Pazartesi 1 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 7 dakika)
Bunu okudun 0%



Sayfa Sayısı:  248 sayfa
Kağıt Cinsi:  2. hamur
Kapak Cinsi: Karton kapak
Ebat:  16.5x23.5
Basım Tarihi:  08-2006
Baskı:  3
ISBN:  978-975-7032-92-2

"Tarihte topyekûn insanlığa hükmetmiş bir 'Büyük Birâder' şekliyle hiç karşılaşmadık. Peki, bu 'Büyük Birâder' insanlığı, yeni Orwell gibi, İngiliz olan Aldous Leonhard Huxley'in, son derece iç karartıcı ve kötümserlik aşılayan 1932 baskısı 'Yiğit Yeni Dünya' uçurumuna mı sürüklemektedir?

Günümüzdeki şartların da bunların sebep oldukları dev sorunların da müellifi İngiliz-Yahudî medeniyeti olduğuna göre, bunun tasvîrini sunup onu teşrih masasına yatıracak olan da İngiliz -ve/ya Yahudî- düşünürü olmalıdır. İşte, gerek George Orwell ile Aldous Huxley'de gerekse Karl Marx'da bu çalışmada nedenleriyle birlikte sergilemeğe çaba harcamış olduğumuz, bugün dünyayı ve insanlığı sarmış dev sorunların halledilmesi için elzem gözüken 'Çağdaş İngiliz-Yahudî medeniyetine seçenek oluşturabilecek yeni bir medeniyet biçimini ortaya çıkarmanın zihnî ile maddî zemini var mıdır?' sorusunun cevabını kimden bekleyeceğiz?"

Uzun yıllar İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde hocalık yapmış olan Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı, biyoloji felsefesi alanında doktora sahibi olmasına rağmen uzmanlık alanlarının çeşitliliği ile dikkat çekmektedir. Akademide felsefe-bilim tarihi alanında dersler veren Duralı, yazımıza konu olan Çağdaş Küresel Medeniyet adlı eserini tarih felsefesi alanında görmektedir.

Çalışmanın konusu, çağdaş medeniyetin ne olduğu, kimler tarafından ne zaman, nerede ve nasıl belirlendiğidir. Çoğu kişinin komplo teorileri üretmesine vesile olan “dünyayı kimler yönetiyor?” sorusunun bu kitapta, alanında uzman bir hoca tarafından ele alınması önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Zira konu, çoğu zaman kahve muhabbetleri düzeyinde konuşulmakta, bu da düşünce tarihi meraklıları açısından ciddi bir boşluğa neden olmaktadır. Ancak hemen belirtmeliyiz ki kitap, konusu bakımından hemen her düzeydeki okuyucuya hitap edebilir gözükse de konunun ele alınışı bakımından tabiri caizse “masa başında okunması gereken kitaplar” arasında yer almaktadır. Her şeyden önce yazarın akademisyen oluşu, kitabın akademik bir metin ağırlığında karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. Kitabın özenle hazırlanmış kaynakçası bile bunu göstermeye kâfidir. Ayrıca yazarın, dile ve dil felsefesine olan düşkünlüğü de metnin alelade bir metin olmaktan çıkmasını sağlamaktadır. Teoman Duralı hoca, çok sayıda dili bilmesi ve kavramlar üzerinde hassasiyetle durmasıyla bilinen bir insan. Bahse konu kitabında da bu konuya ayrıca değinen hoca, düşünce tarihi açısından kullandığı kavramların kökenlerine sık sık atıflarda bulunarak okuyucusunun merakını üst düzeyde doyurmaktadır. Öte yandan hocanın dil hassasiyeti Türkçe üslubunda da kendini aşikâr etmektedir. Kitapta hocanın, kendine has bir imlâyı benimsemesi kitabın dikkat çeken özelliklerinden birisidir. Yazarın felsefe-bilim tarihi alanındaki yetkinliğini görebilmek için hocasına da değinmekte yarar olduğunu düşünüyoruz. Teoman Duralı hoca, kitabının girişinde çalışmasına “fehmi ve ilmiyle yol göstermiş” hocası Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre’ye teşekkür etmektedir. Daha önce Üsküdar’da Bir Attar Dükkanı isimli hatıratı vesilesi ile YineDergi’de konu edilen Ahmet Yüksel Özemre hoca, Türkiye’nin ilk atom mühendisi olarak alanındaki çalışmalarıyla saygınlığını kazanmış ve tasavvuf terbiyesi ile yetişmiş Müslüman bir düşünürdür. Teoman Duralı’nın, hocasından aldığı ilmî disiplin ve ahlâk anlayışını bu kitabıyla ispat ettiği kanaatindeyiz.

Kitabın içeriğine tekrar dönecek olursak, yazarın çağdaş küresel medeniyetten kastı “çağdaş İngiliz-Yahudî medeniyeti”dir. Müellif bu adlandırmada herhangi bir etnik aidiyete referansta bulunmamaktadır. Adlandırmanın açılımını kendi ifadelerine bırakalım: “Bir ölçüde Yahudî asıllı mâlî kaynaklara dayanarak ideolojisini ­– Sermâyecilik – sömürgelerinden – Sömürgecilik – başlayıp yeryüzünün dörtbir bucağına yayan – Yayılmacılık ve İmperyalism – İngiliz girişimciliğinden doğan çağdaş medeniyete ‘Küreselleştirilmiş İngiliz-Yahudî medeniyeti’ diyoruz” (s.24).  Yazara göre “tarihte ilk defa yeryüzünün dörtbir yanında hayatı etkileyip belirleyen bir medeniyet olayıyla karşı karşıyayız”. Bu durum, “dünyayı kimler yönetiyor?” sorusunun cevabında hâkim medeniyet anlayışını bulmamızı sağlıyor. “Küreselleştirilmiş İngiliz-Yahudî medeniyeti”, 1400’lerin sonlarından itibaren Hıristiyan medeniyetinden türeyen, 1600’lerin ikinci yarısından sonra ona karşı çıkarak biçimlenmeğe koyulan ‘Yeniçağ dindışı Batı Avrupa medeniyeti’nin devamı niteliğindedir. Aralarında tâbi-metbû ilişkisi bulunan bu iki medeniyet, insancı-dünyacı bir dayanak ittihaz etmişlerdir. Hatta yazara göre insancılık-dünyacılık, İngiliz-Yahudî medeniyetinde ideoloji olma vasfını kaybedip dünyagörüşü haline gelmiştir (s.19). Bu dünya görüşünün içeriği insanın, aslında iktisâdî olan maddî ilişkiler ağıyla doldurulmuştur. Ancak buradaki iktisât alışılagelmiş bir iktisât değildir. Yazarın tabiri ile “alışılagelinmiş iktisâtta, varolan temel ihtiyaçlara göre üretilir. Buradaysa ilkin, ihtiyaçlar üretilir; başka bir deyişle tüketim kamçılanır. Kamçılandıkça, tüketim artar” (s.19).

Teoman Duralı hoca, karakteristik özelliklerinden bazılarını aktardığımız bu medeniyetin doğuşu, ana merkezi, baş mihrakı, öncü etkinlikleri, dünyatasavvuru ve ideolojisi hakkında detaylı bilgiler vermektedir. Bu bakımdan kitabın esas dokusu İngiliz-Yahudî medeniyetinin tasviridir. Ancak çalışma, tasvir niteliğinde kalmamakta ve bazı teklifler sunmaktadır. Örneğin, “geçmişte olduğu gibi şimdilerde de İngiliz-Yahudî medeniyetinin tek bilkuvve rakîbi ile hasmı İslâm medeniyetidir. Klasik bilfiil haliyle inkırâz bulmuş olduğundan, İslâm medeniyetinin yeni baştan inşâası gerekmektedir. Bu işse, hâlihazırda tek merî medeniyet İngiliz-Yahudî olduğundan, onun şablonuna uygun şekilde ve inkırâz bulmuş Klasikten esinlenerek becerilebilinir” (s.22). Yazara göre çağdaş medeniyetin alternatifi olarak İslâm medeniyetinin önünde iki seçenek bulunmaktadır: Yürürlükte olan medeniyet ile dialektik ilişki içerisinde onu kendi doğrultusunda değişikliğe uğratmak ya da onunla ölüm kalım mücadelesine girerek onu toptan ortadan kaldırmak. Burada sözü tekrar yazara bırakalım: “Bilimde, fen ile iktisâtta geri ve dışarıya bağımlı kalmış olması, İslâm medeniyetinin, çağımızda insanlığı hâkimiyetine almış olan medeniyetle ölüm kalım mücadelesine girmesini imkânsız kılmaktadır. Tek makul çare, dialektik ilişkide bulunarak tebliğin öngörüp gösterdiği doğrultuda ahlâk ile âdâp çerçevelerini İngiliz-Yahudî medeniyetine kabul ettirirken, ikincinin, birinciyi bilim, fen ile iktisât sahalarında yeniden yapılandırmasıdır” (s.184). Yazarın bu yaklaşımı, Mehmet Akif’te “asrın idrakine söyletmeliyiz İslâm’ı” mısraıyla vücut bulan anlayışı hatırlatmaktadır. Kanaatimizce geçerliliği tartışmalı olsa da bu yaklaşımın, yazar tarafından da benimsendiği düşünülebilir.

Sonuç olarak kitap, çağdaş küresel medeniyetle mücadele konusunda tartışılabilir önerilerde bulunsa da bu mücadelenin temeli olması gereken “hasmı tanıma” noktasında vazgeçilmez niteliktedir. Maalesef biz Müslümanlar, “hasmı tanıma” noktasında oldukça zayıf durumdayız. “Huzur İslam’da” nutukları çekerek İslâm’ın alternatif olduğunu ortaya koyma gayretlerinin beyhude olduğunu artık görmeliyiz. Öncelikle insanları avucunun içine almış olan mevcut medeniyeti tanımalı ve ona göre stratejiler geliştirmeliyiz. İşte bu kitabın iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz.

Tadımlık:

“Bir felsefe-bilim çalışması, öncelikle tarife, tahlîl ve terkîbe dayanır. Sav taşıyan felsefe-bilim çalışmalarının yüreği metafizik atar. Felsefe-bilimin metafizik yüreğinde düşünceler, gidimli (discursif) tarzda yürütülürler. Bu da sıkı bir biçimsel mantık düzeni demektir. Gidimli düşünce silsilelerinin başta gelen özelliği, işlenen ana savın yahut savların, değişik bağlamlarda tekrar tekrar karşımıza çıkabilir oluşudur.” (s.15, 16)

“Kültürü harâb olmuş bir toplumun, maddî direnci de kırılır.” (s.21)

“Felsefe sistemi çerçevesinde teşkilâtlanabilmiş, demek ki felsefîleşmiş medeniyete mensup toplumun en belirgin niteliği, anlamları sınırlanmış, belirginleştirilmiş, seçik bir kavramlar örgüsüyle donanmış dile mâlik olmaktır.” (s.23)

“Göreliliği aşan evrensel anlamda ahlâk ile hukuk bağlamındaki meşrûuluk ancak Allah varlığına ilişkin fikir çerçevesinde ortaya çıkmış ve ona dayalı olarak geçerliliğini sürdürmüştür.” (s.29)

“En üst teşkilâtlanma seviyesini temsil eden devlet kurma becerisini gösterebilmiş toplumların, ‘kültürler–üstü–kültür’ şeklinde niteleyebileceğimiz yapılanması, ‘medeniyet’ terimiyle anılır.” (s.33)

“Her insan bireyinin esas ödevi, hayırlı işler görmek, ibâdet etmek; hakkıysa, ümittir. Ümit, hayattır. Ümit, devam ettiği sürece yaşanır. Ümidin kesildiği yerde tragedya, giderek saçmalık, sonundaysa, intihâr başgösterir.” (s.47)
Teoman Durali

Felsefeci, Akademisyen, Yazar


7 Şubat 1947'de Kozlu, Zonguldak'ta doğdu. İlköğrenimine Zonguldak'ta Çatalağzı'nda Duralı, Ankara'da ilköğrenimine devam etti. Ortaöğrenimini Ankara TED Koleji'nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi'nde Biyoloji ve Felsefe bölümlerine kaydoldu. Üniversiteden 1973 yılında mezun olan Duralı 1975 yılında mezun olduğu bölümde asistan olarak göreve başladı ve 1977 yılında doktora çalışmasını bitirdi. 1978 yılında NATO bursu ile Paris'te biyoteknoloji seminerlerine katıldı. Sırasıyla Mayıs 1982'de Yardımcı Doçent, Ekim 1982'de biyoloji felsefesi üzerine yazdığı tez ile Doçent ve 1985'te ABD Penn State University'de tamamladığı "Kant'tın A Priori Bilgi İstidâtı" adlı çalışmasının ardından 1988'de mezun olduğu bölümde Profesör oldu.
1992-1993 yılları arasında Kuala Lumpur'da bulunan Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi'nde 1994 yılında Viyana Üniversitesi'de misafir öğretim üyeliği yaptı.
1996 yılında İstanbul Üniversitesi Araştırma Fonu'nun mâli desteği ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri' ne (Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ile Türkmenistan) araştırma gezisinde bulundu.1995, 1997 ile 1999 yıllında ise belirli dönemlerde Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi'ndeki misafir öğretim üyeliği görevine devam etti.
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde öğretim üyeliği yapmasının yanı sıra bir dönem Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nde dekanlık yapmış olup, burada Felsefe bölümünü kurmuştur.

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

İK(İNCİ) KÖY İLİMBEY

Bir insanın kendi köyü dışında ikinci köyü olsaydı benim ikinci köyüm...

ZİYA GÖKALP'İN TURAN ŞİİRİ TA…

Türklüğü Türkün Bedeninde Aramanın Şiiri: Turan Nabızlarımda vuran duygular ki, târihin Birer derin...

CENGİZ AYTMATOV ÜZERİNE

Aytmatov, 1928 yılında Bişkek’e bağlı Şeker Köyü’nde doğdu. Babası Törekul Aytmatov...

3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK BAYRAMINDA VAT…

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Şükrü Saraçoğlu 5 Ağustos 1942 tarihli TBMM konuşmasında...

Bahattin Karakoç

1930 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde doğdu. İlköğrenimini memleketinde yaptı. Adana Düziçi...

MEHMETÇİK

Eski Türk devletlerinde "ordu-millet" geleneği vardır. Hakan aynı zamanda ordunun komutanıdır...

Destanlar içinde: DEDE KORKUT

Anadolu’yu aydınlatanlar… Destanlar içinde: DEDE KORKUT (… Dirse Han kalkıp evine geldi. Çağırıp...

NECİP FAZIL ŞİİRİNE DOKUNUŞLAR

Büyük sanatçılar, dünyamızı sıradan ölçülerin üstüne çıkaran dil ustalarıdır. Onlar, duygu...

CEMİL MERİÇ - AŞK

Münakaşada zafer mağlup olanındır. Yenilmek zenginleşmektir. Bilmediğinizi öğreneceksiniz ve ego denen...

ROMAN SANATININ ARAF’TAKİ DURUŞU

Her sanat eseri, tabii ki hakiki sanat eseri, gerçek ile kurmaca...

ANKARA’LI ARABACI İSMAİL VE MUST…

Batı Cephesinden yeni dönmüştü. İşler iyiye gitmiyor canı sıkkındı. Akşamları dostları...

TANINMIŞ GEZGİN VE GÖZLEMCİ: EVL…

Bir insan ki, zamanımızdan üçyüzeksen yıl önce ulaştırma imkânlarının sınırlı ve...

ANLAMAK SAADET Mİ, HÜZÜN MÜ?

Önümde her zamanki gibi kitaplar... okuyorum... Kedim İncir Can ara sıra...

DR. Mehmet Niyazi Özdemir İle …

Sayın Oğuz ÇETİNOĞLU ve Sayın Mehmet Şâdi POLAT, Dr. Mehmet Niyazi...

KERKÜK'TEKİ VATAN - 2

1991 yılının Nisan ayı başlarında Bağdat yönetiminin Irak Türkleri'ne karşı giriştiği...

EDEBİYATTA RETORİK

 Söz; bir duyguyu, bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan sözcük ya da...

GÜLDÜREN GERÇEK: NASREDDİN HOCA

Ali Alper ÇETİN (Türk edebiyatında mizah kültürümüzün dünyaca ünlü halk bilgesi)Türk esprisinin...

BALKAN TAŞRASININ GÖZBEBEĞİ …

Bir ülke veya bir şehir sizi önce terminalleriyle karşılar. Sonra ticari...

KAYBOLMUŞ BİR AİLENİN ROMANI: …

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tecrübesine vâkıf Osman Gazi Kandemir Paşa’nın “Karanfil -...

NUREDDİN YILDIZ HOCA'NIN YILDIZI IT…

Tabloda bir hoca…Arkasındaki kütüphanede hadis, siyer, fıkıh ve tefsir gibi okunmayan...

AZLIK MESELESİ

Size, bir azlıktan bahsetmek istiyorum. Pek zavallı, pek yoksul, pek masul...

HALİDE NUSRET ZORLUTUNA

Türk Edebiyatının en asil ve en zarif kadın şairlerinden biri olan...

Könçek Dönderme

 —Hadi hazırlan da gideli.  —Tamam deyip fırladım. Birkaç gün önceden sözleşmiştik. Hazırlanıp Seyfi’yle...

VATAN

Vatan mefhumu bazı araştırmacılarımıza göre Fransız ihtilalinden sonra hudutlarımızdan girmiştir. Vatan...

HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM

Bir insanın anavatanı çocukluğudur, der psikologlar. Ne kadar doğru. Nereye gidersek...

ÂŞIK GUFRÂNÎ’NİN CİHÂD-I EK…

Halk şairleri asırlar boyunca toplumlarının gözü, kulağı ve dili olmuşlar, ortaya...

BİR HOŞGÖRÜ, GÜVEN, SEVGİ VE S…

Merhamet, insan ve insanlık için belki de en önemli duygu, en...

KAYI’NIN KUTLU GÖÇÜ -AHLAT-SÖ…

Mahan durağından kalktı göçleri Dua içre yedileri üçleri İslam’ın özünden gelir güçleri Bulunmaz yürekte...

OSMANLI DÖNEMİ TÜRK MİZAH ANLAYI…

Türk edebiyatının Batılılaşma etkisinden önce ortaya çıkan yazılı mizah ürünlerinin hemen...

İSLÂM VE ŞİİR

Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap...

MERHAMET

‘Bu varlık denizi nerden gelmiş bilen yok Öyle büyük bir inci ki...

DEĞİRMEN - 2

Suya doymuş toprakların suyla barışık çocuklarıydık. İki deresi, bir ırmağı, evlerinin...

TAŞRADAN GÜLŞENE BOZKIRDAN TAHTA:…

Çiçek sevgisi ve merakı Türk kültür tarihinde önemli bir yer tutar...

SEFERÎ’NİN “DÜŞ DE GÖR” …

Kaç bucaktır kahbe dünyâ çeşm-i yârdan düş de görDostla düşman nerdedir...

Sezai KARAKOÇ

22 Ocak 1933 yılında Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde doğmuştur. Şair, yazar, düşünür...

Mustafa İlhan GEÇER

Mustafa İlhan Geçer  (d. 1917, Bakırköy, İstanbul - ö. 20 Ocak 2004, İstanbul), Türk yazar, şair, araştırmacı, eleştirmen, güfteci. Hisar dergisinin ve Hisarcılar akımın kurucularındandır. 1965...

SANAT,EDEBİYAT VE SİYASET...

"Doğduğumuz memleket bütün taştı çakıldı;//Sert yoğrulmuş mayamız bizi dik başlı kıldı.//Yalana...

İNSANIN TAŞRASI-II

Hayata geldiğim yer, bir çocuk için hiç de fena sayılmayacak bir...

PANOPTİKON VE SOSYAL MEDYA

Bentham kardeşlerin Eski Yunancayı dayanak edinerek türettikleri bir kavram olan ‘panoptikon’...

AYLAK KELİMELER

Aylak KelimelerNilgün DağYayınevi Yayınları1. Baskı, 2019Ankara, 127 sayfaEser, kelimelerin peşinde koşan...

ZİYA PAŞA - DİYAR-I KÜFRÜ GEZD…

Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm     Dolaştım mülk-i İslâmî bütün...

MUHABBET

Muhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet...

ÇOCUK EDEBIYATI VE EĞITIMI AÇISIN…

ÖZÇocuk edebiyatı ve çocuk eğitimiyle ilgili günümüzde dikkat çekici çalışmalar yapılmaktadır...

SAYI 1 - 1911’DE BEMBEYAZ DİŞLER…

SAYI 1: Eskişehir’de yayımlanan ancak haber ağı itibariyle bölgesel nitelikte olan “Hakikat...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 2 (…

Teşbih • Sözü daha etkili kılmak amacıyla ortak nitelikleri bulunan nesne...

GÜVENİLİR OLMAK

‘Güvenme dostuna saman doldurur postuna,’, ‘Güvenme varlığa düşersin darlığa’ sözlerini günlük...

Feyzi HALICI

Şair ve yazar olan Feyzi Halıcı, Erzurumlu bir ailenin çocuğudur. Konya'da...

SERVET-İ FÜNUN (EDEBİYATI-I CEDİ…

Servet-i Fünun, daha önce Ahmet İhsan tarafından çıkarılan bir fen dergisidir...

ZİYA GÖKALP’TE KÜLTÜR – MEDE…

Osmanlı ve erken Türkiye döneminde ilk Türk toplum bilimcisi olarak anılan...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 3

• Divan şiiri konu bakımından çok çeşitlidir. Genel tanımdan da anlaşılacağı...

ATABETÜL HAKAYIK

XII. yüzyıl Türk şairlerinden Edib Ahmed Yüknekî'nin Doğu Türkçesiyle yazdığı ahlâk...

YAKUP'UN KANATLARI - MİSLİ BAYDOĞ…

Hû Diyen Karga- Selçuklu Hikâyeleri adlı kitabıyla, Türkistan’dan Anadolu’ya uzanan Selçuklu...

HOŞ SOHBET MİYİZ?

İki veya daha çok kimse arasında karşılıklı olarak dostça, arkadaşça yapılan...

KENDİMİZLE KONUŞTUK MU HİÇ ?

Kendinizle konuşur musunuz hiç? Kendi kendinizi dinlediğiniz olur mu hiç? Hoşlanmadığınız...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

İbrahim Ağabey benim otuz sekiz yıl önce komşumdu. Bolvadin'li ve yaşı doksana...

Faruk Nafîz Çamlibel

Şiiri, kristal bir menşurdan geçip binbir renge dönüşen sesli ışıklara benzeten...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 1

DİVAN SÖZCÜĞÜNÜN TANIMI • Divan sözcüğünün sözlük bakımından iki anlamı...

DİL ÜZERİNE

Önce söz var. Eşyanın yaratılışı sonradan. Adem'e önce isimler öğretiliyor. İsmin...

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE ÜNLEM

(Terim ve Tanım, Tasnif, Ünlem Olan Kelimeler, Söz Dizimi ile ilgili...

CENNET’İN ZAMANI VE CENNET’İN …

Felsefecilere göre, insan ve şuur birer zamanî varlıktır. Hem hayatımız hem...

BURASI BİR DÜNYA.. BURASI BİR MAC…

Nasıl da kısa bir mâcera aslında albümlere sığmayan hayatımız. Sahi, kim...

ERENKÖY ŞEHİDİ SÜLEYMAN ULUÇAM…

2.3.TürkiyeUluçamgil, Kıbrıs’ı ve özellikle Lefkoşa’yı çok sever. İstanbul’un kalabalığından bunaldığı zamanlarda...

PROF.DR.CAN ÖZGÜR İLE SOHBET- KIP…

Kıpçaklar, diğer adıyla Kumanlar, Ötüken'den başladıkları göç yolculukları ile Karadeniz'in kuzeyine...

İNSANI YETİŞTİRMEK -II

Geçmişe Bir Yolculuk: Babam, Nuri Dayım, Okul Müdürü ve BenGeçmişe kısa...

ŞEHİTLERİMİZ İÇİN

Ben Yemen ağıtlarıyla büyüdüm. Dedem Yemen gazisiydi, gidip de dönebilenlerdendi. Dedemin...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 2

Türkistan topraklarında “1070’de Balasagunlu Yusuf Has Hacib tarafından Kaşgar hükümdarı Buğra...

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK SUSTU MU?

Cahit Sıtkı Tarancı(1910-1956)’nın  ‘Yaş otuz beş yolun yarısı eder Dante gibi ortasındayız ömrün Delikanlı...

Gazel - Nesîmi -Gerçek hadîs imi…

1 Gerçek hadîs imiş bu ki hûbun vefâsı yohKim sevdi hûbı...

TÜRKİYE CUMHURİYETİ KURULUŞ DÖ…

Türkler, yüzyıllarca medeniyet mihveri olan İpek Yolu üzerinde devletler kurmuşlar ve...

“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HAR…

1.Giriş Şiir, her şeyden önce “dil” sanatıdır. İnsanların hafızalarında roman-hikâye cümleleri yerine...

Gültekin SAMANOĞLU

2 Kasım 1927 yılında Konya’da doğdu. Asıl soyadı Samancı’dır. Ortaöğrenimin ilk...

PRUSA'DA AŞK OKUMALARI

(’Ey oğul, beni şu şol gümüşlü kümbete koyasın.) Takvimden bir sayfa daha...

NAMIK KEMAL’İN BATI KARŞISINDA …

Osmanlı Devleti iktisadi, teknik, sanayileşme gibi konularda Batı’nın o dönemde ulaştığı...

ÇÖZEBİLECEĞİMİZ ŞEYİ KOPARMA…

‘Çaresizseniz çare sizsiniz’ diye sık sık duyarız. Çare konusunda hemen hepimizin diyeceği...

ANADOLU’YU AYDINLATANLAR- GÖNÜLL…

Anadolu’yu aydınlatanlar- Gönüller Sultanı: MEVLÂNÂ 744. Şeb-i Arûs törenine doğru¹                                        Ölümünden bu yana...

TÜRKÜDEKİ VATAN - 1

Bayram Bilge TOKEL diyor ki; “Türküler bizi söyler yüzlerce yıldır, biz...

Osmanlı'dan 21. Yüzyıla Ekonomik…

Tesbih taneleri gibi birbirinden bağımsız görünen fakat ip ve imameyle birbirine...

TÜRK EDEBİYATINDA GOTİK TÜRÜNÜ…

Gotik edebiyat cadılar, cinler, periler, hortlaklar, vampirler gibi doğaüstü yaratıklardan ve...

SÖĞÜT DERGİSİ

İçimizdeki umutları yeşerten haberler ardı ardına geliyor. “Dergiler acaba önemini ve...

PROF. DR. SUPHİ SAATÇİ

Kerkük’te doğdu (1946). İlk ve orta öğrenimini Kerkük’te tamamladı. İstanbul Devlet...

GÖÇMENLER SIĞINAĞI ANADOLU

Kanadı kırık güvercinler gelir sana sığınmaya. Özgür yaylalarında tedavi olmaya koşar yaralı...

Ömer Lütfi METE

Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere...

Mehmet Ali KALKAN

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir   Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor...

SUDAKİ VATAN

Su insanların ve insanların yaşadığı her mekanın ihtiyacıdır. İnsanın hem dünü...

Çukurova Lobisi Dergisinin Mayıs-H…

Çukurova Lobisi Dergimiz, İmtiyaz Sahibi Ali Alper Çetin’in önderliğinde, Mayıs-Haziran 2018 Sayı: 56 okuyucusuyla buluştu...

Prof. HİLMİ ZİYA ÜLKEN

Felsefeye dair seçkin eserleri, makaleleri ve konferanslarıyla fikir ve sanat hayatımıza...

VAN'DAKİ VATAN

Güzel ilimiz Van’da  23 Ekim 2011 günü yüreklerimizi yakan acı bir...

YAZAR MUSTAFA TEZEL İLE DÜŞÜNCE …

Mustafa Bey, siz asıl mesleğiniz yanında ülke/dünya sorunları ve çözüm yollarıyla...

NEFİSLE MÜCADELE(MİZ)

Nefis mücadelesinde neredeyim, sorusunu kendinize sormuşsunuzdur eminim. Nefsinizle uğraşırken, çekişirken, didişirken...

Mehmet Ali Kalkan

Mehmet Ali KALKAN, Eskişehir Eskişehir'de doğdu. Eskişehir Gazi İlkokulunu, Tunalı Ortaokulunu, Motor...

TALÎBÎ COŞKUN

Halk Edebiyatımızda, nasıl ki “Kerem” denince hemen “Aslı”yı, “Mecnûn” denilince “Leylâ”yı...

PAYLAŞMA

‘Olma keser gibi hep bana hep bana / Ol testere gibi...

ALFABE MÜELLİFİ AHMET HİLMİ GÜ…

Küçüklüğümden beri en büyük idealim olan "Gazetecilik" mesleğine atılmam "Alfabe Müellifi...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey o akşam Mustafa Kemâl’i de dostlar...

KERKÜK'TE VATAN

“Bugünkü Irak devletinin sınırlarını oluşturan topraklar Osmanlı idarî bölünmesindeki Musul, Bağdat...

OKUMA ÇALIŞMALARI

Allah’ın ilk emri: ‘Oku!’ Hafızanızdaki kelime sayısını merak ediyor musunuz? Hafızanızın kelimelerle...

Gazel / Muhibbî

1. Halk içinde mu'teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet...

Gülce

Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Mustafa Kemal’in anlatacakları daha bitmemişti. Fakat tren yavaş yavaş, kavurucu sıcak...

BEŞİR GÜNER’İN BOZGUNU

Mustafa Miyasoğlu’nun ilk romanı olan Kaybolmuş Günler’deki Beşir Güner herhalde Türk edebiyatının...

PARLAK LEVHALAR

Kadrinoserya'nın gündüzü gecesinden pek farklı değildir. Kadrinoserya.. Buraya, yani gözümün önünde -ve...

AİLE İÇİ İLETİŞİM

Her aile bir krallıktır; oranın yönetimi de her aileye göre farklılık...

MERAK

Her bir dörtlüğünde bin bir anlam yüklü Emirdağ Türkülerini derleme çalışmalarımda...

KELIME HAZINESI ÇALIŞMALARI AÇISI…

“Kelime” için bir çok tanımlama yapılmıştır. Ancak kelime tanımları ortak bir...

Cengiz Aytmatov ve Kızıl Elma

Aytmatov ,Cengiz (d. 12 Aralık 1928 , Şeker Kırgız ÖSSC) ...

BAYRAM GEÇİNCE

Milletçe sevinç içinde kutladığımız milli ve dini günlerimiz, bayramlarımız … Bayramlarımız...

BAYRAM ŞİİRLERİ - NİHAD SÂMİ …

Millî sanatımızın köklerinden o kadar koparılmış bulunuyoruz ki bayramlarda olsun, eski...

DİVAN EDEBİYATI VE KAVRAMLAR - 4 (…

a. Biçimlerine göre • Divan şiiri, nazım biçimleri bakımından zengindir...

MEHMET ÇAKIRTAŞ

“Aşık tarzı söyleyişe hakikî bir aşkla sarılarak, bu tarza yeni bir...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 4

Prof. Dr. Nurullah ÇETİN beyin “Milli Doğruluş Yeniden” isimli eserinden “Milletleşme sürecimizin...

Y-KUŞAĞI DEĞERLENDİRMESİ

Diğer sosyal bilim dallarında olduğu gibi sosyolojide de araştırmaların belirli bir...

DİLAVER CEBECİ KALBİME DÜŞÜNCE

Dilaver Cebeci Ağabey, bir şiiri ve aklıma gelenler        ...

TÜRK KÜLTÜR SİSTEMİNDEKİ PARAD…

Giriş İslamiyet öncesi devirlerden beri Türkler’in devleti temsil eden bir müzik sahibi...

BİLİNMEYENLERİYLE EDEBİYATÇILAR…

– Cahit Sıtkı, küçükken yaramazlık yaptığı için babası tarafından pencereden aşağı...

ÂŞIK PAŞA’NIN TORUNU, ÜLKÜCÜ…

Ali Alper ÇETİN Onbeşinci yüzyılda Fatih Sultan Mehmed’le birlikte İstanbul’un fethini yaşayan...

Bir Şiirin Hikayesi

Arif Nihat Asya Ağabey’e...Arif Nihat Asya Ağabey Adana’da öğretmenlik yaparken benim...

PROF.DR. RAHMİ KARAKUŞ İLE FELSEF…

Değerli Hocamız Prof.Dr. Rahmi Karakuş ile “Felsefe, dünya görüşü, ideoloji, Türk...

OKUMADAN ÂLİM YAZMADAN MUALLİM

Bir cümleden veya metinden yeni ve değişik bir anlam(lar) çıkarırdık. Bir...

TURGUT GÜLER

1951 yılında Afyonkarahisâr’ın Sultandağı ilçesine bağlı Dort (bugünkü Doğancık) köyünde doğdu...

KÜLTÜR – MEDENİYET - AYDINLAR

Kültür ve medeniyet millî ruhun yansımasıdır. Eğer bir millet yaşama üslûbunu...

SEVİNÇ ÇOKUM

 Sevinç Çokum, 25 Ağustos 1943’ te İstanbul’da doğdu. Beşiktaş Kız Lisesi’ni...

SÖZÜMÜZ BİZİ SÖYLÜYOR

Deyimler, atasözleri gibi milli değer taşıyan dil varlıklarımızdır. Kelimenin tamamen kendi...

Hece Dergisi/Mart

Hece dergisi her ay güçlenerek yoluna devam ediyor. Rasim Özdenören’in önyazısının ardından Hece’nin...

KADINI “ADAM”DAN SAYMADILAR

Özellikle son yıllarda “toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramının gündeme gelmesi kadın hakları...

TÜRK ORDUSU

Pek çok ilahiyatçı ve mütefessir tarafından Türkleri işaret ettiği ifade edilen...

SOYLU ÇEHRELER – 7 TÜRKLÜĞÜ…

Çevremizde ne var ne yok, ayırdına varmak güzel; Dağa taşa, kurda...

Ezelden şâh-i aşkın (Bâki)

GAZEL Ezelden şâh-i aşkın bende-i fermânıyüz cânâ Muhabbet mülkünün sultân-i âlî-şânıyüz cânâ  Sehâb-i lütfün...

SU GİBİ AZİZ OLMAK

‘’Su hayattır.’’ diye başlanır söze. Su hayrı yaptıranlar , ‘’Su gibi...

PROF.DR. Saadettin Yıldız ile Tür…

Hocamız saygıdeğer Prof.Dr. Saadettin Yıldız ile "Dil" ve "Edebiyat" üzerine konuştuk. Sorularımıza öyle...

TÜRK ROMANINDA MODERNIST ETKININ BO…

Modernist Romanın Altyapısı Bir edebi tür olarak roman, Türk edebiyatına Tanzimat dönemiyle...

NELERE ZAMAN AYIRALIM

Bir atasözümüz, ‘Terazi var tartı var / Her şeyin bir vakti...

ORHAN ŞAİK GÖKYAY

Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok...

Sürgünden Soykırıma Ermeni İddi…

Ermeni soykırımı iddiaları değerlendirilirken, söz konusu dönemde Osmanlı Devleti'yle savaş halinde...

VİTAMİN VE AFYON OLARAK ATLANTİS …

Biz bu yazımızda Atlantis kıt’ası söylencesine farklı bir açıdan bakacağız. İşbu...

BAŞPARMAK

“İnsanın en asil uzvu hangisidir?” diye sorsalar hepimizin vereceği cevap budur:...

Aşık Sefil Selimi

Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933...

CENGİZ DAĞCI'DA VATAN - 1

1920 yılında Kızıltaş/Yalta-Kırım’da dünyaya gelen Kırım ve Türk Edebiyatının büyük ismi;...

TÜRK KADININDA VATAN -1

 Türk kadınının tarihte “Vatan” için yaptıklarını anlatmak; değil bu sayfalara kütüphanelere...

POSTMODERN ROMAN ANLAYIŞI

Her çağ kendi anlatısını üretir. Bizler şimdi postmodern zamanlarda yaşıyoruz ve...

ANLATI SANATLARINDA ARKETİPLER

Kurgu sanatının en önemli unsurlarından biri olan arketip kavramının ne olduğunun hem nitelikli...

GÖNLÜMDEN...

Uzun yıllar önce bir türkü dolanırdı dilime; "Vay göresim geldi Berçenek seni,Dumanlı...

EDEBİYAT SOSYOLOJİSİ

 Her sanat alanın kendine ait bir sosyolojisi vardır. Sanat, doğrudan kişi...

SONSUZ BAHAR

Sabah uyandıktan sonra yatakta bir süre tembellik etmek güzel, fakat sorular...

“ODUNBAZARIN” ÇEŞMELERİ: İK…

Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe...