Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

Dr. Halil Atılgan’ın “ Hey On Beşli” isimli eseri.... 

                                    TÜRKÜ SEVEN TÜRKÜ SÖYLER


                                   "Koşar telden tele dökülür saza

                                   Ben beni söylerim türkülerimde

                                   Özlem çağıl çağıl aşk yığın yığın

                                   Ben beni söylerim türkülerimde

                                  

                                   Gâh Emrah olurum dert ile dolan

                                   Gâh bir Köroğlu'yum dağlarda kalan

                                   Seyrani Sümmani Karacaoğlan

                                   Ben beni söylerim türkülerimde " ( H. Soyuer)



                                   
diyen şairin dörtlüklerinde olduğu gibi, Adanalı İboş Ali Ağa da türkülerinde bizi söyler. Çünkü o, türküyle doğmuş, büyümüş, onunla yunmuş arınmış. Duygu ve düşüncelerinin dile gelme aracı olmuş türküler. Onun için de bağlama dertlerinin yoldaşı, türküler ise sırdaşı… Bu ikili ise yaşama mücadelesinin dile ve tele yansımasını sağlayan bir ayna olmuş. Onun için de o, düğününü,  kara gününü, kahramanlığını, aşkını, gurbetini, sevgisini yaktığı türkülerle dile getirmeye çalışmış. Milletimizin gönül bahçesinin gülleri olan türkülerimiz; onun dilinde ve telinde renk, şekil ve biçim bularak geçmişten günümüze hiç değerini kaybetmeden bizlere ulaşmış.

Türk Halk Kültürü Araştırmacısı Dr. Halil Atılgan, Tokat yöresine ait olduğu düşünülen ve Çanakkale Savaşları sırasında 1315 doğumluların cepheye gidişini anlatan “Hey Onbeşli” türküsünün Adana yöresine ait olduğunu söyledi.
“Hey Onbeşli” türküsü hakkında 1998 yılından bu yana araştırmalar yapan Dr. Halil Atılgan, türkünün Adanalı halk ozanı İboş Ali Ağa olarak bilinen Ali Boğaç tarafından Birinci Dünya Savaşı sırasında askerlik görevini yerine getirdiği sırada yazıldığını ve söylendiğini belirtti. Şakirpaşa Konağı’nda verdiği konferansta İboş Ali Ağa’nın tüm aile fertleri ve yakın dostları ile görüştüğünü belirten Halil Atılgan, önemli bilgilere ulaşarak bir dönemin anı ve hatıralarını topladıklarını söyledi. "Hey Onbeşli" türküsüne Adanalılar’ın muhakkak sahip çıkması gerektiğini belirten Atılgan, şöyle devam etti:
"İboş Ali Ağa unutulmamalı, eserleri yaşatılmalıdır. 1891 yılında Adana’da doğan ve 1959 yılında burada vefat eden İboş Ali Ağa, Adana’nın ilk halk ozanlarından biridir. 1930’lu yıllarda taş plakları çıkan İboş Ali, aynı zamanda ‘Burçak Tarlası’ başta olmak üzere birçok türkünün de söz yazarıdır. Döneminin çok tanınan ve eserleri bestelenen sanatçısıdır. Birinci Dünya Savaşı sırasında askere alınarak Tokat yöresinde askerlik yapar. Bu sırada türkünün dizelerinde geçtiği gibi Çanakkale Savaşları için eli silah tutan herkes askere alınır. Bu Anadolu coğrafyasında büyük bir üzüntüye yol açar. Halk ozanı İboş Ali o günlerde bu türküyü yazar ve söylemeye başlar. Birinci Dünya Savaşı sonrası terhis olan İboş Ali, memleketi Adana’ya gelir. Fakat bir süre sonra birçok vatansever gibi kardeşi Şevki ile tutuklanır. Bir süre hapishanede mahkum kalır. Kurtulduktan sonra Kuva-yı Milliye saflarına geçerek mücadeleye katılır. Bu yüzden de yıllar sonra İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir. Yaşamına sazı ile devam eden İboş Ali, Adana’dan İstanbul’a uzanan sanat yaşamı sırasında plaklar doldurur, dilden dile dolaşan türküleri yazar."
İboş Ali Ağa’nın 1315’liler tertibiyle Tokat’ta askerlik yaptığını belirten Dr. Halil Atılgan, "İboş Ali Ağa, arabacı Topal Selahattin’in kızı Hediye’ye aşıktır. Tokat’a askere gitme arifesinde yavuklusundan ayrılan İboş Ali, Hediye’ye bu türküyü yakar. Askerlikten sonra Adana’ya dönen İboş Ali türküyü zaman içinde öğrencisi Ali Limoncu’ya öğretir. Ali Limoncu ustasından öğrendiği türküyü çeşitli meclislerde çalar okur. Türkü ünlenir, dillere destan olur. Adana’nın ünlü türküleri arasında yerini alır. 1952 yılında Muzaffer Sarısözen’in Ankara Radyosu’nda düzenlediği Adana özel programında türkü Ali Limoncu tarafından çalınır okunur. Sarısözen türküyü notaya alır. Ben türkünün İboşlar’ın Ali Ağa tarafından Adanalı Topal Selahattin’in kızı Hediye’ye yakıldığı hikayesini Ali Limoncu, Abdurrahman Yağdıran, Mustafa Canan ve Erol Aktı’dan defalarca dinledim. Çukurova Türküleri kitabını hazırlarken Ali Limoncu kendisinden derlediğim türkülerle birlikte ‘Hey Onbeşli’ türküsünü de çaldı okudu. Üstadın isteği üzerine türkü yöresi Adana, kaynak kişi İboş Ali, aktaran Ali Limoncu olarak kayıtlara geçti. Türküyle ilgili notanın altına ‘Türkü; Çukurova Türküleri’ kitabımda bu detay bilgilerle yayımlandı" diye konuştu.

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile