Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%
filozoflar esekler
filozoflar esekler
Oxford Üniversitesi’nin XX. yüzyılda en büyük dil felsefesi uzmanlarından (ölm.1960) Prof. J.L.Austin, ‘A Plea for Excuses’ adlı makalesinde bir edimin ‘yanlışlıkla’ (‘by mistake’) mı, yoksa ‘kazaen’ (‘by accident’) mi olduğunu, ilginç bir öyküyle örnekler: ‘Sizin de, çiftlik komşunuzun da birer eşeği var, ikisi de aynı otlakta otluyorlar. Günlerden bir gün, eşeğinizden bıktınız ve onu öldürmeye karar verdiniz. Silahınızı doğrultup ateş ettiniz. Kendi eşeğinizi öldürdüğünüzden emin olarak ölü eşeğin yanına gittiğinizde, dehşetle gördünüz ki, vurduğunuz sizinki değil, komşu çiftlik sahibinin eşeği… Özür dilemek için komşunuza gittiğinizde ne dersiniz: ‘ Özür dilerim, eşeğinizi kazaen öldürdüm!’ mü, yoksa ‘eşeğinizi yanlışlıkla öldürdüm’ mü?

 

Devam edelim: ‘Diyelim ki, bir önceki öyküde olduğu gibi, eşeğinizi öldürmeye karar verdiniz. Bu defa, silahınızı kendi eşeğinize doğrulttunuz, ama tam ateş ettiğiniz sırada, komşunun eşeği yürüyüp araya girdi ve siz bu defa yine onu öldürdünüz. Peki, şimdi komşu çiftlik sahibine ne diyeceksiniz: ‘Özür dilerim, eşeğinizi kazaen öldürdüm!’ mü, yoksa ‘eşeğinizi yanlışlıkla öldürdüm’ mü? ”
Prof. Austin’in verdiği bu örnek, hayvanseverlerin hiç hoşuna gitmeyebilir, doğrusu ilk okuduğumda benim de hoşuma gitmemişti. Ne yapalım ki, Austin’in verdiği bu örneği değiştirmemiz mümkün değil. Öyleyse biz, asıl mesele üzerinde duralım: ‘yanlışlık’ ile ‘kaza’, farklı kavramlar. İlk örnek, eşeğin ‘yanlışlıkla’ vurulduğunu, ikinci örnek ise,’kazaen’ vurulduğunu gösteriyor elbette… Analitik düşünce, kavramlar arasındaki bu farkların açığa çıkmasını mümkün kılıyor ve, daha da ileri gidip genelleştirerek ve Wittgenstein gibi söylersek, felsefe problemlerinin (doğallıkla, böyle problemler varsa eğer!) dilin yanlış kullanılmasından kaynaklandığını gösteriyor.
(Ayraç içinde belirteyim: Felsefeciler, eşeklere bayılırlar. Jean Buridan, özgürlük ile seçme arasındaki ilişkiyi temellendirirken, eşit uzaklığa konulmuş, aynı nitelikte ve aynı miktarda yulaf yığını karşısında bırakılan bir eşeğin, ikisi arasında bir seçme yapamadığı için eylemsiz (hareketsiz) kalıp açlıktan öldüğünü bildirir. [Dolayısıyla,‘ölme eşeğim ölme!’ demenin bir faydası yoktur, anlayacağınız…]
Nietzsche de, Putların Alacakaranlığı’nda (11. paragraf), filozofla eşek arasında, ikisinin de trajik konumda olmaları dolayısıyla bir bağıntı kurar;-şöyle: ‘ Bir eşek, trajik olabilir mi? Ne taşıyabildiği ne de üzerinden atabildiği bir yükün altında ezilmek! İşte, filozofun durumu…’
Bu uzun istitrattan sonra, asıl meselemize dönelim. Austin’in verdiği örnekten yola çıkarak ‘yanlışlıkla’ yapıp etme ile ‘kazaen’ yapıp etme arasındaki farkı ortaya koymak, mesela, ‘yanlışlık’ ile ‘hata’ arasındaki farkı açıklamaya yeter mi? Durum pek öyle görünmüyor: Paul de Man, Heidegger’in Hölderlin’in bir dizesini ‘yanlış’ (‘mistake’) değil ‘hata’(‘error’) ile okuduğunu önesürer. Çünkü ‘yanlış’lık ya yeteneksizlikten ya da dikkatsizlikten kaynaklanır. ‘Hata’ ise, şayet de Man’ı doğru anladıysam, okur’un (burada, Heidegger’in) niyeti (intentio) ile ilişkilidir.
Sözü 15.yüzyılın bir divan şairine, Abdülhalim Rumî’ye (bazıları Nazîm’e atfetse de) bir beytiyle bağlayalım:
Tövbe yarabb, hata râhına gitdüklerime
Bilüb itdüklerüme, bilmeyüb itdüklerime…
Acaba, şair, ‘bilip’ yapıp etmek ‘hata’, ‘bilmeyip’ yapıp etmek, ‘yanlışlık’ demek istiyor olmasın?

Comments powered by CComment

Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Tarih bazen anlatılmalı, bazen gerçeklerin içine gitmemiz gerekiyor yoksa geleceğin ne olacağını kestiremiyoruz. Biz sadece Orta Asya’yı demiyoruz, Türkiye dâhil Osmanlı’nın...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Bireyi kendilik hissiyle yakınlaştıran/ uzaklaştıran olgular dizgesi, toplumsal sorumluluklar ve ihtiyaçların bir-biriyle olan uyumu/çatışmasıyla doğru orantılıdır. Bireyi...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
Yoksa başlığa gene “Oğuz Uykusu” mu demeliydim… Son yıllarda bâzı muhâfazakâr çevrelerde gittikçe genişleyen bir Mevlânâ aleyhtarlığı gözlüyorum. Esâsen bu üzüntü verici durumu...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Nigar Rafibeyli (Azerice: Nigar Rəfibəyli, d. 23 Haziran 1913, Gence - ö. 10 Temmuz 1981, Bakü), Türk yazar ve şair. Roman ve kısa öykü yazarı olan Anar Rızayev'in annesi ve ünlü...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...