Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)
Bunu okudun 0%

arsalan mirzayi

arsalan mirzayi
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini Şiraz’da Kaşkayı konargöçerlerine ait olan Şahit Behişti adlı yatılı ortaokulda devam edip liseyi Kır- Karzin ve Firuzabad şehirlerinde tamamladı.  1993’te Fars asimilasyonuna karşı hiciv söylemeye başladı ve Türk ile Şeytan Kavgası, Türk ile Tanrı Kavgası adlı hiciv dolu şiirlerinde Kaşkayıların kaybettiği değerin kavgasında bulundu.

      1996’da liseyi bitiren Arsalan Mirzayı, Fars edebiyatı anabilim dalında Firuzabad özel Üniversitesi’nde, Dr. İbrahim Kayseri, Dr. Cihanbahsh Nevruzi, Dr. Kavus Hasanlı, Dr. Afrasiabi, Dr. Al-Asfour, Dr. Mahmudi diğerleri gibi ünlü hocalar nezdinde eğitimini devam etti. Daha sonra, dilbilimciliği anabilim dalında yüksek lisansla eğitimini tamamladı.

Kaşkayı Türklerinin dili ve edebiyatı üzerine gönüllü olarak çalışan Arsalan aydınlarla bir ortaya gelmesi onun bakış açısını Türklerin kendi diline eğitim alma hakkı semtine yöneltti. Kendisi Kaşkayı aydınlarını hayatında bir dönüm noktası olarak görüyor.

     Geleneksel şiir ve klasik edebiyatın yanı sıra, çağdaş Kaşkayı şiiri biçimlerinde de büyük katkısı vardır. Arsalanın her şairde olduğu gibi kendine özgü şiirsel bir dili var.

     Arsalan Mirzayı, 2000 yılında mezun olduktan sonra. Şiraz’ın 15 kilometre uzaklığında yer alan Zargan şehrinde Komite İmdat (yardım komitesi) adlı devlet kurumunda memur olarak çalışmaya başladı.2001 yılında aynı şehirde, bugüne kadar devam eden Kaşkayı Edebiyat ve Kültür Derneği’ni başlattı. Bu dernek tarafından kapsamlı ve önemli faaliyetler yürütülmektedir. 2003’te Kaşkayı Türklerinden olan biri ile evlendi, evliliğinden bir kız ve bir erkek çocuğu olmuştur.   Oğullunun adını Rıza ve kızının adını da İran coğrafyasında 2000lerden sonra lisanslı ve izinli olan Asena adını bir Türkçe kökenli ad olduğu için kızına ad seçmiştir.

      Arsalan Mirzayı hiçbir siyasi fikri veya düşünceyi işine dahil etmeden iş hayatında da çok başarılı olmuştur, 2015’te Fars eyaletinde en iyi memur olarak seçilmiştir.

Sadece Kaşkayı Türklerinin değil bütün Türk dünyasının önde gelen sanat ve fikir adamları arasında çoktan beri yer alması gereken Arsalan Mirzayı ne yazık ki hak etiği kadar tanınmamıştır.

Arsalan Mirzayı, Esadullah Merdani gibi büyük dilbilimciler nezdinde kendi anadili olan Kaşkayı Türkçesinde de gerektiği kadar ders almış ve Türkçenin şiir diyarına adım atmıştır. Bu diyarda hızlıca zirvelere çıkmış, Kaşkayılar’ın durgun ve baskıda kalmış şiir ve edebiyatına Ayvazullah Safari gibi şairlerle birlikte büyük bir devrim yapmışlardır.

İran coğrafyasında Türklerin anadilinin ezilmesinden şikâyetçidir ve bu şikâyetini şiirlerinde daima en sert şekilde ifade etmektedir.

Şair müzikle de yakından ilgileniyor. Ve bir ozan gibi kendi söylediği şiirleri bestelere döküyor. Kaşkayılarda bilinen Mesut Namdarı gibi ünlü müzisyen iş birliğiyle yaptığı İlger ve Uzak Yol albümleri müzik konusunda en önemli çalışmalarındandır.

O hem şair hem, hem Müzikçi ve hem de bilim adamı olarak gösterdiği başarılar sebebiyle Kaşkayılar arsında farklı unvanlarla övülmektedir.

Şairin Eserleri:

 

Mirzayı, Arsalan (2015/1394). Dina’dan Haydar Babaya Selam, (Dinadan Hayder Babaya Selam), Tek Dereht Yayın evi, Tahran.

Mirzayı, Arsalan (2017/1396). Çocuklar Ay Çocuklar-Çocuk Şiirleri (Uşaqlar Ay Uşaqlar-Uşaq Şiirləri), Tahtı Cemşid ve Kaşkayı yayın evi, Şiraz.

Mirzayı, Arsalan (2017/1396). Kaşkayı Bilmeceleri, (qaşqay Tapmacaları), Yaşıl Alma yayın evi ve Ocak Derneği, Şiraz.

Biz Türk’ün biz Kaşkayı’yız

 

Biz türkək biz qaşqayıyag 

Bizim ağır el varımız

Ağzımız içinde şirin

Şəkər təkin dil varımız

 

(Biz Türk’üz biz Kaşkayı’yız

Bizim ağır el varımız

Ağzımız içinde şirin

Şeker gibi dil varımız)

 

Bizim Eldə gümüş üzlər

Qəlm qaşlar ala gözlər

Yaxçı mətəl, şirin sözlər

Duyqulu nağıl varımız

 

(Bizim elde gümüş yüzler

Kalem kaşlar, ela gözler

Yahşi hikâye, şirin sözler

Duygulu masal varımız)

 

İkki nərgis, ikki sümbül

Şeyda bulbul bir qızıl gül

“Yüsfəli” təkin bülbül

“Sultan” kimin gül varımız (1)   

 

(İki nergis, iki sümbül

Şeyda bülbül bir kızıl gül

Yusfali gibi bülbül

Sultan gibi gül varımız)



İzzət evini qayıran

İngilis döşündə duran

Sovlət kim duşman yumuran

Bizim coşqun sel varımız (2)

 

(İzzet evini kayıran

İngiliz’in karşısında duran

Soylat gibi düşman kaçıran

Bizim coşkun selimiz var)

 

 Gölümüzdə suna vardır

Elimizdə ana vardır

Arxamızda Dina vardır

Güllü yaşıl Çöl varımız (3)

 

(Gölümüzde suna vardır

Elimizde ana vardır

Arkamızda Dina vardır

Güllü yeşil Çöl varımız)



Gəçən günə ağlamışag

Əhdimizi saxlamışag

Elim sənə bağlamışak

Mühkəm sınmaz bel varımız

 

(Geçen güne ağlamışız

Ahdimizi saklamışız

Elim sana bağlamışız

Gücü kırılmayan bel varımız)

 

Solmuş Gülləring açılsın

Batmış Gününg genə çalsın

Duşmanıng gözü kor olsun

Zağ varımız hel varımız

 

(Solmuş güllerin açılsın

Batmış güneşin yine doğsun

Düşmanın gözü kör olsun

Zağ varımız hel varımız)

 

Yetim yal Ayvaz qəmindən

Dina Mensur qedeminden

Arsalanıng qələmindən

Bizim uzaq yol varımız (4)

 

(Yetim Yal, Ayvaz gamından

Dina Mensur adımından

Arsalan’ın kaleminden

Bizim Uzak Yol varımız.)

 

1.Yüsfəli :Kaşkay Türklerinin eski şairi. Sultan :Yusuf Ali’nin eseri

2. Sovlət : Kaşkay İlhanı 

3. Dina : Dağ adı

4. Yetim Yal, Dina Mensur : Kaşkay şairi Ayvazullah Seferi’nin eseri





http://yolumuzdernek.com/arsalan-mirzayi/?fbclid=IwAR2BbsVupwCJ7x2GQaiJtOrU1AS7UPW_u71R7HlSsIFZpgbT5aOQGrSmICE

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Ziya Gökalp ilkokulunu(1980), Eskişehir İmam-Hatip Orta ve lise kısmını (1987) bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler...
YETİK OZAN (TURGUT GÜNAY) Yetik Ozan’ın asıl adı Turgut Günay’dır. Ancak o, şiirlerinde kullandığı Yetik Ozan takma adı ile meşhur olmuştur. Prof. Dr. Saim Sakaoğlu Yetik Ozan’ın...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten Goethe: "Hayatın da, ölümün de sırrına erip, rûha gömülen bir hazine ve batmayan bir güneşle kucak...