Perşembe 4 Haziran 2020
Edebi medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%

edebiyat sohbetleri sanat sosyolojisiSosyoloji;  toplumsal etkileşimi, bireyle toplum arasındaki ilişkiyi, sosyal kurumların yapı ve birbirleriyle ilgilerini inceleyen bir bilim dalıdır. Sosyolojinin ele aldığı toplum, ortak bir kültürü ve o kültürün kurumlarını benimseyip paylaşan bireylerden oluşur. Sosyoloji bilimi, geleneksel toplumdan modern topluma dönüşümü anlama çalışmalardan doğmuştur. Sosyoloji, yerel ve küresel düzeyde toplumsal değişim ve dönüşümleri sistematik bir biçimde inceleyerek açıklar.

Sosyoloji; toplumsal sorunların çözümüne, sosyal, siyasal ve kültürel politikaların üretimine bilimsel katkı sunar. Toplumsal gerçeği; anlamlandırmak, toplumdaki grup dinamiklerini irdelemek, insanlar arasındaki ilişki ve etkileşimlerin yapısı ve işleyişi ile ilgili kural ve ilkeleri ortaya koymak, sosyal davranışı toplumsal bağlam içerisinde açıklamak sosyolojinin en temel amaçları arasında yer almaktadır. Bu anlamda, sosyolojinin araştırma konusu, bireylerin toplumla ilişkilerinden, aile, din, eğitim, ekonomi gibi toplumsal kurumların incelenmesine; kırsal ve kentsel hayattan, siyasete kadar geniş bir alanı kapsar.   

       Sanat, insan ve toplumu etkileyen önemli bir unsurdur. Sanat, aynı zamanda toplumun etkisi altındadır. Sanatla toplum birbirleriyle sürekli etkileşim hâlindedir. Sanatçı, içinde yetiştiği toplumsal değerlerini eserlerine yansıtır. Sanatçı toplumun aynasıdır. Teknik ve nitelik durumuna göre yedi kategoride tasnif edilen sanat, toplumla iç içedir. Sosyolojinin toplumu anlama sürecinde sanat birinci derecede etkendir. Sanatçı, içinde yaşadığı toplumun yaşama biçiminden, gelenek ve göreneklerinden, dini inançlarından siyasal ve ekonomik düzeninden, teknolojik gelişmelerinden beslenir. Sanat eseri, üretildiği zaman ve mekânın ruhudur. Sanat, bir toplumun ortak duygu ve düşüncelerinin, ortak bedii-estetik zevkinin anlatımıdır.

  Sanat sosyolojisi, sanatın oluşumunda toplumsal çevre şartlarının rolünü araştıran disiplindir. Sanat sosyolojisi, sosyolojinin alt dallarından biridir ve sanatı toplumsal bir süreç olarak diğer sosyal faktörler ile bağlantı içinde ele alıp analiz eder. Sanatçı ve onun ortaya koyduğu ürün, sosyo-kültürel yapı içinde doğduğu için toplumbilimle yakından ilgilidir. Sanat sosyolojisi, toplumlardaki, toplumsal kümelerdeki, sanat etkinliklerinin özelliklerini, toplum yapısının belli başlı kesimleriyle arasındaki ilişkileri, güzellik anlayış ve anlatımlardaki değişmeleri, düzenlikleri içinde incelemeyi amaçlayan, sosyolojinin bir alt dalıdır. Sanat sosyolojisi; sanat eserinin oluşumunda toplumsal çevre koşullarının rolünü araştıran disiplindir. Sanatçı, eserini üretme aşamasında içsel ve dışsal etkenlerin tesiri altındadır. İçsel etken, sanat psikolojiyle ilgilidir. Dışsal etken ise sanatçının içinde yaşadığı sosyo-kültürel yapıdır.        

  Sanatın tarihsel boyutunda sosyal yapı zihniyetinin yansımalarını ürünler üzerinde görmek mümkündür. Selçuklu kümbetlerindeki Türkistan kaynaklı Türk çadırı arasındaki benzerlik, Türk milli zevkinin bir sonucudur. Bu durumu sanatın her alanında da görmek mümkündür. Türk milleti, dünyanın değişik mekânlarında egemenlik kurmuş, buralarda mimari alanda eserler vücuda getirmiştir. Bu eserlerde Türk üslûbu, Türk tarzı olarak ayırt edilebilir. Bu durum sanatın diğer alanlarında da geçerlidir. Her medeniyetin üslûp farklılığı, sosyal yapısından kaynaklanmaktadır. Sanat, geçmişten geleceğe milli hafızaya yerleşmiş bilgi ve kültleri yeniden üreterek eserler oluşturur. Bu sanatın tarihsel boyutudur. Toplumsal zihniyet, sanat eserini farklı mekânlarda üretmiş olsa da onun mensubiyet varlığı tespit edilebilir.

         Kültürel öğelerin kök değeri, zaman içerisinde sanatçılar tarafından ele alınarak olağanüstü güzelliklerde yeni görünümler kazanırlar. Mitoloji, destan ve efsaneler bütün sanatların temel esin kaynağıdır.

        İşte sanat sosyolojisi, bu durumları bir disiplin altında ele alarak sosyal sonuçlara ulaşmak amacındadır. Sanatçı, sanat eseri ve sosyal yapı üçlemesi, sanat sosyolojisinin ilgi alanına girer. Sanat tarihi, tarih ve antropoloji bilimlerinde, sanatın meydana gelmesinde sosyal yapı ve bu yapının merkezindeki milli zevk, üslûp ve tarz çok dikkate alınmamıştır. Bu boşluğu sanat sosyolojisi doldurmaktadır.

          Sanat sosyolojisi, sanat eserinin sosyolojik çözümlemesini yaparken eserin; niçin üretildiğini, diğer eserlerle ilişkinin ne biçimde olduğunu, sosyo-kültürel bağlantılarının nasıl kurulduğunu, kültürel değerliliğini, toplum üzerindeki etkisini ve formunun özelliğini araştırır.

About the Author

Ahmet URFALI

More articles from this author

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile