Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  



Sayfa Sayısı:  248 sayfa
Kağıt Cinsi:  2. hamur
Kapak Cinsi: Karton kapak
Ebat:  16.5x23.5
Basım Tarihi:  08-2006
Baskı:  3
ISBN:  978-975-7032-92-2

"Tarihte topyekûn insanlığa hükmetmiş bir 'Büyük Birâder' şekliyle hiç karşılaşmadık. Peki, bu 'Büyük Birâder' insanlığı, yeni Orwell gibi, İngiliz olan Aldous Leonhard Huxley'in, son derece iç karartıcı ve kötümserlik aşılayan 1932 baskısı 'Yiğit Yeni Dünya' uçurumuna mı sürüklemektedir?

Günümüzdeki şartların da bunların sebep oldukları dev sorunların da müellifi İngiliz-Yahudî medeniyeti olduğuna göre, bunun tasvîrini sunup onu teşrih masasına yatıracak olan da İngiliz -ve/ya Yahudî- düşünürü olmalıdır. İşte, gerek George Orwell ile Aldous Huxley'de gerekse Karl Marx'da bu çalışmada nedenleriyle birlikte sergilemeğe çaba harcamış olduğumuz, bugün dünyayı ve insanlığı sarmış dev sorunların halledilmesi için elzem gözüken 'Çağdaş İngiliz-Yahudî medeniyetine seçenek oluşturabilecek yeni bir medeniyet biçimini ortaya çıkarmanın zihnî ile maddî zemini var mıdır?' sorusunun cevabını kimden bekleyeceğiz?"

Uzun yıllar İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde hocalık yapmış olan Prof. Dr. Şaban Teoman Duralı, biyoloji felsefesi alanında doktora sahibi olmasına rağmen uzmanlık alanlarının çeşitliliği ile dikkat çekmektedir. Akademide felsefe-bilim tarihi alanında dersler veren Duralı, yazımıza konu olan Çağdaş Küresel Medeniyet adlı eserini tarih felsefesi alanında görmektedir.

altakiliskenderoksuzTürkiye OECD üyesidir. OECD, kuruluşundan bu yana üye ülkelerin kişi başına gayri safi hâsılalarını bir grafiğe dökmüş. 1970'den, bu kitabı bitirdiğim 2010'lu yıllara kadar o grafikteki konumumuz değişmemiş. Bir türlü kalkınmış ülkeleri, OECD ortalamasını yakalayamamışız. Onlarla karşılaştırıldığında yarım asırlık bir sürünüş hâlindeyiz.
Bu kitabı bitirdiğinizde, niçin böyle olduğunu biraz daha kavrayacaksınız. Sonra da lütfen her gün dinlediğiniz nasıl yükseldiğimiz, kalkındığımız, herkesi kıskandırdığımız konusundaki nutukları hatırlayın ve artık karar verin ki bunları söyleyenler doğru söylemiyorlar.  Bu ülkeyi büyük adamlar, olağanüstü güçler değil biz kalkındıracağız. Evet siz! Kalkındıracak olan da,  başarısız olup süründürmeye devam edecek olan da sizsiniz, biziz... Başka kimse değil. Bu ülkenin böyle sürünmesinin de asıl sebebi biziz.  Aptallığımızla, cesaretsizliğimizle, bir kurtarıcı beklememizle, hareketsizliğimizle...  Evet, biziz; sizsiniz. 
Tabi rakiplerimiz var, tabi bizim kalkınmamızı istemeyenler var. Dünya bir milletler mücadelesi arenasıdır.  Ama o rakiplere fırsat veren biziz.  Unutmayalım ki biz başkalarının davranışlarından sorumlu değiliz. Başkalarının davranışlarını düzeltemeyiz de. Ama kendi davranışlarımızdan sorumluyuz.  Kendi davranışlarımızı düzeltebiliriz. O halde kendimizi inceleyerek işe başlayalım. 
Var mısınız?

Bir Darbenin Anatomisi

Türk tarihçiliğinin en verimli kalemlerinden Yılmaz Öztuna, artık bir klasik sayılan Bir Darbenin Anatomisi kitabında Sultan Abdülaziz Hân’ın devletin önde gelen idarecileri tarafından bir darbeyle tahtan indirilişini, ailesiyle birlikte hapsedilişini ve acımasızca katledilişini dönemin önemli şahsiyetlerinin şahitliklerine başvurarak en ince ayrıntısına kadar anlatıyor.

Türk Edebiyatı Karşılaştırmalı Na

Türk Edebiyatında dönemler, nazım şekilleri, nazım birimleri, kafiye şemaları, ölçü ve konu içeren karşılaştırmalı tablo

Âşık Tarzı Türk Halk Şiiri Tablosu

ÂŞIK TARZI TÜRK HALK ŞİİRİ (Âşıklar, ozanlar tarafında saz eşliğinde söylenen şiirlerdir.) (Şair son dörtlükte mahlasını söyler)(Halk şairlerinin şiirlerini topladıkları...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

Mustafa Kemal’in anlatacakları daha bitmemişti. Fakat tren yavaş yavaş, kavurucu sıcak içinde bozkırdaki Ankara’ya yaklaşmıştı. Ağustos ayında boncuk boncuk terleyen...

Divan Edebiyatı Nazım Biçimleri

GAZEL: Özellikle aşk, güzellik ve içki konusunda yazılmış belirli biçimdeki şiirlere denir. Beyit sayısı genellikle 5-9 arasında değişir. Gazelin ilk beyti mutlaka...

Hezârfen…Bin fen sâhibi…Yeryüzü bu kelimelerin kalbini hangi târihten beri kaybetti bilemiyorum. Ancak şu an bir şey var bizi kelimelerin ruhundan...
Hiç sizi yaralayanı, öldürmek isteyeni, elinin çamuruna, yüzünün karasına bakmadan affettiğiniz oldu mu? Hayır mı? “Sevgiyi senden öğrendim…” diyor şarkılar… Yalan! Gerçekte bir...
2000’li yılların başı. Eskişehir’e geleli birkaç yıl olmuş. Haftada altmış saat derse giriyorum. Hem de gıkım çıkmadan. Hiçbir maddi beklentiye girmeden.
Eğer cevabınız “hayır” ise yazıyı okumayı bırakın. Bu gönül yolculuğu başlamadan bitsin. Bu yazı, gönül nedir bilenler içindir. Yalnız burada...
Oryantalist birikim ve mantığıyla kendisine kim olduğunu öğretmeye çalışan sosyal bilimlere, Batılı üstadlarına daimî zebun sosyal bilimcilere kezâ, bu toplum...
Kültürümüzün çok uzun bir geçmişi ve muazzam bir derinliği bulunmaktadır. Dolayısıyla kültürümüz çok büyük bir zenginliğe ve köklü bir yapıya...
Baki’den Kadrini sengi musallada bilüp ey Baki Durup el bağlayalar karşında yaran saf saf Fuzuli’den Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb Kılma dermân...
  Unesco.United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization.Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü.İsmi kadar onu sembolize eden amblemi de oldukça...
SÖZ ÜZERİNE

SÖZ ÜZERİNE

20.01.2019
Güzel söz, sadakadır. - Hz. Muhammed (SAV)- Kutadgu Bilig’te sözden ‘Ölüden diriye kalan miras, sözdür.’ diye bahsediliyor. Kültür mirasımızın, sözlü...
1973 yılında Adana Feke’de doğdu. Köy ilkokulundan sonraki eğitim hayatını parasız yatılı, Fen Lisesi, Tıp ve Tıp’ta uzmanlık olarak sürdürdü.
Kötücül kadın üzerine bu araştırma edebiyat, felsefe ve psikanaliz etrafında disiplinlerarası bir çalışmadır. Bu araştırmanın başlıca uğrakları ise Hegel, S.
Destan türünün incelenmesi ve yorumlanmasındaki zorluklar öncelikle kavramın, literatür içerisinde sağlam bir tanımını yapamamakla başlar. Tü- rün, içeriği nedeniyle yüklendiği...
Yenişehir… Hisar’dan şehre bakanların o neftî buhurlukta seyrettiği ilk şehirdir Yenişehir. Şehrin neresinden bakılırsa bakılsın ilk o görülür, ilk o tanınır,...
Parmağını uzattı, tam değecekti ki hemen vaz geçti. Derin bir hayranlıkla seyre daldı. “Bu nasıl bir güzellik böyle,” diye düşündü elinde...
Anadolu’yu ileri fikirleri ve düşünceleriyle, eserleri ve sanatlarıyla aydınlatanlar arasında onüçüncü yüzyılda Türkçe’yi resmî dil olarak ferman eden, Anadolu’da Türk...