Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Bunu okudun 0%

nurettintopcu2Türk gençliğinin ve memleketin birçok meselelerine, milliyetçi bir görüşle koyduğu isabetli teşhisleri ve çeşitli konulardaki edebî ve İlmî yazılarını 1950’den bu yana, büyük bir zevk ve takdirle takibettiğimiz, Nurettin Topçu’yu 10 Temmuz 1975 günü kaybetmiştik.

Büyük bir dâva ve fikir adamı olan Nurettin Topçu Bey’le, 1965 yılında müşterek bir dostumuz aracılığı ile şahsen tanışma imkânını bulmuştum... Daha ilk görüşte anlamıştım ki, yazılarında o kadar sert, cesur ve kabına sığmayan bir insan, hususi hayatında demek bu kadar mütevazi ve mütebessim olabiliyor, hattâ kibir ve gururdan nefret edebiliyordu...

Bir zamanlar Türk Gençlik Teşkilâtı’nın, sonra da Milliyetçiler Derneği’nin Kayseri şubesi yönetim kurulunda bulunduğumuz sıralarda, Onun hararetli yazılarından aldığımız feyz ve cesaretle, Türklük düşmanlarıyla mücadele azmimizi geliştirir, gençliğimizin en heyecanlı ve zevkli anlarını, merhum Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil ve Dr. Nurettin Topçunun yazılarını okumakla geçirirdik.

Vefatından sonra ise, Topçu’nun kurucusu bulunduğu “Hareket” dergisi ve yayınlarını,

dolayısıyle Nurettin Topçu’nun da bu yayınlar arasında çıkan değerli kitaplarını, yine aynı heyecan ve gururla takip ediyorduk.

Topçu, bugün hayata atılmış ve her biri memleketin çeşitli bölgelerinde ve devlet kademelerinde görev almış milliyetçi ve mukaddesatçı bir neslin yetişmesinde, bir Ord. Prof. Dr. Ali Fu-ad Başgil, bir üstad Necip Fazıl, bir büyük Türkçü Nihal Atsız ve hatta Serdengeçti gibi önemli hizmet görmüş bahtiyar dava adamlarımızdan birisiydi...

“Bir insanın kendine inancını kaybetmesi neyse, millet için aşağılık duygusu da odur. Bu yüzden düşünceler sığ, inançlar sahtedir” diyen Topçu, batıdan bize yeni düşünceler getiren tam bir filozoftu. O “Müslümanların topyekün kurtuluşunu da, milletimizin tarihî misyonuna sahip çıkarak, lâyık olduğu yeri almasına” bağlıyordu.

Ailesi, Erzurumlu Topçuzâdelerden olan ve 1909 da İstanbul’da doğan Nurettin Topçu, ilk TBMM’nin Erzurum milletvekillerinden meşhur Hüseyin Avni Ulaş’ın damadıydı. İstanbul Erkek Lisesini bitirdikten sonra, Fransa’da felsefe öğrenimi görmüş ve doktorasını Sorbon’da vermişti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü doçenti olan ve aynı zamanda İstanbul Erkek Lisesi ve Robert Kollej’de Felsefe öğretmenliği yapan Topçu, yayınladığı: Felsefe, psikoloji, mantık, sosyoloji gibi ders kitaplarıyla, (Kültür ve Medeniyet, Türkiye’nin Maarif Dâvası, Ahlâk Nizamı, Yarınki Türkiye, Devlet ve Demokrasi, İradenin Dâvâsı, Varoluş Felsefesi, Taşralı-Roman, İslam ve İnsan, Mehmet Akif ve Bergson gibi, sayısı yirmiyi bulan eserleri ve yüzlerce makalesinin dışında, konferans ve konuşmalarıyla da, Türk düşünce hayatının ve milliyetçilik davasının önemli kişilerinden biri olarak şöhret kazanmıştı.

İslâmî bir milliyetçiliğin temellerini ve ahlâk nizamının esaslarını araştırmak üzere, Şubat 1939’dan itibaren “Hareket” dergisini çıkararak, Türk gençliğinin millî kültür ve millî bir ruhla yetişmesine büyük gayret sarfetmiştir.

“Komünizmle Mücadele” yayınlarının İkincisi olarak 1951’de basılan bir Beyanname’deki İnkılâp-İrtica yazısında, Topçu şöyle diyordu:

“...Bizim asıl içimizi yakan şu: Millet varlığına insafsız ve şuursuzca saldıran zümrenin, içinde büyük çoğunluğu teşkil edenler, bu milletin tertemiz çocuklarıdır. Bunlar, dünyaya geldikleri gündenberi yalan bir tarih okudukları, ilim ve hakikat aşkının ne olduğunu öğrenemedikleri, hayatın kıymeti hakkında, insan rûhunun değeri hakkında gerçek bir kültür sahibi olamadıkları, bütün bunlar kendilerinde insafsızca esirgendiği, izan ve mantık kendilerinden gaddarca çalındığı için bu hale getirilmiş masumlardır.

Bizim herşeyden önce bunları kurtarmak, kendilerini sürükleyip, götüren menfaat simsarları, millî mukaddesat düşmanlarından ayırarak, selâmete kavuşturmak vazifemizdir. ”

Topçu, bu görüşlerini belirttikten sonra; “İnkılâpçı” geçinen “İrtica” yaygaracılarına şöyle hitabediyordu:

“Eğer bu memleketin, rûh ve vücûdu, bugüne kadar ihmal edilmiş olan fedakâr halkında, herhangi bir gerilik göze çarpıyorsa, bugün inkılâbı temsil ediyoruz, diyen sizler, bu zaaf ve sefalete garazkâr olarak onları yakmak veya çarmıha germek istiyorsunuz. Biz ise, sefaletinin her türlü mes’uliyetini, vicdanlarımızın üstünde duyduğumuz, bütün yokluğu içerisinde, mukaddesatını ve varlığını koruyabilmiş Türk Anadolu halkını, her-şeyiyle beraber, her felâketiyle birlikte seviyor, kurtarmak istiyoruz. Onlarla birlikte sizin rûh sefaletiniz de bize ızdırap vermektedir. İşte farkımız burada:

Siz bizi vurmak istiyorsunuz, biz sizi kurtarmak istiyoruz!’’

Evet, kasıtlı ve yanlış bir eğitim sisteminin sonucu olarak, birbirini “vurmak” durumuna düşürülen aynı milletin çocuklarını, bu rûh sefaletinden “kurtarmak” için, hayatı boyunca mücadele eden Nurettin Topçu, bu mutlu günleri görmeden aramızdan ayrıldı.

Fakat, şurası mutlaka bilinmelidir ki, Onun geride bıraktığı düşünce ve eserlerinin nûru, karanlık kafaları aydınlatmaya ve aydınlıktan korkan yarasaların helak olmasına yetecektir...

Su-Ateş-Türk... Üçünden Ürk!

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

About the Author

Abdullah SATOĞLU

1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul), Türk şair, öğretmen, çevirmen. Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebi akıma katılmamış;...
Orhan Seyfi Orhon ( d. 23 Ekim 1890, İstanbul - ö. 22 Ağustos 1972, İstanbul ), Türk şair, gazeteci, yazar, yayımcı, siyaset adamı. Türk edebiyatı tarihine Beş Hececiler olarak...
Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Anadolu Danişmendli Beyliğini kuran Melik Danişmend neslinden olduğu bilinen İsmail Hami Danişmend, 1889 yılında Merzifon’da doğmuştur. Babası Cebel-i Garbî mutasarrıflarından...
Abdullah SATOĞLU Öyle bir insan tasavvur ediniz ki, hayatında şöhretten, şehvetten, kinden, alayıştan, mevkiden ve paradan hoşlanmamış; hiçbirşeye sadakada sarılmamış, istediği...
Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene doğumluydu. Osman Olcay Yazıcı, 1953’te Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Küçükdere Nahiyesinin...
11 Şubat 1959 tarihinde Elazığ'da doğdu. TRT Ankara Televizyonu Belgesel Programları Müdürlüğü'nde çalıştı. Bu sırada bir çok belgesele imza attı. TRT'de 'Bir Kitabın Hikayesi'...
Ayşe YAZICI YAVUZ 1980 Niksar doğumlu. 2003 yılı, Osmangazi Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Aynı üniversite bünyesinde 2004 yılında Tezsiz Yüksek Lisans diploması...
Tokat’ta doğan Suzan Çataloluk ilk ve orta Okulu İstanbul’da, liseyi Erzurum’da bitirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Sosyal...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
(1 2 Temmuz 1891, İstanbul - 23 Şubat 1971, İstanbul ),Şair, gazeteci, oyun yazarıdır. Aynı zamanda 40 yıl edebiyat öğretmenliği yapan Halit Fahri hece ölçüsünün beş şairi...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Mustafa İlhan Geçer (d. 1917 , Bakırköy , İstanbul - ö. 20 Ocak 2004 , İstanbul), Türk yazar , şair , araştırmacı, eleştirmen, güfteci. Hisar dergisinin ve Hisarcılar akımın...