Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

KIRMIZILAR HAREKETİNİN AMAÇLARI

kirmizilarlogoKırmızılar Hareketi, yalnızca Türkiye’nin ve mensubu olduğu medeniyet dâiresinin değil, bütün insanlığın geleceğine ilişkin “Yeni Türk Medeniyeti Tasavvuru” nun felsefî ve sosyolojik temellerinin oluşturulmasına dâir çalışmaların, tarihin birikimi ve geleceğin beklentileri ekseninde, daha da vakit kaybedilmeden, hızla yapılması gerektiğine inanmaktadır. 

Medeniyetimizin yeniden bütün insanlığın beklentilerine cevap verecek bir güç ve kudrete sâhip olabilmesini sağlayacak “medeniyet tasavvuru” çabalarının istenen neticeleri verebilmesi için, muhtelif sebeplerin tesiriyle yaklaşık dört-beş asırdan buyana "sığlaşma" ve "donuklaşma" sürecine girmiş bulunan kültür ve düşünce iklimimizin yeniden canlılık kazanmasına ve üretken hâle gelmesine katkıda bulunmak, Kırmızılar Hareketi’nin öncelikli amacıdır.

Medeniyetimizin yeniden ihyâ ve inşasını üstelenecek öncü aydınlar topluluğunun teşekkülü ve, çalışmalarını verimli bir şekilde sürdürebilmesi için uygun zeminin oluşturulması, Kırmızılar Hareketi’nin varlık sebepleri arasındadır.

Türk kültür ve düşünce hayâtının en önemli sorunlarından birisi olan ve Tanpınar'ın ifâdesiyle "değişerek devam etmek, devam ederek değişmek" için lüzumlu olan geçmiş-hâl-gelecek arasındaki irtibatın yeniden ve güçlü bir şekilde tesis edilmesi, en önemli amaçlarımız arasındadır.

Türk kültür ve medeniyet coğrafyasındaki bilim, kültür, san’at ve düşünce insanları arasındaki ilişkiler, XVI. yüzyıldan itibâren zayıflamıştır. Bu ilişkilerin artırılması, canlı ve üretken bir kültür ve düşünce ikliminin tesisi için hayâtî önem taşımaktadır. Kırmızılar Hareketi bu konuda dâimi bir çaba içinde olacaktır.

Türk toplumu ve aydın zümresi, bilhassa modernleşme döneminde, birbirleriyle irtibatı ve asgarî müşterekleri olmayan ─varsa da, en alt seviyede olan─ irili-ufaklı toplulukların oluşturduğu kompartımanlara bölünmüş durumdadır. Bu durum, farklı düşüncelere sâhip kesimler arasında etkileşimi son derece güçleştirdiğinden, ülkemizde canlı bir kültür ve düşünce iklimi tesisine imkân vermemektedir. Ülkemize, Türk Milletine ve insanlığa hizmet, hakikate ulaşmak, ahláklı olmak ve her hál ve şartta adâletin tesis edilmesi için çalışmak konularında müşterek değerleri paylaşan aydınlarımız arasındaki irtibatın tesis edilmesi ve bu ilişkilerin sürdürülebilir kılınması, en çok önem verdiğimiz hususlardan birisidir.

Türk kültür ve medeniyet dâiresindeki bireylerin/toplumların yüzyıllardan buyana en önemli sorunlarından birisi de, geçmiş ve hâldeki gelişmeler ile gelecekteki muhtemel gelişmelerin öğrenilmesi/tahmin edilmesi ve yorumlanması konusunda umûmiyetle "yabancı" kaynaklardan yararlanma zorunluluğunda kalmış olmalarıdır. Hâdiselere kendi zâviyemizden bakabilmek, toplumun “güncel olaylar” ve “gelecekteki muhtemel gelişmeler” konusunda güvenilir kaynaklardan bilgilenmesini temin etmek, medeniyet tasavvuru çabalarının sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde ve ayakları yere basan bir bakış açısıyla yürütülebilmesi için, lüzumludur. Kırmızılar Hareketi, bu ihtiyâcı gidermek ve "en güvenilir bilgi, haber ve yorumların dileyen herkesin istifâdesine sunulacağı imkân ve kaynakları oluşturmak, gerekli araçları ve müesseseleri ihdas etmek; bu yöndeki çabalara destek olmak" azim ve kararlılığındadır.

Kırmızılar Hareketi, “Yeni Türk Medeniyeti” için ortaya çıkarılacak Türk Felsefesi’nin, dünya görüşünün gelişeceği entelektüel zemini oluşturmak ve ideolojisini kurgulamak idealindedir.

KIRMIZILAR HAREKETİNİN HEDEFLERİ

Kırmızılar Hareketi’nin kuruluş ve çalışma hedefleri şöyledir:

  • Yurtiçinde ve dışında, farklı düşüncelerdeki insanların tereddütsüz güveneceği bilgi ve haber kaynaklarını oluşturmak,
  • Farklı düşünceleri taşıyan, fakat müşterek hassasiyetleri bulunan kesimler arasında, entelektüel çalışmalar bağlamında iletişimi ve etkileşimi sağlamak,
  • Düşündüklerini "her hál ve şartta" ifâde etmeyi düstur edinen ve hattâ bu hususu yaratılış gâyesine uygun yaşamanın gereği sayan; bu sebeple de, mâhiyeti ve derecesi ne olursa olsun hiç bir baskı altında eğilip-bükülmeyen, inandığı değerlerin yaşaması ve yaşatılması konusunda gereken her türlü çabayı göstermeyi ve bu konuda her türlü fedakârlığa katlanmayı kendisi için ibâdet sayan hakîkî münevverlerin yetişmesini ve bunların müşterek bir çaba içinde olmasını sağlamak,
  • “Zihniyet” planında tasarlanan “Yeni Türk Medeniyeti” tasavvurunun uygulamadaki yön verici nitelikli insanlarını yetiştirmek,
  • Okuyan, düşünen, tartışan, muhakeme eden, düşündüklerini sözlü ve yazılı olarak ifâde eden insanlardan müteşekkîl nitelikli bir toplumun inşâsına katkıda bulunmak,
  • Bir “Türk Felsefesi” ortaya çıkarmak,
  • “Yeni Türk Medeniyeti” için gerekli dünya görüşünü ve ideolojisini ortaya koymak.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

HÜSEYİN NİHAL ATSIZ

12 Ocak 1905 İstanbul’da dünyaya gelen Hüseyin Nihal Gümüşhane’nin Çiftçioğlu ailesine mensuptur. Babası, deniz makine önyüzbaşısı Hüseyin efendi oğlu deniz...

İŞRAK DUYGULARI - AHMET URFALI

İŞRAK DUYGULARI - Ahmet Urfalı RUMİ YAYINLARI Araştırmacı-eğitimci-şair Ahmet Urfalı'nın yeni şiir kitabı “İşrak Duyguları” Rumi Yayınları'ndan piyasaya...

PROF. DR. SUPHİ SAATÇİ

Kerkük’te doğdu (1946). İlk ve orta öğrenimini Kerkük’te tamamladı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar...

ENVER PAŞA'NIN ANILARI - HALİL ERDOĞA

Kitap Enver Paşanın anılarını üzerine ekleme yapmadan olduğu gibi aktarıyor. Tarihimizde önemli bir yeri olan Enver Paşanın anılarını kendi ağzından dinlemek...

DENEYELİM Mİ?

Özcan TÜRKMEN

Hayat öyle güzel ki... Öyle güzel ki yaşamak. Yaşadığının farkında olarak yaşamanın hazzı bambaşka.Hayatın güzelliği var da yaşanmazı yok mu sanki. Günün...

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE ÜNLEM

Edebiyat Dunyamız

(Terim ve Tanım, Tasnif, Ünlem Olan Kelimeler, Söz Dizimi ile ilgili sorunlar)Yazılı ve sözlü anlatımda özel bir yeri ve işlevi olan ünlemler (ünlem...

TÜRK DİLİNE FERMAN: KARAMANOĞLU MEHM

Ali_Alper ÇETİN

Anadolu’yu ileri fikirleri ve düşünceleriyle, eserleri ve sanatlarıyla aydınlatanlar arasında onüçüncü yüzyılda Türkçe’yi resmî dil olarak ferman eden, Anadolu’da...

ZİYA GÖKALP’TE KÜLTÜR – MEDENİY

Edebiyat Dunyamız

Osmanlı ve erken Türkiye döneminde ilk Türk toplum bilimcisi olarak anılan Ziya Gökalp, Osmanlı İmparatorluğunun parçalanma döneminde geçen hayatı boyunca...

YAZAR- ARAŞTIRMACI SAIT BAŞER: “GÜN

Sakarya Üniversitesi Felsefe Blm. em. öğretim üyesi Sait Başer ile bir araya geldik. Türk kültür ve inanç tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan yazarımızla dilden...

RUKİYE ÖZDEMİR İLE SOHBET : “Türk

Rukiye Özdemir öyküleri ‘’Kırmızı Ruj’’ adıyla kitap hâlinde yayımlanarak okuyucusunun beğenisine sunuyor. Yazar, öyküleriyle ilgili olarak kitabın girişinde...

PROF.DR.CAN ÖZGÜR İLE SOHBET- KIPÇAK

Kıpçaklar, diğer adıyla Kumanlar, Ötüken'den başladıkları göç yolculukları ile Karadeniz'in kuzeyine ulaşmış, Kıpçakların (Desti Kıpçak) Doğu Avrupa...

GECEYE KASİDE

Seni görmeseydik yıldızlar hakkında fikrimiz olabilir miydi? Yıldızlar ki tarhlarının papatyalarıdır, ay ki bahçende yüzen sihirli bir nûr havuzudur,...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak sunulan tek kaynak olan zamanın etkin ve daha verimli...

TEVFİK FİKRET VE TÂRİH-İ KADÎM

Târih-i Kadîm Beşerin köhne sergüzeştinden  Bize efsâneler terennüm eden;Bizi, âbâ-i bî-vücûdumuzun  Cevf-i mâzîde bir siyah ve uzun  Gece teşkil eden hayâtından  Ninniler...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Matematik hocası Yüzbaşı Mustafa’nın nasihatleri ile Mustafa Kemâl’in annesine dargınlığı kalmamıştı. Artık Selanik’teki çocukluk günleri güzel geçmekteydi.  Ara...

YUNUS EMRE VE DANTE NIN LA VITA NUOVA AD

Bu çalışmanın amacı 13. yüzyılda yaşamış biri Türk diğeri İtalyan iki şair – Yunus Emre ve Dante Allighieri’nin “Yüceltme” konusuna yaklaşımlarıdır. Her iki...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Cihângîr Tûğlar -Selîmnâme- kitabıyla edebiyat ve târîh severlere büyük bir şölen sunan Turgut Güler, Şehsüvâr-ı Cihângîr -Fâtihnâme- kitabıyla da “Türk...
(Geçen sayıdan devam)   c) Aile Bağlarının Zayıflaması, Maziye Saygısızlık, Ahlakî Zaaf:  Düşünce yapısı gereği Mehmet Akif, aileyi, cemiyetin çekirdiği olarak kabul eder.
Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor Sanat Enstitüsünü ve Çukurova Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Fakültesi İnşaat...
“Yemin olsun, o harıl harıl koşular koşanlara,Ateşler çakıp saçanlara,Sabahleyin baskın basanlara,Derken bir toz duman savuranlara,O anda bir topluluğu ortalayıp dalan...
Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın...
Doğu’nun büyük bilgesi Sadi Şirazi, Gülistan isimli eserinde bilgi bahsini anlatırken bize bir de bir olayı hikâye eder. Buna göre...
ACELEMİZ VAR

ACELEMİZ VAR

04.03.2018
Hayat dediğimiz şey, güzel şeyleri beklerken arada geçen zamandır, değil mi? Hayatımız, yaptığımız seçimlerle yaşamak zorunda olduğunuz mecburi istikamettir, değil mi? Hayatı...
İstanbul’dayım…Ezanlı Semtler’de dolaşyorum…Tuhaf şey; zihnimde “Ezansız Semtleri” dinliyorum…Ve daha tuhaf şey; “Ezanlı Semtler”de Yahya Kemâl’siz dolaşıyorum… Bu hüznümün çok fazla anlaşılmasını...
Erenköy şehidi Süleyman Uluçamgil (1944-1964), daha 20 yaşındayken hayata veda etmiş olmasına rağmen Kıbrıs Türk edebiyatında adı anılan, yalnız şehit...
Adil Hafızanın Işığında, Birinci Dünya Savaşı’na Giden Yol ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu Altay Cengizer Doğan Kitap, 2. Baskı, 2014, ISBN: 978-605-09-2289-9. Tanıtım: Hasip...
Nasrettin Hoca bir yolculuk sırasında havanın aniden kötüleşmesi yüzünden, köhne bir handa konaklamak zorunda kalır. Gece büyük bir fırtına çıkar...
Bu yazıyı bir gün yazacağımı biliyordum. İnsanın kendisini yapayalnız hissettiği zamanda beklediği bir dost olur ya? Ben de bu dünyadaki gerçek...
Siyasî, dinî ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet...
Değerli Hocamız Prof.Dr. Rahmi Karakuş ile “Felsefe, dünya görüşü, ideoloji, Türk düşüncesi, bir Türk felsefesi ortaya konulabilir mi, imkânlar, prensipler,...
Vatanını kaybetmiş ve bir daha dönüp onu görememenin acısını derinden yaşamış biri olan Cengiz Dağcı, Türkçeyi kendine vatan bilmiş ve...

Üye Girişi