Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

İnatetme gokyuzuÖnsöz

İlk aşk, ilk evlat gibidir ilk kitap… Heyecanı, sancısı, sevdası, sevinci tarifsizdir… “Elifçe” Elife Ergan’ın şiirleri böylesi bir doğumu ve buluşmayı fazlasıyla hak ediyor.

Diyebilirim ki; birçok başat şairin ilk kitaplarındaki acemilik de yok bu şiirlerde. Halk şiirinin duygusu, lirizmi, konusu ve biçeminden beslenip; özgün imge ve buluşlarla, çağdaş, kendince bir tarza evriltmeyi başarmış sevgili Elifçe şiirlerini. Bu şiirlerde sanatçılar beşiği Çukurova ve Toroslar’ın ulusala armağan edeceği yeni usta bir şairin muştusunu görüyorum. Kitabın adı da şiirlerin duygusu ve niceliği hakkında yeterli ipucu verecek derecede başarılı seçilmiş bir dize: “inat etme gökyüzü, benim kadar ağlayamazsın”

Sevgili Elife Ergan’ın bu ilk kitabına önsöz yazarak, heyecanını ve sancısını paylaşmaktan onur duydum. İnanıyor ve diliyorum ki; bu şiirler okurun kalbine ve belleğine yazılıp, edebiyat tarihimizde kendine özgü kulvarında yürüyüşünü yeni başarılarla taçlandıracak…

Dr. Ömer Kaplan Kozanoğlu

***

osmanlidönemiedirnesiiriMüberra Gürgendereli, Osmanlı Dönemi Şiirinde Edirne, Çantay Kitabevi, İstanbul 2016.

Edirne’nin I. Murad tarafından fethi, hem İstanbul’un hem de Balkanların kapısını Türklere açmıştır. Bütün Osmanlı tarihi boyunca siyasi ve kültürel açılardan kilit rol oynayan Edirne, geçmişi Traklara dayanan eski ve önemli bir şehirdir.

“Dârü’l-mülk ve Dârü’n-nasr ve’l-meymene” olarak anılan bu kutlu şehir, neredeyse bir asır boyunca payitahtlık yapma-sının yanında, tahtını İstanbul’a hediye eden asil bir sultan misali, yüzyıllar boyunca saltanatı ve İstanbul’daki gelişme-leri vakarla seyretmiş, uzun bir dönem ihmal edilmiş, zaman zaman eski şaşalı günlerini hatırlamış, büyük afet ve savaşlar yaşamış ama hep ayakta kalmayı başarabilmiştir.
Edirne’nin başkentlik vasfı, şehrin havasının, ruhunun, dokusunun, insanının yanı sıra edebiyatının da içine sinmiş-tir. Osmanlı’nın medeniyet merkezi olan bu şehir, yüzyıllar boyu devam eden bir süreçte tesis edilen ve başarıyla işletilen eğitim ve kültür merkezleri, sanat eserleri, tabi güzellikleri ve edebî zenginliği dolayısıyla kendine has bir hüviyet taşımak-tadır. Bu hüviyette, Edirne’nin Osmanlı tarihi boyunca bir ca-zibe merkezi olarak kalmayı sürdürebilmesinin önemi büyük-tür.

ciftevavSosyolog şair A. Yılmaz Soyyer’in şiir kitabı Çifte Vav’ın İzinde Post Yayınları arasında raflarda yerini aldı.

Yayınevinin “40 yıldır şiir dergâhına ilham devşiren şair” olarak takdim ettiği Yılmaz Soyyer’in her biri Türkçe’nin zirvesi şiirleri okuyucuları ile buluşuyor.

Yılmaz Soyyer de şairi şu kelimelerle ifade ediyor: Şâir yeni şeyler söylemelidir; geleneği yeniden ama yeni tarzda ifâde edebilmelidir. Çok okumalı, çok hayâller kurmalı ve hayâl zemininde düşünebilmelidir. Şâir yüz sene sonra okunuyor olmayı hedeflemelidir. Bence herkesin değil şiirle sarhoş olanların “şâir” dediğidir şâir.

Türkçeyi gönülden varlık sebebi sayan herkesi kendimden görüp, birlikte yaşarım diyen şair Soyyer’in şiirleri ile sarhoş olmak için Çifte Vav’ın izini hep beraber sürelim.

asiknihaliÂşıkların Özü Sözü Közü…

Bir gönül eri: “ Sevgi bir kitaptır gönül masasında/ Okusan da olur okumasan da” diyor. Okunmayan, yaşanmayan, sevgiyi ne yapmalı. Süs olsun diye yaka cebimize mi takmalı… Hayır! Okumalı… Elbette okumalı. Hem de katre katre… Yudum yudum… Sevgiyi okumamak olur mu hiç? “Sevgisiz yürek petrolsüz lambaya benzer” İşte bu güzellikleri, özellikleri en iyi bilen, yaşayan, dile getirenler halk ozanlarıdır. Onlar sevgi kalesinin mimarı. Gönül bahçesinin gülleridir. Ölçer biçer her zaman taşı gediğine koyarlar:

aurfali israkİŞRAK DUYGULARI - Ahmet Urfalı
RUMİ YAYINLARI
Araştırmacı-eğitimci-şair Ahmet Urfalı'nın yeni şiir kitabı “İşrak Duyguları” Rumi Yayınları'ndan piyasaya sürüldü. Doğma, doğup aydınlatma, ilham ve sezgi yoluyla gelen aydınlanma anlamına gelen ve bir tasavvuf terimi olan işrak; Urfalı’nın kaleminden yeni ufuklara, yeni güzelliklere Mevlana ışığı ile kapılar açıyor. İşrak Duyguları, Hz. Mevlana’nın, “Hamdım, piştim, yandım” sözünden hareketle tasavvufun görkemli bahçesindeki gizli ifadelerle gönül zenginliğini genişletiyor. Üç bölümden meydana gelen kitap, 84 sayfadan oluşmaktadır.

lamelif“Varlığın bana yetmezken,

yokluğunla avunmak zorundayım.” der Mevlâna…

Ve ekler; “Ya al götür kalanımı

ya da gel tamamla eksik kalan yanımı.”

Tolstoy’un “İnsan ne ile yaşar” sorusunun cevabı olmalı hayatımızda. Eksik kalan yanımızı da tamamlayan… Sessiz haykırışlarımızı O’na duyuran bir şey... Çağımızın Leyla ile Mecnun masalı diyebileceğimiz “Lâmelif” gibi zarif bir eserle, o şeyi -AŞKI- hissettiren Sahura Yağmur Arıcan, yüreğimizde hoş bir seda bırakırken çokça hüzünlendiriyor bizi... Mecnun’u Leyla, Kerem’i Aslı ile tamamlayan aşk, kalbimize kök salıveriyor. Ve “İnsan ne ile yaşar” sorusunun cevabını buluyoruz bu kitapta.

destanlarburcuNiyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
TÜRK EDEBİYATI VAKFI
Tarihimizi ve tarihî şahsiyetlerimizi en ustalıklı ve destana yakışır bir dille anlatan döne döne okunulacak bir şaheser

Nağramızdır bugün gök gürültüsü,
Kanımızdır bugün yerin örtüsü...
Gazi atlarının nal parıltısı...

maviturkuBütün yazılarına kendinden bir şey yansımış. "Boynuma kadar terime gömülmeye razıyım. Yeter ki, bir kez doyasıya huzurunda durayım" dedirten aşk bir kararda tutmamış onu. Gâhi gürlemiş gök gibi. Bazen kılıçtan keskin olmuş, bazen ana sesinden yumuşak ve bazen şiir kadar hercai. Okuyana "İyi ki okudum" dedirten yazıları bize sunan yüreğe minnet...

gok aradik tuglaraf557685a0e9454a88097de638df197e7Üstad Yavuz Bülent Bâkiler diyor ki: “Bu güne kadar,  bir takım şiirleri -farklı zamanlarda- kırk defa okuduğum çok olmuştur. Ama bir şiir kitabının bütün şiirlerini,(hem de eksilmeyen, aksine çoğalan bir zevkle) arka arkaya üç defa okuduğumu bilmelisiniz.

NEV’Î EFENDİ'NİN SADRAZAM SİNAN PA

Özel mektup konusu bazı istisnalar dışında Eski Türk Edebiyatı alanında araştırılması ihmal edilmiş konulardandır. Öyle ki bu konuda, bildiğimiz kadarı ile...

HALK ŞİİRİNDE UYAK VE REDİF

Halk şiirinde uyak, uyak ya da ayak terimleriyle anılır. Divan şiirinde olduğu gibi, halk edebiyatının uyak konusunda kuralcı bir tutumu yoktur. Halk şairleri en...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

  Meclis kürsüsünün siyah örtüsü TBMM’in deki her konuşmasında Mustafa Kemâl Paşanın gözüne ilişmekteydi. Yeşil Bursa’nın işgal edildiği günden beri o örtü duruyordu....

İSKENDER PALA’NIN ŞAH VE SULTAN ADLI

Çalışmamızın konusu olan Şah ve Sultan romanı, 16. yüzyılda Türk tarihinin en önemli vakalarından olan mezhep ayrılığı ve bu ayrılığın ortaya koyduğu siyasi...

Kur’ân ve hadislerde sıklıkla geçen ve Divan şiirinde de hayli fazla geçen kavramlardan biri olan belâ kavramı, divan şairleri tarafından...
Ben Türkçenin ezelî bir âşıkıyım. Hepimiz öyle değil miyiz? Türkçeyi muhtelif devirlerinde, muhtelif libaslarla, muhtelif şekillerde gördüm ve sevgilimi o...
İnsan kendinden başlamalı sevmeye de, yermeye de, bilmeye de ama kendinde bitmemeli bu yolculuk. Uzanmalı en dipteki kılcal köklere,...
Yağmur Tunalı,1955 yılında, Kayseri Yahyalı’da doğdu. Orta öğrenimini, Niğde, Kayseri ve Samsun’da; Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde başladığı yüksek öğrenimini, Ankara Üniversitesi...
Bu ağacı tanıyorum ben… Belki de hatırlıyorum… Tıpkı kitâbesiz şehirlerin toprağın katmanlarına sırlanmış hâtıraları gibi hatırlıyorum bu mekânı, bu ağacı...
  Unesco.United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü.İsmi kadar onu sembolize eden amblemi de oldukça...
Sayın Fatma Adile Başer, akademik düzeyde ve ama bir sanatçı duygu ve duyarlılığı ile bizim müziğimiz, Türkçemiz, kültürümüz ve medeniyetimiz...
Boz toprakta rızkını arayan insanın hüzünlü bir haykırışıdır bozlak. Bozlak, dayanılmaz hasretlerin, akıl almaz kahramanlıkların, kılıç zoruyla sağlanan iskânların, sürüp...
Ulu şair Yunus Emre bir şiirinde “Her dem yeniden doğarız/Bizden kim usanası” demektedir. Gerçekten de aradan geçen onca zamana kadar...
Göçerlik bir hayat tarzıdır, zordur, meşakkatlidir. Yörüklüğün ruh yapısını bilmeden çözülemez bu göç tutkusu, tabiat özlemi, yükseklere çıkma arzusu… Yörükler...
Dünya denen çukur kaç kere doldu boşaldı. Dini kaynaklar Nuh tufanından hareketle bu çukurun suyla dolmasından bahsederler. Hadisenin en çarpıcı yönlerinden...
Türkçe, kö– sesinden türetilmiş sözcükler açısından çok zengin bir içeriğe sahiptir. Çalışmamızda kadim Türk varlık anlayışının temel ipuçlarının dilimizdeki kö–...
KINALI KUZULAR

KINALI KUZULAR

11.08.2018
Yüz yıl önce Türk vatanı paramparça edilerek sömürgeci devletler paylaşılırken nice vatan evladı şehit veya gazi olmuştur. Kaybedilmiş vatanlarda Türk...
“Aşık tarzı söyleyişe hakikî bir aşkla sarılarak, bu tarza yeni bir hamle, özel bir söyleyiş güzelliği, hele yeni bir heyecan...
İLHAN GEÇER

İLHAN GEÇER

02.12.2018
Sanat ve edebiyat dünyamızın en renkli şairlerinden biri İlhan Geçer, bir kitabına ismini verdiği “Bir Bulut Geçti” şiirinde: Bir bulut geçti...