Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet

kisiselgelisimSürekli kişisel gelişim geyikleriyle konuşan, davranan insan tiplerinin ortaya çıkıp çoğalması ile liberal ve neoliberal sistemlerin çok yakın ilişkisi vardır.
Okuduğu metinde, kitapta rastladığı kulağa hoş gelen birkaç özlü sözle, kısa ve kestirme yoldan yaşamının değişeceğine, kendisinin değişeceğine ve başarıyı yakalayacağına, hatta zengin olacağına veya itibar kazanacağına inanan ya da inanamak isteyen tiplerle doldu ortalık. Bu da bir çeşit takıntı ya da neoliberal sistemin insanı çaresizleştiren, sürekli daha çok çalışmaya zorlayan ama rantı hep tepeye kazandıran yapısının sunucu bir durumdur.

Oysa insan psikolojisi, alt bilinç(id), benlik(ego), üst benlik (süperego) dan oluşan bir yapı arzeder. Bunlar arasındaki denge ve uyum size sağlıklı bir psikolojik yapı sağlar. İşte asıl kişisel gelişim bunları dengeleyebilmektir.
Fakat epeydir moda olan bu kişisel gelişim geyikleriyle sürekli üst benliğe etki edip, benlik ve alt bilinci baskılama eğilimi, kişisel gelişim sağlamak yerine aslında insanları hasta, takıntılı, sorunlu hale getiriyor. Kimsecikler de bunu dillendirmiyor. Çünkü bu kitapların kendisi zaten neoliberal ekonomin gereği olarak ticari birer metadır ve tatlı para kazanırken kimse kimseni ayağına basmıyor.

Evet, kişisel gelişim kitapları, tabii ki hiçbir edebi değer taşımayan ticari bir üründür. Peki bir ürünün yegane amacı nedir? Çok satmak. Fakat bazen görüyorum, tek bir kitap yerine ticari kafanın ürünü olarak konulara ayrılmış kitaplar setler haline getirilmiş. Mesela İş hayatı için 10 kitaplık bir dizi hazırlamış yazarımız veya okulda başarınızı arttırmanız için yapılacaklar 5 kitapta toplanmıştır.

Daha önce hiç kişisel gelişim kitabı okumamışsındır, fikir edinmek için alıp okursun bir iki tane. Ama düzenli olarak kişisel gelişim, başarı veya hayatınızı değiştireceğini iddia eden kitapları alan insanlar var. Hiçbir faydasını görmedikleri gibi üstüne bir de zaman kaybetmiş oluyorsunuz.

Bu kitaplar genelde "İş hayatında yükselmenin 10 yolu", "7 maddede okul başarınızı arttırın" gibi daha kapağında size vaatte bulunurlar. Veya biraz daha ilgi çekmeye çalışanları "Aptal insanların 100 kronik davranışı" gibi sizin egonuza yönelik başlıkları seçerler. Sen aptal mısın canım? Tabii ki değilsin! Ama bu kitabı al, çaktırmadan oku bakalım, belki aptal insanlara benzer davranışların vardır, düzelt onları!

Bir aralar hem ülkemizde hem dünyada "Ferrarisi'ni Satan Bilge" adlı kitap çok modaydı. Aslında moda olan çoğu kitap gibi, bu kitabın da boşa kesilmiş ağaçlardan oluştuğunu biliyordum. Fakat kitabı okumaya karar verdim, bir solukta(!) okudum. Ve belki de gelmiş geçmiş en çok satan, en dişe dokunur kişisel gelişim kitabının bile, aslında bir kaç sayfadan oluşması gereken bir çöp olduğunu şaşırmadan ama üzülerek gördüm.

Bu kitapların genel karakteristik yapıları şöyledir: Size bir çok hikaye anlatılır. Tabii hepsi başarı hikayesi! Hiçbir başarısızlığa değinilmez. Halbuki başarısızlığın da başarı kadar önemli olduğunu düşünürüm, eğer gelişimden bahsediyorsak tabii. Aslında sırf buradan bile, bu kitapların amacının size gerçekten başarıya ulaştırmak değil, gaza getirmek olduğu anlaşılıyor.

Dediğim gibi bu kitaplar bir çok olağanüstü başarı hikayesi anlatır okuyucuya. Bak ne vahim durumlarda bile neler yapılıyor mesajı verilir. Fakat anlatılması gereken bu hikayeler değil. Bu hikayelerin kahramanlarının diğerlerinden farkları! Bu insanların, düşünce yapıları, zihniyetleri bakış açıları! Çok daha geniş ve kapsamlı bir konu bu. Ey yazar, sen bu hikayeyi bana anlattın, beni gaza getirdin de benim kafa aynı kafa, harekete geçsem ne olacak?

Genelde kapakta vaat edilen maddeler hikayelerle şişirilip sıralandıktan sonra, kitabın sonunda aslında her şeyin siz de bittiği, kendinizden başka kimsenin size yardım edemeyeceği, yazarın sizi bir yere kadar taşıyabileceği ancak asıl işi kendi iradenizle sizin başarmanız gerektiğini söyler, şaka gibi.
E abicim sen hayatın "secret"ını verecektin bana, noldu o iş? Aslında okuyucu da biliyor, kitabı alırken de biliyor, bu kitabı okuyunca bir şey değişmeyeceğini ama o umut, o vaat kitabı ona aldırtıyor.

Hayatınızı değiştirmek gerçekten bu kadar kolay olabilir mi?
Bu iş belki de dünyanın en zor şeyi. Bu iş belki de yıllarınızı alacak bir süreç. İlk önce zihinsel olarak besleneceksiniz. Ortaokul terk adam kişisel gelişim kitabı okusa nolur, harekete geçse nolur? (Kendini yetiştiren, geliştiren insanları tenzih ederim.)
Araştırmak, okumak, daha çok araştırmak, daha çok okumak...
İşte asıl değişim buradan başlar: Bilgiden. Yeni şeyler öğrendikçe aslında ne kadar az şey bildiğinizi fark edeceksiniz. Daha çok merak edeceksiniz, yeni şeyler öğrenmek sizin için bir tutku olacak. Bir zaman sonra iş dönüp dolaşıp kendinize varacak. Kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız. İşte o zaman asıl kişisel gelişime ulaşmışsınız demektir. Çünkü kendini bilmek her şeydir.

Gerçekte bu kitapları alan kişiler, aslında okuma alışkanlığı olmayan fakat kitabın vaatlerinin büyüsüne kapılan kişiler zaten. Yoksa öğrenmenin aşkına kapılmış insan, zaten çoktan gelişim yoluna girmiştir.

Bu yazarın diğer makaleleri

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile