Edebiyat Dünyamız

Edebî Medeniyet:Ebedî Medeniyet (ISSN 2587-2435)

  
  

tanzimattiyatrosuTanzimat Osmanlı toplumunda büyük değişikliklerin olduğu, Osmanlı aydınının yüzünü tamamen Batı’ya döndürdüğü bir dönemdir. Fransız İhtilali ile başlayan hürriyet, adalet, eşitlik düşünceleri Osmanlı toplumunu da etkilemiş, her alanda yeni gelişmeler olmuştur. Tiyatroda da bu dönemde ciddi gelişmeler olmuştur. Geleneksel Türk tiyatrosu yerini yavaş yavaş Batılı anlamdaki modern Türk tiyatrosunun ilke evresi olan Tanzimat tiyatrosuna bırakmıştır.

Batının zihniyetini ve sanat anlayışlarını öğrenebilmek için harekete geçen aydınlarımız tercüme faaliyetinin yanı sıra tiyatro eserlerine de ilgi duymaya başladılar.

Tiyatro, asırlardan beri geleneksel edebiyatımızın bir parçası olarak ortaoyunu, karagöz, meddah, köy seyirlik oyunu, kukla ve bebek oyunları, lâl ve ebkem oyunları gibi çeşitleriyle süregelmektedir ancak, yeni anlayışın özellikle yeni insan yorumlarının izlerini taşıyan batı tipi tiyatrolar, edebiyatımızı Tanzimat’tan itibaren yönlendirmeye başladı.

Türk halkının bu yeni türe olan ilgisi, tiyatronun hızla gelişmesine katkı sağladı. Yeni tiyatro binaları yapılmaya başlanarak teknik zemin oluşturuldu. Geleneksel Türk oyunlarından farklı bir yapı arz etmesi sebebiyle, bu yeni sahnelerde oynanan oyunlar yabancı grupların katılımıyla gerçekleşmiş, zamanla yerini yerli tiyatro gruplarına bırakmıştır.

Yenileşmenin genel yapısındaki gelişime de paralel olarak modern tiyatroya ilk rağbet eden kesim, batı kültürü ile temasa geçmiş, kültürel değişimin yaşanmasına uygulamada ve psikolojik zeminde destek veren sınırlı sayıdaki aydın kitlesi olmuştur. Yeni türün tanınıp yerlileşmesi seyrine bağlı olarak da halkın rağbeti kazanılmıştır.

Yapısal anlamda da gelişmenin yaşandığı bu dönemde, ilk kurulan tiyatro 1867 yılındaki Osmanlı Tiyatrosu’dur. Güllü Agop’un öncülüğünde kurulan bu sahne, halktan gördüğü destek ve ilgi ile kısa zamanda gelişim sergilemiştir. Ancak, Ahmet Mithat Efendi‘nin Çerkez Özdenler adlı piyesinin sergilenmesi ve bu oyunun II. Abdülhamit idaresi tarafından sakıncalı bulunması neticesinde 1884’te kapatılmıştır. II. Meşrutiyet’e kadar sürece istibdat idaresi süresince Türk tiyatro seyircisi kurumsal gelişimi olan bir yapıdan mecburen uzaklaşmıştır. Bu dönemde tuluat tiyatroları sergilenmiştir.

Hızla gelişen batılı tiyatro anlayışı, Türk seyircilerinden rağbet gördüğü gibi edebiyatçılar tarafından da ilgiyle karşılanmış, bu tekniğe uygun eserler verilmeye çalışılmıştır. Bilinen ilk tiyatro eseri, Hayrullah Efendi’nin 1844’te yayımladığı düşünülen Hikâye-i İbrahim Paşa ve İbrahim-i Gülşeni adlı dört perdelik küçük bir dramıdır.

1860-1880 arasında hızla tiyatro eserleri verilmiş, dönemin sanatkârlarının birçoğu bu türde eserler kaleme almış ve istibdat yönetiminin baskısıyla 1908’e kadar tekrar bir yavaşlama meydana gelmiştir.

Bu dönem eserlerinin genel yapısı, Tanzimat edebiyatının genel felsefesine de paralel olarak “sosyal fayda”ya dayanmaktadır. Genellikle aile İçinde geçen meseleler ya da tarihsel olaylardan esinlenilerek ibret vermesi düşünülen, toplumun zihnî gelişimin katkı sağlayacak türde eserler kaleme alınmıştır. Bu konular etrafında şekillenen eserlerin dili de, diğer türlerde olduğu gibi konuşma dil ve üslubuna oldukça yaklaşmıştır. Sosyal faydayı önemseyen bir edebiyatın doğal karşılanması gereken bu tutumu, Servet-i Fünun edebiyatı anlayışının ortaya çıkmasına yaklaştıkça tam tersi yönde gelişim göstermiş, dil halkın kolayca anlayabileceği seviyeden ayrılarak daha sanatsal olduğu düşünülen bir yapıya doğru yönelmiştir.

Çağdaş Türk tiyatrosunun ilk ürünleri konu bakımından Tanzimat’ın prensiplerine uygunluk göstermiştir. Tanzimat tiyatrosu genellikle fert, aile ve toplum hayatını düzeltmeyi amaçlamıştır. Tanzimat tiyatro yazarları kahramanlık duygularını vatan ve millet sevgisini geliştirip idealist bir sanat anlayışı benimsemişlerdir. Tanzimat döneminde, oyun yazma tekniği pek bilinmediği için, şairler ve yazarlar ne kadar önemli olurlarsa olsunlar, Avrupa tiyatrosunu, özellikle İngiliz, Alman, Fransız tiyatro yazarlarını örnek alarak yazmışlardır. Çeviri ve adapte çalışmaları bu dönemde yaygınlık kazanmıştır. Eserlerde yoğun biçimde Moliere (Molyer), Pierre Corneille (Kornelli), Goldoni (Goldoni), Shakespeare (Şekspir) etkisi görülmüştür. Bu dönemde oyunlar genellikle komedi, trajedi, dram ve melodram niteliği taşımıştır. Komedilerde klasisizm akımının, dramlarda ise romantizm akımının etkileri görülmüştür. Namık Kemal’in yapıtlarında Victor Hugo (Viktor Hügo) ve Schiller (Şiller) büyük rol oynamıştır. Komedi türünde Moliere, en çok örnek alınan kişidir. Batılı anlamda ilk Türk tiyatrosu İbrahim Şinasi’nin yazdığı ve 1859’da oynanan “Şair Evlenmesi”dir. Yanlış geleneklerin eleştirildiği bu eserde geleneksel tiyatrodan özellikler bulunmaktadır. Şinasi’den sonra Namık Kemal, tiyatroda eğlence ile toplumsal yararı birleştirir. Vatan yahut Silistre (1873), Celâlettin Harzemşah (1881) oyunlarında tarihsel konuları; Gülnihal (1875), Zavallı Çocuk (1873) ve Akif Bey (1874) adlı oyunlarında ise toplumsal konuları işler. Ahmet Vefik Paşa, tercüme ve adaptasyon tarzında eserler vermiştir. Moliere’den çevirdiği ve Zor Nikâh, Zoraki Tabip adını verdiği Türkçeye adapte edilmiş eserleriyle büyük başarı sağlamıştır. Ali Bey, Kokana Yatıyor, Misafir-i İstiskal gibi birer perdelik komedileri yanında Moliere’den adapte ettiği Ayyar Hamza ile tiyatromuza katkıda bulunmuştur.

1870’ten sonraki piyes yazarlarından biri de Recaizade Mahmut Ekrem’dir. Recaizade Mahmut Ekrem’in “Atala ve Amerika Vahşileri ve Çok Bilen Çok Yanılır” komedisi Batılı anlamda tiyatronun bütün özelliklerini taşır. Abdülhak Hamit Tarhan, dönemin diğer önemli tiyatro yazarıdır. Tiyatro türünde yirmi bir eseri vardır. Bunların bir bölümü mensur, bir bölümü de manzum-mensur karışıktır. Şiir şeklindeki manzum tiyatrolarının bazılarını aruz ölçüsü, bazılarını hece ölçüsüyle yazmıştır. Tiyatro eserlerini sahnelemek için değil, okunmak için yazmıştır; bu nedenle bu eserleri sahne tekniğine ve diline uygun değildir. Tiyatro eserlerinde romantizm akımının etkisi görülür. Tiyatrolarının tümü dramdır. Shakespeare ve Victor Hugo’dan etkilenmiştir. Sardanapal, Eşber, Nesteren, Liberte, Mecara-yı Aşk, Sabr u Sebat, İçli Kız, Duhter-i Hindu bunlardan bazılarıdır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Bilim Adamlarımız Sözlüğü Bilim T

Ali Kuzu PAROLA YAYINLARI Bilim ve teknoloji, yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek önemli gelişimlere ve değişimlere vesile oldu. Tüm ülkelerde, yaşam...

Arif Nihat Asya

Arif Nihat ASYA Türk Edebiyat Tarihi'ne "Bayrak Şairi" olarak adını yazdıran Arif Nihat Asya, 7 Şubat 1904 yılında Çatalca'nın İnceğiz Köyü'nde dünyaya geldi. Babası Tokatlı...

İNAT ETME GÖKYÜZÜ, BENİM KADAR AĞL

Önsöz İlk aşk, ilk evlat gibidir ilk kitap… Heyecanı, sancısı, sevdası, sevinci tarifsizdir… “Elifçe” Elife Ergan’ın şiirleri böylesi bir doğumu ve buluşmayı fazlasıyla hak...

ERLİK - METİN SAVAŞ

ErlikMetin SavaşÖtüken Neşriyat Edebi çalışmalarını rahat bir ortamda sürdürebilmek amacıyla İstanbul'u terk edip Balıkesir'e yerleşmiş olan bayan bir yazar. Bayan...

SÖZÜMÜZ SÖZ MÜ?

Özcan TÜRKMEN

Sözümüz, sözlerimiz ne kadar etkili oluyor, sözün etkisi ne kadar devam ediyor; sözden etkilenenlerin sayısında azalma mı oluyor vb. sorular epeydir zihnimi meşgul...

TÜRK’ÜN KİTAPLA İMTİHANI

Özcan TÜRKMEN

İhtiyaç listenizde kitap kaçıncı sırada, hiç düşündünüz mü? Günümüzde gelişen teknolojiyle birlikte gençlerde kitap okuma alışkanlığının yerini evlerde...

BURSA’NIN ROMANTİK SULTANI CEM SULTAN

Edebiyat Dunyamız

1499 Yılından beri Muradiye türbelerinin en büyük ve en görkemlisinde kardeşi Şehzade Mustafa ile birlikte yan yana yatan Cem Sultan, şair sultanlar içinde...

MUHABBET

Özcan TÜRKMEN

Muhabbet kuşu gördünüz mü hiç? Hiç muhabbet kuşunuz oldu mu? Muhabbet ettiniz mi hiç muhabbet kuşuyla… Muhabbet beslediklerinizin sayısını hiç düşündünüz mü?...

SERBEST ŞİİRİN YAZIMINA DAİR BÂZI

Şiir kavramı ve şiire dâir tartışmalar-sanırım- hiç bitmeyecektir. Mânâ, biçim ve vezin noktasında, her şâir kendine göre bir fikir beyan etse de şiirin...

Şiir Sanatında Yinelemeler ve Mekân K

Sanata bakışını “demek istemek” şeklinde özetleyen Mungan’ın sanat aracılığıyla varmayı umduğu menzil anlaşılmaktır. Bir şeyler anlatabilme telaşı yanında nitelikli bir...

RIZA TEVFİK

Filozof Rus Tevfik’in ölümüne iki yüzden acımalıyız: Birincisi, halk ş¡irinin her çeşit lezzetini bize tattıran çok kıymetli bir şairimizi kaybettiğimiz için....

YUNUS EMRE VE DANTE NIN LA VITA NUOVA AD

Bu çalışmanın amacı 13. yüzyılda yaşamış biri Türk diğeri İtalyan iki şair – Yunus Emre ve Dante Allighieri’nin “Yüceltme” konusuna yaklaşımlarıdır. Her iki şairin de ana temaları...

BATILILAŞMA MACERAMIZDA TÜRK ROMANINA

GİRİŞ Tanzimat'ın ilânından sonra, Türk toplumunda siyasî olduğu kadar, toplumsal değişmelerin olduğunu da görmekteyiz. Batı medeniyetine gösterilen büyük...

Reşat Nuri Güntekin: İlk Romanımı N

Gizli El benim ilk romanımdır. Mütarekenin ilk yılında Dersaadet ismindebir gündelik gazete çıkarmağa hazırlanan Sedat Simavî arkadaşım benden bir roman...

Cengiz Aytmatov ve Kızıl Elma

Aytmatov ,Cengiz (d. 12 Aralık 1928 , Şeker Kırgız ÖSSC) , yazar , çevirmen ve gazeteci.             Yazarlığa 1952’de başladı , 1959’da Kırgız’da Pravda muhabiri oldu. Povesti gor...

ANKARALI ARABACI İSMAİL VE MUSTAFA KEM

"Ankara’nın taşına bak Gözlerimin yaşına bak Düşman bizi esir etmiş Şu feleğin işine bak" Mustafa Kemal puslu bir Ankara günü gözlerini hafif kısmış...

Kitap mı Yazdınız?

kitapyazma
Saadettin Yıldız[1] 1.1.2.2.Yeşilköy Hayâli Esirlik sonrasında sakin, yeşil ve huzurlu bir...
ŞARKIBir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâdaGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aİşte üç çifte kayık iskelede âmâdeGidelim serv-i revanim yürü Sa’d-âbâd’aGülelim...
Şimdiki insandan farklı olarak, arkaik insan, dünyevi zamanla mitik zamanı beraberce yaşar. Arkaik insanın idrakine göre, mükemmelliği temsil eden kozmik...
1. GİRİŞ “Dünya görüşü” ile, belli bir gayeye hizmet için esaslı bir fikir birikimine sahip olan aydın...
Nasrettin Hoca bir yolculuk sırasında havanın aniden kötüleşmesi yüzünden, köhne bir handa konaklamak zorunda kalır. Gece büyük bir fırtına çıkar...
Hafıza adlı kitabında, hatırlama süreciyle ilgili temel deneysel bilgileri veren Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar, bu kitapta hafıza yanılmalarının oluşum mekanizmasını...
Yenişehir ovasında birbirinin boğazına sarılan iki kardeş ordunun savaşından Sultan Bayezid’in ordusu galip çıkmıştı. İhanete uğradığı için yenilen Cem Sultan,...
Arif Nihat Asya Ağabey’e...Arif Nihat Asya Ağabey Adana’da öğretmenlik yaparken benim üniversite yıllarımda kaldığım derneğe gelip gidermiş. Adana’da okuduğum zaman...
Özet Otuz yıldan beri terörle mücadele eden Türkiye, bu kez özellikle güney komşularında konuşlanan ve savaşan terör örgütlerinin açık tehdidi altındadır.
Unutulmaya yüz tutan Ramazan Manilerinden birini hatırlatıp öyle başlayalım istedim. "Bu aya hürmet gerekNimete şükür gerekMübarek RamazandaHakk’a ibadet gerek” Cenab-ı...
“Bugünkü Irak devletinin sınırlarını oluşturan topraklar Osmanlı idarî bölünmesindeki Musul, Bağdat ve Bas­ra eyaletlerini içine almaktadır. 1500 yıla yakın bir...
Kerkük’te doğdu (1946). İlk ve orta öğrenimini Kerkük’te tamamladı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)’nin...
Tüm Türk topluluklarının, milletlerinin ortak kültürüdür. Dede Korkut; Dedem Korkut, Korkut Ata, Atam Korkut olarak da bilinir. Kazakistan, Türkmenistan, Azerbaycan,...
Yüzbaşı Mustafa ve küçük Mustafa Kemál birlikte Selânik'e dönüyorlardı. Bu arada tren yolunun yanındaki ağaçları gözü yakalamaya çalışıyor, fakat mümkün...
Benim mahzun bakışlı Kerkük’üm, Kanadı kırık güvercinim, Yaralı ceylanım… Sen zor günlerimde hep yanımda oldun; Balkan’da, Yemen’de, Hicaz’da, Kanal’da, Çanakkale’de… Hep yanımdaydın, yanı başımdaydın,...