Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 1 - 2 dakika)
Bunu okudun 0%

ozcanturkmen1

İşimize geldiğinde sözü çeviriveriyoruz hemen. Sözümüz neden kesiyorlar, biz başkasının sözünü niçin kesiyoruz?

Sözümüzü esirgememekle nereye varacağımızı sanıyoruz? Sözü neden hep dağıtıyoruz.

Sözü mü olurdu aramızda ufak tefeğin ...

Söz aramızda’ derdik başkası bilsin istemiyorsak. Söz çıkmazdı aramızdan o zaman.

Sözüm meclisten dışarı’ der başlardık anlamada tereddüt hâsıl olduğunu düşündüğümüzde.

Sözüm yabana’ der kırmamaya çalışırdık karşımızdakini. Sözünden çıkmayan insanlar görürdük çevremizdekileri…

İletişim engellerinde söz ne kadar önemli? Söz ağızdan çıkar ve dosdoğru çıkar. Dönüşü yok… Bunun farkına neden varamıyoruz?

‘Söz dediğin yaş deridir, nereye çekersen oraya gider.’ demiş atalar. Hiç duymadık mı?

Söz ehli olmak varken söz düellosu bize göre mi? Söz dalaşına girmekle ne kazanacağız ki?

Söz cambazı olalım derken komik durumlara düşüyoruz. Ağır söz, eğri söz, pis söz, acı söz hiç bize göre değil.

Neden hep söz kesmeye hevesliyiz?

Dediklerimiz neden hep sözde kalıyor? Neden hep söze atılıyoruz? Sözü neden uzatıyoruz hep? Uzun lafın (sözün) kısasını neden seçemiyoruz bir türlü?

Son sözümüz olması gereken, neden hep ön sözümüz oluyor?

Söz meclislerine ne kadar çok ihtiyacımız var?

Buralarda üstümüze düşmeden konuşmazdık. Abes kaçan sözlerden uzak dururduk. Ağzımızdan söz dirhemle çıkardı. Ağzımızdan çıkan sözü, kulağımız işitirdi. İleri geri de konuşmazdık.

Birilerinin ağzında çalkalanmazdık. Olur olmazdan, ipe sapa gelmezlerden hiç söz etmezdik.

Böyle yapıp da birine söz gelsin istemezdik. Bilerek birine söz getirmezdik. Büyüklerimizin bir sözünü iki etmezdik. Bize ne oldu?

Söz sultanlarının yanında söz söylemek baş yarıyor mu? ‘Büyük lokma ye büyük söz söyleme.’ derlerdi. Ne oldu? Biz de böyle diyebiliyor muyuz?

İnsanlar birbirini anlardı. Sadece cahile söz (laf) anlatmak deveye hendek atlatmaktan güçtü (zordu). Doğru söz acıydı. Doğru söz yemin istemezdi.

Hayvan yularından, insan ikrarından (sözünden) tutulurdu.

Kem söz, kalp (kem) akçe sahibinindi.

Tatlı söz can azığı, acı söz baş kazığıydı.

Söz karışıklığı yoktu konuşmalarımızda. Söz sahibi, sözünün öneminin farkındaydı. Söz sırası gelmeden konuşulmazdı.

Söz ustası bilgeler çoktu. Söz yarışı yapmak gereksiz görülürdü.

Sözüne sahip insanlar bilirdik herkesi. Beylik sözlerle birbirimiz avutmazdık. İğneli söz yerinde ve zamanında kullanılırdı. Katı söz, kuru söz er kişiye yakışmazdı. Lastikli sözden hep uzak durulurdu.

Pis sözü kimsenin ağzına yakıştırmazdık. Namus sözü, şeref sözü bilirdik bütün sözümüzü.

Güzel günler için, güzel sözler için söz mü?!

Özcan TÜRKMEN

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum ekle


More articles from this author

Bazen, yurtlarından ayrılıp uzak diyarlara giden sırtları torbalı, elleri asalı, yürekleri düğümlü insanlara karışarak; bazen, seyrek uzun kirpikli kara gözlerine toplanmış derin...
Tutam yar elinden tutam Çıkam dağlara dağlara Olam bir yaralı bülbül İnem bağlara bağlara ERZURUMLU EMRAH Güneş yanını eğmiş, vakit ikindiyi aşmıştı. Burgaz’dan aşağıya Karagöl’e...
“Bu gün gibi hatırımda İlk gün, ilk ders, ilk hece Şiirler yazmak için öğrendiğim Güzel Türkçe…” (Ziya Osman Saba) Bilge Kağan ve Kültiğin kardeşler ile vezirleri Tonyukuk,...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
“…Uzun süren bir Türk tarihi vardır ve bu büyük tarih, dev bir İslam kültürü barındırır. Fakat dikkatli bir göz, uyanık bir zekâ ve iyi niyetli saf bir vicdan ancak bu kültürün...
“Kazma küpürtüsüyle gideceğiz.” Karakterimin ana dokusunu babam şekillendirdi, kalan kısmını ise annem. Babamı çok erken yaşta kaybettim. Belki de o yüzden olacak, o bana hep bir...
Ülkücüye umutsuzluk yasaktır. Bu cümledeki "ülkücü" kelimesi, ocaklıları ifade ettiği gibi herhangi bir ülküyü benimseyen herkesi içine alır; "idealist" anlamında kullanılmıştır....
Hülasa öğrencilerle kitabı bir araya getirmeye çalışırken kitaba dair kullandığımız bu sağlıksız dil; yazar-eser ezberleme tuhaflığıyla ve kitapla başı hoş olmayan toplumsal...
Bir dil için en iyi durum, yazıldığı gibi okunması ve okunduğu gibi yazılmasıdır. Peki, Türkçemiz için durum böyle midir? Avrupa dillerinden giren kelimelerde pek güçlük yoktur...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
(d. 16 Nisan 1916, İstanbul - ö. 13 Aralık 1979, İstanbul), Türk şair, öğretmen, çevirmen. Modern Türk şiirinin önde gelen şairlerindendir. Herhangi bir edebi akıma katılmamış;...
Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman cariyesine benziyordu... Soluk basma entarisi parça parçaydı. Gür, kıvırcık, kumral saçları, mermer...
Füsun Menşure, Hamburg'ta doğdu. İnşaat mühendisliği eğitiminin ardından yurt dışında iç mimarlık mekan ve çevre tasarımı bölümünü bitirdi. Daha sonra işletme fakültesindeki...