gökler.

Yanık toprak gökten birşeyler bekler

Rahmet, bulut bulut gezer göklerde.

Gökler kudretine delil Allah ’ın

Işıkları gökten iner sabahın.

Sabahlara kadar yükselen âhın

Aksi, yürekleri üzer göklerde.

Yurda yan bakana aman vermedim

Kim demiş hasmımıyere sermedim?

Düşmana bir bakışıyla Mehmed 'im

Vatan hududunu çizer göklerde!

1954 yılında, 41 nci dönem Topçu Yedek Subay öğrencisi olarak bulunduğu PolatlI’daki, coşkun duygularının mis rai ara dökülüşündeki ahenge bakınız:

Savaş nedir bilmeyene

Dersler verdik Polatlı 'da.

Yurt uğrunda ölmeyene

Lânet derdik Polatlı ’da.

Vatan için koşa koşa,

Tırmanırdık dağa taşa.

Gece gündüz kara kışa

Göğüs gerdik Polatlı ’da.

Geçer orda Türk canından

Huzur doğar dört yanından.

Şehit düşen er kanından

Güller derdik Polatlı ’da.

Yedek Subay çekmez çile,

Vatanını vermez ele,

Kırk birinci devre ile

Talim gördük Polatlı ‘da

Temeliyiz ordumuzun,

Öncüsüyüz ardımızın.

Her şeyine yurdumuzun

Gönül verdik Polatlı da.

Satoğlu, “Yolum Şarka Düştü” isimli şiirinde,

Nasıl gülümsüyordu Sarıkamış ’ta Anadolum fettan fettan...

diyerek, yurt sevdasının türküsünü yakıverir. “Anadolu’nun fettan fettan gülüşü” deyimini hiçbir şairde göremezsiniz. Bu söylem biçimi, bu güzelim tasvir, Satoğlu’na has bir özelliktir...

MİSTİK DUYGULAR

Abdullah Satoğlu, inanç ve imanını, sembollerle süslediği şiirlerinde, bir Türkmen halısı gibi işlemiştir. Dinî düşünce ve duyuşlarını şiire katarken, uhrevî bir doku kazandırmanın yanı sıra, mısralardan ebru sanatı veya vitray sanatının asırlar sonrasına kalacak bir ürününü meydana getiriverir. Her sembolde ve her objede, kutsal değerlerin yansımasını görmeden edemez. Kutsal değerlerin zirvesini lâle teşbihiyle ortaya koyar. Lâleyi elif elif ism-i Celâl’e benzetir.

“Su” şiirinde de, “Kâbe”deki zemzeniden bahsetmeden geçemez.

Satoğlu, dinî ve millî duygulan birlikte yaşayan ve onları şiirine mükemmel bir şekilde yerleştiren usta bir şairdir. îman ve vatan en büyük tutkusudur. “Babil değil, Mısır değil/Yurdumdur gözümde tüten” dediği “Yarım Asır” şiirinde vatan toprağının kısır olmadığını, ne ekersen onu verdiğini, hattâ cömert olduğunu ifadeye çalışır. Önemli olanın sevmek olduğunu, kin ve nefret duymak olmadığını izah eder. Elli yıllık hayat serüveninde kuş gibi uçan yıllara, hizmet verilmeden geçen yıllara üzülür.

“Toprak” şiirinde, “İnsan ömrü yaprak yaprak” diyerek, takvimlerin çılgın yürüyüşünü hatırlatmakta ve hemen ardından da “Yutar bir gün kara toprak” seslenişiyle, fâni hayatın ölüm denen gerçeğe teslim oluşunu anlatmaktadır. İslâm dininde kadere iman vardır. Bu dünya geçicidir. Bu dünya imtihan salonudur. Ölüm mukadderdir. Zira “Her nefis ölümü tadacaktır” Yüce Peygamberimize göre “ölmeden evvel ölümü tadmak” güzeldir. Satoğlu, bu düşünceyi “Canevimden vurdu toprak/Girdim toprağa toprağa” diyerek dile getirmektedir.

“Nurdan Bir Yük” şiirinde ise yüce Peygamberimize seslenerek O’nun nûrundan nasip istemekte; gururunun ve kibrinin kırılmasını arzulamaktadır. Yine Peygamberimizin “Liva-ül-hamd” isimli sancağının gölgesine büyük bir aşk ile sığınmak, Veysel Karanı misâli, o büyük Nebi’nin yollarına düşmek istemektedir. Ve ahireti hatırlayarak, kuşlar gibi Sırattan geçip gitmeyi ve sırtına nurdan bir yük vurulmasanı dilemektedir:

NURDAN BÎR YÜK

İlâhî nûrundan alsam nasîbi

Kırılsa gururum, kibrim kırılsa.

Çölde özlenen yaz yağmuru gibi

Gözyaşlarını aksa aksa durulsa.

Hummasına aşkın dalsam da dalsam

“Livâ’ül hamd” olan gölgende kalsam

Yollarında Veysel Karanî olsam

Tabanlarım yarık yarık yarılsa.

Esirgensin bahtım nursuz surattan

Çağlar deli gönül farksız Fırat’tan

Kuşlar gibi geçip gitsem Sırattan

Ve sırtıma nurdan bir yük vurulsa,

DİLEK

“Allah! diye çarpar kalbim

Külçe gibi yığma beni.

Ateşinle yak da Râbb' im

Sularında boğma beni.

Çağ İslâmiyet çağı da

Bal lezzeti var ağuda.

Azı da birdir çoğu da

Eylesinler yağma beni

Günahkârım, âciz kulum

Kırıldı kanadım kolum.

Senden geldim sana yolum

Kıl anadan doğma beni

Günah günah alında kir,

Asan ola Münker-Nekir

Eyleme ahrette hakir

Huzurundan koğma beni. ”

YUNUS

Gönlümüzü bir Ulu ’nun

Yakışında Yunus vardır.

Hak’ka giden aşk yolunun

Yokuşunda Yunus vardır.

Hırkasını nakış nakış

Görmek için itiş - kakış

Çağlayan ruhların yaz - kış

Akışında Yunus vardır.

Nurlu yolu seçebilsek

Batar bâtıl, doğar gerçek

Duyguların şimşek şimşek

Çakışında Yunus vardır.

Hile katmadım işime

Muhammed girdi düşüme

“Tapduk” derler dervişime

Bakışında Yunus vardır. ”

Yunus Emre’nin yanı sıra Mevlâna’nm ilk hocası olan Seyyid Bıırhaneddin, Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba), Abdülkadiı* Geylânî, Hacı Bayram-ı Velî ve İbrahim Tennûrî gibi ruh mimarlarımızın manevî ikliminden yararlanarak, felsefesinde, yine onların ilkelerini yansıtmaktadır.

HACIBAYRAM-I VELÎ

Yanmış gönüllerin közünü taşır

Nice evliyanın izini taşır

Dehre, Peygamberler sözünü taşır

Nûrlar saçar Hacı Bayram-ı Velî.

Hakk ’a yöneliktir şükür yolumuz

Abdülkadir Geylânîdir kolumuz

Şeyh Hâmid-i Velî bizim ulumuz

Kucak açar Hacı Bayram-ı Veli.

Ateşim sönmedi, dinmedi ağrım

Bilinsin niyazım, duyulsun çağrım

Yetiş, hasretinle yanmada bağrım

Kaldım naçar Hacı Bayram-ı Velî.”

TOPRAK

Bir kilim gibi özümü

Serdim toprağa toprağa.

Ve secde secde yüzümü

Sürdüm toprağa toprağa

İnsan ömrü yaprak yaprak

Yutar bir gün kara toprak.

Yol yol dağ dağ tırmanarak

Erdim toprağa toprağa

Bana tiirîü nimet buldu

Gündüzleri gönlüm aldı

Gece dünya evi oldu

Girdim toprağa toprağa

Serhad’larda serdar oldum

Aradığım onda buldum

Ben göğsümü siper kıldım

Gerdim toprağa toprağa.

Toprak diye sevdim yurdu

Peygamber öyle buyurdu

Şehitlerim ordu ordu

Verdim toprağa toprağa.

Sevenlerin yurdu toprak

Canım istiyordu toprak

Canevimden vurdu toprak

Girdim toprağa toprağa.

Lisanları ayrı da olsa, kusurları da bulunsa, cümle insanları severken, gönlünde Yunus Emre’nin enginliği vardır:

SEVDİM CÜMLE İNSANLARL

Benliğimi tüm günahtan

Soydum, Rabbim şükür sana.

Türlü türlü nimet verdin

Doydum, Rabbim şükür sana.

Deştim çilenin közünü

Buldum gerçeğin özünü

Mina 'da şeytan gözünü

Oydum, Rabbim şükür sana.

Ellisini geçti yaşım

Çatılma ne, bilmez kaşım.

Vecd ile yoluna başım

Koydum, Rabbim şükür sana.

Varlığım sana emanet

N’olur lütfuna devam et

Ettiklerimden nedamet

Duydum, Rabbim şükür sana.

Hayat, annenin sütünde

Anne, herşeyin üstünde

Bugün nasıl isem dün de

Buydum, Rabbim şükür sana.

Ayrı ayrı lisanları

Olsa da çok noksanları

Sevdim cümle insanları

Saydım, Rabbim şükür sana....

GİDER

“Meçhul bir seferde kullar

Aheste aheste gider.

Uzanır Allah 'a kollar

Dua beste beste gider.

Kur ’an sesi kalbim deler

Mestolmuş rûhum sendeler

İlâhiler kasideler

Berceste berceste gider.

Bakma kimseye kem gözle

Dostun kusurunu gizle

İnce gönüller bir sözle

Şikeste şikeste gicler.

Kalmamış bizde kalmamış

Rûhu îmanla yıkamış.

Bak, neler söylüyor kamış

Ney sesi nefeste gider.

Müjdeler sana müjde gel

Gel dergâha gel vecde gel

Huzura secde secde gel

Defter ceste ceste gider,.,

“Kimseye Kin Tutma” başlıklı şiiri, doğruluk ve dürüstlük üzerine çocuklarımız için yazılmış en güzel şiirlerden biridir:

KİMSEYE KİN TUTMA

Kimsenin hâline gülme

Sakın göze batma yavrum.

Doğru ol eğilme zulme

Vatanını satma yavrum.

Harcama, vaktini boşa

Sabret ne gelirse başa

Helâl rızka, tatlı aşa

Haram lokma katma yavrum.

Uyuma, aç, gözlerini

Dövme sonra dizlerini,

Ataların sözlerini

Hiç yabana alma yavrum.

Azimli ol her görevde

Kışlada, okulda, evde.

Cümle insanları sev de

Kaşlarını çatma yavrum,

Hasmına eğilme kırıl

Ele ne güven, ne darıl

Mukaddes dâvaya sarıl

Yan gelip de yatma yavrum.

Asilerle azmış beşer

Rahmet mü ’minlere düşer

Allah ’tandır hayır ve şer

Kimseye kin tutma yavrum,

Huzuru, dünya ve ahiret dengesinin sağlanmasında bulan Satoğlu, divan edebiyatımızın, Fuzulî, Bakî ve Şeyh Galib gibi ünlü şairlerinin izindedir. Mesnevi tarzında yazdığı “Niyaz” şiirinde, kalblerin imân nuru ile aydınlanmasını, cemiyetin huzur ve saadetini, devletin bekası ve nihayet yüce Peygamberimizle vuslat için, “Liva-ül hamd” sancağının gölgesini dilemektedir:

Aydınlat imânla şu kalbimizi

Dönmesin gündüzler bir dem leyâle

Tâ elest bezminde, görmek için ben

Pervane kesildim o mır Cemâl ’e.

İlmi, irfanı kıl bizlere mürşid

Yansın gönlümüzde nûrdan- meş ’ale.

Vahdet deryasına daldır da beni

Durulsun gözdeki dinmez şelâle.

“Ahad” sırrındaki mihmânı bulup

Erdir beni Rabbim erdir kemâle.

Zikrinle meşgulken görmem dünyayı

Üzülmem uğrarsa mülküm işgâle.

Sildir içimizden cümle şüpheyi

Fırsat verme abesle iştigâle.

Kesme Allah ’ım bol ver nimetini

Dilersen, fışkırır taştan nevâle.

Yağsın gökten sağnak sağnak rahmetin

Gökkubbendir bize nûrdan piyâle.

Rahimsin, Kerimsin, Rabbimizsin sen

Sayısız keremin gelmez misâle.

Yanık toprak gibi aşkınla bağrım

Kandır, Zemzem denen âb-ı zülâle.

Karınca misâli yollara düştüm

Güç verdin de Rabbim tende mecâle.

Firkat-ı aşkınla meczûba döndüm

Yoksa, dûçar eden nedir melâle?

Bülbül gibi nal ân olsam ne çıkar

Haz verir çevrinle yükselen nâle.

Irmaklar misâli çağlar bu gönlüm

Ne zaman Cemâl 'in gelse hayâle.

Asi kılma, ayırma doğrulaktan

Haramdan çevir, yönlendir helâle.

Koru cümlemizi sen kul hakkından

Tahammül kalmadı artık vebale.

Şefkat ve muhabbet kalmadı bizde

Düştük o yüzden bu perişan hâle.

Kabına sığmazken hep sus—pus olduk

Ruhlarda ihtiyaç var ihtilâle.

Dalgalansın yıldız yıldız sancağım

Gölge düşmesin o şanlı hilâle.

Ezanını, dünyalara minareden

Dinletsin diye, eş gönder Bilal’ e.

Yâdetmem geçmişi, “Dem bu demdir dem.

” Gam çektirme yeter ki , istikbâle.

Felâket ehline gülmedim aslâ

Düşmedim şeytana uyup, ıdlâle.

Hây- u huyla geçmiş koca bir ömür

Şöyle bir nazar kıldım da ahvâle.

Düşürme cihanda elden ayaktan

Muhtaç eyleme sen yâd ü, iyâle.

Bir gayyaya düştüm şu nefs elinden

Kucaklar rahmetin ki hâle hâle .

Lütfuna muhlâcız bizler Allahım

Düşürme devleti, dini zevâle.

Her zerrede binbir hikmet bulunur

Mazhar olmuş “lâle ”, ism- i Celâl ’ e.

Huzurunda boyun eğmiş şevk ile

Ebced' le denk gelmiş "hilâl” e, lâle.

Gelince kabrime ol Münker-Nekir

Mahzun kuşlar gibi düşürme lâl ’e,

Aydınlansın n ’ohır nurunla kabrim

înâyet et, mecal bulam suâle.

Ana, baba, kardeş, evlâd ü iyâl

Toplansın Cennet1 te bütün sülâle.

Gölge kıl “Liva - ül hamd” sancağın

Habibinle ermek için visâle...,

Görüldüğü gibi Satoğlu’nun bu şiiri aruz vezninin esintisi içinde hece ölçüsüyle kaleme alınmıştır. Şiirini pürüzsüz kılan unsurlar, kelimelerin ses uyumları ve şiirin mimarisin¬deki ustalıktır.

Mustafa CEYLAN ( Gü l c e e d e b i y a t)

About the Author

Abdullah SATOĞLU

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

EBEDİYETE İRTİHALİNİN 12. SENESİNDE TÜRKİYEM'İN ŞAİRİ'NE
Kitabın ortasından girelim. Kelâmımızı eğip bükmeden gönlümüzden geldiği gibi aktaralım..  Şükür ki muvaffak olamayan, halkın sağlam irâdesine takılan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 27 gün boyunca Demokrasi nöbetlerinin favori parçası olan "TÜRKİYEM" meydanları inletti ve heyecanına...
İNSANIN TAŞRASI-IX
Uzak çağlardan o güne kadar günler kum gibi akmış; yıllar, yüzyıllar, kervanlar gibi uzak ufuklarda kaybolup gitmişti. Dünya kurulalı beri mavi dalgaların koşuştuğu o yerlerde şimdi çorak topraklar belirmiş, derin vadiler oluşmuştu. Neresi miydi burası? Deveören Köyü, bizim köyden bahsediyorum....
ŞİİRDE İMGESEL GÖSTERGE
 İmgesiz sanat olamayacağı gibi imgesiz şiirin de ortaya konulamayacağı bir gerçektir. İmgesel anlatım en çok da şiirde kullanılmıştır. İm kelimesi; işaret, alâmet anlamına gelmektedir. Anlam yüklenen her şey, gösterge, iz, belirti… birer im’dir. Türkçe’de sık kullandığımız, ‘’imi, timi...
AYRILIK YOKUŞU
Babamdan kalan o eski evin önündeki somyanın üzerinde kollarımı bağladım oturuyorum. Değişik duygular içerisindeyim. Bir duygudan çıkmadan diğerine yatay geçiş yapıyorum. Halimden memnunluk derecem değişkenlik gösteriyor.  Buraları hayal meyal hatırlıyorum. Ayrılık yokuşu… Zamanında...
FİN(CAN)LA GELEN MEKTUP
“Değerli Hocam; Öncelikle selam eder ellerinizden öperim. Beni hatırlayamamış olabilirsiniz, ama ben sizi hatırlıyorum. Sizin yüzlerce öğrenciniz olmuştur, benimse bir tane Muharrem Hocam oldu. Ben hep arka sıralarda oturan sessiz bir öğrenci oldum ama söyledikleriniz ve yaptıklarınız kafamda mıh...
İNSANIN TAŞRASI-VIII
Bir gün Bilecik Vali Yardımcısı, Aziz Dost Abdurrahman Bey,-İlgen Hocam, sana bir şey danışacağım.-Hayhay, buyurun. Vilayet merkezinde kendi başkanlığında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı olarak toplanmışlar. Toplanma nedeni ihtiyaç sahibi öğrencilere burs vermek. Tabii, konuşmuşlar,...
prev
next

İDEOLOJİLERDEN KİMLİĞE; YENİ SOSYAL HAR…

Edebiyat Dunyamız

16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg, çevre sorunları ve geleceğine olan etkisini konu alan İsveç parlementosu önünde yaptığı eylem ile bir sosyal hareket oluşturdu. Bu sosyal hareketle, onun sayesinde ekoloji Avrupa...

SELAM SÖYLE

Mahmut TOPBAŞLI

Selam esenliktir.Selam vermek esenlik dilemektir.Selam almak esenlik duaları almak ve iade etmektir.Selam söylemek esenlik duaları iletmektir.“Selam Söyle” demek esenlik dualarımı muhatabıma ulaştır demektir.SELAM SÖYLE diyor Sait Başer Hoca…“Selam Söyle…”Töre’nin çocuklarına...

“OKU” BUYRUĞUNA YÖNELİK FARKLI BİR OK…

Metin SAVAŞ

Arjantin edebiyatının şöhretli ismi Alberto Manguel “kitap çok şeydir; anıların ambarı, zaman ve mekânın koyduğu kısıtlamaları aşma aracı, geçmiş, bugün ve gelecek olayların kaydıdır” demektedir. Bizim mutasavvıflarımızın söylemleriyle örtüşen bir...

Yavuz Bülent Bakiler

Edebiyat Dunyamız

Yavuz Bülent Bâkiler 23 Nisan 1936, Sivas’ta doğdu. Şair, yazar, gazeteci, yönetici, avukat. Aslen Azerbaycan göçmeni ailenin çocuğu olan Yavuz Bülent Bâkiler ilk ve orta öğrenimini Sivas, Gaziantep ve Malatya'da tamamladı. 1960 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra...

İÇİMDEKİ GÖÇ

Geçmişinde imparatorluk tecrübesi olan milletlerin ortak kaderidir göç. İnsan, kendi isteğiyle...

KERKÜK'TEKİ VATAN - 2

1991 yılının Nisan ayı başlarında Bağdat yönetiminin Irak Türkleri'ne karşı giriştiği...

İLHAN BERK’İN İCAT ETTİĞİ B…

Deneme, günlük, eleştiri, otobiyografi, hatıra, gezi yazısı gibi farklı türlerdeki kalem...

A. YAĞMUR TUNALI

Yağmur Tunalı,1955 yılında, Kayseri Yahyalı’da doğdu. Orta öğrenimini, Niğde, Kayseri ve...

SAYI - 4 BİR OSMANLI GAZETESİNDE K…

Daha ilk sayısında “Yanık bağırlardan kopup gelen acı acı Anadolu seslerine”...

OSMANLI DÖNEMİ TÜRKÇE MÜZİK YA…

Giriş Osmanlı döneminde müzik teorisi üzerine ilk Türkçe eserler XV. yüzyılda yazılmaya...

SULTAN I. KILIÇ ARSLAN’IN NEHİRD…

Sultan I. Kılıç Arslan’ın nehirde boğularak gelen hazin şahadeti (Sultan I. Kılıç...

SANAT, SANAT İÇİN MİDİR? YOKSA …

Ne güzel der Faruk Nafiz, ilk defa gurbete çıkmanın heyecanıyla kaleme...

TARİH GEZGİNİ - 19 MEMLEKET NE H…

Yıl 1918… Memleket yangın yeri! Düşman kapıda… İstanbul, işgal edildi edilecek...

MUSTAFA KUTLU’NUN BİSİKLETİ

-Bayram Kök Bey’e ithafen-Çok değil şöyle elli altmış sene geçmişe gidildiğinde...

SAYI 1 - 1911’DE BEMBEYAZ DİŞLER…

SAYI 1: Eskişehir’de yayımlanan ancak haber ağı itibariyle bölgesel nitelikte olan “Hakikat...

MUÎN FEYZÎOĞLU

Hazan mevsimi bu yıl da birçok arkadaşımızı, Türk sanat ve fikir...

SANAT NİÇİN GEREKLİDİR?

“Sanatı olmayan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” Mustafa Kemal Atatürk Çağdaş...

ÇAĞDAŞ KÜRESEL MEDENİYET

Sayfa Sayısı:  248 sayfaKağıt Cinsi:  2. hamurKapak Cinsi: Karton kapakEbat:  16.5x23.5Basım Tarihi:  08-2006Baskı:  3ISBN:  978-975-7032-92-2"Tarihte topyekûn insanlığa...

NUR-Û MUHAMMEDİ'DE VATAN

“Şu Ney'in neler söylediğini can kulağı ile dinle, o ayrılıklardan şikâyet...

ANADOLU’YA GÖNÜL VERMİŞ BİR B…

Remzi Oğuz Arık, bir ömür boyu Anadolu’yu karış karış gezerek, kültür...

EĞRİLER EĞRİ İLE, DOĞRULAR DO…

“Ah o 20. asır yok mu!” diyordu Mehmet Akif. “Ne kadar...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak...

Halit Fahri Ozansoy

(12 Temmuz 1891, İstanbul - 23 Şubat 1971, İstanbul),Şair, gazeteci, oyun...

TÜRK BAHADIRLARININ ORTAK ADI: ALP

Göçebelik hareket ve canlılık ister. Göçebeliği hayat tarzı olarak seçen toplumlar...

TÜRK ŞİİRİNDE ÖLÇÜ

Hecelerin sayılarının yada uzunluk ve kısalıklarının düzenli bir biçimde sıralanması temeline...

NURETTİN TOPÇU'NUN KÜLTÜR VE MED…

“Hareket ediyorum, düşünüyorum, birliği seviyorum, o halde varım” Nurettin Topçu Eski Türk destanlarından...

HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER’İN HA…

Hamdullah Suphi Tanrıöver, Devletine, Türk Ocaklarına ve Türk Milliyetçiliği fikrine ömrünün...

HATIRINIZ VAR OLSUN

‘Sökdü(ğ)üm pancarı çekmedi motur / Geçdi eski zaman galmadı hatır’ diyordu...

MUM KİMİN YANAN KERKÜK

Benim mahzun bakışlı Kerkük’üm, Kanadı kırık güvercinim, Yaralı ceylanım… Sen zor günlerimde hep yanımda...

İSTANBUL DÂRÜLMUALLİMÎN-İ (184…

İstanbul Dârülmuallimîn-i (1848-1924) Uğur Önal, Togay Seçkin BirbudakAnkara, ATAM, 1.bs., 2013, 360...

Ezelden şâh-i aşkın (Bâki)

GAZEL Ezelden şâh-i aşkın bende-i fermânıyüz cânâ Muhabbet mülkünün sultân-i âlî-şânıyüz cânâ  Sehâb-i lütfün...

PİŞMANLIK(LARIMIZ)

Ne yaparsan yap pişman öleceksin,Belki yaptıklarından , belki yapmadıklarından...Dostoyevski Müslüm Gürses’i ‘Son...

KENDİMİ KAZDIM

Sizde nihayet bulmayan veya sizde başlamayan hiçbir sözün, işin, hayalin bir...

ROMAN SANATININ MİLLETLEŞME SÜREC…

Mitolojik çağlara kadar inen anlatı sanatlarının en yeni üyesi olan roman...

SONSUZ BAHAR

Sabah uyandıktan sonra yatakta bir süre tembellik etmek güzel, fakat sorular...

BÜYÜK BESTEKÂR, BİR SANAT ANITI:…

Çağların ötesinden billur billur süzülüp gelen bir sanat müziğimiz var. Türk...

YENİ BİR YILA GİRERKEN

İnsanî ve ahlakî erdemlerle düzenlenmiş hayata ömür diyoruz. Ömrümüz, inşallah, iyilik ve...

CAMİ AVLUSUNA .....

Trafik kazası, bir kara yolu taşıtının diğer bir taşıta, yayaya, hayvana...

ÇAYIMDA YAR DEMLENİR

“Hatay'daki yiğitler” dediğimde yüreğim başka bir hazla çarpıyor. Hasbi duruşlarıyla, Anadolu...

ÖLÜMÜN KIYISINDA

Saatlerdir hiç kıpırdamadan uzandığım yataktan yavaş yavaş atıştırmaya başlayan kar’ı seyrediyorum...

AHMET CEVDET PAŞA’DA DİL TASAVVU…

İnsanoğlunun anlam dünyasını şekillendiren dil, düşünce ve mantık kurgusudur. Bu noktada...

RIZA TEVFİK

Filozof Rus Tevfik’in ölümüne iki yüzden acımalıyız: Birincisi, halk ş¡irinin her...

TÜRK FIKRA TİPLERİNDEN ‘PALULU …

Fıkra, kısa ve öz bir anlatıma sahip bir düşünceyi veya toplumdaki...

GÖZYAŞI ÇEŞMESİ -SEVİNÇ ÇOKU…

Kırım'daki Gözyaşı Çeşmesi ve Kırım Giray Han ile Dilara Bikeç'in efsanevi...

ERENKÖY ŞEHİDİ SÜLEYMAN ULUÇAM…

2.3.TürkiyeUluçamgil, Kıbrıs’ı ve özellikle Lefkoşa’yı çok sever. İstanbul’un kalabalığından bunaldığı zamanlarda...

İNSANIN TAŞRASI-III

O ilk gençlik yıllarına ait o dönemler olduça muhataralı geçti. Fakat...

Muharrem KUBAT

Muharrem KUBAT 9 Ocak 1933'te, Emirdağ ilçesine bağlı Karacalar köyünde doğdu.Evli ve...

İNSANLAĞIN EVİ - TÜRKLÜĞÜN OT…

Hür yaşamanın timsalidir topakev.   Geniş Orta Asya bozkırlarının ve göçebe hayatının kullanışlı...

İNCE HACI’NIN AĞITI (CERİT -AV…

Toros Dağlarının başı dumanlandı mı bir kez, Cerit,  Avşar Türkmenlerinde bir...

PROF.DR. AHMET KARTAL’IN TÜRK-FAR…

Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof...

DAĞDAKİ VATAN - 1

Türk’ün  mührü; Tanrı dağlarından, Kafkas dağlarına, Kafkaslardan  Allahuekber dağına, Süphan dağına kısaca...

ÂŞIK SEYRANİ

Develi'li (Everek'li) Seyrani'nin doğum tarihi kesin değildir. 1800 veya 1807 yılında...

Namık Kemal'in Şiirleri Hakkında

Cemiyete yön veren ve tesir eden şahsiyetler, mısralarıyla hafızalarda yaşarlar ve...

Neyzen Tevfik

Abdullah SATOĞLU Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden...

YAZAR, AKADEMİSYEN, VATANSEVER BİR…

Kurtuluş Savaşımızın en sıkıntılı günlerinde sırtında bir asker kaputu (parkası) cepheden...

ŞİNASİ'DEN BİR KASİDE TAHLİLİ

MUSTAFA REŞİD PAŞA İÇİN KASİDE1. Gelelim zât-ı Reşid'in şerefi mebhasineSöz mü...

DOYULMAZ SEVGİ-BURAM BURAM AŞK: YU…

Benim bunda kararım yok,Ben bunda gitmeğe geldim.Bezirgânım metaım çokAlana satmağa geldim. Ben...

Dr. Halil ATILGAN

1946 yılında Adana'nın Karaisalı ilçesinin İncirgediği köyünde doğdu. İlkokulu köyünde bitirdikten...

MEHMET EMİN ALPKAN

İstanbul’a ilk defa 1951 yılında gitmiştim... O zaman, Yıldız Teknik Okulu’nun...

NİHAL ATSIZ

Türkçülük ülküsünün büyük önderi, kudretli şâir ve tarihçi Nihal Atsız’ı 11...

SÖĞÜT'TEKİ VATAN

Bir kaç aile çocuklarımızla birlikte Osmanlı Cihan Devletinin kurulduğu yerleri görmek...

ANLAMAK SAADET Mİ, HÜZÜN MÜ?

Önümde her zamanki gibi kitaplar... okuyorum... Kedim İncir Can ara sıra...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Yüzbaşı Nakiyüddin Bey öğrencilerinin Fransızcasının ilerlemesi için elinden geleni yapıyordu. Onlara...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemal’in anlatacakları daha bitmemişti. Fakat tren yavaş yavaş, kavurucu sıcak...

SERBEST VEZİN

Bilindiği üzere gerçek şiir; mısralardaki kelimelerin anlamlarından sıyrılarak âdetâ sese, mûsikîye...

ÖĞRETMEN VAR ÖĞRETMENDEN İÇERU

 İnsan kendinden başlamalı sevmeye de, yermeye de, bilmeye de ama kendinde...

MALKOÇ BEY VE OĞULLARI -1

“Akıncılar, Rumeli’de ayrı ayrı ocak halinde ve muhtelif mıntıkalarda bulunurlar ve...

ANADOLU’YA DOĞAN GÜNEŞ: EMİR S…

Ondördüncü yüzyılın sonlarına doğru, Bursa ufuklarında yeni bir bilim ve irfan...

ARİF NİHAT ASYA’NIN ŞİİRLERİ…

 1.Giriş Kıbrıs, eskiden beri Türk’ün ilgi alanı içinde önemli bir yere sahip...

YAZI DİLİ ve KONUŞMA DİLİ - Zİ…

Türkiye’nin m i l l î l i s a n...

TÜRKÇE'NİN KÖKLERİ

Türkçe, kö– sesinden türetilmiş sözcükler açısından çok zengin bir içeriğe sahiptir. Çalışmamızda...

MİLLİ EDEBİYAT (1911 - 1923)

1911 yılında Selanik’te çıkan “Genç Kalemler” dergisinde Ömer Seyfettin’in “Yeni Lisan”...

KUTADGU BİLİG'DE GÖNÜL ANLAYIŞI

Gönül Anlayışına Dair: Öncelikle şunu belirtelim gönül kelimesi insandaki duygusal ve ruhi...

KUTADGU BİLİG’DE AHLÂK KAVRAMI

1. GİRİŞ Mehmet Akif: "Bir de hiç bir şey gökten inmez yerden taşar Kendi ahlakıyla...

Cengiz DAĞCI

Cengiz DAĞCI Kırım'ın Gurzuf kasabasında 9 Mart 1919’da dünyaya geldi. Çocukluğu...

DÂHİLER VE DELİLER - MARMARA KIRA…

Mehmed Niyazi’nin kaleminden Dâhiler ve Deliler[1] roman mı yoksa hatırat mı? Daha doğrusu...

DÜRÜSTLÜK

Değer, ‘sosyal hayatta bir varlık, bir nesne, bir faaliyet vb’ne tanınan...

CENGİZ DAĞCI'DA VATAN - 2

Cengiz Dağcı’nın eserleri ile tanıştığım lise yıllarında (1970'li ) okuduğum ikinci muhteşem romanı...

GÖKDELEN VE MEKÂNIN POETİKASI

Bilimkurgu edebiyatında teknoloji tapınmacılığı karşıtı Yeni Dalga (New Wave) akımının en...

ŞİİR ve ŞİİRDE DİL MESELESİ

Şiirin bir sanat dalı olarak kabul edilişinden bu yana gerek şairler...

ŞUURLU VE İDEALİST BİR TÜRKÇEC…

Ali Alper ÇETİN Anadolu Selçuklu Devleti’nin son devirlerinde, Sultan Veled, Yunus Emre...

YALNIZLIK

Divan şairimiz Fuzûlî(1480-1556)’nin aşağıdaki beyitini ilk defa lise yıllarımda duymuş, epey...

BİR TÜKENMEZ HAZİNE OLARAK ATATÜ…

Kimi sanat yapıtları vardır ki tükenmez hazine gibidirler. Örnek olarak, Dostoyevski’nin...

KALAYCI HİLMİ DESTANI - TURGAY BOS…

Ayşe Filiz Yavuz AVŞAR Anadolu’nun kaybolan sözlü kültürünün ve hafif meczup kişilerinin...

ŞİİR:SÖZÜN SIRRI

 Sözlükler şiir terimi üzerinde farklı tanımlar yapmakla beraber; sezgiye dayanan duygu...

BURSA’NIN ROMANTİK SULTANI CEM SU…

1499 Yılından beri Muradiye türbelerinin en büyük ve en görkemlisinde kardeşi...

BÜYÜK TÜRK DENİZCİSİ - HARİTA…

Osmanlı Devletinin, Anadolu sınırlarından taşarak Batı’ya yöneldiği, Akdeniz’i bir Türk gölü...

SAYI 7 - BİZDE “ADAM”LIK

Sayı: 7 Biri Avrupa’da, diğeri Kırım’da çıkan iki gazete... Biri Namık Kemal...

ŞİİR SOHBETİ

(Bu bir konuşma / sohbet metni. 10 Ağustos 2007 tarihinde GAÜ...

NİSAN HÜZNÜ

‘Fikir, iman, ülkü aşk … İnsanları güçlü yapan bunlardır.’ Nisan, baharı müjdeler...

POSTMODERN ÇAĞDA AHİLİK

Kitabın birinci kısmında Ahiliğin oluşumu, kapsamı ve etkileri, Ahiliğin kökeni, Bacıyan-ı Rum...

Ahmet Bican Ercilasun’un “Gülna…

Sema MUTLU Türkistan’a giden Türkologların yaşadığı olaylar üzerine kurgulanmış bir roman olan...

KADIKÖYÜ’NÜN ROMANI

Safiye Erol edebiyatımızın hayli zaman ihmal edilmiş kalemlerinden. Neden sonra hatırladık...

YAKUP'UN KANATLARI - MİSLİ BAYDOĞ…

Hû Diyen Karga- Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan Selçuklu...

TÜRK TÖRESİ

“Yerleşik insan, bir ailenin sınırlı menfaatleri dışında herhangi bir hak davası...

ANLATIM TEKNİKLERİ İÇİNDE DÜŞ…

Düşünceyi geliştirmek için başvurulan yöntemler şunlardır: 1) TANIMLAMA: Bir kavrama ya da olayın...

ARİF NİHAT'TA MİLLİYETÇİ TAVIR

Türk milliyetçiliğinin en önemli beslenme kaynaklarından birisi, hiç şüphesiz, edebiyattır. Sözlü...

SEGİYT REMİEV VE NESİMÎ

Araştırmamızın amacı XX. yüzyıl başında Tatar edebiyatının önemli isimlerinden olan şair...

ŞAHİTLER DERGİSİNİN 23. SAYISI …

Şahitler Dergisinin 23. sayısı da dopdolu ve gündemi yakalayan içerikleriyle yayımlandı...

PROF. DR. FERRUH AĞCA’NIN UYGUR H…

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim üyesi Prof...

İNSANIN TAŞRASI-IV

Elias Canetti, Kurtarılmış Dil adlı yapıtında, “Hiç kimsenin ardında bir şey...

ÖMER SEYFETTİN

“Mademki Türk’üz, o halde Türk gibi yürür, Türk gibi düşünür, Türk...

KÜLTÜRÜ GÜNCELLEME ve YENİDEN M…

Kadim şehirler başlarını ulu dağlara, ovalara, denizlere ve nehirlere yasladıkları günden...

YAHYA KEMAL'DEN ANNELİ BİR HATIRA

Anı, deneme, şiir, öykü ve romanlarında babalarına yer/rol veren edebiyatçılar elbette...

SÜRÜ ADAMI

Bir adam vardır ki, hiçbir düşüncesinde, hiçbir hareketinde "kendi kendisi" olamaz...

TÜRK EDEBİYATINDA GOTİK TÜRÜNÜ…

Gotik edebiyat cadılar, cinler, periler, hortlaklar, vampirler gibi doğaüstü yaratıklardan ve...

Bilimdili.com

Bilimdili.com ülkemizde ve dünyada geliştirilmekte ve keşfedilmekte olan yeni bilgilerin toplumumuza...

EDEBİYATTA RETORİK

 Söz; bir duyguyu, bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan sözcük ya da...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Türkler Batı Cephesinde Yunanlılarla, Güney Cephesinde Fransızlar ve Ermenilerle, Doğu Cephesinde...

MECNUN 'UN KÖPEG İ ÖPMESİ - MEVL…

Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı...

KİMİ (NİÇİN) AFFEDELİM

Nefret ve intikam hissi, bize büyük zarar(lar) verir. Affetmek, geçmişteki olumsuzlukların tesirinden...

FELSEFEDEN PSİKOLOJİYE MİLLİYET…

Alman ruhbilimci Erich Fromm İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri adlı çalışmasında şöyle der: “İnsandaki yıkıcılığın...

ARİF NİHAT ASYA

Son elli yılın, gerçek Türk şâirleri arasında, gönülleri fethederek, dalga dalga...

DOĞU-BATI SENTEZİ MÜMKÜN MÜDÜR…

Türk Modernleşmesine Kısa Bir Giriş Osmanlı imparatorluğu yükselme döneminde kendisini her açıdan...

Kadir Yılmaz İle Kitaplar ve Yayı…

Kadir Yılmaz, Ötüken Yayıncılık Editörü, Sayın Kadir Yılmaz ile kitap yayıncılığını...

YOLLAR TÜRKÜYDÜ

Yolumuz Mudanya üzerinden Balıkesir'e idi. Metin Savaş Bey'i aradım oradaymış. Yollar kıvrıla...

BİRLİKTEN CUMHURİYET DOĞAR

Milletçe, coşku ile, Türkiye’de ve dış temsilciliklerimizde törenlerle kutluyoruz/kutladık Cumhuriyet Bayramımızı...

SAYI - 11 LİSELERE Mİ, BAŞKA MEKT…

1910 yılına ait bu soruyu gündeme getirmemizin nedeni üzerinden bir asırdan...

SÖZ VERELİM Mİ?

Bize verilen sözün tutulmadığındaki ruh hâlimizi düşünelim bir. ‘Şöyle de…’, ‘Böyle de…’...

KÜLTÜR – MEDENİYET - AYDINLAR

Kültür ve medeniyet millî ruhun yansımasıdır. Eğer bir millet yaşama üslûbunu...

SULTAN SENCER (ÖYKÜ)

Rüzgârın hırıltısıyla yankılanan kalın paslı demir pencere, kapı ve taş duvarlar;...

ZİYA GÖKALP'E GÖRE MİLLİYET MEF…

Ziya Gökalp, "Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak" isimli eserinin 10. makalesi olan "Milliyet...

VATAN

Vatan mefhumu bazı araştırmacılarımıza göre Fransız ihtilalinden sonra hudutlarımızdan girmiştir. Vatan...

TANZİMAT EDEBİYATI -II (Birinci D…

ŞİNASİ (1826-1871)*Yeniliğin öncüsüdür. *Tercüman-ı Ahval ve Tasvir-i Efkar gazetelerini çıkarmıştır. *İlk...

ALMANYA'NIN DİRİLİŞİ

“Sizi ekmeksiz bıraktık ama babasız bırakmadık.” sözü Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki...

AŞKSIZLARA VERME ÖĞÜT!

Muhatabının bileğini bükmek derdindeki dinleyiciye bir şey anlatmak imkansızdır. Öğrenme iştiyakı...

KUYUYA MEKTUPLAR

Kitapların dünyası farklıdır. Edebiyat çevresi diye bir yer vardır. Uzun kısa...

MEHMED ÂKİF’E DAİR-1: DÜNYA G…

1. GİRİŞ  “Dünya görüşü” ile,  belli bir gayeye hizmet  için  esaslı bir...

HÜSEYİN CAVİT: IŞIĞI SÖNMEYEN …

Şair O. Seyfi Orhon: ‘’Bu Vatan Kimin ?‘’ başlıklı şiirinde vatanın...

NAMIK KEMAL'İN EDEBİ KİŞİLİĞ…

Namık Kemal’in edebiyat anlamında düşünsel gelişmesi üçlü bir etkinin sonucuna bağlanabilir...

ZİYA GÖKALP - ÖTÜKEN ÜLKESİ (…

"Türk gençleri yalvardılar Hakan'a:Boru çaldır, ruhlarımız uyana...Cenk edelim, yayılalım cihana: -Yayılmaktır Türk...

SEZAİ KARAKOÇ’UN “EDEBİYAT YA…

Sezai Karakoç, verdiği eserlerle Türk edebiyatının son 60 senesinde mühim bir...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAF…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları...

BALKON VE KADIN

Ev… Evler… Dört duvar, dışarıya açılan bir kapı ya da içeriye...

MÜZİĞİMİZ, TÜRKÇE, ÇOCUKLARI…

Sayın Fatma Adile Başer, akademik düzeyde ve ama bir sanatçı duygu...

TÜRKÇE'NİN MİSAFİRLERİ (İÇTE…

İçimdeki kelime ırmağı kuruyunca, hayallerim hayatın gerçeklerine galebe çalar. Konuşmaktan çok...

AHMET KABAKLI'DAN GÖYGÖL İNCELEME…

— Şair Ahmet Cevat'ın aziz Bir seher vaktinde vardık Göygöl'e Burda kızlar...

MUHABBET

Muhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet...

CEZERİ’DEN AZİZ SANCAR’A TÜRK…

Gençlik söz konusu edildiğinde, doğru yanlış bütün düşünceleri ele alırken, gerçekçiliği...

ŞEHİRDEKİ VATAN

Şehrin ve onun ifade ettiği medeniyetin; Vatanımızın kimliğindeki önemini en güzel...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemâl’in sabah ilk işi kendi maaşından yahut gerekirse borç alarak...

GENÇ EDEBİYAT ARAŞTIRMACISININ YA…

Yıllardır yüksek lisans, doktora ve yardımcı doçentlik jürilerinde, son üç yıldır...

HALİDE NUSRET ZORLUTUNA - 1

Bakıyorum da, şair ve sanatçılarımıza dair yazdığım yazıların çoğu, onların vefatı...

TUVALDE AKIŞAN SULAR

Ahmet Yakupoğlu’nu ziyaretten mülhem M. Ali Kalkan ve Selahattin Turan’a ithafen Duvardaki bir...

TEORİ ZEMİNİNDE METİN ŞERHİ ME…

"Metin şerhi nedir ve nasıl yapılmalıdır? sorularının cevabı ilk bakışta çok...

BİRLİKTEN CUMHURİYET DOĞAR

Milletçe, coşku ile, Türkiye’de ve dış temsilciliklerimizde törenlerle kutluyoruz/kutladık Cumhuriyet Bayramımızı. Büyük...

BABA, BU KİTAPLARIN HEPSİNİ OKUDU…

 Herkes ekmeğini taştan, topraktan çıkarır biz kitaptan çıkarıyoruz. Önümüz arkamız, sağımız...

HÜSEYİN YURDABAK

Anadolu’nun saf ve temiz rüzgârlarıyla uyanıp filiz veren tohumlar gibi, daha...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

Cemal SAFİ

Edebiyat Dunyamız

Cemal Safi Cemal Safi, şaiɾ. 1938 yılında Samsun'da doğdu. Babası meɾhum Mehmet Safi, annesi meɾhume Ayşe Safi'diɾ. Öğɾenimine Sakaɾya İlkokulu'nda başladı. Samsun Sanat Okulunda son veɾdi. Cemal Safi evli ve...

Bestami Yazgan

Edebiyat Dunyamız

1957 yılında Osmaniye’nin Toprakkale ilçesinde doğdu. İlköğrenimini Toprakkale’de, orta ve lise öğrenimini Osmaniye İmam Hatip Lisesinde tamamladı. 1978 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun oldu. Osmaniye’de on yedi yıl yayınlanan...

İbrahim SAĞIR

Edebiyat Dunyamız

1936 yılında Balıkesir, Gönen İlçesi Paşaçiftlik Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Bandırma’da bitirdi 1955 de Hv. Asb. Tek. Okulu’na girdi. 1957 de Türk Hava Kuvvetleri’nde göreve başladı. İzmir, Eskişehir, Malatya...

BURHAN TOPRAK

Abdullah SATOĞLU

“Yunus Emre’yi bulmadan önce, Türk edebiyatının havasında bunalıyordum. Yunus Emre, Türk Orta Çağının zirvesidir. Onun divanı bizim divana commedia (ilahi kometya)’mızdır. O kitapta, ruhun büyüklüğü, vücudun fâniliği, kendi taliimizi yaratmamak felâketi...

PEYAMİ SAFA-2

Edebiyat Dunyamız

Bir Dante'nin La Divinc Comedie'sini hakkiie anlamak ve tatmak istiyen bir kari. Dante'nin içinde yaşadığı muhit ve İtalya’nın o zamanki iktisadı, siyasi ve İçtimaî ve dinî havası kadar. Beatrice'e olan...

Mehmet Âkif Ersoy

Edebiyat Dunyamız

Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul'da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı Fatih'in Sarıgüzel semtinin Nasuh mahallesinde 12 numaralı evde (Büyük bir yangında harap olan bu semtin ortasından bugün Vatan Caddesi...

DR. SAİT BAŞER

Edebiyat Dunyamız

Akademisyen, fikir adamı, araştırmacı, yazar.  Son yıllarda Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli ve verimli münevverlerden birisidir. 4 Aralık 1957 tarihinde Isparta-Yalvaç’ın İleği köyünde doğdu. İstanbul Sağmalcılar Lisesini bitirdi. Üç yıl Devlet Güzel Sanatlar...

Yetik Ozan

Edebiyat Dunyamız

YETİK OZAN (TURGUT GÜNAY) Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o, şiirlerinde kullandığı Yetik Ozan takma adı ile meşhur olmuştur. Prof. Dr. Saim Sakaoğlu Yetik Ozan’ın vefatından sonra hakkında bir...

PEYAMİ SAFA-1

Edebiyat Dunyamız

Şair İsmail Safa'nın oğlu ve «Mahşer», «Bir Akşamdı», «Şimşek», «Fatih - Harbiye», «Dokuzuncu Hariciye Koğuşu». "Bir Tereddüdün Romanı», «Biz İnsanlar" romanlarının müellifi Peyami Safa'ya otuz dokuz senelik hayatından ve on...

ÖYKÜ / ROMAN

GRİ - (ÖYKÜ)

Hazırlıksız yakalanmışlardı. Şimşek, ansızın sessizliği delip geçiyor, tıpkı bir yabancının sofraya aniden oturması gibi kalabalığı afallatıyordu. Belki bu, sadece kuvvetli bir yağmurun habercisi, belki de küçük bir hayatın dönüm noktasıydı. Artık daha...

ÖMER SEYFETTİN’İN HİKÂYELERİNDE SAVA…

Eski Yunanca olan arketip sözcüğü Türkçe’de ilk imge, ilk örnek gibi anlamlara gelir. Arketipler, insanlığın ortak mirasıdır. Sanat eserlerinde arketiplerin yer alması, sanatçının ve eserin evrensele ulaşmasında katkı sağlar. Farklı...

ALMANYA'NIN DİRİLİŞİ

“Sizi ekmeksiz bıraktık ama babasız bırakmadık.” sözü Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki duruşunu, tavrını, politikasını, öngörüsünü özetler. İki seçenek sunsalar ve deseler ki, “Aç kalmak mı istersiniz, babasız kalmak mı?” herhâlde...

KERİME NADİR VE DEHŞET GECESİ

5 Şubat 1917’de İstanbul’da doğan Kerime Nadir (Azrak) 1935 yılında Saint Joseph Lisesi’ni bitirmiştir. Yazı hayatına dönemin edebiyat dergilerinde şiir ve öykü çalışmalarını yayımlayarak başlayan Nadir, sayıları kırka yaklaşan ve...

ÖMER SEYFETTİN VE TOS

(28.2.1884 - 6.3.1920) Doğ.: Gönen - Ölm.: İstanbul Cumhuriyetten önceki edebiyatımızın hikâye alanındaki en büyük ünü ve değeri, şüphesiz, Ömer Seyfettin'dir. Ömer Seyfettin, Edirne Askerî İdadisi'nde ve Harbiye'de okudu. Subay çıktı. Yurdun çeşitli...

CAHİT ÖZTELLİ

Halk Edebiyatı tarihçisi ve değerli folklorcu Cahit Öztelli ile, şahsen tanışmadan yıllar öncesi mektuplaşmaya başlamıştık. 1962’de ilk baskısını yaptığım “Başlangıçtan Bugüne ka-dar-Kayseri Şairleri” isimli kitabımdan sitayişle bahseden bir mektubunu almıştım. Bu mektubunda, “Dadaloğlu”nu Kayseri...

NASRETTİN HOCA’DAN BİR FIKRA

Fıkraları sevmeyen var mıdır, sanmam. Çünkü fıkralarda her insana hitap eden bir taraf mutlaka bulunur. Kimini güldürür fıkralar, neşelendirir; kimini hüzünlendirir, uyarır, eleştirir, düşündürür. Herkes nasibine düşeni alır latifeden/nükteden. Mutluyken...

K KONAK ROMANINDA “GÜNDELİK HAYAT”IN İ…

İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu rutin ve sıradan bir düzendir. Sosyal bilimlerin dolaylı olarak işlediği kavram; moda, üslupsuzluk, bireysellik,yabancılaşma, kentleşme, sıradanlık, süreklilikle ilişkilidir. Bir...

RAMAZAN’IN İKİ YAKASI

“… Ne babaannem, ne de ondan sonraki kuşaktan amcalarım, yengelerim, babam, annem, bir gün bile oruç tutmazlardı ama Ramazanlarda iftar saati, oruç tutanların iştahıyla beklenirdi. Akşamın erken bastırdığı kış günlerinde babaannem...

ŞAİR ve ŞİİR

NECİP FAZIL KISAKÜREK - SAKARYA TÜRKÜSÜ …

Şiir, yan anlamları çoğaldıkça, günlük dilden bambaşka bir mecraya geçtikçe, yeni söyleyişler buldukça değer kazanır. Aksi takdirde man­zume olmaktan ileri gidemez. "Şiirde önemli olan düz anlam değil, yan anlamdır. Şiir...

GAZEL - YENİŞEHİRLİ AVNİ

1- Âteş i âhımla yandı bâğlar gülzârlar Gömgök oldu dûd-ı feryadımla sünbülzâr2 2.Hey ne kâfirsin ki mekrinle nâ-bûd oldu hep Tevbeler teşbihler tâ’atlar istiğfarlar 3- Öyle bir mecnûn-ı zâr ol vâdi-i hasretde kim...

Namık Kemal'in Şiirleri Hakkında

Cemiyete yön veren ve tesir eden şahsiyetler, mısralarıyla hafızalarda yaşarlar ve ölümsüzleşirler. Onları canlı kılan şey, faaliyet ve fikirlerini manzum ve veciz bir şekilde ifade etmeleridir. Ziya Gökalp şiirin rolü...

BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR

Edebiyatımızın ve cemiyetimizin renkli ve hareketli simalarından biri olan Behçet Kemal Çağlar, 14 Ekim 1969 günü İstanbul’da vefat etti. Ben, Behçet Kemal’i ilk olarak İstanbul’da, 1954 yılında Yüksek Tahsil Gençliğinin hazırladığı...

İSTANBUL’UN EDEBİYAT MAHFELLERİ

Pera’da, Cadde-i Kebir çevresine dağılmış yüzlerce meyhaneden çoğu sanat erbabı tarafından mahfel olarak kullanılmış, mekân sahipleri de bu unvanla anılmaktan memnun, bir hay-huydur gitmiştir. Bunlardan birinde kümelenmiş olan şair takımı, çekişmeler, kıskançlıklar ve hazımsızlıklar ile...

KÜFRÎ-İ BAHÂYÎ’NİN HAYATI ve EDEBÎ …

Küfrî-i Bahâyî’nin hayatı hakkında kaynaklardaki bilgiler, oldukça sınırlı olup birbirinin tekrarından öteye geçmemektedir.Asıl ismi Hasan Çelebi olan şair, İstanbul’da doğmuştur. Ne zaman doğduğu hakkında kayıt bulunmayan şairin doğum tarihi, divanında yer alan...

FUZÛLÎ VE BÂKÎ DİVÂNI’NDA BELÂ KAVRA…

Kur’ân ve hadislerde sıklıkla geçen ve Divan şiirinde de hayli fazla geçen kavramlardan biri olan belâ kavramı, divan şairleri tarafından farklı anlam ve mazmunlarla ifade edilmiştir. Belâ kavramı Türkçe sözlükte iki farklı anlam taşımaktadır.Bu çalışmada, 16...

MEVLÂNA’NIN MESNEVİ’SİNDE TOPLUMSAL EL…

Giriş İslam kültür ve medeniyetinin yetiştirdiği büyük şahsiyetlerden biri olan Mevlâna Celâleddin Rûmî, pek çok önemli vasfı kendi şahsında bir araya getirmiş olması nedeniyle vefatından yüzyıllar sonra bile yol göstermeyi...

NAMIK KEMAL MİLLİYETÇİLİĞİNİN ESERLER…

1.Namık Kemal Kimdir? Avrupai Türk edebiyatına kesin zafer sağlayan edip, Namık Kemal’dir. Türkiye’de ilk defa, vatan şairi diye şöhret kazanan şair de odur. Namık Kemal, Tanzimat devri Türkiye’sinde bir fikir ve...

BURSA’NIN ROMANTİK SULTANI CEM SULTAN

Edebiyat Dunyamız

1499 Yılından beri Muradiye türbelerinin en büyük ve en görkemlisinde kardeşi Şehzade Mustafa ile birlikte yan yana yatan Cem Sultan, şair sultanlar içinde...

SÜRGÜN MEKTUPLARINDAKİ ZİYA GÖKALP

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

          GİRİŞ: Tutuklanma ve Sürgün 13 Kasım 1918'de İstanbul işgal edildi. Bu, vatansever aydınların, askerlerin, yöneticilerin rahat bırakılmayacakları anlamına da...

OSMANLI AYDINI

Saliha MALHUN

Garip bir hâlleri var son dönem Osmanlı aydınının.En çok da Jön Türklere kızardım.Yıllar geçtikçe onlara dair garip izlere rastladım.Bir defa Avrupa'daki entel salonlarında...

HİÇ BÖYLE GÜZEL BİR MEKTUP ALDINIZ

Edebiyat Dunyamız

Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun 1977 yılında oğlu Ali’ye hitaben yazdığı mektup günümüz gençliğine de önemli tavsiyeler içeriyor. İnternette çeşitli sitelerde...

YAPI, ANLAM VE KÖKENLERİ BAKIMINDAN AZ

Edebiyat Dunyamız

Söz varlığını oluşturan unsurlardan renk adlarını incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlayan bu çalışmada yapı, anlam ve köken bakımından Azerbaycan Türkçesindeki...

NASIL DA HÜZÜNLE BAKIYOR SÜHEYL HOCA

Saliha MALHUN

Nasıl da hüzünle bakıyor Süheyl Hoca. Sanki “emâneti yüklenemeyen dağlara mukabil insana bakıyor. Üsküdar’da eski bir tekkenin hazîresinde metfun ecdâdın ressam ve...

KONUŞURKEN BAŞARI İÇİN

Özcan TÜRKMEN

Ağzının içine baktıklarımız gibi, ağzından bal akanlar gibi konuşamadık bir türlü… Sözü ağzından dirhemle çıkanları örnek alamadık, taklit bile edemedik hiç....

digertumyazilar