Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%

KIRMIZILAR HAREKETİNİN AMAÇLARI

kirmizilarlogo

kirmizilarlogo
Kırmızılar Hareketi, yalnızca Türkiye’nin ve mensubu olduğu medeniyet dâiresinin değil, bütün insanlığın geleceğine ilişkin “Yeni Türk Medeniyeti Tasavvuru” nun felsefî ve sosyolojik temellerinin oluşturulmasına dâir çalışmaların, tarihin birikimi ve geleceğin beklentileri ekseninde, daha da vakit kaybedilmeden, hızla yapılması gerektiğine inanmaktadır. 

Medeniyetimizin yeniden bütün insanlığın beklentilerine cevap verecek bir güç ve kudrete sâhip olabilmesini sağlayacak “medeniyet tasavvuru” çabalarının istenen neticeleri verebilmesi için, muhtelif sebeplerin tesiriyle yaklaşık dört-beş asırdan buyana "sığlaşma" ve "donuklaşma" sürecine girmiş bulunan kültür ve düşünce iklimimizin yeniden canlılık kazanmasına ve üretken hâle gelmesine katkıda bulunmak, Kırmızılar Hareketi’nin öncelikli amacıdır.

Medeniyetimizin yeniden ihyâ ve inşasını üstelenecek öncü aydınlar topluluğunun teşekkülü ve, çalışmalarını verimli bir şekilde sürdürebilmesi için uygun zeminin oluşturulması, Kırmızılar Hareketi’nin varlık sebepleri arasındadır.

Türk kültür ve düşünce hayâtının en önemli sorunlarından birisi olan ve Tanpınar'ın ifâdesiyle "değişerek devam etmek, devam ederek değişmek" için lüzumlu olan geçmiş-hâl-gelecek arasındaki irtibatın yeniden ve güçlü bir şekilde tesis edilmesi, en önemli amaçlarımız arasındadır.

Türk kültür ve medeniyet coğrafyasındaki bilim, kültür, san’at ve düşünce insanları arasındaki ilişkiler, XVI. yüzyıldan itibâren zayıflamıştır. Bu ilişkilerin artırılması, canlı ve üretken bir kültür ve düşünce ikliminin tesisi için hayâtî önem taşımaktadır. Kırmızılar Hareketi bu konuda dâimi bir çaba içinde olacaktır.

Türk toplumu ve aydın zümresi, bilhassa modernleşme döneminde, birbirleriyle irtibatı ve asgarî müşterekleri olmayan ─varsa da, en alt seviyede olan─ irili-ufaklı toplulukların oluşturduğu kompartımanlara bölünmüş durumdadır. Bu durum, farklı düşüncelere sâhip kesimler arasında etkileşimi son derece güçleştirdiğinden, ülkemizde canlı bir kültür ve düşünce iklimi tesisine imkân vermemektedir. Ülkemize, Türk Milletine ve insanlığa hizmet, hakikate ulaşmak, ahláklı olmak ve her hál ve şartta adâletin tesis edilmesi için çalışmak konularında müşterek değerleri paylaşan aydınlarımız arasındaki irtibatın tesis edilmesi ve bu ilişkilerin sürdürülebilir kılınması, en çok önem verdiğimiz hususlardan birisidir.

Türk kültür ve medeniyet dâiresindeki bireylerin/toplumların yüzyıllardan buyana en önemli sorunlarından birisi de, geçmiş ve hâldeki gelişmeler ile gelecekteki muhtemel gelişmelerin öğrenilmesi/tahmin edilmesi ve yorumlanması konusunda umûmiyetle "yabancı" kaynaklardan yararlanma zorunluluğunda kalmış olmalarıdır. Hâdiselere kendi zâviyemizden bakabilmek, toplumun “güncel olaylar” ve “gelecekteki muhtemel gelişmeler” konusunda güvenilir kaynaklardan bilgilenmesini temin etmek, medeniyet tasavvuru çabalarının sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde ve ayakları yere basan bir bakış açısıyla yürütülebilmesi için, lüzumludur. Kırmızılar Hareketi, bu ihtiyâcı gidermek ve "en güvenilir bilgi, haber ve yorumların dileyen herkesin istifâdesine sunulacağı imkân ve kaynakları oluşturmak, gerekli araçları ve müesseseleri ihdas etmek; bu yöndeki çabalara destek olmak" azim ve kararlılığındadır.

Kırmızılar Hareketi, “Yeni Türk Medeniyeti” için ortaya çıkarılacak Türk Felsefesi’nin, dünya görüşünün gelişeceği entelektüel zemini oluşturmak ve ideolojisini kurgulamak idealindedir.

KIRMIZILAR HAREKETİNİN HEDEFLERİ

Kırmızılar Hareketi’nin kuruluş ve çalışma hedefleri şöyledir:

  • Yurtiçinde ve dışında, farklı düşüncelerdeki insanların tereddütsüz güveneceği bilgi ve haber kaynaklarını oluşturmak,
  • Farklı düşünceleri taşıyan, fakat müşterek hassasiyetleri bulunan kesimler arasında, entelektüel çalışmalar bağlamında iletişimi ve etkileşimi sağlamak,
  • Düşündüklerini "her hál ve şartta" ifâde etmeyi düstur edinen ve hattâ bu hususu yaratılış gâyesine uygun yaşamanın gereği sayan; bu sebeple de, mâhiyeti ve derecesi ne olursa olsun hiç bir baskı altında eğilip-bükülmeyen, inandığı değerlerin yaşaması ve yaşatılması konusunda gereken her türlü çabayı göstermeyi ve bu konuda her türlü fedakârlığa katlanmayı kendisi için ibâdet sayan hakîkî münevverlerin yetişmesini ve bunların müşterek bir çaba içinde olmasını sağlamak,
  • “Zihniyet” planında tasarlanan “Yeni Türk Medeniyeti” tasavvurunun uygulamadaki yön verici nitelikli insanlarını yetiştirmek,
  • Okuyan, düşünen, tartışan, muhakeme eden, düşündüklerini sözlü ve yazılı olarak ifâde eden insanlardan müteşekkîl nitelikli bir toplumun inşâsına katkıda bulunmak,
  • Bir “Türk Felsefesi” ortaya çıkarmak,
  • “Yeni Türk Medeniyeti” için gerekli dünya görüşünü ve ideolojisini ortaya koymak.

Comments powered by CComment

Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Toplum hayatında vazgeçilmez olan din, aynı zamanda medeniyet kurmakta da etkin bir rol oynar. Din, bazen toplumun geneline hitap eder, bazen de bireysel anlamda dinden güç...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Oxford Üniversitesi’nin XX. yüzyılda en büyük dil felsefesi uzmanlarından (ölm.1960) Prof. J.L.Austin, ‘A Plea for Excuses’ adlı makalesinde bir edimin ‘yanlışlıkla’ (‘by...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...