Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  
alirıdvanunarYeni Sabah Gazetesinin 2 Ocak 1946 tarihli nüshasından kestiğim ve çok sevdiğim “Gürcü Tarih Bilginlerine” isimli bir şiiri, o günden beri not defterimin köşesinde saklarım.

Yıl 1966... Aylardan Ekim...
İstanbul Saint Benoit Franız Erkek Lisesi Edebiyat Öğretmeni Mehmet Karaca ve değerli arkadaşım Bilâl Çizel ile birlikle, Cağaloğlu Yokuşu’ndan çıkıp otele gelmek üzere, İstanbul Kız Lisesi’nin önünden geçerken, sol taraftaki binalardan birinin kapısında, yıllardır hafızamda yer eden “Dr. Ali Rıdvan Unar” tabelâsı gözüme çarpmıştı. Cebimden çıkardığım yıpranmış gazete parçasındaki şiirin altında bulunan imzayı, sonra da lebalâyı göstererek, “Bu zâtı mutlaka tanımalıyız dedim. Karaca benden daha memnun oldu, “Çok iyi olur, bunlar fırsattır diye beni teşvik etti.

Merdivenleri tırmanarak Dr. Unar’ın kapısını çaldık. İçerden tok ve sanki yıllardır âşinâ olduğum bir ses, “Geliniz” diye cevap verdi.

Kapıyı açtık. İçerde, saçlarını arasında ağarttığı belli olan kitapların doldurduğu masanın başında, oldukça sempatik, yaşı 55-60 civarında gösteren bir zât oturuyordu. Kendimizi tanıtıp birer koltuğa iliştik. Sonra yine cebimden gazete parçasındaki o meşhur şiiri çıkardım ve yirmi yıldan fazla bir zamandan beri üzerimde taşıdığımı anlattım.

Sayın Ali Rıdvan Unar, son derece memnuniyetini belirttikten sonra şiiri kendi kendine okumaya başlamıştı. Fakat, gür bir sesle o ne okuyuştu öyle. Hayatımda bana en çok zevk veren bir şiiri, şairinin ağzından dinlerken duyduğum heyecan, şiirlerinin yıllar yılı ceplerde taşındığını gören bir şâirinkinden daha az değildi.

O esnada bize verdiği bilgilerden öğreniyorduk ki:
Ali Rıdvan Unar, 1903 yılında İstanbul’da doğmuştur. Millî Mücadele yıllarında kaleme aldığı hamasî şiir ve yazılar, çeşitli dergi ve gazetelerde yer almış, 1922 de “Sarı Yapraklar” isimli romanı, daha sonra da “Vatan ve Medeniyet Dersleri”, “Tabiat Tetkiki” ve “Okul Şiirleri” isimli eserleri yayınlanmıştır.

1923 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirerek, Dahiliye Mütehassısı olmuştur. Guraba Hastenesi ve Samsun Memleket Hastanesinde çalıştıktan sonra, 1928 de Viyana, Paris ve Budapeşte’de İlmî tetkiklerde bulunmuş, yurda dönüşünde Haseki ve Cerrahpaşa Hastanelerinde görev almıştır...

Onun, İkinci Dünya Savaşından sonra, Rusya’nın sahte belgelere dayanarak, Kars ve Ardahan’a sahip çıkmak istemeleri karşısında, aruz vezniyle terennüm ettiği nefis şiiri, bir defa da birlikte okuyalım:
GÜRCÜ TARİH BİLGİNLERİNE
Ejder’in ağzı bütün zehrini döksün varsın,
Yine ay yıldızlı göğsünde ışıldar Kars’ın.
Kükretjeyif fırtınanın dağlara vurdukça sesi
Türkü söyler gibidir dehre Trabzon Kalesi.
Her sınır noktası bir namlı şehidin taşıdır
Tabyalar var ki temel harcı bütün göz yaşıdır.
Türlü tılsımla keramet dolu eller kurdu
Bu yaman şedde asırlarca ne seller durdu.
Bir adım sendelemem, karşıda dünya yansa
Damarım işte açık lâzım olan şey kan ’sa!
Bağlıyım en iyi hislerle gönülden barışa
Vatan uğrunda fakat can veririm bir karışa.
Yerin üstünde esir olmak ölümden de beter
Bana hür kalmak için toprağımın altı yeter.
Yedi kat gök yarılıp bağrıma kurşun dökse
Hilkatin dişleri her zerremi bir bir sökse;
Çevremin dört bir ucundan boralar fışkırsa
Görünen her şeyi fırlatsa, kopartıp kırsa.
Yine kalbimdeki îmânıma çarpıp sönecek
Beni öldürmek için gelmiş olanlar ölecek.
Yediden yetmişe bir tek kale, yekpâre yapı
Zorlamak isteyenin beynine çarpar bu kapı!
* Çağrı Dergisi: Ekim 1996.

Abdullah SATOĞLU

Yazar Hakkında

Abdullah SATOĞLU

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SEMAH AŞKA DOĞRUDUR - A.YILMAZ SOYYER

Semah Aşka DoğrudurA.Yılmaz SOYYERPost Yayıncılık Bu roman kendilerine Alevî de denilen Kızılbaşların günümüzdeki hikâyesidir. Ülkemizin meçhul bir dağ...

TARİHTEN GÜNÜMÜZE IRAK TÜRKMENLERİ

Irak'ta yüzyıllardan beri varlık gösteren Türkmen toplumu, köklü geçmişine, ülkede bıraktığı zengin tarihî ve kültürel mirasa, günümüzde bile hâlâ canlılığını koruyan...

OSMANLI BÜROKRASİSİNDE GÖREV ALMIŞ

Nuri Kavak' ın 18 Mayıs 1944 Soykırımı'nda kaybettiğimiz Kırım Tatarları' nın anısına ithaf ederek yazmış olduğu "Osmanlı Bürokrasisinde Görev Almış Kırım...

OSMANLI DÖNEMİ ŞİİRİNDE EDİRNE

Müberra Gürgendereli, Osmanlı Dönemi Şiirinde Edirne, Çantay Kitabevi, İstanbul 2016. Edirne’nin I. Murad tarafından fethi, hem İstanbul’un hem de Balkanların kapısını...

'ÇOK DEĞERLİ' ŞAİR VE YAZAR ARKADA

Edebiyat Dunyamız

a) Unvan kullanmaya pek itibar etmeyin. Özelikle 'eğitimci yazar', 'yazar / şair' ibarelerinden titizlikle kaçınınız... Hele, 'yedi dağın çiçeği', 'Torosların Gülü' gibi...

HARP EDEBİYATI ÜRÜNÜ OLARAK İSTİKL

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

1.GİRİŞ  1.1.Harp edebiyatı ve harp edebiyatı ürünleri Türk tarihinin kurucu unsurları içinde -hiç şüphesiz- harp en başta gelen unsurlardan biridir. Çünkü bilinen...

MİLLİYETÇİLİĞİN İKİ İTİCİ G

Metin SAVAŞ

Kamuoyunun daha ziyade kültür ve siyaset felsefesine yönelik çalışmalarıyla tanıdığı Milay Köktürk “Millet ve Milliyetçilik”[1] adlı çalışmasında bir...

“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HARİD F

Prof.Dr. Saadettin YILDIZ

1.Giriş Şiir, her şeyden önce “dil” sanatıdır. İnsanların hafızalarında roman-hikâye cümleleri yerine mısraların, beyitlerin daha çok yer etmiş olması,...

PROF.DR. ABDÜLKADİR İLGEN İLE "TÜRK

Türk müslümanlığı, çok tartışılan, daha da çok tartışılacak olan konu. Ama, ilgili fikir çevrelerindeki yaygın kanaat eğer bir Türk medeniyeti oluşturulacaksa bunun zeminin...

HALK ŞİİRİNDE UYAK VE REDİF

Halk şiirinde uyak, uyak ya da ayak terimleriyle anılır. Divan şiirinde olduğu gibi, halk edebiyatının uyak konusunda kuralcı bir tutumu yoktur. Halk şairleri en eski...

ÜSKÜP’TEN OHRİ’YE MAKEDONYA GEZİ

Ağustos başında ailece kısa süreliğine Makedonya’ya gezmeye gittik. 5-6 gün boyunca Üsküp ve Ohri’de konaklayıp epey gözlem yapma fırsatı yakaladığımızı...

Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti...

ÖMER KAPLAN KOZANOĞLU

1973 yılında Adana Feke’de doğdu. Köy ilkokulundan sonraki eğitim hayatını parasız yatılı, Fen Lisesi, Tıp ve Tıp’ta uzmanlık olarak sürdürdü. Çocukluk...

Peyamî Safa

Milletimizin, son yarım asırda emsalini pek az yetiştirebil-diği değerli fikir ve sanat adamlarımızdan biri de Peyami Sa-fa'dır. Basın mesleğinin hemen her...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

O zamanlar askeri okullar yaşlı imparatorluğun en çağdaş eğitim kurumları arasındaydı. Genç adam, aradığı bilgiye ve tecrübeye ancak böyle bir okulda...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Mustafa Kemal’in anlatacakları daha bitmemişti. Fakat tren yavaş yavaş, kavurucu sıcak içinde bozkırdaki Ankara’ya yaklaşmıştı. Ağustos ayında boncuk boncuk...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
SEBEP

SEBEP

07.04.2019
‘Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey, durum, kimse…’, sebep demek...‘Bir şeyin yapılmasını gerektiren şey, gerekçe’,...
DEĞİŞİM

DEĞİŞİM

20.01.2018
Son yıllarda değişimin üzerinde o kadar çok konuşuldu ki. Değişim, değişti adeta. Değişimin belli bölümleri de değişikliğe uğradı(!) sanki.Her zamankinden,...
Konuşamaz, anlaşamaz, tartışamaz insan(lar) olduk. Birbirimizle iki çift söz edemiyoruz. İki sözü bir araya getiremez olduk neredeyse. Tatlı söz, bize...
2016 senesinde yayın hayatına başlamış olan Edebice Fikir Sanat Edebiyat dergisi Samsun’un Bafra ilçesinden kültür hayatımıza iştirak etmektedir. İmtiyaz sahibi...
Destan türünün incelenmesi ve yorumlanmasındaki zorluklar öncelikle kavramın, literatür içerisinde sağlam bir tanımını yapamamakla başlar. Tü- rün, içeriği nedeniyle yüklendiği...
Türk müslümanlığı, çok tartışılan, daha da çok tartışılacak olan konu. Ama, ilgili fikir çevrelerindeki yaygın kanaat eğer bir Türk medeniyeti...
İner şeb-i tabîatın a şeb: Farsça’da...
Ulu şair Yunus Emre bir şiirinde “Her dem yeniden doğarız/Bizden kim usanası” demektedir. Gerçekten de aradan geçen onca zamana kadar...
Kültür ve medeniyet millî ruhun yansımasıdır. Eğer bir millet yaşama üslûbunu bulamamış ve düşünüş tarzını çağın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yönlendirememişse...
2.2.”Koza” şiirlerinde ses yapısı Harid Fedai’nin şiirlerinde ses zaman zaman ön plana çıkar; ancak şiir boyunca süren...
“Bize bir zevk i tahattur kaldıBu sönen, gölgelenen dünyada”Ahmet Haşim Tek başına yürümüş Tanpınar gittikçe gölgelenen ve derinleşen dünyasında. Yapayalnızmış üstelik.
(Doğum 23 Mart 1876 – Ölüm 25 Ekim 1924), Yapıtları ve görüşleriyle Türkçülüğü ve Türk milliyetçiliğini önemli ölçüde etkileyen Türk...
Ecel tutmuş elinde bir ulu câmKi ol câmın içi dolu ser-encâm Kime ayak sunar kime içürmişKimi esrük yatur toprakta mûdam...
Geçtiğimiz günlerde Orhangazi Belediyesi “Orhangazi’nin Fethi Ve Gâzi Orhan Bey” konulu bir fetih programı düzenledi. İçeriği oldukça zengin faaliyetlerin olduğu...
Çağların ötesinden billur billur süzülüp gelen bir sanat müziğimiz var. Türk sanatının, Türk zevkinin incelikleriyle bezeli bu müziğin tarihi gelişimi...