Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet

edebiyat sohbetleri

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

namik kemalin vaveylasiOsmanlı Devleti’nde çöküşten kurtulma çabalarından birisi de Meşrutiyetin ilanıdır. 1876 yılında Kanun-ı Esasi’nin kabul edilmesiyle başlayan I. Meşrutiyet, ülkede hak ve hürriyetler konusunda önemli bir gelişme sağlamıştır. Bu özgürlük imkânı kısa sürse de ülkenin geleceği ile ilgili fikirlerin gelişmesine zemin hazırlamıştır. Jön Türklerin öncülüğünde yeniden hürriyet ortamına kavuşmak için mücadeleler verilmiş, II. defa Meşrutiyet kabul edilmiştir. İkinci Meşrutiyet’in ilanı Osmanlı toplumunda önemli gelişmelerin habercisi ve tetikleyicisi olmuştur. Özellikle özgür düşünce ortamı ülkede fikir akımlarının beslenmesini sağlamıştır. Türkiye belki de tarih boyunca en yoğun fikir tartışmalarını bu dönemde yaşamıştır,

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

 siir02Şiir yazmaya başlayışımı ‘’Yolbaşı Türküsü’’nde belirtmeye çalışmıştım:

Gökyüzünde bir hümadan doğdum ben bahar yağmurunun ardından

Ad verme törenimde ezanı sözün bilgeleri okudu sağ kulağıma

Sol kulağıma hikmetin uluları fısıldadı kameti

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

  siir ve mutluluk ahmet urfaliDinler, inançlar, felsefi düşünceler, doktrinler insan ve toplumları mutlu kılmak için türlü yollar göstermişler, farklı fikirler önermişlerdir. Elbette bu görüşlere inanan pek çok insan ve toplum da mutluluğa ermiş veya mutluluğu bulduğuna dair bir duyguya kapılmıştır. Mutluluk nedir? Sorusuna verilecek her cevap özneldir. Kimisi mutluluğu; psikolojik anlamda iç huzur, iyi olma hâli olarak kabul ederken kimileri de dış etmenlerin tesirinden söz açacaktır. Mutlu olmayı istek, ihtiyaç ve dürtülerinin doyum bulması anlamında açıklamalar vardır. Saadet kelimesiyle eş anlamlı mutluluk; sevinç, haz, neşe, huzur, memnuniyet ifadeleriyle karıştırılmaktadır.

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

siir dili turkce ahmet urfali  Türk kültüründe hayat şiirle iç içedir. Bebeklikten itibaren şiir, ninnilerle başlayıp tekerlemeler, şarkılar, türküler, ilahiler, manilerle devam eder. Hak vaki olup ömür dolunca da insan ağıtlarla sonsuzluğa uğurlanır. Gündelik yaşantıda konuşmalarda mecaz, deyim ve atasözleri sıkça kullanılır. Söz, konuşmanın etkisini artırmak için vurgu ve tonlamalarla kuvvetlendirilir. ‘’Taşı gediğine koymak’’ üzere söylenen söz, asırlar içinden süzülüp gelen uyaklı ve ölçülü deyişlerle bağlanır. 

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

 siir ve kisUzun kış gecelerinde lapa lapa kar yağardı. Sokak lamlarının solgun sarı ışıklarının etrafında kar taneleri, telaşsız, acelesiz birbirleriyle oyunlar oynayarak soğuk toprağın üstünde yığınlaşırdı. Kar, Cenap Şahabettin’in tasvirinde anlattığı benzetmelerle gönül dünyamıza güler yüzlü bir konuk gibi düşerdi:

‘’ Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş;

Eşini gaib eyleyen bir kuş

gibi kar

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

 siir ve huzunTürk Dil Kurumu, duyguyu; bir olay, kimse ya da nesnenin insanın iç dünyasında oluşturduğu, uyandırdığı yankı, etki, tepki, izlenim anlamlarına karşılık olarak vermektedir. Duygu kuramı üç ana başlıkta toplanmaktadır. Bunlar; fizyolojik, nörolojik ve bilişsel kaynaklı duygulardır. Başka bir deyişle duygular; beden, sinir sistemi ve düşünce tepkileriyle oluşmaktadır. 

     İçerik itibarıyla iki tür anlatımdan söz edilir. Birincisi aklı ve mantık ölçülerinde gelişen deneye dayanan, pratik ve teknik anlatımdır. İkincisi ise duyguya dayanan mitik, simgesel ve sihirli bir anlatım olarak belirtilmektedir. Bazen bu içerik birbirine karışmış olsa da böyle bir kategori oluşturmanın konunun daha iyi anlaşmasına zemin hazırlayacağı açıktır. İşte şiir, bu ayırımın ağırlıklı olarak ikinci kısmıyla ilgilidir.

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

siir ve ruyaRüya, ilham kaynağı ve anlam kavramı olarak şiirin ana unsurlarından biridir. Her şair, rüyanın bu özelliğinden dolayı şiirinde rüyayı farklı formatlarda işlemişlerdir. 

   Rüya, insanın uyku durumunda hayâli ve algısal olarak gördüğü olağandışı hareket, duygu ve düşünceleridir. Rüyaların içinde garip ve gerçek dışı tecrübeler yaşandığı, bunları anlatan kişinin bu olaylarda rol aldığı, olaylar dizisinin günlük düşünceye yakın bir anlatım tekniğiyle sunulduğu kabul edilmektedir.

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

siir ve ilham Şiir, kelime ve seslerin sırrına vakıf olmaktır. Şiir, insanın ‘’insan olma’’ özelliğini keşfetmesidir. Çünkü şiir, ince duyguların sözle kanatlanarak yaralı gönüllerde mekân tutmasıdır. Şiir, katıldığı her nesneyi, her düşünceyi, her hissi sevgi mayasıyla olgunlaştırır. Şiir, her kötülüğün ilacıdır. Şiirle çiçeklenen bütün gönüller, dünyayı güzelleştirir.

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

edebiyatta yalnizlikSokrat,  (MÖ 469-399 insanı “toplumsal bir varlık” olarak tanımlar. Ve insan bunun bilince olan tek canlıdır. İnsanın temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ancak sosyal bir çevrede yaşamasıyla mümkündür. İnsanların aile /ocak), uruk (sülale), boy, budun ve ulus halinde yaşamaları bunun bir göstergesidir. İnsanların beden gücüne dayanan çalışma dönemlerinde sosyal ve kültürel dayanışmanın daha kuvvetli olduğu bilinmektedir. Beden gücünden makine gücüne geçişte, yardımlaşma ve dayanışma bağlarının zayıfladığı görüşmüştür. İşte bu dönemim en büyük problemlerinden olan yalnızlık olgusu belirgin bir biçimde ortaya çıkmıştır.

Add a comment

(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)

anadolu gunesin yeniden dogdugu yer  Bu ülke, Allah’ın gurbet diyarıdır.

                                                                                                                                        Osman Turan

      Anadolu, tarihi kayıtlarda Anatolia, Küçük Asya, Diyar-ı Rum adlarıyla anılmıştır. ‘’Güneşin doğduğu yer’’ anlamına gelen Anadolu, günümüzde Türkiye’nin Asya’da kalan bölümü için kullanılmaktadır. Diğer taraftan efsanelerde; Kırmızı Ebe’nin fetih askerlerine ayran ikram edip; ‘’Doldurun yavrularım.’’ diyerek seslenmesi ve onların da , ‘’Ana dolu, ana dolu’’ cevabından Anadolu’nun doğduğu anlatılır. Efsanelerin çözümünde kültürel kodlardan şifreler bulunmaktadır. Anadolu, gerçek anlamda anaların yurdudur.  

Add a comment

(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

bozlak ahmet urfali Boz toprakta rızkını arayan insanın hüzünlü bir haykırışıdır bozlak.

Bozlak, dayanılmaz hasretlerin, akıl almaz kahramanlıkların, kılıç zoruyla sağlanan iskânların, sürüp giden aşiret kavgalarının, kerem yanığı sevdaların,

göç eden Türkmenlerin türküsüdür.

     Umudunu yitirmeyen yoksulların ortak bir yakarış dilidir bozlak.

Add a comment

Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Bulut bulut bembeyaz bir rüyadır çocukluk. Sonraya sadece ha­tırlananlar kalır. Kenarı tırtıklı sararmış fotoğraflardır vesikaları! Ve yakın akraba sohbetlerinde, "Ben...
Sert rejimler ve onların değişimi çabaları ile dolu ürkütücü ve bir o kadar da hayranlık uyandırıcı bir tarihe, insanlık tarihinin en cesur ama felâketli deneyimlerine sahip...
Bir zamanlar Avrupa'da fizikçiler arasında önemli bir tartışma vu­ku bulur. Kâinattaki varlıklar acaba kendi içine mi bükülüyor? Eğer öyleyse onları çeken bir boyut olmalı ve bu...
"Aslanın vücudu, yediği hayvanlardan mürekkeptir". Valery'nin, şairin, ken­dinden önce gelen şairlerle ilgisini anla­tan bir sözü. Fakat bu söz, şiir dışı alan­larda da geçerli....
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman cariyesine benziyordu... Soluk basma entarisi parça parçaydı. Gür, kıvırcık, kumral saçları, mermer...
Sadettin Kaplan, 1944 senesinde Ağrı‘nın Patnos ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlkokulu Patnos’da okudu. Ortaokulu parasız yatılı olarak Erzurum Lisesi’nde okuduktan sonrasında...
Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene doğumluydu. Osman Olcay Yazıcı, 1953’te Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Küçükdere Nahiyesinin...
Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Ziya Gökalp ilkokulunu(1980), Eskişehir İmam-Hatip Orta ve lise kısmını (1987) bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler...