Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 3 - 6 dakika)
Bunu okudun 0%

huzur 2Ahmet Hamdi Tanpınar’ın en fazla üzerinde durulan ve ne yazık ki giderek popülerleşen eseri Huzur, daha ziyade, toplumumuzdaki mecburi kültür değişmelerinin doğurduğu kimlik buhranlarının yansıtıldığı bir roman olarak dikkatlerimizi çekmiştir. Bu yöneliş bizim açımızdan kaçınılmaz olmakla birlikte, daima gözümüzün önünde duran sorunlarımızın ağırlığıyla, Huzur’da çok önemli bir yer işgal eden ebedî saadeti arayış ve fizikötesi yaşam boyutuna yönelme gayretine ilişkin mistik çırpınışları ihmal etmemize sebebiyet vermiş gibidir.

Tanpınar’ın bütün eserlerinde sonsuzluğu idrak ana meseledir. Üstat, sonsuzluğu kanıtlamak peşinde koşmaz; böyle bir endişesi yoktur; sezgileriyle ve birtakım şahsî tecrübelerinin verdiği ilhamlarla sonsuzluğun inkâr edilemez bir gerçek olduğunun bilincindedir. Belki sadece idrakini zenginleştirecek ayrıntıların izini sürer. Maddenin ıstırabı onu böylesi bir arayışa yöneltmiştir. Bu arayışta, dış duyularımızın algıladığı dünyadan, muhayyilemizin kırık dökük de olsa sezinleyebildiği fizikötesi âlemlere açılan pencereye sızmanın imkânlarını yakalama peşindedir. Nelerdir söz konusu imkânlar? Rüya, hayal ve tasavvur. Sezgi dediğimiz içgörü, ıstıraplarımızın derinleştirdiği gönül gözü, kalplerimizdeki atılım yeteneği. Kafamızın içindeki vehimler ve kurgular. Muhayyilemizdeki büyük meydanda kavuşan bir yığın ara sokak. İşte bu imkânlardan biri de, yansıtma hareketini ifa eden “ayna”dır. Keza, Gazali’ye göre, kalp de insan vücuduna yerleştirilmiş bir yansıtıcı, bir nevi aynadır.

Tanpınar, bilindiği üzere, Mevlânâ’nın ney aracılığıyla ayrılıklardan yakınması gibi, zamanın parçalanmışlığından şikâyet eder. Maddedeki ıstırabı yaratan da bu parçalanmışlık olgusudur. Sonsuzluğu idrak edebilmek içinse, dış duyularımızla algıladığımız engin kâinatı dahi aşan bir bütünlüğe iman etmemiz gerekir. Fakat bu körü körüne ve durağan bir iman değil, hamleden hamleye koşan ve benliğimizi bir dereceye kadar tatmin edecek olan hareket dolu imandır. Maddenin ıstırabından daha yakıcı, ama bu yakıcılığıyla ruhu vecde ulaştıran, hiç olmazsa sırlar ikliminin hududuna kadar getiren sonsuz iman. Bütünü keşfetmenin yolculuğu.

Tanpınar, söz konusu keşif yolculuğuna hasrettiği eserlerinde, kendisini birtakım sembollerle okurun karşısına çıkarır. Huzur’daki Tanpınar, şüphesiz ki diğer bütün karakterlerden önce Mümtaz’dır. Ne kendisinin kuşkucu yönünü temsil eden Suad, ne hayat tecrübesiyle bilgeleşmiş İhsan ve ne de kadınlı-erkekli kahramanlar kadrosunun öteki bireyleri Tanpınar’a Mümtaz kadar yakın değildirler. Denebilir ki, Mümtaz, yazarı eserinde yansıtan aynadır. Bu muhayyel genç karakter, mitolojik dehanın ürünü olan masallardan modern romanlara dek, bütün anlatı türlerinde gördüğümüz biçimiyle, sonsuzluğu idrak etmeye yönelik zaman yolculuğunda kendisine bir yol arkadaşı arar ve bulur. Onun yoldaşı Nuran’dır. Kişi, insanlık camiası içindeki yalnızlığına rağmen, kendi dramını tek başına yaşayamaz. Bu bir kuraldır. Bu kural, Havva’nın Âdem’e yoldaş olarak gönderilmesiyle konmuştur. Kadın ve erkek ikiliği, parçalanmışlığın bir diğer boyutudur. Kadın ve erkek, klasik ifadeyle, bir elmanın iki yarısıdır. Dolayısıyla kadın ve erkek, bütünlüğe ulaşma yolunda birbirine muhtaçtır.

Huzur’un sayfalarını çevirdikçe şunu görüyoruz: Mümtaz’ın da, Nuran’ın da hayatları paramparçadır. Mümtaz, yaşanmış geçmişten belirsiz geleceğe uzanan hâl içinde bütünüyle huzursuzdur. Yedi asrın ölüsüyle meşguldür. Onun bu buhranını kadın sezgisiyle kavrayan sevgilisi şöyle sorar: “Niçin bugünü yaşamıyorsun Mümtaz? Neden ya mazidesin, ya istikbaldesin. Bu saat de var.” Hâlin içindeki konumunu inkâra niyetli olmayan Mümtaz bu soru karşısında susmayı tercih eder. Anlaşılıyor olmak onun için yeterlidir. Keza Nuran’ın da kendine özgü sorunları vardır. Hayatı eski kocası, kızı ve ailesinin diğer fertleri arasında bölük pörçüktür. Fakat her ikisi de bilmektedir ki, bir ömrü dolduran bütün bu sorunlar parçalanmışlık hadisesinin figürlerinden başka bir şey değildir.

Romanda şöyle bir cümleye tesadüf ederiz: “Baştan aşağı bir aşkın olabilmek, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek bir ruh olarak çıkmak.” Bu ifadeyi kimin sarf ettiği önemli değildir. Eserin bütün kahramanları aynı özlemin peşindedir. Mümtaz ile Nuran söz konusu aynaya ayrı ayrı vücutlarıyla girip de orada birleşmenin sırrına erebilseler sorunları büyük ölçüde çözülecektir. Şöyle de düşünebiliriz: Onların asıl dramı, aynanın bu tarafındaki talihleridir. Nuran, zaman yolculuğunda kendisine yanlış bir yoldaş seçmiştir, çocuğunun babası olan bu yoldaştan birtakım zaruretler sebebiyle kopamamaktadır. Mekanik zaman boyutunda Mümtaz ile Nuran’ın yekvücut olmaları mümkün değildir ve aynanın bu tarafında ayrılığa mahkûmdurlar. Hayatlarını idare eden binbir teferruat, mizaçlarındaki derece farklılığı onların birleşmelerine imkân vermez. İnci Engünün Romancılarımız ve Mevlânâ adlı makalesinde bu iki sevgilinin mizaç ayrılığını şöyle vurgular. “Eserde iki sevgilinin Mümtaz ile Nuran’ın ayrılmalarının sebebi de Mümtaz’ın sanatı ve tarihi âdeta hayatına taşımak istemesi, Nuran’ın ise çok daha derinden tanıdığı mevlevî kültürüne rağmen, geçmiş zamanla yaşanan ânı ve gerçekleri birbirinden ayırabilmesidir.

İçine girmeyi arzuladıkları ayna öyle bir mistik penceredir, öyle bir geçiş kapısıdır ki, burada geçmişle gelecek, berzah âlemiyle fâni dünya, vaat edilen ilâhî saadetle dış duyuların algıladığı şimdiki hâl iç içedir. Orası sonsuzluk değildir ama sonsuzluğa en yakın iklimdir. Belki cennet dediğimiz bütüncül yaşam formunun mekânıyla, parçalanmışlığın en ağır şartlarda hüküm sürdüğü fâni dünya arasındaki köprüdür. Yazarın ifadesiyle, “İnsanın dışında denebilecek bir zamanla, insan ömrünün zamanı arasında bir zaman”dır. Bu ayna, kendine has bir bilince de sahiptir. Nuran bir gün Mümtaz’ın evine konuk olur, “bütün aynalar” der romancımızNuran’ın çıplaklığiyle Mümtaz gibi çıldırmışlardı.” İki sevgili arasındaki mukaddes ruh birliğini aynaların şuurundan daha iyi hangi nesne idrak edebilirdi? Keza Mümtaz, aynaların insan talihinin remzi, zihnin gaibe doğru uzatılmış bir imkânı olduğu düşüncesiyle Nuran’a ne kadar bağlı bulunduğunu kendisine telkin ederek, aynanın bu tarafındaki mukadder ayrılığın geçici olduğuna hükmeder. Tanpınar bir şirinde şöyle der:

Aynalar kırıldı mevsimlerle, biz
Sırrın gecesinde rüyaya daldık

Burada şair, daha gerçekçi mekânla geçici mekân arasında irtibatı sağlayan aynaların kırılmasıyla parçalanmışlığa bir gönderme yapar gibidir. Bu dünyadaki ıstırap dolu hayatımız karanlık bir geceden farksızdır ve idrak ettiğimiz zaman dilimi de bir rüyadan ibarettir.

Mümtaz, aynanın bu tarafındaki hayatın oyundan başka bir şey olmadığının farkındadır. Hayat aslında bir düştür; ölümse bu düşten uyanış. Fakat aynanın içindeki –ya da ötesindeki– yaşam boyutu da bir başka rüyadır. Bu böyle sürüp gider. Bergson’un ifadesiyle, zaman sürekli bir akış halindedir; bu gerçek zamandır; bu dünyadaki kurgularımızın ürünü olan mekanik zaman değildir. Saf süre, geleceği kemiren ve ilerledikçe büyüyen geçmişin daimî ilerlemesidir. Şu halde, aynanın öte tarafında bizi bekleyen bir başka oyundur. Fakat daha talihli bir oyun. Yine Tanpınar’ı dinleyelim:

Ey eşiğinde bir ânın
Durmadan değişen şeyler
Başucunda bir rüyanın
Bu aydınlık oyun bekler

Gerçek yaşamın eşiğinde sürekli bir hareketlilik. İdeal iklime doğru bir akış. Gördüğümüz her düş, bir sonraki düşe hazırlık. Ruhlarımızın insan-ı kâmil olma yolundaki tekâmülü. Sahnesinde yer alacağımız her oyun, bir önceki oyundan daha aydınlıktır. Darvin’in yanıldığı nokta: Onun ileri sürdüğü gibi biyolojik yahut dünyevî evrim değil, her atılışta daha parlak bir iklime geçilen ruhî evrim. Hint düşüncesinin de burada aldandığını söyleyebiliriz: Ruhgöçü esprisi semavî dinlerin müjdelediği mistik tekâmülün tahrif edilmiş bir yorumu olsa gerektir. Sürekli hareketliliğin bizi her geçen gün biraz daha olgunlaştırdığını ve parçalanmışlıktan bir o kadar uzaklaştırarak yekpare zamana yaklaştırdığı gerçeğini şairimizin şu dörtlüğünde de görebiliriz:

Bilirim kimse içemez
Üst üste aynı pınardan
Bir veda gibi her nefes
Alışılmış kıyılardan

Ve bir soru: Dışımızdaki dünyanın parçalanmışlıktan doğan ıstıraplarına rağmen, Mümtaz iç dünyasında mutlu mudur? Cevabı yine Tanpınar’dan alalım:

İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş

Her insanın içinde bir derviş yatar. Eşyadan bağımsız, umut dolu ve bize vaat edilen ebedî saadeti bölük pörçük de olsa sezinleyen eşikteki müjdeci. Söz konusu eşiği aşmak nesnelerle kuşatılmış yaşantımızda sıradan fertler için imkânsızdır. Ne Mümtaz, ne de Nuran; bunu ancak büyük mistikler başarabilir. Son söz Yahya Kemal’den:

Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmıyan büyük kapıda
Geçince başlıyacak bitmiyen sükûnlu gece

Dergâh Dergisi, sayı 149, Temmuz 2002

About the Author

Metin SAVAŞ

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

MODERNLEŞME SÜRECİNDE TÜRK TİYATROSU
Modernlik değildir "Modernizm" Kumar Türk modernleşmesi sürecinde, Türk tiyatrosu da medenileşme projesinin bir parçası olarak tasarlanmıştır. Aydınlanma çağı düşüncesinin ve sanayileşmenin biçimlendirdiği Batı modernizminin, geleneği yeniden icad eden, yaratıcılığın gücüne yol açan...
DERT ÜZERİNE DERTLEŞELİM Mİ?
Derdini Marko Paşa’ya anlatana rastlayanınız var mı ki? Derdimizi anlatırken bizi can-ı gönülden dinleyenleri saymaya kalksak bunu başarabilir miyiz ki? Geçmiş bir dert için yakınmaya çalışırken/yakınırken yeni derde/dertlere giriftar olmayan var mı ki? Evet, yüreğimizi herkese açamıyoruz değil...
İÇİMDEKİ GÖÇ
Geçmişinde imparatorluk tecrübesi olan milletlerin ortak kaderidir göç. İnsan, kendi isteğiyle, kök saldığı topraklardan başka bir coğrafyaya kolay kolay gitmek istemez. Gitmek zorunda kalırsa da çoğu kez yanında hatıralardan başka bir şey götüremez. Talihli insanlar için bu hatıralar, yeni bir...
KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...
Babam vefat edeli on altı seneyi geçti.Her dut mevsimi geldiğinde annem, yanına gittiğimde ya da telefonda "sana söylüyorum kızım, sen anla gelinim" kabilinden bir şeyler söyler. -Kövde dutla da olme başlamışdır.-Bilmem.-Kövün aşşasındakile benneşmiştir.-Görmedim.
TÜRK DİVAN ŞİİRİNDE ELEŞTİRİ
 Türk divan şiiri 13. ve 19. yüzyıllar arasında varlığını sürdürerek nazım şekilleri, dili, iç ahenk, mecaz, tema, mazmun ve edebi sanatlarıyla altı asır gibi uzunca bir döneme damgasını vurmuştur. Divan edebiyatı tabiri ilk defa Ömer Seyfeddin ve Ali Canip tarafından kullanılmaya...
GARİP AKIMI - YEDİ MEŞALECİLER
YEDİ MEŞALECİLER1928 yılında “MEŞALE” isimli bir dergi etrafında toplanan yedi arkadaştan oluşan grubun Türk edebiyatındaki adıdır. SABRİ ESAT YAŞAR NABİ ZİYA OSMAN CEVDET KUDRET KENAN HULUSİ VASFİ MAHİR MUAMMER LÜTFÜ
prev
next
Edebiyat Sohbetleri
Edebiyat Sohbetleri
Tarih Gezgini
Tarih Gezgini
Pazar Okumaları
Pazar Okumaları

Mehmet Ali KALKAN

Edebiyat Dunyamız

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir   Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor Sanat Enstitüsünü ve Çukurova Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü bitirdi (1980). Bir müddet Eskişehir Belediyesinde çalıştı. Sonra...

İNSANLAĞIN EVİ - TÜRKLÜĞÜN OTAĞI: TOP…

Ahmet URFALI

Hür yaşamanın timsalidir topakev.   Geniş Orta Asya bozkırlarının ve göçebe hayatının kullanışlı evidir otağ. Türkler evlerini taşıyan millet olduğu için göçer evli de denilmiştir. Bugün oda olarak kullanıyoruz otağı.              Topakev, şeklini gökyüzünden alır.             ...

FARK FARKINDALIK

Özcan TÜRKMEN

‘Yok aslında birbirimizden farkımız’ diye başlayıp ‘ama’ diye devam eden tv/radyo reklamını bilirsiniz. O gün bugündür ‘fark, farkındalık’ hep düşündürmüştür beni. Aslında farkımız yoksa farkı görüş açısına(bakış açısına) göre oluşturuyorsak algı...

MEVLEVÎ ROMANI HAKKINDA -YAN FAKAT TÜTME-

Ahmet URFALI

       A.Yılmaz Soyyer; Türk Sosyolojisinin  Başlangıcında Bedi Nuri, Sosyolojik Açıdan Alevi-Bektaşi Geleneği, Bir İdeolojinin İzdüşümü: Taliban, 19. Yüzyılda Bektaşilik ve Şu Bizim Bektaşiler  adlı ilmi eserleri, Çerağlar Uyanırken, Semah...

MUHARREM DAYANÇ - KENDİMİ KAZDIM …

KENDİMİ KAZDIM Sizde nihayet bulmayan veya sizde başlamayan hiçbir sözün, işin, hayalin...

Vatanı Dilinde Cengiz Dağcı

Cengiz Dağcı 9 Mart 1919’da Kırım’ın Gurzuf kasabasında doğ- du; 22...

XIX. ASIR ÂŞIKLARINDAN BEŞİKTAŞ…

Başlangıcı XVI. asra dayanan ve tarih sahnesinde kesintisiz süreklilik göstermek kaydı...

3000 Türk Motifi

Gürbüz Azak BOĞAZİÇİ YAYINLARI Alemler, İşleme, Çini, Taş İşçiliği, Damgalar, Cilt­Kitap...

ÇAM KOZALAĞININ İSYANI - ÖYKÜ

Çam ağacı mutluluk içinde yemyeşil ormanda, sarı yıldızların altında huzurlu yaşıyordu...

İNSANIN TAŞRASI - V

O sene yaylaya çıkamadılar. Yayla Vakti köy hep ıssız olur. Yine...

Necmettin Halil ONAN

Necmettin Halil Onan (1902, Çatalca, Kocaeli - 17 Ağustos 1968, İstanbul)...

ÂŞIK SEYRANİ

Develi'li (Everek'li) Seyrani'nin doğum tarihi kesin değildir. 1800 veya 1807 yılında...

“BİRAZ DAHA BİRAZ DAHA” DİYEN…

Cumhuriyet dönemi şiirinin avangard nitelikler taşıyan ilk edebiyat hareketi Garip’e mensup şairlerden...

DOĞU-BATI SENTEZİ MÜMKÜN MÜDÜR…

Türk Modernleşmesine Kısa Bir Giriş Osmanlı imparatorluğu yükselme döneminde kendisini her açıdan...

KIZDIRAMAZSIN BENİ!

Doğrusunu söylemek gerekirse şimdiye kadar hiç duymadığım bir cümle: “Kızdıramazsın beni”...

MEKANİK HAYAT – MEKANİK ZAMAN

Şu an yaşamakta olduğumuz modern veya postmodern çağı en belirgin şekilde...

BAŞPARMAK

“İnsanın en asil uzvu hangisidir?” diye sorsalar hepimizin vereceği cevap budur:...

GEL ŞİMDİ TANIMINI YENİDEN YAPAL…

“Yürek yangınına ateş gerekmiyorsa / Gel şimdi tanımını yeniden yapalım ateşin”...

SANAT, SANAT İÇİN MİDİR? YOKSA …

Ne güzel der Faruk Nafiz, ilk defa gurbete çıkmanın heyecanıyla kaleme...

SÖZ ÜZERİNE

Güzel söz, sadakadır. - Hz. Muhammed (SAV)- Kutadgu Bilig’te sözden ‘Ölüden...

GÖK ÇEKİMİDİR ŞİİR

Karanlığın içindeki ışık, insanın içindeki can neyse, kelimenin içindeki şiir de...

“OKU” BUYRUĞUNA YÖNELİK FARKL…

Arjantin edebiyatının şöhretli ismi Alberto Manguel “kitap çok şeydir; anıların ambarı...

BİR KÜLTÜR UNSURU OLARAK ÂŞIK E…

Kalıp sözler bir dilin en dikkat çekici yönlerinden biridir. Toplumsal hayata...

SÜLEYMAN ULUÇAMGİL’İN ŞİİRL…

Erenköy şehidi Süleyman Uluçamgil (1944-1964), daha 20 yaşındayken hayata veda etmiş...

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNA…

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması...

ZİYA OSMAN SABA

Edebiyatımıza “ Yedi Meş’aleciler” grubu ile giren değerli şair Ziya Osman Sabayı...

ÂŞIK GUFRÂNÎ’NİN CİHÂD-I EK…

Halk şairleri asırlar boyunca toplumlarının gözü, kulağı ve dili olmuşlar, ortaya...

KİM KİME/NEYE EMANET

Sözlüklerde ‘emanet’ kavramına “Güvenilir birine saklanması veya birine teslim etmesi için...

DİL ÜZERİNE

Var oluşumuz, sınır bekçimiz durumunda olan din, tarih ve her çeşit...

ANADOLU’YA DOĞAN GÜNEŞ: EMİR S…

Ondördüncü yüzyılın sonlarına doğru, Bursa ufuklarında yeni bir bilim ve irfan...

GÖZLERİN

Yârelerim göz göz oldu gören yokNeden fersiz kaldı neden gözlerim?Sis çöktü...

ÖMER SEYFETTİN - TEKE TEK

"...Türkler az söyler, çok yapar." Maktûl İbrahim Paşa Bosna Beyi ile Semendire Beyi'nin...

ÂŞIK PAŞA’NIN TORUNU, ÜLKÜCÜ…

Ali Alper ÇETİN Onbeşinci yüzyılda Fatih Sultan Mehmed’le birlikte İstanbul’un fethini yaşayan...

İNSANIN TAŞRASI-XI

Her zamanki gibi evden çıktık. Hava ayaza çekmiş, her taraf don...

SEBEP

‘Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey...

MUHABBET

Muhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet...

NEFİSLE MÜCADELE(MİZ)

Nefis mücadelesinde neredeyim, sorusunu kendinize sormuşsunuzdur eminim. Nefsinizle uğraşırken, çekişirken, didişirken...

K KONAK ROMANINDA “GÜNDELİK HAYA…

İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu...

İBRAHİM SAĞIR

   Rahmetli Rasim Köroğlu sık sık şöyle derdi; ‘’Bir küçük salon...

TÜRKÇE’NİN GÜCÜ

“ Bir Türk’le Türkçe’den başka bir dille konuşmak, bana adeta bir...

DİVAN EDEBİYATINDA MİLLİLEŞME E…

 Türk edebiyatında divan şiirinin ilk örnekleri 13. yüzyılın sonlarından başlayarak 19...

ZEYNEP’İN DEDESİ

Tahsin Yücel (1933-2016) denince aklıma Maraş’ın Elbistan kazasının Ötegeçe semtinde doğan yoksul bir Anadolu çocuğu geliyor...

MUASIR MEDENİYET SEVİYESİNİ YAKA…

Ahmet Mithat Efendi’nin tam tekmil külliyatını titiz ve kapsamlı bir projeyle...

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYAT…

Türklerin İslamiyet'i kabul etmelerinden önceki dönem, tamamen bir sözlü edebiyat karakteri...

TEDBİR

‘Düşüne düşüne görmeli işi / Sonradan pişman olmamalı kişi’, ‘Eşeğini sağlam...

SAYI - 16 OSMANLI DÖNEMİ’NDE ESK…

Yıl 1912… Temmuz sıcağında Eskişehir’deyiz. Elimizde -bu sefer- Nimet gazetesi var...

MERİÇ GİBİ OLMAK

Cemil Meriç, yirminci yüzyılın yetiştirdiği eşine ender rastlanan mütefekkirlerden. ‘‘Okumak’’ denildiğindeyse...

TALÎBÎ COŞKUN

Halk Edebiyatımızda, nasıl ki “Kerem” denince hemen “Aslı”yı, “Mecnûn” denilince “Leylâ”yı...

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN BAŞL…

Millî Edebiyat Dönemi’nin karakteristiği; muhteva ve şekil olarak asırlardan beri devam...

MİLLİ EDEBİYAT (1911 - 1923)

1911 yılında Selanik’te çıkan “Genç Kalemler” dergisinde Ömer Seyfettin’in “Yeni Lisan”...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Türkler Batı Cephesinde Yunanlılarla, Güney Cephesinde Fransızlar ve Ermenilerle, Doğu Cephesinde...

CANIM SARDUNYA KOKULUM

Beni ilk sardumyam terk etti. Öylece bir sabah, hiçbir şey yokken...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Yunan ilerleyişi ve iç isyanlar sebebiyle Ankara Hükümeti bunalmıştı. Millî Kurtuluş...

BURSA'DA BİR AKTAB DÜKKANI

Arap Şükrü Sokağı, sabah akşam değiştirmediğim güzergâhımdır. Eskiden kışları yerler biraz...

MEDYANIN SOSYALİ

Niyet ettim kul rızası için kendimi pazarlamaya. “Bir gün herkes 15 dakikalığına...

YİNE TASAVVUF

Kelam, Allah tarafından kulu ve elçisi vasıtasıyla gönderilen kitabın, zamanlarının ihtiyaç...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Yüzbaşı Nakiyüddin Bey öğrencilerinin Fransızcasının ilerlemesi için elinden geleni yapıyordu. Onlara...

DR. Alî RIDVAN UNAR

Yeni Sabah Gazetesinin 2 Ocak 1946 tarihli nüshasından kestiğim ve çok...

NURETTİN TOPÇU'NUN KÜLTÜR VE MED…

“Hareket ediyorum, düşünüyorum, birliği seviyorum, o halde varım” Nurettin Topçu Eski Türk destanlarından...

KADIKÖYÜ’NÜN ROMANI

Safiye Erol edebiyatımızın hayli zaman ihmal edilmiş kalemlerinden. Neden sonra hatırladık...

Nigar Refibeyli

Nigar Rafibeyli (Azerice: Nigar Rəfibəyli, d. 23 Haziran 1913, Gence -...

SOSYAL MEDYANIN KAYPAK ZEMİNİ

Twitter ve Facebook şeklinde muhtelif ortamları bulunan sosyal medya bir iletişim...

GÖNLÜMDE AÇAN LALELER

Arif Nihat Asya "Lâle" için diyor ki; "Eskiler lâleyi mukaddes sayarlardı. Gerçekten...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAF…

Paşa[1], yorgunluk kahvesini içmişti. Şöyle yalnız başına Ankara’da dolaşmak istiyordu. Çankaya’daki...

PROF.DR. Saadettin Yıldız ile Tür…

Hocamız saygıdeğer Prof.Dr. Saadettin Yıldız ile "Dil" ve "Edebiyat" üzerine konuştuk. Sorularımıza öyle...

SAYI - 9 TÜRK KAHVESİNİN TARİHİ…

“Kahvelerim pişti gelKöpükleri taştı gel İyi günün dostlarıKötü günüm geçti gel”Makine cezveler...

Behçet Necatigil (GÖNÜL)

(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul)...

SÖZÜMÜZE NE(LER) OLUYOR (1)

Konuşamaz, anlaşamaz, tartışamaz insan(lar) olduk. Birbirimizle iki çift söz edemiyoruz. İki...

KANONİK ANLATILAR VE MİLLÎ TÖREN…

Şimdiki insandan farklı olarak, arkaik insan, dünyevi zamanla mitik zamanı beraberce...

SANATTAN BİLİME, RUHTAN HÜCREYE P…

Ahmet Arvâsî Kendini Arayan İnsan adlı eserinde akıl-zekâ-vahiy konusunu işlerken şöyle der: “İnsan...

BEN BİR GÜRGEN DALIYIM - HASAN AL…

Hasan Ali Toptaş’ın 2003 yılında yazdığı “Ben bir Gürgen Dalıyım” romanı...

Mehmet Âkif Ersoy

Mehmed Akif, 1873 yılında İstanbul'da, sade ve geleneksel bir hayatın yaşandığı...

ANLAT(A)MIYORUZ ASLINDA

Anlatım; duygu, düşünce, istek... lerin sözle ya da yazıyla başkalarına aktarılma...

TÜRK DİLİNİN GERÇEK SAVUNUCUSU:…

Türk dilinin gelişmesi ve yayılmasında büyük hizmetleri bulunan, bu uğurda ölümsüz...

GÖNÜL NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

Eğer cevabınız “hayır” ise yazıyı okumayı bırakın. Bu gönül yolculuğu başlamadan...

Bahtiyar VAHAPZÂDE

Türk dünyasının görkemli şairi 20. yy. Azerbaycan edebiyatının şiirinin muhteşem siması...

DEĞERLER BUHRANI KARŞISINDA MEHMET…

Değerler, din, bilim, felsefe, sanat, ahlak gibi alanlarla yakından ilişkilidir. Değer...

OĞUZ UYKUSU VE KUTADGU BİLİG!..

Oryantalist birikim ve mantığıyla kendisine kim olduğunu öğretmeye çalışan sosyal bilimlere...

ÖMER SEYFETTİN - PRİMO TÜRK ÇOC…

Serin ve karanlık eylül gecesinin yıldızsız seması altında Selanik, sanki gündüzkü...

HOŞ SOHBET OLABİLİR MİYİZ?

Söz sultanlarının yanında söz söylemek baş yarardı. İki dinleyip bir konuşmayınca...

ANADOLU KORKU ÖYKÜLERI / 3 - YILGA…

Anadolu Korku Öyküleri III – Yılgayak, serinin yepyeni, genç ve güçlü...

ATATÜRKÇÜLÜK

Türk milletinin ve Türk gençliğinin yolu, ancak, Atatürk’ün çizdiği yoldur. Ondan sapmış...

İŞ

“Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve herkes birisinin bu işi...

MEHMET AKİF ERSOY’DA HÜZÜN

Tabut Eller Üstünde Dostu da düşmanı da onun çok yüksek bir...

ÇAYIMDA YAR DEMLENİR

“Hatay'daki yiğitler” dediğimde yüreğim başka bir hazla çarpıyor. Hasbi duruşlarıyla, Anadolu...

MEHMED ÂKİF’E DAİR-1: DÜNYA G…

Abdürreşid İbrahim'in fikir ve aksiyon çerçevesini Eşref Edip şöyle belirlemektedir:  "Takip ettiği...

SİMERANYA

İsmet Özel bir denemesinde şöyle der: “Hayal, tıpkı bir bataklık gibi...

DEĞİRMEN - 2

Suya doymuş toprakların suyla barışık çocuklarıydık. İki deresi, bir ırmağı, evlerinin...

BİRLİKTEN CUMHURİYET DOĞAR

Milletçe, coşku ile, Türkiye’de ve dış temsilciliklerimizde törenlerle kutluyoruz/kutladık Cumhuriyet Bayramımızı. Büyük...

TÜRKÇEMİZİN HAFIZASI

Her dilin bir hafızası vardır. Bu hafızayı bilerek veya farkında olmaksızın...

Gazel / Muhibbî

1. Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet...

KUTADGU BİLİG-1 TANRI AZZE VE CELL…

Teŋri Azze Ve Celle Ögdisin Ayur Bayat atı birle sözüg başladım,törütgen egidgen...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Ben türküyüm. Sevgimi bile bile,Yol işledin mendile,"Merhaba" de aşk ile,Bana bir türkü...

BİR TÜKENMEZ HAZİNE OLARAK ATATÜ…

Kimi sanat yapıtları vardır ki tükenmez hazine gibidirler. Örnek olarak, Dostoyevski’nin...

TÜRKÇE'NİN MİSAFİRLERİ (İÇTE…

İçimdeki kelime ırmağı kuruyunca, hayallerim hayatın gerçeklerine galebe çalar. Konuşmaktan çok...

ERLİK - METİN SAVAŞ

ErlikMetin SavaşÖtüken Neşriyat Edebi çalışmalarını rahat bir ortamda sürdürebilmek amacıyla İstanbul'u terk...

Sosyal Medyada Anlam/Anlayış

‘Hâl, dilden güzel anlatır.’ aslında… Hâl-i pür melalimiz ortada. Anlaşılmamaktan şikayet ediyoruz sürekli. Herkes...

KIZILELMA (Turan, Türklerin Kutlu …

Kızılelma, tarihin her döneminde Türklerin gerçekleri ile efsaneleri arasındaki o efsunlu...

CENNET’İN ZAMANI VE CENNET’İN …

Felsefecilere göre, insan ve şuur birer zamanî varlıktır. Hem hayatımız hem...

TANZİMAT ROMANI ZÜPPE TİPİNİN …

GİRİŞ Türk romanına Tanzimat Dönemi‟yle birlikte girmeye başlayan “alafranga züppe” tipi...

BELÂ RÂHINDA BEN

Belâ Râhında BenNe yerden kârbân-ı gam geçer olsa konar bendeBelâ râhında...

"Uysal Bir Kız"'ı Nasıl…

Bu öykümü son derece gerçekçi saymama karşın,ona “fantastik bir öykü” diyorum...

PROF. DR. TAMİLLA ABBASHANLI ALİYE…

Sizdeki edebiyat ve kültür merakı nasıl başladı? Nasıl bir kültür ortamında...

PROF. DR. TAMİLLA ABBASHANLI ALİYE…

Öykücü, edebiyat araştırmacısı. 1951, Beylekan bölgesi / Azerbaycan doğumlu. Tam adı Tamilla Abbashanlı-Aliyeva. 1951...

Arif Nihat Asya'da Vatan Sevgisi ve …

Vatan sevgisinin ideolojik boyutuna bakıldığı zaman, Arif Nihat'ın samimi bir Turancı...

NELERE ZAMAN AYIRALIM

Bir atasözümüz, ‘Terazi var tartı var / Her şeyin bir vakti...

RUKİYE ÖZDEMİR İLE SOHBET : “T…

Rukiye Özdemir öyküleri ‘’Kırmızı Ruj’’ adıyla kitap hâlinde yayımlanarak okuyucusunun beğenisine...

BAHAEDDİN ÖZKİŞİ'NİN "SOK…

Uçtaki Adam ve Köse Kadı isimli, çok severek okuduğum tarihi romanları...

BÜYÜK TÜRK BİLGİNİ, AYAKLI KÜ…

Tarihte “bilgi hazinesi” büyük insanlar vardır; eskiler bunlara “hezarfen” veya “ayaklı kütüphane” derler...

CENGİZ DAĞCI'DA VATAN - 2

Cengiz Dağcı’nın eserleri ile tanıştığım lise yıllarında (1970'li ) okuduğum ikinci muhteşem romanı...

Devlet-i Aliyye Osmanlı İmparator…

Devlet-i ‘Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık’ın yarım...

KAOSTAN KOZMOSA

 ‘’Evvel ahir dünya Türk'ün olacak.’’Zelimhan Yakup Kaos ve kozmos kelimeleri daha çok...

KADINI “ADAM”DAN SAYMADILAR

Özellikle son yıllarda “toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramının gündeme gelmesi kadın hakları...

KENDİMİZE GÜVENMEK

Mevlânâ’nın Mesnevi’sinden kıssaları sizler de okursunuz. Okuduklarınızı da belli dönemlerde belli...

TÜRK DÜNYASININ ORTAK KİMLİĞİN…

Turan adıyla ülküleştirdiğimiz (idealize ettiğimiz) Türk Birliği’nin kurulması durumunda Ortak Türk...

MANKURT

“Adını hatırla, kim olduğunu hatırla” bir annenin kimliğini, kişiliğini yitiren çocuğuna...

SÖĞÜT'TEKİ VATAN

Bir kaç aile çocuklarımızla birlikte Osmanlı Cihan Devletinin kurulduğu yerleri görmek...

ATATÜRK İÇİN

10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunu kaybettiğimiz gündür. Bugün okullar, resmi kurumlar...

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAF…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları...

SAYI - 15 GÜZELLİĞİN KAYNAĞINA …

Güzellik ve gençlik; ilkçağlardan beri insanoğlunun özellikle kadınların tutkusudur. Derler ki...

PRUSA'DA AŞK OKUMALARI

(’Ey oğul, beni şu şol gümüşlü kümbete koyasın.) Takvimden bir sayfa daha...

MİLLÎ EDEBİYATIN ÖNCÜSÜ: MEHME…

1921 yılında, Türkiye bir ölüm-kalım savaşı içindedir. Milletin tek umudu Mustafa...

SELAM SÖYLE

Selam esenliktir.Selam vermek esenlik dilemektir.Selam almak esenlik duaları almak ve iade...

NİYE ÇABALAYALIM?

Yunus Emre’nin ‘Çeşmelerden bardağın / Doldurmadan kor isen / Kırk yıl...

ELÇİN’İN GÖLGE ADLI ÖYKÜSÜN…

Çağdaş Azerbaycan edebiyatının en güçlü kalemlerinden Elçin Efendiyev’in 2012 tarihinde kaleme...

AZ ZAMAN ÇOK EDİRNE

Edirne’deki bir yılım bir ömre mal oldu. Şimdi anlıyorum ki üniversite...

KERKÜK'TEKİ VATAN - 3

Mehmed Sadık’ın ( 1891-1967) “EY KERKÜK” isimli şiiri “Kerkük’teki Vatan” yaramızın...

ACIKAN KURT

Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günahmış; hikâye...

UYGARLIĞIMIZIN UÇ BEYİ BİR GÜZE…

Ey sonsuzluğun sahibi, Sana Ulaşmak istiyorum Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum (M.Y.) Bir eylül...

Cemal SAFİ

Cemal Safi Cemal Safi, şaiɾ. 1938 yılında Samsun'da doğdu. Babası meɾhum...

GÜZİDE TARANOĞLU

Örnek bir Türk kadını, mutlu bir ana, velüt bir şair, vefakar...

EDEBİYATTA RETORİK

 Söz; bir duyguyu, bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan sözcük ya da...

Dilaver Cebeci

15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin...

ÇOCUK EDEBİYATI VE EĞİTİMİ ÜZ…

Çocuk eğitimi, çocuğun bir “özne” olarak ele alınıp önemsendiği çağlardan beri...

ZAMANIN DEĞERİ

Değişik kaynaklarda zamanın değişik tanımlarına rastlamak mümkündür. ‘Bugün, nakit; yarın, bono;...

ABDURRAHİM KARAKOÇ AĞABEY İÇİN

Liseye giderken sevdiğimiz şairlerin başında geliyordu Abdurrahim Karakoç Ağabey. Özü bizdendi...

TÜRKÇENİN UYANIŞI-1

Bugün akademik düzeyde bile dilin imkânlarını, maalesef şuuraltında yürüyen bir değerlendirmeyle...

GÜZELLİK DE ÖLDÜRÜR!

İnsan güzellik karşısında ölüm isteği duyar mı!? Duyuyor efendim duyuyor... Üstelik, İnsanı güzellik de...

GÜNER AKMOLLA

(Romanya, 1941-) Bükreş Üniversitesi’nden mezun oldu.Şair. 1941, Romanya doğumlu. 1965’te Bükreş Üniversitesi’nden...

BİZ İŞİMİZE BAKALIM

Deyimler, atasözlerimiz gibi milli değer taşıyan dil varlıklarımızdır. İnanış ve gelenekleri...

Osman Bey Babasına Göre Atak Bir B…

Araştırmacı Yazar Dt. Recep Aydoğdu ile bir sohbet gerçekleştirdik.      ...

Yazmanın Hazzı

Eğer şevk, zevk, sevgi, eğlence olmadan yazıyorsan yarım bir yazarsındır. Yani...

KIZIL KARANLIK

Etraf gözlerimi kamaştıran bembeyaz bir yorganla kaplıydı. Tipileyen karın havada oluşturduğu...

FÂTİHNÂME - TURGUT GÜLER

Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şölen...

Mehmet Ali Kalkan

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor...

'ÇOK DEĞERLİ' ŞAİR VE YAZAR ARK…

a) Unvan kullanmaya pek itibar etmeyin. Özelikle 'eğitimci yazar', 'yazar /...

AHMET YILMAZ SOYYER

Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960...

DEMİRPERDE TOPLUMUNUN İRONİK VE T…

Azerbaycan’ın çağdaş yazarlarından Elçin Efendiyev’in (doğumu 1943) büyük romanı Ölüm Hükmü (1989)[1] yalnızca Azerbaycan’ın...

Kırmızı Kitaplar

Ötüken Yış
GÜNEŞLİ BİR NÎSAN GÜNÜ
Turgut GÜLER
Türk Felsefesi
Kırmızı Yazılar
GÜN BATIMI
ERMENİ TEHCİRİ SIRASINDA SAĞLIK SORUNLARINA KARŞI ALINAN TEDİRLER VE UYGULAMALAR
GURBET YOLU

BİYOGRAFİ

Enis Behiç KORYÜREK

Edebiyat Dunyamız

11 Mart 1891, İstanbul doğumludur.  Şairimiz Selanik ve Üsküp idadilerinde, İstanbul Lisesi'nde okudu, Yüksek öğrenemini Mülkiye’de (1910-1913) yaptıktan sonra, Hariciye (Dış İşleri Bakanlığı)’ye katıldı. Bükreş’te (1985), Budapeşte’de (1916-1921) konsolos katipliği...

Süleyman Ağa Baydili

Edebiyat Dunyamız

11 Şubat 1959 tarihinde Elazığ'da doğdu. TRT Ankara Televizyonu Belgesel Programları Müdürlüğü'nde çalıştı. Bu sırada bir çok belgesele imza attı. TRT'de 'Bir Kitabın Hikayesi' isimli belgeseli ilgi çekti. TRT'den istifa...

Suzan ÇATALOLUK

Edebiyat Dunyamız

Tokat’ta doğan Suzan Çataloluk ilk ve orta Okulu İstanbul’da, liseyi Erzurum’da bitirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Çocuk Suçluluğu” konusunda master yaptı. Uludağ Üniversitesi Eğitim...

Bahattin Karakoç

Edebiyat Dunyamız

1930 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde doğdu. İlköğrenimini memleketinde yaptı. Adana Düziçi Köy Enstitüsü'nde okudu. Hasanoğlan Köy Enstitüsü'nden mezun oldu. Kahramanmaraş'taki sağlık kuruluşlarında sağlık memuru olarak çalıştı. 1982'de emekli oldu. Çeşitli...

ŞAİRLER SULTANI: NECİP FAZIL KISAKÜREK

Ali Alper ÇETİN

Cumhuriyet dönemi Çağdaş Türk Edebiyatı’nın en dikkate değer şahsiyeti, şüphesiz Necip Fazıl Kısakürek’tir. Şair, edip, mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek, uçsuz bucaksız duygu ve düşünce denizinde sonsuzluğa ulaşma özlemiyle liman liman...

Burhan KADAH

Edebiyat Dunyamız

Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Ziya Gökalp ilkokulunu(1980), Eskişehir İmam-Hatip Orta ve lise kısmını (1987) bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin İşletme bölümünü (1991) bitirdi. Milli Savunma bakanlığı ve...

PROF.DR. MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ

Edebiyat Dunyamız

Prof.Dr. Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ Türk tarihi ve Türk Edebiyatı tarihi yanında Türkiye’de modern hukuk ve iktisat tarihinin kurucusu olan araştırmacı, bilim adamı ve siyasetçi Mehmet Fuat Köprülü, aynı zaman Türk Ocağı’nın...

DR. Alî RIDVAN UNAR

Abdullah SATOĞLU

Yeni Sabah Gazetesinin 2 Ocak 1946 tarihli nüshasından kestiğim ve çok sevdiğim “Gürcü Tarih Bilginlerine” isimli bir şiiri, o günden beri not defterimin köşesinde saklarım. Yıl 1966... Aylardan Ekim... İstanbul Saint Benoit...

YILDIRIM GÜRSES

Edebiyat Dunyamız

Yıldırım GÜRSES Saygı ve rahmetle anıyoruz. Yıldırım Gürses, 21 Ocak 1938 tarihinde Bursa’da doğmuştur. Babası Ziraat Bankası memurlarından Nasuhi Bey ve annesi Müeyyet Cevriye hanımdır. Ablasının adı...

ÖYKÜ / ROMAN

ANKARA'LI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEMÂL …

Küçük Mustafa Kemal, Topçu Kolağası Mehmet Tevfik ve Yüzbaşı Mustafa Beyler Ak Hocanın vaaz verdiği camiye vardıklarında cami dolmaya başlamıştı. Ak Hoca, Seyyid Hoca’nın talebesi idi. Seyyid Hoca’yı Balkanlarda bilmeyen...

DEVLET ANA VE OSMANCIK ROMANLARINDA TASVİR E…

GirişDevlet Ana, Kemal Tahir’in ilk basımı 1967 yılında, Osmancık ise Tarık Buğra’nın ilk basımı 1982’de yapılmış olan ve Anadolu’da Söğüt ve Domaniç arasında yaylak-kışlak yaşayış düzeninde bir uç beyliği olan...

ÇAM KOZALAĞININ İSYANI - ÖYKÜ

Çam ağacı mutluluk içinde yemyeşil ormanda, sarı yıldızların altında huzurlu yaşıyordu. Çalışan diğer ana baba çam ağaçları gibi; --Huzur dolu günler gelip geçti. Ne zaman mı? Elbette bu zaman! Ne zor şimdi yaşamak...

MECNUN 'UN KÖPEG İ ÖPMESİ - MEVLÂNA'DAN

Mecnun bir gün, Leyla'nın mahallesinde yaşayan bir köpeği görünce onu yakaladı. Öpüp koklamaya başladı. Bu davranışını görenler onu ayıpladılar ve uyardılar: A akılsız Mecnun! Sen iyice işi azıttın. Bu yaptığın dt!liliğin...

GRİ - (ÖYKÜ)

Hazırlıksız yakalanmışlardı. Şimşek, ansızın sessizliği delip geçiyor, tıpkı bir yabancının sofraya aniden oturması gibi kalabalığı afallatıyordu. Belki bu, sadece kuvvetli bir yağmurun habercisi, belki de küçük bir hayatın dönüm noktasıydı. Artık daha...

SABAHATTİN ALİ _ SIRÇA KÖŞK

Bir zamanlar boş gezmeyi iş yapmaktan çok seven üç arkadaş varmış. Bugünden yarına geçinmek, gittikleri yerlerin birinden yüz bulsalar, beşinden kovulmak canlarına tak demiş. Alın teriyle kazanıp gönül rahatlığıyla yemeyi...

KIZIL KARANLIK

Etraf gözlerimi kamaştıran bembeyaz bir yorganla kaplıydı. Tipileyen karın havada oluşturduğu gelişigüzel savrulmalar önümü görmeyi iyice zorlaştırıyor, irili ufaklı tepecikler kollarını açmış duran hayaletleri andırıyordu. Dizlerime kadar birikmiş karda bata...

ELMA

Kimine göre masal, kimine göre bahar. Kimine göre Adem, kimine göre Havva. Kimine göre yasak, kimine göre zevk-i sefa. Rukiye ÖZDEMİR

İRFAN ORGA - BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜS…

Kitapta savaş öncesi, savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde yaşanan değişmeler ve çektikleri ızdıraplar anlatılmaktadır. Yazar ve ailesi Sultanahmet Camisinin arkasında bir çıkmaz sokakta otururlar. Ailesinin hali vakti oldukça...

ŞAİR ve ŞİİR

ÂŞIK SEYRANİ

Develi'li (Everek'li) Seyrani'nin doğum tarihi kesin değildir. 1800 veya 1807 yılında doğduğuna dair kayıtlar vardır. Bugün Kayseri ilinin ilçesi olan, o yıllarda Everek adıyla bilinen Develi'de doğmuştur. Asıl adı Mehmet'tir. Seyrânî...

GENÇ ŞAİRDEN BEKLENEN (ORHAN VELİ /PİŞM…

Yirmi yaşımızı dolduralı bir iki seneden fazla olmamıştı; beylik kalıplar, beylik oyunlar, beylik dünyâlar içinde bunalmış kalmış olan şiire yeni imkânlar arayalım dedik. Şiire yeni dünyâlar, yeni insanlar sokarak, yeni söyleyişler...

FUZÛLÎ VE BÂKÎ DİVÂNI’NDA BELÂ KAVRA…

Kur’ân ve hadislerde sıklıkla geçen ve Divan şiirinde de hayli fazla geçen kavramlardan biri olan belâ kavramı, divan şairleri tarafından farklı anlam ve mazmunlarla ifade edilmiştir. Belâ kavramı Türkçe sözlükte iki farklı anlam taşımaktadır.Bu çalışmada, 16...

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNAN PAŞA'Y…

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması ihmal edilmiş konulardandır. Öyle ki bu konuda, bildiğimiz kadarı ile herhangi bir akademik çalışma yapılmadığı gibi, derli toplu bilgi...

KÜFRÎ-İ BAHÂYÎ’NİN HAYATI ve EDEBÎ …

Küfrî-i Bahâyî’nin hayatı hakkında kaynaklardaki bilgiler, oldukça sınırlı olup birbirinin tekrarından öteye geçmemektedir.Asıl ismi Hasan Çelebi olan şair, İstanbul’da doğmuştur. Ne zaman doğduğu hakkında kayıt bulunmayan şairin doğum tarihi, divanında yer alan...

GAZEL - ZİYA PAŞA

GAZEL Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm Dolaştım mülk-i İslâm bütün virâneler gördüm Bulundum ben dahi dârü’ş-şifâ-yı Bâb-ı Âli’de Felâtun’u beğenmez anda çok dîvâneler gördüm Huzûr-ı kûşe-i meyhâneyi ben görmedim...

ÂŞIK GUFRÂNÎ’NİN CİHÂD-I EKBER DESTA…

Halk şairleri asırlar boyunca toplumlarının gözü, kulağı ve dili olmuşlar, ortaya koydukları ürünlerle kendi duygu ve düşüncelerinin yanı sıra içinde bulundukları toplumun zevklerini, beğenilerini, arzu ve isteklerini, tepkilerini, acılarını, sevinçlerini...

Aceb nitdüm yâra virmez selâmı

ŞEYYAD HAMZA Aceb nitdüm yâra virmez selâmı Bu zâlim müddeî komaz ola mı

BEHÇET NECATİGİL’İN ŞİİRLERİNDE ALL…

16 Nisan 1916’da İstanbul’da doğan, 13 Aralık 1979’da yine İstanbul’da ölen Behçet Necatigil, radyo oyunu, deneme, eleştiri, sadeleştirme ve çeviri alanlarında da emek vermiş olmakla birlikte, onun asıl önemi, Cumhuriyet...

İBNİ SİNA’YA GÖRE RETORİK VE POET

Ahmet URFALI

 Türk-İslam dünyasının en önemli bilginlerinden olan İbni Sina (980-1037); felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp, müzik ve edebiyat alanlarında eserler...

SOSYAL MEDYANIN KAYPAK ZEMİNİ

Metin SAVAŞ

Twitter ve Facebook şeklinde muhtelif ortamları bulunan sosyal medya bir iletişim ağı olarak bütün insanlığın gündelik hayatına derinlemesine nüfuz etmiş yeni bir...

YOLLAR TÜRKÜYDÜ

Mehmet Ali Kalkan

Yolumuz Mudanya üzerinden Balıkesir'e idi. Metin Savaş Bey'i aradım oradaymış. Yollar kıvrıla kıvrıla gidiyordu. Karacabey'de mola verdik. Yakın zamana kadar "Malıç...

KISKANÇLIK

Özcan TÜRKMEN

Hikmet Münir Ebcioğlu(1927-1989)’nın sözleri, Teoman Alpay(1932-2005)’ın bestesi hüzzam makamındaki “Kıskanırım” şarkısını bilirsiniz: “Saçın yüzüne değse...

ZİYA GÖKALP’TE KÜLTÜR – MEDENİY

Edebiyat Dunyamız

Osmanlı ve erken Türkiye döneminde ilk Türk toplum bilimcisi olarak anılan Ziya Gökalp, Osmanlı İmparatorluğunun parçalanma döneminde geçen hayatı boyunca...

GÖNLÜMDEN ... HÜSEYİN NİHAL ATSIZ

Mehmet Ali Kalkan

11 Aralık Hüseyin Nihal Atsız'ın vefat tarihinin yıl dönümü idi. Hüseyin Namık Orhun, bütün ömrünü Türk Dili, tarihi ve kültürü üstüne araştırmalara veren büyük bir...

ROMAN SANATININ ARAF’TAKİ DURUŞU

Metin SAVAŞ

Her sanat eseri, tabii ki hakiki sanat eseri, gerçek ile kurmaca arasındaki muğlâk bir zeminde yer almaktadır. Sözü eğip bükmeden, dallandırıp...

digertumyazilar

Modernlik değildir "Modernizm" Kumar Türk modernleşmesi sürecinde, Türk tiyatrosu da medenileşme projesinin bir parçası olarak tasarlanmıştır. Aydınlanma çağı düşüncesinin ve...
1932 yılında Hasankale’nin Alvar köyünde doğan Reyhanî’nin asıl adı Yaşar Yılmaz'dır. İran'dan göçen babası önce Kars’a, daha sonra Erzurum'a yerleşir. Okuma yazmayı okula...
Nigar Rafibeyli (Azerice: Nigar Rəfibəyli, d. 23 Haziran 1913, Gence - ö. 10 Temmuz 1981, Bakü), Türk yazar ve şair. Roman ve kısa öykü yazarı olan Anar Rızayev'in annesi ve ünlü...
(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul), Türk şair, öğretmen, çevirmen. Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebi akıma katılmamış;...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Ayşe YAZICI YAVUZ 1980 Niksar doğumlu. 2003 yılı, Osmangazi Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Aynı üniversite bünyesinde 2004 yılında Tezsiz Yüksek Lisans diploması...
Tokat’ta doğan Suzan Çataloluk ilk ve orta Okulu İstanbul’da, liseyi Erzurum’da bitirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Sosyal...
1976 yılında Tarsus’ta doğdu. 2002 yılında Niğde Üniversitesi’nden mezûn oldu. Töre, Kurgan Edebiyat, Siyah-Beyaz Kültür, İnziva, Herfene, Yeni Düşünce, Başarı Edebiyat,...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin Kırıkkale'ye göçmesi üzerine ilkokulu orada tamamladı. Ortaokulu Merzifon ve Mersin askeri...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
YETİK OZAN (TURGUT GÜNAY) Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o, şiirlerinde kullandığı Yetik Ozan takma adı ile meşhur olmuştur. Prof. Dr. Saim Sakaoğlu Yetik Ozan’ın...
Yavuz Bülent Bâkiler 23 Nisan 1936 , Sivas ’ta doğdu. Şair, yazar , gazeteci, yönetici, avukat. Aslen Azerbaycan göçmeni ailenin çocuğu olan Yavuz Bülent Bâkiler ilk ve orta...