Cumartesi 30 Mayıs 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 4 - 8 dakika)
Bunu okudun 0%

mini sevinccokumgözyasiKırım'daki Gözyaşı Çeşmesi ve Kırım Giray Han ile Dilara Bikeç'in efsanevi aşkı, usta yazar Sevinç Çokum'un kaleminden yeni bir romana konu oldu.

"Gözyaşı Çeşmesi-Kırım'da Son Düğün" adlı 464 sayfalık roman Kapı Yayınları tarafından yayımlandı.

Savaş bizim irademizden doğsa da kaderimiz gibidir. 
Biz yönetenleri dünya karışıklıklarının sergilendiği bir yerde, bir zaman parçasında bekliyordur. Bilsen o sıcak uykuları nasıl aradım, soluk kesen bir tipiden sonra atımı donmuş nehrin üzerinden buzun çıtırtılarını duyarak geçirirken artık ölümün daha rahat, daha kolay bir şey olabileceğini düşünmüştüm. Senden uzak olmanın yanında ölüm ne ki Dilara? Ben seni unutmuş olsam da görmesem de, gördüğümde tanımasam da senin bendeki izin, bıraktığın kızıl pas silinmez Dilara...  


 
Kırım’da Son Düğün 1760- 1769 yılları arasında Kırım’dan Rumeli’ye uzanan efsanevi bir aşkın öyküsü. Sevinç Çokum, Giray Han’la Dilara Bikeç arasındaki aşkı ete kemiğe büründürürken, aynı zamanda edebiyat kanonumuza Kırım tarihine tanıklık etmemizi sağlayan kalıcı bir eser kazandırıyor. Giray Han’ın tutkularını, zaaflarını, özgür ruhunu usta işi bir kurguyla aktaran yazar, zengin olay örgüsü ve özgün anlatım tekniğiyle okuyucularına romanın tarihî atmosferini iliklerine kadar hissettiriyor. Kırım’ı da, maziyi de “yakın” ediyor.

Yayın Tarihi 2017-01-19
ISBN 6055147846
Dil TÜRKÇE
Sayfa Sayısı 464

SEVİNÇ ÇOKUM BİYOGRAFİSİ İÇİN TIKLAYINIZ 

“ ayrılık da sevdaya dâhil”

   Sevinç Çokum, son romanı Gözyaşı Çeşmesi’nde okurlarını 1760’lı yılların Kırım hanlığına götürüyor. 1758-1764 yılları arasında saltanat süren, daha sonra tahtından indirilerek dört yıl sürgün hayatı yaşayan ve 1768-1769 yılları arasında yeniden tahta geçtiği sırada vefat eden Kırım Giray Han’ın merkeze alındığı, bir tarihi roman olmamakla beraber, tarihi gerçeklerden de beslenen bir roman Gözyaşı Çeşmesi.

          Bilge, sanatsever, merhameti ve güçlü adaleti ile halkının sevgisini kazanmış olan Kırım Giray Han’ın saltanat yıllarının anlatıldığı romanın ön planında büyük bir aşk hikâyesi var. Ünlü Rus şairi Puşkin’i de çok etkileyen ve onun “Bahçesaray Çeşmesi” şiirine ilham olan, bugün bile hâlâ anlatıladuran, bir efsaneye dönüşmüş olan Kırım Giray Han ile Dilara Maria’nın aşkı, kitabın temel konusunu oluşturur. Ancak bu hüzünlü hikâyenin anlatıldığı satır aralarında 300 yıllık Kırım hanlığının tarihini, Osmanlı ile ilişkilerini, Ruslarla mücadelesini ve Kırım Giray Han’ın atalarının geçmiş yıllardaki serencamını da öğreniyoruz. Roman bittiğinde böyle güçlü bir aşkın hüzünle sona erişine üzüldüğünüz kadar, Kırım hanlığının Osmanlının 15.yüzyıldan itibaren Balkanlardaki ilerleyişinde, Viyana Kuşatması’nda ve Ruslarla mücadelesinde çoğumuzun atlanmış olduğu gücünü ve etkilerini öğrendiğinizde şaşırmadan edemiyorsunuz:

“Osmanlının gücünü yitirmesi, kendilerinin de buna denk zayıflaması demekse, kendilerinin güçten düşmesi de Osmanlının Rus ve Avrupa karşısında adeta bir cephe çöküşü, bir geriye dönüşü demekti.”(228)
Roman, ölmek üzere olan Kırım Giray Han’ın son saatleriyle başlar ve geçmişe doğru bir yolculuk yapılır Kırım Giray’ın hafızasından. Ancak yazar, monotonluğu kırmak adına zaman zaman Kırım Giray’ın doğduğundan bu yana en yakınında olan sütannesi Tefek Hanım’a da verir sözü. Sütannenin anlatımı önemlidir, zira böylece Kırım Giray’ın çocukluğuna kadar inilebilir, çocuk Giray’ın yetişkin haline gelişi, olgunlaşma aşamaları da öğrenilir okur tarafından. Hatırlayışlar halinde şimdiki zamandan geçmişe doğru ilerlerken roman, Kırım Giray Han’ın dünya görüşünü de aktarır bize yazar. Onun aslında barış taraftarı biri olduğunu, mümkün olduğunca siyasi krizleri barışçıl yollarla çözmeye çalıştığını, ama gerekli gördüğünde de ordusunun en önünde gitmekten çekinmeyecek kadar cesur olduğunu görüyoruz.

“Savaşlar her zaman olacaktır, tıpkı aşk gibi…”(s.224)
Yine görüyoruz ki, Kırım Giray, sadece güçlü bir savaşçı ve adaleti ile tanınan, becerikli bir yönetici değildir, sanatseverdir de. Sarayında dünyanın farklı ülkelerinden davet edilmiş müzisyenler bulunur, tiyatroyu önemser, resim yapar, yetenekli adamlarını resme teşvik etmekten geri durmaz. Hayatı sever ve sevdikleriyle vakit geçirmekten keyif alır. Her zaman okumaktan zevk alır.

Sevinç Çokum’un okura çizdiği Kırım Giray, insan olarak da bir han olarak da takdir edilen biridir. Bu haliyle Kırım Giray, sadece tarihi bir şahsiyet değil, sanki yazarın dünya görüşünün de yansıtıcısı gibidir. Sanki Sevinç Çokum, Kırım Giray’ı tarihte bilinenlerin de ötesinde, bir nevi onu kendi dünya görüşünün sözcüsü olarak iç dünyasını oldukça zenginleştirerek vermiştir, diyebiliriz. Nitekim aynı zenginliği, onun büyük aşkı Dilara Bikeç ile yakınlaşmaları sırasında da görüyoruz. Bir erkeğin bir kadının kalbini kazanmak adına yaptığı fedakârlık, aslında büyük aşklar için büyük fedakârlıklar gerektiği düşüncesini de doğrulamayı hedefler gibidir.

Dilara, Kırım Giray’ın onu ilk gördüğü haliyle Lehistanlı Maria, daha 20 yaşında iken, kırklı yaşlarının başındaki Kırım Giray, onunla ikinci baharını yaşayacağını hisseder sanki.
“Ne var ki bu kız, ömrünün en dalgalı, en fırtınalı zamanlarına doğmuş bir gökkuşağıydı aynı zamanda.”(231)

Ama iradeden çok kader hükmünü yürütür bütün aşklarda olduğu gibi bu aşkın başlangıcında. O, Kırım hanıdır, istese haremine alabilecekken, gözdelerinden biri yapabilecek onu, bunu tercih etmez. İster ki, onun kalbi de kendi kalbi gibi samimi bir aşkla atsın, sonunda eşi olsun. Uzun bir zamanı kapsayan bu aşkın olgunlaşma aşamasında, her ikisine ait duygulardaki inişleri ve çıkışları Sevinç Çokum, kitap boyunca okura hayli yoğun, derin hissettiriyor.

Bu haliyle Gözyaşı Çeşmesi için romantik bir aşkın hikâyesi diyebilecekken, alt katmanlarında yer alan Kırım’ın 18.yüzyıl dünyasındaki etkin rolünün, siyasi olaylar karşısındaki dirayetli tavrının karşısında okur olarak hayli etkileniyorsunuz. Üstelik kitap, tarihi gerçekliği işlediği gibi, sosyal yönü ağır basıyor. Özellikle günümüze gönderme olarak kabul edeceğimiz ideal yönetim üzerine altı çizilecek sözler dikkat çekiyor:
“Biliyor ki ülkesinin bazı yerlerinde onun yenilgisini isteyenler var… Bunlar her devirde ve her ülke yönetiminin hayatında olagelmişti ama onları kazanmak da önemliydi.”(s.353)
Bu sözleriyle yazar, ideal yönetici portresi de çiziyor aslında, Kırım Giray Han’ı bu açıdan örnek bir yönetici şahsiyeti kabul edebiliriz.

Hatta kibirle örtüşen bugünün aydın ve geçmiş yılların ulema kimliğine de göndermeler yapar yazar:
“..hem de halk üzerinde gururlu ve daima büyüklenen davranışları ve mevkileri sebebiyle ağırlığı olan adamlardı. Her nedense kendilerini kibirlene kibirlene, onu bunu beğenmediğini ilan ede ede kabul ettirerek hatırlı hale gelmişlerdi…”(s.357)
Ancak şu da bir gerçek ki, Sevinç Çokum romanlarının en belirgin özelliği; yazar, bireyin dramını, psikolojik çatışmalarını, zengin iç dünyasını ve derinliğini, sosyal romanlardaki bir tezi ortaya koymak uğruna hiçbir zaman feda etmemiş, kahramanlarının bireyliğini korumaya her daim dikkat etmiştir.
Romanda sadece Kırım Giray ve Dilara değil, daha pek çok kahraman da güçlü şahsiyetleri, insani zafiyetleri, karanlık ve aydınlık taraflarıyla anlatılmış. Özellikle sütanne Tefek Hanım, Kırım Giray’a bebekliğinden itibaren çok yakın olmanın verdiği hakla, onun hayatında hep önemli bir yer tutmak ister. Bu yüzden gün gelip de Kırım Giray’ı o büyük aşkı Dilara ile paylaşması gerektiğinde, yine onun sevgisini kaybetmemek adına Dilara’ya sahip çıkması dahi, insanın bilinç altının karmaşıklığını gösterir. Ancak gözdesi Zarema ise, Dilara’ya aynı hakkı tanımayan kıskançlığı ile yine insani bir zafiyet olan hırsının onu ölüme götüren yolun taşlarını nasıl döşediğini de gösterir bize yazar. Kırım Giray’ın hocası Samur Bilge’nin, en zor zamanlarında yanında buluna Tuvuş’un, Ayder ‘in, Acar Bey’in ve diğerlerinin varlığı da romanın zengin şahsiyet kadrosuna dâhil edilmiştir. Bir de Kırım Giray’ın ağabeyi Arslan Giray var ki, romanda şahsiyet olarak değil de sadece isim olarak var olmasına rağmen, Kırım Giray’ın hatıralarındaki sözleri ve eylemleri ile adeta Kırım Giray’ın yolunu aydınlatan kişidir.
Romanda zaman zaman Kırım Tatar Türkçesi sözcüklere, hatta türkülere de yer verilmiş. Böylece yazar, atmosfer oluşturma aşamasında artık kaybolmuş veya kullanılmayan ifadelerle anlatımı renklendirmiş.
Gözyaşı Çeşmesi’ni okuyan Sevinç Çokum okurları, onun 1984 yılında yayımlanan Hilal Görününce romanını hatırlayacaklardır. O roman da Gözyaşı Çeşmesi gibi Kırım’ı anlatır. Sanki yazar 1984’yazdığı ve 1853-1856 yılları arasındaki Kırım’ı anlattığı o romandan yaklaşık otuz yıl sonra yazılan Gözyaşı Çeşmesi romanında Kırım’ın geçmişine, hanlık dönemine bir yolculuk yapmıştır. Hilal Görününce romanında masalsı dokunuşlarla yer yer hatırlatılan Kırım Giray Han ile Dilara, bu defa bir romanın ana kahramanı olarak yeniden can bulur, efsaneleşen aşkları bir romanın kurgusuna dönüşür; Hilal Görününce romanında hatırlatılan, çoktan kurumuş olan, Han’ın büyük aşkı Dilara’nın kaybından duyduğu keder üzerine döktüğü gözyaşlarını temsil eden Gözyaşı Çeşmesi de yeniden akmaya başlar.
Gözyaşı Çeşmesi, Kırım Giray Han’ın geçmişini ve şimdisini birleştirirken, zamanın karşısında insanoğlunun -isterse bir han olsun bu kişi- acizliğini, Sevinç Çokum’un güçlü üslubu ile derinden hissettiriyor okuruna:
“Zaman da gizler acıyı kederi; iyi bir dosttur bir bakıma. Ancak biz bir bezle ikide bir sileriz aynayı ve ardından kederimizi ararız, onsuz olamazmış gibi düpedüz acımızı ararız.”(301)
Galiba Kırım Giray’ın insan tarafı; aşkı ve insanlığı yüreğine sığdırırken, Dilara’sı ve Kırım’ı için atarken o yürek; nasıl ki ayrılık sevdaya dâhildir -ister bir dilber suretinde olsun sevilen, ister vatan-sevdiğinin acısına da sevince de ortak olmanın sevdaya dâhil olduğunu, yazarın kalemiyle okuruna anlatmaya çalışmış.

FUNDA ÖZSOY ERDOĞAN’ın inceleme yazısı.GÖZYAŞI ÇEŞMESİ…
DERGÂH DERGİSİ Mayıs 2017

KIRIM’IN YAZILMAMIŞ AŞK ÖYKÜSÜ

            Türk Edebiyatı’nın emektar kalemlerinden SEVİNÇ ÇOKUM yeni kitabı GÖZYAŞI ÇEŞMESİ- KIRIM’DA SON DÜĞÜN de tarihi karakterleri kurguyla buluşturuyor. Kırım Hanı Giray, kalbini kaptırdığı Dilara için bir çeşme yaptırır. Çokum, Rus yazar Puşkin’e de ilham veren bu çeşmenin hikayesini kendi üslûbuyla anlatıyor.

Zeynep Zelan- Yazının tümü Yeni Şafak Kitap Eki’nde
Ocak 2017

Sadece Bir Sevdanın Değil, Kırım’ın Acısının da Şahidi: Gözyaşı Çeşmesi

          Sevinç Çokum’un yeni çıkan ‘Gözyaşı Çeşmesi- Kırım’da Son Düğün’ adlı eseri, Kırım’ın tarih boyunca yaşadığı acılara bizleri de şahit tuttuğu bir roman. 

Yazan  - MUSTAFA UÇURUM

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

İZ BIRAKANLAR

Milli Eğitim Bakanlığı ile TRT'nin işbirliğinde hazırlanmış iz bırakan öğretmenler serlevhalı...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Yüzbaşı Nakiyüddin Bey öğrencilerinin Fransızcasının ilerlemesi için elinden geleni yapıyordu. Onlara...

Çukurova Lobisi Dergisinin Mayıs-H…

Çukurova Lobisi Dergimiz, İmtiyaz Sahibi Ali Alper Çetin’in önderliğinde, Mayıs-Haziran 2018 Sayı: 56 okuyucusuyla buluştu...

AHMET YILMAZ SOYYER

Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960...

YAHYA KEMAL TAŞTAN - BALKAN SAVAŞL…

Yahya Kemal TAŞTANÖtüken Neşriyat, 2017 Âdeta Balkan İmparatorluğu addedilebilecek Osmanlı Devleti’nin son...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Yolumuz gurbete düştü,Hazin hazin ağlar gönül,Araya hasretlik girdi,Hazin hazin ağlar gönül, Radyoda...

Okullar açılırken (2)

Sorumluluğun önem ve değerini gündelik hayatımıza yansıtalım. Haklarımız ve görevlerimizin dengeli...

ÖMER SYEFETTİN - PERİLİ KÖŞK

Sermet Bey döndü, arkasındaki bekçiye, – İşte bir boş köşk daha! Dedi. Küçük...

“GÖK”TEN DEĞİL, “KÖK’TEN…

-Ekrem Hakkı Ayverdi’ye- Nasıl da diz çökmüş asırların, fethin, fütûhat ruhunun o...

ÇAKIRCI HAMZA BEY KAZIKLI VOYVODA…

1461 Yılında Eflak tahtında Türklerin Kazıklı Voyvoda, Macarların Şeytan, Eflaklıların Cellat...

SÖZ VERELİM Mİ?

Bize verilen sözün tutulmadığındaki ruh hâlimizi düşünelim bir. ‘Şöyle de…’, ‘Böyle de…’...

TÜRK EDEBİYATINDA GOTİK TÜRÜNÜ…

Gotik edebiyat cadılar, cinler, periler, hortlaklar, vampirler gibi doğaüstü yaratıklardan ve...

HALK HİKÂYELERİNDE MİTOLOJİK SA…

Mitolojinin zengin dünyası içinde yer bulan sayılar ve renklerin görünümleri halk...

ORHAN ŞAİK GÖKYAY

Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok...

SANATTAN HAFIZAYA TÜRKİSTANLILIK …

Fransız filozof Ernest Renan, “Bir devleti kurtaracak olan manevî uyanıştır, bunun...

KISACA ZİYA GÖKALP VE GÖRÜŞLER…

(Doğum 23 Mart 1876 – Ölüm 25 Ekim 1924), Yapıtları ve...

ŞAİR MEHMET ALİ KALKAN İLE BİR …

 MEHMET ALİ KALKAN ÖZGEÇMİŞ  1958 yılında Eskişehir’de doğdu. Gazi İlk Okulu,Tunalı Orta...

GÜVENELİM AMA TAKİP EDELİM

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, güven(itimat). Güvenmek;...

HAYIRLISI

Nihad Sami Banarlı ‘Kelimeler, şunun bunun uydurmasıyla oluşmuş boş sözler değil...

MODERN DÜNYANIN KENDİ KLÂSİKLER…

Yazılarınızda Eski Türk Edebiyatı sahasındaki çalışmalarda metot eksikliğine ve teori sahasındaki...

NAMIK KEMAL’E DAİR ÜÇ DİKKAT

Tanzimat döneminin topluma ve dünyaya en açık kalemlerinden biri Namık Kemal’dir...

YENİ BİR YILA GİRERKEN

İnsanî ve ahlakî erdemlerle düzenlenmiş hayata ömür diyoruz. Ömrümüz, inşallah, iyilik...

ZOR COĞRAFYA : BALKANLAR

 Balkanlar veya Balkan Yarımadası, Avrupa kıtasının güneydoğu kesiminde, İtalya Yarımadası’nın doğusu, Anadolu’nun batısı...

CENGİZ DAĞCI'DA VATAN - 3

Cengiz Dağcı’nın “Onlar da İnsandı” ( Zaman: 1928-1932 ) ve “O...

CENAB ŞAHABEDDİN’İN “SENİ D…

İner şeb-i tabîatın       a         şeb: Farsça’da gece İner leb-i müzehhebi   b   ...

TARİHİMİZDEKİ MUHTEŞEM MEKTUPLA…

 Necdet Bayraktaroğlu HAYAT YAYINLARI Kültür hâzinelerini koruyan ve tarih birikimine sahip olan milletler...

AYNALI BABA’NIN ULAĞI

"Çiçekler âleminin suskun su gülleri onlar. Neden durgun sularda biterler? Hep...

Sinün yüzün güneşdür yoksa ayd…

SULTAN VELED'den Sinün yüzün güneşdür yoksa aydur Canum aldı gözün dakı ne eydür

ŞEHİR VE İNSAN

Bilgeler, insanın bilinmezliğini çözmeye çalışırken kullandıkları en önemli metafor, şehirdir. İnsanın...

PROF.DR. AHMET KARTAL’IN TÜRK-FAR…

Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof...

Âşık Reyhânî

1932 yılında Hasankale’nin Alvar köyünde doğan Reyhanî’nin asıl adı Yaşar Yılmaz'dır...

GENÇ EDEBİYAT ARAŞTIRMACISININ YA…

Yıllardır yüksek lisans, doktora ve yardımcı doçentlik jürilerinde, son üç yıldır...

KÜLTÜRLÜ BİR YAZAR-USTA BİR ROM…

Altmış iki yıllık ömründe binlerce makale ve fıkra, 150’ye yakın eser...

Bukağı

Nevi şahsına münhasır hal ve tavırları ile Hacı Bayram Veli, Yunus...

BİRLEYEREK OLUŞMAK

Aktif Düşünce Yayıncılık Prof. Dr. Kenan Gürsoy ile yapılmış olan bir dizi...

Bir Ses Mimarı: Yahya Kemal Beyatl…

Kostantiniyye... Estefanya... Gulgule-i Rûm... Dersaadet... İslâmbol... yâni İstanbul...Ne vakit Rumeli Hisârına...

NİHAL ATSIZ

Türkçülük ülküsünün büyük önderi, kudretli şâir ve tarihçi Nihal Atsız’ı 11...

DOĞA, İNSAN, BİLİM ADAMI, BAKŞI…

Bu yazımızda doğa ile insan ilişkisine kısaca değineceğiz. İlk önce şunu...

İDEOLOJİLERDEN KİMLİĞE; YENİ S…

16 yaşındaki İsveçli Greta Thunberg, çevre sorunları ve geleceğine olan etkisini...

OSMANLI DÖNEMİ ŞİİRİNDE EDİRN…

Müberra Gürgendereli, Osmanlı Dönemi Şiirinde Edirne, Çantay Kitabevi, İstanbul 2016. Edirne’nin I...

PEYAMİ SAFA-1

Şair İsmail Safa'nın oğlu ve «Mahşer», «Bir Akşamdı», «Şimşek», «Fatih -...

FUZULİ - LEYLA İLE MECNUN

KONUSU VE HAKKINDA GENEL BİLGİLER     Önce Arap Halk Edebiyatında ortaya çıkan...

Gülce

Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır Topuklarım...

ÇAYIMDA YAR DEMLENİR

“Hatay'daki yiğitler” dediğimde yüreğim başka bir hazla çarpıyor. Hasbi duruşlarıyla, Anadolu...

AŞK GELİNCE CÜMLE EKSİKLER BİTE…

İnsan denilen canlı evrimsel olarak hayvanlar alemine mensup olup diğer hayvanlar...

SÖĞÜT'TEKİ VATAN

Bir kaç aile çocuklarımızla birlikte Osmanlı Cihan Devletinin kurulduğu yerleri görmek...

HİÇ BÖYLE GÜZEL BİR MEKTUP ALDI…

Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun 1977 yılında oğlu Ali’ye hitaben yazdığı mektup günümüz gençliğine...

KIRMIZI YAZILAR

Açıklama"Ben tarihçi değilim, akademisyen hiç değilim; roman yazarıyım sadece. Uzun veya...

Dilaver Cebeci

15 Temmuz 1943'te Gümüşhane'ye bağlı Kelkit ilçesinin Dayısı köyünde doğdu. Ailesinin...

KİŞİSEL GELİŞİM SAÇMALIKLARI

Sürekli kişisel gelişim geyikleriyle konuşan, davranan insan tiplerinin ortaya çıkıp çoğalması...

OLDUĞU KADAR OLMADIĞI KADER

“Askıya almak” bir deyim. Birkaç anlamı var. Geciktirmek, belirsiz olarak ertelemek...

VİTAMİN VE AFYON OLARAK ATLANTİS …

Biz bu yazımızda Atlantis kıt’ası söylencesine farklı bir açıdan bakacağız. İşbu...

VATAN

Vatan mefhumu bazı araştırmacılarımıza göre Fransız ihtilalinden sonra hudutlarımızdan girmiştir. Vatan...

GÂVURDAĞI ÂŞIKLIK GELENEĞİ- B…

Bölgedeki Türkmen topluluklarının konargöçer yaşama biçimleri, tarihi süreçleri ve gelenekleri iyice...

KISKANÇLIK

Hikmet Münir Ebcioğlu(1927-1989)’nın sözleri, Teoman Alpay(1932-2005)’ın bestesi hüzzam makamındaki “Kıskanırım” şarkısını...

ÖMER SEYFETTİN VE TOS

(28.2.1884 - 6.3.1920) Doğ.: Gönen - Ölm.: İstanbul Cumhuriyetten önceki edebiyatımızın hikâye alanındaki...

“KOZA” ŞİİRLERİNE GÖRE HAR…

   2.2.”Koza” şiirlerinde  ses yapısı   Harid Fedai’nin şiirlerinde ses zaman zaman ön plana...

İSTANBUL TÜRKÇESİ’NİN ÖNEMİ

Türkçe, Türk dili ya da Türkiye Türkçesi, batıda Balkanlar’dan başlayıp doğuda Hazar Denizi sahasına kadar konuşulan Altay...

SOYLU ÇEHRELER - Bestami YAZGAN

"Şairleri haykırmayan bir millet;Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir...."Diyor Mehmet Emin...

kirmizilar.com

Mutlaka ziyaret etmeniz gereken zengin içerikli bir site. Kırmızı, Dilimizden hiç düşmeyen şiirce...

NECİP FAZIL KISAKÜREK - SAKARYA T…

Şiir, yan anlamları çoğaldıkça, günlük dilden bambaşka bir mecraya geçtikçe, yeni...

MİLLÎ EDEBİYATIN ÖNCÜSÜ: MEHME…

1921 yılında, Türkiye bir ölüm-kalım savaşı içindedir. Milletin tek umudu Mustafa...

AYLAK KELİMELER

Aylak KelimelerNilgün DağYayınevi Yayınları1. Baskı, 2019Ankara, 127 sayfaEser, kelimelerin peşinde koşan...

İSTANBUL MEKTEBİNDE OKUMAK

Yıllarca rüyalarımı ve hayallerimi süsleyen bir dosta kavuşmanın heyecanını duya duya...

3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK BAYRAMINDA VAT…

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Şükrü Saraçoğlu 5 Ağustos 1942 tarihli TBMM konuşmasında...

ARİF NİHAT ASYA - ONLAR ŞİİRİ …

ONLARNerde kaldı o anlar ki,Analar kurt doğururdu,Hilkat insan çamurunuDestanlarla yoğururdu.Nerde o...

ANADOLUYU AYDINLATAN GÖÇ

Büyük insanlar, yüksek kültürlü milletlerin içinden çıkar.Yüksek kültür; inançta, törede, adalet düşüncesinde...

Şiirde İmge

İmge kelimesinin kökeni sayılan “image” veya “imago” kelimeleri Latince olup “görünür...

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

Adını Türk edebiyatına “Destan Şairi” olarak yazdırmış bir büyük ismi: Niyazi...

İSLÂM VE ŞİİR

Cahiliye döneminde Arap şiiri çok gelişmiş, belli bir yetkinliğe ulaşmıştı. Arap...

ANADOLU ESNAF TEŞKİLÂTININ PİR…

Ali Alper ÇETİN Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolu’da güçlü bir devlet, ileri bir...

KAOTİK BİR ROMAN OLARAK: DÜNYA D…

 Veysel Gökberk Manga’nın ilk romanı “Dünya Dönmeden Önce”[1] kaotik bir roman metnidir...

Aşık Pervani

Aşık Pervani (İsmail ÇELİK)Mehmet Ali Kalkan'ın Gönlünden... Aşık Pervani (İsmail Çelik) ve Mehmet...

MEHMET AKİF ERSOY’DA HÜZÜN

Tabut Eller Üstünde Dostu da düşmanı da onun çok yüksek bir...

NAMIK KEMAL'İN EDEBİ KİŞİLİĞ…

Namık Kemal’in edebiyat anlamında düşünsel gelişmesi üçlü bir etkinin sonucuna bağlanabilir...

ŞEKİLLER-2

(Şekil 12 ) Şekil Mimari parça Osman Eravşar, Haşim Karpuz, İbrahim...

SESSİZTANBUL

İstanbul’daydım bugün yine… Biliyorum sana haber vermeliydim gelirken. Bana kendine bir...

İNSANIN TAŞRASI - V

O sene yaylaya çıkamadılar. Yayla Vakti köy hep ıssız olur. Yine...

TÜRKÇE'DEKİ VATAN - 2

Türkistan topraklarında “1070’de Balasagunlu Yusuf Has Hacib tarafından Kaşgar hükümdarı Buğra...

TÜRK’ÜN ATEŞLE İMTİHANI

Türk vatanının İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesinden Cumhuriyet’in ilanını kadar kendisi...

HALİDE NUSRET ZORLUTUNA - 2

1945 yılında, Sarıkamış-Kars yolunda, bir tepe üstünde nöbet bekleyen bir Türk...

1940 SONRASI TÜRK EDEBİYATI

Bu dönemde farklı şiir anlayışlarının çıkmasının nedeni dönemin kültürel ve sosyal yapısındaki hareketliliktendir.1940...

GÖNLÜMDE AÇAN LALELER

Arif Nihat Asya "Lâle" için diyor ki; "Eskiler lâleyi mukaddes sayarlardı. Gerçekten...

KAYIPLARIMIZ

‘Nelerimiz kayboldu? Nelerimizi kaybettik? Yitiklerimizden neyi/neleri hep arayıp duruyoruz? Kayıp verdiklerimiz...

Mahmut Topbaşlı (Günbeyli)

1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini...

Yeşil Çeşme

Beni o büyük çocuklar karşında koruyan diyemem ama hiç olmazsa teselli...

SEMAH AŞKA DOĞRUDUR - A.YILMAZ SOY…

Semah Aşka DoğrudurA.Yılmaz SOYYERPost Yayıncılık Bu roman kendilerine Alevî de denilen Kızılbaşların...

CÖMERTLİK

Kendine ait şeyleri kolaylıkla verebilen, ikram edebilen, vermekten kaçınmayan eli açık...

DİVAN EDEBİYATINDA VE YENİ TÜRK …

Tehzil, Arapça “hezl” kökünden türetilmiş bir kelime olmakla beraber kapsam olarak...

PROF.DR. ABDÜLKADİR İLGEN İLE …

Türk müslümanlığı, çok tartışılan, daha da çok tartışılacak olan konu. Ama...

TANZİMAT EDEBİYATI -III (İkinci D…

       II.Dönem Tanzimat Edebiyatı (1878-1896) Özellikleri:  1-Sanat sanat içindir görüşü benimsenmiştir. 2-Bu dönem...

NEDİM - TAHLİL- Bir safa bahşedel…

ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte...

NASIL DA HÜZÜNLE BAKIYOR SÜHEYL H…

Nasıl da hüzünle bakıyor Süheyl Hoca. Sanki “emâneti yüklenemeyen dağlara mukabil...

TÜRK’ÜN KİTAPLA İMTİHANI

İhtiyaç listenizde kitap kaçıncı sırada, hiç düşündünüz mü? Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte...

ŞARKI - ŞEYH GÂLİP

1. Ey Nihâl-i işve bir nevres fidânımsın benimGördüğüm günden beri hâtır-nişânımsın...

K KONAK ROMANINDA “GÜNDELİK HAYA…

İnsanlık tarihiyle var olan “gündelik hayat”, tekrar eden işlerin, alışkanlıkların oluşturduğu...

TÜRK DÜNYASI VE DEVLET POLİTİKAS…

Türkiye'nin, 1991-1992'ye. dek Türk Dünyası'na yönelik resmi bir politikası yoktu. Bunun...

HÜRRİYET KASİDESİ - NAMIK KEMAL

        1.      Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u...

TANPINAR’IN HUZUR ADLI ROMANINDA A…

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın en fazla üzerinde durulan ve ne yazık ki...

TÜRK EDEBİYATINDA “GELENEK VE MO…

Kimlik kavramı bütün dünyada olduğu gibi bizde de son zamanların gözde...

BİLİNMEYENLERİYLE EDEBİYATÇILAR…

– Cahit Sıtkı, küçükken yaramazlık yaptığı için babası tarafından pencereden aşağı...

SOYLU ÇEHRELER : SAİT BAŞER

TÜRKLÜĞÜN TÜRK KÜLTÜRÜNÜN VE TÜRK İNANÇ SİSTEMİNİN SOYLU ÇEHRESİ: SAİT BAŞER EVREN-DİL...

ZAMAN YÖNETİMİ

Zamanın ne olduğunu tam kavrayamadığımız için onu yönetemiyoruz. İnsanoğluna eşit olarak...

ALFABE MÜELLİFİ AHMET HİLMİ GÜ…

Küçüklüğümden beri en büyük idealim olan "Gazetecilik" mesleğine atılmam "Alfabe Müellifi...

POSTMODERN TOPLUM VE TÜKETİM ÇILG…

Anglosakson dünyasının çağdaş sosyologlarından Anthony Giddens Modernliğin Sonuçları adlı çalışmasında modernizmi şöyle tanımlar:...

ÇUKUROVA LOBİSİ DERGİSİ TEMMUZ-…

Çukurova Lobisi İmtiyaz Sahibi Ali Alper Çetin’in öncülüğünde, Temmuz-Ağustos 2017 Say:...

Muharrem KUBAT

Muharrem KUBAT 9 Ocak 1933'te, Emirdağ ilçesine bağlı Karacalar köyünde doğdu.Evli ve...

TÜRKÜ(LERİMİZ) BİZİ SÖYLÜYOR…

Türkünün konusu insan ... İnsanın başından geçenler, insanın başına gelenler, insanların gönül...

SÜRGÜN MEKTUPLARINDAKİ ZİYA GÖ…

Saadettin YILDIZ[1] 1.3.2.Filozof-Mütefekkir Ziya Gökalp, çocuk denecek yaşta fikir sancıları çekmiş; kafasına takılan...

AYNEN

Kelimeler kadar onları konuşan ağız önemliydi. ‘Gönüle yumuşak sözle gir!’ prensibine...

BEDEN VE HUY

Bir yemişin biçiminden ve renginden, içine gizlediği tadın derecesini kestirmek mümkün...

BAŞPARMAK

“İnsanın en asil uzvu hangisidir?” diye sorsalar hepimizin vereceği cevap budur:...

SÖYLEYİN!

Hangi sükûnet bu kadar yorar insanı, hangi suskun diller sağır eder...

KIRIM: SÜRGÜNDE YEŞEREN VATAN

KIRIM, “Kemal Çapraz”ın Kırım’la ilgili eserine de ismini verdiği gibi; “SÜRGÜNDE...

Cengiz DAĞCI

Cengiz DAĞCI Kırım'ın Gurzuf kasabasında 9 Mart 1919’da dünyaya geldi. Çocukluğu...

YUNUS EMRE'yi YENİDEN OKUMAK

Türkolog Anna Masala; ‘’Yunus Emre Türk ruhudur, sonsuz-tarihsiz Anadolu’dur.’’ diyerek bir...

HASED/HASET

Kıskanmak, “Başkasında olan bir nimeti çekememe, kendisine faydası olmadığı halde kıskançlık...

TÜRKÇENİN UYANIŞI-1

Bugün akademik düzeyde bile dilin imkânlarını, maalesef şuuraltında yürüyen bir değerlendirmeyle...

SERVET-İ FÜNUN (EDEBİYATI-I CEDİ…

Servet-i Fünun, daha önce Ahmet İhsan tarafından çıkarılan bir fen dergisidir...

ANLAMIN BAĞLAM AÇISINDAN İNCELENM…

Semantics ve pragmatics alanlarına bakış Anlam konusudilbilimde semantics (anlambilim) ve pragmatics (edimbilim) alt başlıkları ile ele...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA…

Matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey o akşam Mustafa Kemâl’i de dostlar...

SAYI - 10 HALİDE EDİB’İN 1916 Y…

Mükemmel eğitim modeli arayışından önce memlekette eğitime dair bir durum tespiti...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Benim çat kapı gidebileceğim, karnımı doyurabileceğim, çay içebileceğim, sohbet edebileceğim kişilerden...

Kutsal İkona

250 yıl süren krizalit dönemi… Sır dolu hayatlar… Gizli kimliğin öne...

NE BAYRAMLAR GÖRDÜM

Hiç düşündünüz mü bilmem, normal bir insan ömrüne kaç bayram sığar? Hemen...

DR. Alî RIDVAN UNAR

Yeni Sabah Gazetesinin 2 Ocak 1946 tarihli nüshasından kestiğim ve çok...

ZEYNEP’İN DEDESİ

Tahsin Yücel (1933-2016) denince aklıma Maraş’ın Elbistan kazasının Ötegeçe semtinde doğan yoksul bir Anadolu çocuğu geliyor...

ALİ HASANOV’UN ‘’HOCALI SOYK…

Bülten ve ajansların geçtiği haber, Türk dünyası ile dünya kamuoyunda şok...

RAUF DENKTAŞ'TA VATAN

Mustafa Necati Sepetçioğlu “Kıbrıs” la ilgili yayınladığı eserlere “Sabır Ağacı” ismini...

NEDEN CİMRİLEŞİYORUZ?

“O kadar zayıftı ki babasının eski kravatlarından kendine elbise yapıyordu. O...

ADİL HAFIZANIN IŞIĞINDA, BİRİNC…

Adil Hafızanın Işığında, Birinci Dünya Savaşı’na Giden Yol ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu Altay...

SAĞIM SOLUM SOBE, SAKLANMAYAN EBE

Kim ebe kim sobe belli idi. Yağ satardık, bal satardık; ancak...

MİLLİYETÇİLİĞİN İKİ İTİC…

Kamuoyunun daha ziyade kültür ve siyaset felsefesine yönelik çalışmalarıyla tanıdığı Milay...

Ayarsız/Mart

Mart 2016 da yayın hayatına başlayan Ayarsız Dergisi, fikir, kültür, sanat...

İsmail Hami Danişmend

Anadolu Danişmendli Beyliğini kuran Melik Danişmend neslinden  olduğu bilinen  İsmail Hami...

’ÇİFTE VAV’IN İZİNDE

Sosyolog şair A. Yılmaz Soyyer’in şiir kitabı Çifte Vav’ın İzinde Post...

KÖYÜMDEN... GÖNLÜMDEN...

Dün bizim Metin Bilgesoy kardeşimizin yazısını koymuş, bugün de nasip olursa...

ARİF NİHAT'TA MİLLİYETÇİ TAVIR

Türk milliyetçiliğinin en önemli beslenme kaynaklarından birisi, hiç şüphesiz, edebiyattır. Sözlü...

SANATIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

 Sanat; ‘’bir duygunun, tasarımın, güzelliğin vb. dışa vurumunda, anlatımında kullanılan  yöntemlerin...

TÜRKMEN KADIN GİYSİSİ: SAYA

Saya kelimesi anlam olarak; ayakkabının yumuşak olan üst bölümü, koyunların karnındaki...

NE OLUR BENDEN ÖNCE ÖLME ANNE!

Yıllar önceydi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde çıkardığımız Üniversite Gazetesi’ndeki köşem için babaannem...

ERENKÖY ŞEHİDİ SÜLEYMAN ULUÇAM…

2.3.TürkiyeUluçamgil, Kıbrıs’ı ve özellikle Lefkoşa’yı çok sever. İstanbul’un kalabalığından bunaldığı zamanlarda...

ALDANMA ALDATMA ÜZERİNE

İnsanız işte… Acı, bunalım, düşünce, gam, gerilim, hüzün, ıstırap, kaygı, keder, korku...

KARAGÖZ’ÜN HAKİKAT PERDESİ

Baklavaydı, kahveydi, lokumdu, yoğurttu derken komşumuz Yunanistan, Karagöz’e de sahip çıkıyor...