Edebi Medeniyet 
Ebedi Medeniyet
(Okuma süresi: 2 - 3 dakika)
Bunu okudun 0%

fotograflar kokmuyor

fotograflar kokmuyor
Çiçek fotoğrafları çekmek ne kadar güzel!…

Yapraklarında dolaşan damarları yakalamak, kaç tane yaprağın delirtici bir denge içinde meydana getirdiği nakışı objektifin tam ortasına yerleştirmek, ışığın titreştirdiği gölgeyi sabitlemek… Göz, çiçekteki rengin buram buram tüttüğünü görüyor; makine tütmenin donup kaldığı bir ânı yakalayıp zamandan koparıyor.

***

Çiçek fotoğrafı hafif hafif esen rüzgârlarda sallanmıyor, çiçek fotoğrafının damarlarında su dolaşmıyor. Fakat yine de, tam deklanşöre basıldığı an hangi renk, hangi duruş, hangi güzellik var idiyse, o, değişmeksizin yaşıyor. Fotoğraf, zamanın bir yerinde asılı kalmaktır çiçek için.

Ressamının tablosuna düştüğü günden beri gülücüğü değişmeyen, eli koynunda Mona Liza’ya benzer kaderi fotoğrafa ilişmiş bir çiçeğin. Mona Liza nasıl o çerçeveden dışarı çıkıp konuşamıyor, gülücüklerini kahkahaya çeviremiyorsa, çiçek de bir fotoğraf karesinde tutulu kalıyor. Rüzgârın önü sıra salınamıyor, kokusunu sabah esintilerinin kanatlarında dağıtamıyor.

Yunus, bir başka âlemden bakarak, güllerin nasıl koktuğunu hissetmiş, onlara özenmişti. Yunus, görseydi, fotoğrafların da güller gibi koktuğunu söylerdi. O, bizim görmediğimizi de görürdü. Yunus olmak kolay değil.

Çiçek, kaç tane rengin birbirini tamamladığı bir dünyanın, her rengin bir gizli dile dönüştüğü bir âlemin bize sunduğu sayısız güzelliklerden biri. Küçük, dikenli, kargacık burgacık bir gövdenin bir yerinden bin bir gülücükle filizlenip gelir; renk, koku ve incelik timsali olarak hayatımızı süsler. Onun resmini çekmek, daha iyi olsun diye ışığı kovalamak, uygun açıyı bulunca düğmeye basmak… O güzelim çiçek fotoğraflarının var oluş macerasıdır. Bilenler bilir, hoyrat bir elin koparıp attığı çiçek, kısa bir zaman sonra solar gider; fotoğraf karesine düşense orda öylece kalır. Canlıdır renkleri, fakat ne zaman baksan aynı renk gülüşündedir. Oysa Ahmet Hâşim’in  “Eğilmiş arza kanar, muttasıl kanar…”  dediği güllerin, rengi havaya karışıp bir büyü hâlinde benliğimize dolar, kokusu benliğimizin derinliklerinde dolaşır. Hâşim, işte o zaman demiştir: “Bu bir lisân-ı hafîdir ki rûha dolmakta…”  Evet, ruhumuza dolan gizli bir dil…

***

Aynı çiçek sabah güneşinde ayrı, ikindide ayrı havada yollar kokusunu; fotoğraf, sabaha takılı kalır.. yahut akşamüstüne… Üç beş haftalık Sivas baharının ruh dirilten kokuları fotoğrafta yitip gider!

Toprak ana, şu kadar milyon yıldır vefasız insanoğluna güller vermekten hiç bıkmayan toprak ana, Kıbrıs’ta şiirini söylemeye başladı: Çiçekler açıyor! Sarı çiçekler, sonra pembeleri gelecek.

Çiçek, toprağın şarkısı, şiiri… Rengi ve şekli ne olursa olsun, her çiçek şiiridir toprağın, her çiçek bir bestedir. Lefke’den Bağlıöy’e Orkide Vadisi’nden yürüdüğünüzde nefesinize karışıp ruhunuzu okşar!…

***

Bizim bir gençlik fotoğrafımız var: İnce, uzun boylu, dinç bir Sivas delikanlısı; ince, narin, aydınlık yüzlü bir Eskişehir kızı… Onun uzun ve sarı, baktıkça uzayan, sarı çiğdemler gibi kokan saçları vardı.

Fotoğrafa bakıyorum, ikimiz de orada öyle… Fotoğraflar koksaydı, kırk bu kadar yılın rayihası rüzgârların kanadında döner gelir, o günleri önümüze sererdi.

Akıp giden zamanı bir noktada donduran, dondurup kaç yıl sonrasına saklayan fotoğraflar, çiçek fotoğrafları, güllerin, sümbüllerin, çiğdemlerin, reyhanların, lâlelerin fotoğrafları, saçların fotoğrafları, efil efil kokuları nerde unuttunuz; nerde unuttunuz!

Kaynak :http://saadettinyildiz.com/

Comments powered by CComment

More articles from this author

Ömer Seyfettin, “11 Mart 1884 günü -Rûmî takvimle 28 Şubat 1299- Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğdu.”[2]Ömer Seyfettin’in ilerleyen yaşlarında Gönen özlemini ve çocukluk...
1865 yılında Fatih’in Sarıgüzel Mahallesi’nde doğdu. Babası Menteşeoğulları’ndan Bahaeddin Efendi, annesi zengin bir ailenin yanında evlatlık olarak yetişen Nevber Hanım’dır....
XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türk edebiyatı ve siyasî hayatında büyük tesirler meydana getiren vatan ve hürriyet şairi, dava ve mücadele adamı, edip, yazar, gazeteci ve...
Şevval 1290’da (Aralık 1873) İstanbul Fatih’te Sarıgüzel’de doğdu. Babası, küçük yaşta tahsil için Arnavutluk’un İpek kazası Şuşisa köyünden İstanbul’a gelmiş, “temiz” mânasına...
(1873 - 1936) 1 Mehmed Âkif Ersoy, şair, fikir adamı, veteriner, eğitimci, vaiz, hafız, milletvekili, İstiklal Marşı‘nın şairi, millî şair, vatan şairi. 1873‘te İstanbul‘da Fatih...
Odlar Yurdu, Azerbaycan Bakü'de doğdu. Liseden beri edebi ve sanatsal etkinliklerle ilgilendi. Türk ve Irak Türkmen edebiyatının gazete, dergi, şiir koleksiyonları, dergileri ve...
28 Ağustos 1977 yılında doğdu. Çocukluğunu doğanın kucağında konargöçer bir aile de geçiren Arsalan Mirzayı 1983’te Şiraz’a yakın olan Kevar şehrinde eğitme başladı. Eğitimini...
Sona Mahammad gizi Valiyeva, 1962 yılında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Sharur ilçesinde doğdu. 1984 yılında bugünkü Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi'nden mezun...
Orta Asya Türkleri'nin dinî-tasavvufî hayatında geniş tesirler icra eden ve "pîr-i Türkistan" diye anılan mutasavvıf-şair, Yeseviyye tarikatının kurucusu. Ahmed Yesevi’nin tarihî...
1955 yılında Yalvaç (ISPARTA) ’ ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde yaptı. Yüksek öğrenimini de Kırşehir ve İstanbul’da tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde (Bizim...
Bu Vatan Toprağın Kara Bağrında Sıra Dağlar Gibi Duranlarındır ORHAN ŞAÎK GÖKYAY Türk edebiyatının en usta şairlerinden biri olan ve edebiyatımızda daha çok "Bu Vatan Kimin?"...
Şair (D. 28 Haziran 1929, Göktepe kasabası / Sarıveliler / Karaman – Ö. 29 Ağustos 2018, İstanbul) 28 Haziran 1929 tarihinde Karaman ili Sarıveliler kazası Göktepe kasabasında...
Ömer Lütfi METE Şair, yazar, gazeteci ve senarist. 1950 yılında Rize’nin İyidere ilçesi -eski ismi Aspet diyede bilinen- Fıçıtaşı mahallesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini...
Aşık Sefil Selimi, Asıl adı Ahmet Günbulut (d. 26 Ağustos 1933, Şarkışla - ö. 30 Aralık 2003, Sivas), yazar, türkü yazarı. İlkokul'dan sonra iki yıl ortaokula devam ettikten...
Ahmet Yılmaz Soyyer’in Şiir Dünyası Yılmaz Soyer, ya da şiir dışındaki çalışmalarıyla A. Yılmaz Soyyer, 1960 yılında Konya’nın Ereğli ilçesinde doğdu. Annesi ve babası o henüz...