Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 12 - 24 dakika)
Bunu okudun 0%

cocuk edebiyati 5

cocuk edebiyati 5
Görsel dil sözel dilden önce gelişir. İmge görsel dilin abecesidir. Çocuk sözel dili henüz konuşamadığı dönemlerde imgeler dünyasındadır; görsel dile dayalı mesajları belleğinde depolar; kodlar ve çözer. Bu noktada esas olan çocuğun kavramsal ve imgesel düşünme biçimlerinin oluşumudur. Bellekte depolananlar çocuğun yaşadığı çevreye ilişkin imgeleridir. Bebek, ebeveyninin önce kokusunu, kucaklamasını hisseder, sesini duyar, yüzünü görür ve biriktirdiği bu imgeleri anlamlandırır; anne, baba, bakıcı imgesinin ayrımını yapar. Mamasını, ona görsel olarak sunulan, tabak, kaşık, biberona ilişkin imgelerle, mamanın renginden, kokusundan, tadından öğrenir; sonraları imgeler kavramlara dönüşür ve bebek dillenir.

Algının temelinde imge vardır: Nesneler ve olaylar hakkında zihnimizde kalan imge, o nesneye ve olaya ilişkin formdur, görünümdür, sestir, renktir. Görsel algı ve görsel düşünce imgeler aracılığıyla gerçekleşir. Çocuk çevreden gelen uyaranların tümünü aynı dikkatle algılayamaz. Gözlem ve algılama yetileri her çocukta farklılık gösterir. Kişilik gelişimindeki yapısal özellikleri nedeniyle aynı aile içinde büyüyen kardeşlerde de algıda seçicilikten kaynaklanan değişkenler mevcuttur. Çocuğun algıda seçiciliği, ilgilendiği, hassasiyet gösterdiği uyaranlar, anlık ihtiyaçları ve ruhsal beklentileri yönünde gerçekleşir. Çocuk duyu organları aracılığıyla dokunma, tatma, koklama, işitme, görme deneyimleriyle imgelerini yapılandırır ve bilgi edinir. Bu bilgiler her çocukta zihinsel, duyusal, devinsel yönden farklıdır. Çünkü her çocuk sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik açıdan farklı çevrelerde, farklı değişkenlerden etkilenerek büyür. Bu nedenle her çocuğun zihinsel, duyusal ve devinsel kazanımları bireysel olarak birbirinden farklı yapılanmaktadır. Çocuğun kavramsal ve imgesel düşünme becerileri, buraya kadar sayılan tüm farklılıkların getirisiyle doğru orantılı gerçekleşmektedir.

Eğitici faaliyetlerin erken çocukluk (0-6 yaş) döneminde anlamlı ve doyumlu uygulanabilmesi söz konusu farklılıkların dikkate alınmasıyla mümkündür. Çünkü çocuk, yaptığı etkinliklerle kendisini yansıtır; olaylara, kişilere ilişkin duygu düşünce ve görüşlerini algıladığı biçimde dile getirir (akt: Artut: 2001. Yavuzer, 1995: 186). Çocuğun görsel dilini, görsel kültür donanım düzeyini doğduğu büyüdüğü çevre belirler. Bu süreçte ebeveynlerin çocuğa sunduğu görsel materyaller; resimli masal kitapları, resimli müzikli kitaplar, izlettirilen çizgi filmler, çocuğa bırakılan seçkiler: Kitap, oyuncak, giysi; ayakkabı, toka, şapka, vb seçimi ve içeriği bağlamında çocuğun zevk kültürü biçimlenmeye başlar. Bu noktada devreye sanat eğitimi diğer deyişle çocuk edebiyatı girmektedir ki buraya kadar sunulanlar, çocuğun sanat eğitimine hazır bulunuşluk düzeyini ve edebi kişiliğinin temelini belirler.

Erken Çocuklukta Tanışılan Kitaplar Niçin Önemlidir? Günümüz çocuklarının kitapla ilişkisinin okuma-yazma ilişkisiyle başlamadığı, çocuğun kitapla tanıştığı dönemin 0-6 yaş aralığı olduğu herkes tarafından bilinmektedir (Konar, 2006: 2). Çocuk edebiyatı, erken çocukluk döneminde başlayan ve ergenlik dönemini de kapsayan yaşam evresinde, çocukların dil gelişimi ve anlama düzeylerine uygun olarak duygu ve düşünce dünyalarını sanatsal niteliği olan dilsel ve görsel iletilerle zenginleştiren beğeni düzeylerini yükselten yazınsal eserlerdir (Sever, 2003: 9). Bu eserlerin içerik kurgulamasında öykü, masal, şiir vd birincil olarak yaşamda var olan her şey, çocuğun/gencin bakış açısından algılanarak yapılmalıdır. İkincil olarak çocuk ve gençte düş gücünü, merak duygusunu harekete geçirme edimini amaçlamalıdır (akt: Öçalan, 2007. Cengiz, 2006: 7). Okul öncesi dönem kitapları genel olarak oyun, bol resimli hikâye ve masal kitaplarından oluşmaktadır. Oyun kitapları temelde çocuğa kavramsal ve imgesel düşünme edinimi sağladığı için çocuğun yazınsal (edebi) gelişimi adına önemlidir.

Çocuğa sunulan kitabın yazınsal değer içermesi eserin ana dilin kurallarına uygun anlatımla hazırlanması, biçim-içerik açısından estetik değer sunması anlamını taşır (Öçalan, 2007: 8). Çocuğun kavramsal ve imgesel düşünme edimi hayatı algılayış, sözel dilini kullanma, görsel okuma biçimini ve yazınsal metinlerdeki sözcükleri algılama biçimini belirler. Çocuğun 6 yaş sonrasında okuma kültürü ediminde bilgi edinimi ve yorumlama becerileri için imgenin gelişmesi gereklidir. İmge ise yaratıcılık ve zihinsel etkinliklerle, tüm sanat dalları ile birlikte bilim temelli çalışmalarla geliştirilebilir. (http://www. cocukgelişim.com/montessori.htm). Bu noktada çocuklukta oyun neşesi içinde tanışılan kitaplar, çocuğun gelişim alanları ve ruhsal ihtiyaçları açısından oldukça önemlidir. Çocuk kitapları, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayan;   zihinsel, duygusal, ruhsal gelişimini

destekleyen; zevkle okuduğu eserlerdir (Konar, 2006: 2). Bu bağlamda çocukların zihinsel (bilişsel) gelişim dönemleri oldukça önemlidir. Piaget, duyusal -motor (0-2 yaş); işlem öncesi (2-6 yaş); somut işlemler (7-11); soyut işlemler (11 yaş ve üzeri) olarak zihinsel gelişim dönemlerini 4 evrede incelemiştir. Amerikalı eğitbilimci Ward, çocuğun yaratıcı birey ve sosyal kişi olarak en üst potansiyeline ulaştırılması; okul programlarının çocuğun doğal ilgileri yönünde hazırlanması gerektiğini ve insanların ilgilerini çeken etkinliklere katılmaları sonucunda yapıcı olarak büyüdüklerini belirtmiştir. Ward “oyun kurma” yöntemiyle tiyatro ve eğitim teorisi anlayışını birleştirmiştir. Ward’un yönteminde çocuk diğerleriyle doğaçlama oyun yaratma coşkusunu tatmak için tanımlanan durumun içine girip karakterleri, eylemi ve diyaloğu canlandırması çin yönlendirilmektedir (Kase, 1989: 13 ). Piaget’e göre; "Resim yapmak çocuk için simgesel bir oyundur. Çocuğun bu oyunda ortaya koyduğu şey onun duygusal-algısal ve düşünsel-ussal yaşamıyla ilgili imgeleridir.” Freud ta sanat eğitiminin çocukluk evresindeki oyunların bir devamı olduğu görüşündedir. Okul öncesi dönemden başlayarak lise çağına kadar çocuğun, resim çalışmalarında kullandığı malzeme ve tekniklerin onun “göz ile düşünme” oyun alanını kurduğunu belirtmiştir. Çocuk aldığı tüm uyaranlarla oyun kurma eğilimindedir. İmgenin kullanımı Piaget’e göre işlem öncesi (2-6 yaş) dönemde başlar. Bu dönemde çocuk, objelerin yerine geçen kelime ve imgeleri anlamlarından ayırt etmeye başlar; nesnenin devamlılığını koruduğunu ayrımlayabilir. Piaget’nin imge kullanımı, çağdaş eğit bilimcilerin uygulamalarına göre geride görünmektedir. Çünkü son yıllarda çocuk gelişimi-eğitimi ve çocuk ruh sağlığı uzmanları ilk iki yılın çocuğun bilişsel gelişiminde oldukça önemli olduğu görüşünde birleşmişlerdir (Kırışoğlu, 2002: 56). Erken dönemde başlatılan okuma etkinliklerinin, bebeklerin beyninde uzun süre (okula gidip okumayı öğrenene kadar !) uyarılmayı bekleyecek pek çok bölgeyi uyandırdığı, beyin bağlantıları yoluyla yetkinleştirdiği deneysel olarak saptanmıştır (Summak, 2007: 271). Erken dönemde okumaya başlayan bebeğin beyninin üstün bir gelişme sürecine girdiği; gelişen beynin yan ürünü olarak nitelikli okuma becerisinin ortaya çıktığı, nörolojik temelleri erken ve sağlam atıldığı için bebeğin okuma becerisinin sorunsuz olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda bebeklerin anadilini öğrenirken duyarak gözlemleyerek edindikleri konuşma becerisine benzer bir yöntem izlenmiştir. Bebekler duydukları sözcükleri ve cümleleri, yazılı olarak gördüklerinde okumayı başarabilmiştir. 2 yaşından önce bir bebek iki dilde de anlayarak okuyabilme becerisi edinmiştir (Summak, 2007: 271). Erken çocukluk döneminde verilen görsel, dilsel, işitsel, dokunsal, tatsal ve kokusal uyaranların tümünün beyindeki zihinsel eylemler diziniyle çocuğun algısını, görsel dili okumasını, kavramsal ve imgesel düşünme becerisini, okuryazarlık niteliğini, okuma kültürü edimini geliştirdiği belirtilmiştir (Summak, 2007: 270276).

Ülkemizde okul öncesi kurumlarda özellikle 0-4 yaş dönem çocukları genel olarak yemek yeme, uyku, oyun, tuvalet eğitimi gibi çocuk bakımıyla sınırlı kalmakta; ortalama 15-25 kişilik sınıflarda bu dönem geçirilmektedir. Tarihsel süreçte Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanmış program örneklerine rastlanmıştır. Ancak bu programların daha çok 3-6 yaş grubu için hazırlandığı, 0-3 yaş grubu için uygun olmadığı gözlenmiştir. 3-6 yaş arası çocuklar kreş ve anaokullarındaki eğitimcilerin niteliğine göre yaratıcı eğitim-öğretim faaliyetlerinden faydalanmaktadırlar. Bu yaşlarda aile içinde büyütülen çocuklar da sosyo-kültürel açıdan yeterli ve nitelikli eğitim alamamaktadırlar (Demir, 2005: 2). Mevcut durum erken eğitim programlarının istenilen nitelikte ve yeterlikte uygulanamadığını göstermektedir. Oysa Görşen’in (2005: 7) aktardığı üzere, insanın ömür boyu sürdüreceği kişiliğinin, alışkanlıklarının temelini oluşturan okul öncesi eğitimin önemi Dodson (1995-1997: 20) tarafından şöyle belirtilmiştir: “Çocuğun okul ve okul sonrası hayatında ne ölçüde başarılı olacağı, başka insanlarla iletişiminin nasıl gelişeceği, cinsel tavrının ne olacağı, ne tür bir yetişkinlik dönemi geçireceği, ne tip biriyle evleneceği, evliliğinin hangi ölçüde başarılı olacağı sorularının yanıtı okul öncesi dönemdedir”. Sağlıklı düşünen bireylerden oluşan bir toplum için önce seçkilerini sunan çocuk bireyler yetiştirilmelidir. Ki toplumumuz çocuk adam, çocuk kadın gibi çocuk yetişkinlerden oluşmasın! Okuyan toplumun temelleri, küçük yaşlarda resimli çocuk kitaplarını okuma tutkusu sağlamakla oluşturulabilir (Görşen, 2005: 8). Kitaplardaki resimlerin okunması, imgelerin okunmasıdır. Yazılı metinler gibi resimlerde okunmaktadır. Yetkililerin, gelecek neslin çözüm odaklı bir toplum oluşturabilmesi için daha yaygın biçimde eğitici programlar yapmaları gereksinimi bulunmaktadır.

Bu bağlamda aşağıdaki kitap okuma ve imgelem alıştırmaları oluşturulmuştur; Akıllı Bebekler Akademisi (ABA) programı çerçevesinde yer alan oyun alıştırmalarından çıkışla; 0-6 yaş kitap örneklerine uyarlanmıştır.

Erken Çocuklukta Gelişim Özelliklerine Paralel Kitap Okuma ve İmgelem Alıştırmaları:

Erken eğitim, 0-6 yaş (0-72 ay) çocukların ev ve kurum ortamlarında bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini desteklemek amacıyla yapılan eğitime denir. Erken eğitim, 03 yaş (0-36 ay) takvim yaşına sahip çocuklar için erken çocukluk eğitimi dönemi; 3-6 yaş (37-72 ay) takvim yaşına sahip çocuklar için ise okulöncesi eğitimi dönemi olarak iki aşamaya ayrılmaktadır (Demir, 2005: 1).

*0-3 aylar arasında bebeklerin; devinsel - psikomotor- nitelikli becerileri en alt düzeydedir ancak duygusal ve bilişsel algıları sanıldığından çok daha hızlı ve kapsamlıdır. Henüz beynin üst katmanları gelişmemiştir. Yaşamsal fonksiyonları yöneten bir takım refleks hareketler vardır. Bebek çevreyi ısı-ışık-ses-koku-dokunma-tatma yoluyla algılamaya çalışır. 30-60 cm mesafedeki parlak cisimleri görür, sesleri duyar ve tanır. Acı ekşi tatlı tuzlu tatları algılayabilir. Özellikle duygusal algıları çok gelişmiştir; kendisiyle ten teması kurulmasından ve sarmalanmaktan; göz teması kurulmasından, gülümsenmesinden hoşlanır. En önemlisi doğum öncesinden başlayan duygusal kayıt düzeneği yetişkinliğini etkileyecek derinlikte izler oluşturacak kapasite ve duyarlıktadır (Summak, 2007: 128129).

0-3 aylık bebeklerin gelişimine uygun kitaplar ve alıştırmaları: Farklı insan ve hayvan yüzlerinin resmi gösterilmelidir -korkutucu olanlar hariç-. Neşe hüzün acı korku öfke gibi farklı duyguları gösteren resimleri fotoğrafları göstererek her duygu durumunu açıklayan öyküler anlatılmalıdır. Beyindeki duygusal kayıt merkezi amigdala işlevsel konumdadır. Böylece bebek çevresindeki insanların duygularını okuyabilir ve kendi duygularını daha iyi ifade edebilir. Psikolog Andrew Meltzoff bebeklerin daha birkaç haftalıkken bile taklit yeteneklerini kullanarak sosyal öğrenmeye hazır olduklarını bulgulamıştır. Hareket eden ses çıkaran objeleri izleme ve gezi-gözlem içerikli farklı mekanlar ve bu mekanlara ilişkin hikayeler anlatılmalıdır (Summak, 2007: 155).

0-3 aylık bebeklerin gelişimine uygun kitaplar: “Bak Salla ve Dişle”, “Minik Kızım”, “Minik Oğlum”,”Çiftlik”, “Hayvanat Bahçesi”, Doğan Egmond yayıncılık, İstanbul adına Çin basımı ve 0-1 yaş aralığı için olan bu seride, dişleme kitabının dişiliğini bebeğe ısırtarak, mekanik hareketler sunan göstergelere dikkat çekerek, kitabın ses çıkaran ekini sallayarak işitsel, hayvan resimlerini görsel, kabartma resimleri dokunsal uyaranlar vermek amacıyla ebeveynler sunabilir, bir yandan da gösterdikleri resimleri nesneleri dillendirerek bebeğin kulağını belleğini kavram öğrenmeye hazırlayabilirler.

  • * 3-6 aylar arasında bebekler, gördüğü nesnelerin detaylarına odaklanır. Evdeki sesleri ayırt edebilir, taklit edebilir. Aynadaki görüntüsüne olumlu tepkiler verir. Eliyle oyuncağını sallayabilir, tutabilir. Kokuları algılayabilir. Nane, limon, portakal, kimyon, biberiye, fesleğen kokuları ile koku oyunu oluşturulabilir: ”Bak bu limon kabuğunun kokusu beğendin mi?” vb şekilde açıklayıcı bilgiler bebeğe verilmelidir. Dışarıdan alınan koku hiçbir işlemden filtreden geçmeden doğrudan beyne ulaşır ve diğer algı alanlarını olumlu yönde etkiler. Eğer sevdiği oyuna-kitaba eşlik eden bir koku olursa bir başka zaman o kokuyu almak oynadığı oyunu çağrıştıracağı için kendini iyi hissedecektir.

3-6 aylık bebeklerin gelişimine uygun kitaplar: “Hareketli Makineler”, "Hareketli Kumsal”, “Hareketli Şehir”, “Hareketli İnşaat”, “Hareketli Lunapark”, “Hareketli Bahçe” vd. 2-5 yaş göstergeli! Türkiye İş bankası yayınları hareketli kitapları bu dönem için çok öğreticidir. Bu kitaplar okunduktan sonra veya konuya uygun bir mekâna gidilerek orada okunabilir yaşamla bağlantısı kurulabilir. Çocuğun gerçekten bir kumsal görmesi, kumlara dokunması, denize girmesi sağlanabilir ya da ev ortamında kitaptaki kumsala gelen dalgada ebeveyn çocuğun yüzüne üfleyebilir, ağzına minicik tuz tanesi verebilir, dalga gelirken ıslak elini bebeğin alnına götürebilir. Böylece bebek bir görüntü sürecinde dokunsal, tatsal, görsel uyaranlara ilişkin imgeler oluşturabilir. Bebekle lunaparka gidilebilir, çalışan makinelerin sesini duyması sağlanabilir. Uygun bir alandan şehir gözlenebilir. Ebeveyn ayrıca makinelerin hareketini gösterirken çocuğun elini tutarak hareketi gerçekleştirebilir, bir yandan da o harekete uygun sesi kendisi taklit edebilir. Evdeki blender, elektrik süpürgesi gibi seslerden yararlanılabilir, tüm bu süreci ebeveyn dillendirebilir. Bebek kavramsal ve imgesel düşünme becerisini böylece geliştirecek ve konuşma becerisi olumlu yönde etkilenecektir.

  • * 6-9 aylar arasında bebekler, parmaklarını kullanabilir, sesleri tekrarlayabilir, 9.ay itibariyle belli bir amaca yönelik eylemde bulunabilir. Seslerin hangi hayvana ait olduğunu bilebilir. Tek heceli ve iki heceli sözcükler kullanır. Dokunma, koklama, işitme, görme yoluyla deneyimler edinir. Sesin kaynağını bulabilir, müzik, çalışan makine, sesli oyuncak vb ayırır; Renklere, boyutlara, geometrik şekillere ilişkin eşleştirme, sınıflama yapabilir. Farklı ağırlıkta, farklı hızda düşen nesneleri, ısı-ışık-baloncuk, plastik, cam, metal, katı-sıvı ayrımını öğrenebilir (Summak, 2007: 184-234).

6-9 aylık bebeklerin gelişimine uygun kitaplar: Görsel-işitsel hayvan seslerini sunan kitaplar, yap-boz sayfaları bulunan kitaplar, Türkiye İş Bankası yayınları, “Upsy Daisy”, ”Gece Bahçesi”, yine sağ tarafında ses kayıt düğmeleri bulunan “Orman” serisi -2 yaş üstü göstergeli!-, parça bütün ilişkili oyunlar ve devinsel becerilerle, görsel, işitsel uyaranları içeren kitaplardır, bu dönem için gereklidir. Ebeveynler bebekle birlikte kitapları okuyabilir. Bebekler parmaklarıyla ses düğmelerini kullanabilir. Bu dönem beyindeki görsel korteksin renk konusunda duyarlı yapılanmasına uygun olduğu için özellikle renkli sayfaları dikkat çekici olan büyük boy kitaplar seçilebilir. Ayrıca boyama kitapları kullanılabilir. Böylece bebeğin hayal gücü, görsel renk uyaranları konusunda becerileri ve dil becerisi gelişir.

  • * 9-12 aylar arasında bebeklerin dili anlama düzeyi yüksektir. 9.ayda bebek “hayır” “yapma” komutlarını rahatlıkla anlayabilir. 11.ayda kitaplara resimlere olan ilgisi artar, sayfaları çevirebilir. Merakı ve anlama şevki doruktadır. Başlama, bitirme, bırakma gibi bazı sınırları öğrenebilir. Etki-tepki süreçlerini anlayabilir. Konuşma becerisi hızla gelişmektedir; kendisiyle anlamlı gerçek bir örnek oluşturacak biçimde iletişim kurulmasına ihtiyaç duyar. 12 aylık bebekler 15-20 kelimeyle konuşabilir.

9-12 aylık bebeklerin gelişimine uygun kitaplar: Topla-dağıt bağlamında yap-boz ekli oyun kitapları, hangi oyuncak kayıp bağlamında Türkiye-İş Bankası “Oyun Kitabım” serisi, hangisi içinde, dışında, yanında, önünde, arkasında kavramlarının öğrenilmesi için ebeveynler tarafından eğlenceli biçimde okunabilir kitaplardır. Bu dönemde şarkı söyleyen, öykü okuyan sesli kitaplar kullanılabilir. Yavru hayvanları tanıtan “ Gör Dokun Hisset”, “Gör Dinle Hisset”, Doğan Egmont yayıncılık bebek kitapları: Tavşanın karın kısmı tüylü kumaştan, ceylanın burnu ıslak deriyi hissettiren kumaştan, kütük üzerindeki bir parçanın karton malzemeden montajla hazırlandığı resimler, şarkı söyleyenler, çeşitli uyaranlar göndermek için önemlidir. Bu dönem tüm duyulara ilişkin uyaranlar kolaylıkla verilebilir. Ses kayıt düğmeli kitaplar rahatlıkla kullanılabilir. Ebeveyn yine öyküleri olabildiğince dillendirmelidir.

Buraya kadar anlatılmış olan yaş dönemlerine ilişkin kitap kullanımları “Akıllı Bebekler Akademisi” programında önerilen oyun alıştırmalarından, okul öncesi kitaplarına dönük uyarlanmıştır. Bebek belirli aylarda farklı türde zengin uyaranlar almış; zihinsel, duyusal, devinsel pek çok beceriye paralel kavramsal ve imgesel düşünme biçimleri geliştirmiştir. Ancak çocuk 6 yaşında okul öncesi eğitim programında renkli kâğıtlar, boya ve boyama kitaplarıyla vd uyaranlarla karşılaştığında, 6-9. aylarda geliştirdiği düzeyde imge geliştiremediği belirtilmiştir. 1987’de radyo programında İngiliz bir çocuk gelişim uzmanı, “yeni doğan 9 aylık oluncaya kadar lisanı diğer deyişle dili öğrenir ancak; yutak ve ses telleri henüz konuşma olgunluğuna erişmediği için çocuk konuşamaz” diyordu. Bu bilgiyi öğrendikten sonra üç yaşında ve konuşamayan çocuklarımız için olayın biyolojik olgunlaşmanın ötesinde, çocuğun belleğinde konuşma yeterliğine erişebilecek düzeyde kavram ve imge depolayamadığı olgusunu düşünmüşümdür. Çocuk çevresinde bakımını üstlenen ebeveynlerinden duyduğu sözcükleri tekrar ederek sözel dilde konuşmayı öğrenir.

Yeni doğanın önceleri çevresine soran gözlerle bakması, ardından anlamsız çığlıklar atması, sonra kolay yan yana gelebilir sesleri söylemesi, çevresinden duyduğu sözcüklerin ne anlama geldiğini algılamaya başlamasının ardından ebeveynlerini bıktırırcasına "Bu ne?" diye sorması aslında sınıflamanın, yani öğrenme sürecinin bir insanda yaşanan halidir. Kavram oluşturma yeteneği insanların nesneleri sınıflamalarına olanak sağlar. Kırmızı kavramı ile cisimleri kırmızı olan olmayan diye; meyve kavramı ile meyveler ve meyve olmayanlar diye sınıflarız. Burada seçilen özellik ya da nitelik sınıflamanın temeli olan kavramı oluşturur. http://www.frmtr.com/felsefe-psikoloji-sosyoloji/1151757-kavramsal-dusunme.html

  • * 12 -24 aylar arasında çocukların algı ve becerileri, özellikle dil ve devinişsel gelişim becerileri hızla gelişmektedir. Çocuğun çevresinden kuvvetle bilgi topladığı dönemdir; İmge ve imgelemin en hızlı yaşandığı, değişime uğradığı dönem, bu dönemdir. Çocuk 15-16.aylarda vücudunun bölümlerini gösterebilir. 18-19.aylarda nesneleri ayırabilir, eşleştirebilir. Cinsiyetlerini, bir oyun grubunun üyesi olduklarını kavrayabilirler. Lowenfeld, çocuğun zihinsel ve devinsel alanına paralel olarak tanımlanan sanatsal gelişim evrelerini çizgisel gelişimine dayalı olarak gruplara ayırmış; küçük çocukların karalamalarında bildiklerini ve gördüklerini çizdiklerini, deneysel olarak saptamıştır. Çocuklar 1,5 yaş itibariyle nesneleri tanır ve boyaya renklere fırçaya, kitaplara, resimlere ilgi duyar. Kellogg (1969) 1,5-2 yaş arasındaki çocukların ilk başlarda yaptıkları karalamaların sonraları bir dizi düzenli şekillere sonra aşama aşama ayırt edilebilir biçimlere, ilk simgesel çizimlerin 3-4 yaşlarında tamamen yapısal blokları oluşturan çeşitli karmaşık şekillere dönüştüğünü savunmaktadır (akt. Artut, 2001: Sheldon ve Woodhead,1994: 196). Zihinsel gelişimin 2-6 yaş dönemi için alan yazın Piaget’nin görüşlerine temellendirilmiş ve işlem öncesi dönem olarak adlandırılmıştır.

  • * 2-6 yaş dönemi çocukların, bilinçli olarak bilgi ve beceri edinme dönemidir (Artut, 2001:191). Çocukta imgelem temelli kavramsal düşünme becerisi hızlıdır. Piaget bu yaş dönemini iki evreye ayırmıştır: (2-4 yaş arası) sembolik-kavram öncesi dönem: Bu dönemde çocuk sembolik düşünmeye geçer. Oyunlarında da sembolik düşünceden faydalanır. Bağımsız olmaya ve bazı şeyleri tek başına keşfetmeye çalışır. Sahip olduğu nesneleri tanır. “Bu benim” yaş dönemidir. Özellikle 2-2,5 yaş dönemi çocuğu, engellenmekten hoşlanmaz. 3yaşına kadar kendi başına oynar. Sonra grup oyunlarına ilgi duyar. Resim yapar, bebeğiyle konuşur, sayfa çevirir, şarkılar ve tekerlemeler öğrenir. (4-6 yaş arası) sezgisel dönem: Nesneleri bir özelliğine göre sıralar. Büyüklük veya renk gibi.. Geçmiş, gelecek ve saat kavramı gelişir. Yaratıcı, bilimsel, eleştirel düşünme becerisi gelişir. Duygularını ifade eder, karşı tarafı anlamaya başlar. Sosyal yaşamın kurallarını öğrenir. Cinsel farklılıkları öğrenir 4 yaş 2,5 yaş gibi uyumsuzluklar evresidir. 5 yaşında başkalarıyla ilişkilerinde uyumlu olmaya başlar. 0-3 yaş programında çocuk 6-9.aylar arasında renklerle tanışıyor ve boyamayı deneyimliyor; 12. ayda kitap sayfası çevirebiliyor; Piaget’e göre 2 yaşından sonra çocuğa sunulan görsel-işitsel-dilsel uyaranların tümü ABA programı ile 0-12 aylar arasında çocuğa veriliyor: Uyaranları erken alan çocukların 2-6 yaş döneminde daha farklı sosyal gelişim ve kişisel iletişim özellikleri sergilediği belirtilmektedir.

2-6 yaş gelişimine uygun kitapları okurken; En önemli nokta çocukla ebeveynin iletişim kurabilmesidir. Sunum bir ebeveyn tarafından mümkünse anne, baba ve çocukla birlikte teatral bir hava içinde canlandırılmalıdır. Ebeveyn her zaman olumlu yaklaşımda bulunmalıdır. Kitap çocuğun önünde veya elinde olmalıdır. Çocuğa uygun bir sehpa ya da masa kullanılabilir. Çocuğa sevgi sözcükleriyle seslenmeli ve kitaplara heyecanla yaklaşması sağlanmalıdır. Çocuğun kitabın sayfalarını açmasına izin verilmelidir. Önceleri sayfaları hızlıca çevirip kitaptaki resimlere bakması hikâyeyi merak etmesi sağlanmalıdır. Bu kitabın adı nedir? Bu kitapta kimler var? Acaba Mumuk nereye gitmiş? Mumuk nasıl gitmiş? Asker Mumuğa ne veriyor? Hadi okuyalım bakalım kitabın içinde neler oluyor? Ebeveyn önce kitabın kahramanını tanıtmalı, sonra hikâyeyi yavaş okumalı ve canlandırmaya dayalı bir ses tonu kullanmalı; okurken “-hadi sen buradaki fil ol, bende anne olayım”; ”- Fil Filo annesinden ne yapmasını istemişti? Annesi neden yapmadı?” gibi sorular çocuğa yönlendirilmelidir. Her öykünün oyun kurma sürecine dönüşmesi, çocuğun bu iki kişilik oyuna katılması sağlanmalıdır. Çocuklar kitap kahramanlarının farklı ses tonlarıyla konuşuyor olmasından hoşlanır, dikkat kesilirler. Ebeveynin seslendirmeleri hiçbir zaman korkutucu olmamalıdır. Bazen kitaptaki kahramanın yürüyüş şekli, yemek yemesi hareketlerle canlandırılmalıdır. Çocukta canlandırmalara katılmalıdır. Ebeveyn kitaptaki hikâyeyi olabildiğince çocuğun yaşamıyla örnekleyebilmeli; yeni kavramları onun algılayabileceği şekilde anlatabilmeli; yaratıcı düşünme ve problem çözme ile ilişkilendirebilmelidir. Çocuk kitabın hedeflediği edimi sunduğunda da ebeveyn ona övgü dolu sözcükler söylemelidir. Çocuğun kitaba ve konuya motivasyonunun sağlanması için biyolojik ve ruhsal ihtiyaçları önceldir. Çocuklar bu dönemde yap-boz ilaveli, farklı renklerde yapıştırmalı, çıkartma destekli, oyun destekli mekanik hareket özellikleri sunan kitaplarla, müzikli masal kitapları ile konuşan, şarkı söyleyen, resimli kitaplarla buluşturulmalıdır. Satışta bulunan kitaplar 2-3-4-5-6 yaşlar için kesin olarak birbirinden ayrılmamıştır. Bu kitapların çoğu, örneğin hareketli makinelerle ilgili kitap çocuğa her üç aylık gelişim evresi itibariyle 2 yaşında ve 3 yaşında da okunabilir. Eğ itim-öğ retim planlı-programlı davranmayı gerektirir. Kazanımı amaçlanan davranışlar bağlamında kitabın belirli aralıklarda okunması önemlidir. Yeni bir kitap mümkünse önceden okunmalı ve disipline edilmiş biçimde verilecek konu, duygu, tema çerçevesinde kapsam genişletilerek ön hazırlık yapılmalı ya da gereği doğaçlama ile sağlanmalıdır. Zamanla çocuğun ilgi ve yetenekleri okunabilir ve bu yönde kitaplar seçilebilir; bu süreçte çocuğun yaş grubunun gelişim özellikleri, bireysel özelliklerinin dikkate alınması önemlidir. Çocuğun gelişim sürecinde ona sunulan her türlü kitap müzikli, resimli, konuşan, vd. kitaplar, yazın sanatı ve drama bileşkesiyle çok yönlü ve teatral bir ortamda sunulabilirse, çocuk kavramsal ve imgesel düşünme becerilerini geliştirebilir. Drama yöntemiyle çocuk; iletişim kurmayı, duygu ve düşüncelerini kendini daha iyi ifade etme becerisini geliştirir. Kabullenmekte güçlük çektiği kuralları, başladığı işi bitirmeyi, yenmeyi ve yenilmeyi, kendini başkalarının yerine koymayı öğrenir. Düşünür, sorar, yanıt bulur deney yapar. Kavram gelişimi için gerekli olan dil becerisini geliştirir. Ebeveyn çocuğun ruhsal durumunu; ihtiyaçlarını, yeteneklerini görsel algısını, görsel düşünce ve imgelem gücünü, iletişim becerisini saptayabilir. Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmalarına önem verilmelidir (Artut, 2001: 138). 2-6 yaş dönemi için “Caillou Kütüphanede”, “Caillou Dişçide”, “Caillou Metroda”, “Caillou Tiyatroda”, “Caillou Sahilde” vd seriler, “Yavru Ahtapot olmak çok zor”, “Kirpi ile Kestane” ve “Ayşegül” vd seriler -Yapı kredi yayınları- 2-6 yaş dönemi çocuklarına okunabilir. Seçilen kitabın içeriğine göre kitap okunduktan sonra çocukla birlikte kütüphaneye gidilebilir. Her kitabın içeriğine ilişkin yaşamdan örneklerin verilmesi kavramsal ve imgesel düşüncenin işlerliği için önemlidir. Eğitici, resimli masal kitapları yine bu dönemde ebeveynler tarafından okunmalı ve doğaçlamalar yapılmalıdır. Çocuğa kitabın kahramanı oymuş gibi sorular yönlendirilmeli oyun kurgusu içinde canlandırmalarla hikâyeler sonlandırılmalıdır. Hiç bir kitap içeriği bilinmeden okutulmamalı, mümkünse ebeveyn tarafından önce okunmalı hatta bilinçli bir yaklaşımla çocuğun ihtiyaçları yönünde seçilen kitaplarla okumaya başlanmalıdır. İstem dışı, görselleri nitelikli ama içeriği çocuğu korkutacak, travma oluşturacak hikaye metinleriyle karşılaşmak mümkündür.

Sonuç olarak, çocukla her zaman iletişim içinde olmalı, çocuklar aile içinde sevgiye doyurulmalıdır. Çocuklara anlaşıldıkları, önemsendikleri, kabul gördükleri hissettirilmelidir. Çocukların ruhsal-bedensel olarak sağlıklı büyümeleri sağlanmalıdır.

Sanat eğitimi, çocuğa kavramsal ve imgesel düşünme becerisini edindirebildiğinde nitelikli gerçekleşmektedir. Çünkü tüm uyaranların, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimin temelinde; çocuğun imgesel düşünme potansiyeli vardır. O halde 0-72 aylık çocuklar için kitap seçerken edebi değerler içeren örnekler seçilmelidir. Sanıldığının aksine okul öncesi dönemin resimli kitapları da edebi içeriklidir. Çünkü kitaptaki resmin rengi, biçimi, kokusu, müziği, oyuncakları, gerçeği, düşleri ve masalları içeriğinde sunulan kavram ve imgelerle edebiyatın içindedir. Burada önemli soru kitabı seçecek olan ebeveynin görsel okuryazarlık düzeyinin ne olduğudur?

Görsel okuryazarlık, görsel bilginin anlamını ve görsel mesajları kesin olarak yorumlama ve bu tür mesajları yaratma yeteneğini öğrenmektir; Braden ve Hortin’e (Messaris, 1994: s.155), göre de imgeleri anlama ve kullanma yeteneğidir. Bir resim, heykel, müzik, televizyon reklamı veya bir sinema filminde göstergelerle bütün bir anlam oluşturulmaktadır. Çünkü televizyon kanalları, bilgisayar, masa üstü yayıncılığı, kitle iletişim araçları derken görsel imgelerle iletişim, cep telefonlarıyla cebimize kadar yaşamımızı kuşatmıştır. İmgelerin okunması çocuğun konuşmayı öğrenmesi, yaratıcı düşünmesi, okuryazar olabilmesi, kitap okuma alışkanlığı kazanması için önemlidir. Görsel dille iletişim, paylaşım, anlama ve ifade etme, kişisel gelişim; özgüven, doğru anlamak, doğru yargılamak, doğru yerde yermek, doğru yerde alkışlamak için görselleri okumak önemlidir. Görsel dilde olması gereken nitelikte eğitilemediğimiz için sözel dilde de bütüncül bir eğitimi alamıyoruz. Bu sorunların bir uzantısı olarak Türkiye’de ilköğretim birinci kademede 6 yıldır “Görsel Okuryazarlık Dersi”, ikinci kademede ise ”Medya Okuryazarlığı Dersi” verilmektedir.

Gürbüz’ün belirttiği üzere Türkiye’de okuryazar oranlarının 1980li yıllardan sonra arttığı ancak gerçek anlamda okuma kültürü oranının ciddi boyutta azaldığı; okul ve üniversite sayılarının artmasına rağmen kitap okuma oranlarındaki düşüşün çelişkili bir durum ortaya koyduğu belirtilmiştir. İstatistik? kaynaklara göre; not almak makam atlamak gibi gündelik kazanımlar için değil kendini geliştirmek için okuyanların Japonya’da %14, ABD’de %12, İngiltere ve Fransa’da % 11, Türkiye’de ise% 0,01 (on binde bir) oranında olduğu saptanmıştır. Okuma oranı on binde bir olan bir ülkenin yolsuzluklardan, yoz kültürden, trafik kazalarından, şiddetten, cahillikten kurtulmasının düşündürücü olduğu anlatılmıştır (Gürbüz, 2010: 25-26). Türkiye’de kitap okuma oranının mutlaka arttırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Bu durumda erken çocukluk döneminde istenilen nitelikte eğitilemeyen bir toplumun, dünya ülkeleri arasındaki okuma oranı on binde bir oranında kalmaya mahkûmdur. Çocuğa erken yaşlarda sunulan resimli kitaplar, zengin duyusal uyaranlar önemlidir. Kitaplardaki resimlerin okunma süreci, imgelerin okunma sürecini kapsar. Yazılı metinler gibi görsel metinlerde okunmaktadır. Yazılı ya da görsel anlamlı metinler karşısındaki birey okur olarak adlandırılmaktadır. Görsel dilde okuma anlamlı bir görsel yapı karşısında insan beyninin en temel etkinliklerinden biridir. Bu etkinlik ise algılama, belleğe kaydetme, göstergeleri yorumlayarak yeniden oluşturma gibi üç aşamalı gerçekleşmektedir. Paul Messaris (1994: 155), imgenin yalnızca okurun yorumlama süreciyle değil, imgenin üretim süreciyle okunma sürecinin birlikte ele alınmasıyla anlamlı yorumlanabileceğini belirtmiştir.

Bugünün çocukları dijital çağın çocuklarıdır ve 2 yaşındaki bir çocuk bilgisayar ekranındaki görselleri okumakta fare-mause kullanarak görsel uyaranları takip edebilmektedir. Dolayısıyla bu çocukların imgelemleri de dijital öncesi çağ çocuklarından farklı olacaktır. 2009 yılı itibariyle dünyada 2 milyon civarında, çocuklara yönelik elektronik kitap olduğu; Türkiye’de de çocuklara yönelik elektronik kitapların yayınevleri tarafından üretilmeye başlandığı ve çocuk kategorisinde www.idefix.com'da 55 e-kitap bulunduğu belirtilmektedir (Gönen, 2003: 4). Dil ve düşünce çalışmalarında yoğunlaşan yirminci yüzyıl dilbilimcileri, psikologları ve sosyologları, bu ikisi arasında sıkı bir ilişki bulmuşlardır. Mehmet Kaplan, Kültür ve Dil adlı eserinde bu ilişkiyi, “dil, onu konuşanların duygu, düşünce ve hayal dünyalarını tayin eder ” diye özetlemektedir. Ona göre, bir milletin dünya görüşü dilinin sahip olduğu kelimelerle sınırlıdır. İnsanlar bildikleri ve tanıdıkları varlıklara, duygu ve düşüncelere ad koyar, bilmediklerinin dillerinde adları yoktur. (Akt.: Dağtekin, 2002: 112).

O halde toplumdaki eğitimcileri, ebeveynleri, yerel yönetimleri, ilgilileri erken çocukluk döneminde çocuğun imgelemi ve görsel dilin gelişimine ilişkin bilgilendirmeli, bu yönde programlar ve etkinlikler düzenlenmelidir. Dil bilimciler, çocuk gelişim uzmanları, çocuk psikologları ve görsel sanat eğitimcilerinden oluşan bir grupla Okuma Kültürü Edindirme Programı (OKEP) oluşturulmalıdır. Alan uzmanları tarafından belirli sayıda ve türde yaş gruplarına yönelik kitaplar içeren setler tanımlanmalıdır. Kendi kültürümüzü, kişisel gelişimimizi, tarihimizi, gelenek göreneklerimizi edebiyat aracılığıyla, görsel uyaranların dillendirilmesiyle, yazın sanatı farkıyla çocuklarımıza, gençlerimize edindirmelidir.

OKEP'na ilişkin Öneriler:

  • 1 . Tüm televizyon kanallarında bebeklik döneminde beyin gelişimi, yaşlılık döneminde Alzheimer vb beyin hastalıklarının önüne geçmek için yemek programları sunar gibi okuma programları sunulmalıdır. Ayrıca TRT, toplumdaki yozlaşmayı törpülemek, insan kalitemizi yükseltmek için TRT Müzik, TRT Haber kanalı gibi bir de TRT Okuyorum Kanalı açılmalıdır.

  • 2 .Halk eğitim merkezlerinde, akşam sanat okullarında, dershanelerde, sanat merkezlerinde beyin gelişimi ve kaliteli toplum oluşturmaya dönük okumanın faydalarını anlatan seminerler düzenlenmeli, görsel okuryazarlık programları yapılmalı, halka ulaşılmalıdır. Okullarda yapılan toplantılarla veliler bilgilendirilmelidir.

  • 3 .Toplumun her kesiminde tıpkı köy enstitüleri programları gibi “okuma kültürü edimi programları” başlatılmalıdır. Hatta MEB kanalıyla OKEP’nı tamamlayanlara sertifika verilmelidir. Programı tamamlayanlar zaman zaman tekrar kurumlara davet edilmeli; özel bir unvan almışlarcasına yeni gelen kursiyerlere tanıtılmalı ve yaşamsal farkındalıklarını anlatmaları sağlanmalıdır.

  • 4 .Eğitim kurumlarının tümünde yaz okullarında her yaş grubuna yönelik okuma kültürü edindirme programları oluşturulmalıdır. Çocuklarımız için 3 aylık yaz tatili okuldaki kazanımlarını yitirebilecekleri kadar uzundur; bazı eğitimcilerimiz ve ardından öğrencilerimizin yaz dönüşü, eğitim-öğretime geç adaptasyonu öğretim programının yarısını olumsuz kılmaktadır.

  • 5 .Belediyeler kahvehane, kıraathane vb mekânlarda OKEP çerçevesindeki kitapların bulundurulmasını zorunlu hale getirmelidir. Sahil kentlerinde belediyeler, sahil kütüphaneleri oluşturmalı; yaz akşamları halkın izleyebileceği meydanlarda “edebiyat ve sohbet” programları düzenlemelidir.

  • 6 .Halk kütüphanelerinin misyonu halkı bilgilendiren seminerler, eğitim programları düzenlemek, olmalı; eğitim kurumları halk kütüphaneleriyle işbirlikli çalışmalı kütüphaneler OKEP çerçevesinde donatılmalı ve aktif kültür merkezlerine dönüştürülmelidir.

YARALANILAN KAYNAKLAR

Artut, Kazım (2001) Sanat Eğitimi Kuramları ve Yöntemleri. Ankara: Anı Yayıncılık.

Budak, Füsun (2011) "Çocukların Zihinsel ve Sosyal Gelişimleri”.

[Çevrimiçi]:http://www.bbdanismanlik.com.tr/cocukgelisim.htm adresinden 01 Temmuz 2011 tarihinde indirilmiştir.

Dağabakan, D. Dağabakan, F. Ö(2006) “Dil ve Çocukta Dil Gelişim Kuramları”.

[Çevrimiçi]: http: //ooegm. meb.gov. tr/ dokuman/cocuklarda_dil_gelisimi.pdfFatma,adresinden 24 Ağustos 2011 tarihinde indirilmiştir.

Ertaş, S.Hande (2010) “0-2 Yaş Bebeğinde Zeka Gelişimi”. Okul Öncesi Etkinlik Dünyası.

[Çevrimiçi]: http://www.babystar.com/zeka_gelisimi.asp>adresinden 15 Mayıs 2011tarihinde indirilmiştir.

Gönen, Mübeccel (2003) “Türkiye’de Okul Öncesi Çocuk Edebiyatı”.

[Çevrimiçi]:http://panel.unicef.org.tr/vera/app/var /files/t/u/turkiye%E280%99de-okulöncesicocukedebiyati.pdf adresinden 22

Haziran 2011 tarihinde indirilmiştir.

Görşen, Nurşen (2005) “Çocuk Gelişiminde Kitabın Önemi”.

[Çevrimiçi]: http://www.gorseldil.egitimi.com adresinden 19 Şubat 2011 tarihinde indirilmiştir.

Gürbüz, Muzaffer (2010) “Türkiyede Kitap Okuma Oranı Mutlaka Artırılmalıdır”. TC Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme

ve Eğitimi Genel Müdürlüğü Öğretmen Okulları 162 Yaşında. Afyonkarahisar: Atay Basımevi.

[Çevrimiçi]:http://www.frmtr.com/felsefe-psikoloji-sosyoloji/1151757-kavramsal-dusunme.html

Karacan, Elvan (2000) “Çocuklarda Dil Gelişimini Etkileyen Faktörler”. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi. Temmuz.

[Çevrimiçi]:http: //www.ttb.org.tr/STED/sted0700/6html, adresinden 11 Ağustos 2011 tarihinde indirilmiştir.Kase, P. Judith (1989)

Three Approaches. Anchorage Press New Orleans, Louisiana. The Creative Drama Book. USA.

Kırışoğlu, O.Tekin (2002) Sanatta Eğitim. Ankara: Pegem Yayınları.

Konar, Elif (2011) “Çocuk Gelişiminde Kitabın Önemi”.

[Çevrimiçi]:http://www.annelik.org.eskisite/elif_konar_cv.phpCtrltClicktofollowlınk. adresinden 01 Temmuz 2011 tarihinde indirilmiştir.

Messaris, Paul (1994) Visual Literacy; image, Mind&Reality.Boulder,Co:Westview Press Morgan, Clifford (1991) Psikolojiye Giriş. Hacettepe Üniversitesi, Meteksan Yayınları. Ankara.

Öçalan, Muharrem (2007) “Çocuk Algılamasında İmgenin Önemi, Eğitbilimsel Açıdan Çocuk Edebiyatında İmge kullanımı”.

[Çevrimiçi]: http://www. Turkoloji. cu.edu.tr/ .../ muharrem_ocalan_cocuk _imge. Adresinden 01.Temmuz 2011 tarihinde indirilmiştir.

SEVER, Sedat.(2003) Çocuk ve Edebiyat. Ankara: Kök Yayıncılık.

SUMMAK, M.S ve Summak, A.E (2007) Akıllı Bebekler Akademisi-Bebekler için Beyin ve Çoklu Zekâ Geliştirme Rehberi-istanbul: Sistem Yayıncılık.

TÜR, G. Turla, A (1999) Okul Öncesinde Çocuk, Edebiyat ve Kitap. İstanbul: Ya-Pa Yayınları.

Comments powered by CComment

More articles from this author

Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...