Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%

imla

imla
Bir dil için en iyi durum, yazıldığı gibi okunması ve okunduğu gibi yazılmasıdır.

Peki, Türkçemiz için durum böyle midir?  Avrupa dillerinden giren kelimelerde pek güçlük yoktur ama, bin yıldır kullandığımız kelimelerin doğru söylenişi için zorluklar vardır. Yüksek öğrenim mezunlarından bâzılarının bile, ‘dünyâ’ kelimesindeki ikinci heceyi ‘dünya’ diye kısa söylemesi, ‘inşâ’ sözünü ‘inşa’ diye telâffuz etmesi çokça görülmektedir.

‘Şahit’ yazarsınız, ‘şâhit’ diye okursunuz; çünkü doğru telâffuz öyledir (‘şâhid sözü, dilimizde ‘şâhit’ olarak söylenmektedir). ‘Şehîd’ kelimesini, ‘şehit’ diye yazmak zorunda kalırsınız. ‘Macera’ diye yazarsınız, ‘mâcerâ’ diye okursunuz; yâni, iş duyuma kalır.

‘İkamet’ diye yazmak zorunda olduğunuz (çünkü, imlâ kaidelerini kuranlar, öyle buyurmuştur) ‘ikaamet’ kelimesini, ‘^’ işâreti, hem uzatma, hem de inceltme için kullanıldığından, birçoğu, daha çok yeni yetmeler k harfini incelterek ‘ikâmet’ diye söyler. Bu kelimenin sonuna -gâh eklenince, pek çok kişi ‘ikaametgâh’ kelimesini ‘ikâmetgâh’ diye, k harfini incelterek söyler. Siz, ‘ikaametgâh’ diye doğru telâffuz ettiğinizde, k harfini kalın söylediğiniz için, birçoğunun gözünde ‘kaba’ telâffuzlu olursunuz.

Geçmişte devletin en yüksek noktasına gelmiş akademik ünvanlı bir zâtın ağzında ‘meclis’ kelimesi ‘meclîs’ olabiliyor. Televizyon kanallarında sıkça gördüğümüz, sözlerini, aşırı el-kol işâretleriyle güçlendiren prof ünvanlı zâtın, ‘tarîkat’ kelimesini ‘târikat’ diye söylemesi, ‘imlâ kuralları’nı yazanların gayr-i makbûl gayretlerinin neticesidir.

Öyle görünüyor ki, bu sakat imlâ dayatmasının altında, Arapça ve Farsçadan girmiş olup bin yıldır benimseyerek kullandığımız, artık ‘bizim’ öz malımız, kültürümüzün ayrılmaz parçası olmuş kelimelerin ‘doğru söylenişini önlemek’ hin oğlu hinliği yatmaktadır; tabiî, ‘çağdaşlık’, ‘ilericilik’ adına dilimize böyle kasdedilmektedir. Bu, yürürlükteki ‘imlâ klavuzu’nu yazmış olanların, Arapça ve

Farsça’ya karşı özel bir antipatisi olduğu anlaşılıyor. Avrupa’lı aydın, bildiği Latince ve eski Yunanca dilleriyle iftihâr eder, bu dillere olan âşinâlığından dolayı öğünç duyar; çünkü bu diller, onun kültürünün mayasındaki temel

unsurlardır. Târihimizi, geçmişimizi inkâr edemeyeceğinize göre, (kara kuvvetlerimizin, Milâttan Önce, Mete Han tarafından kurulduğunu, ordumuzun

2000 yıldan fazla geçmişi olduğunu öğünerek belirttiğimize göre), yirmi yüzyıldan fazla zaman içinde dilimizin asıl unsuru olmuş kelimelere, şu veya bu dilden gelmiş diye düşman olmamız gerekmez; ‘su’ kelimesinin Çin dilinden geldiği belirtiliyor: ‘doğudan gelmiş’ diye atalım m? ‘water’ dersek çağdaş mı olacağız?

Âzerbaycan’daki kardeşlerimiz, daha akıllıca davrandılar, lehçelerine uygun şekilde harfler aldılar. Sözgelimi, ‘açık e’ ve ‘kapalı e’ var alfabelerinde.

Kırımlılar, ‘kalın k’ için ‘q’ harfini benimsediler. Bizde, bu iş o kadar üstünkörü yapılmış ki, klasik Türkçe’de ‘gice’ şeklinde yazılan kelimedeki ‘g’ harfinden sonraki harf için ‘kapalı e’ almak bile düşünülmemiş.

Dil, bir millet için en değerli varlıkların başında gelir ve dilin fonetik olması, gelişmişliği, üstün seviyeyi gösterir. Türkiye Türkçesi’nin bu sakat imlâ kaidelerinden kurtarılmasının zamanı çoktaaaan gelmiştir.

Not:

Bu yazı, ‘düşünmekten korkmayanlar’ için yazılmıştır.

Slogan tekrarlayıp düşündüğünü sananlar, okumasa da olur.

More articles from this author

Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
Bulut bulut bembeyaz bir rüyadır çocukluk. Sonraya sadece ha­tırlananlar kalır. Kenarı tırtıklı sararmış fotoğraflardır vesikaları! Ve yakın akraba sohbetlerinde, "Ben...
Sert rejimler ve onların değişimi çabaları ile dolu ürkütücü ve bir o kadar da hayranlık uyandırıcı bir tarihe, insanlık tarihinin en cesur ama felâketli deneyimlerine sahip...
Bir zamanlar Avrupa'da fizikçiler arasında önemli bir tartışma vu­ku bulur. Kâinattaki varlıklar acaba kendi içine mi bükülüyor? Eğer öyleyse onları çeken bir boyut olmalı ve bu...
"Aslanın vücudu, yediği hayvanlardan mürekkeptir". Valery'nin, şairin, ken­dinden önce gelen şairlerle ilgisini anla­tan bir sözü. Fakat bu söz, şiir dışı alan­larda da geçerli....
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Genç, beyaz, gürbüz kadın, tıpkı zalim âşığının hışmına uğramış evvel zaman cariyesine benziyordu... Soluk basma entarisi parça parçaydı. Gür, kıvırcık, kumral saçları, mermer...
Sadettin Kaplan, 1944 senesinde Ağrı‘nın Patnos ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlkokulu Patnos’da okudu. Ortaokulu parasız yatılı olarak Erzurum Lisesi’nde okuduktan sonrasında...
Şair, Yazar ve Gazeteci. Gazeteci yazar Osman Olcay Yazıcı 1953 Trabzon Sürmene doğumluydu. Osman Olcay Yazıcı, 1953’te Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Küçükdere Nahiyesinin...
Eskişehir’de doğdu. Eskişehir Ziya Gökalp ilkokulunu(1980), Eskişehir İmam-Hatip Orta ve lise kısmını (1987) bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler...