Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)
Bunu okudun 0%

anadilinde
anadilinde
Anadili Bilinci ve Duyarlığı

Anadili, insanın içinde doğup büyüdüğü aile ya da toplum çevresinde ilk öğrendiği dildir (Vardar, 2002: 17). Başlangıçta anneden ve yakın çevresinden, daha sonra da ilişkili bulunulan çevrelerden öğrenilen, insanın bilinçaltına inen ve bireyin bir toplumda en güçlü bağlarını oluşturan dildir (Aksan, 1990: 81). Anadilini öğrenme ise; ayırma, çözme, birleştirme, düzenleme gibi işlemleri gerektiren konuşma, dinleme, okuma, yazma etkinlikleriyle gelişen düşünsel, duygusal, duyumsal ve bireye özgü bir anlam evreni “oluşturma-dışlaştırma” sürecidir (Adalı, 1983: 35).

Anadili eğitimi ve öğretimi, bireyin doğumuyla başlayıp yaşam boyu devam eden bir süreçtir (Sever, 2005: 8). Bu süreçte, çocukların görsel, işitsel ve dilsel algılarının geliştirilmesi, anadili bilinci ve duyarlığı edindirmeye dönük becerilerini ortaya koyacaktır. Anadili sevgisi ve duyarlığı kazanmamış, kazandırılmamış insanlar; dillerine, kullandıkları sözcüklere özen göstermezler (Nas, 2004: 43). Kavcar (2002: 13)’a göre, dil öğrenimi beyni, dolayısıyla düşünceyi geliştirir. Sosyal yapının

iç dokusunu, anadili oluşturur. Bugün Türkiye’de çevre kirlenmesi, siyaset kirlenmesi gibi çeşitli kirlenmelerin yanı sıra, bir de “dil kirlenmesi” vardır. Dil duyarlığı ve bilinci bakımından görülen eksikler, Türkçenin geleceği için ciddi bir tehlikedir. Bu tehlikenin önüne geçebilmek için, anadili öğretiminin temel sorumluluğu; anlama ve anlatma becerileri gelişmiş, yaratıcı düşünme becerileri edinmiş, duyarlı    bireyler   yetiştirmek   olmalıdır. Öğretimin, anılan sorumluluklarının

gerçekleştirilmesinde  en temel  aracı ise;  anadilinin  kullanım olanaklarının  yansıtıldığı, temel

kurallarının yaşama geçirildiği metinlerdir (Sever, 2004: 232).

Anadili bir öğrenme ve öğretme aracıdır. Bu nedenle, anadili öğretimi de kişiye öncelikle yazılı kaynaklardan (yazınsal ve öğretici metinlerden) yararlanma ve bunları başkalarıyla paylaşma becerisi kazandırmalıdır. Okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmak, daha yalın bir söyleyişle “seçici okur” yetiştirmek, anadili öğretiminin ulaşmak zorunda olduğu temel amaç olarak benimsenmelidir (Sever 2002: 5). Dilidüzgün (2003: 18)’e göre, okuma eğitimi daha çok çocuk yaşlarda, ailede ve ilkokul eğitimi sıralarında başlamalıdır. Okuma alışkanlığının küçük yaşlarda başlaması, belli bir eğitim anlayışını da beraberinde getirmektedir. Okuma eğitimine küçük yaşlardan başlayarak bu temel amaca ulaşabilmek için, anadili öğretiminin temel aracının nitelikli metinler olması gerekmektedir. Bu metinler, anadilinin sözvarlığını, anlatım olanaklarını yansıtmalıdır. Ayrıca metinlerin, öncelikle çocuk gerçekliğinden hareket ederek ço

Anadili edinme sürecinde, dilsel gelişim ile bilişsel gelişim koşut ilerlediğine göre, anadilinin öğrenilmesinde metinlerin belirli işlevleri bulunmaktadır. Bu yönüyle, okulöncesi dönemde çocuk edebiyatı ürünleriyle tanıştırılan çocuk, anadiline karşı ilk deneyimleri ile karşı karşıya gelir. Çocuğun dünyasına seslenen sözcükleri ve anlatımı yeğleyen kitaplar, çocuklarda anadili sevgisini oluşturur. Sever (2004: 223)’e göre, anadilinin yapısının, kural ve zenginliklerinin öğrencilere kavratılmasında, anadilini doğru kullanma duyarlığının ve bilincinin oluşturulmasında, yazınsal metinlere önemli görevler düştüğü bilinmektedir.

Çocuk, gözünü, kendisini çepeçevre kuşatan bir dil içerisinde açar. Bu, onun anadilidir. O dilin ses dizgesini edinir, o dilin anlama, anlatma yoluyla anadili bilinci uyanır (Adalı, 1983: 31). Okuma alışkanlığı ve kültürü kazandırma sürecinde, çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun, sanatsal nitelikli yazılı kültür ürünleriyle sürekli olarak karşılaşması gerekmektedir. Bu yönüyle anadili öğretiminin başarısını belirleyen en önemli değişken, görsel ve yazılı uyaranlarla çocuğun etkileşime girdiği çocuk edebiyatı ürünleridir.

Fazıl Hüsnü Dağlarca (2007: 30)’nın “Sayı Nedir” şiiri incelendiğinde, Türkçenin yaratıcı anlatım olanaklarının çocuk gerçekliği ile kurgulanarak bilmece tadında sunulduğu görülmektedir. Ayrıca Dağlarca, çocuğun bilişsel algılama sürecini, çocuğun anlayabileceği bir dille ortaya koymuştur. Birkaç sözcükle çocuğa duyma ve düşünme sorumluluğu veren bu şiir, çocukta anadiline karşı sevgi duygusunu sezinletecektir:

Sayı Nedir

Kaç tane bir varsa içinde

Birlerin toplamıdır

Arananın sayısı

Kaç tane varsa içinde

Ağaçların toplamıdır

Ormanın sayısı

Kaç tane varsa içinde

Yıldızların toplamıdır

Göğün sayısı

Kaç tane varsa içinde

Hepsinin toplamıdır

Bir avuç leblebinin sayısı

Anadili öğretiminin temel amaçlarından biri de çocukların dil bilinci ve duyarlığı edinmelerini sağlamaktır. Bu amaca ulaşabilmek için, öğretimde kullanılan metinlerin özenle seçilmiş olması gerekir. Türkçenin özensiz kullanıldığı, çocuk gerçekliğini yok sayan metinlerle yürütülen bir öğretimin, çocuklara anadili sevgisi kazandırması da beklenemez (Sever, vd., 2008: 13). Bu yönüyle, dilsel becerilerin öğrenilmesinde, anadilinin anlatım olanaklarının sezdirilmesiyle oluşturulacak nitelikli metinlere gereksinim vardır. Adalı (1983: 34)’ya göre, anadilinin yapısını, olanaklarını bilmek, kuşkusuz anlama-anlatma etkinliğinin başarısını da etkileyecektir.

Okulöncesi dönemde çizgi, resim ve yazı ile oluşturulan nitelikli çocuk edebiyatı ürünleri, çocukta kitap kültürünün de önsözünü oluşturmaktadır (Şirin, 2007: 53). Anadili öğretiminde, bilginin aktarılması ve yapılandırılmasından önce, ilköğretimin birinci sınıfından başlayarak çocukları okuma kültürü edinmiş kişiler olarak yetiştirebilme, genel bir amaç olarak benimsenmelidir. Metinlerin, dilsel düzenlenişi, sözvarlığını yansıtma yeterliliği, çocuklara anlam evrenlerine uygun duyma ve düşünme sorumluluğu vermesi, onları anlamın oluşmasına ortak edebilmesi, düş ve düşünce üretmeye yöneltme başarısı, çocukları okul türü öğretmenin ilk yıllarından başlayarak yazılı kültüre yönelten temel etkenlerdir (Sever, 2005: 179).

Erol Büyükmeriç (2000)’in “Emece Memece Çizgili Bilmece” adlı yapıtındaki bilmecelerin oluşturduğu anlam evreni, çocuklara Türkçenin anlatım olanaklarını sezdirirken aynı zamanda onların düşünme, karşılaştırma gibi bilişsel yetilerinin geliştirilmesinde yardımcı olmaktadır:

Gökten düştü şıp şıp

Yere düştü tıp tıp (Büyükmeriç, 2000).

(Yanıt: Yağmur)

Kavga bitsin o gelsin

Yerine sevgi gelsin

Savaşların nesi hoş

Olmaz olsun o gelsin (Büyükmeriç, 2000).

(Yanıt: Barış)

Dedem akça akçacık

Yusyuvarlak topçacık

Bilmem gider nereye

Gündüzleri hoppacık (Büyükmeriç, 2000).

(Yanıt: Ay)

Yukarıdaki bilmeceler incelendiğinde, bilmecelerin anadilinin (Türkçenin) sesçil yapısını ortaya koyduğu görülmektedir. Ayrıca bilmeceler, düşünme sorumluluğunu da çocuklara vermektedir. Ses ve sözcük yinelemeleriyle (düştü, şıp şıp, tıp tıp, gelsin, bitsin, akçacık, topçacık) Türkçenin söyleyiş güzelliğini eğlenceli bir biçimde duyumsatmaktadır. Böylece dil sevgisini geliştirici bir uyaran olan bilmeceler, sezinletici bir biçimde çocukları Türkçenin içine çekmektedir.

Anadili öğretiminin ulaşmak durumunda olduğu en önemli amaç, okuma kültürü edinmiş, düşünen-duyarlı bireyler yetiştirmektir (Sever, 2005: 9). Bu amaca ulaşılmasında, yazınsal nitelikli çocuk kitaplarının yaşamsal bir önemi vardır. Çünkü yazınsal nitelikli metinlerin temel sorumluluğu, okulöncesi dönemden başlayarak çocuklara çizgilerin ve sözcüklerin anlatım olanaklarıyla kurgulanmış yeni yaşantılar sunmaktır. Anadilinin (Türkçenin) kural ve zenginliklerinin öğrencilere kavratılmasında, anadilini doğru kullanma duyarlığı ile bilincinin oluşturulmasında yazınsal metinlere önemli görevler düştüğü bilinmektedir (Sever, 2004: 225).

Kitaplar, renk ve çizginin estetik dilini bütünleştiren, anadilinin anlatım gücünü ve güzelliğini yansıtan araçlardır (Sever, 2004: 225). Bu araçların, okulöncesi ve ilköğretim döneminde çocukların dilsel becerilerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anlatı, masal, öykü, şiir, roman gibi sanatçı duyarlığı ile kurgulanan; çocuk duyarlığını kavrayan, onun beğeni ve gereksinmelerine seslenen ürünler, anadili öğretimi için doğal bir öğrenme ortamı yaratır. Kitaplar, çocukların hem anlama ve anlatma becerilerini geliştirmeleri hem de anadilinin anlatım inceliklerini ve gücünü sezebilmeleri için öykünebilecekleri bir dil modeli oluşturur (Sever, 2004: 233). Okulöncesi dönemde, sanatsal kaygılarla hazırlanan resimli kitaplar, çocuklarda kitaba karşı ilgi ve sevgi uyandırır; ilgi çekici bir okuma ya da anlatım, çocuklara dinleme becerisine ilişkin yaşantılar kazandırmaya başlar (Sever, 2008: 25).

Sonuç

Anadili bilinci ve duyarlığın temelini oluşturan anadili sevgisi, çocuk kitaplarıyla gelişmektedir. Çocuğun doğasına uygun, anlam ve anlatım evrenini önceleyen çocuk kitapları, anadilinin (Türkçenin) güzelliğini, kurallarını çocuklara duyumsatmaktadır. Çocuk edebiyatı ürünlerinin nitelikli olmasının temel göstergelerinden birisi, çocuğun düşsel dünyasını geliştirmesi ve çocuğu düşünce serüvenine çıkarmasıdır. Bu durumun oluşması için, çocuk edebiyatı yapıtları önce görsel okuma, daha sonra dilsel okumaya yönelik donanımda olmalıdır. Çocukların okumaya yönelik eylemlerinde duyuşsal olarak olumlu duygular içinde bulunması için, onlarda anadiline karşı sevgi ve duyarlık oluşturulması gerekir. Çocukların bu duyuşsal çabalarının temelinde ise, çocuk edebiyatı yapıtlarını oluşturan nitelikli sanatçıların Türkçenin anlatım olanaklarını, sözvarlığını yansıtmadaki başarıları yatmaktadır. Bu yönüyle önemli bir sorumluluk üstlenerek oluşturulan çocuk kitaplarında, Türkçenin doğurgan, devingen, duygu ve düşünceyi anlatmada yetkin bir dil olduğunun duyumsatılması, çocuğa anadilinde duyma ve düşünme sorumluğu vermektedir. Bu durum, çocuk edebiyatının en temel işlevi olmalıdır. Sever (2008: 19)’e göre, çocuk edebiyatının en temel işlevlerinden biri, çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuk edebiyatı ürünleri, çocukları nitelikli metinlere yönlendirmeyi başarabilen, onlara zamanla okuma kültürü kazandırabilen bir sorumluluk üstlenmelidir.

KAYNAKÇA

Adalı, Oya (1983) “Anadili Olarak Türkçe Öğretimi Üstüne”. Türk Dili: Dil Öğretimi Özel Sayısı, 379-380, 31-35.

Aksan, Doğan (1990) Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları.

Büyükmeriç, Erol (2000) Emece Memece Çizgili Bilmece. İstanbul: Kaynak Yayınları.

Dağlarca, Fazıl Hüsnü (2007) Okulumuz 3’teki. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

Dilidüzgün, Selahattin (2003) Çağdaş Çocuk Yazını. İstanbul: Morpa Yayınları.

Kavcar, Cahit (2002) “Türkçenin Güncel Sorunları”. Bilim ve Aklın Aydınlığında EĞİTİM. MEB, 27, 13-17.

Nas, Recep (2004) Örneklerle Çocuk Edebiyatı. Bursa: Ezgi Kitapevi Yayınları.

Sever, Sedat (2002) “Öğretim Dili Olarak Türkçenin Sorunları ve Öğretme-Öğrenme Sürecindeki Etkili Yaklaşımlar”. Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 34, 1-2,11-12.

Sever, Sedat (2004) “Anadili Öğretiminin Temel Bir Aracı: Yazınsal Nitelikli Çocuk Kitapları”. Disiplinlerarası Bakışla Türkiye’de Çocuk 4. Ulusal Çocuk Kültürü Kongresi. Ankara: AÜ Çocuk Kültürü Araştırma ve Uygulama Merkezi Yayınları, 11,223236.

Sever, Sedat (2005) “2004 Öğretim Programında Türkçe Öğretimi Anlayışı”. Eğitimde Yansımalar: VIII İlköğretim Programlarını Değerlendirme Sempozyumu. Ankara: Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Tekışık Geliştirme Vakfı, 177-192.

Sever, Sedat (2005) “Türkçe Öğretiminin Çözülemeyen Sorunları”. Varlık. İstanbul: Varlık Yayını, 1189, 8-16.

Sever, Sedat (2008) Çocuk ve Edebiyat. İzmir: Tudem Yayınları.

Sever, S., Kaya, Z., Aslan, C. (2008) Etkinliklerle Türkçe Öğretimi. İstanbul: Morpa Kültür Yayınları.

Şirin, Mustafa Ruhi (2007) Çocuk Edebiyatı Kültürü “Okuma Alışkanlığı ve Medya Sarmalı”. Ankara: Kök Yayıncılık.

Vardar, Berke (2002) Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü. İstanbul: Multilingual Yabancı Dil Yayınları.

Comments powered by CComment

More articles from this author

Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...