Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet   Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Welcome to Edebi Medeniyet : Ebedi Medeniyet Powered By GSpeech
Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)

yunusemrede insan sevgisiYunus Emre, düşünceleri ve kendisinden sonra gelen takipçileri itibarıyla Türk tefekkür ve edebiyat dünyasında yeni bir çığır açmıştır. Bu çığır; Yunus Tarzı, Yunus Ekolü, Yunus Okulu gibi aynı anlama gelebilecek adlarla açıklanmıştır. Bu fikir ve ülkü, Ahmet Yesevi’den başlayarak Türk hakimiyetinin kurulduğu bütün coğrafyalarda fidandan ulu ağaçlar hâlinde dal budak salmış, güzellikleriyle farklı toplum ve insanların gönüllerinde yer edinmiştir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)

Yunsemrede askTasavvufta aşk, tabii olandan ruhani hâle geçişi oradan da ilahi sonuca yükselmeyi ifade eder. Tutku, heves, muhabbet, ilgi alaka duymak, hoşlanmak gibi kelimeler etrafında dolaşıp kalmak bazen aşk gibi görünse de onu tam ifade etmekten oldukça uzaktır. Aşk, merhale merhale ilerleyerek ezeli olana kavuşmaktır. İlahi aşk, diğer aşk hâllerinden Tanrı aşkına bir yöneliştir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

yunusemre ve molla kasim İşitin Ey Yarenler  adlı Yunus Emre’ye ithaf ettiğim şiir kitabımda Molla Kasım bendinde; 

                     ‘’Bir ikindi vaktidir Sakarya’nın Porsuk’u konuk aldığı zaman

Gölgelerin ötesinden gelir sancılı doğuşların müşfik sesleri

Evcil hüzünler dolaşır Anadolu yaylasının duygu arılığında

Muradını alamamış girdaplarda ince sızılar döner durur

Münzevi karanlıkların içinde kaybolur insan çoğu kez

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 3 - 5 dakika)

yunusca sevmek’Söylememek harcısı, söylemeğin hasıdır
Söylemeğin harcısı, gönüllerin pasıdır
Cümle yaratılmışa bir göz ile bakmayan
Halka müderris ise, hakikatte asidir’’ diyen Yunus Emre, bütün insanlığa sevgi diliyle seslenir. Bilgi, sevgi, kanaat ve imanın yoğurduğu; biyolojik, psikolojik ve sosyolojik bir varlık olan insan, davranış ve sosyal ilişkilerdeki tutumuyla değerlendirilir. İnsanın en temel vasfı, gönlündeki sevgidir. Gönlünde sevgi olmayanlar, insan olma özelliğini kaybederler.Sevgi, insanlara doğuştan verilen bir duygudur. Sevgi topluma huzur ve kardeşliği getiren birleştirici unsurdur.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

 caglar otesi yunusemreFuat Köprülü, Yunus Emre’nin sanatında iki unsurun varlığına işaret eder. Bunlar;  ahlaki-sufiyane esası veren  İslâmi unsur ve lisan, eda, şekil  ve vezin itibarıyla  oluşturulan  milli unsurdur. Bu iki unsur, Yunus Emre’nin şahsiyetinde  birbiriyle kaynaşmış tır. Onun meydana getirdiği bu yeni sanat  şekli, şekil ve zevk itibarıyla tamamemn Türk’tür.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)

 Yunsemrenin sathiyeleri ahmet urfaliŞathiye, Türk tasavvuf edebiyatında bir tür olarak esrarlı, ciddi, derinlikli bir duygu ve düşünceyi latife biçiminde, mizahi bir ifade ile iğneleyici ve alaycı bir şekilde anlatan şiirlerdir. Şath kelimesi alaylı söz anlamına gelmektedir. Şathiye türü şiirler, mutasavvıflar arasında yoğun ilgi görmüştür. Yüzünden okunan bir şathiye, ilk bakışta dini kurallara aykırı gibi gözükse de  şerk edildiklerinde insan, mana incilerinin hazinelerine kavuşur. Farklı yorumlar, pek çok gizli gibi gözüken düşünceyi açığa çıkarır. Şathiyelerin açıklamalarına bakıldığında tasavvufla ilgili kavram ve fikirlerin gerçek anlamları öğrenilmiş olur.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)
yasayan yunus emre ‘’Her nefis ölümü tadacaktır.’’mealindeki ayet, Kur’an-ı Kerim üç suresinde geçmektedir. Tefsirlerde; ‘’ruh ve bedenin ayrı varlıklar olduğu, bedenin ölümlü, ruhun ise ölümsüzlüğü ifade edilmektedir. Diri ve bâki olan ruh, bedenin ölümünü tadacaktır. Ruhun ölümsüzlüğü, ahiretin var olduğuna işarettir.’’ denilmektedir. Yunus Emre, bu ayeti şiirine yansıtır: ‘’ Ten fanidir can ölmez, çün gitti geri gelmez ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil .’’

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

yunusemrenin mirasi Millet hayatında iz bırakmış uluların hayat ve eserleri milletin hafızasında yer bulan hem miras hem de emanettir. Devlet adamları ve düşünce insanlarının  yaptıkları eylem ve söyledikleri sözler, tarihi süreç içinde devam edegelen milli hayatın içerisinde nesilden nesile aktarılır. Milletin yaşayan fertleri konuya milli miras, milli emanet olarak  bakarlar. Zira o sözler ve eylemler tarih içinden süzülüp  damıtılan  en değerli armağan olarak kabul edilir. Göktürk Yazıtları, Ahmet Yesevi Hikmetleri gibi Türk milletine yön veren  eserleri birer miras ve emenet olarak görmek gerekir.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

mevlayi daglar ile cagirma      ’’Dağlar dilsiz ustalardır ve sessiz öğrenciler yetiştirirler.’’diye söyler bilgeler.

 Dağ, hayatı öğretir,çünkü hayattır dağ. Yiğitler dağ gibi görünür, dağlarsa yiğitler gibi.

 Farsların Elburz’u, Yahudilerin Sina’sı, Arapların Arafat’ı,  Çinlilerin Kuan-Iung’u, Hindlilerin Himalaya’sı, Yunanlıların Olimpus’u,  Türklerin Altay dağı kutsaldır, ana dağdır.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

dervislik duragi Yunus Emre, şiirlerinde sıkça derviş, dervişlik  üzerinde durur:

    ‘’Bu dervişlik durağı bir acayip duraktır

    Derviş olan kişiye evvel dirlik gerektir’’

      Derviş ve dervişlik Türk kültüründe çok geniş bir sözlü ve yazılı metnin konusu olmuştur.

Yorum yaz (0 Yorumlar)
(Okuma süresi: 2 - 4 dakika)

yunusemrede tan vakti‘’İşit sözümü ey gafil,tanla seher vaktinde dur.
Öyle buyurmuş o kamil,tanla seher vaktinde dur.

İşit sözümü ya sağır, tâ terazin gele ağır

Yalvar Çalap’ına çağır,tanla seher vaktinde dur.’’

  Yunus Emre, tan vaktinde Tanrı’ya niyazda bulunmanın önemini ‘tanla seher vaktinde dur’ kavuştağıyla vurgulayarak belirtmektedir. 

Yorum yaz (0 Yorumlar)
Uygur Devleti, İslamiyet’ten önceki Türk imparatorluklarının sonuncusudur. M. VIII. aşıra kadar Dokuz Oğuz boylarıyla birlikte Moğolistan’ın şimalinde yaşayan On Uygurlar,...
Oğuzların atası Oğuz Han ve oğullarının destanını anlatan başlıca iki kaynak vardır. Bunlardan birincisi Paris Milli Kütüphanesi’nde bulunan Uygur yazısıyla yazılmış, eksik tek...
Mehmet Âkif’in Ailesi Mehmed Âkif, ana tarafından Buhâralı bir aileye mensuptur; şeceresini, bir buçuk – iki asır önce, Buhâra’dan Anadolu'ya göç eden Hekim Hacı Baba'ya kadar...
Günümüzde geçmişte hiçbir zaman olmadığı kadar fazla insan tarih yazmanın, aynı şekilde hiçbir zaman olmadığı kadar insan da geçmişe dair bilgi edinmenin peşindedir. Bu...
Türk dünyası edebiyatlarının önemli bir parçasını teşkil eden Özbek edebiyatı, Özbekistan’ın bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte, kendine özgü metotlar geliştirerek dünya...
“Tarihî çeşmeler zamanın gözleridir. Geçmişten geleceğe bakarlar. Hiç ummadığınız bir köşe başında bile tarihin şahitleri olarak karşınıza dikilirler. Siz önünden geçip...
Türk illeri dünyanın en eski illerinden olarak, dört bin yıla yakın keçmişl a rind a Asya, Afrika ve Avrupa qitelerine yayılmışlar ve oralarda büyük millet ve devletler...
Filizlenmeye başlarken bir ‘toplumsal durum’, vücut kazandıktan sonra da bir ‘insanlık durumu’ olan uygarlık, tesadüfi bir yapılanma değildir ve bağlantısız unsurların bir araya...
Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
Ahlak ve hukuk, insan-insan ilişkisinden doğar. Sağlıklı her ilişki biçimi bir değeri gerçekleştirmeye yöneliktir. İnsanın, bütün anlamlı eylemleri de değerlerden kaynaklanır.
Kâinatın yaratılışında, âdeta sonsuz, sayısız olan varlıkların nizam ve intizamında görülen sayısız hikmetler, gözetilen sayısız gayeler vardır Bu amaçların başında, hiç şüphesiz...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
“Ben ki, sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç giydiren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi ve atalarımın fethettiği Akdeniz’in, Karadeniz’in, Rumeli’nin, Anadolu’nun,...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Hoparlörü tıklayıp seçtiğiniz alanı dinleyebilirsiniz Powered By GSpeech