Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
Bunu okudun 0%

cagdas egitim

cagdas egitim
İnsan kelimesi .. Beş harfe sığdırılmış,  üzerine asırlardır düşünülen, araştırmalar yapılan ,yazılar yazılan  ama hala  çözülmeyi bekleyen bir muamma ..

Sahi nedir insan? Daha doğru ifade edecek olursam ;  ‘’insan olmak’’ nasıl bir olgudur? İnsan olmanın gereklilikleri nelerdir?

Çağımızda aranası ama zor bulunası hale gelen insanlık, yitik değerler kervanına girmek üzere..

Onun namına aradıklarım var… Gören duyan  var mı?

    Üç kuruşluk menfaatler için arkadaşını, yârini, yarenini satmayan, inandığı doğrular için mücadele eden, sırrına sadık, okuyan ve sorgulayan, olaylara bakış açısının  tek ve mutlak olamayacağını idrak ederek, düşünce sistemini geliştiren insanların var olduğu ,bir toplumu hayal ediyorum. İnsan eti yemeğe eş görülen   dedikodudan   uzak duran, gıybet  kazanına da   bunu yapanları atmaya yürek gösteren gönülleri hayal ediyorum… ’’KALİTEYİ ‘’ arıyorum.  Gören duyan  var mı?

   Karşı çıkması için haksızlığa uğraması gerekmeyen,’’ dilsiz şeytan’’ olmaktan korkan , komşusu açken uyuyamayan ,’’veren elin alan elden daha üstün olduğunu ‘’ şiar edinen , farklılıkların hayatımıza  güzellikler kattığının   idrakinde ,sadakanın en güzeli olan’’ gülümsemeyi  ‘’ yüzüne gamze yapmış, bir toplumu hayal ediyorum … Gören duyan var mı?

    Mevlana bir gün müritleriyle  gezerken gördüğü köpek leşine bakarak :

-‘’Ne kadar da  güzel  dişleri varmış ‘’ dediği bir bakış açısının güzelliğini, hayata ram edenleri arıyor gözlerim… Gören duyan  var mı?

   Mekke’den Medine’ ye giden bir kervanda, kötü yoldan  para kazanan bir kadın vardır. Kervan bir yerde konaklar ve kervana su taşıma görevini bu kadın üstlenir . Su çekmek için kuyuya inecekken , susuzluktan ölmek üzere olan bir köpek görür. Kuyuya üç kez inip çıkarak ayakkabısından köpeğe su içirir. Bu olay Peygamberimize malum olur ve    aynı kadının   cennetle müjdelendiğini söyler… Bu kadının gösterdiği merhamet duygusuna denk ‘’ MERHAMET ‘’ duygusu arıyorum . Gören duyan  var mı ?

   Yetimlerin okşanan başında, onların parlayan gözlerini  görmenin yaşattığı mutluluğu hiçbir şeye değişmeyen, tevazuunun en büyük erdem olduğunu bilen, okudukça bir ‘’hiç ‘’olduğunu kavrayan , elindekinin kıymetini bilen ve şükrü duası eylemiş gönüller  arıyorum… ‘’ VİCDANI’’  bulamıyorum .Gören duyan  var mı?

   Mecnun Leyla’yı görerek ona sevdalanır.  Her sene, aynı ayın ,aynı gününde Leyla’nın kapısına vurur..

‘’Kim o ‘’der Leyla
‘’Ben geldim’’ der , Mecnun …
Leyla kapıyı açmaz ve bu durum yıllarca devam eder.

Bir gün yine gider Mecnun Leyla’nın kapısına …  Aynı soruyu sorar Leyla. Lakin Mecnun’un   cevabı farklıdır artık.

        -İlk defa ‘’Sen geldim’’ ifadesi  dudaklarından dökülmüştür ..Leyla olmuştu artık…Ardından  kapılar açılır Mecnun’a…

 Yine Mecnun’un sevdasına denk ,    adanmışlık duygusunu hissettiren, gönlündekini en nadide kıymetlisi yapan, varlığını ve sevdasını sevdiğine azık etmiş, sorumluluk sahibi, sözünün eri, nefsi arzularından arınmış  ‘’ SEVDALILAR ‘’arıyorum…Gören duyan var mı?

   Gönül soframın en lezzetli kıssaları Mevlana’ya aittir …Dönüp dolaşıp onda takılı kalıyor  dimağım..

         Mevlana bir gün çoğu zaman olduğu gibi  Konya sokaklarında gezmektedir.. Şehir meydanında asılı duran kütük gibi bir şey görür. Merakla yaklaşır Mevlana o sallanan yığına  … Bir de ne görsün? Eli ayağı kesilmiş bir insan asılı durmaktadır. Ölen insanın boynundaki yaftaya uzanır eli ve okur yazılanı :

Bu insan hırsızdır. İlk hırsızlığında uyarıldı. İkincisinde para cezası aldı fakat hırsızlığa devam etti. Diğer hırsızlıklarında önce sağ sonra sol ve sırasıyla bacakları kesildi ama akıllanmadı. En son komşusunun kazanını o haliyle yuvarlamaya çalışırken yakalandı ve asıldı….
Mevlana ağlayarak kendinden geçer. Yanına gelindiğinde neden bu hale geldiğini  sorarlar kendisine .  Gönül erinin verdiği   cevap tokat niteliğindedir:

‘’Bu adamın batıl ve sapık bir alışkanlığa sadakati, bizim hak olan davamıza sadakatsizliğimizi hatırlattı . Sadakatine hayran oldum’’ şeklindedir.
 İşte tam da ,  Mevlana’yı kendinden geçirecek kadar kıymetli olan ,’’ SADAKATI ‘‘arıyorum… Sevdasına, davasına, dostuna ,yaşamına sadık insanlar arıyorum . Gören   duyan var mı?

 Hamasi atılan nutuklardan midesi bulanan, elini taşın altına koyan ama taşın ağırlığı karşısında sızlanmayan, ortada görünüp kenarda durmayan ,  merkezine ‘’Halka hizmeti Hakka hizmet’’  etmeyi ilke edinen bireyler arıyorum. Ülküsüne   kokuşmuş koltukları  değil , vatanına milletine   hizmeti  koymuş gerçek ‘’VATANSEVERLER ‘’  arıyorum. Gören   duyan var mı?

Yani dostlarım ‘’ İNSANLIĞI’’ arıyorum..

Duyan gören varsa bana ulaşabilir mi?

Gökçe Kız…

Comments powered by CComment

About the Author

Ayşe Gökçen GÜVEN

Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...